
Kozmetik Ürünlerdeki İddialar: Gerçek mi, Pazarlama mı?
5 Ağustos 2024 · 12 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Bu haftaki bölümde, kozmetik ürünlerin ambalajlarında ve reklamlarında karşımıza çıkan iddiaların arka planını keşfediyoruz🧴“Cildinizi 10 yaş gençleştirir”, “24 saat kalıcı”, “doğal içerikler” gibi sıkça duyduğumuz vaatlerin ne kadar doğru olduğunu hiç merak ettiniz mi? 🤔 Bu iddiaların nasıl test edildiğini, hangi standartlara göre değerlendirildiğini ve hangi düzenlemelere tabi olduklarını ayrıntılı bir şekilde inceliyoruz🕵♀ Ayrıca, kozmetik yönetmeliğinin bu tür iddiaları nasıl denetlediğini ve tüketicilerin bu konularda nelere dikkat etmesi gerektiğini de konuşuyoruz. Bilinçli bir tüketici olmanın yollarını keşfetmek için bu bölümü kaçırma! 💄
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, İnstagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
***
https://www.titck.gov.tr/duyuru/kozmetik-firmalarinin-dikkatine-09062023113236
***
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
Transkript
Herkese hello!
Kozmetik Sırları'nın 10.
bölümüne hoş geldiniz.
Ben Eylül. Bugün ne konuşacağız Eylül diyorsanız eğer bugün de çok güzel bir konuyla karşınızdayım.
Bildiğiniz gibi piyasada gördüğümüz kozmetik ürünlerin hepsinin ambalajında birçok iddia bulunuyor.
Ama bu iddialar gerçekten güvenilir mi bilemiyorsanız sizi aydınlatmaya geldim.
Bu bölümde kozmetik yönetmeliğinin iddialar kısmını inceleyeceğiz.
Bu iddiaların kullanımı için belirlenen ortak kriterlerden başlayıp iddiaların doğrulanmasında kullanılan uygulamalarla devam edeceğiz.
Son olarak da içermez ve hipoallerjenik iddialarını inceleyerek bölümümüzü bitireceğiz.
Hadi gelin başlayalım.
Bakalım kozmetiklerdeki iddialar gerçek miymiş?
Evet şimdi bildiğiniz gibi kozmetik ürünler çok ciddi yönetmeliklere tabi tutuluyor.
Beni bu bölüme kadar dinlediyseniz birçok kez bundan bahsettim.
O yüzden şimdiye kadar biliyor olmanız lazım.
Bilmiyorsanız da daha önceki bölümlerimi dinleyebilirsiniz.
Kozmetik ürünlerimiz çok ciddi yönetmeliklere tabi tutulduğu için de kozmetik ürünler piyasaya sürülmeden önce birçok testten geçip onaylanıyor.
İddialar içinde tahmin edersiniz ki birçok kural var.
Öyle her isteyen kişi istediği gibi bir krem üretip bu krem kırışıklıklara iyi gelir diyemiyor.
İyi ki de diyemiyor tabii ki.
Şu anda zaten krem seçmek çok zor.
Bir sürü seçenek var.
Bir de öyle bir şey olsaydı nasıl bir zorluk içinde krem seçmemiz gerekecekti tahmin bile edemiyorum.
Şimdi bölüme geçmeden önce küçük bir parantez açıp size bir soru sormak istiyorum kızlar.
Bu ürünlerdeki iddialara inanan taraftan mı yoksa pek de inanmayan taraftan mısınız?
Instagram'da Reels videosunun altında anket yapacağım.
Katılırsanız benim de bu konuda bir fikrim olmuş olur.
Hem de paylaştığım diğer faydalı kaydırmalı postlardan haberiniz olmuş olur.
açıklamada Instagram sayfamın linkini bulabilirsiniz.
Neyse, hadi başlıyoruz.
Kozmetik ürün iddiaları gerçek mi?
Birlikte öğreneceğiz. İlk olarak, kozmetik ürün iddiaları Avrupa'da 2013'te çıkan bir yasaya göre şu şekilde tanımlanıyor.
İddialar, markaların kozmetik ürünlerini tanımlamak için kullandıkları tüm metinler, görseller veya sembollerden oluşur.
Tüketicinin satın alırken bilinçli bir seçim yapabilmesi için bunların açıkça yazılması ve ifade edilmesi gerekir diyor.
Türk Kozmetik Ürünler Yönetmeliğinde de iddiaları anlatan bir kılavuz var.
Hatta Haziran 2023'te güncellenmiş bu kılavuz.
Merak ederseniz linkini aşağıya bırakıyorum.
Daha detaylı inceleyebilirsiniz.
Şimdi bu kılavuz bize ne diyor?
Tek tek inceleyelim.
Kılavuzumuzun ek bir kısmında Kozmetik ürünlerle ilgili olarak kullanılan iddialar için ortak kriterler belirlenmiş.
Bu kriterler şöyle, bakalım kaç tane kriter var?
3, 4, 5, 6 tane kriter var.
Şimdi hepsini tek tek ele alacağız birlikte.
Birinci kriterimiz yasal uyumluluk kriteri.
Mesela ürün sağlık bakanlığından onaylıdır iddiasına izin verilmiyor.
Çünkü piyasaya arz edilen tüm kozmetik ürünlerin kozmetik mevzuatına zaten uygun olması gerekiyor.
Yani bu yasal bir gereklilik böyle bir şey yazmak tüketiciyi yanlış yönlendirmek oluyor.
Bu yüzden de yasak zaten.
İkinci kriterimiz doğruluk.
Yani iddiaların doğru olması gerekiyor.
Bir kozmetik ürünün spesifik bir bileşeni içeride iddia ediliyorsa mesela o bileşenin üründe mevcut olması gerekiyor.
Örnek verelim. Silikon içeren bir kozmetik ürün ambalajının üzerine silikon içermez yazamaz.
Ancak şöyle küçük bir detay da var.
Bir ürünün üzerinde SLS içermez yazabilir.
Bu arada SLS demek Sodium Laureth Sülfat demek.
Ancak bu ürün Sodium Laureth Sülfat içeriye olabilir yine de.
İkisi farklı moleküller.
O yüzden farklı isimleri var.
Bu da bir pazarlama tekniği tabii ki.
Devam ediyoruz.
Üçüncü kriterimiz destekleyici kanıtlar.
Yani kozmetik ürünlerin iddialarını destekleyen kanıtların uzman değerlendirmeleri içermesi yeterli ve doğrulanabilir olması gerekiyormuş.
Mesela ambalajda ürün 48 saat nemlendirir yazıyorsa Ürünün gerçekten de 48 saat nemlendirdiğine dair bir veya birçok kanıtın olması gerekir.
Aynı şekilde %2 retinol içerir yazıyorsa gerçekten de bu miktarda retinolün olduğunu kanıtlayan testlerin yapılması zorunludur.
Bu yapılan testlerde ürün bilgi dosyası dediğimiz dosyaya eklenir ve ürün piyasaya sürülmeden önce dosyadaki her şeyin tamamlandığından emin olunur.
Dördüncü kriterimizde de bir kozmetik ürünün performansına veya işlevselliğine yönelik açıklamalar mevcut destekleyici kanıtların ötesine geçmemelidir yazıyor.
Bu ne demek? Parfümlerden örnek verelim.
Bildiğiniz gibi parfümlerde yüksek miktarda alkol bulunuyor.
Bu nedenle bu parfüm koruyucu madde içermez gibi iddiaların ambalajlara yazılması yasak.
Çünkü dürüst bir iddia olmamış oluyor.
Beşinci kriterimiz adalet.
Diyor ki, kozmetik ürünlerin iddiaları objektif olmalı, rakiplerini ve yasal olarak kullanılan bileşenleri karalamamalıdır.
Ne mesela, mineral yağ içermediği için tolere edilir gibi iddialar, aynı derecede iyi tolere edilen diğer ürünlere yönelik haksız bir ifade oluyor.
Bu yüzden bunun gibi ifadeleri yazmak yasak.
Son kriterimize geldik.
Bu da bilgiye dayalı karar verme.
Yani özetlemek gerekirse iddiaların kullanıcı için açık ve anlaşılır olması gerekiyor.
Yani anlayacağınız tüketici kısım ortalama bir kozmetik kullanıcısı ise eğer ambalajda teknik terimler kullanılması doğru olmaz.
Ama o ürün profesyoneller için geliştirildiyse bu durumda teknik bir dil kullanılabilir.
Gördüğünüz gibi kozmetik ürün iddiaları için bile çok fazla kriter, çok fazla kural var.
O yüzden biraz daha tüketici olarak kozmetik yönetmeliğine güvenmemiz gerekir diye düşünüyorum.
Bitti mi? Bitmedi.
Şimdi ek ikiye geçiyoruz.
İddiaların doğruluğunun kanıtlanması için en iyi uygulamalar kısmı.
Burası biraz uzun o yüzden özet geçeceğim.
Ama genel olarak deneysel çalışmalar için En iyi uygulamalardan bahsediyor.
Bu uygulamaların tekrarlanabilir standart koşullarda olması gerektiğinden ve uluslararası kılavuzları veya standartları dikkate alması gerektiğinden bahsediyor.
Ayrıca istatistiksel açıdan da yeterli sayıda kişinin araştırmalara katılması gerekiyor ki sonuçların istatistiksel bir anlama olsun.
Yani anlayacağınız birçok kriter var değerlendirmek için.
Örnek de verelim.
Dermatolojik olarak test edilmiştir iddiası ürünün bir dermatoloji uzmanı gözetiminde insanlar üzerinde test edildiğini belirtiyormuş.
Demin deneysel çalışmalardan bahsettik.
Bunun dışında bir de tüketici algı testi diye bir şey var.
Bu testlerde de ürünün etkileri ve kozmetik özellikleri hakkında Kullanıcıların gözlemlediği ya da hissettiği parametreler temel alınarak tüketici algısı değerlendiriliyormuş.
Yani daha önce görmüşsünüzdür işte ne bileyim 20 kadından 18'i kirpiklerinin yüzde bilmem kaç uzadığını söyledi gibi iddialar.
Bu tarz testler yapılarak belgeleniyor.
Amma çok bilgi verdim size benim bile kafam bulandı şu anda.
Neyse az kaldı.
Ama her podcast kaydı aldığımda maraton koşuyormuş gibi hissediyorum.
10 dakikaya bu kadar şeyi nasıl sığdıracağım diye düşünüyorum.
Umarım sizin için dinlemesi zor olmuyordur.
Zor oluyorsa da bana DM atın lütfen.
Her türlü geri bildirime açık olduğumu bilmenizi isterim.
Evet, ek 3'te içermez iddialarından bahsediyor.
Burada da değişik kriterler var ama özetlemek gerekirse...
Herkes istediği gibi şunu içermez, bunu içermez, işte para ben içermez, bilmem ne içermez diye yazamıyor.
Bunun da çok katı kuralları var ve ona göre yazılması gerekiyor.
Demin verdiğim parfüm ve koruyucu örneği bunun için güzel bir örnek.
Son olarak ek dörtte de hipoallerjenik iddiası anlatılmış.
Bir kozmetik ürün alerji potansiyeli en aza indirgenecek şekilde tasarlandığında hipoalerjenik iddiasının kullanımına izin veriliyormuş.
Bu iddiayı kullanmak için de sorumlu kişinin bilimsel ve istatistiksel olarak güvenilir verilerle ürünün çok düşük alerji potansiyelini doğrulamalıymış ve
de iddiayı destekleyecek kanıtlara sahip olmalıymış.
Evet, bu bölüm de bitti.
Sizi ikna edebildim mi?
Gördüğünüz gibi ya da dinlediğiniz gibi mi demeliyim bilmiyorum.
Kozmetik ürün iddiaları da çok katı kurallara tabi ve bu kurallar doğrultusunda piyasaya ürün sürülebiliyor.
Bu kurallara uymadan piyasaya ürün sürmek mümkün değil zaten.
Tabii kaçak bir şekilde ürün sürüyorsanız o başka.
Ama yasal yollarla her şeyi gerektiği gibi yapıyorsanız...
Zaten iddiaların da kanıtlanması, doğrulanması ve de belgelenmesi gerekiyor gördüğünüz gibi.
Bu bölümün de sonuna geldik kozmetik severler.
Eğer beğendiyseniz paylaşmayı, yorum yapmayı, instagramdan takip etmeyi unutmayın.
Çok mutlu olurum.
Bana motivasyon olmuş olursunuz.
Bir sonraki bölümde gelecek pazartesi görüşmek üzere.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
