
Kozmetik Sırları’nın üçüncü bölümünde, kozmetik ürünlerin piyasaya sürülmesinden önce geçirdiği heyecan verici yolculuktan konuşacağız. 🚚 Araştırma-geliştirme aşamasından başlayarak, formülasyon, kalite testleri, ambalaj tasarımı ve sonunda raflarda yerini alması için gereken tüm etapları detaylı bir şekilde ele alacağız.🎙️
Hangi uzmanlar bu süreçte yer alıyor, hangi kriterlere göre ürünler geliştiriliyor ve piyasaya sürülüyor, bu soruların cevabını bu bölümde bulacaksın. 🔦
Kozmetik ürünlerin yolculuğunu adım adım keşfetmek ve güzellik dünyasının perde arkasındaki sırları öğrenmek için beni takip etmeyi unutma! 💅🏻
***
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
***
Birkaç faydalı link:
https://www.titck.gov.tr/faaliyetalanlari/kozmetik/urun-bilgi-dosyasi
#reklamdeğildir "Markaların ismi geçtiği için yazılmıştır."
Transkript
Hello kozmetik
severler! Kozmetik Sırları'nın 3.
bölümüne hoş geldiniz.
Ben Eylül. Bu hafta ne anlatacağım size biliyor musunuz?
Bir kozmetik ürünün yolculuğunu anlatacağım.
Bir kozmetik ürün piyasaya sürülene kadar hangi etaplardan geçiyor merak ettiniz mi hiç?
Eğer benim gibi meraklı bir kişiliğe sahipseniz bu bölüm çok hoşunuza gidecek.
Çünkü sizin için bütün sırları tek tek açıklayacağım.
Tahmin edebileceğiniz gibi kozmetik ürünler piyasaya sürülmeden önce birçok farklı etaptan geçiyor.
Bunu aslında bir bebek gibi düşünebiliriz.
Kozmetik üründe 9 ay boyunca gelişiyor, kontrollerden geçiyor, olgunlaşıyor, büyüyor ve her şeyden emin olunduktan sonra Yani
tüketici ile buluşuyor.
Peki bu etaplar neler?
Hadi gelin birlikte inceleyelim.
Bir önceki bölümde de anlattığım gibi bu iş önce formülatörle buluşmakta başlıyor.
Kozmetik üretmek isteyen şirketin bütçesine ve yatırım yapmak istediği şeylere göre bu formülatör şirketten biri de olabiliyor veya bağımsız çalışan bir formülatör de
olabiliyor. Buna da taşeron işçi deniyor.
Eğer bilmiyorsanız açıklayayım.
Taşeron işçi demek işin belli bir kısmını veya tamamını alan alt işverene deniyormuş.
Sizin için tanımına baktım.
Hadi yine iyisiniz. Piyasaya bir kozmetik ürün sürmek isteyen şirket veya kişi bu fikrini hayata geçirmek için önce pazarlama özeti belirliyor.
Buna marketing brief de denebilir.
İngilizcesini de söyleyeyim.
Yani bu marketing brief de kozmetik ürünün pazarlama kriterleri belirleniyor.
Bu kriterler neler?
Mesela kozmetik ürünün özellikleri, kozmetik ürünün maliyeti, bu ürün için istenen testler, paketleme ve etiketlemeye dair bilgiler ve satışa
çıkarma süresi.
Yani şu kadar süre sonra bütün bunların tamamlanmış olmasını ve ürünümü piyasaya sürebilmek istiyorum gibi bilgilerin önden bilinmesi gerekiyor.
Bütün bu bilgiler formülatörle birlikte konuşuluyor, tartışılıyor.
Bu kriterlerin anlaşıldığından emin olduktan sonra da bu süreç başlamış oluyor.
Tabii bu sürecin başlaması için de bir kontrat imzalanıyor.
haklarını savunabilmesi açısından bu etapta kontrat imzalamak önemli.
Şimdi size bunları anlatacağım da hemen hayallere dalıp piyasaya ürün sürmeye kalkmayın lütfen.
Bu üzerinde düşünülmesi gereken bir konu aşırı büyük bir bütçe gerektirmese de yine de belirli bir bütçe gerektirdiği için iyice düşünüp taşınıp sonra karar almanız gereken
bir konu aslında. Ama aklınızda uzun zamandır böyle bir fikir varsa tabii ki de bu anlatacaklarım size bu süreçte çok yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.
Tabii kozmetik severler için de bir kozmetik ürünün yolculuğunu anlayıp ne gibi farklı etaplardan geçtiğini görüp kafalarında daha iyi canlandırmalarına yardımcı
olabilir. Şimdi...
Bu formulatör kişi veya şirket ve ürünü piyasaya sürmek isteyen kişi görüşür, konuşur, toplantı yapar ve kontratı imzaladıktan sonra da formulasyon
süreci başlamış olur.
Daha önceki bölümde de dediğim gibi kek tarifi geliştirmek gibi denilebilir.
Laboratuvarda birçok deneme yapılır ve diğer ekiplerle düzenli olarak görüşülür.
Bu diğer ekipler kim?
Mesela ürünü çıkarmak isteyen kişi.
Diğer formülatörler kaliteyle görüşülebilir, toksikologlarla görüşülebilir vs.
vs. Yani bu ürün geliştirme sürecinin içinde farklı rol oynayan birçok kişi olabiliyor.
Başka bir benzetme daha yapalım.
Mesela youtuberlık üzerinden örnek vereyim.
Eğer siz youtubersanız ve içerik üretmek istiyorsanız, arka planda uzun bir arama, geliştirme süreci oluyor genelde.
Kaliteli bir içerik sunabilmek için, doğru içerikleri bulabilmek için, nasıl daha iyi yapabilirim vs.
vs. diye düşünebilmek için her şeyin arka planında genelde uzun bir araştırma süreci oluyor.
Mesela ben de bu podcast'ı yapabilmek için kayda geçmeden önce birçok araştırma yapıyorum.
Kendi yaşadığım deneyimleri düşünüyorum.
Bunu nasıl böyle anlatabilirim gibi beyin fırtınasına benzer çalışmalar yapıyorum.
Daha sonra bu araştırma geliştirme sürecinin sonuna yaklaşıldığında onaylanan formüller genelde şirket içindeki çalışanlar tarafından veya taşeronluk
varsa müşteri tarafından test ediliyor ve onaylanıyor.
Veya onaylanmadığı takdirde formül tekrardan geliştirme sürecine geri dönüyor.
Geliştirme süreci bittikten sonra onaylanan formüller bu sefer de kalite kontrolüne tabi tutuluyor.
Kalite kontrol dediğimiz şey aslında ürünün stabilitesini test etmek, koruyucunun gerçekten işe yarayıp yaramadığını görmek.
Bunun için mikrobiolojik testler uygulanıyor.
Ondan sonra ürünün güvenlik testi yani tüketici için bir tehlike arz ediyor mu diye bir takım testler yapılıyor.
Ürünün verimliliği yani ürün ambalajının üzerinde bulunan iddialar gerçekten karşılanıyor mu?
Yoksa bu ürün bir işe yaramıyor mu mesela?
Ayrıca da ürünün ambalajla uyumlu olup olmadığı test ediliyor.
Bu neden test ediliyor?
Çünkü bazı ürünler bazı ambalajlarda kötü bir sonuca yol açabilir.
Mesela içindeki bazı malzemeler o ambalajla reaksiyona girerse eğer ürün bu sefer stabilitesini koruyamamış olur.
Bu yüzden kozmetik ürünler birçok teste tabi tutulur ve emin olunduktan sonra piyasaya sürülür.
Tabii bu demek değildir ki satın aldığınız ürün asla bozulmayacak, asla stabilitesini yitirmeyecek.
Bazı faktörlerden dolayı belki de kullanım süresini geçtiğiniz için o ürün bozulabilir veya güneşte beklettiğiniz için de o ürün bozulabilir.
Yani bütün bu testler %100 bozulmayacak demek değil maalesef.
Ama ideal saklama koşullarını sağladığınızda bu ürün şu kadar süre bozulmadan kullanılabilir demek.
Bütün bu yapılan testlerin sonuçları da kozmetik mevzuatına uygun olmalı tabii ki.
Eğer o testlerin sonuçları mevzuatta yazılan kurallara göre sonuç vermiyorsa o zaman tekrardan formülasyon sürecine geri dönülebiliyor.
Peki. Ürünümüz bu kontrol testlerini geçtiyse eğer o zaman ne yapılıyor?
Test aşamasının sonunda eğer elde etmek istediğimiz test sonuçlarını elde ettiysek yasal etiketleme bilgilerini biçimlendirmemiz ve ürün bilgi dosyasını
yazmamız gerekiyor.
Ürün bilgi dosyası PID olarak da geçiyor.
Yani Product Information Dosya sanırım İngilizcesi.
Bu dosyada kozmetik mevzuatının zorunlu tuttuğu bazı bilgilerin yer alması gerekiyor.
Mesela ne bu bilgiler?
Ürünün adı, kod adı, varsa yerel kullanımdaki ismi, ürünün kalitatif ve kanditatif yapısı vs.
vs. Ayrıca ürünün referans numarası, ticari markası, ulusal kodu ve ürün içeriğinde bulunan bileşenlerin adı belirtilmek zorunda.
Peki bu neden yapılıyor?
İlk bölümde de dediğim gibi tüketiciyi korumak için yapılıyor.
Bu ürün hakkında bütün bilgilere sahip olalım ki eğer bir sorun olursa kim üretmiş, kim piyasaya sürmüş, nasıl testlerden geçmiş gibi sorulara yanıt bulabilmek
için böyle bir uygulama yapılıyor.
Bu dosya onaylandıktan sonra da pilot üretim süreci başlıyor.
Pilot üretim ne peki?
Pilot üretim genelde büyük ölçekli üretime geçmeden önce deneme amaçlı yapılan bir üretim türü.
Örneğin 1000 kutu krem üretmek yerine sadece 50 kutu krem üretiyorlar.
Peki bu küçük ölçekli üretim neden bu kadar önemli?
Aslında küçük ölçekli bir üretim yaparak büyük ölçeğe geçtiklerinde oluşabilecek sorunları bulup bunların önüne hemen geçebiliyorlar.
Bu da tabii büyük ölçüye geçildiğinde hem para kaybını, hem zaman kaybını, hem de ham madde kaybını önlemiş oluyor.
Bu pilot üretim süreci de onaylandıktan sonra büyük ölçekte üretime geçilebiliyor.
Hatta bu tarz büyük ölçekte üretim videolarını belki internette, YouTube'da veya Discovery Channel'da How It's Made diye bir program vardı.
Ben küçükken izlemeyi çok severdim.
Belki bu tarz bir programda görmüş olabilirsiniz.
Fabrika ortamında büyük ölçekte kozmetiklerin nasıl üretildiğini gösteren bir takım videolar olabilir.
Hatta bulursam size de gösteririm.
Hani aşağıya link bırakırım ki biraz bir fikriniz olsun.
Büyük ölçekte üretim tamamlandığında da paketleme ve etiketleme kısmına geçiliyor.
Üretimden hemen sonra paketleme yapılabilir aslında veya paketlemeyi başka bir şirket yapıyorsa büyük bidonlara ürün konulur ve paketlemeye gönderilir.
Bundan sonra da bu süreç tamamlandığında en güzel kısma gelmiş oluyoruz.
Çünkü pazarlama, ürün tanıtımı ve satış kısmına geliyoruz.
Şimdi marka ismi vermeyeyim, reklam olmasın ama siz de görmüşsünüzdür işte.
Kozmetik satılan mağazalarda büyük büyük afişler veya sosyal medyada da yeni çıkan ürünlerin tanıtımını yapan sayfalar, influencerlar yani anlayacağınız
değişik meccalarda değişik metodlar kullanılarak bir ürünün tanıtımı yapılabiliyor.
Sonrasındaysa satış noktasına götürülen ürünler satışa sunulmuş oluyor.
Tüketici ile buluşmuş oluyor.
İşte böyle. Arka planda ne var ne yok anlattım size.
Artık bir kozmetik ürün nasıl doğuyor biliyorsunuz.
Hatta arkadaşlarınızla buluştuğunuzda falan biraz böyle bilgili görünmek için onlara da biraz anlatabilirsiniz.
Veya daha da iyisi benim podcastimi önerebilirsiniz.
Bugünkü bölümünde sonuna gelmiş bulunmaktayız.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Bölümü beğenmeyi, paylaşmayı, yorum bırakmayı unutmayın.
Çok hoşuma gider gerçekten.
Haftaya bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Kendinize çok çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
