
Doğal ve Organik Kozmetikler: Cildiniz İçin Gerçekten Daha mı Faydalı?
12 Ağustos 2024 · 13 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Bu hafta seninle doğal/temiz içerikli ve organik kozmetik ürünleri mercek altına alıyoruz 🌿 “Doğal” ve “organik” kozmetikler ne anlama geliyor? 🤔 Aralarındaki farklar neler? Ve en önemlisi, bu ürünler gerçekten cildimiz için daha mı iyi? 🌟 Pazarlama tuzaklarına düşmemek ve bilinçli seçimler yapmak için bu iki kavramı detaylarıyla inceliyoruz. Eğer sen de doğal ve organik kozmetiklerle ilgili kafandaki soru işaretlerini gidermek istiyorsan, bu bölümü mutlaka dinlemelisin! 🎧
***
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, İnstagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
***
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
***
Kaynak gözüktüğü için #reklam :
https://www.instagram.com/reel/C9DJNAOAjYW/?img_index=theecowell
https://www.instagram.com/reel/C8ewzCethT7/?igsh=MTBqZzE5d2RhZGlwYg%3D%3D
Transkript
Şimdi bir düşünün.
Güneşli bir cumartesi sabahı uyandınız, hazırlandınız, arkadaşlarınızla her zaman buluştuğunuz o kafede buluşup eğlendiniz.
Eve dönerken ara ara gittiğiniz o kozmetik mağazasına uğrayıp nemlendiricinizle serumunuzu yenilemek için reyonlara dağıldınız.
Her zaman aldığınız seriyi almak için gitmiştiniz ama satışçının sırf doğal içerikli diye öve öve bitiremediği yeni çıkan bir markadan ihtiyacınız olanları aldınız.
Bir de tabii tonla para verdiniz.
Bunu söylememe gerek yok herhalde.
Ama sürpriz!
Beklediğiniz kadar memnun kalmadınız.
Bunun gibi bir senaryo mutlaka daha önce başınıza gelmiştir.
Bir daha gelmemesi açısından bu bölümde size bütün incelikleriyle doğal, organik ve temiz içerikli kozmetikleri anlatıyorum.
Merhaba kozmetik severler!
Ben Eylül. Kozmetik Sırları'na hoş geldiniz.
Instagram'da anket yaptım.
Gelecek bölümde nelerden bahsettiğimi tahmin etmenizi istedim.
Birçok kişi doğal kozmetikleri seçmiş.
Bu yüzden de bu bölümü daha sonra yayınlamak istememe rağmen daha önce çekmeye karar verdim.
Takipçilerimin istediği olsun diye hemen kayda geçtim.
İlk olarak bu değişik kozmetik ürün kategorilerinin tanımını yapacağız.
Sonra bu terimin gerçekten de diğer kozmetikleri kıyasla daha mı iyi olduğunu tartışacağız.
Ve son olarak da kozmetik seçimlerimizi neye göre yapabileceğimizden bahsederek bölümün sonuna geleceğiz.
O zaman hadi çok uzatmadan başlıyoruz.
Bakalım bu doğal ve organik kozmetikler neymiş?
İlk olarak şunu bilmemiz gerekiyor.
Türkiye'de doğal, organik ve temiz içerikle ilgili yönetmelik anlamında henüz bir şey yok.
Sadece kozmetik yönetmeliğinin 10.
maddesinde yer alan cümleden yola çıkarak yanıltıcı ürün iddialarının yasak olduğunu söyleyebiliriz.
Yani anlayacağınız organik veya doğal ibareleri içeren kozmetik ürünlerin bir şekilde kanıtlanmış olması gerekiyor.
Ama bunun dışında başka bir yasa yok.
Peki doğal kozmetik ve organik kozmetik nedir?
Hemen açıklıyorum.
Doğal veya temiz içerikli kozmetik ürünler mutlaka doğal bileşenlerden oluşuyor.
Bunlar bitki, hayvan ve hatta mineral kökenli bileşenler olabiliyor.
Demin de söylediğim gibi doğal kozmetiklerin yasal bir tanımı yok.
Basitçe anlatmak gerekirse bu doğal kozmetikler doğal kökenli ürünler oluyor.
Yani sentezlenmiş içerikler içermiyorlar.
Veya çok az miktarda içeriyorlar.
Bu çok az miktardaki bileşenler de doğal yollarla elde edilmesi imkansız bazı içerikler için izin veriliyor.
Bunun dışında aynı zamanda doğal kozmetik içerikli ürünler, paraben, sentetik boyalar, sentetik kokular, silikon ve parafin gibi petrol türevleri
ürünler bulundurmuyorlar.
Ayrıca şu da önemli.
Doğal kozmetik ürünlerin üretiminde sürdürülebilirlik ve duyarlı üretim yöntemleri de kullanılabiliyor.
Şimdi burada doğal ve temiz içerikli kozmetiklerden bahsettik.
Peki organik kozmetikler ne anlama geliyor?
Bunlar genelde aynı anlama geliyor diye düşünülebilir, karıştırılabilir ama öyle değil.
Organik kozmetik hiçbir kimyasal içerik kullanmadan üretiminden tüketimine kadar Her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim biçimidir.
İçeriğinde kimyasallar bulunmayan, ilgili kurumlar tarafından organik olduğu sertifikalandırılmış ürünler organik kozmetik kategorisine giriyor.
Aynı zamanda organik kozmetik ürünlerinin sadece içerikleri değil, saklama koşulları ve üretim yeri de organik ürün koşullarına uygun olmak zorunda.
Zaten bu yüzden doğal ve organik kozmetik arasında bir fark var.
Ayrıca bir kozmetik ürünün organik sayılabilmesi için o ürünün içeriğinin belli bir yüzde oranında organik olması gerekli.
Bu oranlar ülkeden ülkeye ve ürünlerin kategorilerine göre değişiklik gösterse de Sizin için bir fikir olması açısından şöyle örnek verelim.
Mesela genelde %95 oranında organik bileşiklerle üretilmesi gerekiyor ki organik kozmetik kategorisine girebilsin.
Bu arada biraz araştırdım.
Şimdi reklam olacak ama söyleyeyim yine de.
Arifoğlu markasının bazı ürünlerinde kozmos organik sertifikası var.
Demin bahsettiğim koşullara uyularak ürün üretildiği için bu sertifikaya sahip olabiliyor.
Ayrıca sertifikalardan da daha önceki bölümlerde bahsetmiştim.
Eğer daha detaylı bilgi almak istiyorsanız o bölümü dinlemenizi öneririm.
Şunu da söylemeden devam etmeyeyim.
Bu tip sertifikaları alabilmek için 3.
bir kuruma para ödeyerek ürünün veya üretim tesisinin denetiminin yapılması sağlanıyor.
Bu denetimin sonucunda ürün sertifika alabiliyor.
Bu tip sertifikalara başvurabilecek şirket sayısı daha az.
Çünkü bir yatırım gerektiriyor ve bu yatırımı küçük markalar, düşük bütçeli şirketler yapamayabilir.
Bu da aklınızda olsun.
Bu tip sertifikalar Avrupa'da ve Amerika'da çok daha popüler.
Ama Türkiye'de de bazı organik veya doğal ürün sertifikası veren kurumlar varmış.
Araştırdım, biraz buldum birkaç tane.
Ama henüz çok niş bir ürün kategorisi olduğu için bu tip sertifikaları henüz Türkiye'de çok göremiyoruz.
Çünkü çok da tanınmıyor.
Ama zaman geçtikçe daha çok tanınacağına inanıyorum ben açıkçası.
Kısa bir ara verelim sevgili kozmetik severler.
Kozmetik dünyasında doğru bilinen yanlışları öğrenmeye devam etmek için beni takip etmeyi unutmayın.
Eğer bu bölümü beğendiyseniz diğer bölümlerime de göz atmayı...
ve yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olmayı ihmal etmeyin.
Ayrıca içerik okuma alışkanlıklarınızı geliştirip bilinçli bir tüketici olmak istiyorsanız beni sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Böylece güzellik rutininizde gerçekten ne kullandığınızı daha iyi anlayabilirsiniz.
Peki kozmetik severler, bu bölümün en can alıcı noktasına geldik.
Doğal veya organik kozmetikler her zaman daha mı iyidir?
Hepiniz bunu merak ediyorsunuz biliyorum.
Hadi gelin cevap verelim.
Şimdi şunu itiraf etmek gerek.
Doğal veya organik kozmetik deyince kulağa gerçekten çok daha iyi, çok daha zararsız geliyor.
Ama bu da maalesef doğru bilinen yanlışlardan bir tanesi.
İki tane kaynak vereceğim size.
Hatta çok güzel sayfalar İngilizce biliyorsanız takip etmenizi öneririm.
Birincisi... The EcoWell bir Reels videosunda C vitamininden bahsediyor.
C vitaminini doğal yollarla elde edersek hem doğa açısından çok fazla kaynak gerektireceğini hem de C vitaminini hemen stabilize etmezsek oksidasyon yüzünden bütün
vitamini kaybedebileceğimizi anlatıyor.
Bu vitamini laboratuvar ortamında sirke kullanarak sentezleyebiliyoruz ve kozmetik ve gıda sektörü gibi sektörlerde bundan faydalanabiliyoruz.
Yani anlayacağınız bir maddenin nereden geldiği bize güvenliği ve sürdürülebilirliği hakkında çok da bir bilgi vermiyor.
Zaten vücudumuz da sentezlenmiş veya doğal yollardan gelen C vitamininin ayrımını yapamıyor.
Çünkü aynı molekül.
Yani bu molekül vücudumuza girdiğinde kaynağı ne olursa olsun görevlerini yerine getiriyor.
İkinci bir riyaz videosu bu sefer de Lab Muffin tarafından paylaşılmış.
Instagram adı labmuffinbeautyscience galiba.
Onu da açıklamalara bırakacağım takip etmek isterseniz.
Bu videoda da parabenlerden bahsediyor.
Bildiğimiz gibi parabenlerin çok kötü bir itibarı var.
Bu yüzden paraben içermez gibi iddialar artık bir pazarlama taktiği olmuş durumda.
Ancak parabenler hem Amerika hem de Avrupa otoriteleri tarafından belirli miktarlarda güvenli olduğu kanıtlanmış bir koruyucu.
Ayrıca diğer koruyuculara kıyasla parabenlerin alerjik reaksiyona sebep olma ihtimali çok daha düşük.
Zaten koruyucusuz bir kozmetik ürün hayal edemeyiz.
Bu kozmetik ürünün güvenliğinden emin olmak için illa bir koruyucu olması gerekiyor.
Bu yüzden çok iyi ve güvenli bir koruyucu olabilecekken parabenler zararlı olarak algılandığı için artık kimse paraben kullanmaz oldu.
Bunun yerine çok daha az test edilmiş alerjen potansiyeli yüksek koruyucular kullanılıyor.
İşte tam olarak burada bilinçli bir tüketici olmanın önemini anlıyoruz.
Risk ve tehlike aynı şey değil.
Bunu da ileriki bölümlerde açıklayacağım zaten.
Ama kısaca şöyle açıklayayım.
Tehlike genelde bireylere zararlı olacak konuları ifade ediyor.
Ama risk tehlikelerin oluşma ihtimalini anlatıyor.
Böyle de bir fark var.
Şimdi son olarak doğal ve temiz içerikli kozmetiğin bir pazarlama terimi olduğunu anlamak gerekiyor.
Ama tabii ki bazı durumlarda doğal kozmetikler sizin için yararlı olabilir.
Mesela hassas bir cildiniz varsa doğal kozmetiklerdeki içerikler daha nazik olduğu için alerjik reaksiyona sebep olma riski çok daha düşük.
Çünkü sentetik maddeler ve parfümler yasak.
Ayrıca çevresel faktörleri de göz önünde bulundurduğu için doğa dostu diyebiliriz.
Bu tip konulara dikkatliyseniz bu kozmetikler sizin için bir anlam ifade ediyor.
Ancak şunu da unutmamak gerek.
Klasik kozmetik ürünlerin aksine doğal kozmetiklerde standart bir yönetmelik yok.
Bu düzenleme eksikliği de tutarsız ürün kalitesine veya tutarsız iddialara yol açabilir.
Bunun dışında genellikle doğal ürünler daha kısa bir af ömrüne sahiptir.
Sentetik koruyucular kullanılmadığı için mikrobiyal büyümeye daha duyarlı olabilirler ve bu da ürünün bozulmasına yol açabilir.
Son olarak da her ne kadar doğal içerikler daha nazik olsa da uçucu yağların da alerjik reaksiyona sebep olma ihtimali olduğunu unutmamak gerekir.
Yani kozmetik severler burada anlatmak istediğim doğal ve organik kozmetikleri kötülemek değil, tam tersine bilinçli seçimler yapmanıza yardımcı olmak.
Sırf bir ürün doğal diye bu sizin tek seçim kriteriniz olmasın.
Sizin için önemli olan birçok seçim kriterini de değerlendirin.
Mesela ben bu sektörün içinde çalıştığım için doğallık benim için en önemli seçim kriteri değil.
Ben aldığım ürünün birçok kriterini değerlendiriyorum.
Mesela performansı, fiyatı, ürün içerik listesinin uzunluğu gibi gibi birçok değişik kriteri de göz önünde bulundurarak karar veriyorum.
Bir ürünü sırf doğal olduğundan değil, üründe aradığım kriterlere uyulduğu için alıyorum.
Hatta size de öyle yapmanızı tavsiye ederim.
Evet yine geldik ölümün sonuna.
Yine koşturduğum bir bölüm oldu.
Umarım hoşunuza gitmiştir.
Bunun gibi içerikleri daha fazla görmek istiyorsanız takip et butonuna basmayı unutmayın.
Beni nereden dinliyorsunuz bilmiyorum.
Spotify olur, Apple Podcast olur.
Her nereden dinliyorsanız beni takip ederseniz sevinirim.
Hepinize çok çok güzel bir hafta diliyorum.
Gelecek hafta görüşmek üzere.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
