
Cildini Kışa Hazırla: Soğuk Havalarda Cilt Bakımının Püf Noktaları
7 Ekim 2024 · 12 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Kış kapıda ama cildin değişen hava şartlarına hazır mı? ❄ Bu hafta, soğuk havaların cildimize etkilerinden ve cilt bakım rutininde neleri değiştirmen gerektiğinden bahsediyorum.
🌬 Kuru ve sert kış günlerinde cildini nemli, sağlıklı ve dengede tutabilmek için yapman gerekenleri anlatıyorum. Hangi ürünleri kullanmalı, nelere dikkat etmeli ve hangi hatalardan kaçınmalısın? Tüm detaylar bu bölümde! ✨
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, İnstagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları
---
#reklam değildir.
Transkript
Eylül ayı nasıl göz açıp kapayıncaya kadar geçti, valla hiç bilmiyorum ama havaların soğuduğu kesin.
Bu yüzden cildimizi kışa hazırlayabile...
Pardon, fırındaki kekimin alarmı çaldı, hemen geliyorum.
Evet, nerede kalmıştık?
Cildimizi kışa hazırlayabilelim diye sizinle neler yapabileceğinizi bugün paylaşıyorum.
Evet, bugünkü bölüme hoş geldiniz Kozmetik Sırları dinleyicileri.
Bugün nasılsınız?
Umarım iyisinizdir, hayatınız güzel gidiyordur.
Havaların soğumasını hiç hiç hiç sevmem ama durum böyle.
Hatta o geçiş dönemlerinde evler daha soğuk olur ya, tam böyle Eylül-Ekim ayı gibi henüz kaloriferler yakılmamıştır.
O yüzden ev böyle 18-19 derece civarında olur.
Ve siz donarak hayatınıza devam etmeye çalışırsınız.
Şimdi asıl konumuza geliyoruz.
Çildimizi nasıl kışa hazırlayacağız?
Hepsini size anlatacağım.
Nelere dikkat etmemiz gerekiyor?
Ne gibi önlemler almamız gerekiyor?
Bu bölümün sonunda hepsini öğrenmiş olacaksınız.
İlk maddemizle başlıyoruz.
Her şeyin başı su içmek.
Tabii ki su içmek her zaman çok önemli ama kışın daha da önemli.
Hava soğuk olduğu için su içesimiz çok gelmeyebiliyor.
Yazın daha çok terliyoruz.
O yüzden elimiz daha çok suya gidebiliyor.
Ama kışın bu alışkanlığı edinmek ve sürdürmek gerekiyor.
Yani kışında su içmeye devam edersek hem vücudumuz açısından çok faydalı bir şey yapmış oluruz.
Hem de cildimizin elastikiyetini korumasına yardımcı olmuş oluruz.
Yani hanımlar beyler su içmek çok önemli.
Su içmeyi aksatmıyoruz.
Su içmek konusunda anlaştıysak devam edebiliriz.
Eğer günde iki kez cildinizi yıkıyorsanız günde bir keze geçiş yapabilirsiniz.
Bildiğiniz gibi kışın cildimiz daha az yağlanıyor çünkü daha az terliyoruz.
Hava daha soğuk olduğu için kurumaya meyilli oluyor tam tersine.
Yani anlayacağınız cildimizdeki sebum tabakasını korumak çok önemli.
Onu da cildimizi sadece günde bir kez yıkayarak Yani temizleme jeliyle diyorum yoksa suyla iki kez de yıkayabilirsiniz sabah akşam.
Ama temizleme jeli kullanarak sadece bir kez yıkamak cildimizin kurumasını engeller.
Bunun dışında makyaj temizleyiciye gelecek olursak cilt tipinize göre daha besleyici bir cilt temizleyici seçebilirsiniz.
Mesela yağ bazlı temizleyiciler veya krem formundaki temizleyiciler daha zengin içerikli olduğu için, nemlendirdiği için kışın bunları kullanmak daha mantıklı olabilir.
Tabii ki cildiniz yaz-kış her zaman yağlı bir ciltse aynı rutinle devam edebilirsiniz.
Ben daha çok benim gibi yazın ve kışın daha farklı cilt tipine sahip olan kişiler için söylüyorum bunu.
Benim yazın cildim karma bir cilt oluyor.
Kışın da daha çok böyle...
kuruya yatkın bir cilt olduğu için daha zengin içerikli, daha nemlendirici ürünler kullanmam gerekiyor.
Temizlikten sonraki aşamamız tabii ki de nemlendirme aşaması.
Bu aşamada da demin söylediğim gibi daha zengin ve besleyici bir nemlendirici kreme geçiş yapabilirsiniz.
Özellikle yazın cildiniz kurumaya yatkınsa, soğuktan dolayı cildiniz böyle pul pul dökülüyorsa gerçekten daha yoğun bir kreme ihtiyacınız var demektir.
Bu yüzden cilt tipinize uygun, yoğun nemlendirme sağlayan bir kreme geçiş yapabilirsiniz.
Bu arada benim kışın en çok dudaklarım ve ellerim kuruyor.
O yüzden sürekli krem sürmem gerekiyor.
Hatta yanak bölgelerim de biraz böyle gergin oluyor.
Hani hissediyorum kuruduğunu.
Yani kısacası daha yoğun nemlendirici ürünler kullanmayı tercih ediyorum.
Burada küçük bir ipucu vereyim.
Eğer sizin de cildiniz benim gibi kurumaya meyilliyse ek bir nem ürünü eklenebilir rutininize.
Bu ürün sprey formunda olabilir, serum formunda olabilir veya işte besleyici yağlar içeren bir serum olabilir.
Tamamen ne istediğinize bağlı olarak böyle bir ürün ekleyebilirsiniz rutininize.
Yazın ve kışın rutininizi komple değiştirmenize de gerek yok.
Dediğim gibi sadece ek bir ürün ekleyerek veya birkaç ürün ekleyerek zaten kışında size uygun bir rutin oluşturabilirsiniz.
Bu arada retinolü sadece kışın kullanabiliriz diye bir yanlış bilgi var.
Eğer bu konuda daha fazla bilgi edinmek isterseniz retinol hakkındaki, retinol demeyeyim de retinoidler hakkındaki bölümümü dinleyebilirsiniz.
Orada retinoid kullanımıyla ilgili her şeyi anlatıyorum.
Ve hayır, retinolü sadece kışın kullanmanıza gerek yok.
Ama eğer siz de sadece kışın kullananlardansanız bu durumda rutininize retinolu tekrardan eklemeye başlayabilirsiniz.
Kısa bir ara verelim sevgili kozmetik severler.
Kozmetik dünyasında doğru bilinen yanlışları öğrenmeye devam etmek için beni takip etmeyi unutmayın.
Eğer bu bölümü beğendiyseniz diğer bölümlerime de göz atmayı ve yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olmayı ihmal etmeyin.
Ayrıca içerik okuma alışkanlıklarınızı geliştirip Bilinçli bir tüketici olmak istiyorsanız beni sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Böylece güzellik rutininizde gerçekten ne kullandığınızı daha iyi anlayabilirsiniz.
Evet devam ediyoruz.
Bir sonraki önemli detay yüzümüze haftada bir iki kere eksfoliyasyon yapmak yani bir diğer deyimle peeling yapmak.
Yüzümüzdeki ölü derilerden kurtulmak şunun için önemli.
Ölü derilerimizden arındığımızda sürdüğümüz ürünler cildimize çok daha kolay penetre edebiliyor.
Bu yüzden kışında nem açısından zor anlar yaşadığımız için yüzümüze çok daha iyi penetre edebilmesi önemli.
Küçük bir detay ama ürünlerimizden daha çok fayda sağlamamıza yardımcı olabilecek bir detay.
Sen düzenli peeling yapıyor musun diye sorsanız tabii ki de hayır derim.
Önceki bölümlerimi dinlediyseniz nedenini biliyorsunuz.
Ben üşengeç bir insanım.
Ama tabii ki de peeling arada bir yapıyorum hani.
Şimdi yalan da yok.
Devam ediyoruz.
Bir diğer madde ise dudaklarımızı soğuktan korumak.
Dudaklarımızın nemli kalması için dudak koruyucu kullanmalıyız.
Özellikle soğuğa çıkıyorsak dışarıda...
Uzun saatler boyunca soğukta kalacaksak, dudaklarımıza dudak koruyucu sürersek dudaklarımızdaki nemin kaybını engelleyebiliyoruz.
Ama çok dudak dedim ya.
Bu arada şöyle bir detay daha eklemek istiyorum.
Baya önemli bir detay bu.
Jane The Chemist'in sayfasında, bu arada bu Instagram sayfası, dudak bağımlarıyla ilgili bir içerik gördüm.
Ablamız diyor ki, eğer dudaklarınız çatladıysa, baya kuruysa lip balm sürmeniz hiçbir şey yaramaz.
Çünkü lip balmların çoğu susuz formüllerle formüle ediliyor ve dudağımızı nemlendirmek için neye ihtiyacımız var?
Suya veya humectant dediğimiz cildi nemlendirmeye yarayan aktiflere, gliserin gibi mesela.
Eğer bunlar lip balmda yoksa çatlamış dudağa onları sürmemiz hiçbir işe yaramıyor.
Eğer öyle bir durumdaysanız suyla formüle edilmiş bir lip balm alırsanız dudaklarınıza çok iyi gelecektir.
Üzerine de susuz bir lip balm geçerseniz ayrıca o nemi dudaklarınıza hapsedip iyileştirecektir.
Bunu da unutmayın.
Tabii ki cilt bakımında cildimizi nemlendirmek dışında korumak da çok önemli.
Koruma deyince de ne geliyor aklımıza?
SPF ve güneş kremi.
Kışın hava bulutlu olduğu için UV endeksi genelde düşük oluyor.
Bu yüzden her gün güneş kremi sürmemize gerek yok.
UV endeksini hava durumu uygulamasına bakarak bulabilirsiniz.
Üçün altındaysa gün içinde güneş kremi sürmemize gerek kalmıyor.
Ama üçün üzerindeyse veya kar yağdıysa o gün güneş kremi kullanmak şart.
Çünkü bildiğiniz gibi kar güneş ışınlarını yansıtıyor ve cildimizin bronzlaşmasına sebep olabiliyor.
Zaten tam da bu yüzden kayağa gittiğimizde her zaman güneş kremi sürmemiz şart.
Yoksa... Yazın güneşin altında kalmış gibi yanabilirsiniz yani.
Aklınızda olsun. Bunun dışında kışın duş alırken kullandığınız suyun çok sıcak olmamasına dikkat edebilirsiniz.
Çünkü aşırı sıcak su cildinizi kurutur.
O yüzden evinizi de çok ısıtmayın.
Hani böyle 25-26 derecelere kadar ısıtmayın.
Çok sıcak olur. Ve buna önlem olarak da hava nemlendirici bir şey kullanabilirsiniz.
Ben küçükken annem kalorifere böyle teramikten bir şey asıyordu içine su doldurup havanın nemli kalmasını sağlayan bir şey.
Mesela en basitinden.
Yoksa tabii daha teknolojik versiyonları da mevcut.
Buraya küçük bir parantez açmak istiyorum.
Eğer cildiniz kışın aşırı hassaslaşıyorsa hassas ciltler için geliştirilen ürünler kullanabilirsiniz.
Ayrıca cildiniz aşırı kuruyorsa slugging tekniğini kullanarak cildinize nemi hapsedebilirsiniz.
Slugging tekniği ne diye düşünüyorsanız Hayley Bieber hakkında kaydettiğim bölümü dinleyebilirsiniz.
Orada bu tekniğin nasıl uygulandığından bahsediyorum.
Son olarak da aşırı rüzgarlı veya aşırı soğuk ortamlarda bulunacaksanız böyle ortamlara çıkmadan önce önleminizi alın.
Önümüzü alın ne demek?
Yüzünüze nemi hapseden bir krem uygulayabilirsiniz.
Dudaklarınıza da aynı şekilde bir lip balm uygulayabilirsiniz.
Elleriniz de havayla temas edecekse yoğun nemlendirici bir krem sürmeyi unutmayın.
Böylece cildiniz kurumasın, bütün kış boyunca sağlıklı kalsın.
Bunu şu ana kadar kimse başaramadı herhalde.
En azından ben başaramıyorum.
İlla kışın ortasında ellerim böyle aşırı kuruyor.
Pul pul dökülüyor biraz falan filan yani.
Siz başarabiliyor musunuz?
Merak ediyorum. Bütün kış boyunca cildinizin hiçbir yeri kurumadan kışı atlatabiliyor musunuz?
Bana Instagram'dan söyleyin.
Vallahi merak ediyorum.
Bunu yaşayan bir tek ben miyim yoksa herkes yaşıyor mu?
Benim için bir merak konusu.
Evet güzel dinleyicilerim bir bölümün daha sonuna geldik.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Bu bölümü faydalı bulduysanız beğenmeyi, paylaşmayı, bana Instagram'dan mesaj atmayı lütfen unutmayın.
Çok hoşuma gider. Size çok güzel bir hafta diliyorum.
Gelecek pazartesi yeni bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
