
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikinciler
Odin, Thor, Loki, Frigg, Freya, Hel ve diğerleri. İskandinav Mitolojisinin ünlü tanrılarını beraber inceleyelim.
Transkript
Altyazı M.K.
Merhaba mitoloji merakıları.
İskandinav mitolojisinin en önemli tanrılarını konuşacağımız bölüme hoş geldiniz.
Önceki bölümden hatırlayacağınız üzere tanrılar asir ve vanir tanrıları olmak üzere ikiye ayrılıyorlar.
Birinci derece ve ikinci derece olarak.
Ve bu iki grup arasında geçişler de mümkün.
Şimdi sırayla bakalım.
Odin veya başka bir ismiyle Al-Fadir.
Başka bir ismiyle de Wotan.
Al-Fadir ismi her şeyin ve herkesin babası anlamında, Wotan ise gazap anlamında kullanılır.
Çünkü İskandinav mitolojisinde birçok tanrı çok iyi savaşçıdır ama o din savaş tanrılarının en büyüğü, dolayısıyla en büyük gazap verebilen olarak bilinir.
Ama böyle savaşçı deyince Yunan'daki Ares gibi işi gücü kırıp dökmek olan bir tanrı gibi düşünmeyin.
O din öfkeyle hareket etmez, hep aklı ön planda tutar.
Bilgiye aşıktır.
daha bilgi olmak için yapabileceklerinin sınırı yoktur.
Sonraki bölümlerde konuşacağız.
Omuzlarındaki iki kuzguna Hugin ve Mugin veya Hugin ve Munin adı verilir.
Yani iki halileri kullanılıyor.
Bu iki kuzgunun görevi her sabah evrende yolculuğa çıkmak ve dönüşte gördüklerini Odin'e aktarmaktır.
Dolayısıyla onlar Odin'i daha bilgiye kılarlar.
Ayrıca Odin herhangi bir şeye sinirlendiğinde de öfkeyle hareket etmek yerine yapması gerekeni kuzgunlar onun kulağına fısıldar.
Odin'in 8 toynaklı Sleipnir adında bir atı vardır.
Genelde onun üstünde resmedilir.
Odin'i görseniz öyle çok şık, jilet gibi bir tanrı demezsiniz.
Hatta yoksul ve serseri bir tip olduğunu düşünebilirsiniz.
Genelde koyu renkli salaş bir cübbe giymiş ve kaybettiği tek gözünü kapatan bir bant takmıştır.
Odin aynı zamanda büyücülük tanrısıdır.
Çok güçlü büyüler yapar.
Birçok gönül ilişkisi olduysa da en bilineni Asgard'taki sarayında beraber yaşadığı eşi Tanrıça Firik'tir.
Tir. İsmi tanrı, güç, iktidar anlamlarına gelir.
O dinin erkek kardeştir.
Bazı mitlerde oğlu olarak da anlatılır.
Gökyüzü ve adalet tanrısı olarak bilinir.
Aynı zamanda stratejiyle de ilişkilidir.
Cesurdur ve savaş sevgisiyle bilinir.
Tir, barışı hiç umursamaz, mümkünse hep savaş olmasın diler.
O kadar ki savaşa giden vikingler aletlerini run yazısıyla onun ismini yazarlar veya onun sembollerini çizerlermiş.
Savaş kumandanı, prens gibi üst düzey vikinglerin Tyr'in soyundan geldiğine inanılırmış.
Tasvirlerde Tyr genelde cüsseli, uzun saçlı ve sakallı, ciddi bir adam olarak gösterilir.
Tek kolludur, diğer kolunu nasıl kaybettiğini de ilerleyen bölümlerde konuşacağız.
Thor, Odin'in oğludur ve tanrıların en güçlü kuvvetlisidir.
Asgard'ın ve Midgard'ın en kuvvetli koruyucusudur.
Genelde buralara devler veya canavarlar gibi kötücül varlıklar saldırırsa Thor orada yokken saldırırlar.
Thor rüzgar, gök gürültüsü ve yıldırımları kontrol eder.
Yıldırım tanrısı olarak da bilinir.
Aslında tasvirlerde kızıl saçlı ve kızıl sakallı olarak gösterilse de sarı saçlı tasvirleri de çok popüler oldu özellikle de Marvel'dan sonra.
Thor güçlü olmanın yanında biraz sakardır da.
Olayları anlattıkça anlayacaksınız.
Sakarlıkları yüzünden bazen kendi başına belalar açar ve o belalardan kurtulmak için kurnaz tanrı Loki'nin hilelerine ihtiyaç duyar.
Thor genelde elinde Mjölnir adlı kısa saplı çekiciyle tasvir edilir.
Mjölnir'in eski Norsça'da un ufak eden ya da ışıldayan silah anlamlarına geldiğine dair görüşler var.
Bu o kadar güçlü bir çekiştir ki onu görmek bile devlerin dizlerini titretir.
Thor demir eldivenler takarak Mjölnir'i hedefine fırlatır ve Mjölnir hedefi paramparça ettikten sonra bir bumerang gibi Thor'un eline geri döner.
Thor istediği zaman bu çekici küçültüp saklayabilir.
Thor'un diğer önemli aksesuarı ise Maginyord adlı kemeridir.
Bu kemer sayesinde olduğundan iki kat daha güçlü hale gelir.
Thor, iki keçinin çektiği arabasıyla dünyayı dolaşır.
Acıktığında bu keçileri yer, sonra diriltir.
Diriltmek için çekici milyonları onların postunun üstüne koyar ve keçiler dirilir.
Birçok gönül ilişkisi olsa da eşi altın saçlı tanrıça Sif ile beraberliğiyle bilinir.
Loki Yakışıklı ve çekicidir ama art niyetli bir ruhu ve kaprisli bir mizacı vardır.
Aldatma sanatında bütün insanları geçer ve her duruma uygun hileleri hazırda bekler.
Asir tanrılarını en beter sıkıntılara sokar sonra da hünerleriyle onlara bu sıkıntıdan çıkmada yardım eder.
Bu dizeler kurnaz tanrı Loki için söylenmiş mitolojik bir edebi metinden alındı.
Genelde kötülükler Loki ile bağdaştırılır.
Loki safi kötülük değildir ama iyi bir tanrı olduğu da pek söylenemez.
Kurnazlığı, hilebazlığı, yalanları, oyunları ve bencilliğiyle bilinir.
Birinin başına bir bela gelse, bir şey çalınsa, bir sorun çıksa tanrılar genelde ya devlerden ya da Loki'den şüphelenir.
Loki'nin anne babası birer buzdevidir.
Loki de aslında bir buzdevidir.
Peki tanrılar ve devler ezeli düşmanken Loki bir buzdevi olarak nasıl asil tanrıları arasına girdi?
Tanrılar ve devler arasındaki bir savaşta Loki karşı tarafa yani tanrılara devlerle ilgili çok önemli bir bilgi verir.
Yani sızdırır. Odin Loki'yi bu yardımından dolayı tanrıların arasına alır.
Ama yine de Loki tanrı olunca tamamen iyi olmaz.
Yani canı isteyince size en yakın dost olur, iyilikler yapar.
Canı isteyince azılı bir düşman olur ve en büyük kötülüğü yapar.
Loki Sigin ile evlidir.
Sigin ona sadık ve iyi bir eştir.
Onunla evliliğinden çocukları olur.
Ama Loki'nin bir de dev Angerboda ile ilişkisi olur ki işte o çok fena.
Çünkü bu evlilikten evrenin sonunu getirecek olan 3 korkunç varlık doğar.
Ölüler diyarı tanrıçası Hel, Midgard yılanı Jormungandr ve dev kurt Fenrir.
Bu 3 varlık canavar da diyebiliriz.
İskandinav mitolojisine göre Ragnarok'u yani kıyameti getirecek olan canavarlardır.
Heimdall, gökkuşağı bekçisi tanrı.
Heimdall mucizevi şekilde 9 dev bakireden doğmuş ve topraktan beslenmiştir.
O dinin oğlu olarak da görülür.
Kendisine Ak Tanrı denir.
Dişleri altındandır.
Tanrıların gözcüsüdür ve devlere karşı Bifrost adı verilen gökkuşağının bekçiliği.
Çünkü bunun için biçilmiş kaftandır.
Yüzlerce millik uzaklığı gece ve gündüz görebilir, büyüyen çimenlerin ve hatta hayvanların sırtındaki tüylerin çıkardığı sesleri bile duyabilir.
Gıyalar adlı üflediğinde sesi tüm diyarlardan duyulan bir borazanı vardır.
Biraz da tanrıçalardan bahsedelim.
Firik, Odin'in eşidir.
Yunan mitolojisindeki Hera gibi evliliğin sembolüdür.
Aynı zamanda anneliği ve toprağın bereketini de temsil eder.
Herkesin kaderini bildiği ama söylemediği anlatılır.
Yalnız Hera'dan farklı olarak kocası Odin'in başkalarıyla olan ilişkilerinden dolayı sıkıntı çıkarmaz.
Aksine kendisi de başkalarıyla beraber olur.
Aslında kendisi onunla bununla flört edip sevgilisini eşini çileden çıkartan sonra da ay benimki çok kıskanç ya diye orada burada arkasından konuşan herkese böyle biri lazım değil mi?
Odin'in tahtına Odin'den başka sadece tanrıça Frig oturabilir.
Frig atmosferi temsil eder, geceleri takım yıldızlarına ve bulutlara şekil verir.
Koşların çektiği arabasında elinde bir asa ile veya ip eğilirken tasvir edildiğini görebilirsiniz.
Odin ve Firgin, Balder adında yakışıklı bir oğulları vardır.
Freyja, aşk ve güzellik tanrıçası.
İsmi hanımefendi anlamına gelir.
Freyja aslında başta bir asir tanrısı değildir, vanir ırkındandır.
Ama babası deniz tanrısı Njord ve erkek kardeşi bereket tanrısı Freyr ile beraber asir tanrıları arasına katılırlar.
Freyja da birçok vanir tanrısı gibi bereket ve kihanetten sorumludur.
Yani aslında asir ve vanir tanrıları şöyle düşünebilirsiniz.
Vanir tanrıları biraz daha işçi gibi böyle işten sorumlu.
Yani tarımdan, bereketten, kehanetten vs.
onlar daha çalışkan tanrılar.
Ama asir tanrıları daha böyle havalı ve üst tabaka tanrıları gibi.
Freya'nın şahin tüyünden bir pelerini vardır.
Bu pelerin sayesinde genelde uçarak hareket eder.
Arada bunu diğer tanrıların ödünç aldığı da olur.
Freya'nın bir de cücelerin yaptığı değerli bir kolyesi vardır.
Aslan boyutlarında iki kedinin çektiği o chariot denen savaş arabalarından kullanır.
Onun bir ayrıcalığı da savaşta Odin'e eşlik etme ve ölen kahramanların yarısını Wolfwang adlı sarayına götürmesidir.
Freya özellikle yakınlarını sevdiklerini korumak üzere eline silah alan ve savaşarak ölen kahramanları seçerek yanına alır.
Vikinglerin aşk tanrıçası bile böyle oluyor gördüğünüz gibi.
O bile bir yerden aşk ve savaşı bağlıyor.
Freya'nın Oth diye bir kocası vardır ve ondan çocukları olur.
Bu arada Oth ve Freya'nın aslında Odin ve Frigg ile aynı kişiler olduğunu iddia edenler de var.
Tamamen farklı tanrılar olduğunu iddia edenler de.
Neyse bir gün Oth başka diyarlara gitmek üzere ortadan kaybolur.
Freya onun dönmesini bekler bekler ama Oth dönmez.
Freya kılık değiştirip farklı isimler kullanarak her yerde Oth'u arar ama bulamaz.
O yüzden bazı söylencelere göre Oth ölmüştür.
Freya çok üzülür, çok ağlar.
Yere düşen gözyaşları altına, denize düşen gözyaşları ise kehribar taşına dönüşür.
Bu mit bana biraz zorlu İskandinav coğrafyasından bıkıp daha ılıman iklimler aramak isteyenler ve karşısında bu fikre korkuyla bakanlar arasındaki çatışmayı çağrıştırıyor.
İdun, Gençlik Tanrıçası Koruyucusu olduğu altın elmalar sayesinde tanrıların sürekli genç ve güzel kalmasını sağlar.
O ve elmaları olmazsa tanrılar yaşlanır ve güçten düşerler.
O yüzden İdun'u tasvirlerde elinde elmalarla genç bir kız olarak kolayca tanırsınız.
İngilizcedeki cehennem yani Hel kelimesi onun adından gelir.
Onun Loki'nin kızı olduğunu biliyoruz artık.
Yarı canlı, yarı ölüdür.
Yarı siyah, yarı beyaz tasvir edilir.
Cehennemde eşik olarak kalleşliği, yatak olarak hastalığı, kase olarak kıtlığı ve bıçak olarak açlığı kullanır.
Eğer savaşta kahramanca ölmediyseniz, bir pislik yaptıysanız veya savaş dışında sıradan bir hayat yaşarken hastalıktan veya yaşlılıktan öldüyseniz onun diyarına gönderilirsiniz.
Onların Bardit diye adlandırılan başka bir marşı vardır.
Onunla cesaretlerini uyandırırlar ve savaşta nasıl başarı kazanacaklarını sezerler.
Zira ordunun söylediği Bardit şekline göre titrerler veya titretirler.
Ve bu marş da bir sözler dizisi olmaktan ziyade savaşçı coşkusunun gürültülü konseridir.
Tınlayan ses daha güçlü ve yankılı çıksın diye kalkanların ağızlarının önüne kapatarak en sert vurguları, boğuk ve çatlak sesleri çıkarmaya çalışırlar.
Okuduğum metin Valkyrie ismi verilen tanrıçaları anlatan mitolojik bir edebi metinden alıntıydı.
Valkyrieler parlak zırhlar kuşanmış, havada, karada ve suda koşabilen atlarının üstünde ellerinde mızraklar olan bakire savaşçı tanrıçalar ya da koruyucu ruhlardır.
Odin'in bakireleri dendiğinde Valkyrieleri anlamanız gerek.
Odin'in talimatıyla savaş alanına girerler, savaş alanını boydan boya kat ederler ve savaşçıları gaza getirirler ama savaşçılar onları göremez.
Sadece ölmek üzere olan kahramanlar görür ve görenler ölmek üzere olduklarını ve Odin'le buluşacakları Valhalla salonuna götüreceklerini anlarlar.
Valküriler içinde bulunduğu topluluğu, kabileyi veya yurdunu savunmak için eline silah alan ve savaşta ölen kahramanları alıp Valhalla'ya götürürler.
Yani Valhalla'ya herkes giremez.
Valhalla'da Valküriler Odin ve beraber içki içtiği misafirlere olan bu kahramanlara içki servisi yaparlar.
İki çeşit valkürü vardır.
Bir gök valkürleri, iki Midgard'da yaşayan yarı ölümlü valkürler.
Valkürlerden de bahsettiğimize göre ölenlerin neye göre nereye gittiğini anlamış olduk.
Özetleyelim. Üçe ayrılıyor.
Dürüst savaşmayanlar veya sıradan bir hayat yaşayıp hastalık veya yaşlılıktan ölenler Helin diyarına, sevdiklerini korumak için savaşan kahramanlar Freyja ile Bolfanga ve kabilelerini yurtlarını
korumak için savaşan kahramanlarsa En yüce savaşçılar olarak Odin'in şölen salonu Valhalla'ya.
Evreni ve önemli tanrıları tanıdığımıza göre gelecek bölümlerde artık olayları konuşuruz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
