
Hapşırıklar, akan burun ve bitmeyen yorgunluk… Peki hasta olduğumuzda vücudumuzun içinde neler oluyor?
Bu bölümde mikropların vücudumuza nasıl girdiğini, akyuvarların nasıl savaştığını ve ateşimizin neden çıktığını keşfediyoruz. Ayrıca bağışıklık sistemimizi güçlendiren yiyeceklerden de bahsediyoruz.
Minik kaşifler için bölüm sonunda küçük bir soru da var. Bakalım akyuvar askerlerine siz hangi yardım paketini gönderirdiniz? 🍊🥦🥚
Takip etmeyi unutmayın!
Instagram: @cocuklaricinpodcast
E-mail:cocuklaricinpodcast@gmail.com
Transkript
Şimdi keşif zamanı, burada sorular hep farklı.
Hazırsan başlıyor bu kez, çocuklar için geliyor bu podcast.
Merhaba minik keşifler ve her hapşırıktan sonra eyvah yoksa hastalık mı geliyor diye endişelenip önlem almaya başlayan sevgili ebeveynler.
Minik keşiflere hepiniz hoş geldiniz.
Ben Pelin. Kış bitip bahar yaklaşırken özellikle soğuk aylarda başımızda çokça gelen bir olayı konuşacağız bugün.
Hani biraz halsiz hissettiğimiz, burnumuzun akıp uykumuzun geldiği o günler var ya, işte tam onları.
Hepimizin başına ara ara gelmiştir.
Bazen kendimizi çok yorgun hissederiz.
Mesela en sevdiğimiz oyunu bile oynamak istemeyiz.
İşte o anlarda vücudumuzun içinde aslında inanılmaz bir hareketlilik olur.
Bu yüzden bugün hasta olunca vücudumuzda ne olur sorusunun peşine düşüyoruz ve vücudumuzun o muazzam savunma hattını keşfediyoruz.
Hazırsanız keşif başlıyor.
Her şey biz hiç fark etmeden bir bakterinin ya da virüsün vücudumuza sızmasıyla başlar.
Vücudumuz aslında çok güçlü bir kale gibidir.
Bu kalenin içinde devriye gezen, her şeyi kontrol eden askerler vardır.
Onların adı ak yuvarlar yani beyaz kan hücreleri.
Ak yuvarlar kanımızın içinde durmadan dolaşır ve kaleye giren bir yabancı gördükleri an dur bakalım sen buralı değilsin diyerek hemen alarma geçerler ve vücudumuzu korumak için savunmaya
başlarlar. Peki bu savunma başladığında biz neden kendimizi yorgun hissederiz?
Neden kolumuzu bile kaldıracak halimiz kalmaz?
İşte bunun çok mantıklı bir sebebi var çocuklar.
Vücudumuzdaki enerji sınırsız değildir.
Bir mikropla karşılaştığında vücudumuz sahip olduğu tüm enerjiyi, tüm gücü o mikrobu yenmek için kullanır.
Yani enerjisini oyun oynamaya ya da koşmaya değil o mikrobu kaleden atmaya harcar.
Bu yüzden canımız hiçbir şey yapmak istemez.
Sadece dinlenmek isteriz.
Dinlendiğimizde vücudumuz teşekkür ederim, şimdi tüm gücümle seni savunabilirim der.
Peki ya o meşhur ateşimiz neden çıkar?
Ateş aslında bir arsa değil, vücudumuzun harika bir yardımcısıdır.
Ak yuvarlar mikropları etkisiz hale getirmek için beynimize burayı biraz ısıt diye sinyal gönderir.
Çünkü çoğu mikrop sıcakta yaşayamaz ve çoğalamaz.
Yani ateşimiz çıktığında aslında vücudumuz mikropları kaleden uzaklaştırmaya çalışıyordur.
Tüm bunlar olurken ak yuvarlar çok özel bir şey daha yapar.
Antikor üretir.
Antikorlar o mikroba özel üretilmiş kilitler gibidir.
Mikrobu yakalar, işaretler ve bir daha asla unutmazlar.
Diyelim ki aynı virüs aylar sonra tekrar kaleye girmeye çalıştı.
Ak yuvarlar onu hemen tanır.
Biz bu misafiri tanıyoruz ve geçen sefer nasıl yendiğimizi hatırlıyoruz derler.
Ve biz aslında hasta olduğumuzu bile anlamadan onu dışarı atarlar.
İşte bu yüzden bazı hastalıkları sadece bir kez geçiririz.
Çünkü vücudumuz artık o mikrobun şifresini çözmüştür.
Peki biz bu kahraman askerlerimizi yani ak yuvarlarımızı nasıl daha güçlü yapabiliriz?
Onların vücudumuzu daha kolay savunmaları için ne tür yardımlar gönderebiliriz?
Askerlerimizin en sevdiği yakıt protein ve vitaminlerdir.
Yumurta, et, süt ürünleri tüketmek yeni ak yuvar askerlerinin üretilmesini sağlar.
Rengarenk sebzeler, özellikle C vitamini deposu olan meyveler ise askerlerimizin kalkanlarını güçlendirir.
Onlara diğer büyük bir iyilik ise uykudur.
Biz uyurken ak yuvarlar en verimli şekilde çalışır ve kaleyi tamir ederler.
Yani çocuklar hasta olmak bazen vücudumuzun antrenman yapması ve savunma sistemini geliştirmesi demektir.
Biz askerlerimize iyi bakarsak onlar da kalemizi her zaman korumaya hazır olurlar.
Şimdi size bir sorum var.
Eğer bugün vücudunuzdaki o kahraman ak yuvar askerlerine bir yardım paketi göndermek isteseydiniz, içine en çok hangi sağlıklı yiyeceği koymak isterdiniz?
Belki sulu bir portakal ya da güç veren bir yumurta.
Belki de yemyeşil sağlıklı bir brokoli.
Cevaplarınızı bekliyorum.
Yeni bir bölümde farklı bir soruyu keşfetmek üzere.
Merakla kalın, hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
