
Minicik arılar balı nasıl yapar hiç merak ettin mi?🐝
Bu bölümde çiçeklerden kovana uzanan tatlı yolculuğu, çocukların anlayacağı eğlenceli bir dille keşfediyoruz.🍯
Ekransız, keyifli ve merak uyandıran bir dinleme.
Oyun oynarken ya da arabada dinlemek için ideal.
Bizi takip etmeyi unutmayın!
Instagram: @cocuklaricinpodcast
Transkript
Şimdi keşif zamanı, burada sorular hep farklı.
Hazırsan başlıyor bu kez, çocuklar için geliyor bu podcast.
Merhaba minik keşifler ve çocuklarının her sorusuna yetişmeye çalışan sabırlı anne babalar.
Minik keşiflere hepiniz hoş geldiniz.
Ben Pelin. Bugün sizinle çok ilginizi çekeceğini düşündüğüm bir konuyu keşfe çıkıyoruz.
Size biraz tüyo vereyim.
Onlar yanımızdan vız diye geçen küçük sarı siyah çizgili dostlarımız.
Evet arılardan bahsediyorum.
Hani şu kahvaltıda ekmeğimize sürdüğümüz, kaşık kaşık yediğimiz o mis gibi tatlı balı yapan minik kahramanlar.
Hiç düşündünüz mü?
Küçücük bir arı o kadar balı nasıl yapıyor?
Gidip marketten şeker mi alıyorlar?
Yoksa çiçeklerin içinde gizli bir mutfakları mı var?
Hazırsanız doğanın en tatlı ve en çalışkan fabrikasına doğru yolculuğumuz başlıyor.
Şimdi hayal edin.
Bahar gelmiş, her yer rengarenk çiçeklerle dolmuş.
Arılar sabah erkenden uyanıyorlar ve bugün yapacak çok iş var diyerek hemen kovanlarından çıkıyorlar.
Bir çiçeğin üzerine konuyorlar.
Peki ne arıyorlar orada?
Aslında çiçeklerle aralarındaki o muazzam anlaşmanın peşindeler.
Çiçekler arılara bal yapabilmeleri için kalplerinde sakladıkları o tatlı öz suyunu yani nektarı sunuyorlar.
Arılar da uzun dillerini bir pipet gibi kullanarak bu tatlı suyu içlerine çekiyorlar.
İşte işin en ilginç sırrı burada.
Arılar bu tatlı suyun birazcık tadına bakıp karınlarını doyuruyorlar ama Asıl en büyük kısmını hemen yutup bitirmiyorlar.
Onların vücutlarında sadece bu tatlı suyu kovana taşımak için kullandıkları özel bir bölümleri var.
Bal midesi.
Bunu yanlarında taşıdıkları minik, gizli bir alışveriş çantası gibi düşünebilirsiniz.
Kendi yemeklerini midelerine gönderiyorlar.
Kovana götürüp bal yapacakları malzemeyi ise bu özel çantada biriktiriyorlar.
Arı bu çantasını doldururken çiçeğin içindeki o minicik sarı tozlar yani polenler arının tüylü bacaklarına pıt pıt yapışıveriyor.
Arı havalandığında hem çantasında tatlı öz suyunu hem de bacaklarında o sarı polenleri başka çiçeklere taşıyor.
İşte buna tozlaşma diyoruz.
Bu sayede çiçekler çoğalıyorlar, elmaların, çileklerin büyümesini sağlıyorlar.
Yani arılar kendi yemeğini toplarken farkında olmadan dünyaya kocaman bir iyilik yapıyorlar.
Peki o alışveriş çantası dolan arı kovanına dönünce ne oluyor?
İşte asıl ekip çalışması burada başlıyor.
Kovandaki arılar el ele veriyorlar.
Bir arı topladığı o tatlı öz suyunu diğer arkadaşına veriyor.
O diğeriyle paylaşıyor.
Bu su aradan araya geçerken vücutlarındaki o özel güçler sayesinde yavaş yavaş değişmeye başlıyor.
Ama bir sorun var.
Bu karışım hala çok sulu.
Bizim bildiğimiz o koyu bal gibi değil.
Arılar ne yapıyor dersiniz?
Kocaman bir vantilatörleri mi var?
Hayır. Kendi kanatları var.
Onlarca yüzlerce arı bir araya gelip kanatlarını o kadar hızlı çarpıyorlar ki kovanda müthiş bir rüzgar oluşuyor.
Bu rüzgar balın içindeki fazla suyu uçurup götürüyor ve geriye işte o bildiğimiz nefis altın sarısı bal kalıyor.
Daha sonra arılar hazırladıkları bu balı altıgen odacıklara yani peteklere saklıyor ve üzerini tertemiz bir bal mumuyla mühürlüyorlar.
Bunu kışın çiçekler uyuduğunda aç kalmamak için yapıyorlar.
Yani o petekler arıların kış boyunca ihtiyaç duyacağı enerjiyi saklayan gizli hazine sandıklarıdır aslında.
Üstelik arılar o kadar çalışkan ve üretkendirler ki kendilerine yetecek olandan çok daha fazlasını hazırlarlar.
İşte o pırıl pırıl fazladan biriken balları da bizimle paylaşırlar.
Bir gün... Sofrada siz o tatlı balı görürseniz o minik alışveriş çantalı arı dostlarımızı hatırlayın.
Çünkü bazen en küçük canlılar dünyanın en büyük işlerini başarırlar.
Şimdi size bir sorum var.
Eğer siz bir arı olsaydınız en çok hangi renk çiçeğe konup nektar içmek isterdiniz?
Güneş gibi parlayan sapsarı bir papatya ya mı yoksa mis kokulu mor bir lavanta ya mı?
İsterseniz bu soruyu anne ya da babanıza da sorun.
Bakalım onlar hangi çiçekten bal yapmak isterlermiş?
Bir sonraki bölümde başka bir gizemi keşfetmek üzere.
Merakla kalın, hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
