
Kozmetik ürünlerin kimler tarafından ve nasıl yaratıldığını öğrenmeye hazır mısın? Bu bölümde, kozmetik ürünlerin nasıl sıfırdan yaratıldığını keşfediyoruz. 🔍 Araştırma-geliştirme sürecinin perde arkasına geçerek, bir kozmetik ürünün doğuşuna tanıklık ediyoruz. 🎉 Hangi uzmanlar bu süreçte yer alıyor, hangi kriterlere göre yeni ürünler geliştiriliyor, tüm bu soruların cevabını ve daha fazlasını bu bölümde bulacaksın. 💅🏻 ***
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
#reklamdeğildir "Markaların ismi geçtiği için yazılmıştır."
Transkript
Herkese tekrardan merhabalar.
Ben Eylül. Kozmetik Sırları Podcast ile bugün karşınızdayım.
Kozmetiğin tarihçisini öğrendik ama bu kozmetik ürünleri kimler yaratıyor diye düşündüğünüzü duyar gibiyim.
Bu soruyu sormakta çok haklısınız valla.
Çünkü biz kozmetiğin bitmiş halini, mağazalarda satılan halini görüyoruz.
Ama arka planda nasıl bir sistem işliyor bunu pek de bilmiyoruz.
O yüzden bugün sizlerle kozmetik ürünlerin sahne arkasını paylaşacağım.
Hadi gelin bakalım. Şimdi kozmetik deyince kremler, makyaj malzemeleri, saç bakım
ürünleri, epilasyon ürünleri ve benzeri şeyler geliyor aklımıza.
Aslında kozmetik sektöründe rol oynayan birçok farklı kişi var.
Örneğin kozmetik bilimiyle uğraşan formülatörler, pazarlamacılar, satışçılar, Üretim operatörleri hatta toksikologlar gibi farklı farklı meslekler
var. Ay sizce bu kozmetik ürünler için olan toksikologlardan ilişkiler içinde olsaydı çok güzel olmaz mıydı?
Böyle erkeklerin analizini yapıp toksiklik seviyesini belirleyip bize raporu iletiyor böyle.
Mükemmel bir hizmet bence.
Tabii bütün bu saydığım kişilerin mesleklerini yapabilmesi için ortada bir kozmetik ürün olması gerekiyor.
Yani bir kozmetik ürünün doğması gerekiyor.
Peki bu ürünleri kimler geliştiriyor?
Takipçilerimden bu konu hakkında bilgi sahibi olan var mı?
Doğrusu merak ediyorum.
O yüzden soru ve cevap kısmına yorumlarınızı bırakabilirsiniz veya bana Instagram üzerinden ulaşabilirsiniz.
Bu küçük sorudan sonra...
Devam ediyoruz. Şimdi size cevabı vereceğim.
Bakalım doğru tahmin etmiş misiniz?
Bu kozmetik geliştiren kişilere formatör deniyor.
Yani formülasyon kimyası üzerine uzmanlaşmış bilim insanları diyebiliriz kısaca.
Bu kişiler üniversitelerde kozmetik bilimini veya genel olarak formülasyon bilimini öğreniyorlar.
Türkiye'de de birçok üniversitede bununla ilgili eğitimler veriliyormuş.
Biraz araştırdıktan sonra gördüm.
Ve bu bölümün ismi de sanırım kozmetik teknolojisi diye geçiyor.
Eğer Google'dan araştırırsanız birçok üniversitenin kozmetik teknolojisi bölümüyle karşılaşabilirsiniz.
O bölümler hakkında bilgi alabilirsiniz.
Belki aranızda bu mesleği yapmak isteyen vardır diye küçük bir dipnot düştüm.
Mesela kendi okuduğum bölümden biraz örnek vereyim size.
Ben Fransa'da kimya mühendisliği okudum.
Sonra da formülasyon masterı yaptım.
Bu formülasyon masterında da formülasyona dair değişik değişik dersler gördüm.
Mesela polimer kimyası, polimerlerin değişik uygulanma alanları.
Ondan sonra formülasyon kimyasından konuşacak olursak koloidler hakkında derslerim vardı.
Formülasyon prensipleri hakkında derslerim vardı.
Sonra formülasyonda kullanılan ham maddeler hakkında bir dersim vardı.
Ayrıca da birçok laboratuvar dersim vardı.
Uygulamalı kozmetik ürün üretiyorduk mesela veya boya ürettiğimiz bir ders de vardı.
Hani böyle baya değişik, geniş, ölçekli bir öğretim programı denebilir.
Yani eğer sizin de kimyaya ilginiz varsa ve kozmetiklerden hoşlanıyorsanız Kozmetik Teknolojisi bölümü Belki sizin için iyi bir bölüm olabilir.
Tamam işin teorisini geçtik de peki bu formülatörler nasıl kozmetik yaratıyor diye soracak olursanız.
Şimdi bunu biraz yemek tarifi gibi düşünmek gerekiyor.
Mesela Refika YouTube kanalı için nasıl yemek reçeteleri geliştiriyorsa, kek yapmak için mesela, bunun için yumurta, şeker, un, süt gibi ana malzemelerden oluşan
bir formül gerekiyor.
Yani bir reçete gerekiyor.
Aslında kozmetik formülasyonu yapılırken de bunun gibi deneme yanılma yöntemiyle bir ürün geliştiriliyor.
Tabii ki kozmetik bir bilim dalı olduğu için şimdiye kadar yapılan denemeler sayesinde aşağı yukarı neyin neyle iyi gittiğini, neyi ne kadar karıştırmak
gerektiğini genel olarak biliyoruz.
Ama tabii ki eşsiz bir formül geliştirmek için de bir takım denemeler yapıp deneme yanılma yöntemiyle test ederek bitmiş ürüne ulaşılabiliyor.
Yani anlayacağınız...
Formülasyon da mutfakta yemek yapmak gibi düşünülebilir.
Tabii bunun bir de bilimsel kısmını anlamak için bu kozmetiklere konulan malzemelerin rollerini ve ne işe yaradığını bilmek gerekiyor.
Ne miktarda kullanılması gerektiğini bilmek gerekiyor.
Bunu da tabii okulda öğretiyorlar.
Hangi malzemenin ne kadar kullanıldığını, hangi malzemelerin birlikte uyum içinde olduğunu.
Yavaş yavaş deneyim edindikçe de kendi kendinize görüp anlayabiliyorsunuz.
Tabii bunda kimya bilgisinin çok önemi var.
Çünkü neyin neyle uyumlu olacağını kimyasal açıdan da bilmek önemli tabii ki.
Aha! Şimdi bunlardan konuşunca...
Eski okul günlerimi özlemedim desem yalan olur valla.
Hatta laboratuvar çalışmalarını çok severdim.
Bir kere hatırlıyorum böyle lip balm gibi bir şey üretmiştik.
Bir de göz farı üretmiştik.
Hatta rengi o zaman pantolon tarafından yılın rengi seçilmişti.
Adı da Living Coral sanırım.
Ve ben onu hala kullanıyorum inanır mısınız?
Hatta o lip balmdan ve göz farından bir arkadaşıma da hediye etmiştim.
Bak ben yaptım diye.
Gururlu bir şekilde. Ve o da hala kullanıyor.
Hani ara ara söylüyor böyle.
Senin yaptığın şeyi kullandım.
İşte çok güzel oldu.
Hiçbir yerde bulamıyorum falan diye.
Acaba buna devam mı etseydim diye düşünüyorum aslında bazen.
Peki tamam formülasyonu kek tarifi gibi düşünebiliriz dedik.
istediğimiz kek tarifini nasıl yaratacağız peki?
Burada da devreye o kek tarifini üretip piyasaya sürmek isteyen kişi giriyor.
Yani bu kişinin üründen beklenilen özellikleri doğru olarak ifade etmesi gerekiyor.
Diyelim ki ben bir el kremi üretip piyasaya sürmek istiyorum.
Bu el kremi nasıl olacak?
Bunu anlatmam lazım.
Ne diyebilirim? Mesela en az %95 doğal içerikli olması lazım.
Paraben ve benzeri gibi tartışmaya açık malzemeler kullanılmaması lazım.
Renginin opak olmasını istiyorum.
Opak ve beyaz olmasını istiyorum diyebilirim.
Ayrıca da yoğun nemlendirmeli ama yağlı bir his bırakmamalı diyebilirim.
Bu benim üründen beklentilerim.
Ürünün göstermesi gereken özellikleri.
Hadi bir örnek daha verelim.
Bu sefer de şampuan üzerinden gidelim.
Şampuan içinde sülfatsız bir şampuan istiyorum diyebilirim.
İçerik listesi kısa olsun, kısmen iyi köpürsün ve içinde koruyucu bulunmasın diye kriterler belirleyebilirim.
Bu kriterleri eğer ben bir ürünü piyasaya sürmek istiyorsam önceden belirlemem gerekiyor ki Formülasyonu yapacak olan kişi buna göre ürünü geliştirsin.
Eğer kriterlerimi iyi belirleyemezsem bu sefer de formülasyonu yapacak olan kişi ne yapacağını tam olarak bilemez.
O yüzden ürünün doğru şekilde geliştirilebilmesi için bu kriterleri önden belirlemek şart.
Peki Eylül, bu formülatör denilen kişiler nerelerde çalışır?
Diyecek olursanız ona da cevabım var.
Eğer kozmetik formülasyonuyla ilgileniyorsanız kozmetik şirketlerinde büyük kozmetik markalarında çalışma imkanınız olabilir.
Mesela L'Oreal, Estée Lauder veya Türk markası düşünecek olursak Flormar olabilir.
Gerçi Flormar İvroşe tarafından satılındı ama neyse.
Başka ne var? Golden Rose var mesela.
Hani bu tarz yerlerde çalışma fırsatına sahip olabilirsiniz.
Bunun dışında markaları hizmet veren laboratuvarlarda da çalışabilirsiniz.
Bir marka diyor ki ben şöyle şöyle şöyle bir ürün istiyorum.
Benim için geliştirir misiniz?
İşte böyle taşeron iş yapan laboratuvarlar var ve bu laboratuvarlarda üçüncü kişiler için ürün geliştirme hizmeti sunabiliyor.
Mesela Kylie Jenner ruj çıkardı.
Nasıl ruj çıkardı?
O kimya mühendisi mi?
Değil. Bu şekilde bir laboratuvarla çalışarak rujunu böyle piyasaya sürüyor.
Veya işte ne bileyim Kerimcan Durmaz da ruj çıkarmıştı bir ara.
Bütün bu ünlü kişiler bu tarz formülasyon laboratuvarlarıyla çalışarak piyasaya ürünlerini sürebiliyorlar.
Yani bu ürünün üretilmesinde sadece kriterlerini belirliyorlar.
Onun dışında başka bir çalışma yapmıyorlar.
Bu hizmeti bir laboratuvardan satın almış oluyorlar.
Bir de formülatörleri daha genel ölçekli düşünürsek eğer, formülatörler boya üretiminde de çalışabilir, plastik üretiminde de çalışabilir, hatta mürekkep,
yapıştırıcı. deterjan ve benzeri sektörlerde de çalışabilir.
Peki neden? Çünkü formulasyonun ana fikri bir takım malzemeleri karıştırarak ana ürünü elde etmeye dayalı bir meslek.
Bu yüzden içinde formulasyon olan bütün iş sektörlerinde çalışma imkanı yakalayabilen bir meslek grubu.
Ben kimya mühendisi olmaya karar verdiğimde bana çok dediler.
Kimyacı olma, iş bulamazsın dediler.
Ama gel gör ki bütün meslek gruplarında kimya var bir şekilde.
Uçak da üretsen var, araba da üretsen var, boya da üretsen var, deterjan üretsen var.
O yüzden kimya gerçekten...
her sektörde olan bir şey ve iş bulamazsın diyenlere çok da inanmayın.
Sadece eğer kimyacı olmak istiyorsanız, gerçekten laboratuvarda çalışmak istiyorsanız biraz böyle şehir dışlarında, endüstriyel bölgelerde iş bulabiliyorsunuz ancak o da biraz tabii sizin
hayattan beklentilerinize göre memnun olacağınız veya olmayacağınız bir şeye dönüşebiliyor maalesef.
Evet kozmetik severler, bugünlük benden bu kadar.
Umarım bölüm hoşunuza gitmiştir.
Eğer hoşunuza gittiyse beğenmeyi, paylaşmayı, yorum bırakmayı ihmal etmeyin.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Kendinize çok çok iyi bakın.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
