
Gizemli tapınakları & müritleriyle: Işığın Tanrısı Mithra
22 Şubat 2024 · 17 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
''Bu bölüm XO Mithra hakkında reklam içerir.''
Dünyanın en büyük ailelerinden Rothshchild ve Rockefeller'ları Diyarbakır'a getirecek kadar ünlü bir tanrı, Mithra. Masonlar, İlluminatiler gibi birçok ezoterik topluluğun atası kabul edilen topluluğu ve ilginç ayinleri bu bölümde
XO Mithra parfümü hakkında detaylı bilgi için Tıklayın
Transkript
XO Parfümlerinin sunduğu Mitolojik İnciler başlıyor.
Merhaba mitoloji seven kültürlü insanlar.
Bu bölümde size öyle bir tanrıdan bahsedeceğim ki, 2021 yılında onun ülkemizde bulunan tapınağını dünyanın en güçlü ailelerinden Rothschildlar ve Rockefeller'lar bile ziyaret etmeye
geldi. Ve hatta bakanlığa helikopter pisti yapılması için başvurular bile ulaşmış.
O yüzden bölümü mutlaka sonuna kadar dinleyin.
Hangi tapınak olduğunu da anlatacağım.
Hemen bilet alıp atlayıp gidebilirsiniz yani.
Bu aileler buraya daha sık gelebilmek için helikopter pisti yaptırmaya çalışıyorlarsa biz de ilk fırsatta gitmeliyiz kesinlikle.
Anadolu'da ve komşularımızda antik dönemde inanılan çok büyük bir tanrı.
Mitra. Hiditlerden çıkıp M.Ö.
500'lü yıllarda Hintçe ve Persçe konuşan ahirlilere, oradan Hindistan'a, Roma İmparatorluğu, İspanya, Yunanistan hatta Almanya ve Büyük Britanya'ya kadar yayılmış bir tanrıdır Mitra.
Ve Persler tarafından M.Ö.
500'lü yıllara kadar Sasani İmparatorluğu boyunca onun kültü yaşatılmıştır.
O yüzden genelde Pers kökenli bir tanrı olarak bilinir.
Çok büyük coğrafyalara yayılmış olmasına rağmen daha sonra doğuda İslamiyet'in doğuşu ve yayılmasıyla, batıda özellikle Roma İmparatorluğunda Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte Mitra inancı
zamanla bastırılmıştır.
Mitra genelde Zerdüşük ile ilişkilendiriliyor ama aslında başta Zerdüşler onu tanrı olarak kabul etmemiş, Ancak daha sonra güçlü bir şekilde inanışı devam edilen bu külte karşı duramayınca
onu yüce tanrıları Ahura Mazda ile insanlar arasında bir bağ olarak kabul etmişlerdir.
Ve Mitra güneş tanrısı, ışık tanrısı olarak yerini almıştır.
Zeydüşük'ten ve Ahura Mazda'dan bahsettiğimize göre bunları da biraz açıklamamız gerekiyor Mitra'yı anlayabilmeniz için.
Zerdüşlük M.Ö.
6. yüzyıllarda Pers İmparatorluğunda doğduğu düşünülen bir inançtır.
Aslında Zerdüşlük de Zurvanizm ya da Zervanizm denen bir dinden doğmuştur.
Zurvanizme göre başlangıçta sadece zaman tanrısı Zurvan vardır ve yoktan var edebilme gücüne sahiptir.
Zurvan bir gün çocuk sahibi olmak ister ve Ahuramazda ile Ahriman adlı iki oğul yaratır.
İşte bu iki oğul Zerdüşük inancının temelini oluşturur.
Ahuramazda iyilikten ve ışıktan, yıldızlardan, aydan doğmuştur.
İyi olan her şeyi temsil eder.
Ahriman ise kötülükten ve karanlıktan doğmuştur.
Yani bu ikiz kardeşler birbirinin tamamen zıttıdır ve evren bu dualite üstüne kuruludur.
Yaşamın amacı da iyiliği yaymak ve kötülüğe karşı mücadele etmektir.
Ahuramaz da dünyaya iyi olan her şeyi getirirken Ahriman hastalığı acıyı getirmiştir.
Ve bu iki kardeş dünyayı etki altına almak için adeta bir yarış içindelerdir.
Yani Ahriman tek tanrılı dinlerdeki şeytan bir nevi.
Zaten Zerdüşlüğün tek tanrılı dinlerin ilki olduğu düşünülüyor.
Ahuramaz'da tek tanrı, onun kötücül kardeşi tanrı olarak kabul edilmiyor zaten, kendisine tapılmıyor.
Başka kutsal varlıklar da var ama onlar da Ahuramaz'da kadar güçlü değiller.
Ancak bu dinin kutsal kitaplarına göre insanlar da zamanla Ahriman'ın etkisi altına girip Ahuramazda'yı sorgularlar.
Kendi icatlarıyla işte mesela aletler, giysiler ve ateşi bulmalarıyla övünürler, Tanrı'nın gücünü küçümserler.
Ahuramazda ve Ahriman'ın insanları etkileyip dünyada hakimiyet kurma mücadeleleri zamanın sonuna kadar sürer.
Ancak o son gün geldiğinde yani bir nevi dünyanın sonu geldiğinde İyicil bir kurtarıcıl peygamber gelecek ve Ahriman'a karşı Ahura Mazda'ya yardım edecektir.
Ve savaşı Ahura Mazda ile peygamber öncülüğündeki ışık savaşçıları kazanacaktır.
Ahriman ve onun kötücül yaratıkları yenilgiye uğradığında ölen insanlar canlanacak ve hayat yeniden başlayacaktır.
Üstelik bu yeni kurulan düzende hiçbir acı, hastalık, kötülük olmayacaktır.
Yani mutlu son. Şimdi bu mitolojide Mitra'nın yeri neresi ona bakalım.
Mitra, ışığın, güneşin, düzenin, yemin ve sözleşmelerin tanrısıdır.
Suların koruyucusudur.
Başlarken dediğim gibi aslında tek tanrı inancına dayanan Zerdüşlük, başta Mitra'yı kabul etmemiştir.
Ancak Mitra inancının halk arasında ve rahipler arasında çok güçlü olma sebebiyle sonradan onu kabul etmek zorunda kalmışlardır.
Mitra'yı Ahura Mazda ve onun iyilik ve bilgeliğiyle insanlar arasında bir bağ olan kutsal ışık olarak, görmüşlerdir.
Yani aslında tek tanrıcılığı savunan Zerdüşlük burada paganlığa dönüyor.
Hatta Anahita adlı sulara hükmeden bir tanrıça da Mitra ile beraber anılmıştır.
Ahuramaz da tanrıların en büyüğü olarak tapınılırken Mitra ve Anahita'ya imparatorluk soyunu ve imparatorluğu kutsamaları için yalvarılmıştır.
Zerdüşler ateşi tapmazlar ama ateşin kutsal olduğunu inanırlar.
Aslında sadece ateş değil, beş önemli elementin de toprak, Hava, su, ateş ve bitkiler kutsal olduğuna inanırlar.
Ateş Ahuramazda'nın yani iyiliğin, bilgeliğin ışığı olarak kabul edilir.
O yüzden ışık ve ateş yücedir.
Ateş ve ışığı bilgeliğin kazanıldığı bir araç olarak görüyorlar.
Peki nereden geliyor bu bilgelik?
Sudan. Yani bilgeliğin kaynağı sudur.
İşte ateşin ve ışığın sembolü olan Mitra bu yüzden çok önemlidir.
Suların korucusu olarak da bilgeliğin kaynağını koruma görevinin de kendisinde olduğunu anlıyoruz.
Mitra Perslerden çıkıp diğer krallıklara yayıldığında da ışık tanrısı ve kralların koruyucusu, karanlığın düşmanı olarak kabul edilmiş.
O yüzden krallar ve rejim yanları tarafından çokça sevilmiş bir tanrıdır.
Zerdüşlerin kutsal kitapları Avesta'da anlatıldığına göre günde beş vakit dua ederler.
Bu dualar güneşe, aya, ateşe, suya ve mitreye edilir.
Mitra, söz, yemin ve sözleşmelerle de ilişkilendirildiği için yönetim ve adaletin tanrısıdır aynı zamanda.
Yani verdiğiniz bir sözü tutmazsanız mitreye saygısızlık etmiş olursunuz.
Onun yönetime layık gördüğü biri kral olarak başa gelir ve eğer yönetimi kaybettiyse bu Mitra'nın ona kızdığı, artık onu krallığa layık görmediği anlamına gelir.
Bir inanışa göre Ahuramaz da Mitra'yı yaratırken ona bin kulak ve on bin göz vermiştir.
O yüzden Mitra'ya yalan söylenmesi, ondan bir şey saklanması imkansızdır.
Zaten genelde mitolojilerde güneş her şeyi gördüğü için onu aldatmak çok zordur.
Bu kültürde Ahuramaz da her ne kadar saf iyilik olsa ve herkesi iyiliğe çağırsa da mecbur kalındığında eline silah almayı bilmek gerekir diye düşünüyorlardır.
O yüzden güneş tanrısı Mitra aynı zamanda savaşçı bir tanrıdır.
Tıpkı Yunan mitolojisinde güneşle ilişkilendirilen Apollo'nun çok iyi ok atması, Mısır mitolojisindeki güneş tanrısı Ra'nın sorgulanamaz gücü gibi Mitra da oldukça cesur ve güçlü bir savaşçıdır.
Mitra yalancıları ve hainlere asla acımaz, gazabı büyük olur.
Yalan söyleyip Mitra'nın düşmanlığını kazananlar ne yapsalar da onun yıkımını durduramazlar.
Ayrıca ata binemez ve özgürce koşamayacak hale gelirler.
Mitra'nın dostluğunu kazananlarsa asla incinmez, onlara yönelen oklar geri teper.
Kısaca Mitra çok güçlüdür, cesurdur, savaşçıdır, yenilmez, adaletlidir, hiç uyumaz, kandırılamaz, bilgidir, özgürdür, liderlik etmeyi sever, hızlıdır, bereket sebebidir, gerçekliğin
tanrısıdır, yalancılara tahammül edemez.
Peki şimdi size soruyorum, kendinizi nasıl tanımlarsınız?
Mitra'nın bu özellikleri sizde de var mı?
Eğer siz de onun gibi güçlü, cesur, adil ve özgür hissedenlerdenseniz tam size göre bir koku biliyorum.
XO, Mitra'dan aldığı ilhamla XO Mitra kokusunu üretti.
Odunsu ve baharatlı notalarla içinizdeki o cesur ve güçlü ruhu dışınıza yansıtmak için XO Mitra parfümünü mutlaka deneyin.
Mitra'nın göklerdeki parlak arabasını dört beyaz at çeker.
Eski İran güneş takviminde yılın yedinci ayına Mitra'dan yola çıkılarak Mer ismi verilmiş.
Doğru telaffuz edemiyor olabilirim.
Ve bu ayın on altıncı günü Mitra adına yapılan şenliklerle kullanılmış.
Ve size... Başka ilginç bir şenlikten bahsedeceğim.
Mitra adına yapılan bir şenlikten.
Noel neye denir?
Hristiyanlığa göre İsa'nın doğumuna değil mi?
Peki Noel ne zaman kutlanır?
25 Aralık'ta. Antik Roma'da paganlık döneminde yani Hristiyanlıktan çok daha önce 25 Aralık zaten kutlanıyordu.
Ama Mitra'nın doğum günü olarak.
Çünkü dediğim gibi Mitra inanışı...
İran'dan çıkıp çok farklı coğrafyalara yayılmıştı bile ve Romalı paganlar onun doğumunu onurlandırmak için 25 Aralık'ta şölenler düzenliyorlardı.
Güneş'e karşı Mitra'ya dua ediyorlardı.
Daha sonra Hristiyanlık doğduğunda da İsa'nın doğumunun 25 Aralık'a denk gelmesi ve kutlanması Mitra'dan etkilendiklerini çok net gösteriyor.
Bu bilgi bizim Diyanet'in internet sitesinde ayet açıklamalarında dahi yer alıyor bu arada.
Bilginiz olsun ben bizzat kontrol ettim.
Zaten Hristiyanlığın ünlü fresklerinde tablolarında da baktığınızda İsa'nın kafasının arkasında genelde altın renkli bir daire görürsünüz güneş gibi.
Yani tıpkı Apollo ve Mitra gibi İsa'da güneşle ve kutsal ışıkla ilişkilendirilmiştir.
Zaten Mitra kültü Roma İmparatorluğunda o kadar güçlüymüş ki M.S.
4. yüzyıla yani Hristiyanlığın kabulüne kadar Roma ordusu içinde Mitras tarikatı kurulmuş.
Arkeolojik kazılarda bu tarikata ait yerin altında doğal mağaralardan bozma, onlarca tapınağı ve çeşitli sanat eserleri bulunmuş.
Bu eserlerde Tanrı Mitra genelde bir kayadan doğarken, bir boğayı boğarken, başının arkasında güneşten yayılan ışık üzmeleriyle ve yanında güneşin doğuşunu ve batışını sembolize
eden meşalelerle betimlenmiş.
Bu eserlerin çoğu şu an Roma'da ve Fransa'daki Louvre Müzesi'ne sergileniyor.
Keşke Erasmus'ta buraları ziyaret ettim de bu bilgilere hakim olsaydım çok güzel olurdu.
Bu tarikatın üyeleri bağlılık ve gizlilik yemini ettikleri için olacak.
Topluluğa dair birinci elden yazılı hiçbir belge bulunmamış.
Yani tapınakları, ayinlerde kullandıkları çanak çömlekler, kurbanlarından dökülen kanlar vs.
her şey bulunuyor ama yazılı hiçbir belge yok.
O kadar ağızları sıkıymış yani bu tarikatın üyelerinin.
Yalnız kendilerini savaşçı kahramanlar olarak gördükleri ve Mitra'nın kültürünü yaşattıkları çok net anlaşılıyor.
Yapılan kazılarda bulunan yemek artıklarından bu gizli topluluğun ayinlerinin genelde bir ziyafetle beraber yapıldığı anlaşılmış.
Ayinlerde sunakta boğa kurban ediliyor ve eti yeniyor.
Ayrıca nar ve sütle yapılan halüsinetik etkileri olan bir içecek içiliyormuş.
Hristiyanların komilyonlarında kullandıkları şarap ve ekmeğin de bu ayindeki bu yiyecek ve çiçeğe dayandığına inanılıyor.
Topluluğa yeni katılacak kişilerin inisiyasyonlarında yani tarikata tanıtılmaları sırasında bu kişiler boğa kanıyla vaftiz ediliyormuş ki bu tarihte Hristiyanlık ve vaftiz töreni henüz
ortaya çıkmış değildi yani dikkat edin.
Yalnız bu örgüte katılmak hiç de kolay değil.
7 hafta süren 7 aşamalı 12 işkenceli bir süreci başarıyla tamamlamak gerekiyormuş.
Uzun süreli açlık, aşırı soğuk ve sıcağa dayanmak, vücudundan bir et parçasının kesilmesine dayanmak gibi çok zor sınavlardan geçiyorlarmış.
Aday tüm bu aşamaları başarıyla tamamlarsa ayin salonunda bir çukura yatırılıyor ve çukurun üstü tamamen dallarla kapatılıyormuş.
Yani sanki ölmüş de gömülmüş gibi.
Tavana da ölü bir boğa asılıyormuş ve bu boğanın aşağı doğru akan kanının çukurdaki adamı tamamen yıkaması gerekiyormuş.
Daha sonra rahibin uyarısıyla aday içinde olduğu çukurdan kalkıyormuş ve bu da Tanrı Mitra'nın kayadan doğuşunu simgeliyormuş.
Bu topluluğun tapınaklarında oturma düzeni şu şekilde.
Ortada güneşi temsil eden Mitras'ın boğayı boğazlarken ki bir heykeli var.
Etrafında da Zodyak'ın 12 burcunun sembolleri var.
İki yanında oturma alanları ve buralarda da gezegenler ve burçlara ait semboller var.
Boğa burcunun sembolü...
Boğa zaten ortadaki heykelde.
Peki Mitras neden bu boğayı boğazlıyor diye soracak olursanız, Mitras aslında başta boğayı dostu olarak görür ama daha sonra onu öldürerek ondan yeni bir yaşam doğmasını sağlar.
O yüzden Tanrı Mitra ölüm ve yeniden doğmayla ilişkilendirilir.
Bu ayinlerdeki inisiyelerde de sınavlardan geçen adayın ölüp sınavı tamamlayınca yeniden doğduğuna inanılır.
O yüzden işte o çukura yatırılıp sonra kanla yıkandıktan sonra kaldırılıyor.
Örgüt üyeleri günde üç kez güneşe dua ederlermiş.
Pazar günü ise özellikle kutsalmış.
Çünkü biz pazar diyoruz ama onlar diye solist diyorlar.
Yani İngilizce'deki Sunday yani güneşin günü.
Hristiyanlık doğduğunda tabi bu tarikatı çok büyük bir rakip olarak görmüşler ve yakaladıkları bütün müritlerini öldürmüşler.
Ancak Masonlar, İlluminatiler gibi birçok ezoterik örgütünün yapılanmasının ve tapınaklarının Mitras örgütüne dayandığı düşünülüyor.
Adıyaman'daki Nemrut Dağı'nda Komagene Krallığına kalma eserlerde Mitra'nın da tasviri bulunuyor.
Sakalsız şekilde başında tacı ve üstünde geleneksel Pers kıyafetleriyle diğer krallar ve ilahlarla birlikte bir tahta otururken tasvir edilmiş ve arkasında Yunanca, Apollo, Mitras, Helios
yazıyor. Helios Yunan mitolojisindeki güneş titanını hatırlarsınız.
Apollo da güneş tanrısıydı.
Burada Mitra'nın güneş tanrısı olarak onlarla birleştiğini, bir üçleme yaptığını görüyoruz.
İşte Avrupa ve Mezopotamya kültürlerinin birleştirildiği bir yer daha.
Ve geldik bölümün başında bahsettiğim o ilginç tapınağa.
İlk kez 2014 yılında araştırma kazısı başlayan ve 2020'de dünya geçici miras listesine giren Diyarbakır'daki Zerzevan Kalesi'ni dünyanın en güçlü ailelerinden Rothschild ve Rockefeller
'ın ziyaret ettiğini biliyor muydunuz?
M.S. 3.
yüzyılda başta Persler ve Romalılar tarafından kullanılmış olan bu kalenin içinde bir mitras tapınağı bulunuyor.
Bu tapınakta da topluluğa inisiyedilen adayların içine konulduğu çukurlar, kurban edilen hayvanların asıldığı sunak yerleri çok net belli oluyor ve ayrıca birçok çanak, çömlek bir sürü alet
bulunmuş durumda. Ayrıca yaklaşık 4,5 metre yüksekliğindeki koridorlarla geçilen diğer odalarda da işkence yerleri belli oluyor.
Bu tapınak örgütün inisiyat törenini çok iyi anlattığı için çok önemli ki daha çok küçük bir kısmı ortaya çıkmış durumda.
Eminim ki yıllarca sürecek kazılarda çok daha fazla şey ortaya çıkacak.
Ayrıca kalenin duvarlarında Mitras örgütünün 7 aşamalı işkencelerini anlatan semboller bulunuyor.
Bu 7 aşamaya sırasıyla şöyle isimler verilmiş.
Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Ay, Güneş, Satürn.
Gördüğünüz gibi Mitrasçılar astronomi ve astrolojiye çok hakim durumdalarmış.
Ayrıca Zerzevan Kalesi'nde Amerika'nın şu an ortasında bir kartal olan devlet mührünün rozeti bulunmuş.
Bu çok ilginç çünkü Amerika 1776'da kurulmuş.
Bu rozet ise 1850'lerde kullanılmaya başlanmış.
Ancak Zerzevan Kalesi'nde bulunan rozet ise Amerika'nın kuruluşundan daha eski bir tarihe dayanıyor.
İnstagram'da da paylaşırım.
Rosette neredeyse Amerikan mührüyle birebir aynı.
O yüzden acaba Amerikan'ın kuruluşunun temelleri burada mı atıldı sorusu da ortaya çıkmış durumda.
Bu konu şu an araştırılıyor.
Son olarak Mersin'in Tarsus ilçesinin de Mitres inancı açısından önemli bir merkez olduğu biliniyor.
Bunu da eklemeden geçmeyeyim dedim.
Dostlarım dünyanın bu kadar önem verdiği bir tanreyi size anlattığım için çok mutluyum.
Siz de onun ülkemizdeki tapınağını mutlaka ziyaret edin ve Ixo Mitra kokusunu deneyin.
Ixo parfümlerinin sunduğu Mitolojik İnciler bitti.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
