
Marka inceleme serimin 8. bölümünde Yves Rocher markasını tüm yönleriyle masaya yatırıyorum 🌿
Marka etiğinden çevresel duyarlılığına, şeffaflıktan formül kalitesine kadar kendi oluşturduğum kriterlere göre detaylı bir değerlendirme yaptım.
🌱 Doğaya gerçekten ne kadar saygılı?
🧪 Ürünlerin arkasında bilim var mı?
♻️ Ambalajlar ne kadar sürdürülebilir?
💰 Fiyat/performans dengesi adil mi?
Tamamen objektif ve sektörde çalışan birinin bakış açısıyla hazırlanmış bu inceleme, markayla ilgili kafandaki tüm soru işaretlerini giderecek!
---
Beni Instagram'dan takip et: kozmetiksirlari_podcast
İletişim için: kozmetiksirlari.podcast@gmail.com
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için: https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Bana destek ol 💅🏻✨https://buymeacoffee.com/kozmetiksirlari
Transkript
Arkadaşlar nasılsınız?
Umarım hepiniz iyisinizdir.
Kozmetik Sırları'nın 75.
bölümüne ayrıca Marka İncelemesi serisinin de 8.
bölümüne hoş geldiniz.
Neden bilmiyorum ama bu bölümün kaydına bir türlü oturamadım.
Bir önceki bölümde de bahsetmiştim hatırlarsanız.
Normalde bu bölümü yayınlamak istiyordum ama onun yerine Fransa Günlükleri yayınlandı.
Ve onu da bayağı sevdiniz.
Dinlemediyseniz dinlemenizi öneririm.
Ha devamını istiyorsanız da bana Instagram'dan DM atmayı unutmayın.
Açıklamalardan Instagram hesabımın linkine ulaşabilirsiniz.
Spotify veya Apple Podcast'tan da takip etmeyi bir zahmet unutmayın arkadaşlar.
Yıldız vermeniz, takip etmeniz, bildirimleri açmanız bana çok destek oluyor.
Bütün bunları yaptıysanız tamamız.
Hemen bölüme geçiyoruz.
Yves Rocher markası çok popüler bir marka.
Sosyal medyada da çok görüyoruz.
Hatta hepinizin en az bir tane Yves Rocher ürünü kullandığından emin olabilirim.
Ama marka incelemesine geçmeden önce biraz marka hikayesinden bahsetmek istiyorum.
Bu hikayeler benim de ilgimi çok çekiyor açıkçası.
Çünkü markayla bir bağ kurmamızı sağlıyor.
Bir de tabii ki markanın değerlerini daha iyi görmemize olanak tanıyor.
Şimdi arkadaşlar Yves Rocher markası.
İvroşe tarafından kurulmuş.
Buraya kadar şaşırmadık.
İvroşe 14 yaşındayken babasını kaybediyor ve şifalı bitkilere sığınıyor.
1950'li yılların başında köydeki bir şifacıdan bir krem tarifi öğreniyor.
Varislere iyi gelen bir krem bu.
Bunu sonra evinin mutfağında kendi kendine yapıyor ve satmaya başlıyor.
Krem işe yaradığı için yaşadığı mahallede kulaktan kulağa herkese ulaşıyor bu bilgi.
Eczacıların da kulağına gidiyor tabii ki ve eczacılar bu durumdan memnun olmadığı için İvroşe'ye dava açıyor.
İvroşe kaçak krem üretiyor, kaçak eczacılık yapıyor gibi gibi şeyler söylüyorlar.
Ardından Yves Rocher bir eczacıyla ortak oluyor ve yoluna devam ediyor arkadaşlar.
Ortayla birlikte evinin tavan arasında ilk laboratuvarını kuruyor.
1959'daysa La Gacille denilen bölgede ilk fabrikasını açıyor.
Hem doğal hem uygun fiyatlı kozmetikler sunmak istiyor herkese.
Bu nedenle Yves Rocher markasını resmen kuruyor.
Tabi marka büyüdükçe La Gacille kasabası da büyümeye başlıyor.
İvroşe markası halk için umut oluyor çünkü bir sürü iş imkanı sunuyor.
Hatta İvroşe ardından politikaya bile atılıyor.
Günümüzde İvroşe markası hala legacy'de bulunuyor.
Hatta 55 hektarlık organik tarım yapılan bir tarlaları var.
Kendi bitkilerini yetiştiriyorlar ve ürünlerinin %25'i bu tarladan geliyor.
Tabii ki ekleyebileceğim daha çok detay var ama onları da eklersen bölüm 40 dakika olur.
O yüzden detayları merak ederseniz açıklamalardaki linke tıklayarak detaylı tabloya ulaşabilirsiniz.
Şimdi marka incelemesine geçelim.
İlk olarak marka etiğinden başlıyoruz.
Bu kısım için yaptığım araştırmalar sonucunda 2024 yılının taahhüt raporuna ulaştım.
İmroşe ürünlerinde kullanılan ham maddelere büyük bir özen gösteriyormuş arkadaşlar.
Kalite olsun, güvenlik olsun, doğallık ve çevresel kriterler olsun bunların hepsini dikkate alarak seçim yapıyorlarmış.
Ayrıca tedarik zincirinde sürdürülebilirliğe odaklanarak üretim süreçlerini ve tedarikçi ilişkilerini daha çevre dostu hale getirmeye özen gösteriyorlarmış.
Yani gördüğünüz gibi ham madde tedariği etik, izlenebilirliği, Bence iyi çünkü zaten kendi üretim tesisleri mevcut.
Ayrıca kendi ham maddelerini de üretiyorlar.
Bunun dışında tabii markanın değerleriyle ürünleri de tutarlı bence.
Çünkü hem doğallığa önem veriyorlar hem ulaşılabilir olmasına özen gösteriyorlar.
Markanın değerleriyle markanın gerçekte yaptıklarının uyumlu olması bence çok önemli.
Peki güvenilir influencerlarla çalışıyorlar mı?
Buna da bence evet diyebiliriz.
Dermatologlarla veya oyuncularla mesela Bergüzar Korel ile çalışmışlar.
Bunun dışında bir fotoğrafçı ve yönetmen olan Muratan Özbek ile çalışmaları var.
Yani her önlerine gelenle çalışmıyorlar, dikkatlice seçiyorlar diyebiliriz.
Bütün bunların sonucunda bu kritere verdiğim puan 9.5.
Bir sonrakine geçelim. İkinci kriterimiz markanın çevre duyarlılığı.
Marka hikayesinden de anlayacağınız üzere marka çevre çok duyarlı.
Hem karbon ayak izine önem veriyor, hem sürdürülebilirliğe dikkat ediyor, hem de elle tutulur bir sürü örnek var arkadaşlar.
Hemen biraz detay vereyim size.
Mesela marka biyoçeşitliliğin korunmasına çok önem veriyor.
1975 yılında Lagasi'de 1500 bitki türünün incelenmesi ve korunmasına adanmış tam olarak 2 hektarlık bir alan varmış.
Bunun dışında 2019 yılında İvroşe faaliyetlerinde sosyal ve çevresel hedefleri ticari hedeflerle entegre etmeyi taahhüt eden entreprise à mission statüsünü benimseyen
ilk uluslararası grup olmuş.
Ayrıca bir de Fondasyon İvroşe var yani İvroşe Derneği.
Biyoçeşitliliği korumak, ağaçlandırma ve ekosistem restorasyonu, kadınların güçlendirilmesi gibi gibi amaçları var.
Bunlara ek olarak mağazalarında geri dönüştürülmüş malzemeler kullanılıyormuş arkadaşlar.
Mesela Türkiye'de 263 mağazanın elektrik tüketimi yenilenebilir enerji sertifikaları ile sağlanıyormuş.
Bu ne demek hemen kısaca açıklayayım.
Mağazalarda doğrudan güneş enerjisi kullanılmıyor ama bunun yerine tüketilen elektriğe karşılık gelen miktar için yenilenebilir enerji sertifikası satın alarak Bu enerjinin başka bir noktada üretilmesini
destekliyormuş. Neyse puan kısmına gelelim arkadaşlar.
Bu kriterin puanı da 9.9.
10 veremediğim için 9.9 aslında.
Çünkü her bir değerlendirme kriteri için 3.3 puan verdim.
Yani 10'a yuvarlamak istemedim.
Çünkü diğer değerlendirmelerde de yuvarlama yapmamıştım.
O nedenle 9.9 yani.
Devam edelim. Üçüncü kriterimiz şeffaflık ve güvenilirlik.
İlk olarak ham maddelerin bir kısmının Yves Rocher'in botanik bahçesinden geldiğini biliyoruz.
Diğer kısmı da dünyanın değişik yerlerinden temin ediliyor.
Üretim şekline, eşitliğine, kaliteye önem veriliyor.
Üretim yerine gelecek olursak nerede üretildiğini de biliyoruz arkadaşlar.
Fransa'nın Boitain bölgesinde 3 adet üretim tesisleri var ve bütün ürünler orada üretiliyor.
Bunun dışında içerikler oldukça şeffaf diyebiliriz.
Markanın web sitesinde İçeriklerin hangi kaynaklardan elde edildiği yazılmış.
Bütün bunlara ek olarak 24 marka ve 120 uzmanla birlikte yeşil etki endeksini geliştirmişler.
Yani her ürünün tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel ve toplumsal etkisini değerlendiren bir araç çıkarmışlar.
Yani kısacası Green Impact Index'e bakarak ürünün ne kadar sürdürülebilir olduğunu görebiliyorsunuz.
Yani gördüğünüz gibi marka oldukça şeffaf ve daha da şeffaf olabilmek için adımlar atıyor.
Tüketicinin bilinçli seçim yapmasını olanak tanıyor.
Ayrıca da tüketicilerin yorumlarını da dikkate alıyor.
Web sitesindeki olumsuz yorumlara yanıt verilmiş mesela.
Tabii bu yorumlar ne kadar dikkate alınıyor onu bilemeyiz.
Ama sonuç olarak cevap vermişler.
Bütün bu söylediklerimin sonucunda bu kriterin puanı 9.
Bir sonrakine geçiyoruz.
Dördüncü kriterimiz klinik çalışmalar ve etkinlik testi.
Burada söyleyecek çok bir şey yok çünkü dediğim gibi oldukça şeffaflar ve bütün bu testlerin sonuçları tüketici ile web sitesinde paylaşılmış.
Hatta detayları da verilmiş.
Ürünleri incelerken açıklama kısmında bu testlerin sonuçlarını bulabiliyorsunuz.
Mesela ben şu anda Bikrem'in açıklama kısmını açtım ve sonuçları inceliyorum.
%19 güzeneklerde azalma, işte ne bileyim katılımcıların %61'e ciltlerinin arındığını belirtmiştir vs.
vs. gibi açıklamalar var.
Hatta alt kısımda da 101 vakada memnuniyet testi sonucu ve 22 vakada klinik çalışma sonucu diye açıklanmış.
Yani arkadaşlar böyle bir şeffaflık her markada yok maalesef.
O yüzden bayağı hoşuma gitti bu.
Bu kriterin puanı da 9.9.
Devam ediyoruz.
Ambalaj geri dönüştürülebilirliğine geldik.
Burada da yine tahmin edebileceğiniz gibi elle tutulur örnekler var.
Sonuçta İvroşe'nin doğaya ve çevreye önem verdiğini biliyoruz.
Bu konuda da bir sürü adım atmışlar.
Mesela markanın 2030 hedefi ambalaj ağırlığının azaltılması katı kozmetik ve geri doldurulabilir ürünlermiş.
2024 yılının verilerine göre ambalajlarının %55'inin tamamı geri dönüştürülebilir ambalajlarmış.
Markanın 2030 hedefi ise %100 geri dönüştürülmüş plastik kullanmakmış.
Bunun dışında tabii ki bazı ürünler refillable yani tekrar doldurulabilir, kullanılabilir ürünler, ambalajlar.
Yani kısacası bu konuda da çok fazla adımları var.
Bu kriterin puanı da bu yüzden 9.4.
Bir sonraki kriterimiz sosyal ve çevresel sorumluluk projeleri.
Burada tekrardan biyoçeşitlilik konusuna döneceğiz biraz.
Daha önce de bahsettiğim gibi 1500 bitki türünün incelenmesi ve korunması için adanmış 2 hektarlık bir botanik bahçeleri var.
Bunun dışında İvroşe Vakfı'ndan da bahsettik ve sosyal etkilerinden de bahsedelim biraz.
Mesela kadınların güçlendirilmesine özen gösteriyor.
Özellikle kırsal alanlarda Terre de Femme diye bir programı var.
2001 yılından beri yürütülen doğa ve biyoçeşitliliği korumak için çalışan kadınları destekleyen uluslararası bir program.
Yani özetle çevreyi korumak için çalışan kadınlara para, görünürlük ve destek ağı sağlıyor.
Bunun dışında İbroşe Vakfı'nın başka amaçları da var tabii ki.
Çevresel farkındalığı artırmak amaçlı eğitim sağlamak veya yerel topluluklarla sürdürülebilir projeler yürütmek gibi şeyler de yapıyor.
Yani kısacası birçok alanda faaliyet gösteriyor ve dünyanın daha iyi bir yer olmasını istiyor diyebiliriz.
Bu kriterin puanı da 10 arkadaşlar.
Devam edelim. Sertifikalar ve normlar kısmına geldik.
Üretim normları belirtilmemiş ama zaten üretim tesisleri belli normlara uymak zorunda.
Ya bu kriteri kaldırsam mı diye düşünmüyor değilim aslında.
Neyse. Ek sertifikalar kısmına gelecek olursak daha önce bahsettiğim gibi Green Impact Index var.
Yani ürünün ne kadar sürdürülebilir olduğunu değerlendirmeyi sağlıyor.
Bunun dışında doğallık sertifikaları yok.
Zaten öyle bir iddiaları da yok.
Ama ham madde seçimlerinde doğalığa önem veriliyor ve doğallık yüzdesi her üründe yazıyor arkadaşlar.
Bu kriterin puanı da 4.95.
Sanırım en düşük puanı alan kriter bu oldu.
Olsun biz devam edelim.
Bir sonraki kriterimiz fiyat ve performans.
Ürünlerin performansı fiyatıyla uyumlu mu?
Genel olarak uyumlu diyebiliriz.
Zaten biliyorsunuz İvroşen'in misyonu kozmetiklerin herkes için ulaşılabilir olması.
Ama bence bazı ürünleri bir tık pahalıya kaçabiliyor.
Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda bilmiyorum.
Bana demeden yazarsanız sevinirim.
Bazı ürünleri gerçekten bir tık pahalı olabiliyor çünkü.
Peki ürünler iddia ettikleri etkiyi veriyor mu?
Genel olarak yorumlar iyi.
Zaten ben de birçok euroşe ürünü kullandığım için genellikle memnun kalıyorum diyebilirim.
Yani arkadaşlar bu kriterin puanı da 8.
Son iki kriterimiz bunlardan birisi formül kalitesi.
Formüller geliştirilirken biyolojik olarak parçalanabilirliğe ve çevresel güvenliğe dikkat ediliyormuş.
ARGE çalışmaları İrvişe ekipleri tarafından yapılıyormuş.
Bazı ürünlerde de patent varmış arkadaşlar.
Mesela Lift Pro kolajen serumunda bir patent mevcutmuş.
Ayrıca ürün geliştirme kısmında hem etnobotenistler hem biyologlar hem dermatologlar birlikte çalışarak bitkileri gözlemliyormuş.
Araştırarak doğadan ilham alıyorlarmış.
Bu arada Türkiye'de yok ama Fransa'da Yves Rocher enstitüleri var.
Bu enstitülerde epilasyon, masaj, yüz bakımı gibi şeyler yaptırabiliyorsunuz.
Eğer denemek isterseniz Fransa'ya geldiğinizde deneyebilirsiniz.
Ben hiç denemedim bu arada.
Belki bir gün denerim diye söyledim size de.
Peki ürünler doğal mı?
Evet, ürünler olabildiğince doğal arkadaşlar.
Bu kriterimizin puanı da 9.9.
Son kritere geçelim.
Vegan ve cruelty free kısmına geldik.
Marka hayvanlardan elde edilen ham maddeler kullanıyor mu?
Evet bazı ürünlerde hayvanlardan elde edilen içerikler var.
Bal veya bal mumu gibi mesela ama ürünlerin %77'si veganmış.
Bunun dışında markanın cruelty free sertifikası yok.
Çünkü İvroşe Çin'e ihracat yapıyor.
Bu nedenle de Cruelty Free sertifikası alması mümkün değilmiş.
Biliyorsunuz Çin'de bazı ürün kategorilerinde hayvanlar üzerinde test yapmak zorunlu maalesef.
Çin'in kozmetik yasasından gelen bir zorunluluk bu.
Ama markanın ofisyal açıklamasında 1989'dan beri hayvanlar üzerinde test yapmıyoruz yazmış.
Zaten her bölümde dediğim gibi hayvanlar üzerinde test yapmak Avrupa Kozmetik Yasası'na artıyor.
Aykırı arkadaşlar. O yüzden bunu da tekrardan belirteyim.
Evet son kriterimizin puanı da 7.65 Heyecanlı mısınız?
Toplam puanı söyleyeceğim şimdi.
İmroşe markasının toplam puanı 88.2 arkadaşlar.
Sanırım marka değerlendirmeleri içerisinde en yüksek puanı alan marka şu an İvroş'a oldu.
Ben bu kadar bir yüksek puan beklemiyordum.
Zaten markayı bu kadar detaylı da tanımıyordum, bilmiyordum.
Her ne kadar detaylı bir araştırma yapmam gerekse de bu seriyi ben de çok seviyorum arkadaşlar.
Markaları detaylıca inceleyince markanın değerlerini, neler yaptığını yani büyük resmi çok daha kolay bir şekilde görebiliyoruz diye düşünüyorum.
Umarım bu bölüm hoşunuza gitmiştir.
Eğer beğendiyseniz çevrenizde paylaşmayı unutmayın.
Bir sonraki bölümde iki hafta sonra tekrar görüşmek dileğiyle.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
