
Siyah Nokta, Kapalı Komedon ve Yağ Filamentleri: Fark Ne, Çözüm Ne?
14 Temmuz 2025 · 11 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Siyah nokta sandığın şey aslında bir yağ filamenti olabilir mi? 🤔
Kapalı komedonlar neden cildin altında birikiyor?
Bu bölümde sıkça karıştırılan siyah nokta, kapalı komedon ve yağ filamentleri arasındaki farkları bilimsel bir dille, sade bir şekilde anlatıyorum 🧪✨
Ayrıca, her biri için etkili ve güvenli çözüm yollarını da paylaşıyorum 💆♀️
Cildini tanımak ve doğru bakım rutinini oluşturmak istiyorsan bu bölümü mutlaka dinle! 🎙️
---
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için:
https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Bana destek ol 💅🏻✨https://buymeacoffee.com/kozmetiksirlari
Transkript
Bugün kozmetik
sırlarının 58. bölümünden sesleniyorum size.
Hoş geldiniz hepiniz.
Nasılsınız? Umarım iyisinizdir.
Hepimizin derdine derman olacak bir bölüm yapıyorum bugün.
Kapalı komedon olsun, siyah noktalar olsun, yağ filamentleri olsun.
Hepsinin nedenlerini ve çözümlerini sizinle paylaşacağım bugün.
Ay bu arada yine salondan kayıt alıyorum ben.
Kanepeye uzandım.
Şöyle bir yayıldım.
Çok rahatım valla.
Saatlerce konuşabilirim.
Siz bir değişiklik fark ediyorsanız dinlerken bana yazın lütfen.
Çünkü merak ediyorum ses kalitesi değişiyor mu?
Size bir değişiklik yansıyor mu?
O yüzden mutlaka mesaj atın bana.
E o zaman hadi bölüme geçelim.
İlk olarak kapalı komedon ne?
Bir bunu öğrenelim. İngilizcesi whitehead aklınızda olsun.
Ve adı üstünde kapalı komedon.
Yani dışarı ile temas etmiyor.
Hani böyle cildimizde pütür pütür beyaz tümsekler oluyor ya elimizle böyle dokunduğumuzda küçük bir şişlik hissediyoruz.
Hah işte onlar kapalı komedon.
Peki renkleri niye beyaz?
Çünkü dış hava ile temas etmiyorlar.
Yani hava ile okside olamıyorlar.
Bu nedenle beyaz renkliler.
Peki neden oluyorlar?
Bunu da hemen söylüyorum.
Gözeneklerimizde aşırı yağ ve ölü deri hücresi biriktiğinde gözeneklerimiz tıkanıyor ve beyaz noktalar yani kapalı komedonlarımız oluşuyor.
Hormonal değişimler de bunu tetikleyebiliyor bu arada.
Aklınızda olsun. Cildimizin herhangi bir yerinde görebiliyoruz ama en sık burnumuzda, burun kenarı, çene, alın veya yanak bölgesinde oluşabiliyor.
Peki gerçekten bazı kozmetik ürünler buna sebep olabilir mi derseniz cevabım evet.
Bu durum cilt tipinize bağlı olsa da özetlemek gerekirse çok yoğun kremler sürerseniz cilinizde komedon oluşabilir.
Mesela bende The Ordinary'nin nemlendirici bir yüz kremi var ve o kremi sürdüğümde yanak bölgemde kapalı komedonlar oluşuyor.
Bundan değil diye düşündüm aslında.
Hatta daha önce bu bana komedon yapmıyordu.
Ama böyle son bir yıldır, altı aydır falan o kremi tekrar tekrar sürdüğümde yanak bölgemde komedon oluşmaya başlıyor.
Ve kremi hala bitiremedim yani.
Erkek arkadaşıma falan mı versem diye düşünmeye başladım.
Şimdi biraz da siyah noktalara geçelim.
Neymiş bu siyah noktalar bir öğrenelim.
Buna açık komedon da deniyor bu arada.
İngilizcesi de blackhead.
Bu siyah nokta dediğimiz olay da aslında bir gözenek tıkanması.
Kapalı komedondan tek farkı gözenek açık olması.
Yani bu açık gözenek içine biriken kirler, ölü deriler, sebumlar, okside oluyor ve gözenek içinde kir varmış gibi duruyor.
Zaten bu yüzden bunların rengi siyah oluyor veya böyle grim track falan oluyor.
Bunların boyutları da bu arada büyüklü küçüklü oluyor ve en çok görülen yerler burun bölgesi, çene kısmı, ayrıca boyun, sırt ve göğüs gibi yerlerde de karşımıza çıkabiliyor.
Gördüğünüz gibi hem açık hem kapalı komedonların arkasına yatan sebep hemen hemen aynı.
Gözeneklere biriken ölü deri, kir ve sebum nedeniyle gözenekler bir şekilde doluyor ve açık veya kapalı komenona sebep oluyor.
Yani eğer cildimizi iyi temizlemiyorsak veya doğru ürünleri doğru rutinde kullanmıyorsak bu tip cil sorunları karşımıza çıkabiliyor.
Evet şimdi herkes anladı mı açık ve kapalı komenon arasındaki farkı?
Arkasında yatan sebepleri de öğrendik mi?
Bak beni iyi dinleyin size sınav yapacağım.
Şimdi bir de bu bölümün 3.
yıldızı yağ filamentlerine geçelim.
Bir diğer adı da sebasöz filamentler.
Bunlar siyah noktalarla karıştırılabiliyor bazen ama en büyük farkı küçük küçük noktalar halinde olması ve aynı boyutlarda kalmaları.
Büyüklü küçüklü değiller asla siyah noktalar gibi.
İnce, gri, sarımsı veya ten rengine yakın noktalar şeklinde görünür.
Size hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum ama...
Yağ filamentleri cildimizin doğal bir parçası.
Peki ne işe yarıyorlar?
Adı üstünde yağ filamenti.
Yağ bezlerimizden cildimizin üzerine sebum taşıyorlar.
Cildimizin nemli kalmasına yardımcı oluyorlar.
Bak ne kadar akıllılar.
Bu sebasyoz filament dediğimiz yapı genellikle burun ve çene gibi bölgelerde daha belirgin oluyor.
Cildimizin nemli kalmasını sağladığı için de gerçekten çok önemli bir yapı.
Bu nedenle onları yok edemeyiz maalesef arkadaşlar.
Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum ama gerçek bu.
Zaten yok etmemeliyiz hani cildimizin sağlıklı olması için.
Ama iyi haber görünümünü azaltabiliyoruz.
Eğer yağ bezlerimiz çok fazla sebum üretirse bu yağ filamentleri daha görünür hale geliyor.
Yani sebum dengesini sağlarsak bunların görünümünü azaltabiliyoruz.
Ama tabii yok olmalarını da beklememek lazım.
Asya genlerine sahip değiliz.
Lütfen. Kısa bir ara verelim sevgili kozmetik severler.
Kozmetik dünyasında doğru bilinen yanlışları öğrenmeye devam etmek için beni takip etmeyi unutmayın.
Eğer bu bölümü beğendiyseniz diğer bölümlerime de göz atmayı ve yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olmayı ihmal etmeyin.
Ayrıca içerik okuma alışkanlıklarınızı geliştirip Bilinçli bir tüketici olmak istiyorsanız beni sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Böylece güzellik rutininizde gerçekten ne kullandığınızı daha iyi anlayabilirsiniz.
Peki Eylül ne yapacağız artık bir söyle ne yapmamız lazım bunları azaltmak için diyorsanız not alın söylüyorum.
Bu 3 probleme de iyi gelebilecek bazı içerikler var.
Birincisi salisilik asit.
Temizleme jenide olabilir, nemlendirici kremde veya serumda olabilir.
Nasıl kullanmak istiyorsanız öyle kullanabilirsiniz.
Salislik asit gözenek tıkanmasını engelliyor.
Önerilen dozda %05 ile %2 konsantrasyonda günde 1 ile 3 kez uygulama yapabilirsiniz diyorlar.
Tabi ki cildinizi gözlemleyin.
Cildiniz böyle hassaslaşırsa günde 3 kez kullanımıza gerek yok bence.
Bu verdiğim bilgiler tabii ki de bir çalışmadan geliyor.
Hatta bu çalışmada salislik asiti ve tretinoini karşılaştırmışlar.
Tretinoin bir tür retinoid bilmiyorsanız söyleyeyim bu arada.
İkisinin de aynı etkiyi gösterdiği görülmüş.
Sadece tretinoin salislik asidi kıyasla daha hızlı etki göstermiş.
Ancak şunu da ekleyeyim.
Tretinoin reçeteyle satılan bir ilaç.
O nedenle doktor tavsisiyle kullanabilirsiniz.
Onun yerine reçetesiz olarak da retinol veya retinal içeriğini kullanabilirsiniz tabii ki.
Hamileyseniz veya rozanız varsa retinoidler yerine azelaik asitli bir ürün de kullanabilirsiniz.
Bu da etkisi kanıtlanmış içeriklerden.
Onun dışında niacinamide her yerde deva bir içerik.
Niacinamide sebum dengesini sağladığı için gözenek tıkanmasını önleyebilir ve yağ filamentlerinin görünümünü azaltabilir.
Bu söylediğim içerikleri hem siyah nokta hem kapalı komedon hem de yağ filamentleri için kullanabilirsiniz.
Ama biraz daha siyah nokta ve yağ filamentlerinin kurtarıcısı kil maskelerinden bahsetmek istiyorum.
Kil maskeleri fazlayı emiyor, gözenekleri temizliyor, gözeneklerin görünümünü azaltıyor ve cildi pürüzsüzleştiriyor.
Bakın gözenekleri küçültüyor demiyorum çünkü gözenekleri küçültemeyiz.
Sadece görünümlerini azaltabiliriz.
Bunda da kil maskesi bence büyük bir kurtarıcı.
Aklınızda olsun. Kil maskesini haftada 1-2 kere görünüşünü iyileştirmek istediğiniz bölgelere uygulayarak siyah noktalarınızdan veya yağ filamentlerinizin görünümünden kurtulabilirsiniz.
Ay bu arada şimdi aklıma geldi.
Bir ara sosyal medyada Fidi metodu çok popülerdi.
O da 3 adımlı kil maskesi içeren bir temizlik metodu.
Ama bence bu kadar abartmaya gerek yok.
Sadece kil maskesini alıp sürseniz de aynı sonucu elde edebiliyorsunuz bence.
Siyah noktalarınızın ve yağ filamentlerinizin görünümü azalıyor.
Siz de deneyip görün bence.
Yağ filamentleriyle ilgili şunu da söylemek istiyorum.
Eğer cildinizi her gün nemlendirmiyorsanız...
O da sebum üretimini veya filamentlerini arttırabilir.
Bu nedenle cildinize iyi uyuyan iyi bir nemlendirici kullanmak şart.
Bakın size bilim destekli bütün içerikleri verdim.
Şimdi bunu deneyip görmek size kalmış.
Rutininize eklediğiniz bir içeriği en az bir buçuk ay boyunca kullanmanız lazım.
Böyle üç günde sonuç görmeyi bekliyorsanız o biraz hayal kırıklığı olur söyleyeyim.
Ama yine de şunu da ekleyeyim.
Bütün bu içerikleri rutininize ekleyip en az bir buçuk ay kullanıp sonuç alamazsanız bir de sülfür içerikli ürünleri deneyebilirsiniz.
Sülfür içerikli ürünler belki de cildinize daha iyi gelecektir.
Daha iyi sonuçlar almanızı sağlayacaktır.
Aklınızda olsun. Biliyorsunuz cilt bakımın bir deneme yanılma yolculuğu.
O yüzden insan denemeden nasıl sonuç alacağını bilemiyor.
Peki ne yapacağınızı söyledim de ne yapmayacağınızı da söylemem lazım.
O siyah noktaları, kapalı komedonları, yağ filamentlerini falan sakın sıkmayın.
Cildinize zarar verirsiniz.
Ayrıca enflamasyona da neden olabilirsiniz.
Bir de siyah nokta bandı kullanmıyoruz.
O da cilt bariyerine zarar veriyor.
Bu dediğim içerikleri kullanarak uzun vadeli sonuçlar elde etmeyi hedefliyoruz arkadaşlar.
Sakın hiçbirini sıkmayın.
Hatta sıkmaya yeltendiğinizde benim sesim kafanızda yankılansın.
Böylece sıkmazsınız. Bu bölüm işinize yaradıysa bu arada bu dertten muzdarip olan bir arkadaşınıza göndermeyi unutmayın.
Onun da işine yarasın.
En önemlisi de rutinimizde bu değişiklikleri yaptıktan 1,5-2 ay sonra bana mesaj atmayı unutmayın.
Eylül dediğin şeyler çok işime yaradı diye mesaj atarsanız sevinirim.
Eylül Allah belanı versin hiçbir işe yaramadı demeyin lütfen.
Neyse işin şakası bu.
Beni buraya kadar dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim.
Beğenmeyi, paylaşmayı, beni sosyal medyadan takip etmeyi unutmayın lütfen.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
