
2025 yılı, güzellik dünyasında heyecan verici değişimlerle karşımıza çıkıyor! 🌟 Bu bölümde, kozmetik sektörünü şekillendirecek en son trendleri keşfedeceğiz: bilinçli tüketicilerin artan beklentileri, yapay zeka ile kişiselleştirilmiş güzellik çözümleri 🤖, uzun vadeli bakım yaklaşımları 💆♀️ ve daha fazlasını ele alıyoruz! 🌱 2025'te güzellik rutinlerimizi nasıl dönüştüreceğiz? Tüm cevaplar bu bölümde seni bekliyor! 🎧
---
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları ---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için:
https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
Kısımlar:
(00:00) Giriş
(01:22) Bilinçlenme Hareketi
(03:17) Yapay Zeka ve Kişiselleştirilmiş Ürünler
(05:18) Sürdürülebilirlik ve Çevre Duyarlılığı
(07:24) Uzun Vadeli Yaklaşımlar
(08:31) Basit ve Etkili Ürünler
(09:12) Ekstra - Z Jenerasyonunun Alışkanlıkları
(10:19) Kapanış
Transkript
2025 yılının ilk bölümüne hoş geldiniz.
Ben Eylül. Bugün 2025'de neler trend olacak bunu konuşuyoruz.
Bugün 1 Ocak.
Saat kaç bakayım hemen saat 11.17 ve ben güne podcast kaydederek başlıyorum.
Yıla nasıl başlarsak öyle devam eder diyorlar ya.
O yüzden ben de podcast kaydederek başlamaya karar verdim ki bütün yıl boyunca podcast kayıtlarına devam edebileyim.
Ben şimdi bütün uzmanların, kozmetik dergilerinin falan araştırmasını yaptım.
2025'te neler trend olacak baktım.
Ama bu bölüme geçmeden önce siz de birkaç tahminde bulunun ki bakalım tahminleriniz tutacak mı?
O zaman
hazırsanız başlıyoruz.
2025'teki güzellik dünyasında öne çıkacak trendleri, tüketici davranışlarını ve endüstrideki bütün değişimleri derinlemesine keşfedeceğiz.
İlk olarak 2025'te tüketiciler daha da bilinçleniyor.
Bu bilinçlenme hareketi Avrupa'da çok daha bariz.
Hatta Amerika'da da öyle diyebilirim.
Yani tabii Avrupa'yı daha iyi biliyorum ama.
Çünkü Avrupa'daki tüketiciler ne aldıklarına, ne kullandıklarına, bunun çevreye olan etkisine çok çok dikkat ediyorlar.
Ki markalarda da bu zaten görülüyor.
Gittikçe daha fazla şeffaflık sağlıyorlar.
Ama Türkiye'de marka şeffaflığı veya bilinçli tüketiciler çok da yaygın değil.
Ama ileriki yıllarda gittikçe daha da popülerleşeceğine, insanların çok daha dikkat edeceğine inanıyorum ve trendler de bunu gösteriyor zaten.
Belki bu sayede bir gün kozmetik sırlarının 100 bin takipçisi falan olur.
A girl can dream.
Neyse devam edelim.
Peki bu bilinçli tüketiciler ne istiyor?
Kozmetik ürünlerin içeriğini anlayabilmek, içeriklerin ne işe yaradığını bilmek, bunun dışında da ihtiyaçlarına yönelik önceden belirledikleri ürünleri satın almak istiyorlar.
Yani mağazaya gidip rastgele alışveriş yapmak onlara mantıksız geliyor.
Zaten bu ekonomik krizde, dünyanın geldiği halde bence artık rastgele alışveriş yapmak bir lüks.
Yani yaşamak da bir lüks zaten de neyse.
Yani demek istediğim ihtiyaca yönelik alışveriş herkes için çok da önemli hale gelecek.
Dünyayı kirletiyoruz bildiğiniz gibi.
Hem dünyanın sağlığı açısından hem cüzdanımızın sağlığı açısından bilinçli bir şekilde alışveriş yapmak herkes için çok da faydalı.
Bu amaç doğrultusunda da insanlar çok amaçlı ürünlere yönelebilir.
Hem makyaj hem cilt bakımı olan ürünler mesela hibrit ürünler.
veya bir ürünün birçok şekilde kullanılması gibi minimalist yaklaşımlarla karşılaşacağız.
İkinci öngörülen trend yapay zekanın güzellikte de kullanılması ve kişiye özel bir güzelliğin yaratılması.
Bu kişiselleştirilmiş güzellik şu anda da var ama gerçekten çok niş bir konsept.
Bir şampuanın sizin ihtiyacınıza göre formüle edilmesi mesela veya mağazaya gidip kendi ruj renginizi yaratmanız falan ama henüz herkese ulaşmıyor çünkü çok sınırlı sayıda.
Bu ileriki yıllarda tabii ki de artarak devam edecek.
Çünkü teknoloji sayesinde insanlar da kişiselleştirilmiş güzellik deneyimleri yaşamak istiyor.
O yüzden tüketiciler güzellik ihtiyaçlarına göre daha spesifik çözümler arayacaklar.
Ayrıca kozmetik endüstrisinde yapay zekanın aktif üretiminde de çok büyük etkisi olacak.
Çünkü biyoteknolojik içeriklerin üretiminde yapay zeka kullanılmaya başladı.
Bu yüzden de aktif üreticilerinin yani kozmetik ham maddesi üreten firmalar için çok büyük bir kapı aralandı diyebiliriz.
Mesela örnek verelim.
L'Oreal markası The Bibliotheque adında bir start-up'a yatırım yapmış.
Bu start-up kozmetik endüstrisi için bioaktif içerikler üretiyor.
Teknoloji sayesinde çevreye zarar vermeyen yöntemlerle bu içerikleri üretip kozmetik endüstrisinde çığır açmak isteyen bir start-up.
L'Oreal da tabi buna yatırım yapmış.
Çünkü gelecekte gerçekten bu tarz değişimler olacak.
Ayrıca bu tip teknolojiler doğada bulunan kaynakları tüketmek yerine laboratuvar ortamında biyo-özdeş içerikler üretilmesini sağlıyor.
Laboratuvar ortamında ürettiğimizde de içerikler çok daha kararlı, çok daha saf, çok daha kontrol edilebilir olduğu için aslında laboratuvar ortamında üretilen şeyler iyi
şeyler. Yani kötü bir şey olabilir diye bir algı var kimyasal olduğu için ama tam tersine çok daha iyi içerikler.
Bir sonraki başlığımız sürdürülebilirlik ve çevre duyarlılığı.
Bildiğiniz gibi bu Türkiye'de de yavaş yavaş popüler olmaya başladı.
2025 yılında da sürdürülebilirlik artık sadece bir tercih değil, beklenti haline gelecek.
Çünkü tüketiciler çevre dostu ve yüksek performanslı ürünler talep ediyor ve üreticilerin de bunu tüketicilerle buluşturması gerekiyor.
Peki sürdürülebilirlik ve çevre duyarlılığı çerçevesinde ne gibi şeylerle karşılaşabiliriz?
Yeşil kimya ve sürdürülebilir kaynaklardan elde edilen içeriklerin kullanılması mesela.
Hem ürünlerinin etkinliğini kanıtlamış hem de çevre dostu olmayı başarmış markalar ön plana çıkacak ve gittikçe popülerleşecek.
Ay şu an kendimi astrolog gibi hissediyorum.
Ve astrologlar çıkıp konuşuyor ya 2025'te şu olacak buna dikkat edin şöyle yapın falan diye kendimi şu an tam olarak onlar gibi hissettim.
Sürdürülebilirlik trendinin bir başka getirisi de geri doldurulabilir ambalajların artması olacak.
Geri doldurulabilir ambalajlar şu an Fransa'da artmaya başladı.
Birkaç sene önce ilk denemelere başlandı.
Şu anda gerçekten çok kullanılan ürünlerin geri doldurma noktaları var.
Bu uygun ama Türkiye'de de var mı bilmiyorum.
Bilen var mı? Yani gittiğiniz eczanede veya kozmetik mağazasında geri doldurma noktaları var mı?
Varsa bana fotoğrafını atın merak ettim.
Kısa bir ara verelim sevgili kozmetik severler.
Kozmetik dünyasında doğru bilinen yanlışları öğrenmeye devam etmek için beni takip etmeyi unutmayın.
Eğer bu bölümü beğendiyseniz diğer bölümlerime de göz atmayı...
ve yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olmayı ihmal etmeyin.
Ayrıca içerik okuma alışkanlıklarınızı geliştirip bilinçli bir tüketici olmak istiyorsanız beni sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Böylece güzellik rutininizde gerçekten ne kullandığınızı daha iyi anlayabilirsiniz.
Bir sonraki maddemiz uzun vadeli bir yaklaşım.
Bu ne demek? Aslında hızlı çözümler bulmak yerine daha uzun vadeli, daha bilinçli bir yaklaşım benimsenecek demek.
Hatta bu trendin adı prejuvenation yani cilt yaşlanmasını engellemek.
Hani bir şey olmadan önleme almak olarak çevirebiliriz bence.
Yani tüketiciler olan, gerçekleşen bir şeyi onarmaktan ziyade cilt bakımında önleyici bir strateji izlemeyi daha mantıklı bulmaya başlayacak.
Tüketiciler kozmetiklere teknik açıdan daha çok ilgi duyduğu için kendini eğitmeye başladığı için UV maruziyetinin mesela cildi yaşlandırdığını biliyoruz.
Hani gittikçe daha çok insan biliyor.
Cilt yaşlanmasının nedenlerini daha iyi anladığımız için etkili bir cilt bakım rutinine erken yaştan itibaren başlamak önleyici yöntemler arasına giriyor.
Yani sonuç olarak emek vermeden hiçbir şeyin karşılığını alamıyoruz.
Buna cilt bakımı da dahil ve bunu yavaş yavaş tüketiciler anlamaya başlıyor bence.
Son başlığımızda basit, etkili ve sade çözümler.
2025'te tüketiciler karmaşık içeriklerden çok basit ama etkili ürünlere yönelecek diye bir öngörü var.
Bu sadeleşme trendi gerçekten şu an bile var.
Mesela Japonya'daki tüketiciler geleneksel içeriklerin modern dokunuşlarla birleştirilmiş versiyonlarına ilgi gösteriyorlarmış.
Bizde de gül suyu çok popüler bir içerik.
Mesela Avrupa'da cilt bakımı için kullanılan gül suyuna pek rastlamazsınız.
Biraz böyle yaşadığın coğrafyadan gelen içeriklerin de kullanılması insanı iyi hissettiriyor diye düşünüyorum açıkçası.
Evet bu bölümün de sonuna geldik ama kapatmadan önce ilginç bir bilgi paylaşmak istiyorum.
Bu bilgiyi nereye koyacağımı pek bilemedim.
Yani hiçbir başlığın içine girmiyor gibi bir şey.
2025 trendleriyle ilgili araştırma yaparken bir yazıya denk geldim.
Z jenerasyonunun alışveriş alışkanlıkları ile ilgili.
Z jenerasyonu parfüm alırken Çok spesifik bir niyetle alıyormuş.
Hani ne bileyim bir parfüm alıp bu parfüm hayatımın bu dönemini hatırlatsın bana.
İşte şu olayı hatırlatsın bana falan diye düşünüyorlarmış.
Bana çok ilginç geldi gerçekten.
Hiç bu şekilde düşünerek bir parfüm almamıştım.
Ama gerçekten de koku hafızası olduğu için gerçekten çok mantıklı yani.
Belki bir sonraki parfüm alışverişimde böyle bir niyetle alabilirim.
Herhalde. Bilmiyorum.
Ben bu kadar kompleks bir insan değilim ama merak ediyorum.
Siz de böyle bir şey yapıyor musunuz veya daha önce yaptınız mı?
Özellikle Z jenerasyonundan takipçilerim varsa bana söylesin.
Çok ilginç gerçekten. 2025'in ilk bölümünün sonuna geldik.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
2025'de kişiselleştirilmiş güzellik, teknoloji destekli çözümler, sürdürülebilirlik ve çevre dostu ürünler ve uzun vadeli yaklaşımlar trend olacak diye öngörüyoruz.
Bunlardan size hangileri mantıklı geldi?
Instagram'da, yorumlarda veya DM yoluyla benimle paylaşabilirsiniz.
Bir sonraki bölümde görüşürüz.
Ayrıca size çok güzel bir yıl diliyorum.
Sağlık, mutluluk, başarı dolu bir yıl olsun hepimiz için.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Bir sonraki bölümde görüşürüz.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
