
K-Beauty Fırtınası: Neden Herkes Kore Ürünlerine Koşuyor?
3 Mart 2025 · 11 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Cam cilt, 10 adımlı rutinler, yenilikçi formüller ve şirin ambalajlar 🧴… Son yıllarda herkesin dilinde Kore kozmetiği var. Peki bu ürünler neden bu kadar seviliyor? Bilim mi, pazarlama mı, yoksa kültürel bir büyü mü? 👀
Bu bölümde K-Beauty’nin perde arkasını, dünyaya yayılma serüvenini ve gerçek etkilerini konuşuyoruz. Kore kozmetikleri gerçekten devrim mi, yoksa sadece harika bir pazarlama hikayesi mi? Gel, birlikte keşfedelim! 🤩
---
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için:
https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Kısımlar:
(00:00) Giriş
(01:48) Koreli Kadınların Cilt Bakım Felsefesi
(02:53) İnovasyon, Ar-Ge ve İçerikler
(04:11) Formüller ve Aktif İçerikler
(05:53) Sosyal Medyanın Etkisi
(06:50) Covid’in Alışkanlıklarımıza Olan Etkisi
(07:53) Koreli Kadınların Genetiği
(08:33) Fiyat-Performans Değerlendirmesi
(09:53) En Popüler K-Beauty Markaları ve Kamu Spotu
(11:05) Kapanış
Transkript
Sosyal medyada gördüğümüz Kore kozmetikleri neden bu kadar popüler merak ediyorsan hadi gel birlikte keşfedelim.
Canım takipçilerim, Kozmetik Sırları'nın yeni bölümüne hoş geldiniz.
Ben Eylül, şu an size Kozmetik Sırları'nın 40.
bölümünden sesleniyorum.
Yani şimdiden 40 bölüm olmuş şaka gibi.
Neredeyse 1 yıl olacak Kozmetik Sırları başlayalım.
Neyse umarım hepiniz iyisinizdir.
Ben biraz yorgunum.
Haftalardır yorgunum.
Bildiğiniz gibi dinlenemiyorum.
Bir sürü şeyi aynı anda yaptığım için.
Podcasterlık da bunlardan biri tabii ki.
Podcast'a zaman ayırmak, içerik üretmek gerçekten çok zor.
Ama bana motivasyon veren şey gerçekten sizin yorumlarınız, beğenileriniz, bana yaptığınız her bir yorum bana motivasyon olarak geri dönüyor.
O yüzden elinizi korkak alıştırmayın.
Hepsini okuyorum, hepsine geri dönüş yapıyorum.
Şimdi asıl konumuza geçelim.
Kore kozmetikleri neden bu kadar popüler?
Bugün bunu tartışıyoruz.
Biliyorsunuz benim Kore kozmetiklerine pek bir ilgim yok.
Galiba o Kore dizilerinin, Kore müzik gruplarının falan ünlü olduğu zamanlar ben başka şeylerle uğraşıyordum.
Gerçekten ergenlik dönemindeyken falan hiç ilgimi çekmedi.
O yüzden Kore ürünleri hakkında pek bir bilgim yoktu şimdiye kadar.
Ama siz Kore kozmetikleri hakkında bölüm kaydetmemi istediğiniz için kolları hemen sıvadım ve araştırdım.
Çok güzel bilgilere ulaştım.
Şimdi hepsini dinleyeceksiniz.
Şimdi ilk olarak Kore ürünlerine K-beauty de deniyor.
Hani K-drama, K-pop falan gibi buna da K-beauty diyoruz.
Hatta Güney Kore dünyanın dördüncü büyük kozmetik ihracatçısıymış.
Yani baya büyük bir endüstriden bahsediyoruz.
Anlayacağınız Güney Kore'nin kozmetik sektöründe baya bir gücü var.
Peki bu güç nereden geliyor?
Aslında Koreli tüketiciler için cilt bakımı bir rutin değil, gerçekten bir yaşam tarzı.
Onların felsefeleri ciltteki sorunları önlemeye ve derinlemesine cilt bakımı yapmaya dayanıyor.
Onlar için bu gerçekten çok önemli.
Ciltlerini korumak, ciltlerine iyi bakmak.
Ayrıca güneş varken mesela güneşten korunmak amaçlı şemsiye bile taşıyorlar.
O kadar sayko bir durum yani.
Bu onlar için çok çok çok önemli bir şey.
Yani düşünsenize güneşli bir havada şemsiye çıkarıyorsun, sokakta yürüyorsun falan.
Bize bu kadın manyak mı diye bakarlar.
Ya da ne bileyim güneşli bir havada yazın eldiven giyiyorsun ki ellerin güneşten korunsun.
Bunlar gerçekten bizim için ütopik şeyler.
E şimdi tüketiciler bu kadar ilgili olduğuna göre üreticilerin de ona göre ürün üretmesi lazım.
Bu yüzden de Kore markaları inovasyona ve R&D'ye büyük yatırımlar yapıyorlar.
Ayrıca içerikleri de bize göre değişik.
Aslında bu içerikler uzak doğuda uzun zamandır bilinen, kullanılan içerikler.
Ama bunlar yeni yeni batıda popülerleşmeye başladı.
O yüzden de bize böyle değişik geliyor, egzotik bir şeymiş gibi geliyor.
O da tabii biraz albenisini artırıyor.
Örneğin centella asiatica yatıştırıcı ve onarıcı bir aktif, ginseng anti aging de etkili ve enerji veriyor, yeşil çay antioksidan ve sebum dengeleyici, ayrıca salyangoz
özü de onarıcı ve nemlendirici gibi gibi değişik aktifler kullanıyorlar.
Tabii ki onların bu tarz aktifler kullanması normal.
Çünkü yaşadıkları coğrafyada bunlar zaten var.
Türk bir üretici çıkıp da ben işte cinsel bir formül yapacağım, şöyle yapacağım, böyle yapacağım derse oradan bu aktifleri getirtene kadar zaten dünyayı bayağı bir kirletmiş oluyor.
O yüzden bulunulan coğrafyadaki aktiflerden, bitkilerden yararlanmak bence üretici olarak da çok daha avantajlı ve uygun maliyetli oluyor.
Biraz da formüllerden bahsedelim tabii.
Bunlardan bahsetmezsek olmaz çünkü.
Kore kozmetiklerinde tek bir aktif kullanmak yerine birçok aktifin sinerjik kullanımı oluyor genelde.
Sinerjik derken hani iki aktifi bir araya getirince daha etkili sonuçlar alınmasını sağlıyor.
Yani birbirlerinin etkisini artırıyorlar.
Bence bu yaklaşım artık Kore kozmetiklerine özgün değil.
Bence artık bütün markalar aynı şeyi yapıyor.
Birçok aktifi bir arada kullanıyorlar.
Genel olarak bütün markalar bu yaklaşımı benimsedi bence.
Bunun dışında hafif ve jel formüller geliştiriyorlar.
Ama bunun tabii ki de bir nedeni var.
Şimdi burada size birkaç saniye verelim ve düşünün.
Şimdi cevabı bulanlar bana Instagram'dan yazsın merak ettim şu an.
Hep hafif ve jel formüller olmasının nedeni Korelilerin layering yöntemiyle uygulama yapması.
Hani böyle sosyal medyada 10-15 adımlı bakımlar yapıyorlar ya kat kat kat kat sürüyorlar.
İşte tam olarak da bu yüzden hafif formüller geliştirilmesi gerekiyor.
Yoksa o cilt o sürülen her şeyi kusar.
Yani cildin yorulmasını engellemek için hafif formüller şart.
Kore kozmetiklerinin bir diğer özelliği de cilt bariyerini destekleyen aktifler kullanılması.
Eğer siz de Kore kozmetiklerine ilgiliyseniz gerçekten görürsünüz.
Hani içerik listesinde hep bir centella, hep bir işte bariyer destekleyici şeyler bulursunuz.
Bunun dışında da bu içerikler genelde daha nazik oluyor.
Yani daha düşük konsantrasyonlarda kullanıldığı için çok adımlı rutinlere uygun ürünler oluyor.
K-beauty'nin popülerleşmesinde tabii ki sosyal medyanın da etkisi var.
K-drama, K-pop gibi faktörler sayesinde Kore kozmetiğine olan ilgi de arttı tabii ki.
Hatta Yağmur da Çisem de bundan bahsetmişti.
Kore dizilerindeki cam ciltten etkilenip Kore kozmetiklerine merak sarmışlar.
Hatta o bölümleri de dinlemediyseniz bundan sonra dinlemeyi unutmayın.
Kısa bir ara verelim sevgili kozmetik severler.
Kozmetik dünyasında doğru bilinen yanlışları öğrenmeye devam etmek için Beni takip etmeyi unutmayın.
Eğer bu bölümü beğendiyseniz diğer bölümlerime de göz atmayı ve yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olmayı ihmal etmeyin.
Ayrıca içerik okuma alışkanlıklarınızı geliştirip bilinçli bir tüketici olmak istiyorsanız beni sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Böylece güzellik rutininizde gerçekten ne kullandığınızı daha iyi anlayabilirsiniz.
Bir de sosyal medyaya ek olarak Covid-19'da bazı alışkanlıklarımızı değiştirdi.
Pandemi döneminde bildiğiniz gibi insanlar makyaj videolarına bakmak yerine cilt bakımı videolarına daha çok bakmaya başladı.
Buna olan ilgi arttı.
Hatta ben de Covid'den önce ruj sürmeye bayılırdım.
Her gün her gün ruj sürebilirdim yani.
Ama Covid'den sonra bu alışkanlığım biraz azaldı.
Hani özel bir şey olduğunda falan ruj sürüyorum yine ama öyle bir şey yoksa...
İlla dışarı çıkarken ruj süreyim falan demiyorum yani.
Bir de bunun dışında okuduğum bir yazıda Kore'nin güzellik inovasyonlarında diğer ülkelerden 5-10 yıl ileride olduğu yazıyordu.
Ne kadar doğrudur bilemeyeceğim.
Ama BB kremler veya double cleansing gibi trendleri onlar başlattı.
Bu yüzden olabilitesi var bence.
Bu arada olabilite kelimesini ben günlük hayatımda kullanıyorum.
Ama siz de kullanıyor musunuz?
Yoksa ben mi? Hani tek kullanan manyağım.
İnstagram'dan yazın ya.
Merak ettim. Neyse devam edelim.
Şunu da unutmamak gerek tabii ki.
Koreli kadınlar genetik olarak daha iyi bir cilde sahip.
Bu da bir gerçek hani.
Koreli kadınlar Kore kozmetikleri kullanıyor diye aşırı güzel ciltleri var gibi bir yanılgıya kapılmamak lazım.
Sonuçta genetik faktörlerinde büyük bir etkisi var.
O yüzden hobi olarak yine K-beauty ürünlerine ilgi duyun ama onları kullanınca Koreli kadınlar gibi mükemmel bir cilde sahip olacağınız yanılgısına kapılmayın lütfen.
Cildimiz canlı bir doku.
O yüzden her gün değişiyor.
O yüzden her gün sivilcesiz çok güzel bir cilde sahip olamayız.
Bu pek gerçekçi bir beklenti değil yani.
Peki fiyat performans dengesi ne durumda?
Aslında Kore markaları etkili ve kaliteli ürünlerin uygun fiyatlı olabileceğini gösteriyor.
Tabii ki bütün markalar öyle değil ama genelde uygun fiyata aynı performansı gösteren iki ürünü karşılaştırdığınızda Kore markası olan daha uygun fiyatlı olabiliyormuş.
Tabii şu anda kur farkıyla o kadar da uygun fiyatlı olmuyordur diye düşünüyorum.
Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kore kozmetiklerini denediyseniz hani karşılaştırabileceğiniz ürünler varsa bana deneyimlerinizden bahsedin.
Kore kozmetiklerini pek kullanmadığım için ben bilmiyorum açıkçası.
O yüzden deneyimleriniz benim için çok değerli.
Küçük bir dipnot da ekleyeyim.
Hani şey sanmayın diye ekliyorum bunu.
Kore kozmetikleri kontrol edilmiyor.
İşte bir mevzuat yok falan diye düşünmeyin.
Çünkü Kore'de de kozmetikleri düzenleyen bir kural var.
Ne denir ona? Mevzuat var.
Kural değil. Adı da Cosmetics Act.
Bu da Kore'deki kozmetiklerin denetlenmesini sağlıyor.
Tabii ülkeden ülkeye değişebilen bazı kurallar var.
Bu biraz detaya giriyor.
O yüzden değinmeyeceğim. Ama Kore kozmetikleri de oldukça katı kurallara tabi ve güvenliğe önem veriliyor.
Peki bu Kore kozmetiklerinde en popüler markalar hangileri?
Hemen söylüyorum. VT Cosmetics, Beauty of Joseon, By Wish Trend.
I'm From, Airborian veya Laneige gibi markalar gerçekten çok tanınıyor ve herkes tarafından kullanılan markalar.
Ben hariç. Ama şimdi doğruya doğru bu bölüm için yaptığım araştırmaların sonucu Kore kozmetiklerine de ilgi sarmış bulunmaktayım.
Eğer beğendiğiniz veya denememi istediğiniz ürünler varsa bana mesaj atmayı unutmayın.
Gerçekten bu podcastta başladığımdan beri harcamalarım arttı.
Çünkü bir sürü şeye ilgi duymaya başladım.
Şu an almak istediğim şeyler listesinde mesela led maske de var.
Niye benden böyle bir şey istediniz?
Hani bunun işe yaradığını bilmesek de bence olurdu.
Paramızı harcamamış olurduk.
Neyse yani şunu unutmayalım.
Her şeyde denge önemli. Delicesine alışveriş yapmak, her ay ne bileyim kozmetiğe, giysiye, işte maskelere delicesine para harcamak iyi bir şey değil tabii ki.
Her şey dengedeyken güzel.
Bunu da kamu spotu olarak sona ekleyeyim.
Her neyse beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Umarım bölümüm hoşunuza gitmiştir.
Eğer gittiyse çevrenizde paylaşmayı unutmayın.
Instagram'da da aktifim.
O yüzden beni takip etmek isterseniz.
Çok makbule geçer.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Sizi çok öpüyorum.
İyi haftalar diliyorum.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
