
Bugün Fransız kozmetiklerinin neden dünya çapında bu kadar prestijli olduğunu keşfediyoruz ✨
Tarihten günümüze, Fransa’nın güzellik ve cilt bakım endüstrisindeki öncü rolü, kullanılan benzersiz formülasyonlar ve yüksek kalite standartları gibi birçok konuyu ele alıyoruz 🤓
Fransız markalarının sürdürülebilirlik ve inovasyon konusundaki yaklaşımlarıyla, neden birçok kişi tarafından ‘daha iyi’ kabul edildiklerini öğrenmeye hazır olun 😎
---
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları ---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
Transkript
Fransa'da yaşadığım için bu konu hakkında belki de objektif bir bakış açımı yoktur ama genelde insanlara Fransız kozmetik markaları çok daha kaliteli geliyor.
Bunun nedeni ne?
Gerçek mi? Yoksa bir yalandan mı ibaret?
Hepsini bugün tartışıyoruz.
Yeni bölümüme hoş geldiniz.
Ben Eylül. Bunu demeye hala ihtiyacım var mı bilmiyorum ama artık hepiniz Eylül adında bir insan olduğumu biliyorsunuzdur diye düşünüyorum.
Şaka bir yana 10 senedir Fransa'da yaşadığım için ve birkaç senedir de kozmetik sektöründe çalıştığım için Fransız markalarının neden daha kaliteli olduğu ile ilgili bir bölüm kaydetmeye karar verdim.
Eğer hazırsanız perdeyi aralıyoruz.
Fransa'daki kozmetikler neden daha kaliteli?
Bütün detaylarıyla tek tek inceleyeceğiz.
İlk olarak yüksek standartlarla başlamak istiyorum sevgili dinleyiciler.
Fransa'da yaşayan veya yaşamış olanlar varsa ne dediğimi çok iyi anlayacaklardır.
Fransa gerçekten başka bir boyut gibi.
Fransa'da her şey çok daha zor.
Neden bunu diyorum?
Çünkü Fransızların her konuda ekstradan engelleri oluyor.
Sadece kozmetik alanında değil, her alanda böyle.
Mesela banka hesabı açmak için, ev kiralamak için, kredi çekmek için.
Hatta başka başka şeylerle de çok sıkıntı çıkarabiliyorlar.
Bir örnek vereyim daha iyi anlayın.
Mesela banka hesabı açmak için ev adresinizin olması gerekiyor.
Ama siz Fransa'ya yeni taşındıysanız ve ev adresiniz henüz yoksa banka hesabı da açamıyorsunuz.
Ama ev kiralamak için de banka hesabına ihtiyacınız var.
Yani biraz böyle paradokslarla dolu bir ülke.
Anladınız mı? Demek istediğimi.
Zor yani. Hatta kardeşimle birkaç sene önce birlikte yaşarken o reşit olmamıştı henüz.
O yüzden bisiklet kiralamak için bir belgeye ihtiyacı vardı.
Hani aile izni gibi bir şey.
Çocuğun bisiklete binebilir gibi bir belge.
Böyle saçma bir olay.
Biz de her bir olay olduğunda onunla dalga geçiyorduk.
Bunu kanıtlayan bir belgeniz var mı falan diye sürekli dalgaya vuruyorduk.
İşte tam olarak böyle bir ülke.
Neyse işte siz anladınız.
Bu tip engeller iş hayatında da var.
Hatta birçok sektörde var.
Erkek arkadaşım da anlatıyor.
Onun iş yerinde de başka ülkelerde olmayan kurallar, belgeler, sertifikalar falan gerekiyormuş.
Bu olay kozmetikte de böyle maalesef veya iyi ki bilemeyeceğim hangisini seçerseniz.
Kozmetik sektöründe de üreticiler birçok belge istiyorlar.
Mesela doğallık sertifikası.
Kozmetik mevzuatına uygunluk sertifikası, onun dışında formaldeit içermediğine dair, ağır metaller içermediğine dair vs.
vs. Böyle 20-30 tane belge istiyorlar totalde.
Yani düşünebiliyor musunuz?
Tek bir ham madde için bütün bu belgeleri vermemiz gerekiyor.
Bu belgelerin içinde ham maddelerin kökeniyle ve nereden geldiğiyle alakalı bilgiler de oluyor.
Hatta Fransa'da üretim yapan firmalar mümkünse Fransa'da üretilen veya Avrupa'da üretilen ham maddeleri tercih ediyorlar.
Bunun dışında karbon ayak izine yeni yeni dikkat etmeye başladılar.
Bir ham maddenin karbon ayak izine öltmeye yarayan yeni yeni uygulamalar olmaya başladı.
Yani bütün bunları topladığımızda Fransa'da üretilmiştir etiketi bize ekstradan bir güven veriyor, bir kalite etiketi veriyor diyebiliriz.
İkinci noktamıza gelirsek bu da tarihi bilgi birikimi.
Bildiğiniz gibi Fransa kozmetik sektöründe bütün dünyada bir üne sahip.
Hatta Fransa'ya para kazandıran ana sektörlerden biri.
İlk sırada havacılık var, ikinci sırada kozmetikler, üçüncü sırada da şarap ve alkol içecekler var tahmin edebileceğiniz üzere.
Hatta hatta Fransa küresel pazar payının %15 ile kozmetikte uluslararası lider konumunda bulunmakta.
Peki nasıl böyle şu an?
Aslında Fransa'da kozmetik kullanımı çok çok eski zamanlara dayanıyor.
Orta çağda bile parfüm kullanan insanlar varmış.
Hatta o zamanlar banyo yapmak yaygın olmadığı için bu parfümler genellikle hoş olmayan kokuları maskelemek için kullanılırmış.
İnternette araştırırken Anne Dalmaso isimli çağdaş tarih profesörünün anlattıklarıyla karşılaştım bir de.
Onları da söyleyeyim. Kozmetik ve parfüm endüstrisi çok eski dönemlerden itibaren köklenmeye başladığı için 19.
yüzyılın sonlarında Fransız ekonomisinin lüks ürünlere yoğunlaşmasıyla kozmetik ve parfüm sektörü de gelişmeye başlamış.
Kozmetik endüstrisi de uzun süredir var olduğu için 1960'lı yıllardan bu yana başarılı bir şekilde uluslararası hale gelmiş.
Bu yüzden de Fransa bugün kozmetik sektöründe çok büyük rol oynayan bir ülke.
Size bir de birkaç sayı vereyim.
2022 yılında Fransız kozmetik endüstrisi yaklaşık 20 milyar euro ciro elde etmiş.
Ayrıca 3000'den fazla şirket ve bu şirketlerde de yaklaşık 180 bin kişi çalışıyormuş.
Yani gördüğünüz gibi kozmetikler Fransız kültürünün bir parçası bile diyebiliriz.
Bu sektörde çok fazla iş ve oldukça yüksek miktarda para var.
Yani ülkenin ekonomisine katkıda bulunuyor.
Kısa bir ara verelim sevgili kozmetik severler.
Kozmetik dünyasında doğru bilinen yanlışları öğrenmeye devam etmek için beni takip etmeyi unutmayın.
Eğer bu bölümü beğendiyseniz diğer bölümlerime de göz atmayı...
ve yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olmayı ihmal etmeyin.
Ayrıca içerik okuma alışkanlıklarınızı geliştirip bilinçli bir tüketici olmak istiyorsanız beni sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Böylece güzellik rutininizde gerçekten ne kullandığınızı daha iyi anlayabilirsiniz.
Biraz parfümlere geri dönersek Fransa'nın Grasse bölgesi Grasse diye yazılıyor.
Parfümleriyle ünlü bir yer.
Bu bölge parfüm üretim merkezi olarak geçiyor.
Tarihi bir yer. Çünkü eskiden deri üreticilerinin deri kokusunu maskelemek için lavanta kullanılırmış.
Sonradan da parfüm endüstrisi 18.
yüzyılda gelişmeye başlamış ve Grasse bölgesi dünyanın parfüm başkenti olmuş.
Günümüzde bile dünyanın en prestijli parfüm üreticileri malzemelerini hala Gras'tan temin ediyorlarmış.
Hatta her yıl Mayıs ayında Grasse bölgesinde gül festivali düzenlenirmiş.
Bu tarihi hatırlamak için sokaklar çiçeklerle dekore edilirmiş.
Hatta çiçek kokuları püskürtülürmüş.
Gerçekten baya güzel görünüyor.
İnternetten baktım.
Şu anda gelecek Mayıs oraya gidesim var.
Hala gitmedim Fransa'nın o bölgesine.
O yüzden gitmek isterim doğrusu.
Parfümlere ilgi duyuyorsanız orada Uluslararası Parfüm Müzesi de varmış.
Gitmek isteyenlere duyurulur.
Bugün bildiğimiz bütün ünlü markalarda eski zamanlarda parfüm üretimine başlamış.
Mesela Guerlain 1828'de Paris'te Pierre-François Pascal tarafından kurulmuş.
Onun dışında Chanel markası mesela onun da en bilinlik parfümü Chanel No.
5 1921 yılında piyasaya sürülmüş.
Bildiğimiz diğer markalarda Yves Saint Laurent veya L'Oreal gibi 1970'li 80'li yıllarda bilinir hale gelmeye başlamış.
Bayağı marketing çalışmaları ve reklamlar sayesinde gittikçe...
İsimleri duyulmaya başlamış.
Zaten hepimiz öyle ya da böyle hayatımızda kesinlikle bir Fransız markası kullanmışızdır.
L'Oreal gruba ait olan zaten 20 küsur marka var.
Hani 20 veya 30 bilmiyorum tam olarak.
Büyük işte baya büyük bir marka.
Hatta belgeseli çıkmıştı onu da izlemişsinizdir.
Belki Netflix'te var izlemediyseniz.
Son maddemiz de kozmetik sektörünün gelişen ve desteklenen bir sektör olması.
1994 yılında kurulan Cosmetic Valley, parfüm ve kozmetik sektöründeki şirketleri, araştırma merkezlerini ve üniversiteleri bir araya getiren Bir küresel ağ.
Bunu biraz Silicon Valley olarak da düşünebilirsiniz ama bunun kozmetik versiyonu ve Fransa'da kurulmuş.
Hatta Eureloir diye bir bölgede bulunuyor.
Bu bölgede de Fransız kozmetik üreticilerinin %70'i bulunuyormuş.
Gerçekten kozmetik rüyası diyebiliriz.
Neyse anlayacağınız bu topluluk sektördeki büyümeyi ve yeniliği teşvik ediyor ve Fransız kozmetik endüstrisinin uluslararası etkisine katkıda bulunuyor.
Son olarak da 2028 yılında Şart şehrinde uluslararası kozmetik ev açılacakmış.
Sektördeki şirketlere hizmet veren, fikir, beceri ve meslek alışverişine olanak sağlayan yaratıcılık ve yenilikçiliğin vektörü olan bir yer olacakmış.
Evet bugün de bölümün sonuna geldik.
Gördüğünüz gibi Fransa'da kozmetik ekosistemi gerçekten biraz değişik.
Çok fazla kural var, çok fazla inovasyon, yenilik var ve kozmetik...
ve parfümler tabii ki Fransa'nın tarihine çok çok önceden dahil olan bir sektörmüş.
Bu yüzden gerçekten de Fransa'da üretilen kozmetikler daha kaliteli diyebiliriz bence.
Bunu hem bu sektörde çalışan birisi olarak söylüyorum hem de Fransa'nın tarihi geçmişine dayanarak söylüyorum.
O yüzden Fransız markalarına güvenebilirsiniz diyerekten bölümü kapatıyorum.
Bölümü beğendiyseniz çevrenizde paylaşmayı, beni takip etmeyi, Instagram'dan mesaj atmayı unutmayın.
Çok sevinirim. Bir sonraki pazartesi görüşmek üzere.
Hepinize çok güzel bir hafta diliyorum.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
