
2024’te güzellik dünyasında birçok yeni trendle karşılaştık! 💄✨ Bazıları gerçekten işe yarıyor, bazıları ise sadece şaşkınlık yaratıyor! 😳 Bu bölümde, yılın en iyi ve en kötü güzellik trendlerini ele alıyoruz! En kötü trendler arasında yüzüne beyaz sprey sıkmak, güneş kremi contouring yapmak ve evde güneş kremi üretmek gibi şüpheli hareketler var! 🧴🚫 Ama güzel olanlar da var: çoraptan bukleler yapmak, fırçayla çil yapmak ve face taping gibi akımlar gerçekten dikkat çekiyor! 🧦🌸🎨
Hadi gel, 2024'ün güzellik trendlerini birlikte tartışalım ve hangi akımların kesinlikle denemeye değer olduğunu bulalım! 💁♀️✨🎙️
---
Beni Instagram'dan takip et: Kozmetik Sırları ---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için:
https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Kısımlar:
(00:00) Giriş
(01:24) Beyaz Yüz Spreyi
(02:29) Güneş Kremiyle Kontür Yapmak
(03:29) Evde Güneş Kremi Yapmak
(04:48) Saç Porozitesi Testi
(06:16) Yiyecekleri Yüzümüze Sürmek
(07:48) Çorapla Bukle Yapmak
(09:07) Fırçayla Çil Yapmak
(10:00) Poşetle Çiçek Yapmak
(10:39) Face Taping
(11:36) Allık Körlüğü
(12:34) Kapanış
Transkript
Bugün 2024'ün en iyi ve en kötü güzellik trenlerinden bahsediyoruz.
Tabii bunlar benim kişisel görüşlerim.
Sizin görüşlerinizi de çok merak ediyorum.
O yüzden Instagram üzerinden iletişimde kalalım.
2025'in ikinci bölümüne hoş geldiniz kozmetik severler.
Umarım yeni yıl kutlamalarınız iyi geçmiştir.
Seneye bomba gibi bir başlangıç yapmışsınızdır.
Ben şimdi çayımı aldım, masamı oturdum.
Sizinle yine sohbete başlıyorum.
Bugün gerçekten eğlenceli bir bölüm kaydediyorum.
Biraz arkadaşınızla sohbet ediyormuş gibi düşünebilirsiniz.
O zaman çok uzatmadan bölümümüze geçelim hadi.
Önce en kötülerden başlayalım bence.
Çünkü bunları görmek gerçekten beni üzüyor.
Sosyal medyayı bu yüzden pek sevmiyorum.
Her yerde yanlış bilgi dolanıyor.
Ama bir şekilde hepimiz bu bilgilere maruz kalıyoruz.
O yüzden maruz kaldığımız bilgileri sorgulamak çok önemli.
Zaten bildiğiniz gibi bu yüzden bu podcast'a başladım.
O zaman ilk kötü bulduğum trendle başlıyoruz.
Birincisi yüzüne beyaz bir sprey sıkarak ince tüylerin daha görünür olmasını sağlamak.
Bunu hepiniz görmüşsünüzdür bence.
Bütün influencerlar aynı şeyi yaptı.
Şimdi merak edip baktım.
Gerçekten yüz için geliştirilmiş bu tarz spreyler var.
Ama ne gerek var?
Yani neden böyle bir şey geliştirdiniz?
Bu tarz ürünlerin insanları kötü hissettirmek için yapıldığını düşünüyorum açıkçası.
Bilerek ve isteyerek zayıf noktalarını hedef alıyorlar ve bu tarz şeyler geliştirerek daha da çok satmaya çalışıyorlar bence.
Hani yüzümüzde ayva tüyü varsa ne olacak?
Tüy herkeste var.
Erkeklerde, kadınlarda, hayvanlarda bile var.
Bu kadar bunu kafaya takmamalıyız bence ya.
Bunun için de bu kadar ne bileyim işte sprey sıkayım, bütün tüylerimi göreyim ki hepsini alabileyim falan diye düşünmemeliyiz bence.
Bilmiyorum siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Neyse demem o ki bu ürüne puanım sıfır.
Bence aşırı gereksiz bir ürün.
O yüzden almamıza gerek yok bence.
Bir sonraki saçma bulduğum olay güneş kremi contouring.
Bir kere biz güneş kremini güneşin zararlı ışınlarından korunmak için sürüyoruz.
Eğer güneş kremiyle yüzümüze contouring yaparsak bir kere yüzümüzün yarısı hatta daha fazlası güneşten korunmamış oluyor.
Ayrıca cilt kanseri riskini de yükselmiş oluyoruz.
O yüzden güneş kremi ile kontur yapmanın hiçbir faydası yok.
Siz de yaptıysanız yapmayın.
Bronzlaşmak da faydalı bir şey değil bu arada.
Faydalı bir şeymiş gibi de düşünmeyin.
Aslında cildimiz ne kadar az güneş ışınlarına maruz kalırsa, yani güneşin zararlı ışınlarından bahsediyorum bu arada, o kadar iyi korunuyor ve o kadar iyi yaş alıyor.
Güneş ışınları bildiğiniz gibi cildin yaşlanmasında da rol oynuyor.
Bu yüzden her yerimizi her zaman korumamız şart.
Bu konuda daha detaylı bilgiye ulaşmak isterseniz bu arada iki tane güneş kremi hakkında bölümüm var.
Onları da dinlemenizi tavsiye ederim.
Üçüncü saçma bulduğum olay evde güneş kremi yapmak.
Arkadaşlar evimiz laboratuvar mı?
Laboratuvar değilse evde neden güneş kremi yapıyoruz?
Belki görmüşsünüzdür.
Nera Smith evde güneş kremi tarifi paylaştı.
Bu kadar büyük bir kitleye hitap eden birisinin bu kadar sorumsuzca davranması bence aşırı problematik bir olay.
Ama neyse sosyal medya henüz kontrol edilmiyor.
Bu yüzden ileride umarım kontrol edilir.
Hemen anlatıyorum neden saçma olduğunu.
Çünkü güneş kreminde bulunan titanyum dioksit veya zinc oksit laboratuvar ortamında karıştırılması, formüle edilmesi gereken içerikler.
Çünkü bunları biz evde karıştırmaya çalışırsak gerektiği gibi karıştıramayız.
O pudrayı karışımın içinde homojen bir şekilde dağıtamayız.
Bu yüzden de kremin koruyuculuğu baya bir azalır.
Ayrıca evde ürün yaparsak bunun mikrobiolojik testlerini, ciltle uyumluluk testlerini yani kısacası bütün kalite testlerini yapmadan yüzümüze sürmüş oluruz.
Ve bu da büyük bir risk taşıyor açıkçası.
Çünkü hem güneşten korunamıyoruz hem de ürün cildimizde nasıl bir tepki verecek bilemiyoruz.
O yüzden dünyada gördüğüm en saçma şey evde güneş kremi yapmak.
Dördüncü saçma bulduğum şey saç porozitesi testleri.
Bu neden saçma kısmen doğru olmasına rağmen evimizde bir bardak sün içine saç deli atmak bilimsel olarak bize pek bir şey göstermiyor.
Saç porozitesi gerçekten de var olan bir şey.
Düşük, orta veya yüksek porozitede saçlarımız olabilir.
Ama saçımızdan bir tel koparıp suya attığımızda testimizin sonucu saçımızda bulunan ürünlere, yağlara veya suyun yüzey gerilimine bağlı oluyor.
Gördüğünüz gibi burada standart kontrol edilebilir parametreler olmadığı için o testin sonucunun doğruluğu da tartışılır.
Hani mesela bu testi farklı günlerde saçınızda farklı ürünler bulunurken yaparsanız değişik sonuçlar alabilme ihtimaliniz yüksek.
Bu yüzden saç porizdeniz hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak istiyorsanız yine cilt bakımında olduğu gibi saçınızın sürdüğünüz ürünlere verdiği tepkisini gözlemleyerek çok daha iyi bilgi edinebilirsiniz.
Mesela saçınız hızla ıslanıyorsa, onun dışında sürdüğünüz ürünler çabuk emiliyorsa, saç yüzeyinde kalmıyorsa bu demektir ki saçınız yüksek porizdeye sahip.
Eğer isterseniz saç hakkında da ayrı bir bölüm kaydedebilirim bu arada.
Şimdilik oralara çok girmiyorum ama o kadar çok konu var ki şu an listemde saç biraz daha sonralarda geliyor.
Son saçma bulduğum şey de yüzümüze yiyecek sürmek, yiyeceklerle maske yapmak falan filan.
Bunu niye saçmalıyorum?
Birincisi yediğimiz şeyleri yüzümüze sürmek mantıklı değil.
Çünkü onlar yemek için hani kozmetik ürün değil.
Tabii ki de evde bazı basit tarifler yapılabilir.
Buna asla karşı değilim.
Ama ne bileyim yenilebilir güneş kremi veya evde güneş kremi yapmak falan bunlar çok saçma şeyler.
Ayrıca evde maske yapacağım diye yüzünüze limon suyu, portakal suyu gibi asidik şeyler sürmek cildinize iyilik yapmaz.
Hatta cildinizi hassaslaştırır, irte edebilir.
Çünkü onun pH'ını bilmiyoruz.
pH'ını da ayarlayamıyoruz.
O yüzden cildimize hiçbir faydası olmaz.
Tabii bunun dışında da o sıktığımız limon suyunun içinde ne kadar C vitamini var bunu da bilmiyoruz.
Limon suyu diyorum ama örnek vermek için diyorum.
Yoksa yani bir sürü maske tarifi var.
Pirinç unuyla vesaire vesaire.
Hani evde bir şey yapmayı denemektense hazır, test edilmiş, güvenilir bir kozmetik ürün almak çok daha sağlıklı, çok daha riski düşük bir şey.
Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Sosyal medyadaki maskeleri denediniz mi?
Ne yaşadınız denedikten sonra?
Eğer bu tarz bir deneyiminiz olduysa benimle paylaşırsanız çok sevinirim.
Kısa bir ara verelim sevgili kozmetik severler.
Kozmetik dünyasında doğru bilinen yanlışları öğrenmeye devam etmek için beni takip etmeyi unutmayın.
Eğer bu bölümü beğendiyseniz diğer bölümlerime de göz atmayı ve yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olmayı ihmal etmeyin.
Ayrıca içerik okuma alışkanlıklarınızı geliştirip bilinçli bir tüketici olmak istiyorsanız beni sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Böylece güzellik rutininizde gerçekten ne kullandığınızı daha iyi anlayabilirsiniz.
Şimdi biraz da iyi bulduğum şeylere geçmek istiyorum.
İlk olarak çoraptan bukle yapmak.
Arkadaşlar ben saç sosisini kullanmayı çok denedim.
Asla işe yaramadı.
Asla güzel buklerim olmadı.
Tabii başka bir teknikle deneyeceğim zamanın olduğunda.
Ama çorapla bence bukle yapmak çok daha kolay oluyor.
Sadece tek sorun çorabın etrafına saçınızı sarıp çorabı katladıktan sonra çorap biraz gevşek kalıyor.
O yüzden biraz böyle sıkı bir çorapla yapmak lazım sanırım.
Onun ayarını henüz tam yapamadım ama sonuçtan çok memnun kaldım gerçekten.
Böyle kocaman buklelerim oluyor sanki Dyson'la yapılmış gibi.
Siz de denemediyseniz denemenizi öneririm.
İkinci güzel ve eğlenceli bulduğum şey fırçayla veya brokoliyle çil yapmak.
Ben bu teknikleri denemedim ama bence gerçekten işe yarayan teknikler.
Bir de benim kardeşim güzel sanatlar okuduğu için fırçayla böyle kağıda sıçratarak noktalar yaptığını daha önce görmüştüm.
Bunu yüzde kullanmak da bence baya mantıklı bir şey.
Onun dışında brokoli de baya mantıklı geliyor.
Çünkü brokolinin de küçük büyük böyle yuvarlak uçları var.
O yüzden onu boyaya batırıp yüzümüze sürdüğümüzde gayet doğal bir görüntü oluşuyor bence.
Belki bu yaz denerim kendime çil yapmayı.
Sizinle de fotoğrafını paylaşırım.
Sizin aranızda yapan var mı merak ediyorum.
Benim hiç öyle çilli olayım diye bir merakım olmadı ama bilmem belki bana yakışır.
Denemek lazım. Üçüncü güzel bulduğum şey poşetle çiçek yapmak.
Bunu da sosyal medyada bayağı gördük.
Böyle şişirilmiş bir poşete.
Kırmızı, beyaz falan filan boya sürerek sonra onu da yüzümüze bastırarak çiçek yapabiliyormuşuz.
Ben bunu da denemedim ya.
Benim hiç böyle şeylere ilgim yok.
Ama güzel bir trend bence.
Özellikle böyle festival veya konser makyajı arıyorsanız onun için baya yardımcı olabilecek bir şey.
Hem de pratik.
Böyle çiçek çizmekle 40 saat uğraşmanız gerekmiyor.
Poşeti boyayıp yüzünüze bastırıyorsunuz.
Pratiklik açısından çok iyi.
Dördüncü hoşuma giden trend face taping yani yüz bantlama.
Arkadaşlar bunu denedim.
Gerçekten işe yarıyor.
Hatta sevgili meslektaşım Kemis Pelin ile bundan konuşmuştuk birkaç gün önce.
Ben taşındığım için o bandı bulamamıştım.
O yüzden ona söz verdim.
Bandı bulur bulmaz tekrardan face taping'e başlıyorum diye.
Face taping'i bayağı bir yaptım bir dönem.
Ve o yaptığım dönemlerde...
Gülme çizgilerim özellikle bayağı az görünüyordu.
Hatta alın çizgilerine de iyi geliyor.
Ama şu an üşendiğim için yapmayı bıraktım.
Ama tekrardan başlayacağım dediğim gibi.
Çünkü gerçekten bayağı işe yarıyor.
Botoks yaptırmadan botoks etkisi elde edebiliyorsunuz.
Eğer siz de yapmak isterseniz YouTube'dan videolarını bulabilirsiniz.
Bir sürü içerik üreticisi nasıl yapılır diye paylaşıyor.
Ben de yaptıkça sizinle paylaşırım.
Son hoşuma giden trend allık körlüğü kızlar.
Evet biliyorum bunun seveni de çok, sevmeyeni de çok.
Ben sevenlerin tarafındayım.
Bence allık çilde çok güzel bir renk katıyor ve allık körlüğü de çok güzel bir şey.
Bilmiyorum ya neden seviyorum böyle.
Ben hani günlük hayatta tabii ki de o kadar çok allık sürmüyorum ama daha böyle iş dışındaki etkinliklerde, konserlerde, partilerde falan.
Böyle daha çok allık sürmek isterim açıkçası.
Bence çok güzel bir görüntü elde ediyoruz.
O kadar çok allık sürdüğümüzde.
Bir de üzerine highlighter geçince efsane oluyor.
Bilmiyorum siz hangi taraftansınız?
Seven mi sevmeyen mi merak ediyorum.
Hatta bir iki sene önce Florence & The Machine konserine gitmiştim.
O zaman böyle aşırı pembe çiçekli bir makyaj yapmıştım.
Onu da bulursam sizinle Instagram'dan paylaşırım.
Maalesef ki bir bölümün daha sonuna geldik.
Beni dinlemeye çok seviyorsunuz biliyorum ama her güzel şeyin bir sonu var.
Biraz böyle şizofrenik konuşmalar yapıyorum bazen.
Kusuruma bakmazsınız. Manifesting yapıyorum öyle düşünelim değil mi?
Neyse beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.
Bölümümü beğendiyseniz paylaşmayı, bana Instagram'dan mesaj atmayı, çevrenize söylemeyi lütfen ihmal etmeyin.
Bana çok destek olmuş olursunuz.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Size çok güzel, iyi bir hafta diliyorum.
Görüşürüz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
