
Bu bölümde kozmetik içeriklerini analiz ederken en çok kafa karıştıran konuları konuşuyoruz:
• Aktif içeriklerin listedeki yeri gerçekten önemli mi?
• Bir ürünün komedojenik olabileceğini nasıl anlayabiliriz?
• Ürünün ciltten soyulmasının sebebi ne olabilir?
• İçerik analizine yardımcı uygulamalar var mı?
Sosyal medyada gördüğümüz her içerik yorumunun neden doğru olmayabileceğini ve ürünleri değerlendirirken nelere dikkat edilmesi gerektiğini birlikte inceliyoruz 🧪
---
Beni Instagram'dan takip et: kozmetiksirlari_podcast
İletişim için: kozmetiksirlari.podcast@gmail.com
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için: https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Bana destek ol 💅🏻✨https://buymeacoffee.com/kozmetiksirlari
Transkript
Selamlar!
Kozmetik Sırları'nın 83.
bölümüne hoş geldiniz.
Videocast'imin devamıdır bu.
Birinci parti dinlemediyseniz dinlemenizi öneririm.
Orada da çok güzel bilgiler paylaştım.
Bugün de o bölümün devamını çekiyorum.
Tabii aynı gün çekiyorum ama siz aynı gün izlemiyorsunuz arkadaşlar.
Bugün de birkaç şeyden bahsedeceğiz.
Aktif miktarı önemli midir?
Komedyajonik içerik nasıl anlaşılır?
Ve... Ciltten soyulan ürün nasıl anlaşılır gibi gibi konuları ele alacağız.
Ve hazırsanız hemen başlayabiliriz.
Şimdi bu devam olduğu için hemen konuya giriyoruz arkadaşlar.
İlk olarak aktif miktarı önemli midir?
Bundan bahsetmek istiyorum.
Örnek vereceğim ilk önce.
Bununla ilgili birisi sosyal medyada paylaşım yapmıştı.
Bu azalik asit serumsu neden azalik asit niacinamiden sonra geliyor gibi gibi şeyler yazmış.
İçerik listesinde okuyorum hemen size.
Düştü. Su niacinamid, propylenglikol, gliserin, poligliserinin altı, pantenol, azalik asit diye ilerliyor.
Yani gördüğünüz gibi azalik asit biraz altlarda geliyor.
Ama bunu niye azalik asit olarak pazarlamışlar?
Saçma değil mi diyecek olursanız değil arkadaşlar.
Bu ürünün içeriğindeki ana aktiflerden biri azalik asit.
O yüzden böyle pazarlamaları gayet normal ve yasalara uygun.
Peki neden azilek asit altlarda geliyor?
Buna değinmek istiyorum.
Şimdi biz genelde ürünün içerisinde bulunan aktif miktarının ürünün kalitesiyle doğru orantılı olduğunu düşünüyoruz.
Ama bu yanlış bir algı.
İçerik listesinde aktifin konumu tek başına bir kalite göstergesi değil arkadaşlar.
Neden? Çünkü her aktifin etkili doz aralığı farklı.
Mesela retinol çok düşük miktarlarda kullanılıyor.
%03 hatta %03 sınırlaması var diye biliyorum.
Yanlışsam düzeltin.
%03 kullanılabiliyorsa formülde zaten retinol listenin sonlarında yer almak zorunda.
O yüzden her aktifin etkililik dozu farklı.
O nedenle listedeki sırasına bakarak bu ürün kötü veya bu ürün iyi diyemeyiz.
Bunun dışında formülasyon teknolojisi de önemli arkadaşlar.
Yani ürünün içerisinde çok fazla aktif var ama formül kötü ise ürünün içerisinde az aktif olup formülün iyi olduğu bir ürünü tercih etmek daha mantıklı.
Neden? Çünkü ürünün içerisinde çok fazla aktif konulabilir ama o aktifi iyi stabilize etmezlerse veya ürünün formülünü iyi geliştirmezlerse formül penetrasyonu arttırabilir mesela birçok
şeye etkisi olabilir.
Bütün bunlar olmazsa O aktifi zaten cildimiz kullanamadan Ya bozulur ya da sürdüğümüz an cildimiz tarafından çok az miktarda emilir.
Bu nedenle zaten formülasyon teknolojileri gittikçe daha fazla gelişiyor.
Egzozomlar olsun, enkapsülasyon olsun, lipozomal aktifler olsun.
Bütün bunlar daha yüksek teknolojili aktifin cilt tarafından emilmesini artıran yeni teknolojiler diyebiliriz.
Bu nedenle düşük doz iyi formül büyüktür.
Yüksek doz kötü formül arkadaşlar.
Ürün alırken buna da dikkat.
edebilirsiniz. Tabi bu tip yüksek teknolojileri genelde büyük dünyaca tanınmış markalar kullanıyor.
Çünkü bütçeleri var.
Küçük yeni çıkmış markaların bu tip teknolojiler kullanması çok zor.
Ya da çok büyük miktarda yatırım yapabilmeleri lazım.
Bu da aklınızda olsun.
Bir üçüncü denemek istediğim şey de aktif sinerjisi arkadaşlar.
Bazı durumlarda birkaç aktifi bir arada kullanmak daha iyi, daha etkili olmalarını sağlar.
Ne demek istiyorum? Mesela bu azalik asit serumunu ele alırsak bunun içerisinde hem azalik asit hem de niacinamid var.
Ay bu arada diğer bölümde söyledim ama burada da söyleyeyim.
Burada gösterdiğim hiçbir üründe reklam yoktur arkadaşlar.
Aklınızda olsun. Şimdi azelik asit ve niacinamidin farklı etki mekanizmaları var.
Bunun detayına burada girmiyorum ama değişik şekillerde benzer cilt problemlerini iyileştiriyorlar diyebiliriz.
Bu ikisini bir arada kullandığımızda tamamlayıcı etki gösteriyorlar arkadaşlar.
Bu durumda da kullanılan aktif miktarı düşürülebiliyor.
O yüzden tek başına aktif değil bir arada nasıl etki gösterdiklerinde önemlidir arkadaşlar.
Ürün seçerken bu da aklınızda bulunsun.
Bu arada bunu nasıl anlayacağız derseniz Google'a veya ChatGPT'ye yazarak anlayabilirsiniz.
Hangi aktifler birlikte kullanıldığında etkisi artar gibi bir cümle yazarak bunu öğrenebilirsiniz.
Ben de belki ileride bu tip içerikler paylaşabilirim.
Bilmiyorum. Zamanım kısıtlı olduğu için kafamda bir sürü içerik fikri var ama bilin bakalım ne yok.
Zamanım yok. O yüzden istediğim şekilde paylaşamıyorum ama yapacağız bir şekilde arkadaşlar.
Burada şunun örneğini de vermek istiyorum.
Bazı ürünlerde aktif yüzdesi yazmıyor ama bazılarında yazıyor.
Hemen göstereyim.
Bunu mesela ben Polonya'dan almıştım.
Üzerinde %5 niacinamid yazıyor arkadaşlar.
İçerik listesine baktığımda aqua, niacinamid, setaril alkol, nemlendirici, butyrospermum, parkibatır, budaşiyabatır.
Yani gördüğünüz gibi niacinamiden sonra setaril alkol geliyor.
Bu ne demek? Setaril alkol %5'den az miktarda kullanılmış.
Yani aslında... Niestamid %5 oranındaysa su da yine bu formülde %70 civarında olabilir gibi bir varsayımda bulundum.
Tabii bu sadece bir varsayım.
Ben deneyimli bir formülatör değilim.
O yüzden bakarak doğru tahminler etme olasılığım biraz düşük.
Sadece fikir yürütüyorum.
Siz de böyle fikir yürütebilirsiniz tabii ki.
Ay konuşmaktan yoruldum.
Neyse devam ediyoruz.
Bir başka gelen soru.
Komedojenik içerik nasıl anlaşılır?
Herkesin merak ettiği o soru.
Tanımını okuyalım ilk önce.
Komedojenik ürün demek cilt yüzeyinde bir tabaka oluşturmaya eğilimli ürün demek.
Yani siz o ürünü yüzünüze sürdüğünüzde, kuruduğunda, cilde oturduğunda ince bir film tabakası oluşturuyor.
Bu kuru ciltler için gayet iyi bir şey çünkü nemi içeride tutuyor, su kaybını azaltıyor ve cildi koruyor.
Ama yağlı karma ciltler için bu çok da iyi bir şey olmayabilir.
Çünkü yağlı karma ciltte zaten sebum üretimi yeterli düzeyde hatta bazen daha fazla yapılıyor.
Biz bir de bunun üzerine böyle ince bir film tabakası eklersek gözeneklerimiz...
tıkanmaya meyilli olabilir, komedon veya sivilce gibi cilt problemleri oluşabilir.
Bu nedenle yağlı karma ciltlerde bu tip film oluşturabilecek ürünler kullanmak pek istemeyiz.
Ancak şunu da söylemek istiyorum.
Ürünün içerisinde komedocenik içerik var diye illa o ürün ciltte komedon yapacak diye bir şey yok arkadaşlar.
Herkesin cildi kendine özel, her cildin tepki verme şekli farklı.
O nedenle en garanti yol ürünü deneyip görmek olacaktır.
Ayrıca komedojenik etki sadece içeriğe bağlı değildir.
Üründeki komedojenik içeriğin oranı, formülün yapısı, içeriklerin etkileşimi gibi konularda komedojenik etki açısından önemli kriterlerden aklınızda olsun.
E peki biz ne yapacağız?
Komedonu engellemek için ne gibi önlemler alabiliriz?
Diyecek olursanız birkaç ipucu vereyim size.
İlk olarak non komedocenik yazıyorsa ürünün üzerinde bir tık komedon oluşma riskini azaltmış oluyorsunuz.
Tabii ki tamamen sıfırlamıyor ama en azından komedocenik etkisi üzerine çalışma yapılmış veya formül ona göre geliştirilmiş diyebiliriz.
Bunun dışında Listenin ilk birkaç içeriğine bakarak o içeriklerin komedijenik skoruna bakabilirsiniz.
Şuradan yine bir ürün örneği göstermek istiyorum.
Bu La Rose'nin SOS bağlı mı?
İçerisinde de sunflower seed oil, shea butter, coconut oil.
Gibi gibi içerikler var.
İlk üç içeriğini okudum.
Şimdi ilk üç içerikte coconut oil yani Hindistan cevizi yağı olduğu için ve Hindistan cevizi yağının komedogenik skoru yüksek olduğu için ben bu ürünü yüzümde kullanmam arkadaşlar.
Ben bunu daha çok vücudumda çok kuru bölgelere uygularım.
Dirsek, ayak, diz gibi yerlere uygularım.
Zaten kıvam olarak da çok yoğun, çok kıvamlı bir ürün.
Gördüğünüz gibi hemen gösterelim.
Sürerken bile yoğunluğunu hissediyorsunuz.
Ben bunu özellikle kışın kullanırım mesela.
Ve cildimin mesela kışın yanak bölgem çok kurur.
Belki yanak bölgeme ince bir film olarak sürebilirim.
Ama bütün yüzüme uygulamam.
Çünkü benim cildim zaten karma, yazın yağlıya yatkın.
O nedenle bu ürünü dikkatle kullanırım.
Siz de aynı şekilde ürün alırken ilk birkaç içeriğe bakarak komedajenik etkisi olur mu olmaz mı diye kafanızda tartabilirsiniz.
Yine komedajenik skoru nasıl bulacağız derseniz Google'a yazarak kolaylıkla bulabilirsiniz.
Bunun dışında da dediğim gibi en garanti yol test edip görmek arkadaşlar.
Bu arada şunu da söylemek istiyorum.
komedojenik içerikler listenin sonlarında olsaydı çok fazla komedojenik etki göstermezdi.
Bu nedenle ilk birkaç içeriğe bakın diyorum.
Çünkü listenin sonlarındaysa zaten sivilce komedon yapma olasılığı çok düşüktür.
O nedenle ilk birkaç içerik önemli.
Evet devam edelim.
Son iki sorum kaldı.
Ciltten soyulan ürün nasıl anlaşılır diye sordu bir takipçim.
Bir dakika şey gibi hissettim kendimi Banu.
Nerede o kızın soyadı?
Banu diye bir kız vardı ya YouTube videosu çekiyordu.
Neyse niye onun gibi hissettim bilmiyorum.
Ciltten soyulan ürünü anlamak için içerik listesindeki birkaç şeye bakabiliriz.
İlk olarak içerisinde Filmformer var mı?
Yani... cilt yüzeyinde film tabakası oluşturabilecek bir içerik var mı?
Bunların suçlusu genelde polimerler oluyor.
İsim olarak mesela kopolimer yazıyorsa, bilmem ne polimer yazıyorsa veya karbomer gibi içerikler varsa bunlar cilt yüzeyinde film tabakası oluşturarak üzerine başka bir ürün
sürdüğünüzde ciltte soyulma, topaklanma yaratabilir.
Bir diğer bakabileceğiniz şey içerisinde silikon var mı?
Eğer silikonlu bir ürün sürerseniz ve üzerine Silikonla uyumlu olmayan bir ürün sürerseniz ikisi birlikte uyumsuz olacağı için bu da yine topaklanma, soyulma yapabilir.
Bunun dışında bir de şuna değinmek istiyorum.
Aslında ürünler arasında yeterli bekleme süresi vermek de önemli.
Ben ne zaman böyle bir problem yaşasam acelem oluyor.
Ürünleri üst üste üst üste aceleyle sürüyorum.
Sonra da soyulma yaşanıyor.
O nedenle ürünlerin arasında...
Sürdüğünüz ürünün kurumasına izin verirseniz zaten soyulma problemi pek yaşamazsınız diye düşünüyorum.
Bu arada bununla ilgili bir çalışma buldum.
Onu da okumak isterseniz açıklamalardaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz.
Güneş kremi kullanımına bağlı olarak soyulmayla ilgili bir çalışma bu.
İlginizi çekerse...
Okuyun derim. Son olarak zararlı içerikleri nasıl belirleriz?
Bu da yine çok sorulan, çok tartışılan bir konu.
Ama şunu söylemek istiyorum.
Her zaman da söylüyorum.
Kozmetiklerle kullanılan içerikler kullanılan dozda ve kullanılan ürünün içerisinde güvenlidir.
Yani güvenli olunduğundan eminizdir.
Kozmetik ürünlerde kullanılan içeriklerin denetimini yapan birçok kurum var.
Avrupa'da da böyle. Amerika'da da böyle ve özellikle Avrupa'da bu konuda çok dikkat ediliyor.
O nedenle aldığınız ürün eğer yasalara uyuyorsa o ürünün güvenli olduğundan emin olabilirsiniz.
Ama o ürünü doğru şekilde kullandığınız takdirde yani mesela bir ruj alıp onu far yaparsanız o ürünü Doğru kullanım şeklinde kullanmamış oluyorsunuz.
Bu nedenle güvenlik konusunda sıkıntı olabilir.
O yüzden ruj aldıysanız ruj olarak işte far aldıysanız far olarak kullanmanızı öneririm.
Aldığınız ürün doğru şekilde kullanılmalı.
Çünkü toksikolojik değerlendirmeler de ona göre yapılır.
Bir de mesela güvenli doz dediğimiz şey de var.
Yani ürünün içerisindeki kullanım oranı çok önemli.
Salisilik asit mesela yüksek dozlarda riskli olabilecek bir içerik.
Ama ürünlerde düşük dozlarda cilt bakımında kullanıldığında hiçbir risk teşkil etmiyor.
Güvenli sayılan bir içerik yani.
Bunun dışında uygulama var mı diye sormuştunuz.
Evet bir uygulama var.
Bunu hatta Moskin Lab'den görmüştüm.
Kendisi Instagram'da içerik üreten bir toksik.
psikolojist. Onun önerdiği bir uygulama var.
Adı Cosmile Europe.
Cosmile diye yazılıyor.
Bunu App Store'dan indirebilirsiniz arkadaşlar.
Ve o kadar kolay ki kullanmak.
Ben aslında bunu telefonumdan size göstermek istiyordum ama şu an telefonla kaydettiğim için gösteremiyorum.
Uygulamayı indiriyorsunuz telefonunuza ve kullanması gayet kolay.
Ürünün içerik listesini scanlayabilmek için kameraya izin vermeniz gerekiyor.
Sonra içerik listesini Kameraya tutup böyle scanlıyorsunuz ve ürünün içerisindeki bütün içerikleri size çıkarıyor.
Bu listede çıkan içeriklerin üzerine tek tek tıklayıp hangi içerik ne işe yarıyor, ne dozda kullanılıyor, en son yasal güncellemeler gibi gibi şeylere ulaşabiliyorsunuz.
Çok detaylı bir arayüzü var yani ve bunun amacı gerçekten tüketicinin bilgilenmesini sağlamak.
Korkutucu bir şey söylemiyor.
Ürünün neden, nasıl, hangi dozda kullanıldığını, üründe ne işe yaradığını açık bir şekilde anlatıyor.
Bu arada uygulama İngilizce arkadaşlar.
İngilizceniz yoksa çevirip okuyabilirsiniz.
İngilizceniz varsa da ne güzel hemen anlaştınız zaten.
Bunun dışında bu uygulamanın güzel bir özelliği daha var.
Eğer sevdiğiniz içerikler varsa mesela onları yıldızlayabiliyorsunuz ve bir ürünü scanlediğinizde o yıldızlı içerikten varsa yıldız olarak önünüze çıkarıyor.
Bunun dışında alerjenlerle ilgili bir özelliği de var.
Uygulamadan yine alerjenleri seçip alerjen listesine eklerseniz ürünü skenlediğinizde bu sefer alerjenlerin de üzerini çiziyor.
Sanırım kırmızıyla işaretliyor.
Gerçekten bir içeriği alerjiniz varsa ve hızlıca almak istediğiniz üründe bu alerjen var mı yok mu görmek istiyorsanız bu uygulamayla ürünün içerik listesini skenleyerek çok hızlı bir şekilde bu
bilgiye ulaşabiliyorsunuz.
Daha ne olsun arkadaşlar?
Hem ürün alırken bilinçli tercihler yapmanıza yardımcı oluyor.
Hem alerjiniz veya hassasiyetiniz olan içerikler varsa onları gösteriyor.
Aynı zamanda da bilgi öğrenmiş oluyorsunuz.
Yani kendinizi eğitmiş oluyorsunuz.
Çünkü sosyal medyada gördüğümüz bilgi kirliliğinin hiçbir bilimsel dayanı yok.
Ama bu söylediğim uygulama tamamen bilimsel.
O nedenle eğer içerik okurken daha bilgili olmak isterseniz bir sonraki seviyeye atlamak isterseniz bu uygulamayı kullanmanızı kesinlikle öneririm.
Evet bu bölümün de sonuna geldik.
Eğer uygulamayı kullanırsanız, sorularınız olursa, bunu çok beğendim falan gibi düşünürseniz lütfen bana DM atmayı unutmayın.
Sizinle sohbet etmeyi çok seviyorum.
Yaptığım şeyleri dinleyen kişilerin olduğunu ve onlara fayda sağladığımı bilmeyi de çok seviyorum.
Sizden geri dönüş almak beni gerçekten motive ediyor.
Bu nedenle... benimle iletişime geçerseniz çok sevinirim.
Bugün beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Umarım faydalı bir bölüm olmuştur.
Lütfen paylaşmayı beğenmeyi işte her şekilde destek olabilirsiniz.
Her bölümde diyorum ama lütfen desteğinizi ihmal etmeyin.
Bir sonraki bölümde görüşürüz.
Bu arada videokast formatını sevdiyseniz lütfen söyleyin.
Böyle daha çok içerik çekebilirim belki.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
