
Bu bölüm reklam içermemektedir.
---
Beni Instagram'dan takip et: kozmetiksirlari_podcast
İletişim için: kozmetiksirlari.podcast@gmail.com
---
Bölümü beğendiysen eğer, arkadaşlarınla paylaş, Instagram’a yorum bırak, hatta merak ettiğin şeyler varsa DM yolla 💌
---
Referanslar için: https://linktr.ee/kozmetiksirlari_podcast
---
Bu bölümde #reklam veya iş birliği yoktur.
---
Bana destek ol 💅🏻✨https://buymeacoffee.com/kozmetiksirlari
Transkript
Hello arkadaşlar. Kozmetik serilerinin 85.
bölümüne ayrıca marka incelemesi serisinde 10.
bölümüne hoş geldiniz.
Bugünün bölümünü çok zor şartlarda kaydediyorum arkadaşlar.
Yatak odasındayım.
Çalışma odasında erkek arkadaşım, salonda da kardeşim oyun oynuyor.
Size oyun sesi falan gelirse şimdiden affola.
Yapabileceğim bir şey yok. Şu an cuma akşamı ve bu podcastı kaydetmek için tek zamanım bu akşam.
O yüzden elimizdeki imkanlarla bir şeyler yapıyoruz.
Bugün eczane laflarının en popüler dermikozmetik markalarından biri olan SVR markasını kullanacağız.
SVR'de diyebiliriz.
Fransızlar SVR diyor o yüzden ben de SVR diyorum ama istediğiniz gibi telaffuz edebilirsiniz.
SVR markası adını kurucuları olan iki eczacı Simon ve Robert Verre'den alıyor.
Simon ve Robert bir çift aslında.
ve kurulduğu günden beri yüksek konsantrasyonda aktif içerikler ve yenilikçi formüller geliştirmeyi hedefliyorlar.
Yıllar içinde küçük bir Fransız laboratuvarından global bir markaya dönüşüyor tabii ki.
Özellikle 2014 yılında yeni sahiplerinin yönetimine geçtikten sonra büyük bir büyüme yaşıyor marka.
Bugün de ürünlerini 60'tan fazla ülkede satıyor.
E hadi o zaman bu kadar bilgi yeter, hemen marka incelemesine geçiyoruz.
Bu seriye alışmışsınızdır zaten.
10 tane kategorimiz var.
Ayrıca detaylarını merak ederseniz tablonun linki de açıklamalarda.
İlk olarak marketinden bahsedeceğiz.
Marka EcoVadis platformu sayesinde ham maddelerini ve ambalajlarını sorumlu bir şekilde satın alıyormuş arkadaşlar.
Bunun dışında izlenebilirlik konusunda da gayet iyiler.
Çünkü kendi fabrikaları ve formülasyon kılavuzları var.
Yani kozmetik mevzuatının dışında kendi formülasyon kurallarını belirliyorlar.
Bunun dışında tabii ki bence markanın değerleri ve ürünleri tutarlı.
Dermokozmetik olarak konumlandırılan bir marka ve aktif konsantrasyonları yüksek.
Yani çalışan, işe yarayan ürünler üretiyorlar.
Aynı zamanda sitelerinde bir AI assistant var arkadaşlar.
Bu benim çok hoşuma gitti.
Mesela bir ürünü her sabah kullanabilir miyim gibi sorular sorabiliyorsunuz.
Ben C vitamini hakkında soru sordum.
Son zamanlarda C vitamini yine çok ilgileniyorum o yüzden.
Bir de influencer konusuna gelecek olursak dermatologlarla ve tanınmış influencerlarla çalıştıklarını gördüm.
Birazcık da Gen Z'ye hitap etmeye çalışıyorlar gibi geldi bana.
O nedenle bu kategorinin puanı...
İkinci kısma geçelim çevre duyarlılığından bahsedeceğiz biraz.
Karbon ayak izi, sürdürülebilirlik gibi gibi şeylerden bahsedeceğiz.
Mesela SVR markası deniz alanlarının kirliliğini azaltmaya katkıda bulunmak için Fondasyon Duyulan Mea Derneği ile birlikte düzenli olarak atık toplama faaliyetleri yürütüyormuş.
Bunun dışında SVR ile WFO arasındaki iş birliği markanın sürdürülebilirlik taahhütlerinde bir adım daha ileri gitmesini sağlamış arkadaşlar ve okyanuslara karışabilecek
12 ton plastiğin kurtarılmasına katkıda bulunmuş.
Yaptıkları başka şeyler de var tabii ki.
Mesleki eğitimler sağlıyorlarmış.
Mesela RG ve ambalaj ekibi için eko tasarım, grup satın alma ekipleri için sorumlu satın alma, tüm içerik üreticileri için sorumlu iletişim, pazarlama ve regulasyon ekipleri için de çevresel
iddiaların iletişimi gibi gibi konulara Değiniyorlarmış, eğitim sağlıyorlarmış.
Bu girişimin amacı da tabii ki tüm faaliyet alanlarında etkili aksiyonların ortaya çıkmasını kolaylaştırmakmış.
Hani hepsine değinmiyorum yine bunun daha çok detayı var tabii ki tabloya bakarak detaylara ulaşabilirsiniz.
Burada gördüğünüz gibi birçok faaliyet var.
O nedenle bu kategorinin puanı 9.9.
Üçüncü maddeye geçiyoruz.
O da şeffaflık ve güvenilirlik.
Ham maddelerin nereden geldiğini tam olarak bilmiyoruz ama ham madde tedariğinde sorumlu kaynaklardan elde edilen ham maddelerin ve içeriklerin seçilmesine özen gösteriliyormuş.
Aynı zamanda geri dönüştürülebilir ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanılmasına ve ambalajların ağırlığının azaltılmasına önem veriliyormuş arkadaşlar.
Ayrıca formülasyon aşamasında içerik sayısı mümkün olduğunca az tutuyorlarmış ve üretim süreçlerindeki enerji tüketimlerini de dikkate alıyorlarmış.
Bu yine çevreye önem vermekle aynı kategoriye giriyor diyebiliriz.
Tüm ürünleri Fransa'daki fabrikalarında üretiliyormuş.
Ile de France bölgesinde yani Paris'in bulunduğu bölgede üretiliyormuş arkadaşlar.
Ayrıca şeffaflık ve güvenilirlik konusuna gelecek olursak bu konuda da gerçekten çok iyiler.
Neredeyse hiçbir markanın yapmadığı bir şey yapıyor diyebiliriz belki de.
Esfer ürünlerinin güvenliğine ve tolerabilitesine önem veriyorlar ve bunu nasıl yapıyorlar biliyor musunuz?
Endokrin sistemimiz üzerinde olumsuz etkileri olabilecek endokrin bozucu olarak tanımlanmış maddeleri içermeyen temiz formüller geliştiriyorlar.
Bir de bunun üstüne bir adım daha ileri giderek bitmiş ürünleri nihai ambalajlarına test ettiriyorlar ve endokrin mekanizmaları aktive etmediklerine dair kanıt gösteriyorlar.
Bir de ürün geliştirme kısmında bilimsel uzmanlardan, dermatologlardan ve alerji uzmanlarından oluşan bir danışma kurulları varmış.
Yeni ürünlerin geliştirilmesi, testlerin yürütülmesi ve klinik çalışmaların gerçekleştirilmesi süreçlerinde destek veriyorlarmış.
Endokrin bozucular kısmındaysa uzmanlaşmış özel bir ekipleri varmış ve test protokollerini belirlemeye yardımcı oluyorlarmış.
Bunun dışında markanın ürünleri hassas ciltler üzerinde de test ediliyor.
Ayrıca hamile ve emziren kişiler içinde bir takım bilgiler bulunuyor.
Yani aslında çok geniş bir tüketici kitlesine hitap edebilen bir marka.
Kullanıcı yorumlarına gelecek olursak burada biraz puan kırdım.
Çünkü markanın web sitesinde bazı yorumlara cevap verilmemiş.
Hatta bu yorumlar da kötü olan yorumlar tabii ki.
Bunun dışında ama blog yazılarıyla ve podcastlerle desteklenmiş.
Buradan biraz puan kırmak istedim.
Çünkü kötü yorumlara da cevap verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yani sonuç olarak bu kısmın puanı 8.5.
Devam edelim ama devam etmeden önce bu bölümü beğendiyseniz lütfen takip butonuna basıp arkadaşınızla paylaşmayı unutmayın.
Şimdi bir sonraki kategorimiz klinik çalışmalar ve etkinlik testi.
Burada da yine marka çok başarılı arkadaşlar.
2017 yılından bu yana ürünleri östrojenik, androjenik ve tiroid ile ilişkili endokrin mekanizmaları üzerinde gerçekleştirilen testlere tabi tutuyorlarmış.
Şimdi burada küçük bir parantez açalım.
Biliyorsunuz ben hep en önemli şey dozdur diyorum arkadaşlar.
Bu markanın da endokrin bozucularla ilgili korkutucu şeyler paylaşmaması ama ekstradan bir efor sarf edip endokrin bozucularla ilgili testlere yönlenmesi bence gerçekten markaya
bir katma değer katıyor arkadaşlar.
Herkesin uyması gerektiği standartlara uymakla kalmıyor ama ekstradan gidip kendi kendine test yaptırıyor ve bu bence takdir edilmesi gereken bir şey.
Yani ürünlerin hem klinik testleri var hem de ayrıca endokrin mekanizmalar üzerinde testleri var.
Bu testlerin sonucu da tüketicilerle paylaşılıyor tabii ki.
Bütün ürünlerin test sonuçlarına ve detaylarına web sitesi üzerinden ulaşabiliyorsunuz.
İşte çalışmaya kaç kişi katılmış, nasıl bir test yapılmış, nasıl değerlendirmeler yapılmış bunların hepsi web sitesine yazıyor.
Bu kısımda da gerçekten elimizde çok fazla veri olduğu için ve sadece göstermelik şeyler yapılmadığı için puanım 9.9.
Bir sonraki kategorimiz de ambalaj geri dönüştürülebilirliği.
Ürünlerin ambalajları tekrar kullanılabiliyor mu?
Evet en çok satılan ürünlerde refiller mevcut.
Bunun dışında ambalajlar geri dönüştürülebilir mi?
Bunun cevabı da evet tabii ki.
Daha az plastik içeren geri dönüştürülmüş ve geri dönüştürülebilir malzemelerden üretilmiş ambalajlar tercih ediyorlar.
Bunun dışında yaşam döngüsü analizi yaparak ambalajların çevresel etkisini değerlendiriyorlarmış.
Ayrıca plastik kullanımını azaltmak için dediğim gibi yeniden doldurulabilir şişeleri var.
Bunun dışında yaptıkları tabii ki birçok şey var.
Mesela tüm şişelerde %25 geri dönüştürülmüş PET kullanımı varmış.
Bunun dışında optimize edilmiş kutular yani karton kullanımını azaltmak için büyük boy ürünlerde kullanım kılavuzları ve dış kutuları kaldırmışlar.
Baştan sona yeniden tasarladıkları Hidraliant serisi var mesela.
Hani gerçekten çok fazla aksiyon aldıklarını görebiliyoruz.
Hem ambalajlar optimize ediliyor hem geri dönüştürülebiliyor.
Ayrıca refiller de mevcut.
O yüzden bu kısmı da 9.9 veriyoruz.
Yarıya geldik sayılır.
Biraz da sosyal ve çevresel sorumluluk projelerinden bahsedeceğiz.
SVA markası hasta dernekleriyle mesela Fransız Egzama Derneği veya Fransa Psoriasis Derneği ve Belli Piyan Derneği ile yürüttükleri çalışmaları varmış.
Bu çalışmalar sayesinde cilt hastalıklarının daha iyi yönetilmesine katkıda bulunuyorlarmış ve sorunlardan etkilenen kişilerin beklentilerine daha iyi yanıt verebiliyorlarmış.
Bunun dışında okyanuslarda plastik kirliliğini azaltmaya da önem veriyorlar.
Bununla ilgili de bir takım aksiyonları var.
Ama bağış konusuna gelecek olursak web sitesinde bağış yaptıklarına dair herhangi bir kanıt bulamadım.
Ama tabii ki başka alanlarda faaliyet gösteriyorlar.
Yine de bağış konusunda ben bir tık puan kırdım.
O nedenle bu kısmın puanı da 8.
Sertifikalar ve normlar kısmına geldik.
Üretim normları, ek sertifikalar ve doğallık sertifikaları gibi konulara değineceğiz.
SVA markası doğallığı savunan bir marka değil.
Öyle bir iddiaları yok. O yüzden bu kısma 0 verdim.
Bunun dışında bu endokrin bozucu mekanizmalarla ilgili testler sertifikaya girmese de marka tarafından ekstra bir efor olduğu için bunu sertifika kısmına eklemek istedim.
Çünkü gerçekten ham madde seçim sürecinde çok hassaslar ve endokrin mekanizmalar üzerinde olumsuz etkisi olmadığı garanti edilen formüller geliştiriyorlar.
Üretim normları kısmında belirtilen bir şey yok ama tabii ki her fabrikada olduğu gibi GMP yani Good Manufacturing pratiklerine uyulmak zorunda.
O yüzden oraya 3 puan verdim.
Sonuç olarak bu kısmın puanı da 6.3.
Doğallıktan kırıldı puan biraz.
Bir diğer değerlendirme kriterimiz ürünlerin fiyatı ve performansı ayrıca ürünler iddia ettikleri etkiyi veriyor mu?
Bence bu iki kriterede tam puan vermemiz gerekiyor arkadaşlar.
Bir kere ürünlerin formülleri, yapılan testler ve yüksek aktif miktarları bence fiyat konumlandırmasıyla gayet uyumlu.
Benzer fiyatlara satılan markalar var tabii ki ama SVA markasının harcadığı emeği ve çabayı göz önünde bulundurduğumuzda o markaların aynı düzeyde olduğunu düşünmüyorum.
Etki konusuna gelecek olursak da kullanıcı yorumları genelde gayet iyi.
Web sitesine baktım.
Ben de tabii ki SVA markasının birkaç ürününü kullandığım için o ürünlere dayanarak ürünlerin iddia ettikleri etkiyi verdiklerini düşünüyorum.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Eğer kullandığınız SVA ürünü varsa lütfen bana DM'den yazın.
Biraz gıybet yapalım.
Evet yani tüm bunların sonucunda bu kısma verdiğim puan 10.
Sona yaklaşıyoruz.
Son iki kriter kaldı.
Birincisi de formül kalitesi arkadaşlar.
Formüller nasıl geliştiriliyor?
Tabii ki biliyoruz.
Marka kendi laboratuvarlarında kendi uzmanlarıyla formülleri geliştiriyor.
Ayrıca birçok cilt problemine uygun ürünler de üretiyorlar.
Hassas, reaktif, akneye yatkın ciltler için hatta roza ile mücadele eden kişiler için ürün geliştiriyorlar.
Markanın patenti veya özel bir teknolojisi var diyemem.
Ama aktifleri nasıl kullanacaklarını çok iyi biliyorlar ve markaya özel kompleksler geliştirebiliyorlar.
Ürünlerin doğallık gibi bir iddiası yok ama tablomuzda bu kriter olduğu için yine tekrardan söylemem gerekiyor tabii ki.
Sonuç olarak bu kısmın puanı da 4.95.
Yine doğallık kısmından biraz puan kırdık.
Bir de patent veya özel teknolojiler kısmından bir tık puan kırdık.
Sonuncu kriterimize geldik.
O da vegan ve cruelty free.
Hayvanlardan eldenilen ham maddeler kullanılıyor mu?
Bu sorunun cevabını pek netleştiremedim doğrusu.
Genel olarak formüllerde kullanılmıyor diyebilirim.
Ama buna dair bir iddiaları da yok.
O nedenle kullanılabilirler gibi geldi.
Ürün bazlı bakmak gerekiyor.
Eğer vegansanız ürün bazlı bakabilirsiniz.
Bunun dışında bitmiş ürünler veya ham maddeler hayvanlar üzerinde test ediliyor mu?
Şimdi her bölümde söylediğim gibi zaten Avrupa Birliği'nde hayvanlar üzerinde test yapmak yasak.
Marka da bu konuda açıklama getirmiş zaten.
Ne ürünlerini ne de içeriklerini hayvanlar üzerinde test etmediklerini söylemişler.
Ama yasa gerektirmedikçe 3.
taraflarında bu testleri yapmasını talep etmediklerini söylemişler.
Yani yasanın gerektirdiği takdirde mesela Çin'e satış yapmak isterlerse Çin yasaları onlardan bazı durumlarda hayvanlar üzerinde test yapmalarını talep edebilir.
Bu durumlarda tabii ki yapmak zorundalar.
Çin'de satışı var mı tam olarak emin değilim.
O nedenle buradan da biraz puan kırdım.
Benim açımdan hayvanlarda test edilmiyor.
Ama tabii ki marka Çin'e veya hayvanlarda test gerektiren bir ülkeye satış yapıyorsa bu demek oluyor ki hayvanlarda test edilebilir.
Bu kategorinin puanı da 9 arkadaşlar.
Şimdi bütün puanları toplayacağız.
Hazır mısınız? Esfer markasının puanı 85.45 Valla bence gayet güzel bir nota aldı
arkadaşlar. Ben bu markayı bu arada yıllar önce Ankara'da keşfetmiştim.
Esfer yüz yıkama jeli almıştı.
Ben de bu marka ne Allah Allah hiç görmedim daha önce falan diye düşünmüştüm.
Tabi yıllar sonra Fransa'ya taşındığımda Esfer markasını daha çok kullanmaya başladım.
Bende özellikle yeni çıkan vücut spreyi var ve bence gerçekten işe yarıyor.
Sırtımda birkaç kere kullandım ve sevilcelerim gerçekten çok azaldı.
Markanın diğer ürünlerini de seviyorum tabi ki.
Bu arada reklam yok hani söylememe gerek var mı bilmiyorum ama reklam yok diyelim.
Sonuç olarak benim severek kullandığım, güvendiğim bir marka.
Bu kadar detaylı incelemek de gerçekten markaya olan ilgimi ve sevgimi artırdı diyebilirim.
Siz bu inceleme hakkında ne düşünüyorsunuz?
Markaya olan bakış açınız değişti mi?
Ürünlerini kullandıysanız, benimle deneyimlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.
Ayrıca lütfen beni takip etmeyi, paylaşmayı, destek olmayı unutmayın arkadaşlar.
Sizin desteğiniz sayesinde büyüyoruz.
Siz destek olmazsanız...
Ben de motive olamıyorum doğrusu.
Bu bölüm biraz doğaçlama oldu diyebiliriz.
Biraz daha rahat bir şekilde kaydettim.
Hoşunuza gittiyse de söylemeyi unutmayın lütfen.
Bir sonraki bölümde görüşürüz.
Hepinizi öpüyorum ve çok güzel bir hafta diliyorum.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
