
Bu bölümde, saç dökülmesini tüm yönleriyle ele alıyoruz! 💆🏻♀️
Saç dökülmesinin en sık görülen nedenlerinden başlayarak, hormonal ve çevresel faktörlere; kozmetik yaklaşımlardan, ilaç tedavilerine ve medikal estetik çözümlerine kadar farklı seçenekleri bilimsel bir çerçevede konuşuyoruz.
Amaç, “tek bir mucize çözüm” sunmak değil, saç dökülmesinin nedenini anlamanın neden bu kadar önemli olduğunu ve kişiye özel yaklaşımın önemini vurgulamak.
Bu bölüm, saç dökülmesiyle ilgili daha bilinçli kararlar verebilmeniz için bir rehber niteliğinde 🫶🏻
⚠️ Not: Bu bölüm bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez. Ciddi veya hızlı saç dökülmesi durumlarında bir dermatoloğa başvurulması önerilir.
---
Beni Instagram'dan takip et: kozmetiksirlari_podcast
İletişim için: kozmetiksirlari.podcast@gmail.com
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için: https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Bana destek ol 💅🏻✨https://buymeacoffee.com/kozmetiksirlari
Transkript
Birçok kişinin baş belası saç dökülmesini bugün masaya yatırıyoruz arkadaşlar.
Ekozmetik Sırlarının 76.
bölümüne hoş geldiniz.
Önceki saç bölümlerime denk gelmediyseniz bu bölümden sonra onları da dinlemenizi öneririm.
Hem saç sağlığıyla ilgili hem saçlarımıza nasıl daha iyi bakabileceğimizle ilgili bir sürü güzel bilgi veriyorum.
Aklınızda olsun. Bugünkü bölüm gerçekten en detaylı araştırdığım bölümlerden olabilir.
O kadar çok makale okudum, araştırma yaptım ki yani zaten kaynaklardan da görürsünüz.
Bugün saç dökülmesi neden olur, hangi durumlarda normaldir, hangi durumlarda kontrol gerekir ve azaltmak veya iyileştirmek için ne yapılabilir gibi gibi soruların cevabını buluyoruz.
Baya uzun bir bölüm olacak o yüzden hemen başlayalım bence.
İlk olarak çok kısa bir şekilde saçın anatomisinden ve döngüsünden bahsedeceğim arkadaşlar.
Daha önceki bölümlerde de bahsetmiştim.
Size de hatırlatma olur.
Hem bildiğiniz gibi saçlarımız saç kökünde üretilmeye başlıyor.
Yani gördüğümüz saç teli aslında kökün yaptığı bir üretimin sonucu.
Bu bahsettiğimiz üretiminde bir döngüsü var.
Bazı kaynaklarda 3, bazı kaynaklarda da 4 aşamadan oluşuyor arkadaşlar.
İlk aşamamız anagen yani saçın aktif olarak uzadığı bir dönem.
Ondan sonra katagen dediğimiz geçiş dönemi geliyor.
Sonrasında da telogen, egzogen dediğimiz saçın dinlendiği ve döküldüğü kısım geliyor.
Yani anlayacağınız bütün saç tellerimiz bu döngünün herhangi bir noktasında bulunuyor.
Tabii ki de hepsi aynı anda aynı noktada değil.
Öyle olsaydı saçlarımızın hepsi birden dökülürdü ve biz de kel kalırdık ve bunu istemeyiz tabii ki.
Bu bahsettiğim fazlar dengede olduğu sürece günde 100 ila 200 saç arası saç kaybetmemiz çok normal.
Yani duşta gördüğünüz veya saçınızı tararken tarakta gördüğünüz saçlar her zaman bir problem olduğunu göstermiyor.
Tam tersine saç döngüsünün doğal bir parçası.
Arkadaşlar bu arada 1-2 haftadır böyle burnum tıkalı, sesim biraz çatallanıyor falan.
Umarım podcast'ta duyulmuyordur.
Duyuluyorsa da özür dilerim yani yapabileceğim hiçbir şey yok.
Şimdi saç döngüsünü anladıysak devam edebiliriz.
İkinci kısma geçelim. Saç dökülmesi türlerini ve kadın erkek farklarını biraz konuşalım.
Aslında saç dökülmesi çok karmaşık bir konu.
O yüzden şunu baştan net olarak söylemek istiyorum arkadaşlar.
Eğer saç dökülmeniz belirginse ve 3 aydan uzun bir süredir devam ediyorsa ya da sizi ciddi anlamda rahatsız ediyorsa mutlaka ama mutlaka bir doktora veya bir dermatoloğa görünmenizi tavsiye
ederim. Ayrıca kan değerlerinizi kontrol ettirmek de sorunu anlamak için iyi bir yöntem olacaktır.
Bu bölümde benim amacım size saç dökülmenizin kaynağını anlayabilmeniz için yol göstermek.
Ama bazı durumlarda tıbbi destek almayı lütfen ihmal etmeyin.
Bu çok önemli. Ayrıca bir de saç dökülmesi psikolojik olarak da zorlayıcı olabilecek bir konu.
Hatta bazı insanlar için gerçekten travmatik bir deneyim olabiliyor.
O yüzden bu konuyu küçümsemeyelim arkadaşlar.
Çevrenizde saç dökülmesinden şikayet eden kişiler varsa lütfen onlara işte yok bir şey saçların çok güzel görünüyor gibi gibi teselli edici laflar etmenizi önermem.
Destek olabilmek için seni anlıyorum veya işte doktora gittin mi gibi gibi sorular sorabilirsiniz.
Bir de tabii ki bu bölümü gönderin.
Şimdi gelelim konumuza.
Bazı saç dökülmesi türleri kadınlarda bazıları da erkeklerde daha sık görürse de genel olarak saç dökülmesi her iki cinsiyette de benzer mekanizmalarla ortaya çıkabiliyor.
Kadınlarda saç dökülmesi dendiğinde genel olarak saçların incelmesinden veya seyrelmesinden bahsediliyor.
Özellikle saçın ayrım çizgisi belirginleşebiliyor.
Erkeklerde ise daha çok alın çizgisinin iki yandan geriye çekildiğini görebiliyoruz veya tepe bölgesinde açılma olduğunu gözlemleyebiliyoruz.
Yani kadınla ve erkekte görüntü farklı olsa da nedenler aynı oluyor.
Saç kökünün davranışı değişiyor arkadaşlar.
Şimdi bunu daha kolay anlayabilmemiz için saç dökülmesi türlerini dört ana gruba ayırdım.
Bazıları geçici, bazıları geri döndürülebilir, bazıları da kalıcı.
Şimdi burada sizden istediğim şey hangi grupta olduğunuzu aklınızda iyi tutmanız.
Çünkü son kısımda çözümlerden bahsedeceğiz.
E o zaman hazırsanız başlıyoruz.
İlk grubumuz geçici saç dökülmeleri.
Bu ne demek? Bu gruptaki problemler olduğunda saç kökümüz ölmüyor.
Sadece saç döngüsü geçici olarak bozuluyor.
Peki hangi durumlarda bu başımıza gelebilir?
Mesela yoğun stres sonrası dökülme yaşanabilir.
Bilimsel olarak telogen efluvium deniyor.
Yoğun stres saç döngümüzü bozarak saçların telogen faza daha erken girmesine neden olabiliyormuş arkadaşlar.
Normalde saçlarımızın %10'u aynı anda telogen fazda oluyormuş ama stres sonucunda bu miktarda bir artış gözlemlenebiliyormuş.
İkinci neden hormonal değişimler olabilir.
Mesela hamilelik, doğum kontrol hapları, menopoz, PCOS yani polycystic ovary syndrome veya regl dönemi bile bu hormonal değişimlere dahil olabilir.
Gördüğünüz gibi daha çok kadınları etkileyen bir durum bu.
Hamileliği ele alalım mesela.
Hamilelikte yüksek östrojen seviyeleri saçın daha uzun bir süre anagen fazla kalmasını sağlıyormuş arkadaşlar.
Ama doğumdan sonra hormonlarda birden düşüş olduğu için saçlar birden aynı anda telogen faza geçebiliyormuş ve 2-4 ay boyunca çok fazla saç dökülmesi olabiliyormuş.
Yani korkmayın doğum sonrası saç dökülmesi yaşıyorsanız bu gayet normal.
Hormon seviyeleriniz tekrar normal düzeye dönmeye çalıştığı için aslında bu saç dökülmesini yaşıyorsunuz.
Yani anlayacağınız östrojen saç sağlığını destekleyen bir hormon.
Vücudumuzda hormonal değişimler olduğunda mesela hamilelik, regl dönemi gibi durumlarda daha çok saç dökülmesi görmemiz gayet normal bir durum.
Saç dökülmesinin bir diğer nedeni de mevsimsel dökülme.
Gün ışığı süresi değiştiğinde hormonal dengemiz de değişiyor ve saç döngüsü bundan etkilenebiliyor.
Ayrıca mevsim geçişlerinde iştahımız, beslenme düzenimiz, vitamin ve mineral alımımızda da değişimler olduğu için bunlar da dolaylı olarak saç dökülmesine neden olabiliyor.
Bunun dışında besin eksiklikleri de saç dökülmesine yol açabilir arkadaşlar.
Demir, protein, çinko, biyotin, B12, D vitamini hatta selenyum gibi şeylerde eksiklikleriniz olduğunda saç sağlığınız etkilenebiliyor ve saç dökülmesi artabiliyor.
Ama burada şunu söylemek istiyorum.
Rastgele takviye almak tehlikelidir.
Gerçekten eksiklik olup olmadığını bilmek için doktorunuza danışmanız gerekir.
Saç dökülmesi var diye rastgele takviye almak...
almak sorunu çözmediği gibi bazen de arttırabilir arkadaşlar.
Kaş yapayım derken göz çıkarmayın.
Mutlaka bir doktorla görüşün.
Başka neler olabilir?
Mesela tiroid kaynaklı dökülmeler.
Eğer tiroid probleminiz varsa ve bunun için tedavi görüyorsanız tiroid bezinizin az ya da fazla çalışması saçlarda incelmeye neden olabiliyormuş.
Bazı kişiler saçlarının tutam tutam döküldüğünü de fark edebiliyormuş.
Son olarak da ilaçlara bağlı bir dökülme de söz konusu.
Hangi ilaçlar olabilir?
Mesela kemoterapi veya radyoterapi gibi kanser tedavilerinde, antidepresan kullananlarda, kalp hastalığı için kullanılan ilaçlarda veya artrit ilaçları gibi gibi ilaçlarda
bu tip yan etkilerle karşılaşabilirmişsiniz.
Ama burada yine önemli bir uyarıda bulunmak istiyorum.
Doktorunuza danışmadan kullandığınız ilacı bırakmamalısınız arkadaşlar.
O yüzden bu konuda lütfen dikkatli olun.
Şimdi birinci grubun sonuna geldik.
İkinci grubumuz genetik saç dökülmeleri ile ilgili.
Bu da zamanla ilerleyen o yüzden erken müdahale edilmesi gereken bir saç dökülmesi türü.
Bunda tek bir tür var zaten.
Kalıtsal saç dökülmesi.
Yani androjenik alopesi diye geçiyor.
Buna erkek tipi kellik de deniyormuş arkadaşlar.
Nedenini bilmiyorum. Hani tam olarak anlamadım ama öyle geçiyormuş halk arasında.
Erkek tipi diye geçiyor diye kadınlarda görülmeyecek diye bir şey yok arkadaşlar.
Hem kadınlarda hem erkeklerde görülebilen bir saç dökülmesi türü.
Ve bunun nedeni de testosteron hormonu.
DHT'ye dönüştüğünde dihidrotestosteron yani saç köklerinin küçülmesine neden olabiliyormuş.
Androjenik saç dökülmesi de zaten genetik olarak aktarılan bir saç dökülmesi.
Özellikle anne tarafındaki erkeklerde saç dökülmesi öyküsü varsa sizin için risk daha yüksek olabiliyormuş.
Nedenini de anlatayım hemen kısa bir genel kültür bilgisi.
Androjenik alopesinin genetik aktarımı X kromozomu ile yapılıyormuş arkadaşlar.
X kromozomu da anneden alınmış.
Saç dökülmesiyle ilgili anne tarafındaki erkeklere bakarsanız kendi saç dökülmeniz konusunda bir fikir sahibi olabilirsiniz.
Devam ediyoruz. Üçüncü grubumuz bağışıklık ve hastalık kaynaklı saç dökülmeleri arkadaşlar.
Yani burada saç dökülmesi bir problemin sonucu olmuş oluyor.
Bu gruba giren kişilerde saç kıran hastalığı yani alopeşe areata diye geçiyor olabilirmiş.
Bu da otoimmün bir hastalık.
Bağışıklık sisteminin saç köklerine saldırması sonucu gelişiyormuş.
Saçlı deride, kaşlarda, kirpiklerde veya vücudun başka bölgelerinde yuvarlak yapıda dökülmeler.
İkinci olarak saç derisi hastalıkları da buna neden olabilir.
Mesela psoriyazis veya enfeksiyonlar.
Saç derisinde enfeksiyonlar veya sedef hastalığı olduğunda saç tükürmesine yol açabiliyormuş.
Pullanma, kızarıklık ve bazı bölgelerde de açıklık görülebiliyormuş.
Bir sonraki ise cinsel yola bulaşan hastalıklar.
Mesela frengi.
Eğer bu da tedavi edilmezse saçlı deride, kaş veya sakalda yamalı dökülmelere yol açabiliyormuş arkadaşlar.
Sonuncusu ise skar bırakan alopesiler yani skarlı alopesi diye de geçiyor.
Bu hastalıkta da iltihap saç köklerini tamamen yok ediyormuş.
Yok alan saç kökünden de yeniden saç çıkmıyormuş arkadaşlar.
Allah'ım bu bölüm kaç dakika olacak bilmiyorum.
Umarım dinlersiniz.
Çünkü ben burada 40 dakikalık bölüm yaparsam ve siz dinlemezseniz gerçekten cinnet geçiririm arkadaşlar.
Neyse son gruba geldik.
Bu grupta dış etken ve davranış kaynaklı saç dökülmelerinden oluşuyor.
Bu grupta sorun genellikle bizim saçla ne yaptığımız aslında.
Ve bu gruba girenler sürtünmeye bağlı saç dökülmesi yaşayabilir.
Mesela sürekli saça sürtünen bir aksesuar, şap.
şantiye kaskı gibi gibi şeyler takan kişilerde bölgesel dökülmeler olabiliyormuş.
Bunun dışında yanlış saç bakımı ve kimyasal işlemler de saç dökülmesine sebep olabilir.
Mesela sık sık saçınızı boyuyorsanız, açıcı, perma, düzleştirici gibi işlemler yaptırıyorsanız saçlarını yıpratıyorsunuzdur ve zamanla saç kökünü de zayıflatabilirsiniz.
Eğer yanlış ürün kullanırsanız da saçınızın sağlığını etkilemiş olursunuz veya alerjiniz olan bir ürünü saçınızda kullanıyorsanız bu da saç dökülmesine neden olabilir.
Yani anlayacağınız saçlarımız sağlıklı olmalı ki saçlarımız da sağlıklı uzasın.
Ayrıca bir de oksidatif stresinde saç kalitesinde rol oynadığı gösterilmiş çözümler kısmında detay vereceğim arkadaşlar.
Sonuna kadar dinleyin lütfen.
Bir de Instagram'a bıraktığım soru kutucuğuna yazanlar olmuş.
Koparak dökülme hakkında da bir soru geldi.
Aslında bunu saç dökülmesi olarak sınıflandırmak istemiyorum.
Çünkü dökülme kökten gerçekleşmiyor.
Ama bunu engellemek için de saçlarımızı güçlendirmemiz gerekiyor.
Buna da çözümler kısmında değineceğim.
Bir sonraki dökülme nedeni saçı sürekli gergin toplamak olabilir.
Buna da traksiyon alopesisi deniyor.
Sosyal medyada görmüşsünüzdür zaten.
Sürekli saçı sıkı at kuyruğu, topuz veya örgü şeklinde toplayan kişilerde saç kökleri zorlanabiliyor ve kalıcı dökülme yol açabiliyor.
Sonuncu nedenimiz saç yolma alışkanlığı yani trikotillomani.
Bu hastalık Deniz Ülgeroğlu'nda da vardı.
Podcastlerini dinliyorsanız biliyorsunuzdur.
Sürekli ondan bahsediyormuş gibi hissediyorum ama yani ne yapayım kadının podcastini kaç yıldır dinliyorum.
Hayatını biliyorum artık yaşadığı sorunları falan biliyorum.
O yüzden gerçek hayattan bir örnek vermek istedim aslında.
Şey Deniz Ülgeroğlu bana reklam veriyor da o yüzden arkadaşlar.
Yok yok şaka şaka reklam falan yok.
Ben dinlediğim için bahsediyorum.
Neyse saç dökülmesi nedenlerinin sonuna geldik.
Şimdi bir 15 dakika daha konuşacağım.
Onda da çözümlerden bahsedeceğim.
Bu arada saç dökülmesiyle ilgili çevrenizde kafası karışık bir arkadaşınız veya yakınınız varsa bu bölümü ona göndermeyi unutmayın lütfen.
Size bir sürü kalp, öpücük her neyse hepsinden gönderiyorum.
Testleriniz için teşekkür ederim.
O zaman hangi grupta olduğunuzu anladıysanız şimdi gelelim çözümlere.
Kozmetik ürünler geçici dökülmelerde faydalı olabilir.
Geçici dökülmelerde ne vardı?
Stres, hormonal değişimler, mevsim geçişleri, besin eksikliği gibi gibi durumlar vardı.
Bu durumlarda saç dökülmesini azaltan ürünler ve saç derisi sağlığını destekleyen ürünler kullanırsanız size yardımcı olabilir.
Besin eksikliğiniz olduğunu düşünüyorsanız bir doktorla görüşüp kan tahlilleriniz sonucunda besin takviyesine de başlayabilirsiniz.
Ben eczacı değilim o yüzden besin takviyesi konusuna girmiyorum.
O yüzden şimdi kozmetikleri biraz daha detaylı incelemek istiyorum.
Sizin için bütçe dostu ürünler bulmaya çalıştım arkadaşlar.
Trendyol, Gratis, Watsons gibi online satış mağazalarına baktım.
Ama ürünlerin çoğunda elle tutulur bir klinik çalışma verisi yok maalesef.
Biraz hayal kırıklığına uğradım.
Ama kullanmaya değer bulduğum markalar da Bioblast ve Elidor oldu.
Bunlarda bir takım klinik çalışma verileri mevcut.
Çok transferan olmasa da tüketiciyle paylaşılmış.
O yüzden bu markaların saç dökülmesi önleyici serumlarına bakabilirsiniz.
Bunun dışında amineksil içeren ürünlerden de yararlanabilirsiniz.
Amineksil ticari adı bu arada...
İçerik listesinde diaminoprimidin oksid diye geçiyor aklınızda olsun.
Ve minoksid ile benzer bir etki mekanizmasına sahip.
Hatta son zamanlarda çok trend olan bir içerik bu.
Yeni nesil bir saç dökülmesi karşıtı aktif madde diyorlar.
O yüzden bir sürü ürün de görmeye başladık.
Peki bu nasıl etki gösteriyor?
Hem saç kökleri çevresindeki kolajenin erken yaşlanmasını engelliyor.
Hem saçların büyümesine destek oluyor.
Yani saçların anagen fazında...
kalmasını sağlıyor. Aynı zamanda da saç köklerinin canlılığını destekliyor ve saçların daha sağlıklı ve sürekli uzamasını hedefliyor.
Amineksil içeren ürünlerden mesela Elsef Fiber Booster Serumunu önerebilirim size.
Hatta hikayelerde paylaşmıştım.
Çok gizli bilgiler paylaştım arkadaşlar.
Buradan söyleyemeyeceğim ama Instagram'dan takip edin beni.
Hani anlayan anladı.
Yani anlatmak istediğim elle tutulur bilgiler bulabildiğiniz serumları seçmeniz daha doğru olur.
Çünkü serumun etki göstereceğinden başka türlü nasıl emin olabiliriz değil mi?
Ayrıca bu arada kullanım sıklığına da uymanız gerekir.
Yoksa sonuç almanız çok daha zor olur.
Aklınızda olsun. Bu arada serumla birlikte bütün seriyi almanıza illa gerek yok.
Serum çok daha önemli çünkü saç derisinde kalıyor, durulanmıyor.
Ama ben maksimum performansı alayım diye düşünüyorsanız, bütçenize de uyuyorsa bütün seriyi alabilirsiniz.
Bunun dışında biberiye suyu hakkında da elle tutulur bilimsel çalışmalar yok maalesef.
Sırf popüler oldu diye kullanmayın bence.
Bu konuda LabMuffin'in videosundan yararlandım ben yine.
Açıklamalardan detaylı incelemesini bulabilirsiniz.
Çünkü yarım saatlik bir video.
Aynı şekilde 2-deokside riboz diye bir molekül de var.
Şekerden gelen bir molekül bu.
Ama bu da sadece hayvanlar üzerinde test edilmiş.
Yani insanlarda saç üzerindeki etkisi belirsiz.
O yüzden bunu da denemenizi önermem.
Peki kozmetikler dışında ne yapılabilir?
Mesela beslenmenizi iyileştirerek, yeterli proteini alarak ve gerektiğinde takviyelerden destek alarak güzel bir kombo elde edebilirsiniz.
Aynı şekilde yine tiroid bozukluğunuz varsa ve ilaç kullanıyorsanız, bunun sonucunda saçlarınız dökülüyorsa bahsettiğim kozmetik ürünler destekçiniz olabilir.
Peki ne zaman doktora gideceğiz Eylül?
Hemen söylüyorum. Eğer saç dökülmenizin genetik olduğunu düşünüyorsanız yani mesela anne tarafınızda kellik yaşayan erkekler varsa veya bir hastalığınız olduğunu düşünüyorsanız
yani yukarıda bahsettiğim saç kıran, saç zehirse hastalıkları, cinsel yola bulaşan hastalıklar veya skarlı alopesi gibi bir hastalıktan şüpheleniyorsanız kesinlikle doktorla görüşmelisiniz.
Bunun dışında ayrıca 3 aydan uzun bir süredir saçlarınız dökülüyorsa seyrelme fark ettiyseniz ve bu dökülme kaş kirpik gibi yerlerde de gözlemleniyorsa kesinlikle doktora gitmeniz
gerekiyor. Bu grupta saç kökleri yavaş yavaş küçülüyor arkadaşlar ve aktifliğini kaybediyor.
Eğer çok ilerlerse de geri dönüşü olmayabiliyor.
Zaten bu yüzden erken müdahale çok önemli.
Hastalık ilerlemeden tedaviye başlamak saç dökülmesi ihtimalini oldukça azaltabiliyor.
Bu noktada bazı durumlarda ilaç kullanımı gerekebilir ama şunu da söylemeden geçmeyeyim.
Şimdi paylaşacaklarım bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye değildir.
O nedenle kesinlikle bir doktorla görüşüp doktorun tavsiyeleri doğrultusunda ilaç kullanımına başlayabilirsiniz.
Şimdi ilk olarak kadın erkek fark etmeksizin androjenik saç dökülmesinde en sık adı geçen aktiflerden biri Minoksidil dediğimiz ilaç saç köklerinin çevresindeki kan akışını
artırarak saçların büyüme evresi olan anagen fazına geçişini destekliyor.
Bunun dışında finasterid veya dutasterid gibi ağız yoluyla kullanılan bazı ilaçlar var.
Bu ilaçlar saç dökülmesinde önemli rol oynayan DHT hormonunu vücutta sistemik olarak düşürüyor.
Bu ne demek? Bu ilaçlar hormonal dengeye müdahale eder ve bu nedenle yan etkileri olabilir.
demek arkadaşlar. Bunun dışında daha yeni bir aktif olan klaskoteron DHT'nin saç folikülündeki reseptörlere bağlanmasını engellemeyi hedefliyor.
Teorik olarak sadece uygulandığı bölgede etki gösteriyor.
Yani kana karışmıyor arkadaşlar.
Ama Şunu net olarak tekrardan söylemek istiyorum.
Bunların hepsi birer tedavi seçeneği ve herkes için uygun olmak zorunda değil arkadaşlar.
İlaç dediğimiz şey aynı zamanda yan etkiyle geliyor.
Bu nedenle saç dökülmesi için kullanılan ilaçların kesinlikle doktor kontrolü olmadan bilinçsiz bir şekilde kullanılmaması gerekiyor.
Çünkü çok daha ciddi sorunlara yol açabilir.
İnstagram'dan gelen sorulardan biri de DHT hormonunu nasıl bloke edebiliriz oldu.
Burada en önemli nokta şu.
Önce bir doktora görünüyoruz.
Gerekli kan ve hormonal testleri yaptırıyoruz.
Ve sonrasında da kişiye özel en uygun tedavi planıyla ilerliyoruz arkadaşlar.
Rastgele ilaç kullanılmaz.
Neyse bunu anladıysanız devam edebiliriz.
Dış etkenlere ve davranışlara bağlı saç dökülmesi grubundaysanız eğer alışkanlık değişmeden çözüm bekleyemeyiz tabii ki.
Mesela saçınızı sürekli gergin topluyorsanız bunu yapmayı bırakmalısınız.
Çünkü bunu çok geç fark ederseniz bu dökülmenin ilerlemesi önlenemeyebilir.
Yani saçlarınız geri çıkmayabilir arkadaşlar.
Bunun dışında saç yolma alışkanlığınız varsa bunu da erkenden fark ederseniz saç kökünüz kalıcı olarak zarar görmediyse bu durumda da tekrar saç çıkması beklenebilir.
Ayrıca çok fazla ısı ve agresif işlemler uyguluyorsanız bunları da azaltmanızı öneririm.
Bu davranışları değiştirdikten sonra tabii ki yine kozmetik ürünlerden destek alabilirsiniz.
Ama bunun dışında bir de saç derisi sağlığından da bahsetmek istiyorum.
Çünkü doğru saç bakımını yapmak çok önemli arkadaşlar.
Eğer saç derinizde kepek veya kuruluk gibi problemler varsa önce bunu iyileştirmek gerekiyor.
Sağlıklı saç derisi demek, sağlıklı saç demek.
O yüzden saç derimize de iyi bakmalıyız.
Koparak dökülme için de aynı şeyler geçerli aslında.
Eğer saçınıza çok fazla işlem uyguluyorsanız geçmiş olsun arkadaşlar.
Saçlarınız zayıfladığı için koparak dökülüyor zaten.
İşlemleri azaltıp bağ onarıcı ürünler kullanırsanız tararken dikkatli olursanız ayrıca tabii ki de sabrederseniz saçlarınız güçlenir.
Hatta bundan yıpranmış saçları nasıl onarırız ve bond repair bölümünde de bahsediyorum.
Aklınızda olsun. Burada bir ürün önermek istiyorum yine.
Pantene Grow Abundant Serumu bu bölümdeki hiçbir üründe reklam yoktur bu arada onu da söylemiş olayım.
Bu bahsettiğim serum oksidatif stres üzerinde etki gösteriyor.
Yapılan çalışmalarda da oksidatif stresin kaşıntı, kepek, saç dökülmesi gibi problemlere neden olabileceği gösterilmiş.
Geliştirilen bu serum da saç kalitesini artırıyor.
Saç derisi sağlığını destekliyor arkadaşlar.
Yukarıda bahsettiğim problemlere sahipseniz bu serumu deneyebilirsiniz.
Ben de hatta bu serumu denemek istiyorum fırsat bulduğumda.
Fransa'da satışı yok ama Türkiye'ye geldiğimde ilk iş bunu alacağım.
Son olarak da medikal uygulamalardan bahsetmek istiyorum.
Bunun da yine detayına girmeyeceğim çünkü ben dermatolog değilim.
Ama eğer bütçeniz el veriyorsa bu uygulamalardan da yararlanabilirsiniz.
Ne gibi uygulamalar var?
Mesela saç ekimi, makro needling, PRP, kırmızı ışık terapisi, kök hücre tedavisi ve mezoterapik gibi gibi uygulamalardan mevcut.
Bunları dermatologlar yapıyor tabii ki.
Dediğim gibi kozmetik ürünlere ve ilaçlara kıyasla çok daha pahalı uygulamalar bunlar.
Bu nedenle bu bölümde de bahsetmek istedim.
Son olarak arkadaşlar bunları yaparken sabırlı oluyoruz.
Çünkü sonuçları görebilmek için minimum 3 ay kullanmamız gerekiyor.
Saç yavaş uzuyor biliyorsunuz.
O yüzden biraz sabırlı olup...
Uygulamalara devam etmemiz gerekiyor.
Gördüğünüz gibi saç dökülmesi bir sorun değil bir sinyal arkadaşlar.
Altında yatan nedeni bulmak ve ona göre bir yol izlemek çok önemli.
Yemin ederim bu bölümün sonuna geldik ama bilgisayarımın da şarjı bitmek üzere.
O yüzden yani bitirmek için şu an hızlı hızlı konuşuyorum.
Bugün beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim size.
Çok uzun bir bölüm oldu ama sonuna kadar dinlediyseniz valla süpersiniz.
Bunu da dinliyorsanız hatta çevrenizle paylaşırsanız çok sevinirim.
Bir sonraki bölümde konumuz ne olacak bilmiyorum ama iki hafta sonra görüşürüz.
Hepinize çok güzel bir hafta diliyorum.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
