
Ebeveyn Özel: Çocuklarımıza özel gereksinimli arkadaşlarını nasıl açıklarız?
28 Mart 2026 · 21 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
🎥 Bu bölüm, Minik Kaşifler’in ilk videocast bölümü!
Bu bölümde konuğumuz Uzman Psikolog Nurhan İspir Özkan ile birlikte, özel gereksinimli bireylere yaklaşımı hem ebeveynler hem de çocuklar açısından ele alıyoruz.
Özel gereksinim nedir?
Kaynaştırma öğrencisi ne demektir?
Çocuklarımız “Neden böyle?” diye sorduğunda nasıl cevap vermeliyiz?
Bu konuları birlikte konuşuyoruz.
📩 cocuklaricinpodcast@gmail.com
Instagram: @cocuklaricinpodcast
@uzman_psikolog_nurhan_ispir
Transkript
Şimdi keşif zamanı, burada sorular hep farklı.
Hazırsan başlıyor bu kez, çocuklar için geliyor bu podcast.
Merhaba minik keşiflerin her daim kendini geliştirmeye çalışan sevgili ebeveynleri, minik keşiflere hepiniz hoş geldiniz.
Ben Pelin. Bugün benim için çok özel bir gün çünkü bugün ilklerin günü diyebilirim.
İlk defa bir ebeveyn özel bölümü yapıyoruz ve en önemlisi de bu podcast ilk defa bir konu kararlıyor.
Bugün hepimiz için çok kıymetli olduğunu düşündüğüm ve bir ebeveyn olarak aslında farkındalığımızın çok yüksek olması gerektiğini düşündüğüm bir konuyu konuşacağız.
Çocuklarımıza özel gereksinimle arkadaşlarını nasıl açıklarız?
Konumuz derin.
Bir o kadar da hassas.
Bu yüzden sözü benim yıllardır tanıdığım, yaptığı işe ve özverisine hayran kaldığım, aynı zamanda şahit olduğum bir uzmana bırakmak istiyorum.
Evet, sevgili dostum, uzman psikolog ve yaratıcı drama eğitmeni Nurhan İspirozkan bugün bizimle.
Ben kendisini uzun uza diye övebilirim.
Ama vaktimizi doğru kullanmak adına sözü ona bırakıyorum.
Nurhan Hocam, öncelikle hoş geldiniz.
Teklifimi kabul edip geldiğiniz için çok teşekkür ederim.
Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba Pelin.
Öncelikle çocuklar ve bebeğinler için hazırladığım bu şahane podcast kanalının ilk konu olarak beni davet ettiğin için çok teşekkür ederim.
Onur duydum.
Ve burada bir itirafta bulunmam gerekiyor.
Bütün bölümlerinizi bir yetişkin olarak keyifle dinliyorum.
Ve keşke çocukken, ben çocukken de böyle bir...
imkanım olsaydı diye düşünüyorum ve çocukların bu sınırsız sorularına hayal gücü ve yaratıcılıklarını destekleyerek gerçekten sade bir dille
yanıt oluşturduğun için ve bu kanalı keşfedip çocuklarına sunan ebeveynlerin çok şanslı olduğunu düşünüyorum ben de bu girişimin için
bu kanal için sana teşekkür etmek istiyorum gerçekten bir ihtiyacı karşılıyor.
Çok teşekkür ederim. Kendimden bahsetmem gerekirse de uzun yıllardır erken çocukluk otizminde çalışıyorum.
Özellikle 0-6 yaş dönemindeki çocuklar, otizm çocuklar ve onların ebeveynleriyle çalışıyorum.
Bunun yanı sırada özel gereksinim çocuklarla yaratıcı dram uygulamaları yapıyorum fakat hala oyun ihtiyacını fark eden, ve buna ihtiyaç duyan yetişkinlerle
de yaratıcı drama uygulamaları çeşitli platformlarda sürdürüyorum.
Oyun oynamayı ben de çok seviyorum ve o yüzden yaratıcı drama da bu anlamda beni de meslek olarak çok tatmin eden bir kısım.
Aslında bu kanala bu konukluğum esnasında ben de biraz Düşündüm, gözden geçirdim ben ne yapıyorum diye.
Senin vesilenle.
Ve tüm bu çalışmalarımın aslında kesiştiği noktanın iletişim, etkileşim, yaratıcılık ve spontanlığın artmasıyla ilgili bir noktada kesiştiğini de görüyorum.
Teşekkür ederim. Kendime bakma imkanı sunduğum için.
Bu kadar.
Hocam çok teşekkür ederim.
Ben tekrar söylüyorum, sizi burada ağırlamak benim için büyük bir keyif.
Çünkü dediğim gibi yıllardır özverinize ve çalıştığınız stile birebir tanıklık ettim.
Şimdi hemen biraz konumuza giriş yapmak istiyorum yavaşça.
Ben konuyu daha çok iki koldan ele alalım diyorum.
Bunu ebeveyn ve çocuk açısından.
Ama tabii derinlere inmeden önce de şimdi ebeveynlerin zihnindeki o kavramları biraz netleştirelim istiyorum.
Hep duyuyoruz biz bu özel gereksinim, özel gereksinim.
Tam olarak bu özel gereksinim ne demek hocam?
Ve bir de aynı zamanda okul döneminde de çok duymaya başladığımız kaynaştırma öğrencisi kavramı var.
Şimdi bu ifade bize neyi anlatıyor?
Bize biraz bunu açar mısınız?
Bence de buradan başlamak iyi bir plan.
Aslında bizim süreçlerdeki duygularımızı yöneten kısım konular hakkında ne düşündüğümüzle ilgili.
O yüzden düşünceler de bilgilerle özellikle dolup şekilleniyor ve özel gereksinimli bire ya da bir burada özel gereksinimli çocuk çerçevesine ele almak istersek eğer aslında çok
genel çerçevede...
Kısa bir tanım yapmak gerekirse bir çocuğun gelişiminde ve öğrenme süreçlerinde akranlarından biraz farklı ihtiyaçların olması, öğrenmede belki zaman zaman birebir desteğe ihtiyaç
duyması, bu nedenle de eğitim hayatında bazı uyarlamalara ya da ilaveten birebir...
eğitim destekleriyle bu ihtiyaçların tamamlanmasına ihtiyaç duyan çocuklardan bahsedebiliriz.
Özel gereksinimli çocuk dediğimizde.
Burada çeşitli tanı durumları var ama hani spesifik tanılara bakmaktansa hani genel çerçevede çocukların her tanıdan farklı ihtiyaçları olabiliyor.
Burada bence kaynaştırma öğrencisi kavramını bilmek de çok kıymetli.
Çünkü Herhangi bir koşulda ebeveynin çocuğunu gönderdiği okulda sınıfa bir kaynaştırma öğrencisi kayıtlandığında,
şu an özellikle Türkiye'de sınıflarda, Milliyetin Bakanlığı'nın bütün uygulamalarında en az iki kaynaştırma öğrencisi var.
Resmi olarak bu kontenjan hakkı tanınıyor bu öğrencilere.
Kaynaştırma öğrencisini aslında şöyle ele almamız lazım.
Birincisi bu çocuklar ne tür bir eğitim almalı konusunda öncelikle doktorlardan oluşan bir heyet tarafından değerlendiriliyor ve
oradan bir onay alıyor.
Kaynaştırma eğitimi almaya uygundur onayı.
Bunun ardından da ikinci bir onay aldığı eğitsel değerlendirme platformu var.
rehberlik araştırma bilimleri diyoruz.
Burada da yine eğitmenlerden oluşan bir heyet çocuğu yine eğitimsel açıdan değerlendirip yine bu açıdan çocuğu onaylıyor.
Aslına bakarsak çocuk hem tıbbi hem eğitimsel açıdan akranlarıyla eğitim almaya uygundur şeklinde ciddi bir değerlendirme süreçlerinden geçiyor.
Ve bu şekilde diğer çocuklarla grup eğitimi almaya Hazır bulunduğu koşulda da kaynaştırma öğrenci statüsü alıp okullardaki eğitim hayatına yönlendiriliyor.
Burada kaynaştırma öğrencisi ile ilgili hani genelde bir belirin aklına ilk gelen soru hani acaba burada eğitim almaya uygun mu değil mi sorusunu bence bu kısım çok iyi yanıtlıyor.
Ve çocuklar için özel gereksin çocuklar için bu bir hak öyle diyebiliriz.
Doğru. Şimdi benim için çok aydınlatıcı oldu bu.
Çünkü şu noktanın ben de çok değerli olduğunu düşünüyorum.
Her özel gereksinimli çocuk aslında kaynaştırma öğrencisi olmuyor.
Zaten onlar bir sürü testten geçerek buraya geliyorlar.
O yüzden bence bu kavram ebeveynlerin de çok bilmesi gereken bir şey.
Çünkü şimdi biz ebeveynler bazen bilmediğimiz kavramlardan dolayı kaygıya kapılabiliyoruz.
Bazen o kadar endişeleniyoruz ki çocuklara hissettirmeyelim desek de belki bir bakışımız, tepkimiz ya da çocuklarımıza bu kaygıyı hissettirmeme adı altında
gösterdiğimiz davranışlar hemen çocuk tarafından kopyalanıyor.
Biz ebeveynler de bu kaygı yönetiminde biraz bazen zorlanıyoruz.
İşte ben bunun birazcık bilmemekten kaynaklandığını düşünüyorum.
O yüzden kavramları netleştirdiğiniz için çok...
Çok teşekkür ederim. Şimdi bu kaygı yönetimi konusunda genel tutumlarda ebeveyn açısından ne söylemek istersiniz?
Ne tavsiyeniz vardır biz ebeveynlere?
Öncelikle bu noktada biz yetişkin olarak kendi perspektifimizden baktığımız noktayı aslında çocukların da öyle algıladığı kanısına kapılıyoruz.
Aslında bu en büyük yanılgı.
Genelde az bildiğimiz ya da tam bildiklerimizden emin olamadığımız, eksik olduğumuz konularda zaten kaygılanma eğilimi gösteriyoruz.
Ve bu çok doğal bir süreçtir bakıldığında.
Ve genelde toplumda eğer ki etrafımızda özel gereksinim bireyi yoksa bu konuya yabancı kalabiliyoruz.
Ve bu da bizim tabii ki endişe duymamız.
İşte çocuğum sınıfta bunu nasıl yönettirir, ne yapar fikirlerin üremesine neden oluyor.
Aslında konu çocuklarımız olduğunda da endişe dozumuzda ayrıca artma eğilimi de var.
Bu da çok yerinde bir bebeğin olarak.
Fakat burada çocuklarımızın süreçleri böyle işlemiyor.
Çocuk aslında bizim bu kadar zor gördüğümüz, kaygı verici olarak ele aldığımız konuyu çocuk aslında çoğu zaman hiç böyle algılamayabiliyor.
Çocuk için bakıldığında karşısında gördüğü özel gereksinli birey zaten onun için bir özel gereksinli birey olmamış oluyor.
Öncelikle çocuk ona baktığı zaman onun bir çocuk olduğunu düşünüyor.
Ve dolayısıyla çocuk için ona kaygı uyandıran bir yaşam olayı oluşmadığı süre zarfında çocuk zaten onun çocuk olduğunu
kabul edip bizden farklı olarak öncelikle kabul sunup onunla arkadaşlığına sınıf arkadaşlığına oyun arkadaşlığına devam etmeyi seçiyor biz o yüzden kendi davranışlarımızı
evet çok doğru söylediniz bir yandan da çocuk kafasıyla ilgili soru işareti oluştuğu ilk noktada da bu konuda ebeveynim ne tepki veriyor kısmına bakıyor yani sizi kopyalıyor
dolayısıyla sizin bu konuda bütün Kaygı ve olumsuz duygulara rağmen çocuğunuza model olduğunuzu hatırlamanız.
Belki bu konuda birazcık daha bilmek ve öğrenmek iyi gelebilir.
Ve yine tabii ki de çocuğunuzun size geleceği bazı sorular olacaktır.
Yani özel gereksinli birey hakkında kafasında bazı sorular oluşacaktır.
Bunları da sakinlikle yanıtlıyor olmanız gerekiyor.
Aslında biz çocuklardan tabii artık şu anki yetişen çocuklar da çok donanımlı yetişiyor.
Bir yandan işte yetişkin gibi davranışlar, paternler gösteriyorlar.
Biz bu sefer biraz işte empati kursun, işte oyuncağını ona versin, onu üzmesin gibi farklı perspektifleri de geçebiliyoruz.
Ama aslında...
Bizim kendi çocuğumuzun da çocuk olduğunu, onun oyun arkadaşı olarak seçtiği kişinin de özel gereksin birey olsa da bir çocuk olduğu kısmından bakıp hani çocuğumuza da empati kanalından da yüklenmiyor olmamız lazım.
Bu da önemli bir nokta.
Çok doğru söylediniz.
Burada bir hocam bir şey eklemek isterim.
Çünkü özellikle empati konusunda.
büyük bir yanılgı oluyor ebeveynlerde.
Şimdi yaş gruplarını siz daha iyi bilirsiniz.
Hangi dönemden nasıl bir beklenti olmalıyız ama biz genelde ben ebeveyn perspektifinden konuşuyorum.
Şimdi çocuklarımızın yaş aralığını gözden kaçırıp yetişkin gibi bir olgunluk bekliyoruz.
Git o arkadaşınla oyna ya da işte oyuncağını paylaş vesaire diye bir zorlama içerisine giriyoruz.
Aslında bu yaş çocuklara belki çok büyük bir ağır büyük oluyor.
Oysa dediğiniz gibi özel gereksinimli ya da normal gelişim gösteren ikisi de çocuk ve onlar birbirlerine bunu fark etmeden yapıyorlar.
Bizim zorlamamız da değil de aslında bizim doğal davranışlarımızı izleyip onları gözlemleyip bu empati sürecini belki besleyecek bir yol buluyorlar bizden öğrendikleriyle.
Aslında işte burada mesela şeyi söylemekte fayda var.
3-8 yaş dönemi empatinin öncülerinin gelişmekte olduğu evrediyoruz.
Biz bir çocuğun aslında tam empati kurmasını beklediğimiz yaş 10-11 yaş itibariyle aslında bekleriz.
Tabii ki çocuk o yaşa kadar empati hiç fark etmeden gelmiyor ama bunların aşamaları var.
o aşamaları henüz hazır buluşturarak tamamlamamışken bekliyor olmak da çocuğumuza haksızlık oluyor esasında.
Şimdi burada hep şu perspektifi yakalıyor olmamız lazım.
Çocuk oyun oynamayı sever, keyif aldığı yere bakar ve iletişimde, etkileşimde oynuyor muyum, gülüyor muyum, burada hoşnut muyum bunları takip eder çocuk yaşı dönemiyle
hani erken çocukluk döneminde.
Dolayısıyla Aslında özel gereksinli çocukların da bazı durumlarda işte oyun becerileri sınırlı olsa da oynayabiliyor aslında oyuna ihtiyaç duyuyor
ama nasıl yapacağını bilemiyor.
İşte birisi ona oyun için bir talepte bulunduğunda mutlu oluyor karşılık vermek istiyor.
Evet bazen sürdüremiyor ya da bazen işte tam kuralları yakalayamıyor gibi kısımlar da var ama.
Özel gereksinimli bir çocuk da aslında aynı tipik gelişen bir çocuk gibi aynı ihtiyaçlara sahip olduğunu biliyor ve hatırlıyor olmamız lazım aslında.
Ben mesela burada çocuğunuza bu noktada...
Özel gereksinli bir çocuğa pozitif ayrımcılık yapması için bir yönlendirme yapmanızdan ziyade onların doğal iletişimde nasıl keyif aldıklarını kolluyor olmanız yeterlidir diyorum.
Zaten özel gereksinli bireyin ebebeğini de çocuğunu sizler gibi parka götürdüğünde çocukların kendi arasında oynamasını, keyif almasını,
denemesini, yanılmasını, bir şeyi başarmasını ya da başaramamasını bekliyor.
Teknik olarak onun da beklentisi hani ilaveten işte parktaki bütün çocuklar koşsun ve benim çocuğumu oynatsın ve mutlu etsin gibi bir pencere zaten yok.
Benim ebeveynlerle yaptığım görüşmelerin birinde bir ebeveynim bunu söylemişti.
Burada değinmek isterim.
İşte ben oğlumu parka götürdüm işte ve ona bir çocuk top attı.
Benim çocuğum da topla ona karşılık verdi.
Ve bir süre karşılık top attılar.
Ve sonra işte kikir kikir güldüler.
Ve işte biz o an ebeveynler olarak çok mutlu olduk.
Hani bu kadar bir anekdot burada vermiş olmak istiyorum.
Çünkü zaten olması gereken bu kadardır.
Çocukların keyif almasıdır ve oyun arkadaşlığı kurmasıdır.
Tabii çok doğru dediniz.
Şimdi bu örnek de aslında bayağı bir hoşuma gitti.
Orada özel gereksinli bir ebeveynin de aslında bu gözlemi yapıyor.
Baktığınızda o örnekte de kimsenin hiçbir ebeveynin bir etkisi yok.
Çocuklar kendi başlarına karar verdiler.
Kendi başlarına oynamak istediler.
Keyif alıyorlarsa devam ettiler, almıyorlarsa bıraktılar.
Aslında bu normal gelişim gösteren bir çocukta da böyle.
Belki iki özel gereksinli çocukta da aynı şekilde yürüyor.
O yüzden aslında ebeveynlerin herhangi bir müdahalesi olmadığında çocuklar baş etmeyi belki bizden daha iyi biliyorlar diyebilir miyiz hocam?
Kesinlikle diyebiliriz.
O zaman şu şeye gelmek istiyorum.
Bu meşhur neden soruları.
Hiç bitmiyor biliyorsunuz bazı yaştan itibaren ki çok kıymetli hiç bitmesini de istemediğimiz hep dursun hep sorsunlar istediğimiz bir dönem aslında çocuklarımızda.
Şimdi diyelim ki çocuğumuz parkta okulda gördü.
Siz bundan hafifçe bahsettiğiniz zaman.
Ben biraz daha içine girmek istiyorum.
Arkadaşında bir farklı davranış gözlemledi, gördü, geldi bize sordu.
Anne baba işte farklı davranıyor bana, neden böyle davranıyor, neden konuşmuyor, neden bunu yapmıyor diye.
Burada çocuğa tabii uzatmadan anlatmak gerekiyor ama burada doğrultuğun nedir hocam?
Nasıl anlatmalıyız çocuklara bu farklılıkları?
Farklılıkları genel olarak nasıl anlatmalıyız?
Tabii özel gereksinlik çocuklarının her birinin bambaşka davranış örüntüleri var.
Kiminin öfke davranışları olabilir, kiminin bazen konuşmakta çok yeterli olmasından dolayı farklı beden hareketi örüntüleri olabilir, takıntılı davranış
patternleri var. Burada tabii çocuklar bunu anlayamadığında sormaları gerekiyor çok yerinde.
Zaten iletişiminiz iyiyse mutlaka gelip bunu soracaktır.
Bu noktada aslında biz çocuklara kendi yaş dönemine göre değişmekle birlikte aslında hepimizin güçlü ve zayıf olduğu yönler olduğunu, kimimizin daha hızlı koştuğunu, kimimizin daha
yavaş koştuğunu ya da bazen konuşurken çok hızlı cevap veren kişilerin de olduğunu ama bazılarının cevap vermek için zamanı ihtiyaç duyduğunu gibi bazı
böyle basit örneklerle güçlü ve zayıf yönlerimiz üzerinden anlatabiliriz.
Çocuklar eğer çok erken yaş dönemindeyse Kitaplardaki hayvanların farklı özelliklerinden bahsederek uyarlayabiliriz.
Sevdikleri hayvanların özelliklerinden uzun boylu olmak, kısa boylu olmak, hızlı hareket etmek, yavaş hareket etmek gibi bir sürü hayvanların davranış yöntülerinden yola çıkarak uyarlayabiliriz
onlara. Aslında ben burada şeyi de tavsiye ederim.
Mesela çocuğumuzla aile üyelerinin her birinin işte Güçlü olduğu ve yine zayıf olduğu ya da hassas olduğu şeyleri konuşmakta da fayda görüyorum.
Burada aslında nöroçeşitlilik kapsamında bir yandan da gerçekten hepimiz biriciyiz.
Hepimizin de bireysel farklılıkları var.
Sadece özel gereksinim çerçevesinde değil.
Biz insanız birbirimizi seviyoruz ama farklılıklarımız var çerçevesinde de daha geniş bir mesajda verme fırsatı bulmuş oluruz aslında eş zaman olarak bu noktada.
Onun dışında ama bu konuşmanın bağlandığı yer yine çocuğumuzda bu farklılıkları bahsettikten sonra yine sorduğu bahse geçen çocuk
için yine ama o da bir çocuk bu farklılığı olduğu halde.
Oynamayı çok seviyor. O da işte koşmayı sevebilir.
O da oyun oynamaktan çok keyif alıyor.
O da işte sohbet etmekten, bilişim kurmaktan çok hoşlanıyor şeklinde.
O yine onun çocuk olduğunu ve ortak keyif alabilecekleri bazı şeyler olabileceğini de yine öngörü olarak sunmakta fayda var ki çocuğumuz onun kafasını çok daha
iyi şekillendirebilsin.
Hocam verdiğiniz bilgiler çok değerliydi.
Çok teşekkür ederim. Bence yani umuyorum ki herkes için de dinleyen bütün ebeveynlerimiz için de aynı şekilde aydınlatıcı bir bölüm olmuştur.
Benim için hem zihnimdeki soruların cevabını bulduğum hem de böyle bir tık da içimi ferahlatan bir bölüm oldu.
Tekrardan size podcastime konuk olduğunuz için çok teşekkür ediyorum.
Ben çok teşekkür ederim böyle bir alan açtığın için Pelin.
Benim için de bu bilgilerin özellikle tipik gelişim gösteren çocukların ebeveynlerine ulaşması benim için de çok anlamlı.
Umuyorum onlar da keyifle dinlerler.
Hatta bu konuda fazladan sorusu olan ebeveynleri de yanıtlamaya gönüllüyüm.
Benimle irtibata geçebilirler.
Size başvurarak bunu yönetebiliriz.
Teşekkür ederim. Ben Nuhan Hocam'ın Instagram adresini de açıklamaya bırakırım.
Aynı zamanda her zaman çocuklar için podcast Instagram hesabından da bize ulaşabilirsiniz.
Herkesi dinlediği için çok teşekkür ediyorum.
Ve hani bugünü aslında bölümümüzü bitiriyoruz şu anda.
Ben tabii bu özel bölümü de her zaman olduğu gibi minik kerşiflerle yaptığım gibi kapatmak istiyorum.
Bir sonraki bölümde başka bir konuyu keşfetmek üzere.
merakla kalın hoşçakalın
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
