
Minik Kaşifler bu bölümde rotayı uzaya çeviriyor 🚀
Roketler nasıl oluyor da bu kadar ağır olmalarına rağmen gökyüzüne doğru fırlayabiliyor? Altlarından çıkan o devasa ateşler sadece bir gösteri mi, yoksa büyük bir sırrın parçası mı?
Bu bölümde çocuklarla birlikte “Etki ve Tepki” kuralını, yani bizim deyimimizle “İttirme Oyunu”nu keşfediyoruz.Kaykaydan tramboline, balondan roketlere uzanan eğlenceli örneklerle, roketlerin nasıl çalıştığını hayal ederek öğreniyoruz.
🎈 Bölüm sonunda sizi küçük bir deney bekliyor:
Bir balon gerçekten roket gibi uçabilir mi?
instagram: @cocuklaricinpodcast
Transkript
Şimdi keşif zamanı, burada sorular hep farklı.
Hazırsan başlıyor bu kez, çocuklar için geliyor bu podcast.
Merhaba minik keşifler ve çocuklarının büyümesini heyecanla izleyen sevgili ebeveynler.
Minik keşiflere hepiniz hoş geldiniz.
Ben Pelin. Bugün yerimizde duramıyoruz.
Çünkü rotamız gökyüzünün en yüksekleri, yani uzay.
Hatırlıyor musunuz uçakları anlattığımız bölümde uçakların neden uzaya çıkamadığını konuşmuştuk.
Uçaklar uçmak için dışarıdaki havaya ihtiyaç duyarlar ama uzayda hiç hava yoktur.
İşte bu yüzden uzaya çıkmak için dışarıdaki havaya ihtiyaç duymayan, kendi nefesini ve ateşini yanında taşıyan o süper güçlü roketlere ihtiyacımız var.
Peki bu dev gibi ağır mı ağır roketler?
Yer çekimine meydan okuyup nasıl havalanıyorlar?
Altlarından çıkan o kocaman ateşler aslında ne anlatıyor?
Gelin bu havalı itme gücünün sırrını beraber keşfedelim.
Hazırsanız uzay roketleri nasıl pırlar sorusunun peşine düşüyoruz ve keşif başlıyor.
Çocuklar şimdi bir roketin havalanması için aslında çok basit ama çok güçlü bir kural vardır.
Bilim insanları buna etki ve tepki diyorlar.
Ama biz buna kısaca ittirme oyunu diyebiliriz.
Şimdi o fırlatma anını düşünün.
Herkes heyecanla bekliyor ve geri sayım başlıyor.
3, 2, 1 ve işte o an.
Roketin altından devasa ateşler çıkmaya başlıyor.
Roket sanki ben çok güçlüyüm ve şimdi yıldızlara gidiyorum diye bağırıyor gibi büyük bir gürültü çıkarıyor.
O gürültü ve dumanlar aslında roketin o büyük ittirme oyunu için ne kadar çok enerji topladığını gösteriyor.
Bu kavramı anlamak için hemen bir hayal kuralım.
Altınızda bir kaykay olduğunu ve önünüzde de bir arkadaşınızın durduğunu düşünün.
Arkadaşınızı ellerinizle yavaşça ittirirseniz sadece arkadaşınız ileri gitmez.
Siz de kaykayınızla beraber geriye doğru gidersiniz.
Siz onu ittirdiğinizde o da fark etmeden sizi öbür tarafa ittirmiş olur.
Ya da başka bir örnekle bir trambolinin üzerinde zıpladığınızı düşünün.
Siz bacaklarınızla trambolini aşağıya doğru ne kadar sert ittirirseniz, trambolin de sizi o kadar yükseğe yani yukarıya doğru fırlatır.
İşte dev roketler de tam olarak bunu yapıyor.
Roketlerin içindeki motorlar, Çok güçlü bir yakıt yakarak aşağıya doğru inanılmaz bir hızla ateş ve gaz püskürtür.
Roket o ateşi aşağıya doğru o kadar sert bir şekilde itirir ki aşağıya giden o devasa güç roketi tam tersi yöne yani yukarıya doğru teper.
Yani ateş aşağıya kaçtıkça roket gökyüzüne doğru tırmanır.
Ne kadar çok ateş aşağıya püskürürse roket o kadar hızlı ve yükseğe çıkar.
Yani çocuklar, roketlerin o gürültülü ateşleri aslında sadece ışık saçmak için değil, içlerindeki o devasa ateşi ve gazı büyük bir güçle aşağıya doğru fırlatmak
içindir. Roket o ateşi aşağıya ne kadar sert iterse, ateş de roketi o kadar güçlü bir şekilde yukarıya doğru fırlatır.
Şimdi size harika bir merak sorusu.
Acaba elinizdeki bir balonu şişirip, Ağzını bağlamadan serbest bıraksanız o balonun bir roket gibi odanın içinde uçmasının sebebi de bu itirme oyunu olabilir mi?
Cevaplarınızı ve balon deneylerinizi heyecanla bekliyorum.
Bir sonraki bölümde başka bir sırrı çözmek üzere.
Merakla kalın, hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
