
Bu bölümde 10 sene önce Fransa’ya nasıl taşındığımı, taşınmadan önce ve sonra nasıl bir süreçten geçtiğimi anlattım. Hayaller, zorluklar, yeni bir hayata başlama heyecanı… Hepsi bu bölümde! Umarım beğenirsiniz ve size ilham olur 🥺
---
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için:
https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Bana destek ol 💅🏻✨https://buymeacoffee.com/kozmetiksirlari
---
Kısımlar:
(00:00) Giriş
(00:33) Fransa’ya Taşınmaya Nasıl Hazırlandım?
(03:30) Fransa’da Öğrenci Yurtları
(05:30) Fransa’da Oturma İzni Nasıl Alınıyor?
(06:18) İlk Kez Yalnız Kaldığım An
Transkript
Hello! Kozmetik Sırları'nın yeni bölümüne hoş geldiniz.
Şu anda yataktayım.
Bu podcast'ı yatarak kaydedeceğim.
Bundan aşırı kaliteli bir kayıt beklemeyin.
Hani çevredeki sesleri bilmem neyi kontrol edemiyorum.
Çünkü şu an...
Fuarın ikinci gününden çıktım ve yatağa uzandım.
Her tarafım ağrıyor. Elimde de küçük bir mikrofon var.
Hani bir de otel odasıyım tabii ki.
O yüzden hiçbir şey kontrol edemiyorum.
Umarım kayıt güzel olur deyip hemen konuya giriyorum.
Çünkü 5 dakikalık bölümleri olacak.
Bildiğiniz gibi storyden size sordum.
Fransa hakkında küçük küçük bölümler yapsam dinler misiniz dedim.
Siz de tabii ki evet dediniz.
Yüzde ikilik bir kısım hariç sadece tek bir kişi hayır demiş.
Herhalde bilerek denemiştir diye düşünüyorum.
Neyse ilk olarak Fransa'ya taşınmak hakkında konuşmak istiyorum biraz.
Çünkü gerçekten de 10 sene önce Fransa'ya ailemle birlikte taşındım.
Hani taşınmama yardım ettiler ama onlar hala Türkiye'de yaşıyor.
O taşındığımız anı çok iyi hatırlıyorum.
Sanırım 10 valizdi.
Hani 9 veya 10 valizle havaalanına gitmiştik.
O valizlerde ne arasan vardı.
Yorgandan tut, tencereye, tavaya kadar her şeyi annem toplamıştı ve ailecek Fransa'ya geldik.
Ailecek dedim annem, babam ve kardeşim tabii ki.
Lille'de yaşadım ben 2 sene boyunca biliyorsunuz ya da bilmiyorsanız şimdi söylemiş oldum.
Lille'de Fransa'nın kuzeyinde bir şehir, küçük bir şehir.
Fransa'ya geldiğimde orada iki sene boyunca okudum.
Ama bu hazırlık süreci nasıldı biraz ondan bahsedeyim.
Çünkü ben Fransız lisesindeydim.
Yani Fransızca konuşuyordum.
Hatta Fransız bakalori diploması almıştım.
O yüzden okul başvuruları tabii ki daha farklı oluyor.
Ama genel olarak Fransa'ya okumaya gitmek için önce Campus France dediğimiz yerden randevu almanız gerekiyor ve onlarla konuşmanız gerekiyor.
Campus France dediğimiz yerde Fransa'ya gitmek isteyenlere yardımcı oluyor.
Özellikle öğrencilere.
Çalışmak için gidenlere yardımcı oluyor mu bilmiyorum ama ben öğrenci olarak onlarla bu süreci halletmiştim.
İşte Campus France vize başvuru belgesine falan yardım ediyor.
Yurt bulmaya yardım ediyor.
Okula başvurmaya da yardım ediyor diye biliyorum.
Ben de tabii ki Fransa sisteminin içinde olduğum için Fransa'ya gitmek istedim doğal olarak.
Çünkü kimya mühendisliği okumak istiyordum.
Ve Türkiye'de bunu kazanmam imkansızdı.
Galatasaray Endüstri Mühendisliği kazanmıştım o zaman iç sınavdan.
Ama ben endüstri okumayacağım, yurt dışında kimya okumak istiyorum diye inat edip gittim.
Ailem de tabii buna karşı çıkmadı.
Tamam öyle istiyorsan öyle yap dediler.
Ve hep birlikte Fransa'ya adım attık.
Tabii ki vizeye başvurmadan önce okuldan kabul mektubu almanız gerekiyor.
Bu kabul mektubuyla birlikte vizeye başvuruyorsunuz.
Arkada şu an siren çalıyor umarım duymuyorsunuzdur bu arada.
Vize geldikten sonra da onun bir ücreti var tabii ki.
Bu arada vizeye başvurmak için hesabınızda aylık 615 euro bulunması gerekiyor.
Yani okul dönemi 10 aysa mesela 615 kere 10, 6000.
150 Euro'nun hesabınızda bulunması gerekiyor ki size vize versinler.
Vizeyi aldıktan sonra ailecek Fransa'ya gittik.
Gelir gelmez yurt için bir yere gittik.
Fransa'da Kurs diye yurtlar var, devlet yurtları.
Ve ben küçük bir burs almıştım o zaman.
Bu burs sayesinde o devlet yurtlarında bir yer ayırtabilmiştik.
Bu yüzden gelir gelmez o kurus denilen yere gittik ki anahtarı alıp yurda girebilelim.
Ama gittiğimizde bir sorun yaşanmıştı.
Ne olduğunu tam olarak hatırlamıyorum.
Hani 10 sene önceydi ve yerimiz kalmadı tarzı bir şey demişlerdi galiba.
Neyse işte konuşa konuşa bursumu falan göstere göstere o odanın anahtarını aldık ve yurda gittik.
Ama o yurt odasını şöyle düşünün.
Hani bir tane dikdörtgen bir oda düşünün.
Girişte sol tarafta tuvalet ve banyo var.
Ama bu tuvalet ve banyo uçaktaki tuvalet kabinleri gibi.
O kadar küçük ve dar ki içine zar zor sağ biliyorsunuz.
Biraz daha ilerleyince sol tarafta yine mutfak vardı.
Mutfak demek yanlış olur gerçi.
Çünkü çok küçüktü.
İki gözlü bir ocak.
Yanında lavabo.
Küçük bir hani kesme tahtası koyacak bir alan ki sebzeleri kesip yemek yapabil.
Bir de küçük bir buzdolabı vardı.
Baya baya tek kişilik bir odaydı yani.
Biraz daha ilerisinde yatak vardı.
Tek kişilik bir yatak.
Sağ tarafta da çalışma masası vardı.
Bir de onun üst tarafında da tabii ki birkaç tane dolap molap hani o tarz şeyler vardı.
Ben iki sene boyunca bu yurt odasında yaşadım.
Hatta bu yurt odasına direk bile koymuştum.
Biliyorsunuz ben pole dance yapıyorum.
O kadar dar yere bir de direk koymuştum düşünün.
Tabii ki pek bir şey yapamıyordum direkte ama en azından hani ne bileyim tırmanabiliyordum.
Biraz kondisyon çalışabiliyordum falan filan.
Fransa maceram böyle başladı yani.
Şimdi düşününce 10 sene öncesi çok garip geliyor.
O zamandan beri hayatım o kadar değişti ki inanamıyorum ben de.
Bir de şöyle bir detayı unuttum.
Fransa'ya vizeyle geldiğinizde o vize 3 aylık bir vize oluyor.
O yüzden OFİ denilen yere gidip vize onayı almanız gerekiyor.
En azından ben gittiğimde böyleydi.
Şu anda sistem nasıl bilmiyorum.
Kardeşim de o tarz bir şey yapmıştı sanırım.
Ama şu anda OFİ yerine başka bir yer bununla ilgileniyor diyebiliyorum.
Yani bununla ilgili yine sorunuz olursa veya merak ettiğiniz bir şey olursa bana tabii ki de yazabilirsiniz.
Bu vize onayı alındıktan sonra da oturum kartınız çıkıyor.
Yani size oturum kartı veriyorlar.
Ama bir senenin sonunda veriyorlar tabii.
Yani 3 aylık vizenizi onaylatıyorsunuz Fransa'ya geldiğinizde ve o 1 yıllık süreç geçince oturma kartı almaya hak kazanıyorsunuz.
Yanlış söylediysem beni düzeltin.
Neyse ya yani böyle geldim ben Fransa'ya.
Hatta annemi tren garına bıraktığım anı çok iyi hatırlıyorum.
Ben ailemle Fransa'ya taşındığımda ilk önce babamla kardeşim geri döndü tabii ki.
Annem benimle kaldı.
Biraz evi yerleştirmeye yardım etti.
Tek başıma yaşamayı öğrenmem için ya da alışmam için biraz benimle kaldı.
Ondan sonra da annem gitti.
Onunla tren garine gitmiştim ve o an hala hatırlıyorum.
Annem trene binip gittiğinde kendimi gerçekten çok garip hissettim.
Hem böyle mutluyum ama hem içim buruk çünkü annem gitti ve tek başına kaldım.
Gerçekten çok garip bir duyguydu.
Bunu yaşayanlar bilir diye düşünüyorum.
Ama aynı zamanda tek başına kalmak da biraz korkutucuydu gerçekten.
Ama bunlardan bir sonraki bölümlerde bahsederim.
Benim Fransa'ya yerleşme hikayem böyleydi.
Sanırım bu bölüm 5 dakikadan daha uzun olacak ama yapacak bir şey yok.
Olabildiğince kısa kısa anlatmaya çalışacağım.
Bu hikayenin devamını merak ediyorsanız tabii ki de beni takip etmeyi unutmayın.
Bir sonraki bölümde görüşürüz.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
