
Yazın gelmesiyle birlikte, herkeste bir güneş kremi telaşı var👙
Bu yüzden bugün seninle güneş kremleri hakkında konuşuyoruz!☀
Güneş kremleri bizi hangi ışınlara karşı, nasıl koruyor ve özellikle yazın neden kullanmamız şart, hepsini sana anlatıyorum 🤓
Ayrıca, değişik güneş filtrelerinin özelliklerinden ve hangi durumlarda kullanıldığından da bahsediyorum 🧴
***
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, İnstagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
***
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
***
Transkript
Hello sevgili
kozmetik severler.
Bugün bomba gibi bir bölümle karşınızdayım.
Güneş kremlerinden bahsedeceğiz.
Bildiğiniz gibi yaz geldi, havalar ısındı, güneş kendini daha çok göstermeye başladı.
İçimizi ısıtıp bizi mevsimsel depresyondan çekti çıkardı.
Bilmiyorum siz de benim gibi misiniz ama...
Ben hava kapalı olduğunda kendimi gerçekten kötü hissediyorum.
Daha böyle depresif bir ruh halim oluyor.
İçimden bir şey yapmak gelmiyor.
O yüzden yazları, günler uzadığında gerçekten kendimi çok daha iyi, çok daha neşeli, çok daha enerjik hissediyorum.
Ve kışında biraz kış uykusuna yatıyorum diyebiliriz.
Güneş kremi sihirli bir şey olmalı çünkü güneş yanıklarını engelliyor diyenlerdenseniz bu bölümün sonunda sizin için güneş kreminin hiçbir gizemi kalmayacak.
Bugün size güneş kremi arkadaşımızı anlatacağım.
Yaşlılığa karşı en etkili şey olan güneş kremi huzurlarınızda.
Şimdi çok düz düşünürsek eğer güneş kremi de diğer kremler gibi yağ ve suyun karışımı.
Ancak içinde güneş filtreleri bulunduğu için güneş kremlerini formüle etmek ve zaman içinde stabil kalmasını sağlamak çok daha zor bir iş.
Peki bu kremin içinde ne gibi maddeler var da bizi güneşten koruyor?
İlk olarak güneş ışınlarından bahsedeceğim biraz.
Önce bir lise yıllarımıza geri dönelim.
Hatırladığınız kadarıyla dünyanın atmosferine ulaşan güneş ışığı dalga boylarına göre ayrılıyor.
Ultraviolet ışınlar 100 ve 400 nanometre arası, görünür ışınlar 380-780 nanometre arası, kızılötesi ışınlar da 700 nanometre
1 milimetre arası dalga boylarına sahip.
Şimdi burada bizi asıl ilgilendiren şey ultraviyole ışınlar.
Çünkü bu ultraviyole ışınlar cildimizin bronzlaşmasında ve yaşlanmasında rol oynayan dalgalar.
Bu dediğimiz ultraviyole ışınlar kendi aralarında UVA, UVB ve UVC olarak üçe ayrılıyor.
Bu ışınlardan sadece UVA ve UVB dünyanın koruyucu tabakalarından geçerek Bizim cildimize kadar ulaşıyor.
Peki ne yapıyor bu UVA ve UVB ışınları dediğinizi duyar gibiyim.
Hemen söyleyeyim.
UVB ışınları cildimizin epidermis tabakasına kadar ulaşan ışınlar.
Bu ışınlar da güneş yanıklarına ve bronzlaşmaya sebep oluyor tabii ki.
UVA ışınları ise dermise kadar ulaşabiliyor.
Yani cildimizin daha derin tabakalarına kadar ulaşabiliyor.
ve de cilt yaşlanmasında ve kırışıklık oluşumunda rol oynuyor.
Aynı zamanda UVA ışınlarının gerçekleştirdiği DNA hasarı da cildimizin bu tabakasında gerçekleşebiliyor.
Şimdi UVA dedik, UVB dedik, bu ultraviyole ışınlar cildimizin değişik tabakalarına kadar ulaşıyor dedik.
Peki bunlardan korunmak için?
Güneş kremlerinde ne gibi maddeler bulunuyor?
Bizi güneşten koruyan bu maddelere aktif madde deniyor.
Bunlar da UV emiciler ve UV yansıtıcılar olarak ikiye ayrılıyor.
UV emici deyince ruh emici gibi oldu biraz.
Onları küçük ruh emici taneleri olarak düşünebilirsiniz.
Bütün UV ışınlarını içlerine çekerek sizi UV ışınlarından koruyorlar.
Neyse işin dalgası bir yana UV yansıtıcılardan başlayalım önce.
Bu aktiflere fiziksel veya mineral filtreler de denebiliyor.
Çünkü cilt yüzeyinde koruyucu bir tabaka oluşturarak ışığı yansıtıyor.
Güneş kremlerinizin üstünde de görebileceğiniz gibi en çok kullanılan fiziksel filtreler zinc oxide ve titanium dioxide diyebiliriz.
Genelde bu fiziksel filtreler ciltte beyaz bir iz bırakıyor.
Hatta bunların fiziksel formunda beyaz bir pudra yani pudra şekeri gibi düşünebilirsiniz.
Eğer aşırı düz bir şekilde düşünürsek.
Bunlar ciltte beyaz bir iz bırakabiliyor ama alerji yaratma riskleri daha düşük.
O yüzden hassas cildiniz varsa fiziksel fitreli kremleri tercih edebilirsiniz.
Bu tarz kremlerin de sürülmesi biraz daha zor olabiliyor.
Çünkü cilt yüzeyinde dağıtmak biraz zorlaşabiliyor.
Bu fiziksel filtreleri mikroskopik boyutta küçük küçük aynalar olarak düşünebilirsiniz.
Cilt yüzeyinizde koruyucu bir tabaka oluşturarak gelen UV ışınlarını geri yansıtıyor ve sizi onlardan koruyor.
Şimdi bir de UV emicilerimize yani ruh emicilerimize geçelim.
Bunlara da organik veya kimyasal filtre denebiliyor.
Çünkü moleküllerinde karbon atomları bulunuyor.
UV emiciler aslında emilen UV ışığı enerjisini çok düşük bir ısıya dönüştürerek UV ışınlarından bizi koruyor.
Daha yüksek olan bileşenler.
Çünkü cilt bariyerini penetre edebiliyor ama sürmesi çok daha kolay oluyor.
Birkaç örnek vermek gerekirse.
Oktilkilen, avobenzon, oksibenzon veya homosalat diyebiliriz.
Bu arada bu örnekleri rastgele veriyorum.
Hani kendi kullandığım ürünlere göre falan değil.
Eğer benim kullandığım ürünleri de merak ederseniz bana yazın.
Ayrıca bir bölüm daha kaydedebilirim tabii ki eğer ilginizi çekiyorsan.
Şimdi bu filtreler tabii ki de kozmetik mevzuatlarına tabi tutuluyor.
Avrupa'da şu anki mevzuatlara göre 30 tane güneş filtresinin kozmetik ürünlerde kullanımına izin veriliyor.
Bu muhtemelen Türkiye'de de böyledir.
Çünkü Türkiye'deki yasa da Avrupa yasasını örnek alarak hazırlanılmış bir yasa.
Ama tabii daha detaylı bilgi isterseniz benimle iletişime geçebilirsiniz.
Şimdi biraz daha güneş kremlerinin formüllerinden bahsedelim istiyorum.
Bu fiziksel ve kimyasal filtreler Genelde tamamlayıcı özellikler gösterebiliyorlar.
Kremin dokusunun yeterince sürülebilir ve iyi dağıtılabilir olmasını sağlayabiliyorlar.
Yapışkan bir his bırakmasını minimuma indirebiliyorlar.
O yüzden genelde güneş filtreleri bir arada kullanılıyor.
Yani hiçbir kremde tek bir tane güneş filtresi bulamazsınız.
Her zaman birkaç filtre birlikte kullanılır ki...
o üründen maksimum fayda sağlayabilin.
Birlikte iyi anlaşan filtreler, birbirini tamamlayan filtreler, sadece fiziksel filtreler de olabilir veya sadece kimyasal filtreler de olabilir veya da hibrit
dediğimiz hem fiziksel hem kimyasal filtre kullanılan kremler olabilir.
Yani anlayacağınız güneş kreminizi cildinizin hassasiyetine göre veya daha çok tercih ettiğiniz filtreler varsa ona göre seçebilirsiniz.
Mesela hassas bir cildim olsaydı sadece fiziksel filtre içeren kremler kullanırdım.
Çünkü kimyasal filtreler cildin daha derinliklerine emildiği için alerjik reaksiyon yaratma riski biraz daha artıyor.
Benim öyle çok hassas bir cildim yok.
O yüzden hibrit kremler kullanmayı tercih ediyorum veya kimyasal filtreler de kullandım oluyor.
Dediğim gibi birisi diğerinden daha az zararlı veya daha iyi gibi bir durum yok.
Sadece kişisel tercihlerinize bağlı olan bir durum.
Tabii ki bu filtreler kullanıma geçilmeden önce birçok bilimsel çalışmada test ediliyor, onaylanıyor.
güvenli olduğundan emin olunduktan sonra güneş kremlerinde kullanılıyor.
Küçük bir dipnot da ekleyeyim.
Bazı güneş filtreleri deniz yaşamına zararlı olabiliyor.
Mercan resiflerine zarar verebiliyor.
Tabii ki bu mercan resiflerinin ölmesinin tek nedeni değil, birçok farklı neden var.
Çevre kirliliği vs.
de var tabii ki.
Ancak çevre kirliliği sizin için önemli bir konuysa, Ve denizleri kirletmek istemiyorsanız bu resiflere zarar vermeyen güneş filtreleri kullanabilirsiniz.
Ki bunun ibaresi de kozmetik ambalajlarının üzerinde genelde oluyor.
Böyle yaprak, balık falan gibi bir resim oluyor sanırım.
Tam hatırlayamadım şu anda ama onu sizinle Instagram'dan paylaşırım.
Bu bölümü bir kamus potuyla bitirmek istiyorum.
Bildiğiniz gibi güneş ışınları cilt kanserine neden olabiliyor.
O yüzden güneş kremi kullanmayı ihmal etmeyin.
Demin de anlattığım gibi cildimizin mikroskopik boyutlarında güneş ışınları bozulmalara yol açabiliyor.
Bu yüzden yaz-kış güneş kremi kullanmak çok önemli.
Hani en azından kışın eğer üşeniyorsanız güneş kremini makyaj rutininize dahil edin.
Her gün sürmeye özen gösterin.
Böylece güneş kremini yaşlanma karşıtı bir silah olarak da kullanabilirsiniz.
Ancak yazın gerçekten çok fazla güneş olduğu için her gün güneş kremi sürmek çok önemli.
Genelde büyüklerimiz işte güneş kremi sürmeden güneşe çıkıyorlar.
Denize, havuza gidildiğinde sabah güneş kremi sürülüyor.
Ondan sonra bütün gün sürülmeden geçiriliyor.
Hem sizin için tehlikeli hem de büyük ihtimalle güneş yanı olursunuz öyle yaparsanız.
O yüzden güneş kremi şart.
Siz de kullanmayı ihmal etmeyin.
İşte güneş kreminin sizin için bir sırrı kalmadı kozmetik severler.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Bölümümü beğendiyseniz paylaşmayı, yorum yapmayı...
Benimle iletişime geçmeyi ihmal etmeyin.
Sorularınızı, yorumlarınızı, her türlü geri dönüşü bekliyorum sizden.
Beni instagramdan da takip edebilirsiniz.
Açıklamaya linki bırakıyorum.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere diyorum.
Kendinize çok çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
