
Fransa Günlükleri: Fransa’da Öğrenci Olmanın Güzellikleri
28 Temmuz 2025 · 8 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Fransa’da geçirdiğim öğrencilik yıllarını gerçekten çok özlüyorum 😭
Bu bölümde, Fransa’da öğrenci olmanın güzelliklerinden bahsettim: sunduğu fırsatlar, uluslararası ortamın kattıkları ve devletin öğrencilere sağladığı destekler… 🇫🇷
Eğer yurt dışında öğrenci olmayı düşünüyorsan ya da sadece Fransa’daki öğrenci hayatına meraklıysan, bu bölüm tam sana göre! 🎧
Hazırsan nostalji dolu bir sohbet seni bekliyor 💙
---
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için:
https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Bana destek ol 💅🏻✨https://buymeacoffee.com/kozmetiksirlari
Transkript
Fransa'da 6 sene boyunca öğrenci olarak yaşadığım için bugün size Fransa'da öğrenci olmanın avantajlarından bahsetmek istiyorum biraz.
Fransa günlüklerinin yeni bölümüne hoş geldiniz.
Abi gerçekten Fransa öğrenci olunabilecek en iyi ülkelerden biri.
Diğer ülkelere kıyasla mesela eğitim ücretleri oldukça makul.
Çünkü genelde devlet üniversiteleri var.
Bu yüzden de yıllık harçlar çok düşük miktarlar.
Mesela kardeşimin okul kayıt ücreti yıllık 500 euro gibi bir şey.
Şaka gibi yani çok az.
Bunun dışında CAF kira yardımı diye bir şey var.
CAF diye yazılıyor. Bilmeyenler araştırsın.
Devlet öğrencilere aylık 100-200 euro civarında kira yardımı yapıyor.
Düşünebiliyor musunuz?
Öğrenciler yabancı uyruklu olsa bile devlet bu yardımı sağlıyor bu arada.
Eğer siz de Fransa'da okumak istiyorsanız bunu araştırabilirsiniz.
Bunun dışında gerçekten çok fazla öğrenci indirimi var.
Mesela toplu taşıma ücretleri çok daha uygun bir fiyata geliyor.
Yarı fiyatı gibi bir şey oluyor yani.
Bazı şehirlerde bu arada toplu taşıma ücretsiz bunu da söylemiş olayım.
KURUS denilen öğrenci yemekhanelerinde yemekler 1 ila 3 euro arası oluyor.
Aşırı lezzetli yemekler olmasa bile giriş, ana yemek, tatlı şeklinde çok ucuz bir fiyata yemek yiyebiliyorsunuz ki bir öğrenci için bence gayet yeterli.
Bunun dışında bir de işin sosyal güvenlik kısmı var.
Fransa'da öğrenciyseniz eğer sosyal güvenlik sigortasını ve özel sağlık sigortasını gerçekten yine ucuza yaptırabiliyorsunuz.
Bu sosyal güvenlik sigortası herkes için zorunlu bir şey ama Fransa'da bir de ek bir sağlık sigortası var.
Adı Mutuel diye geçiyor.
Hani örnek vermek gerekirse mesela doktora gittiğinizde doktorun konsültasyon ücreti 25 euroysa bunun 15 euro civarını sosyal güvenlik sigortası karşılıyor.
Geri kalan kısmını da mütüel aldıysanız eğer o mütüel karşılıyor.
Bu mütüel dediğim ek sağlık sigortaları da öğrencilere özel indirim sağlayan kartlarda verebiliyorlar.
Öğrenciler baya avantajlı Fransa'da gerçekten ya.
Öğrencilik hayatını çok özlüyorum bazen.
Tabii ki öğrencilere özel başka indirimler de oluyor.
Mesela restoranlarda indirimli menüler olabiliyor.
Spor salonuna yazılmak isterseniz orada da öğrencilere özel indirimlerden yararlanabiliyorsunuz.
Biraz daha kültürel aktivitelere geçmek istiyorum.
Müzelere mesela öğrenci kartıyla ücretsiz girebilme imkanınız var.
Bu da aşırı güzel bir şey.
Mesela ben Louvre'a ücretsiz girmiştim.
Kardeşimle Paris'e gitmiştik.
O da öğrenciydi hatta.
İkimiz de ücretsiz bir şekilde koskoca Louvre'u gezmiştik arkadaşlar.
Biliyor musunuz Fransa bir de gerçekten uluslararası bir ortam sağlıyor.
Fransa'da özellikle Paris ve Lyon gibi büyük şehirlerde çok fazla uluslararası öğrenci oluyor.
Bu sayede de ben gerçekten bir sürü farklı milletten insanlarla tanıştım.
Şu an o kişiler hayatında mı derseniz büyük bir kısmı değil ama tanıştığım sonuç olarak böyle öğrenci partilerinde falan güzel oluyor.
Ve başka bir ülkeden gelen başka bir kişinin kültürünü görmek de gerçekten çok güzel bir şey bence.
Bir de biliyor musunuz başka ülkelerden gelen kişilerle çok daha çabuk yakınlaşıyorsunuz.
Çünkü daha relatable bir ortam oluyor.
Hani Fransızlar sizi kendi aralarına almıyor olabilir ama yabancı oldukları için ve senin durumundan anladıkları için.
Böyle hemen bir ortak nokta bulup kaynaşabiliyorsunuz.
Neyse demek istediğim yabancı dillerinizi geliştirmek istiyorsanız Fransızca öğrenmek istiyorsanız mesela veya İngilizcenizi geliştirmek istiyorsanız böyle uluslararası ortamlar çok işe yarıyor.
Aklınızda olsun. Fransa'da yaşamanın bir güzel yanı da Avrupa'da kolayca seyahat edebilmek.
Elinizde Fransa oturum izni olduğu için Schengen bölgesinde Kolaylıkla seyahat edebiliyorsunuz.
Hani her seferinde pasaport kontrolünden falan geçmeniz gerekmiyor.
Gerçi o sanırım değişmeye başladı.
Ama neyse o zaman öyleydi yani.
Pasaport kontrolü geçmeden uçağa binip başka bir ülkeye kolaylıkla uçabiliyorsunuz.
Hatta Flixbus gibi otobüs şirketleri reklam değil.
Çok makul fiyatları bilet satıyor.
Yani hafta sonu kafanızı eserse küçük bir seyahate arkadaşınızla rahatlıkla gidebiliyorsunuz.
Ben bu sayede gerçekten çok gezdim.
Hem Fransa içinde hem Fransa çevresindeki ülkelerde.
Brüksel, Bruges, Paris, Amsterdam, Luxemburg gibi şehirlere gitmiştim zamanında.
Hatta size bir anımı da anlatayım hazır yeri gelmişken.
Ben herhalde böyle 23 yaşında falanım tam hatırlamıyorum.
Ve yıllardır Evanescence konserine gitmenin hayalini kuruyorum.
Hani ben lisedeyken İstanbul'a gelmiştim ve gidememiştim annem izin vermediği için.
Ve o zaman İsviçre'deki bir festivalli çıkıyordu Evanescence.
Ve ben de bunu gördüm ve direkt bilet aldım.
Ve heyecanla konser gününün gelmesini bekliyorum.
Neyse o gün geldi.
Ben otobüse bindim.
İşte İsviçre'ye gidiyorum falan filan.
İsviçre sınırında polisler kontrol etti abi.
Ve beni seçtiler. Ve ben de o zaman sadece yanıma Fransa oturma kartımı almıştım.
Gerizekalı gibi. Hani normalde İsviçre'ye giderken pasaportumu da almam gerekiyor.
Çünkü o oturma izni sadece Fransa'da geçerli.
Bende sadece oturma izni vardı ve polis böyle işte kontrole geldi belgeleriniz falan dedi.
Ben oturma kartımı verdim sadece ve adam bana dedi ki pasaportunuz yok mu neden sadece oturma kartınız var hani normalde pasaportunuzu da almanız gerekir falan dedi.
Benim gerçekten başımdan aşağı kaynar sular döküldü böyle işte hayal ediyorum sınırdan geri döndüğümü konsere gidemediğimi falan ağlayacaktım neredeyse.
Ben bunları kafamda düşünürken neyse ki adam insaflı çıktı ve neyse tamam hani geçebilirsin ama bir dahaki sefere pasaportunu almayı unutma dedi.
Yani ne kadar korktuğumu anlatamam size.
Çok üzülmüştüm konsere gidemeyeceğim diye.
Neyse sonuç olarak konsere gidebildim.
Hatta en ön sıradan yer kapabildim.
Çok güzel bir konserdi ve lisedeyken Evanescence fanı olduğum için gittiğimde ağlamıştım mutluluktan.
Neyse bu da böyle bir anımdır yani.
Sizin sayenizde eski günleri anıyorum.
Güzel oluyor. Ay ben bu bölümde çok konuştum galiba ya.
Ama artık ne yapayım devam edeceğim.
Çünkü söylemek istediğim şeyler bitmedi.
Fransa'da öğrenci olmanın başka bir güzel yanında çalışma imkanı sağlanması.
Öğrenciler yarı zamanlı işlerde çalışabiliyor çünkü oturum izni bu hakkı bize otomatik olarak tanıyor.
O yüzden öğrenciyseniz ve yarı zamanlı çalışmak istiyorsanız çalışma izniniz hazır elinizde oluyor.
Tabii iş bulmak ayrı sıkıntı ama o konulara girmiyorum bu başka bir bölümün konusu olacak.
Son olarak da Fransa'nın en güzel yanı Fransızların yaşam tarzı diyebilirim.
Fransızlar gerçekten hayatın tadını çıkarmayı biliyorlar abi.
Hafta sonu küçük tatil planları yapmak çok yaygın mesela veya iş çıkışı after work yapıp iş arkadaşlarına bira içmek veya akşam 6-7 gibi apero saati yapmak.
Apero aperitifin kısaltılmışı bu arada arkadaşlarınızla içki eşliğinde böyle küçük atıştırmalıklarla birlikte sohbet etmek diyebiliriz.
Onun dışında Fransız mutfağında da çok güzel yemekler ve tatlılar var.
Eğer yeni tatlara açıksanız peynirlerini, şaraplarını tabii ki de geleneksel yemeklerini de denemenizi şiddetle tavsiye ederim.
Evet biraz hızlı konuştum ama bu bölümün de sonuna geldik.
Yemin ederim şu an öğrenci hayatını özledim.
Artık hiçbir indirimden yararlanamıyorum arkadaşlar.
Üstüne bir de vergi ödüyorum.
Yani diyebileceğim tek şey eğer şu an öğrenciyseniz ve beni dinliyorsanız Hayatınızın bu dönemini dolu dolu yaşayın.
Yapmak istediğiniz her şeyi yapın, gezin, görün.
Yani elinizden ne geliyorsa ardınıza koymayın arkadaşlar.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Umarım bu bölüm hoşunuza gitmiştir.
Fransa'yı daha çok merak ediyorsanız bir sonraki bölümleri kaçırmayın derim.
Eğer beğendiyseniz paylaşırsanız, bana destek olursanız çok sevinirim.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere o zaman.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
