
10 Maddede The Ordinary Markasını İnceliyoruz
17 Kasım 2025 · 14 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Yoğun istek üzerine, The Ordinary marka inceleme serimin 7. konuğu! 😍
Bu bölümde markayı etik, çevresel etki, formül kalitesi, klinik testler ve fiyat/performans gibi birçok açıdan tek tek değerlendiriyor, en sonunda da toplam marka puanını veriyorum 👀
Merak ediyorsan hemen dinle! 🎧
---
Beni Instagram'dan takip et: kozmetiksirlari_podcast
İletişim için: kozmetiksirlari.podcast@gmail.com
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için: https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
Bahsettiğim video: https://www.youtube.com/watch?v=N0PofH4blq8
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Bana destek ol 💅🏻✨https://buymeacoffee.com/kozmetiksirlari
Transkript
Herkese hello! Kozmetik Sırları'nın 68.
bölümüne hoş geldiniz.
Nasılsınız efendim? Ben iyiyim.
Daha yeni uyandım.
Yani 1 saat falan oldu. Saat 11'e geliyor şu an.
Ve yeni bölümün kaydıyla güne başlıyorum.
Bugün marka inceleme serimizin 7.si ve hep birlikte The Ordinary markasını inceleyeceğiz.
E çok uzatmadan başlayalım o zaman.
Çünkü bu bölümler bildiğiniz gibi uzun sürüyor.
Küçük bir marka hikayesiyle başlamak istiyorum.
The Ordinary markasını herkes biliyor, görüyor.
Çok tanınmış bir marka artık.
Ama kuruluş hikayesi gerçekten çok garip.
Markanın doğuşu aslında Desiyem isimli şirketin kurulmasıyla başlıyor.
2013'te Brandon Truex ve Nicola Kilner Desiyem şirketini kuruyor.
Aslında bu da Latince'de on sayısı anlamına geliyor.
Yani hayalleri 10 tane değişik kozmetik markası kurup hepsini kendi bünyelerinde üretip satmak.
Amaçları da etkili, bilimsel, herkesin ulaşabileceği ürünler üretmek.
Hatta belki ambalajlarla görmüşsünüzdür.
The Abnormal Beauty Company diye bir sloganları var.
10 markayı birden kurmak istedikleri için kendilerine böyle bir isim takmışlar.
Neyse bunlar birkaç markanın lansmanını yapmış, üretmiş vs.
The Ordinary'nin ilk büyük çıkışı ise 2016 yılında olmuş.
The Ordinary kurulduğundan beri zaten güzellik dünyasını sarsan markalardan.
Ambalajlarıyla olsun, şeffaflığıyla olsun, fiyatlarının uygunluğuyla olsun herkes The Ordinary markasından bahsediyor.
Bugün ise Estee Lauder çatısı altında olan bir marka The Ordinary.
Marka hikayesi tamam o zaman hemen marketiyle başlıyoruz.
Ham madde tedari ve izlenebilirliği ile ilgili pek bir bilgi bulamadım ama marka imajı ve şeffaflığı göz önünde bulundurulursa etik olduğunu düşünebiliriz.
Yalnızca ham maddeleri dikkatle seçtiklerini belirtmişler.
O yüzden bu kısımda biraz puan kırdım.
Bunun dışında markanın değerleri ve ürünleri gerçekten tutarlı bence.
The Ordinary kozmetik içeriklerinden bahseden ilk marka denilebilir hatta.
Markanın değerleri de cilt bakımı ürünlerini herkes için erişilebilir kılmak.
Pazarlama taktikleri veya süslü kelimeler kullanmadan ürünleri bilimsel şekilde pazarlayarak tüketicilere sunmak.
Bu nedenle marka değerleri ve ürünleri gayet tutarlı bence.
Tek eleştirim The Ordinary'nin Estee Lauder grubuna ait olması.
Bu nedenle de pazarlama stratejisi ait olduğu grupla biraz çelişiyor gibi.
Ama bu benim şahsi fikrim tabii ki.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz bilmek isterim.
Son olarak da güvenilir influencerlarla çalışıyor diyebiliriz bence.
Hatta LabMuffin ile iş birliği yaptığını görmüştüm.
Bunun dışında Sephora Türkiye aracılığıyla başka influencerlarla da işbirliği yapıyor bazen.
Onları pek sevmesem de arada Sephora olduğu için markanın suçu değil tabii ki.
Neyse bu kategoriyi 8,5 puanla uğurluyoruz ve bir sonrakine geçiyoruz.
Biraz da çevre duyarlılığından bahsedelim.
Karbon ayak izine önem veriliyor mu?
Sürdürülebilirliğe önem veriliyor mu?
Ve bununla ilgili elle tutulur örnekler var mı?
Ona bakacağız. Hem The Ordinary'nin hem de The Siam'in web sitesinde bununla ilgili örnekler var.
Mesela İngiltere ve Hollanda ofislerinde ve mağazalarında yenilenebilir enerji kullanılıyormuş.
Bunun dışında küresel ölçekte sera gazı azaltımı sağlayan projelerden mesela ağaç dikimi, karbon dengeleme kredileri satın alarak faaliyetlerini karbon nötr hale getiriyorlarmış.
Onun dışında online siparişlerin teslimatından kaynaklanan emisyonlar da karbon dengeleme yoluyla nötr hale getiriliyormuş.
Ayrıca ürün ambalajlarında kullanılan karton için karbon nötr kartona geçilmiş.
Yani kısacası biz çevreciyiz deyip hiçbir şey yapmıyor değil.
Elle tutulur, sayıyla ölçülür örnekleri var.
Bu nedenle de bu kategorinin puanı 9.9.
Bir sonraki değerlendirme kriterimiz şeffaflık ve güvenilirlik.
Ham maddelerin nereden geldiğini bilmiyoruz ama dikkatle seçtiklerini belirtmişler.
Bunun dışında ürünlerin üretim yeri belli.
The Siem'in yani The Ordinary'nin kendi üretim tesisleri var.
Hatta birçok markayı aynı yerde üretiyorlar.
Ama geçenlerde aldığım serum ambalajında üretim yeri olarak İtalya yazıyordu.
Ama Desiyem bildiğiniz gibi Kanadalı bir marka.
Nasıl İtalya'da üretiliyor bilemiyorum.
Demek ki bir miktar fason üretim yapıyorlar diye düşündüm.
İçerikler şeffaf mı diye soracak olursak tabii ki de şeffaf.
Hatta kozmetikte şeffaflığı öne çıkararak çığır açan ilk marka.
Bir de web sitelerinde The Periodic Fable diye bir kampanyaları var.
Bakmanızı öneriyorum.
Markaların kullandığı pazarlama terimlerini eleştiriyorlar.
Hatta videosu bile var.
Onu da aşağıya bırakırım.
İzleyebilirsiniz. Peki marka güven veriyor mu?
Tabii ki de güven veriyor.
İçeriklerinin şeffaf olması ve pazarlama kısmında bile bilimsel ilerlemesi hatta tüketiciye eğitici içerikler sunması tüketiciyle bağ kurarak gerçekten bir güven ilişkisi oluşturuyor.
Son olarak kullanıcıların yorumlarını önemsiyor mu?
Gerçekten önemsiyor.
Biliyorsunuz ben sürekli kozmetik fuarlarına katılıyorum.
2025 yılında da InCosmetics fuarına katıldım ve Mintel isimli bir trend ajansının sunumunu dinledim.
The Ordinary markasının eski ve yeni hyaluronik asit serumlarının hikayesini anlatmıştı bu kişi.
Ve aslında bu serumu yenilemişler ve seramit falan eklemişler.
Sonrasında da kullanıcıların bazıları beğenmediği için Bu serumu eski ve yeni formüle tekrar piyasaya sürmüşler.
Şu anda her ikisi de satışta yani web sitelerinde bile görebilirsiniz.
Hatta bununla ilgili bir post bile paylaşmıştım instagram sayfamda.
Takip etmiyorsanız hemen takip edin.
Kozmetik sırları alttan tere podcast.
Bu kısmı da 8 puanla uğurluyoruz.
Devam edelim. Klinik çalışmalar ve etkinlik testi kısmına geldik.
The Ordinary'nin web sitesinde bütün formüllerin klinik çalışması olduğu yazıyor.
Ama ürünleri incelediğimde hepsinde bu verileri göremedim ben açıkçası.
Bazılarında var yalnızca ya da belki de paylaşmamışlar hepsini bilemiyorum.
Ama biliyoruz ki etkisi kanıtlanan içerikler kullanılıyor.
Ürün geliştirme kısmında bilimsel verilerden yararlanılıyor.
Yani etkisi kanıtlanmış içerikler kullanarak ürünlerin işe yarayacağından emin oluyorlar.
Bu arada test sonuçları tüketiciyle paylaşılıyor.
Sonuçları ve çalışmaların detaylarını web sitesinde bulabilirsiniz.
Buraya verdiğim puan da 8.
Bir sonrakine geçiyoruz. Ambalaj geri dönüştürülebilirliğine geldik.
The Ordinary markasında refill yok.
Yani ürün ambalajları tekrar kullanılamıyor.
Ambalajlar optimize ediliyor mu bilmiyoruz.
Bu konuda pek bir bilgi yok.
Ama ambalajlar geri dönüşüyle biliyor.
Dış ambalajı olsun veya ana ambalajı olsun ikisinin üzerinde de geri dönüşüm işareti var.
O nedenle buraya verdiğimiz puan da 5.95.
Sosyal ve çevresel sorumluluk projelerine gelecek olursak bu noktada da The Ordinary çok duyarlı bir marka.
Burada biraz üzücü bir hikayeden bahsedeceğim maalesef.
Marka kurucusunu hem madde bağımlılığı hem de psikolojik sorunlardan dolayı kaybettikten sonra marka çok büyük bir bağış yapmış.
No One Left Behind kampanyası kapsamında ruh sağlığı araştırmaları yapan bir kuruma 1 milyon kanada doları bağışlamış.
Küçük bir mesaj da vermek istiyorum.
Eğer siz de mental olarak kendinizi kötü hissediyorsanız, bir bağımlılığınız veya probleminiz varsa lütfen ama lütfen yardım alın.
Bazen her şeyi kendi kendimize halledemeyiz ve bu çok normal.
Yardım istemek de en doğal hakkımız.
Bunun dışında çalışanlarına bir öğrenme platformu sağlıyor.
Mentorluk programları ve çeşitli destek imkanları sunuyor.
Ayrıca bağış yaklaşımında da yalnızca büyük köklü vakıflara değil küçük ve yerel yardım kuruluşlarına da insan odaklı bir yaklaşımla destek veriyormuş.
Buraya da 10 puan veriyoruz ve devam ediyoruz.
Sertifika ve normlardan bahsedelim biraz da.
Üretim normları belirtilmemiş ama tabii ki de üretim tesislerinin belirli kalite standartlarına uyması zorunlu.
O yüzden marka bunu belirtmedi diye illa kötü üretim koşulları olacak diye bir şey yok.
Bunun dışında ek sertifikalar mevcut mu?
Hayır. Çünkü marka sertifikasyonlarla ilgilenmiyor.
Bu da tabii markanın bir tercihi.
Son olarak da doğallık sertifikaları var mı?
Tabii ki de yok. Çünkü The Ordinary markasının böyle bir iddiası yok.
Marka değerlerinden değil.
Bu nedenle de doğallıkla ilgilenmiyorlar.
Peki neden böyle bir kriter var diyecek olursanız bu tabloyu hep birlikte belirledik ve doğallık sizin için önemli bir kriterdi.
O nedenle böyle bir kriter var.
Ama bildiğiniz gibi benim için doğallık önemli değil.
Bu kategorinin puanı biraz düşük 2.5 aldı.
Çünkü dediğim gibi doğallıkla falan sertifikasyonlarla ilgilenmiyorlar.
Fiyat ve performans kısmına geldik.
Ürünlerin fiyatı performansıyla uyumlu mu?
%100 evet demek istiyorum.
Zaten markanın değerlerinden biri cilt bakım ürünlerini erişilebilir kılmak.
Bu nedenle kaliteden ödün vermeden fiyatları erişilebilir tutuyorlar.
Ayrıca bir de Regimen Builder diye bir kısım var web sitesinde.
Hangi içerikler birbiriyle uyumlu, hangileri değil, nasıl bir rutin oluşturabilirsiniz diye size yardımcı olan bir şey bu.
Buradan da benden artı puan kazandılar.
Yani ürünü üretip sadece bunu al demiyor, tüketiciye gerçekten yardımcı oluyor, cilt bakımını öğretiyor.
Bu da bence çok değerli bir şey.
Peki ürünler iddia ettikleri etkiyi veriyor mu?
Buna da evet diyebiliriz.
Zaten bilimsel verilere dayalı içerikler kullanarak ve klinik çalışmalar yaparak bunu kanıtlıyorlar.
En çok satan ürünleri de hialürinik asit serumu ve niacinamid serumuymuş.
Aklınızda olsun. Sonuç olarak bu kategorinin puanı da 9.5.
Son iki kategorimiz kaldı.
Birincisi formül kalitesi.
The Ordinary'nin formülleri kendi laboratuvarlarında geliştiriliyormuş.
Patent veya özel teknolojiler konusuna gelecek olursak bu noktada da The Ordinary kendini farklılaştıran markalardan.
Çünkü genelde markalar aktif üreticilerinin isimlerini vermezler.
İçerik listesinde inki name dediğimiz isim yazar sadece.
Ama The Ordinary aktif üreticilerinin isimlerini kullanıyorlar.
Yani bu konuda da oldukça şeffaflar.
Şu aktifi şu kişi üretmiştir vs.
yazıyor ambalajlarında.
Dünyaca tanınmış aktif üreticileriyle çalışıyorlar ki zaten aktif üreticileri de aktiflerinin etkililiğini kanıtlamak için birçok çalışma yapıyor.
Son olarak da ürünler doğal mı?
Hayır değil. Çünkü böyle bir iddiaları yok.
Bilimsel ve etkili ürünler üretiyorlar.
Ayrıca doğal ürünlerin de zaten kimyasal olduğunu sık sık hatırlatıyorlar.
Çünkü ne diyeceğim burada biliyorsunuz hepiniz.
Her şey kimyasal.
Buranın puanı da 6.6.
Sonuncuya geçelim.
Vegan ve cruelty free kısmına geldik.
The Ordinary markası hayvanlardan elde edilen ham maddeler kullanmıyor.
Bitmiş ürünleri tabii ki de hayvanlar üzerinde test edilmiyor.
Ham maddeleri de hayvanlar üzerinde test edilmiyor.
Leaping Bunny sertifikası var.
Ayrıca PETA onaylı vegan sertifikası var.
Bu kısım incelediğim her marka için benzer şekilde ilerliyor aslında.
Bazı markalar vegan olmayabiliyor ama zaten çok uzun süredir Avrupa Birliği kozmetik mevzuatı hayvanlar üzerinde test yapılmasını yasaklıyor.
Aklınızda olsun. Buranın puanı da 9.9.
Hepinizin beklediği o ana gelmiş bulunmaktayız.
The Ordinary'nin toplam puanı 78.85 arkadaşlar.
Açıkçası birazcık daha yüksek bir puan bekliyordum ben ama kırılan puanlar hep doğallık tarafından oldu.
Aklınızda olsun. Biliyorsunuz ben de bu markayı severek kullanıyorum.
Çünkü gerçekten pazarlama stratejisine hayranım.
Zaten bilimsel verilere dayanarak formüller geliştirildiği için etkili kanıtlanmış içerikler kullanılıyor.
Bu nedenle de aldığım ürünün iyi bir performans göstereceğinden genelde emin olabiliyorum.
Peki siz bu markayı kullanıyor musunuz?
En sevdiğiniz ürünleri neler?
DM'den bana söylemeyi unutmayın.
Birlikte sohbet edelim.
Bu bölümü beğendiyseniz paylaşmayı, arkadaşlarınıza göndermeyi unutmayın lütfen.
Bana çok destek olmuş olursunuz.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
