
Kozmetik ürünlerin “içindekiler” listesi hiç dikkatini çekti mi? 📋
Bu listeye baktığında gerçekten de çok karışık ve zor gelebilir ancak sana vereceğim bilgiler sayesinde sen de bu listeyi okuyabilir duruma geleceksin! 🤓 Ayrıca INCI listesinin içerik dışında çok daha fazla bilgiye ulaşmanı sağlayacağını öğreneceksin 🔎 Bölümü beğenirsen paylaşmayı, yorum yapmayı, İnstagram’dan beni takip etmeyi unutma 🫶🏻
***
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
***
Transkript
Kozmetik ürünlerin
içerik listesine baktığımda hiçbir şey anlamıyorum.
Ben ürünleri nasıl seçeceğim, nasıl ayırt edeceğim, illa satışçıya güvenmek zorunda mıyım diyorsanız eğer, hoş geldiniz.
Bugün nasılsınız sevgili kozmetik severler?
Bu inci listesi de nereden çıktı diye olabilirsiniz.
Hatta benim inci ile işim gücüm hiç olmaz da diye olabilirsiniz şu anda.
Ama beni bugün iyi dinleyin çünkü vereceğim bilgiler kozmetik seçimlerinde size oldukça yardımı dokunabilecek bilgiler.
Hadi o zaman bir bakalım bu inci listesi neymiş?
Eğer kozmetikle ilgileniyorsanız
mutlaka kozmetik ürün ambalajlarının üstünde içindekiler listesini görmüşsünüzdür.
Hatta bu liste genelde Aqua diye başlar.
İnki list dediğimiz şey.
Ben Türkçe olarak inci listesi diyorum ama İngilizce'de inki list olarak geçiyor.
Bu inki list dediğimiz şeyin açılımı International Nomenclature of Cosmetic Ingredients.
Yani Türkçe'ye çevirirsek eğer, kozmetik içeriklerin uluslararası isimlendirmesi de denebilir.
Bu bahsettiğim standart isimlendirme zorunluluğu 1999'dan beri bütün kozmetik ürün ambalajlarında zorunlu.
1973 yılında bir Amerikan derneği tarafından yaratılan bu içindekiler listesinin amacı tüketiciyi bilgilendirmek, ürünlerin bileşimi konusunda
daha fazla şeffaflık sağlamaktır.
Ayrıca Tüketicilerin potansiyel olarak alerjen bileşikleri tanımlamasına da olanak tanır.
Acaba aranızda bu dediklerimi bilen var mı?
Eğer varsa yorum bırakın.
Gerçekten çok merak ediyorum aramızda kaç kişi bu konu hakkında bilgi sahibi.
Bir de tabii merak ettiğiniz soruları da yazarsanız bana da fikir olmuş olur.
Hem de cevabını bulamadığınız sorulara cevap bulabilirsiniz.
Neyse konumuza geri dönelim.
Bu standartlaştırılmış uluslararası isimlendirmede 16.000'den fazla bileşen yer almakta.
Şimdi elinizin altında bir kozmetik ürün varsa onu alıp paketin üstüne bakabilirsiniz.
Muhtemelen bu listeyle karşılaşacaksınız.
Tabii eğer bu listeyi bulamazsanız muhtemelen çöpe attığınız o karton paketin üstünde yazılıdır.
Peki anladık Eylül ama biz Türkiye'deyiz.
Neden bu yazılar Türkçe yazmıyor diye merak edenlerdenseniz onun da tabii ki bir açıklaması var.
Bu isimler standartlaştırıldığı için hangi ülkeye giderseniz gidin herkesin anlayabilmesi açısından İngilizce ve Latince terimler var.
Hatta bazen sayısal terimler bile mevcut.
Bazı içeriklerin kod adı var yani.
Aynı James Bond gibi. Neyse, teori kısmımız hala bitmedi tabii.
Bir de bu içerik listesindeki terimlerin belirli kategorileri var.
Onları da anlatacağım şimdi size.
İlk olarak Latince kelimelerden başlayalım.
Aranızda Latince bilen var mı?
Yani Latince bilmeseniz bile aşağı yukarı anlayabileceğiniz kelimeler bunlar genelde.
Zaten anlamıyorsanız da...
Google Translate diye bir şey var.
Çok da mühim değil yani.
Peki, bu latince kelimeler bazı içeri kategorilerinde kullanılıyor.
Mesela köklerden, tohumlardan, yapraklardan veya meyvelerden elde edilen bitki özleri için ayrılıyor.
Bütün inki listelerinde bitkinin adı latince olarak yer alır.
Ardından halk arasında kullandığımız adı da eklenebilir.
Ama eklenmeyebilir de tabii.
Ve ardından İngilizce olarak ekstraktürü yer alır.
Örnek verelim.
Mesela şu an elimde aloe veralı yatıştırıcı bir krem var.
Nemlendirme ve rahatlatma etkili.
Marka vermiyorum reklam olmasına.
Daha reklam falan yoktu işte.
Belki bir gün o da olur.
Evet, bu jelin içerik listesinde...
Aloe barbadensis leaf juice powder yazıyor.
Bu aloe barbadensis leaf juice demek.
Şimdi aloe barbadensis bir aloe vera türü.
Bu türün leaf juice'u yani yaprak suyu yani bildiğiniz aloe veranın içindeki o jelimsiz şeyden bahsediyor.
Bunun pudra versiyonu varmış.
Çünkü sonunda powder yazıyor.
İşte anlamak bu kadar kolay aslında.
Size çok zor gelmesin.
Bu vereceğim bilgileri öğrendikten sonra gerçekten kolayca kendi kendinize anlayabileceksiniz.
Bunun dışında latince isimler hayvanlardan elde edilen içerikler içinde kullanılıyor.
Mesela burada da örnek verelim.
Sera alba demek bal mumu demek.
Veya Kopernicia serifera sera karnava mumu demek.
O da adı üstünde.
Karnaba bitkisinden elde edilen mum demek.
Şimdi bununla bitmedi tabii ki.
İngilizce terimlere geçiyoruz.
Bu İngilizce terimlerde kimyasal bileşiklerin ve mineral içeriklerin adlarında kullanılıyorlar.
Burada bir dur diyorum.
Çünkü içeriğin kimyasal olarak kabul edilmesi sentetik kökenli olduğu anlamına gelmiyor.
elde edildiğini ifade ediyor.
Mesela sodyum kokuat maddesini ele alalım.
Sodyum kokuat, Hindistan cevizi yağı ve kostik sodanın reaksiyonu sonucu elde edilen bir bileşik.
Yani anlayacağınız her kimyasal sentetik değil, her sentetik şey de zararlı değil.
Bu noktada çok dikkatli olmak gerekiyor.
Bir oturup düşünmek gerekiyor ki Mantıklı kararlar alabilelim.
Tahmin edersiniz ki bu 16 binden fazla bileşenin içinde sadece latince ve ingilizce terimler yok.
Bundan çok daha fazlası var aslında.
Geriye kalan birkaç isim grubu daha var.
Bunlardan da bahsedelim.
Mesela koku vermek için kullanılan maddeler parfüm adı altında yer alıyor.
Yani içinde kullanılan koku verici maddelerin detayı yazmıyor.
Onun dışında renk vericiler yani boyalar color index dediğimiz şeyle tanımlanıyor.
Far paletlerinizin içerik listesinde mutlaka görmüşsünüzdür.
CI bir şey bir şey bir şey.
CI 4, 5, 6, 7, 8 mesela atıyorum şu anda.
CI ile başlayan içerikler gördüyseniz eğer işte bu içerikler o kullanılan renk verici maddelerin kodada oluyor.
Küçük bir detay daha var.
Bu kodlar hem sentetik hem mineral boyalar için kullanılıyor.
Yani bu kodlara bakarak bir maddenin sentetik mi veya mineral mi olduğunu pek anlayamayız.
Son olarak da inki listemizde yer alan alerjenler her zaman yıldız işaretiyle belirtiliyor.
Yani sizin hassas bir cildiniz varsa alerjik reaksiyona neden olabilecek maddeleri yıldız işaretiyle ayırt edebilirsiniz.
Bu arada Avrupa Kozmetik Yönetmeliğine göre 26 tane potansiyel alerjen madde var.
Şu anki mevzuatlara göre tabii ki ileride bu liste değişim gösterebilir.
Şöyle küçük bir detay daha var.
Belirli bir miktardan itibaren inki listesinde bu maddelerin yer alması gerekiyor.
yani miktarları mevzuatta yazılı olan miktara göre daha düşükse bu alerjenleri kozmetik ürünlerde belirtmelerine gerek kalmıyor.
Bu da tabii ki her şeyde olduğu gibi miktarla alakalı bir maddenin dozajı çok önemli.
En basitinden mesela şeker tüketimini ele alalım.
Eğer siz şeker tüketiminizi sınırlarsanız, belirtilen sınırları geçmezseniz o zaman sizin için bir risk taşımıyor.
Ancak mesela her gün fazlaca şeker yerseniz, işte kek, çikolata, pasta vs.
yerseniz şeker kullanımınız sağlığınız için bir risk ifade etmeye başlıyor.
Kozmetik alerjenlerinde de aynı böyle işliyor.
Eğer belirtilen miktarın altındaysa o zaman o alerjen maddenin bilimsel çalışmalara göre alerji yapma riski çok düşük olduğu için hatta belki yok
denebilecek kadar da olabilir.
Hani o kadar detaylı bilmiyorum ama bu nedenle o maddelerin yıldızla belirtilmesine gerek kalmıyor.
Evet sevgili dinleyicilerim.
Bugün teorik bilginin sonuna geldik.
Gelecek haftaki değil, bir sonraki hafta çıkacak olan bölümde bu bilginin pratik kısmına geçeceğiz.
Yani bu listeyi gerçek hayatta nasıl kullanabiliriz?
Bunu anlatacağım. Nasıl analiz edebiliriz?
Neye göre seçimler yapabiliriz?
Hatta bu analizi daha kolay bir şekilde yapabilmeniz için güzel bir ipucu vereceğim size.
Analiz edeceğim ürünü veya ürünleri seçmek isterseniz Instagram'dan bana mesaj atabilirsiniz.
Hatta soru kutusuna bırakacağım.
Oradan da yazabilirsiniz.
Eğer merak ettiğiniz bir ürün varsa ve bölüme katkıda bulunmak istiyorsanız bana mesaj atmayı unutmayın.
Sizin için seve seve incelerim.
Önerilerinizi bekliyorum.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Eğer bölümümü beğendiyseniz paylaşmayı, beğenmeyi, yorum yapmayı lütfen unutmayın.
Gelecek haftaki bölümde görüşmek üzere.
Kendinize çok çok iyi bakın.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
