
Biraz Anlatır Mısın? I Derev Clara Kösedağ I Declara Kurucusu
19 Nisan 2026 · 33 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Meld Club’ın videocast serisi “Biraz Anlatır mısın?” dördüncü bölümüyle yayında.
Meld Club kurucuları Müge Bezgin ve Zeynep Eliçin soruyor, Declara Kurucusu Derev Clara Kösedağ olduğu gibi anlatıyor.
ALokal katkılarıyla çekilmiştir.
İletişim: info@podcastbpt.com
Meld Club üye formu için tıklayınız.
Bu içerikte adı geçen markalar ve ürünler, herhangi bir ticari iş birliği, sponsorluk veya reklam anlaşması kapsamında değildir.
Transkript
Bugün ne giydim, bugün ne yedim değil de hani ne yapıyorsunuz, vahellalar modunu seveyim yani.
O bağ kurma. Kamerayı koyuyor ve biz kahvaltı ediyoruz orada.
Ve kahvaltında her şeyde bir olay var.
Daha süslü bir kız çocuğuydum diyeyim.
Tutku. Aynen. Aa ben niye unutuyorum?
Şey sanki her gün İngilizce konuşuyorum.
Hani ben böyle yaşlanana kadar orada olmak istiyorum.
İnşallah Instagram hep öyle devam eder.
Senin de çocukların işte seni çekerler.
İnşallah aynen. O Esnaf abilerle tekstil de, çay içme.
Evet evet. influencer olabilir, herkes tasarımcı olabilir, herkes her şey olabilir.
Merhaba, Mad Club Biraz Anlatır Mısın podcast serisine hoş geldiniz.
Ben Müge. Ben Zeynep.
Bugün konuğumuz Derev, Clara, Köse Dağ.
Hoş geldin. Hoş bulduk.
Derev çok enerjiksin.
Öncelikle kamerada nasılsa ki çok izliyorum videolarını falan.
Çok teşekkür ediyorum. Orada ne hissediyorsam şimdi de aynısını hissediyorum.
Çok sevindim. Şu an birazcık yorgun olmuş olabilirim ama Biz hissetmiyoruz.
Belki sen de hissediyorsun ama o enerjin geçiyor.
Koç. Ben de koç. Ne zaman Nisan?
16 Nisan. 16 Nisan.
Teşekkür ediyorum. Bugün hem böyle biraz seni tanımak istiyoruz ama biraz da böyle girişimcilik tarafında da neler yapıyorsun?
Çünkü çok güzel bir markan var sıfırdan kurduğun.
Rengarenk. Deklara ismini de söylüyor.
Bambaşka bir dünya.
Bizim için çok farklı bir sektör.
Ben teknoloji tarafında bir girişimciyim.
İşte Zeynep de keza öyle.
Senin sektörün çok da farklı ve eğlenceli gözüküyor.
Biraz işte o işin arka perdesini gerçekten bu kadar zevkli mi?
Zorlukları ne? nasıl hayata geçti onu da birazcık konuşmak istiyoruz.
Deyip böyle şeyi sormak istiyorum.
Deklarayı nasıl kurmaya karar verdin?
Evet. Deklara benim aslında öncelikle bir de ben şunu söyleyeyim.
Ben teşekkür ediyorum beni davet ettiğiniz için.
Böyle girişimci kadınları desteklemeyi keza ben de girişimci olduğum için çok seviyorum ve buna önem gösteriyorum.
O yüzden de burada olduğum için çok mutluyum ben de.
Umarım keyif alırsınız karşılıklı.
Deklara benim bebeğim yani hani nasıl ki bir anne çocuğunu doğumundan...
ilk adımından, ikinci konuşmasından vs.
büyütüyorsa deklarada birazcık öyle bir yolculuk.
Hala bebek benim için.
Çünkü moda çok fazla hırsın bir arada olduğu, çok fazla çalışmak, çok fazla çalışmamız gereken.
Rekabet de var. Sadece evet rekabet aynen kelimeyi öğrendim.
Ben sana yardım ettim.
Onun bir arada olduğu ve açıkçası çok fazla passion yani şey.
Tutku. Aynen. Aa ben niye unutuyorum?
Şey sanki her gün İngilizce konuşuyorum.
Tutkuyu bir arada getiren bir süreç açıkçası.
Her iş böyle girişirken.
Ama benim açıkçası küçükken böyle bir annemle beraber yok dikiş makineleriyle büyüdüm elbiseler gibi bir şey değil diyecektim tam.
Onu da soracaktım sana.
Hani genelde böyle evet hani boyalarla büyüyüm, sanatla büyüdüm gibi değil ama hakikaten her zaman renkliliği, bu renkli dünyayı ya da hani kıyafetlerimi giydiğimde tercih ederken hani daha süslü bir kız çocuğuydum diyeyim.
Ve her zaman böyle bir şeyleri yaratmayı seviyordum ama bunun bir kıyafet veya bir koleksiyon, bir marka olacağını hiç düşünmüyordum.
Zaten küçükken bunu düşünemeyiz.
Hepimizin kafasında mimar olacağım, doktor olacağım.
Hani hep böyle bir bildiğimiz ve...
Dolgunlukta kulaktan kulağa hani ne duyuyorsak onu olduğumuz bir çocukluk bence hepimizin.
Ama ben böyle bir araba yolculuğunda hani Narod benim zaten Narod ve Sibil ve Gara 3 ve Alek 4 kardeş olarak görüyorum hepimizi ama hani Narod'u söyleyeyim.
Hani bir gün bir araba yolculuğunda lise 1'deydim galiba.
Sen ne yapacaksın hani ne yapmak istiyorsun dediğinde ben böyle bir duraksadım.
Bilmem mimar falan herhalde gibi çünkü böyle resim yapmayı çok iyi yapamasam da seviyordum ya ona bir ilgim vardı.
O da anladım hani neden mimarlık deyince bir cevabı olmadığını fark ettim.
Sonra sen acaba moda tasarımı mı okusan, tasarımcı mı olsan gibi böyle bir attı ve ben o gün bence de deyip hani hiç sorgulamadan hani başka da bir yola çıkmadan nasıl tasarımcı olabilirim, bununla ilgili nasıl bir
yol çizebilirim hayatında buna şey yapmaya başladım.
Ve bu yolda tabii ki bir çizim yeteneği gerekiyor.
Ama ben küçüklükten beri ne bileyim bir dikiş makinesiyle büyümedim.
Hani hep onu duyduk ya tasarımcılarda ve hani şu an dünya markalarının geçmişi bile ona dayanır.
Çocukluktan geldi falan gibi. Aynen.
Tam olarak ona değinecek. Bir yeteneğin vardı da modaya mı gitti değil.
Ben çöp adam çizemiyordum yani.
Ben çıkıyorum yolda hallederim falan gibi. Ama bence ruhunu yansıtmasın.
Çünkü hep benim gözümde bence...
izleyenlerin de gözünde sen böyle renkli hareket gibi.
Evet. Cıvıl cıvıl.
Cıvıl cıvılsın. Evet.
Ya senin böyle ben mesela karakterin bence yansıması dışarıdan gördüğüm tek düze bir şeyle siyahla görmezdim yani.
Şaşırırdım. Ama tam markan sen olmuş.
Evet. Marka gerçekten hani yola çıktıktan sonra beni yansıttı yani.
Hani o başta dediğim gibi bir yeteneğimin olmaması yani öyle gerçekten bu bir gerçek.
Hani bir çizim yeteneğim yoktu.
Bir öğretmenle tanıştım ben.
bu yolda. Piraye Hoca.
Kendisi dedi ki sana bir ufak bir sınav yapacağım.
Eğer onu yapabilirsen bu yola çıkabiliriz.
Yoksa hani sen moda işletme o tarz yollarda yürü.
Ben de o sınava olduktan sonra böyle panik içinde evdeyim yapamadım kesin gibi bir algıdaydım yani.
Sonra aradı dedi ki yani sen bu yola gireceksin.
Sen ben baştan her şeyi öğreteceğim.
Ve öyle bir başlangıcımız oldu öyle söyleyeyim.
Kaç yaşındaydın o dönem?
Lise 1'di. Çok erken.
Aynen lise 1'di. Daha küçüktüm yani.
Peki böyle genelde modaya geçiş mesela liseden mi olmalı?
Yok. Pardon. Lise 2'ydi.
Özür diliyorum. Lise 2'ydi.
Lise 2'nin sonlarına doğruydu.
Lise 3 ve 4'te ben tamamen çizimi baştan öğrendim.
Her hafta sonum. Hani hocayla beraber.
Kalemi tutmaktan boyalara kadar.
Ya şeyi demek istiyorum. Yani çizim için doğuştan bence değil.
Yolda da öğrenilebilecek bir şey.
Ve moda tasarımcısı olmak için sadece çizim değil.
Hani kreatifliğin. Hani o dünyayı nasıl yansıtabilirsin.
Biraz o önemli. Hani çok kulaktan kulağı böyle kesin.
Çizimin yoksa yoksun. Bu yola da çıkamazsın gibi bir algı var.
Bunu kırın. Bu yok.
Buradan mesajımız olsun. Evet kesinlikle.
Ben hiç bilmiyordum çünkü.
Şimdi nasıl gidiyor? Marka eminim çok önünde hayallerin vardır.
Her gün öyle oluyor. Hiç bitmiyor.
Evet. Ya bence o güzel.
Nasıl ki hani şu an siz de bir hayal kurdunuz ve bunun peşindesiniz.
O hayalim oldu bitti tamam şimdi oldum olmuyor hiçbir zaman.
Çünkü yolda karşınıza tökezleyebiliyorsunuz, gerileyebiliyorsunuz, yükselebiliyorsunuz.
Hani bu böyle çok bir bebeğin dediğim gibi büyüme yolu gibi.
Ha bu yolculuk hani 5 sene oldu.
oldu bu arada. Hani kısa bir süre de değil.
Kimi zaman tam hayalimdeki gibi gitti kimi zaman bazen hayalimdeki gibi gitmedi ama genele baktığımızda gerçekten hani bir dünya kurduğuma inanıyorum.
Bu dünyaya da inanan çok fazla insan var ve bunlar da müşterilerimiz tabii ki ve onun haricinde müşterimiz olmasa bile beni takip edenler işte tarzına uyusun uyumasın bu dünyaya entegre olabilen bir sürü bir grup oldu açıkçası.
Bu çok güzel bir şey çünkü önemli olan markayı kurduktan sonra bunun devamlılığını o anlamda getirebilmek.
Yani müşterisi seninle tanışıyor ama devam ediyor mu senden alışveriş yapmaya?
Veya senin yeni sezonunu heyecanla bekliyor mu?
O hikayeye dahil olmak istiyor mu?
Bunda zaten hani... Biz de tanıştıktan sonra tekrar bir alışveriş yaparak tekrar mesela showroomumuz vardı bizim bir 3 sene kadar.
Şimdi böyle bir ofis hayatına geçtik.
Oraya kapandınız. Orayı kapadık aynen.
Şimdi böyle atölyemiz, ofisimiz hani hepsi bir arada olan bir şey kurduk.
Ve full online. Full online çünkü daha çok yurt dışına yöneldiğimiz, daha çok globale yöneldiğimiz ve şu anda mesela yeni bir update olarak ilk de burada söyleyeyim.
Mesela bir Prentam'a girmek istiyorduk uzun zamandır.
Prentam'ın doğa ayağında hani...
Biz şu anda ve böyle birazcık orayı yakalarken hani burada bir mağaza bizi zorladı açıkçası.
Derev şunu da sormak istiyorum. Çünkü sen yurt dışında okudun.
Evet. Oradaki pazara da hakimsin özellikle işte bu sektör için.
New York'ta okudum. Türkiye'de bir marka kurmakla sence globalde bir marka kurmanın farkı ne?
Avantaj dezavantaj değerlendirebilirsin.
Yani şöyle alayım soruyu hani şey mi?
Burada kurmaktansa orada mı kurmak nasıl olurdu?
Farkı ne? Çünkü zor bir sektör ya dediğin gibi.
Evet. Ya şöyle bence ülkemizde kurmak bunu daha kolay bizler için.
Çünkü işin mutfağına daha çok kolay hakim olabiliyorsun.
Hani yurt dışında benim...
açıkçası yabancı arkadaşlarım beraber okuduğumuz hani Türkiye pazarından üreticiler isteyip hani nasıl gelip sizde üretebiliriz diye.
Burası talep görüyordu yani.
Bence burası üretim olarak. Evet ama açıkçası mesela Deklaro'nun o dünyasını ben daha özgüce yurt dışında rahatlıkla sunabiliyorum ve orada biz 3-4 senedir Paris'te her sene showroom'da
yer alıyoruz. Hani oradaki tabii ki burada çok güzel bir kemik kitlemiz var ama bizim globale açılmak istememizin sebebi dünyamızı daha rahat ve daha kolay yansıtabileceğimizi düşünmem.
Çünkü burada risk alabilmek biraz daha zor oluyor.
Hani dünyayı yansıtırken insanlar tabii ki bunu anlıyor ama daha çekiniyoruz yani hani alternatif tipleri olmak için.
Biraz öyle ama açıkçası yurdum insanı ve burada hani sizlerin üzerinde görmek bambaşka bir duygu benim için.
O yüzden her zaman ülkemizde hizmet etmek ve burada olmak gayemiz.
Biz de ziyaret edeceğiz siteyi.
Yani evet ama gerçekten.
O esnaf abilerle tekstil deyince.
Gidiyor musun o şeylere falan?
Az önce şey dedin ya.
Aslında tam da bu konu.
Yani girişimcilik birazcık yanlış anlaşılıyor.
Herkes senin son şeyini görüyor.
Son ürününü, son malzemeyi.
Showroom'da işte o havalı yürüdüğünü görüyor.
Ürünlerini görüyor falan.
Arka plan. tökezliyoruz neler oluyor işte gidiyorsun bir sürü insanla esnafla konuşuyorsun vesaire.
Şunu sorayım girişimcilik sence gözüktüğü kadar cool mu senin tarafından?
Ya değil çünkü şöyle zaten işin en son noktasına gelene kadar senin dediğin gibi arkada o kadar çok bir savaş oluyor ki aslında bence bu işin mutfağı çok zor ve çok da önemli yani hani bir tasarımcı
olmak sadece çizmek ve hani hadi bunu üretelim değil zaten işin mutfağını bilenlerin bu yola çıkmasını öneririm çünkü yolda gerçekten tökezlersin.
Yanlış yola taparsın.
Hani hem atölyelerle aşırı neşir olmak hem işin o kumaşçılar, o Eminönü, işte Merter, oralar yani oralar mutfakları çünkü hani gidip arga yaptığımız yerler.
Tek tek bakıyorsun değil mi onlara?
Baktın yani zamanında.
Onu sen yapmazsan hiç kimse yapamaz.
Tabii ki de bu bir ekip işi.
Tabii ki çok tatlı bir ekibimiz var ve herkes çok kıymetli ve olay ekiple ilerliyor.
Yani hiç kimse tek başına bir harikalar yaratmıyor.
Ama işin içinde işin başında durabilecekseniz hani bu işin devamlılığı geliyor bence ve mutfağında olmak istiyorsanız hani günün sonunda hadi yapalım giysin herkes.
Biz de görelim değil de o sürece zaten tanık.
olmak bence heyecan verici yani.
Bence sen şunu çok güzel yapabildin.
Benim dışarıdan gördüğüm.
Ben Derev'le Deklara'yı çok meçliyorum.
Yani sen bazı markaları görürsün.
Özellikle son dönemde çok marka kuran, girişim çıkaran çok oldu.
Ama o yok olup gidiyor bir yerde.
Zombileşiyor. Ama Reklare bizim için derev eşit.
Senin o markayı sahiplendiğin ama çok altın çizdiğin bence çok reklam reklam da sosyal medyalarında göstermediğin bir yerde.
Öyle yapmıyorum. O çok güzel.
Çok doğal organik akışında gelişiyor.
Ya şöyle tabii ki de ben şunu da söyleyeyim.
Aynı anda influencer olduğum için o iki işi aynı anda yapmak da bu arada hiç kolay değil.
O soruyu da belki soracaktınız bilmiyorum.
Besliyor mu birbirini? Onu merak ediyorum.
Çok besliyor tabii ki ama bir yandan da kezlediğim oluyor.
Çünkü ben başka iki farklı mesai harcıyorum ve hiçbir şey o dışarıdan göründüğü gibi değil ya.
Ben bu arada sosyal medya ve influencer tarafını tabii ki işim ama bir yandan da gerçekten düşünmeden paylaştığım için bir şeyleri yani bir hesap yapmıyorum.
Onu koyduğumda bunu mu koysaydım?
Düşünmeden yapıyorum. O konuda rahatım.
Belki defalarca çekiyor olsam kendimi ya da kendime barışık olmasam hani her halim yayınlamaya okey olmasam belki ona çok mesai harcayacağım ve onu yapamayacağım.
Hani güzel dengeleyebiliyorum en azından.
Kimi zaman onu şaşabilsem de.
Ama kesinlikle kendini çok güzel besliyor ve hani doğal akışında zaten sonuç olarak hani ben giydiğimde müşteriler veya insanlar bunu görüyor ve hani ürünü nasıl gör...
durduğunu, o yolda nasıl ilerlediğimi görüyorlar.
Aslında ben daha çok backstage daha çok bu işi mutfağını paylaşmak istiyorum ama hani daha oraya gelemedim.
Hep bir yapacağım diyor.
Çok güzel olur. Çok da ilham verici olur.
Çünkü genç kızlara da ilham verici olur.
Biz de severek izleriz.
Ben de merak ediyorum. Evet yani onu sadece o an yaparken hani onu yapamıyorum yani.
Onun için farklı bir mesai harcamam lazım.
Peki. Bekliyoruz. Totele çok değişkendir biliyorum ama.
Totele vurduğunda genellikle yüzde kaça kaç influencerlık Ve girişimcilik tarafına hakim.
Zamanını alıyor. Güzel bir soru.
Cevabını şöyle bilmiyorum çünkü dekları her günümde.
Ama o da her günümde zaten.
Eşit de diyebilirim ya. Her gün story atıyor musun?
Efendim? Her gün story atıyor musun?
Yani şöyle böyle bir iki gün canım çekmeyince bir yok oluyorum ama o çok az oluyor.
Hemen böyle bir şey oluyorlar.
Neredesin anne ne oluyor gibi.
Çünkü onlara o hakkı veriyorum zaten ben.
Yani o iletişimi kurdum.
Ben de onu seviyorum. Yani hani bugün ne giydim bugün ne yedim değil de hani ne yapıyorsunuz vahellalar modunu seviyorum yani.
Oba kurma. Evet.
Arkadaş gibi oluyorsun aslında bir noktada.
Evet zaten o yüzden mesela şey bir yerden söylemiyorum ama mesela karşılaştığımda takipçilerimle normal hani Derev aa naber gibi geldiğinde ben zaten acaba tanıyor muyum da şu an gibi bir şeyim oluyor çünkü zaten onlara o rahatlığı veriyor.
Bence o çok güzel bir şey.
Yani Derev'i gördüğünde bence çok şey gelir.
Ulaşılamaz değilim yani. Evet.
Direkt gelirsin yanına ve Derev inanılmaz enerjiksin.
Ben senin her videonu gördüğümde o kadar böyle şey.
Ben de bir enerji doladım.
Değişik bir enerjin geçiyor.
Gerçekten o var. Şunu merak ediyorum ama yani bu enerji hiç tükenmiyor mu?
Yoksa bunu göstermiyor musun?
Çünkü bir noktada tükeniyor. Hani ben de çok hareketli.
Her haftam hareketlidir benim de ama.
Hani sende mesela bu kadar enerjik olup hiç tükenmediğin bir noktada mısın?
Bunu yapabiliyorsan senden tavsiye isteyelim.
Tükeniyorum. Hiç böyle kabuğuna çekilip dinlendi.
diyeyim bir şey ya da seni motive eden bir şey ne var mesela?
Onu yapmam la. Ben kendi kabuğuma çekileyim ve biraz kendimle olayım.
Me time'ı çok yapmıyorum.
O beni çok yoruyor. Onu yapmam gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü şarj olamıyorum ya.
Oluyorum da hani ne bileyim insanlarla oluyorum.
Sosyallikle oluyorum. Ya da hani yine bir şey yaparak oluyorum ama bazen mesela belki bunun acısı 5 ay sonra çıkıyor ama biraz sert çıkıyor.
Hani ya hastalanıyorum ya işte enerjim olmuyor.
Onu da belki çok o tarafı göstermiyorum.
Gösterdiğim oldu. Gösterdikten sonraki o enerji beni daha da aşağı çekti.
Hani ben çok kötüyüm ve şu an enerjim yok gibi bir hali gösterdiğimde.
Daha da kötü oldu. Yani o evet benim gerçek şeyim.
Hani bunu mesela mutsuzken mutluymuş gibi yapmıyorum.
Direkt hiçbir şey yapmıyorum. Ama hani mutsuzluğumu göstermek böyle bir daha da o enerji olarak çektiğini.
Yayıyor değil mi? O yorumları etkiliyor mu sana?
Yalan söyleyeyim diyorum etkiliyor.
Yani hani etkilemiyor diyene de çok ben kendimi etkilemezdim diye düşünüyordum.
Çünkü ben çok diyorum hani biraz kendimle barışık bir insanım.
Özellikle işte böyle bir kilo bir dönemim oldu yani hala da işte vermeye çalıştığım bir dönemdeyim.
Hani o bir ara böyle bir gerçekten en kilolu dönemime gelmiştim hayatımda.
Ve açıkçası sosyal medyada bunu gerçekten acımasızca hani ellerine telefonla...
Klavyeyi alıp sana sonsuz bir aşağılama ve hani karşı tarafın ne hissettiğini düşünmeden bir klavye delikanlılığı mı deniyor ona?
Hani bunu yapabilen çok... Düşünmeden.
Hem cinslerimize çok denk geldim diyeyim.
O yolda böyle bir sanki çok etkilendiğim oldu yani.
Küçük çaplı bir depresyon demeyeyim ama depresyona sokacak kadar değil ama böyle bir bence içime içime işledi o.
Farklı yerlerde çıkıyordu.
Ve bunu da dile getirdim zaten yani.
Ama ne kadar getirseniz de bu insanlar hani yapmaya devam edecekler.
Her anını her şeyini paylaşmak zorunda değilsin zaten.
Çok zayıf olsan da şey yapacaklar.
Onun öyle bir sınırı yokken.
Herkes her şeyi konuşuyor. Yani ben o halimle barışık olduğunu zannediyordum.
Aslında belki de değilmişim falan. Hani böyle bir git gel gel yaşadığım bir dönem oldu.
Ama şey diyorum yani o gün öyleydim.
Şu an böyleyim yarın yine öyle olabilirim.
O yüzden o insanların o yorumlarını biraz çok kahle almamaya çalıştım.
Hiç düşünmeden kendi yolunda devam edeceğim bir süreç oldu.
Yani evet çabalıyorsun. Dere hayırlı olsun bu arada.
Teşekkür ediyorum çok teşekkür ederim.
Tarih söyleyebiliyor muyuz yoksa?
Yok. Daha söyleyemiyor.
Belli ama yok şu an şey yapmak istemiyorum onu.
Anladım. Şeyden değil yani ay gibi değil zaten belli olacak ama şu an çok istemiyorum.
Dere o süreçte çok yorucu.
Evet o da var. Şimdi hayatın yeni bir dönümüne geçiyorsun.
Yani çok onu dedim yani.
Mesela o backstage'leri çekmek istiyorum ama şu an seneye dedim.
Onun sebebi de şu. O kadar detaycı bir insanım ki işimden dolayı.
Hani istemesi, nişanı hani çok böyle bayağı işte bekarlığa veda yapmak istiyorum vesaire.
Böyle insanlar da bir bekliyor.
Yani çevremizden bahsediyorum.
Arkadaşlarım vesaire. Hani o yüzden böyle bir şey oluyor.
Hani güzel yapmak istiyorum.
En güzel şekilde. Önemli olan eğlenmek bu arada.
Ama detaycı bir insan olduğum için işimden dolayı böyle şeyim.
Nasıl olacak? Ne olacak? Çok zaman ayırıyorsun.
zaman da ev işleri falan. Baya bir hayatın değişiyor yani.
Ben başka bir seneydi benim için bu arada.
Senin bence ne kadar bir samimi profil çizdiğini ben bir şöyle duydum.
Senin teklifi aldığından sonra reaksiyonun insanlara o kadar geçmiş ki.
Evet gerçekten. Görmedim. Ve herkes.
Ağladım sadece. Ama herkes şunu konuştu.
Gerçekten çok gerçek bu kız.
Yani şeydi orada birkaç tane şey de vardı.
Kesin biliyordun ve hani bilerek ağladın falan.
Abi Ama bilerek bu kadar ağlayıp.
Bence öyle demediler. Çoto gibi oyuncu olman lazım.
Çok inanmışlar. Evet yani o işi de yapabilirim eğer öyle olsa.
Ya gerçekten şeydi o.
Ben her zaman böyle bir çok uzandırılır bir ilişkim var zaten yani.
Hani on senedir. On bir sene oldu.
Bayağı olmuş. Bayağı evet.
Ama hani ben böyle hiç bekleyen ve bilmiyorum belki de çok özgürlüğüne düşkün.
Hani zaten olur bir gün.
Hani hiçbir zaman o yaşlara geldiğime inanmamıştım açıkçası.
Ben arkadaşlarım sorduğunda da bilmem ki diyordum.
Gerçekten beklemiyordum.
O yüzden de orada hani özellikle de zaten en yakın arkadaşlarımın doğum günündeydik.
Siman'ın doğum günü için gitmiştik oraya ve hani hiç beklemediğim için reaksiyonum ultra oldu.
Hani Rudy de şoka girdi biraz.
Okey şaşacağımı bekliyordu ama bu kadar yerden yere atmalar kendini...
Bir noktada bekliyorsundur eminim.
Ya evet hani hayatını birleştirmek istediğim kişi olduğunu biliyordum ama hani o anda o beklemediğim bir anda olunca ki inşallah herkes öyle olur.
İnşallah ayrı bir podcast'ta da Derev'den şeyi alalım.
Uzun ilişkisi. Yani gerçekten hiç kolay değil bence.
Biz çok uzun sürede long distance yapmış bir çift olarak.
Evet evet biz 5 sene falan long distance yaptık yani.
Ve yani New York, Viyana, İstanbul gibi.
Kolay değil. Ama bence önemli olan hani şey derler ya anne babaların lafı o biraz ama.
Herkes iki farklı insan geri gelme zıt karakterler olduğu için geçinemediği çok nokta oluyor.
Geçinmeye gönlünün olması lazım yani bir şeyleri.
O yüzden o süreç öyle akıp gidiyor yani.
Ve tabii ki de saygı ve sevgi.
olunca. Aynen öyle. Toksiklik ya ben hiç toksik bir insan değilim.
O yüzden de bence ilişkide toksiklik olmayınca bir şekilde oluyor yani.
Peki de şimdi Türkiye'den globale, bu çok hızlı bir geçiş yaptım.
Onu ayrıca o uzun uzun ilişki konuşuyor.
Orada derdimiz çok çok.
Şimdi Türkiye'den globale çok güzel bir marka çıkarıyorsun.
Gurur duyuyoruz gerçekten seninle.
Çok da bu aslında senin güçlü bir karakter olduğunu gösteriyor.
Hayallerinin peşinden giden bir karakter olduğunu gösteriyor.
Bunun temelinde yetiştiğin çevre çok çok önemli.
bence ve ben senin annene teyzene hayranım ya sizden önce onları tanıyor olabilirim zaten hani annemi baya Yolda görsem gidip sarılacağım ya.
O kadar güzel konuşuyorlar.
O kadar güzel tavsiyeler veriyorlar ki.
Ve eminim sizin büyümenizde ve karakterinizin son olarak bu olmasında çok fazla bir etkisi olmuştur diye düşünüyorum.
Nasıl bir şeydi onlarla? Eminim çok güzel bir şeydir ama biraz da senden dinleyelim.
Bu bence beni ben yapan.
Yani gerçekten hani evet annelerimiz babalarımız hepimiz için çok kıymetli ama hani benim annemle babam hani ikisini de söyleyeyim ve kardeşim.
Hani aile aslında anneanneler dedeler.
Yani herkesi sayabilirim kuzenler ama anne tabii ki bir başrol oynuyor.
Çünkü hem benim ben olmamda bir kere hep destek.
Yani şöyle çok enerjik bir kadın.
Yani bazen şey oluyorum hiç mi hani poker face yok kadının yani.
Hiç daha henüz bu yaşıma geldiğim 28 yaşındayım.
Kardeşim de 22 yaşında işte söylediğim gibi.
Hiç daha kadının negatiften beslenip üzülüp de şöyle bir oturduğunu görmedim.
Maşallah. Yani böyle hep çünkü o bana hep şey dedi.
Ben dedi yani bu yolu seçtim.
Ben böyle bir yazım bir video paylaştım.
Onun böyle bir arkadaşlarıma böyle bir akıl verdiği çok doğal bir anda o.
Hatta gerçekten izlemenizi öneririm.
O video çok kişinin hayatına dokunmuş.
Bunu ben böyle bana yazdıkları mesajlarla gördüm.
Biraz anlatır mısın? dedim sanıyorum yani.
Olabilir. Çok doğal bir videoydu gerçekten.
Arkadaşlarıma bayağı o anda hani iki tane çok yakın bebekli arkadaşım bize gelmişti.
Akıl verirken ben de bir çekeyim dedim yani.
Hiç aklımda gerçekten paylaşmak onu yoktu.
Orada aslında o mutluluğun kapısının anahtarının kendinde olduğunu ve onu araladıktan sonra da hiçbir zaman yani kendi çemberimizin kendimiz oluşturduğunu birinci, ikinci, üçüncü çember böyle tam hatırlamıyorum şu
anda ama genel olarak mutluluğun anahtarını bulmuş o kadın.
Yani ben onun kadar değilim.
öyle söyleyeyim. Ama senin de enerjini şimdi...
Ondan alıyorum. Ondan alıyorum ama yani hani başka bir insan yani annem diye demiyorum çünkü bence şey çok önemli.
Herkeste arkadaş olabilmek, her dilde konuşabilmek yani biz nereye gidersek gidelim bir şekilde insanların hayata dokunmuş olduğunu görüyorum ve dolayısıyla benimkine de zaten çok büyük bir etkisi oluyor.
İşimde olsun, ilişkimde olsun, aile değerlerimizde olsun.
İşine destek oldu mu? Çok.
Yani hani her zaman.
Tabii ki de bunun eğitimi almış biri değil ama yani Yani o kadar çok çekimler, manevi destek hani o yanımda oluşu bence çok büyük bir avantaj ve şans diyebilirim.
Ama öyle bir enerji var ki gerçekten yansıyan.
Bir günde tanışmak o kadar çok isterim ki yani ekstra olarak.
Zaten koysan 5 saat konuşur burada.
Hani şey demiştir yani yaparsın kızım dese bile o gazla her şeyi yapabilir misin?
Evet evet gerçekten o yani önemli.
Benim hayatımda çok büyük bir rolü var o yüzden her anlamda.
Bence sen de bunu kardeşine yapıyorsun.
Evet olabilir. Çünkü ben de ona annemle kardeşim de çok başka bir...
bağı var. Babam da böyle her zaman babam da yani şey aile çok önemli ya.
Evet onu söyleyebilirim.
Yani her zaman destek olabilmeleri inşallah yani herkesin hayatında kimlerinin var aile bireylerinin tam olduğu.
Kimileri daha böyle bir parçalanmış olabiliyor ama hani onu bir çocukta görebiliyorum o yolda.
Hani nasıl etki yarattığını.
Anne baba figürü önemli bence.
Ve destek olabildiklerini görmek de çok önemli.
Kardeşime de çok aynılar.
Yani biz kardeşimle de hiç ben böyle onu konuşuyorduk geçen.
Ben o kadar çok istemiştim ki. bir kardeş.
Evet Sibil, Narod hani biz çok beraber büyüdük bu arada.
Aynı yerde büyüdük zaten ama hani bir de kardeşim olsun çok istiyordum.
Hiçbir kıskançlıkla büyümeyen bir kardeşliğim de oldu.
Yani ben hakikaten hiç kıskanç bir abla olmadım.
İster istemez daha büyük olunca onun yerini, senin yerini alıyor ya.
Hani ben hep böyle bir vermek ve alsın hani modunda olduğum için.
Bence o da aileden gelen bir şey.
Sen de onu ona göre yönlendiriyorsun.
Hepimiz böyle bir paket halinde açık bir şekilde hayatımızı yaşıyoruz.
Ya şey de çok önemli. Annem baban kamera...
önünde olmak istemeyebilir ve buna da saygı duyarım ama onlar o konuda çok rahat.
Babam belki bir tık daha şey ama annem çok şey ve böyle Doğal hayatımızı hani hiç filtre koymadan gerçekten yani Garen'in o demleme kanalında da zaten kamerayı koyuyor ve biz kahvaltı ediyoruz orada
ve kahvaltında her şeyde bir olay var.
Ya çay dökülür ya bir şey olur ve hani onu kesmeden evet hakikaten kesmeden yani direkt paylaştığı için herhalde insanlara o doğallık geçiyor.
Ya o da hani hepimizin ihtiyacı olan bir şey çünkü çok fitreli bir dünyada yaşıyoruz.
Hani birileri bir şeyler konuşuyor ama hani kesiyor mu biçiyor mu duygular gerçek mi?
Hani bunu çok bilemiyoruz.
Bazen ben Ben de hani şey yapabiliyorum.
Gerçeklikle şey arasında gidip gelebiliyorum.
Ama hani bizde o yok gerçekten.
Ama bunu yapabiliyor olmasının sebebi işte sizsiniz aslında.
Hem sizin doğallığınız.
Hem doğallığınızın bile o kadar enerjik.
olması. Çünkü her an annem bir şey patlatabilir ve gerçekten viral olabilir yani.
Gerçekten öyle. Aynen öyle.
Kadın yürüyen şey. Yani ne diyeyim bilmiyorum.
Enerji diyeyim. Evet. Derev şimdi bizim olduğu gibi diye bir bölümümüz var.
İlk cümleyi tamamla sonra da o mu bu mu gibi böyle bir şey yapacağız.
İçerik üretmek benim için.
İçerik üretmek benim için hayatı akışında yaşamak.
Yani hiçbir içerik üretmek için üretmiyorum zaten.
Hayatımı eforçsuz bir şekilde paylaşmak ve doğal olmak, düşünmemek.
Bunu yapmak ve bunun işinde olması çok güzel bir şey değil mi?
Evet gerçekten yani onu diyeceğim.
Yani ben evet marka bambaşka bir şey benim için ve açıkçası önceliğim tabii ki.
Ama bu işte yani iş olarak görmemek ama bir iş olması ve bu kadar güzel enerjilerle bugün bir aradayız.
Çünkü hani siz de sosyal medyadan gördünüz ve biliyorsunuz.
Hani böyle güzel insanlarla bir arada olmak şansım...
oluyor. Bu takipçiler için de geçerli ve çok güzel bir enerji var orada karşılıklı.
Arkadaşlık ve bağ var ve buna sahip olabilmek bence çok büyük bir şans.
Hani ben böyle yaşlanana kadar orada olmak istiyorum.
İnşallah Instagram hep öyle devam eder.
Senin de çocukların işte seni çeker.
İnşallah. Aynen evet. Ay duygulan gerek yok.
Ağlıyormuşuz burada. Onların da evliliği falan.
Hani hepsini böyle ben kendi düğünümü de paylaşacağım inşallah.
Onların da düğününü paylaşayım falan.
Öyle bir şey izliyorum.
İnşallah yani. hayatımın şu an nokta nokta evresindeyim hayatımın şu an yani böyle en değişen ve en dönüşen evresindeyim diyebilirim Hani hem ben olarak hem
hayat olarak iş olarak da çünkü şu anda burada söyleyemediğim ama çok güzel yapmak istediğim projelerim var.
Ve hani onları da hayata çok yakın zamanda olmasa da hani 2027'ye doğru geçireceğim bir döneme gireceğim.
O yüzden dönüşen ve gelişen ve değişen diyebilirim.
Çok iyi. En çok kendim olduğum an?
En çok kendim olduğum an her an.
Çünkü şöyle aslında bütün sevdiklerimle bir arada olduğum an diyebilirim bir de.
Yani sevdiğim insanlarla çevrili olduğumda, onların enerjisiyle bir arada olduğumda bu ailem olsun, dostlarım olsun, sevdiğim adam olsun, kardeşim olsun.
Hani ben olabiliyorum ama ben zaten hiçbir yerde kaslan ve ben olamayan biri değilim.
Yani mesela bir yere gittiğimde bugün de kendim gibi değildim ya diyebildiğim pek çok az olmuştur.
Yok çok iyi. O yüzden hani sınırlayamam bunu diyebilirim.
En büyük hayalim nokta nokta.
Hani gerçekleşti mi gerçekleşmiyor.
Gerçekleşecek kısa zamanda mı?
O sürpriz olsun bence.
Var çünkü ama.
Coming soon. Takip etsinler.
Coming soon diyeyim. Aynen. Yani böyle bir...
Çünkü ben her şeyimi çok paylaşan biriyim.
Ve bazen etrafımdakiler de diyor ki bu kadar da paylaşma.
Yani biraz da böyle bir şeyin olsun.
Bir kendine de sürpriz olsun. Ben çünkü hiç ay söylemeyeyim.
Ay onu söylemeyeyim kişisi değilim.
Aksine çok söyleyenim.
Bu öyle olsun. Tamam. En güçlü tarafım.
En güçlü tarafım pozitifliğim bence.
Ve enerjim yani.
Çünkü ben de kendi enerjimden beslenebiliyorum.
Ve bir şeyin boş değil dolu tarafı.
bakmaya hani gerçekten pozitif tarafından bakmaktan beslenen biriyim.
Çünkü negatifleri düşündüğümde her insan olduğu gibi ben de düşebiliyorum.
Bence çevrendeki insanlar da senin pozitifliğinden çok beslenir.
Mesela şey bir videonuza denk gelmiştim hiç hatırlamıyorum ne olduğunu ama Sibili mesela çok böyle yükseltiyorsun.
Olabilir. Birbirimizi aslında karşılıklı bu.
Hani o beni ben onu yani çok başka bir bağımız ve şeyimiz var yani kardeşten öteyiz ama evet o da bunu söyler hep yani hani senin bu kadar komik bir insan benim kadar enerjik biri görmedim der.
Bu da beni niye mutlu eder?
Çünkü ben şeyi de yani Deklara ve kendi işimin haricinde ben insanları olduğu durumdan yükseltmeyi seven biriyim.
Yani mesela bu yüzden bir yerde eşletebilirim bu arada.
Çünkü hani oraya o komünitenin gelip o insanların keyif aldığını görmek hani bu bir ne bileyim böyle interaktif bir şey olabilir.
Her şey olabilir. Hani o insanları orada yükselirken, eğlenirken, gülerken görmek beni çok motive ediyor.
Ben bundan besleniyorum. O yüzden Ben de bunu yapıyorum galiba.
İşte bu deklaradan bir şey giyinince işte onun...
Kesinlikle. Güzel bir fotoğraf çekip onun paylaşması bile seni çok mutlu ediyor.
Kesinlikle aynen öyle. Şimdi omu bumuya geçiyoruz.
Anlayacağın hemen. Kahve mi maça mı?
Kahve maça. Aysta yok.
Ay yok yok ya boş iş.
Ben de çok aram yok. Nasıl bu kadar popüler?
Ben denedim. Geçen sene ilk denedim Paris'te.
Ya ben de anlayamadım onun tadını.
Bir dene. Tekrar bir dene.
Ama maça girl olmak isterdim ama ben o değilim.
Aysun seversin bence.
Aysu yine evet ben de içebiliyorum.
Sıcağı hiç yok. Aysu dene.
Belki deneyebilirim ve belki fikrim değişebilir ama.
Evet seversin. Valla sen denet o zaman bana.
Tamam tamam. Anımı yaşamak mı kaydetmek mi?
Ama kaydetmek şöyle hani story için değil de kaydedip sonrasını saklamak gibi.
Ay kaydetmek ve yaşamak falan.
Çünkü kaydetmek çünkü kaydederken yaşayacağım zaten.
O yüzden kaydetmek. Değil mi ki çünkü ben sonra izlemeyi çok seviyorum.
Geriye anılar ve fotoğraflar kalıyor çünkü yani.
Daha doğrusu fotoğraf ve videolar kalıyor anılardan.
Kitap mı podcast mi?
Podcast. Kitabı okur musun peki?
Maalesef ve çok istiyorum okumak biliyor musunuz?
Ayeteliyoruz değil mi hep? Daha dün kitaba mı başlasam?
Onun üstüne bunu konuşmamıştık.
Gerçekten ona şaşırdım şu an.
Hatta story'ime de yazacaktım hani önerdiğiniz kitaplar var mı?
Hani paylaşır mısınız diye.
E çok az okurum. Yani gerçekten çok az.
O yüzden hani çok isterim okumak.
Bunu bir hayat alışkanlığı haline.
Çünkü ister istemez telefonla o kadar vakit geçiriyoruz ki yani gerçekten gözlerim artık ağrıyor.
Ve hatta kendime de yeni bir söz verdim yani.
Bundan sonra bunu yapacağım. Telefonu böyle bir hani en azından birkaç saat böyle bir detoks yapıp onun arasına bir kitap, bir bir şey.
Hani bu me time var.
Hani bunu yedirmek istiyorum.
Bunu merak ediyorum Daraf. Instagram mı TikTok mu?
Instagram ya. Ama o senin samimiyetin TikTok'tan.
Evet TikTok ben. Evet haklısın.
Ama bir şey söyleyeyim mi?
Derev için fark etmiyor ya.
Ya evet ben hani mesela bazı insanlar TikTok'a atabiliyor ve Instagram'a atamıyor ya.
Ben zaten öyle bir farkım yok.
Hani onu attığımı ona da atarım ama TikTok'ta daha fazla aktif olmak istiyorum.
Onu söyleyebilirim. Kesin. Sen çok severler.
Daha çok severler. İşte evet bence de.
O yüzden TikTok'ta daha çok var olacağım günlere diyebiliriz.
Ama Instagram hala. Cevabını biliyorum ama yine de sormak istiyorum.
Hadi bakalım. Tek başına seyahat mi?
Birlikte seyahat mi? Birlikte.
Solo değilim ben yani.
Hiç yaptın mı? Hep yine birileri oldu.
Yani böyle gidip de bütün çünkü ben öyle o yemek masasında tek başına otururum ama hani keyif almam.
Bir gün yaparım bunu. Bilemediğin iki gün yaparım.
Ama üçüncü gün birinin gelmesi lazım.
Ve o birinin gelecek olma fikrini bilmem lazım.
Hani gidip geri tek dönemem.
Bir hafta seni gönderiyoruz Paris'e.
Tek başınasın ama. Yok.
Teşekkürler. Yani. Almayayım.
Ya şöyle giderim ama yine biri gelecek orada.
Ya da ben birini bulurum. Yani tanışırım ve arkadaş olurum.
Yani tek geçirmem onu yani.
Evet. Öyle düşünüyorum. Derecim iyi ki geldin.
Çok teşekkür ediyorum. Seni tanıdığımıza çok mutlu olduk.
Çok memnun olduk. Çok güzeldi.
İnanılmaz. İyi ki geldin.
Samimiyetinle, o sohbetinle.
Bence yine daha da konuşulması gerekiyor ama Deklaran'ın o girişimci tarafınla burada bence çoğu kişiye ilham olacaksın.
İnşallah. Umarım. Yani bunu görebilmek kim zaman böyle onunla ilgili mesajlar alıyorum ve bu beni gerçekten en mutlu eden.
Hani bir alışveriş yapılmasından ziyade veya markadan giyilmesinden ziyade bazı gençlere bir yol olabildiğimi görüyorum.
Örnek ki bunu böyle aşamalarında paylaşıyorlar.
Ben takipçilerimle konuşan biriyim.
Gayet de cevap verip mümkün olduğunca iletişim kurmaya çalışıyorum.
O yolda onlara ilham olabilmek veya bir fikir verebilmek benim en büyük hediyem.
Yani bu bana en büyük hediye öyle söyleyeyim.
O yüzden umarım böyle devam eder. Burada bile aslında çok güzel anlattın.
Yani bir yeteneğim yoktu.
Bir yeteneğimden dolayı bu hayalin peşinden gitmedim.
Hayalin peşinden giderken bunu kazandım diye.
Bence çok güzel bir mesaj oldu.
Bu yani şunu söyleyebilirim. sadece.
Kimse yani diyorlar ya sen oyuncu olamazsın.
Sen influencer olamazsın. Sen tasarımcı olamazsın.
Buna hiç inanmıyorum. Herkes her şeyi kesin olabilir.
Hani bazen arkadaşlarım şey diyor.
Sen nasıl bu kadar işte influencer hayatını ya da nasıl bu kadar bunu yapıyorsun?
Ben hiç yapamam. Diyorum ki hani bu bir şey yani kafada bir net bir kalıp.
Bu kalıbı yıkarsan ve hani ben bunu da istemem.
İstemek başka bir şey. Yapamamak başka bir şey.
Herkes her şeyi yapabilir.
İstemek önemli. Hani o yüzden bence hani yola çıkarken ertelememek özel.
Bir de onu da söylemek istiyorum gençlere özellikle.
Hani ne bileyim sen de mi influencer olacaksın ya da sen de mi marka kuracaksın?
Çok insan bana da bu yolda sen de mi demişti.
Bunları dinlememek.
Çünkü evet ben de ama ben de.
Benim hayatım başka.
Farklı şeylerle. Senin hayatın başka. Hani influencer olmak için bir şeyler, bir seyahatler onlar bunlara hiç gerek yok.
Akışta günaydın.
Ve benim de günüm bu.
Yani hiçbir şey planlayarak değil akışta doğal gidebilmek önemli bence.
O yüzden herkes influencer olabilir, herkes tasarımcı olabilir, herkes her şey olabilir.
Evet çok güzel mesajla bitirdik.
Teşekkür ediyoruz. Sizlere de izlediğiniz için çok teşekkür ediyoruz.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
