
Deodorant 101: İçerikler, Etkiler ve Alüminyum Korkusu
25 Ağustos 2025 · 17 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Deodorantlar sadece kokuyu mu giderir yoksa terlemeyi de durdurur mu? 💦
Antiperspirantların farkı ne 🤔? Alüminyum gerçekten zararlı mı? Doğal içerikler ve parfümlü ürünler ne kadar güvenli?
Tüm bu soruları ve çok daha fazlasını bilimsel veriler ışığında konuşuyoruz 🎙️
---
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için:
https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Bana destek ol 💅🏻✨https://buymeacoffee.com/kozmetiksirlari
---
Bölümler:
(00:00) Konuklu Giriş
(1:50) Deodorant ve Antiperspirant Nedir?
(5:13) Alüminyum Korkusu ve Bilgi Kirliliği
(8:41) Doğal İçerikli Deodorantlar Gerçekten İşe Yarıyor Mu?
(9:36) Değişik Deodorant/ Antiperspirant Türleri Nedir?
(12:02) Parfümler Cildimiz İçin Ne Kadar Güvenli?
(13:25) Hassas Ciltliler İçin Deodorant Seçimi
(14:37) Doğal İçerikli Deodorant Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
Transkript
Bugünkü bölüme güzel takipçim ve konuğum Cennet'in ses kaydıyla başlıyoruz.
Hadi gelin neler sormuş dinleyelim.
Herkese merhabalar ben Cennet, otomotiv mühendisliği 3.
sınıf öğrencisiyim. Bu bölüme davet ettiği için Eylül'e çok teşekkür ediyorum.
Devletli rahatlarla ilgili hep kafamı kurcalayan birkaç şeyi ona sormak istiyorum.
Öncelikle deodorantla antiperspirant arasındaki fark tam olarak nedir?
Kimyasal olarak nasıl ayrılıyorlar?
Bir de sıkça tartışılan bir konu, alüminyum içeren deodorantların sağlığa zararlı olduğu söyleniyor.
Bu iddiaların bilimsel bir temeli var mı?
Son zamanlarda doğal içerikli deodorantlar çok revaçta ama bunlar gerçekten işe yarıyor mu?
Yoksa sadece kokuyu bastırmakla mı kalıyorlar?
Roll-on, stik ve sprey formları arasında içerik ya da etki açısından ciddi farklar var mı?
Parfüm içerikleri de merak ettiğim bir diğer konu.
Bu kokular cildimiz için ne kadar güvenli?
Özellikle hassas cille sahip biri olarak kendimize uygun deodorantı seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Son olarak da içeriğine bakarak bir ürünün gerçekten temiz ya da doğal olduğunu nasıl anlayabiliriz?
Kozmetik Sırları'nın 61.
bölümüne hoş geldiniz dostlarım.
Bugünkü bölüm çok özel çünkü eğer hatırlıyorsanız Kozmetik Sırları'nın 1.
yılına özel bir online buluşma düzenlemiştim.
Katılanlar arasından çekiliş yaptık ve kazanan kişi yani bu durumda Cennet bu bölümün konusunu seçti.
Aslında uzun süredir anlatmak istediğim bir konuydu bu, bu yüzden iyi oldu.
Cennet'e bu bölüme olan katkılar için de çok teşekkür ediyorum.
E hazırsanız deodorant dosyasını açıyoruz o zaman hanımlar beyler.
Şimdi ilk olarak deodorant ve antiperspirant arasındaki farktan bahsedeceğiz.
Deodorant ve antiperspirantları biz terlemeyi önlemek için veya işte ter kokusundan kurtulmak için kullanıyoruz.
Hatta yazın kullanmak şart.
Böyle de bir dipnot düşelim.
Arasındaki fark ne diye düşünüyorsanız yalnız değilsiniz.
Çünkü araştırmalarım yaparken fark ettim ki ürünlerin üzerindeki açıklamalar pek de yeterli değil.
O yüzden ilk olarak bunu öğreneceğiz birlikte.
Şimdi deodorant olarak adlandırdığımız ürünler ya kokuyu önlüyor ya da kokuya neden olan bakterilerin üremesini azaltıyor veya engelliyor.
Bu nedenle de buna yönelik aktifler içeriyor.
Bu arada bana gönderdiğiniz ürünler sayesinde birçok deodorantın içeriğini inceleme fırsatım oldu.
Yardımınız için çok teşekkür ediyorum cidden.
Sizin sayenizde bu podcast yaşıyor be.
Çok tatlı bir topluluğumuz oldu.
Hepinizi çok seviyorum. Neyse deodorant içeriklerinde şu tip aktifler bulunabiliyor.
Mesela koku maskeleyici olarak çinko bazlı bileşenler, yağlar veya ekstralar oluyor.
Bunlar ne olabilir? Mesela zinc oxide, zinc ricinoleat, onun dışında etanol veya tea tree oil yani çay ağacı yağı, eukaliptüs yağı veya rosemary extract gibi gibi şeyler olabiliyor.
Ek olarak bir de absorbe edici ajanlar olabiliyor.
Bunlar ne? Sodium bikarbonat, kaolin veya talc gibi ajanlar.
Bu absorbe edici ajanlar adı üstünde absorbe ediyor.
Yani terlediğinizde suyun bir kısmını absorbe ederek görünümünü azaltabiliyor.
Peki bir de antiperspirantlara geçelim.
Antiperspirant kelime anlamıyla terleme önleyici demek.
Antiperspirant özelliği bulunan ürünlerin farkı da hem kokuyu maskelemesi hem de terlemeyi önleyen aktifler içermesi.
Yani deodorant ve antiperspirant arasındaki en büyük fark bu.
Peki sizce bu bahsettiğim aktifler ne olabilir?
Evet tam üstüne bastınız.
Alüminyum tuzları. Herkesin konuştuğu o alüminyum tuzları bu işe yarıyor işte.
En çok kullanılanları söylüyorum.
Alüminyum klorohidrate.
Alüminyum seski klorohidrate.
Evet bunu okumak çok zor.
Alüminyum zirkonyum tetraklorohidrax gli.
Bunları gördüğünüzde bilin ki o ürün bir antiperspirant.
Peki bu alüminyum tuzları terlemeyi nasıl engelliyor?
Onu da anlatacağım. Bu tip aktifler cildimizdeki suyla etkileşme giriyor ve ter bezleri üzerinde geçici bir tıkaç görevi görüyor.
Ter bezlerindeki ter salınımını da azaltıyor.
Bu tıkama işlemi de epidermis tabakasına gerçekleştiği için yani epidermis tabakası cildin ilk tabakası yüzeyde duran gözle gördüğümüz kısım.
Ölü cilt hücrelerimizle birlikte tıkaçlar yavaş yavaş yok oluyor, gözeneklerimizden atılıyor.
Yani biz o ter bezlerini sonsuza kadar tıkamış olmuyoruz tabii ki.
Kaldı ki zaten koltuk altındaki o bölgeyi tıkasak bile vücudumuzun hemen hemen her yerinde ter bezi var zaten.
Yani biz her türlü terleyebiliyoruz.
Bu tehlikeli bir şey değil.
Ayrıca şunu da eklemek istiyorum.
Toksinler de terleme ile atılmıyor.
Karaciğer ve böbrekler yoluyla atılıyorlar.
Bu nedenle işte antiperspirant, deodorant kullandığımızda toksinlerimiz atılmıyor falan filan diyen insanlara inanmayın lütfen.
Deodorant ve antiperspirant arasındaki farkı anladıysak devam ediyoruz.
Bu noktada alüminyum korkusuna gelmek istiyorum.
Herkesin merak ettiği o soru.
Alüminyum sağla zararlı mı?
Öncelikle birkaç gün önce Instagram'da anket yapmıştım.
Alüminyumlu deodorant kullanıyor musunuz diye.
Anketime 202 kişi katılmış.
Gerçekten en çok katılım olan anketlerden biri olabilir.
Bu katılanlardan %50 alüminyumlu deodorantları çekinerek kullanırım demiş.
%27 de asla kullanmam demiş.
Yani %75 oranında neredeyse birazcık daha fazla.
Hatta kişi alüminyumdan biraz korkuyor demek.
Biraz değil hatta baya baya korkuyor diyelim.
Peki bu alüminyumun zararlı olduğu bilgisi nereden geliyor?
Ya ne siz sorun ne ben söyleyeyim arkadaşlar.
Nereden geldiğini hepimiz biliyoruz da.
Neyse şimdi biraz anlatmış olayım.
2000'li yıllarda yapılan çalışmalardan geliyor.
Net bir bilimsel kanıt veya herhangi bir korelasyon bulunmamış olsa bile bu çalışmalar bazı endişelere yol açmış.
Tabii ki her zaman olduğu gibi.
Ve popüler medyada hızla yayılmış.
E biliyorsunuz yanlış bilgi yayıldı mı?
önünü almak imkansız zaten.
O gün bugündür herkeste bir alüminyum korkusu var.
Hatta öyle bir bilgi kirliliği ki bu bugün hala devam ediyor.
Şimdi isim vermeyeyim ama böyle özel hastanelerin web sitesinde yazılar oluyor ya araştırırken öyle yazılara denk geldim.
Bir dermatolog çıkmış hiçbir kaynak vermeden antiperspirantların bazı araştırmalarda meme kanseri ve Alzheimer gibi hastalıklarla ilişkisi olabileceğini söylemiş.
Tamam anladık da.
Kardeş kaynak nerede?
Kaynaksız bir şekilde niye böyle bir yazı yazıyorsun mesela?
Bu demek değil mi sen doğru düzgün oturup araştırmamışsın?
Ya sinirleniyorum böyle şeyler gördükçe.
Kaynağı ver biz de görelim.
Yok. Sonra hoş geldin bilgi kirliliği bebek.
Yemin ederim buna benzer bir sürü yazı gördüm ve gerçekten sinirlendim.
Sen doktor olarak nasıl bilgi kirliliğine katkı sağlayabilirsin?
Bunun hesabını ver. Neyse devam ediyoruz.
Bu konuda bilimsel komitelere baktım.
Hem SCCS yani Avrupa'daki Tüketici Güvenliği Bilimsel Komitesi hem kanser hakkında araştırmalar yapan birçok yabancı kurum antiperspirantlarda alüminyum kullanımı ve meme kanseri arasında
bir korelasyon yoktur demiş.
Ayrıca da kozmetiklerde güvenli bir şekilde kullanılabileceğini belirtmiş.
Bu 2000'li yıllarda yapılan çalışmalar da zaten sonradan çürütülmüş.
Critical Reviews in Toxicology dergisinde yayınlanan 2014 tarihli kapsamlı bir incelemede alüminyum içeren ter önleyici ile kanser riskinin özellikle de meme kanserinin artması arasında bir ilişki
olmadığını göstermiş zaten.
Yani anlayacağınız bütün bunlar yine bir bilgi kirliliğinin parçası ve bazı üreticiler de bundan yararlanarak alüminyum içermez vs.
vs. gibi pazarlama terimleri kullanarak size onları satıyor.
Tabii ki alüminyum içermeyen deodorantlar kullanmak kötüdür demek değil bu.
Bu da her şeyde olduğu gibi bir tercih meselesi.
Eğer alüminyumlu deodorantlar kullanmak istiyorsanız, çok terliyorsanız gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz demek bu.
Ay bir şey söyleyeceğim. Eminim çevrenizde doğalcı hiçbir kimyasal tırnak içinde kullanmayan arkadaşınız vardır.
Bu bölümü ona gönderin ki o da aydınlansın.
Ne kadar çevrenizle paylaşıp beni yayarsanız o kadar podcast'ım hızlı büyür ve sizin için daha çok içerik üretebilirim.
Peki üçüncü sorumuzla devam ediyoruz.
Doğal içerikli deodorantlar gerçekten işe yarıyor mu yoksa kokuyu bastırmakla mı kalıyor?
Yani bölümün başında da dediğimiz gibi deodorantlar zaten terlemeyi engellemiyor.
Ya kokuyu bastırıyor ya da kokuya neden olan bakterilerin üremesini azaltıyor.
Yani anlayacağınız deodorantlarda antiperspirant yani terlemeyi önleyici özellik yok zaten.
Bu nedenle de tabii ki etkinlikleri daha az olabilir.
Yani etkisini daha az hissedebilirsiniz.
Eğer çok fazla bir terleme probleminiz varsa antiperspirant kullanmayı deneyebilirsiniz.
Veya dermatologla görüşüp botoks yaptırabilirsiniz.
Eğer bilmiyorsanız söyleyeyim aşırı terleme probleminiz varsa botoks buna bir çözüm olabilir.
Ama tabii ki sizi botoks yaptırmaya yönlendirmiyorum.
Ama böyle bir probleminiz varsa bir dermatologla görüşüp onun tavsiyesine uyabilirsiniz.
Peki değişik deodorant veya antiperspirant türleri nedir?
İçerik veya etki farkı var mıdır?
Öncelikle değişik deodorantlar veya işte antiperspirantlar form olarak değişiyor.
İçerik olarak antiperspirant da olabilir veya olmayabilir.
Yani değişik ruj türleri gibi de düşünebiliriz aslında.
Bir ruj almak istiyorsak mesela elimizde bir sürü seçenek oluyor değil mi?
Likit, stik, opak, parlak vs.
vs. gibi. Yani bu da bir tercih meselesi.
Deodorant ve antiperspirant meselesine geldiğimizde de bu da sizin neyi sevip sevmediğinize bağlı bir tercih.
Spray formdaki deodorantlar veya işte antiperspirantlar aerosol olduğu için püskürtülerek sürülür ayrıca da pratiktir.
Ama bunu her gün her gün solumak çok da iyi değil ciğerleriniz açısından.
O yüzden böyle bir deodorant kullanıyorsanız ayrı bir odada sıkıp sonra başka bir odada hazırlığınıza devam etmenizi öneririm.
Ayrıca bir de spray formdaki deodorantlar uçaktaki kabin bagajına sokulmuyor.
O yüzden de bir takım dezavantajları da olabiliyor.
Rolona geçecek olursak.
Bunlar jel kıvamında oluyor genelde.
Rolon başlık sayesinde kolayca uygulanıyor.
Ama eğer seyahat edecekseniz valizde akma yapabiliyor.
Biliyorum başıma geldi.
Ben yaklaşık 6 aydır İvruşe'nin Rolon antiperspirantını kullanıyorum.
Ve çok sevdiğim bir deodorant bakabilirsiniz.
Ayrıca reklam değil onu da söyleyeyim.
Neyse işte seyahat ettiğimde onu yanımda götürmüştüm ve kapağına akma yaptı.
Bu nedenle artık onu seyahat ederken yanıma almıyorum.
Aklınızda olsun. Bir sonraki form stik formu.
Bu katı formda olan bir deodorant veya antiperspirant işte her neyse.
Dudak bal mı kıvamında oluyor ve dökülme yapmıyor.
Taşıması pratik oluyor.
Hani çok sıcak bir yerde çok uzun süre kalmayacaksanız stik form taşıma açısından gerçekten kolay bir form.
Tabi böyle 30-40 derecelere gidecekseniz stik formun erime ihtimalini ihmal etmeyin lütfen.
O yüzden yanınıza almayın derim.
Son formumuz da krem form.
Bu da balm kıvamında oluyor ve genelde parmakla uygulanıyor.
Bu formda hani stik forma benzer aslında.
Stik yerine bir kapta oluyor.
Tabii daha sıvı oluyor bu nedenle de.
Bu da antiperspirant veya deodorant olabilir.
Yani anlayacağınız bütün bu formların içeriği benzer.
Sadece hangi formu tercih ettiğinizle alakalı olarak deodorantınızı seçebilirsiniz.
Cennet'in bir sonraki sorusu.
Parfümler cildimiz için ne kadar güvenli?
Ya benim başından beri dinliyorsanız biliyorsunuzdur.
Bütün kozmetik içeriklerinde olduğu gibi parfümler içinde tabii ki bir düzenleme var.
Genelde parfümler ve koku verici ajanlar kozmetiklerde çok düşük miktarda kullanılıyor.
Yani gerçekten o kadar az ki alerji yapma ihtimali çok çok düşük oluyor.
Ancak bazı hassas ciltli kişilerde tahrişe veya kızarıklığa da neden olabiliyor.
Yani bu noktada cildinizi tanımanız gerçekten çok önemli.
Eğer parfümlere karşı bir hassasiyetiniz yoksa ama sosyal medyada sürekli parfümsüz ürünler övülüyorsa sizin parfümsüz ürün kullanmanıza gerek yok.
Tabii ki sevmediğiniz takdirde çünkü parfümlü ürünü sevmeyen kişiler de var.
Ama demek istediğim böyle bir hassasiyetiniz yoksa parfümlü ürünleri rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Ama benim cilim çok hassas hemen kızarıyor diyenlerdenseniz de parfümsüz içerikleri tercih edebilirsiniz.
Ama parfümsüz demek de kesinlikle irite etmez cildi demek değil.
Çünkü parfümsüz olduğunda da bazen böyle esansiyel yağlarla falan ürünü formüle edebiliyorlar.
Biliyorsunuz esansiyel yağlar da cilde iritasyona sebep olabiliyor.
Yani her türlü cildinizi tanımak ve gözlemlemek kozmetik seçimlerinde size yardımcı olacaktır.
Peki o zaman hassas cildi biri olarak deodorant seçerken nereye dikkat etmeliyiz Eylül?
Bunu da hemen söyleyeyim.
Burada şu şu şu içeriği kullanma demek çok zor çünkü bildiğiniz gibi her şey dozuna bağlı.
Böyle durumlarda daha çok hassas ciltler için geliştirilen ürünler tercih edebilirsiniz.
Parfümsüz, esansiyel yağsız ürünlere yönelebilirsiniz.
Antiperspirant ürünler sizde hassaslık yaratıyorsa, burada da yine denemeniz lazım, bu tip ürünleri tercih etmeyebilirsiniz.
Bu arada yüksek oranda bikarbonat bulunan deodorantlar da tahrişe neden olabilir.
Bu tip deodorantlar doğal diye satılıyor ama gördüğünüz gibi doğal şeyler de cildinizde tahriş yaratabiliyor.
Bunun dışında bir de son olarak şunu da ekleyeyim.
Krem veya roll-on deodorantlar sizin için daha iyi olacaktır.
Çünkü genelde daha nazik formüllere sahiplerdir.
Bu nedenle bu tip deodorantları tercih edebilirsiniz.
Ay valla uzun zamandır bu kadar uzun bu kadar dolu bir bölüm kaydetmemiştim.
Umarım bu bölüm gerçekten işinize yarar.
Çünkü biliyorum alüminyum konusunda gerçekten çok fazla bilgi kirliliği var.
O yüzden dinleyip beğenirseniz bana destek olmayı unutmayın lütfen.
Son sorumuza geldik.
İçeriye bakarak bir ürünün gerçekten temiz ya da doğal olduğunu nasıl anlayabiliriz?
Ya içerik listesine bakarak %100 anlayamayız bunu.
Bu fikirden vazgeçmemiz lazım.
Bir de üstüne doğallık zaten bir ilüzyon.
Ama illa ben doğal kullanmak istiyorum diyenlerdenseniz listede çoğunlukla bitki ekstreleri, işte gliserin, karbonat gibi içeriklerle karşılaşmanız lazım.
Bunun dışında COSMOS veya NATRU sertifikası olan ürünler tercih edilebilir.
Çünkü bunlar sertifikalandırıldığı için İçeriğinin doğal olduğundan emin olabiliriz.
Bunun dışında doğallık yüzdesi yazılı olan ürünleri de tercih edebilirsiniz.
Bu ikisinden biri yoksa yani ya sertifika ya da doğallık yüzdesi o ürüne güvenmeyin derim.
Çünkü bu doğallık iddiası kozmetiklerde henüz çok gri bir alan.
Avrupa Birliği Kozmetik Yönetmeliğinde ve tabii Türkiye'deki karşılığında bu terimlerin kullanımını henüz bağlayıcı şekilde tanımlayan net bir yasal madde yok.
Bu nedenle bu tip sertifikaların veya yüzdelerin olması gerçekten çok önemli.
Evet bir bölümün daha sonuna gelmiş bulunmaktayız.
Deodorantlar hakkında her şeyi öğrendiniz şu an ve size bir sorum var.
Deodorant kullanırken hassasiyet veya alüminyum korkusu yaşadınız mı merak ediyorum gerçekten.
Instagram kutuma DM'lerinizi bekliyorum.
Biraz da sohbet edelim birlikte.
Cennet'e bölüm önerisi için gerçekten çok teşekkür ederim.
Umarım hepinizin işine yarayan bir bölüm olmuştur.
Beni Instagram'dan takip etmeyi unutmayın.
Kozmetik Sırları Podcast.
Diğer bölümlerime de bakmayı unutmayın.
Birbirinden güzel bilgilerle dolu 60 bölümüm var.
Onları da inceleyebilirsiniz.
Ve o zaman hepinize güzel bir hafta diliyorum.
2 hafta sonra yeni bölümde görüşürüz.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
