
1.9 km yüzme, 90 km bisiklet ve 21 km koşudan oluşan Ironman 70.3 parkurunda yaşadığımız tecrübeleri, Koşver Gitsin’in ilk bölümünde anlatıyoruz.
Instagram:
https://www.instagram.com/kosvergitsin
https://www.instagram.com/gulinlekos
https://www.instagram.com/onurlakos
Reklam ve işbirlikleri için:
kosvergitsin@gmail.com
Transkript
Herkese merhaba ben Gülüm.
Merhaba ben Onur. Koşvergesin Podcast kanalına hoş geldiniz.
Bu kanalda kendi aramızda yaptığımız koşu sohbetlerini sizlerle de paylaşmak istedik.
Bu kuş sohbetlerinde katıldığımız yarışlar, yarışların nasıl geçtiğini, nasıl hazırlandık, antrenmanlarımız, bu tarz içerikler olacak.
Bu sene zaten oldukça fazla yarışa katıldık.
Evet, bir 25-30 yarış oldu herhalde.
Her hafta sonu bir yarış dedik.
Öyle olduğunu düşünürsek bu da baya bir podcast ediyor.
Ama öncelikle en son katıldığımız yarıştan başlamak istiyorum.
Ironman 70.3 Antalya.
Bu yarışı bilmeyenler hakkında bir kısaca özetleyeyim.
1.9 kilometre yüzüyoruz.
Ondan sonra 90 kilometre bisiklete sürüp 21 kilometre yarım maratonda koşuyoruz.
Yani anlatırken bile uzun.
Yaparken daha da uzun.
Benim güzel geçtik. Düşünüyorum ilk Ironman yarışım.
6 saat sürdü.
Senin nasıl geçti? Benim de güzeldi.
Benim de 5 saat 6 dakika sürdü.
Böyle birazcık etaplardan bahsedelim.
İlk baştan nasıl başladık, nasıl devam etti?
Senle başlayalım Onur'cum. Tamam, yüzmeyle başlayalım.
Ben yüzmede ön grupla başlamıştım, 35 dakika ve 6 hedefi olan.
Ve 37 dakikada da çıktım.
Açıkçası rahat bir etap oldu benim için.
İki peysin altında bir sürede yüzmüş oldum.
Herhangi bir sıkıntı yaşamadım, aşırı bir problem de yaşamadım.
Rahat hissettiğim...
Ortalama bir hızda yüzdüm.
Ondan sonra değişim alanına girdim.
Değişim alanında da bir 7 dakika kalmışım.
Yani diğerlerinin sürelerine bakınca sonradan biraz fazla kalmışım aslında.
Birkaç dakika daha erken çıkabilirmişim.
Biraz herhalde relax davrandım orada.
Senin nasıldı ilk bölüm?
Bende yüzmede.
Fetşit giydik. Fetşit serbestti.
Hava da güzeldi yani.
Sıcaktı ama gayet güzeldi.
Normal bir sıcaklığı vardı.
İlk girdim ben de hedefim 40-45 dakikaydı.
Ama 50 dakikada bitirdim.
Birazcık şey oldu bilmiyorum sana hiç oluyor mu?
Ya ben çok dayak yiyorum.
Bana da oldu ya.
Olmuyor mu? Ama yani gelen vuruyor.
Olmayan bir yarış yok herhalde zaten.
Yani doğru ama ben toparlanamıyorum.
Gelen vuruyor, giden vuruyor.
Sen biraz... Arkada başladın ya belki onun da biraz etkisi olabilir.
Trafik daha fazla olabilir belki.
Belki de ama bilemiyorum yani ve böyle vurduklarında kendime gelemiyorum.
Sağa çekiyorum böyle nerede yani su kaçıyor deniz tuzlu zaten.
Hem böyle hem de sonra tekrar devam etmeye çalışıyorum.
Bir de şeydi sarı dubaların solumuzu alıp ilk 1200 metreye o şekilde sonra kırmızı dubaları sağına alıp yani ama...
Beyaz duba vardı. Yani beyaz dubaları kimse söylemedi.
Ne yapacağız? Ya ben kırmızıyı arıyorum, sarıyı arıyorum.
Hiç kısımdaydı galiba beyaz dubalar.
Yani ne oldu buradan yanlış dönersem yanlış mı olur?
Bir de yani insanları izlemem lazım.
Hani birazcık orada bir kaos yaşadım.
Evet yani yön duygusu biraz kayboluyor ya bazen.
Özellikle böyle sürekli dönüşler falan varsa.
Veya dayak yediysem falan böyle bir kendine gelebiliyorsam.
Ama sonunda bitirdiğim için mutlu ayrıldım gerçekten.
Koşarak gittim.
Yani değişim alanına.
Aslında değişim alanına koşarak gitmeme rağmen 11 dakika sürmüş benim.
Biraz fazla sürmüş.
Sen piknik yaptın herhalde. Yani evet yani güzeldi.
Jel içtim. Böyle üstümü çıkardım.
Zaten böyle şey oldu. Benden sonra gelip benden önce gidenleri gördüm falan.
Böyle bakıyorum. Evet şu an ayrımlandayım.
Anı yaşadın biraz yani.
Anı yani keşke orada yaşama.
Git bisiklet üstünde yaşa değil mi?
Olsun gene de bisiklete geçtim sonra.
Bisiklet de benim şey tahminim yani 30 hızda ilerlemekti.
30 ortalamayı tutturdum.
3 saat altında yani 3 saat civarında bitirdim.
Yani bisiklet açısından beklediğim performansı sergiledim.
Senin bisiklet nasıl? Beslenme falan nasıldı genel olarak?
Beslenme aslında şöyle ben bisiklet koşu olsun.
Müzik dinlemeden spor yapmak benim için çok zor.
Yani geçmiyor o zaman.
Ya ekip de olacak.
Tek başıma da zor oluyor.
bunda da nasıl geçecek 90 kilometre ne yapacağım falan derken ya şu 5.
dakikada bunu iç şunu hapı iç suyu iç derken 3 saat geçiverdi yani hatta İki kere istasyona da uğradım.
Su da çok içtim. Sıcaktı hava.
Nasıl oldu anlamadım.
Birden etap bitti.
Yani o konuda mutluyum yani.
Sıkılmadım. Güzel geçti yani Ironman'in parkında olarak.
Kram vesaire herhangi bir sorun da yaşamadın.
Hiçbir şey yoktu yani. Tuz hapımızı içtik.
Kendimize geldik. O konuda bir sıkıntı yok.
Bir de bisiklet etapında yollar dardı.
Yani draft da yasak.
Bu arada draft bilmeyenler için anlatayım.
Bir bisikletin arkasına geçip onun rüzgarını kesilmesinden faydalanıp daha düşük wattla aynı hızda çevirebiliyorsunuz.
Yani bu da avantaj sağlayan bir şey.
Ayrıca 70.3'te bu.
Birçok yarışta triathlon yarışında da yasak oluyor TT kullanıldığı için.
Ve sprintlerde yasak olmuyor.
Bu ama yani draft yasaktı.
Bir de pelotonla da bahsedeyim.
Peloton da bir grup sürüşü demek.
Birçok bisikletlinin bir araya gelip sürmesi.
Ben hayatımda ilk defa TT pelotonu gördüm.
Yani hani bırak draftı.
Gerçekten... Bir sürü vardı.
Zaten yollar dar olduğu için peloton gibi de gözüküyorlardı.
Peloton yapmasalar bile, draft yapmasalar bile draftlı gibi gözüküyorlardı.
Öyle bir yanımdan geçtiler ki.
Normalde çeviriyorum 33 gözüküyor ibret.
Boşa geldi ayağım.
38'lere çıktım.
Böyle şey oldum.
Onlar geçsin de onlara takılmayayım, draft yapmayayım diye.
Çektim ayağımı ama 38 hızındayım.
Öyle bir rüzgarla geçtiler.
Çok garip bir şeydi.
TT pelotonuydu.
Ben draftlara normalde karşıyım.
Draft yapılmayacaksa birini yapmamak için dikkat ederim.
Ama bu farklı bir olaydı.
Ağzım açık kaldı, izledim.
Böyle şey yani beni çağırdı böyle sen de bize katıl.
Şey bize gel.
Çok gran fonda gibiydi.
Anlatabiliyor muyum? Ama gene de ayağımı kestim onlara katılmak istedim.
İstesem de katılamazdım zaten.
Çok huzurlardı. Değişik bir duyguydu.
Evet yani genel olarak güzeldi.
Senin nasıl geçti etapın?
Bisiklet etapı güzel geçti benim de.
2 saat 41 dakika sürdü.
Ortalaması da 33 km bölü saate denk geliyor.
Açıkçası bisiklet antrenmanlarımız çok yeterli değildi.
Bir de TT kullanmıyoruz yol bisikleti kullanıyoruz.
Tercih etmiyoruz TT'yi. Gibi konuştun TT'yimiz yok çünkü.
Dolayısıyla bu 33 km bölü saat ortalama eksik antrenmanlarım da olduğu için zaten benim için iyi bir süre daha iyisini de beklemiyordum açıkçası.
gidip de iki buçuk saate altı yapayım diye bir şeyim yoktu.
Hedefim yoktu. O yüzden bisiklet etabından da memnun olduğumu söyleyebilirim.
Ondan sonra değişim alanında bir dört buçuk dakikaya yakın kalmışım.
Orada da yine diğerlerine baktığımda yine bir iki dakika fazla kaldığımı görüyorum.
Bu değişim alanlarının belki biraz daha aslında çok fazla triathlon ve sprint yarışına da katılmamıza rağmen belki biraz daha hızlandırmamız gerekiyor yine de bu değişim alan sürelerini.
Senin nasıldı? Benim de değişim alanı 7 dakika.
Güzel. Ne var bu değişim alanlarında benim ilgimi çeken bilmiyorum ama gerçekten değişim alanı şeyi yapmamız lazım.
Antrenmanı lazım. Ondan sonra da zaten koşuya geçtik.
Koşuda da koşu güzeldi.
Yani hava sıcaklığı da iyiydi.
Yani sıcaktı ama öyle şey değildi.
Ben gene böyle müziksiz koşan olduğum için Red Bull stand açmıştı.
Bilmiyorum reklam değil. Ve varım DJ vardı.
Öyle DJ geldiğimde pace'im artıyor.
DJ'ye gitmemek için biraz yavaşlıyorum falan.
Sen müzikle koşmaya alışkınsın ve...
Tüm yani 6 saat boyunca müzik dinlemediğin için.
O yüzden sana ekstra bir orada etkisi olmuş olabilir.
Kesinlikle. Zaten şey bu yarış uzun bir yarış olduğu için çok riske atmadım.
Tabii ki performansımı sergiledim ama kontrollü bir performanstı.
Yani 170-175'in nabızının üstüne çıkmadım.
Onunla başladım. Gerekirse pace'imi düşürdüm ve gayet güzel mutlu bir şekilde bitirdim.
Seni nasıl geçti koşu? Koşu güzel geçti.
Şöyle oldu. Şimdi ben tam...
Koşuya girerken bir saate baktığımda tam 3,5 saat falan olmuştu sanırım.
Orada bir hesap yaptığımda şeydi işte tam 1,5 saatte koşarsam işte tam 5 saatte falan böyle bitirebiliyordum.
Bu arada yarıştan önce de hani...
Şimdi tam olarak da kestiremiyordum.
Bir sürü olimpik triatrona katılmış olsam da ayrım ben yapmamıştım.
Yine böyle bir güvenlikli olarak 5,5 saatte bitiririm diye bir hedef koymuştum.
Aslına bakarsak yüzmem iyi geçti, bisiklet yine tahmin ettiğimden daha iyi geçtiğini söyleyeyim.
Öyle olunca bir baktım hani neredeyse ben 5 saati zorluyorum, 5 saatin altına inmeyi zorluyorum gibi bir şey var.
Bir de koşuya başlayınca öncelikle şey yaptım.
Bir saldım bacaklar ne gidiyor bir alışma süreci falan olacak.
İşte orada da bu hesapları yapıyorum.
Bir yokladım bir buçuk saatte bitirirsem hani 5 saatin altı olur mu diye.
Baktım bacaklar ilk önce bir 4.30 pace civarında gidiyor.
Ama tabii benim daha inmem lazım yani 4.15'lere falan inmem lazım onun için.
Böyle birkaç kilometre sonra böyle birazcık yoklayayım dedim.
Hani 4.20'ler falan.
Sonra baktım biraz...
Zorlanıyorum hani o şekilde 21 kilometre çıkmayacak.
O yüzden o hedeften vazgeçtim.
Sonra dedim ki 4.30 pace ortalamasıyla bitireyim benim için güzel bir süre.
Mesela ben daha önce 3 kere yarım maraton koştum.
En iyi sürem ilk yarım maratonumdaydı Roma yarım maratonunda.
Orada 1 saat 35 dakika koşmuştum.
Yani o anki yarış formumla da 1.5 saatin altında bitirebilirdim normalde.
Ama Ironman şartlarında tabii biraz daha bu esneyebiliyor.
O anki psikolojimle ve hissiyatımla 4.30 pace ile bitirsem güzel bir süre dedim.
Ve işte o da herhalde 5 saat 5 dakika gibi bir şey yapıyordu 4-5 dakika falan totalde.
Sonra saldım baktım bacaklarım da harbiden 4.30 pace ile gidiyor.
Rahat bir şekilde zorlanmadan gidebiliyorum.
O şekilde geçti kilometreler böyle 10 kilometreyi bitirdim.
Baktım hala bir şey yok yani salıyorum kendimi saate bakmıyorum.
4.35 gidebiliyorum.
Sonra hatta şey dedim böyle kendi kendime.
Koşunun yarısı bitti. İşte yüzmede zorlanmadım, bisiklette zorlanmadım.
O kadar fazla yani ekstra bir sıkıntı yaşamadım.
Koşuda da hani hiçbir sıkıntı yok.
Abarttıkları Ironman babaymış.
Hani böyle Antalya Ironman...
İçin kimle konuşsan genelde hani şey der böyle koşu çok kötüydü son işte yürüyerek bitirdim ya çok zorlandım.
Böyle kendi kendime hani içimden de geçiriyorum ya diyorum yarısı bitti koşunun gayet rahat gidiyor bir sıkıntı da yok.
Hani şok mu abartıyorlar acaba falan filan diye düşünüyorum.
Böyle derken birkaç kilometre sonra 14.
kilometrelere denk geliyor herhalde.
Kafası geldi. Yani oralarda böyle birden zorlanmaya başladım biraz.
4.30 pace tutmakta biraz zorlanır oldum.
Hani rahat rahat gidebiliyorken.
Sonra özellikle yani 15.
kilometrelerde falan artık tutamamaya başladım.
İşte 4.40'a gitti, 4.45, 4.50'lere falan böyle geldi pace'im.
Ama hala hani tutuyorum yani öyle 5'e falan çıkmıyor.
Orada bir şekilde tutmaya devam ettirmeye çalışıyorum.
Hani olabildiğince 4.30'a yakın bir şeyle bitirmeye çalışıyorum.
Ama yani gerçekten böyle 17.
18. kilometreden sonra aşırı zorlanmaya başladım.
Hala bırakmıyorum ama hissiyatım şey böyle.
Gözümü falan kapatıyorum.
O kadar yoruldum ki gözümü açıp bakmaya takatim yok.
Gözümü kapatıyorum bir 10 adım atıyorum bir açıyorum kimse var mı önümde falan diye tekrar kapatıyorum.
Tamamen böyle otomatiğe bağladım vücudu.
En ufak bir ekstra bir şey yapamıyorum o anda.
Hissiyatım böyle sanki 7-8 pace ile koşuyorum ama arada bakıyorum hala 4-44-50 falan civarında bir şekilde tutuyorum.
İyi korumuşsun. Yani neyse ki son tura girerken zaten bir ekstra hani son kilometrede falan bir ekstra motivasyon geliyor.
Bir şekilde hani durmadan veya çok...
Aşırı yavaşlamadan yarışı bitirdim.
Ve toplamda da 4.37 pace'e denk geliyor.
Yani 1 saat 36 dakika sürmüş.
Genel sürem de 5 saat 6 dakika.
Ya güzel bir süreydi benim için.
Dediğim gibi yani 5,5 saatte bitirsem de okeydim.
Tam olarak neyle karşılaşacağımı birçok yarış yapsam da yine de tam kestiremiyordum ama büyük bir sorun, büyük bir sıkıntı yaşamadım.
Hatta neredeyse bu değişim alanlarında biraz daha az kalsam veya 1-2 etapta birazcık daha kendimi zorlasam 5 saatin altına bile inebilirmişim.
O yüzden güzel bir tecrübe oldu.
Yani önümüzdeki yarışlarda daha iyi süreler yapmayı hedefliyorum.
Senin nasıldı? Aslında şey sen dedin.
Koşuda gözlerimi kapattım şey yaptım.
Yani zaten beni kaçta 14.
kilometrede bir desteğe gelmişsin.
Ben bahsedeyim oradan hatta. Yani ben yarışı bitirdim.
Orada seni arıyorum.
Hani gittim işte telefonumu aldım falan.
Sen bir de benden daha geç başlamıştın yarışa.
Telefondan işte nerede olduğunu trackerdan bakıp.
Oraya gideceğim falan. Bir yerde durdum.
Bir baktım işte sen tam böyle kaçıncı 13.
kilometrelerde mi neydin? Böyle şimdi kendimden pay biçiyorum.
Hani ben 13-14'ten sonra böyle bayağı şey patlamaya başladım hani.
Sende de şimdi tahmin ediyorum herhalde 13-14'te gülün inşallah sıkıntı yaşamaz falan filan diyorum kendi kendime.
Bir de orada bir şey oldu böyle tracker mı dondu ne oldu?
Hani normalde... Koştuğun pace'e göre hani geçmen gereken yerdeyim.
Böyle birkaç dakika geçti sen yoksun biraz daha geçti hatta zaman bekliyorum bekliyorum gelmiyorsun.
Ya diyorum Gül'ün acaba oda çok kötü mü patladı gelemiyor mu bir şey mi oldu böyle endişeleniyorum yani.
Çünkü ben böyle zombi gibi koşuyordum yani son kilometrelerde özellikle baya kötüydüm.
Hani orada sen de mi o durumdasın falan diye düşünüyorum derken.
Birden bir seni gördüm böyle bir baktım.
Aa el sallayarak geldim falan öyle her şey yolunda.
Nasılsın iyi misin falan diyorum.
Böyle süper işareti falan yapıyorsun.
Allah Allah diyorum hani gittin hatta biriyle çak yaptın su içerken orada bir şeyler falan böyle bayağı keyifli keyifli gidiyordun yani.
Ben diyorum herhalde tamam yani şimdi patlamadı birkaç kilometre sonra herhalde şey olacak falan.
Zaten öyle bir soruyorsun. İyi misin falan ya iyiyim bir şey mi oldu falan hani olması mı gerekiyor?
Ama gerçekten temkinliydim.
Gerçekten nabzıma baktım.
Pace'e değil. Benim de ortalama 5-25 pace ile bitirdim.
Ama gerçekten nabza göre şey yaptım.
Aslında daha iyi bir sürede bitirebilecekken bayağı güvenli bir bölgede kaldığın için çok keyif alarak tavlamış oldun.
Çünkü bu kadar saat hiç spor yapmadım.
Vücudum bitirememekten de korktum.
Görüyorum çünkü yürüyenler var.
Zombi gibi şey yapan rengi gitmiş.
Gerçekten öyle bir şeye de dönüşmekten istedim.
Gerçekten o finish'e mutlu girmek istedim.
Onun için de hep nabız kontrollü gittim.
O yüzden güzel bir ana oldu bizim için de beraber yaptığımız.
Gerçekten çok rahat, çok gülerek, oynayarak.
Finish'e kadar geldin.
O finish'teki pozun gerçekti.
Yani o keyif alarak bitirdiğin poz gerçekten kurudu.
Seneye kan, ter, gözyaşı.
Bu sürenin altına ben de 6 saat 1 dakikada bitirdim işte.
Sabah 6 yapamadım.
Evet sen orada arttırsan güzel olurmuş.
Bence değişim alanları benim buradaki kilit.
Zaten oradan kafadan 5-10 dakika geliyor herhalde.
Bir de yüzüme de biraz daha sağa çekip yüzüyor.
ama bilemedim yani dayak yememek için.
Bisiklet güzel. Koşuda daha da iyi koşabilirim artık.
Yani temkinli bölgeden biraz daha çıkabilirim yüksek nabız.
Bakalım seneye bir Ironman yarışı daha yapmak istiyoruz 70.3.
Olabilir evet. Daha tabii tam tüm sezonun planını yapmadık ama var.
Muhtemelen bir aksilik olmazsa seneye de yaparız.
Evet sonuç olarak bizim için hem keyifli hem de sağlıklı bitirdiğimiz başarılı bir yarış oldu bu.
Belki ileriki bölümlerde Yarış anası hazırlandık.
İşte yarıştan önceki kayıt aşamaları nasıldı?
Yarış günü, yarış sabahı, yarış sonrası vs.
Daha o tarz detaylardan da bahsederiz.
Bizlere ulaşmak istiyorsanız Koşver Gitsin Instagram hesabını takip edebilirsiniz.
Orada postun altına da düşüncelerinizi yazarsanız çok seviniriz.
Bu arada Onurla Koş ve Gülüne Koş hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.
Geri dönüşlerinizi bekliyoruz.
Sonraki bölümlerde görüşmek üzere.
Hoşçakalın, sporla kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
