
Sosyal Medyada Bilgi Kirliliği: İzlenme Uğruna Satılan Yalanlar
28 Nisan 2025 · 12 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Bu bölümde biraz içimi döküyorum…
Sosyal medyada dolaşan yanlış bilgilerden, izlenme uğruna yapılan paylaşımlardan ve zamanında benim de nasıl bunlara kandığımdan bahsediyorum. 📱
İçerik üretmeye başladıktan sonra sosyal medyaya bakış açım tamamen değişti, gerçekleri görmeye başladım diyebilirim.
Özellikle kozmetiklerde, bazı içeriklerin tamamen boş yere “kötü” gösterildiğini ve insanların gereksiz korkutulduğunu da anlatıyorum. ❌
Gelin, birlikte bu bilgi kirliliği hakkında tartışalım! 🔍✨
---
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için:
https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Bana destek ol 💅🏻✨https://buymeacoffee.com/kozmetiksirlari
---
Kısımlar:
(00:00) Giriş
(00:55) Bir Diyetisyenin Güneş Kremi Hakkında Korkutucu Yorum Yapması
(04:53) Bilişsel Çelişki Sorunsalı
(05:58) “Alkol Denat Var, Önermiyorum”
(08:56) İlla Bazı İçerikleri Kötüleyerek mi Reklam Yapılabiliyor?
(11:05) Kapanış
Transkript
Hello! Ses kalitesinden de anlayacağınız üzere mikrofonuma kavuştum.
Beni bir alkışlayabilir miyiz lütfen?
Nisan'ın başından beri oradan oraya koştuğum için mikrofonumu yanıma almamıştım bildiğiniz gibi.
Ama artık Lyon'da kalacağım için mikrofonumla kayda geri dönebilirim.
Bugün sizinle biraz dertleşmek istiyorum.
Biliyorsunuz sosyal medyanın saçmalıklarından ben çok sıkıldım.
Sizin de bu konu hakkındaki düşüncelerinizi çok merak ediyorum doğrusu.
O yüzden bugün dertleşmeli bir bölüm kaydetmeye karar verdim.
Dertleşmeli özel bölüme hoş geldiniz.
Hadi o zaman hemen bölüme geçelim.
Beni Instagram'dan takip ediyorsanız kesin görmüşsünüzdür.
Geçen gün bir diyetisyenin videosunu paylaştım.
Böyle güneş kremleri hakkında ileri geri konuşmuş işte.
Çok zararlı, kansere neden oluyor falan demiş.
Ben de tabii sinirlendim ve videosunu hikaye olarak paylaştım.
Görmeyenler ne dediğimi anlamayacak ama görenler biliyor zaten.
Sonra dayanamayıp yorum yaptım.
Bu söylediklerinin insanları korkuttuğundan ve alanı dışında konuşmaması gerektiğini ima eden bir yorum yaptım.
Yani öyle saldırgan bir yorum da yapmadım.
O yorumdan sonra ne olduysa oldu arkadaşlar.
Bu kişinin takipçileri tek tek yorum yapmaya başladı.
Bu kişiyi savunmaya geçti falan öyle yani.
Bu videoyu paylaşan kişinin de üslubu çok kötü bu arada.
Sana ne, ne paylaşacağım, sana mı soracağım falan yazmış yorumlara.
Bu nasıl bir seviyesizlik, nasıl bir saygısızlık soruyorum.
Neyse onu geçtim.
Bu kişinin takipçilerinden biri bana şöyle bir yorum yazdı.
Neden bu kadar tepkilisiniz?
Krem satışlarınız düşüyor diye mi?
Falan. Ha bir şaka mısınız?
Bir şeylere bu kadar körü körüne inananları, sorgulamayanları pek sağlıklı bulmuyorum açıkçası.
İnsan bir şeyleri kafasında tartmayı bilmeli değil mi?
Yeni bilgilere açık olmalı diye düşünüyorum.
Zaten millet olarak bence en büyük sorunumuz bu.
Görünüşü, inancı, politik görüşü, kişiliği ne olursa olsun biz dedim dedik bir milletiz.
Yapacak bir şey yok. Bir şeye ikna olduk mu asla fikrimiz değişmiyor.
Bize ters bir fikri olanı da hemen aşağılıyoruz, küçük düşürüyoruz falan filan yani.
Hiç hoş bir durum değil açıkçası.
Bence bunu birbirimize yapmayalım.
İki kişi aynı fikirde olmayabiliriz.
Düşüncelerimiz, görüşlerimiz de farklı olabilir.
Ama yine de saygı çerçevesinde tartışabiliriz diye düşünüyorum.
Fikir paylaşımı yapabiliriz sonuçta.
Bence tabii bu benim düşüncem.
Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda bilmiyorum.
Bana mesaj atın. Neyse ne yazık ki ülkecek bu durumdayız.
Bir grup bir diğer grubu aşağılıyor.
Hangi konuda olursa olsun.
Hep böyle birisi üstünü kurmaya çalışıyor.
Şu krem satışı konusuna geri dönecek olursak beni zaten başından beri takip ediyorsanız henüz hiçbir komisyonlu link paylaşmadım biliyorsunuzdur.
Ben hala çok küçük bir hesabım o yüzden henüz reklam falan almadım.
Ama ileride öyle bir şey olursa zaten Şeffaf bir şekilde sizinle ne olduğunu paylaşırım.
Bana olan güveniniz zedelensin istemem.
Sonuçta ben de sizin yerinizde olsam olanı biteni şeffaf bir şekilde paylaşan birini takip etmeyi tercih ederdim.
Bu yüzden bana olan güveninizi zedelememek için gelecekte bir link, bir reklam, bir şey paylaşırsam bilin ki sizinle şeffaf bir şekilde o markayla ilgili bilgileri paylaşıyorum.
Markaya da zaten güveniyorum.
Bu konuda anlaştıysak devam edebiliriz.
Zaten biliyorsunuz ki bu podcast'e başlama amacım da sosyal medyadan para kazanmak değildi.
Tabii ki insan emeğinin karşılığını istiyor.
Sonuçta neredeyse bir yıldır ben bu podcast'e, sosyal medyaya vs.
zaman harcıyorum, emek harcıyorum.
O yüzden tabii ki de emeğimin karşılığını istiyorum bir noktada.
Ama benim ilk ve tek amacım insanların güvenebileceği bir kaynak yaratmaktı.
Yani kozmetin wikipediası gibi düşünebilirsiniz.
Öyle bir şey yaratmak istedim sizin için.
Ve yaratmaya da devam ediyorum.
Bu yüzden bana sağlayacağınız destek çok önemli.
Lütfen desteğinizi eksik etmeyin.
Neyse diyetisyen konusuna geri dönecek olursak bu videonun altındaki muhabbet uzadıkça uzadı.
Bu arada yorumlarda bana destek olan canım takipçilerim Elif ve Melisa'ya ayrıca meslektaşım Pelin'e buradan çok çok teşekkür ediyorum.
Çok tatlısınız. Neyse bunun ardından bir diğer takipçim Cognitive Dissonance denen bir bilgi paylaştı benimle.
Açıkçası çok mantıklı geldi.
Şimdi size bu ne demek hemen açıklıyorum.
Bunun Türkçesi bilişsel çelişki ve bir kişinin aynı anda iki çelişkili düşünceye, inanca ya da tutuma sahip olduğunda ya da davranışları inançlarıyla çeliştiğinde yaşadığı rahatsızlık
hissiymiş. Bu kuramı ilk ortaya atan Leon Festinger'e göre insanlar bu rahatsızlık hissini alatmak için ya inançlarını değiştirirler ya davranışlarını değiştirirler ya da çelişkiyi mantıklı hale
getirecek şekilde durumu yeniden değerlendirirlermiş.
Yani arkadaşlar işin özeti aman Ali Rıza Bey bizim rahatımız bozulmasın biz bu bilgiyi mantıklı hale getirelim demek.
O videonun altına yapılan yorumlar da tam olarak bu mentalitedeydi.
Biz bu kişiye inanıyoruz, çok güzel bilgiler paylaşıyor, halktan saklanan bilgiler paylaşıyor falan filan dediler yani.
Aman videoyu gören okuyabilir yorumları, görmeyen de bana sorsun atarım zaten.
Neyse. Bu diyetisyen dışında başka bir sürü saçma sapan bilgi paylaşan da var sosyal medyada.
Sonuçta sosyal medyada hiçbir kontrol yok, hiçbir düzenleme yok.
Önüne gelen istediği bilgiyi paylaşabiliyor maalesef.
Şimdi bahsedeceğim kişiye belki denk gelmişsinizdir.
Alkol denat var önermiyorum falan diyor.
Ya gerçekten sinirleniyorum.
Neyse. Kozmetiklerde kullanılan birçok içeriği kötülüyor bu kişi.
Endokrin bozucu, kanserojen vs.
diye etiketliyor. Hatta danışmanlık da veriyor.
İnsanları bir nevi kandırıyor da diyebiliriz.
Ve işin kötüsü binlerce takipçisi var ve büyük büyük markalarda bu kişiyle iş birliği yapıyor.
Ben markaların neden bu bilgi kirliliğine katkı sağlayacak insanlarla iş birliği yaptığını gerçekten çözemiyorum arkadaşlar.
Bu mantıksız değil mi?
Bu dediğim kişi normalde reklamını yaptığı üründe bazı içerikler olduğu için kullanmayın diyebilecekken sırf iş birliği yaptığı için öyle bir şey demiyor.
Ayrıca insanlar yorum bırakamasın diye videosunu da yorumlara kapatmış.
Acaba neden? Küçük bir parantez açıp endokrin bozucu vesaire kısmına gelmek istiyorum.
Kozmetik sırları dinleyicileri bilir ki eğer beni başından beri dinliyorsanız bir kimyasalın endokrin bozucu olması kozmetik üründe kullanıldığında tehlike yarattığı anlamına gelmiyor.
Abi gelmiyor ne olur.
Bunlara bu saçmalıklara inanmayın artık.
Örnek verelim.
Mesela kahvede bulunan kafein yüksek miktarda alındığında sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkilere yol açabiliyor.
Baş ağrısı yapabiliyor, çarpıntı yapabiliyor.
Ama sabahları içtiğimiz bir fincan kahve sağlığımıza zarar vermiyor.
Kozmetik ürünlerimizde kullanılan bazı maddeler de benzer şekilde ancak çok yüksek dozlarda endokrin sistem üzerinde etki gösteriyor.
Yani anlayacağınız günlük kullanımda böyle bir risk söz konusu değil.
Bu örneği bir sürü değişik şekilde verebilirim.
Mesela ağrı kesici aldığınızda da 10 tane birden almıyorsunuz.
Tek bir tane alıyorsunuz.
Çünkü dozu çok önemli.
Her şeyde doz çok önemli.
Kozmetiklerde de aynı şekilde doz çok önemli.
Bunu lütfen anlayın artık anlamayanlara da anlatın.
Sonuç olarak bu tarz içerik üreticilerinin insanları korkutmasını doğru bulmuyorum.
Asla da doğru bulmayacağım.
Özür dilerim yani. Böyle insanların da itibar görmesi maalesef ki çok üzücü.
Yani böyle insanları görünce çok sinirleniyorum.
Bilimin ışığında konuşan, doğru kelimeleri seçerek topluluğuyla iletişim kuran içerik üreticileri gerçekten çok çok az.
Bu arada gerçekten bu tarz şeylere ben dayanamıyorum.
Dilimi asla tutamıyorum.
Yanlış olduğunu söylemem gerekiyor.
İlla bazı içerikleri kötüleyerek mi doğal ürünlerin reklamı yapılabiliyor arkadaş?
Ne bileyim hani başka birçok şekilde bunun reklamını yapabilirsin.
Bilimsel donelerinden bahset.
Dürüst ve pozitif bir dille o ürünü tanıt, anlat.
Mesela başka ürünleri kötülemek yerine o ürünün faydalarını anlat.
İçeriklerin doğallığından, etkilerinden bahset.
Bunu yapmak çok mu zor?
Klinik çalışmalarda elde edilen sonuçlardan da bahsedebilirsin.
Sürdürülebilirliğinden, markanın değerlerinden veya üründe hoşuna giden özelliklerinden bahset.
Bunu yapmak çok mu zor?
Neden böyle yapıyorsunuz?
Söyleyeyim size çok zor.
Çünkü insanları korkutarak ne yapıyorlar biliyor musunuz?
Duygulara oynuyorlar.
Siz korktuğunuz için kötü bir şey gibi gösterdiklerinde insanlar doğal ürünleri almaya daha istekli oluyor.
Ayrıca bir de bilimsel açıklamalar uzun ve yorucu olduğundan Bu içerik kanserojen sakın almayın demek çok daha kolay ve sorgulanmadan kabul ediliyor maalesef.
Bir nevi tüketicinin bilgi eksikliğinden yararlanarak ürün satmaya çalışıyorlar işte.
Çok üzücü. Hiç de doğru bulmadığım bir yöntem.
Ki buraya bir parantez açmak istiyorum.
Hiç doğru bulmadığım bir yöntem diyorum ama ben de bir satışçıyım.
Bildiğiniz gibi ben de kozmetik ham maddeleri satıyorum.
Buna dikkatinizi çekmek isterim.
Tabi kozmetik camiasında bu içerik endokrin bozucu vs.
gibi tartışmalar olmuyor.
O tartışma sadece tüketicilerde oluyor.
Peki bir şey merak ediyorum.
Podcast'ımı dinlemeye başladığınızdan beri bu tip videolara olan bakış açınız değişti mi?
Kendinizi kozmetik konusunda geliştirdiğinizi hissediyor musunuz mesela?
Bu konudaki düşüncelerinizi gerçekten çok merak ediyorum.
O yüzden bana Instagram'dan mesaj atarsanız çok sevinirim.
Biliyorsunuz ben de kişilik olarak en çok sevdiğim şeylerden biri yeni bilgiler öğrenmek, kendimi geliştirmek.
O yüzden ben de sizin kendinizi geliştirmenize katkı sağlıyor muyum merak ediyorum açıkçası.
Bu bölümün bugün sonuna geldik maalesef.
Bölümümü beğendiyseniz çevrenizle paylaşmayı, bana yıldız bırakmayı, beni takip etmeyi unutmayın bebişlerim.
Sizin sayenizde podcast'ım daha çok kişiye ulaşıyor.
O yüzden sağladığınız her türlü destek benim için çok çok önemli.
Bugünkü bölümün de sonuna geldik.
Bugün sizi biraz içimi döktüm.
Umarım sıkılmamışsınızdır.
Sohbetim hoşunuza gitmiştir umarım.
Size çok güzel, musmutlu bir hafta diliyorum.
Gelecek pazartesi görüşürüz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
