
Bu bölümde, ilk kez katıldığımız İstanbul HYROX Yarış Simülasyonu'nda yaşadıklarımızı tüm detaylarıyla konuşuyoruz.
Koşu ile fonksiyonel egzersizlerin iç içe geçtiği bu formatta nelerle karşılaştık, bizi en çok zorlayan anlar hangileriydi?
HYROX’a katılmayı düşünenler, merak edenler ya da sadece farklı bir yarış formatını dinlemek isteyenler için keyifli bir bölüm 🎙️
Koşver Gitsin başlıyor!
Instagram:
https://www.instagram.com/kosvergitsin
https://www.instagram.com/gulinlekos
https://www.instagram.com/onurlakos
Reklam ve işbirlikleri için:
kosvergitsin@gmail.com
(00:00) Giriş
(04:06) HYROX Race Simulation
(20:42) HYROX Türkiye ve Yarışma Tüyoları
(25:12) Teknik Brifing ve Kural İhlalleri
Transkript
Herkese merhaba. Koşver Gitsin Podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Onur. Ben Gülüm.
Bu bölümde konumuz adını son zamanlarda sıkça duymaya başladığımız Hirox.
Biz geçen sene İstanbul'da ilk kez düzenlenen Hirox Race Simulation'a katılmıştık.
Orada ilk tecrübemizi yaşadık.
Şimdi ise yakın bir zaman sonra 13-14 Şubat'ta İstanbul'da Türkiye'de ilk kez gerçekleşecek olan gerçek bir Hirox yarışı olacak.
Gülüm'le birlikte Double Mix kategorisinde yarışacağız burada.
Ve iki koşucu ve triatletin gözünden...
İlk yarışımız nasıl geçmişti?
Hangi zorlukları yaşadık?
Ve ne tür yarış trikleri vardı bizim gördüğümüz?
Bunlardan bahsetmeye çalışacağız.
Ama Gül'ün öncesinde High Rocks'ı ilk defa duyanlar için High Rocks nedir?
Oradan başlayalım. Tabi High Rocks fonksiyonel fitness ile koşunun birleştiği bir yarış formatı.
Genel olarak 1 kilometre koşu var.
Daha sonra bir tane farklı bir fonksiyonel egzersiz yapıyoruz.
Ve bu şekilde tekrarlanıyor 8 kere.
Toplamda 8 kilometre ve 8 istasyon elde ediyoruz.
Tabii bu Hyrox'dan önce Türkiye'ye ilk defa geldi.
Ondan öncesinde şey yapılmıştı.
Hyrox ray simülasyonları vardı.
Crossfit'i duymuştuk.
Buna en yakın olabilecek, söyleyebileceğim.
Mesela Spartan var.
O biraz daha uçuk olanı.
Mesela geçenlerde Into the Wild Hyrox simülasyonu vardı Eskişehir'de.
Biz bu tarz şeyler görüyorduk ama gerçekten ilk gerçek Hyrox bu sene.
14 Şubat'ta olacak. Tam da sevgililer gününde biz de double mix yaparak daha güzel nasıl kutlanır bilmiyorum ama bizimki 13'ünde olabilir.
Bir gün öncesinde. Evet bu sevgililer gününde sana çiçek vermek yerine dumbbell vereceğim.
Ama gene de çiçek vermeye mutlu.
Tabii canım o ayrı.
Bu arada ben 3 ay önce bir kaza yaşadım.
Merdivenden düştüm. Ondan sonra biraz dizimde kemikli ödemim oluştu.
Ve birazcık koşulara ara vermek zorunda kaldım.
Triathlon'a ara vermek zorunda kaldım.
Şu anda hala ara vermek durumundayım.
İlik tam birleşmemiş yani.
Ödem tam geçmemiş.
Bu yarışta da ya Onur'la da çok yarışmak istiyorum mix kategorisinde.
Şey dedim ya hani normalde sen hani bensiz yarışacakken aynı ağırlıkları tek başına yapacaktın.
Yanında şu an ben duracağım hani.
Evet ben memnuniyet duyuyorum aslında.
Yani tamam biraz yavaş koşacağız.
Belki yürüyeceğiz hani belki ağrıya göre şey olacak ama.
Önemli değil. Sonuçta biz burada hayroks çalışan insanlar değiliz yani.
Bizim ana branşımız bu değil.
Biz orada gidip bu deneyimi yaşamak istiyoruz birlikte.
Bunu gerçekleştirmek istiyoruz.
Aslında yani sakatlık olmasaydı güzel de bir süre yapabilirdik.
Bunun için uğraşabilirdik ama şu an gerçekten tamamen bu deneyimi yaşamaya odaklandık.
Bizim için şu anda sağlıklı bir şekilde yarışı tamamlayalım.
O en büyük kazanım olacak.
Aynen. Bu arada bu yeni bir yarış formatı aslında ve biz bunun ismini ilk sanırım 2024 yılının sonlarına doğru One Trail ekibinden duymuştuk.
Orada Cem Hoca, Özgür Hoca, Tuğba Hoca, Selin Hoca vardı.
Onlar yurt dışında bir High Rocks yarışına katılacaktı öyle hatırlıyorum.
Adını ilk defa orada duyduk.
Sonra Selin Hoca Kenan Unuk atletizm pistinde...
Hyrox antrenmanları yaptırmaya başlamıştı.
Biz orada bir iki antrenmana katıldık bu yarış simülasyonundan önce.
İlk antrenman deneyimimizi orada yaşadık.
Orada da şunu tatmış olduk aslında.
Hani o hareketlerin bir çoğunu aslında biz güç antrenmanlarımızda da yapıyorduk ama hiçbirini bu şekilde yüksek nabızda yapmıyorduk.
Hani koşuyoruz.
Yüksek nabızla geliyoruz ve antrenmana sete giriyoruz.
Sonra o ana setten çıktıktan sonra tekrar koşuyoruz ve sürekli nabzımız yüksek oluyor.
Bu da çok zorlayıcı oluyor. Evet zorlayıcı ama aynı zamanda da eğlenceliydi.
Serkan bizim fotoğraflarımızı çekiyordu.
Böyle en havalı fotoğraflarım, videolarım.
Evet güzel anılar vardı oradan.
Ve bir tane editim var benim.
Gerçekten en güzel editlerimden bir tanesi olmuştu.
Yani güzeldi antrenmanlar.
Sonrasında Roma Atleti'yi kurdular.
Şimdi çalışmalara, antrenmanlara devam ediyorlar.
Siz de hani başlamayı düşünüyorsanız onlarla bir deneme dersine gidebilirsiniz.
Evet şimdi yavaştan yarış simülasyonuna geçelim.
1 Haziran 2025 yılında Rafa Atletik tarafından düzenlenmişti bu.
Orada ben Open Single Man kategorisinde yarıştım.
Ben de WOM'un Double'ına yarıştım Anna'yla beraber.
Buradan selam söylüyorum. Gerçekten hem keyifli hem de mücadele verdiğimiz bir yarış oldu.
Evet sizi izlemek bayağı keyifliydi.
Güzel bir takım olmuştunuz.
Yarışa gelecek olursak şimdi yarışın formatı şu şekildeydi.
5 adet 800 metrelik koşu var.
Bu koşu parkurları bahçede yapılıyordu.
Rixos Tersane'deydi bu arada yarış.
5 adet de fonksiyonel egzersiz istasyonu vardı.
Bunlar da kapalı alandaydı.
Önce ben başlamıştım yarışa.
800 metrelik koşuyla başladım.
Bir de şöyle 10-15 kişilik gruplar halinde sırayla başlanıyor.
Hani farklı gruplar farklı zamanlarda başlıyor.
Ben başladım 800 metrelik koşuyla.
Yani ilk koşu biraz heyecanla birlikte biraz daha hızlı oluyor.
Bir de hani 800 metre çok uzun bir mesafe değil.
Baktığımda 3-0-6 pace ile koşmuşum 800 metreyi.
İlk 1-2 kişi arasında da gelmiştim koşudan.
Sonra Ski York.
Hareketine geçtim. Bu hareket de ilk defa duyanlar için aslında kayak çekiş hareketine benzer bir hareket.
Makinedeki ipleri yukarıdan böyle tutup sanki kayak batonlarını ittiriyormuş gibi aşağı doğru çekiyorsunuz.
Bunu 1000 metre olarak yapıyorduk.
Burada şimdi koşuda gittik geldik bir nabız yükseldi.
Yüksek nabızla bu harekete girdik.
Bu harekette de böyle artık iyice ısınmaya başlıyoruz.
Benim bu hareketim 4 dakika 38 saniye sürmüştü.
Biz seni önce izledik.
Bizim senden sonraydı.
Böyle kategori kategori ayırmışlar.
Aynı şekilde bizi de bölüm bölüm bırakıyorlardı.
Bizim de yani normalde bize şey demişlerdi.
Hani ilk koşuya çok şey başlama, yavaşlanma falan.
Ama şimdi etrafıma bakıyorum.
Kızlar böyle yapılı, iyi böyle hırslı.
Böyle bir an onun heyecanıyla biz de hızlı başlamışız.
Benim de 3.24 pace ile bitirmişiz.
Ve birinci bitirmişiz ilk turu.
Yani normalde ben intervalde bu pace ile koşamam.
O yarış atması gerçekten böyle bir şey.
Tabii yüksek nabızlı skewerke geçtik biz de hemen.
Burada da biz Anna ile beraber şöyle paslaştık.
Dedik ki bir kilometreyi 250-250 aramızda bölüşelim o şekilde yapalım.
Gerçekten de ergonomik oldu.
Biz de 5.29 dakikada bitirdik.
Sonra koşuya geçtik.
Koşuda da bu sefer tabii 3.24'den sonra 4.02'ye düşmüşüz.
Ama yani iyi gene üçüncü olarak şey yapmışız.
Sonra oradan da Burpee'ye geçtik.
Burpee'miz de 60 metre uzunluktaydı.
Ve bunda da aynı şekilde 25 yani kaçtı.
Aramızda bölüştük. 2-2-2-2.
O şekilde daha ekonomik oldu bizim için.
Evet benim ikinci koşum da 3.38 pace ile bitmiş.
Ondan sonra ben de Burpee'ye geçtim.
Burada artık hani ikinci istasyonunda gerçekten iyice yorulmaya başladım.
Çünkü sürekli yüksek nabızdayım yani.
Yarış başlayalı 10-12 dakika olmasına rağmen inanılmaz terledim.
Böyle vücudum alev atıyordu.
Ama ikinci seti de güzel bir şekilde tamamladım.
Ondan sonra tekrar koşuya geçtim.
Ya bu arada şimdi yüksek nabızla geliyoruz ve istasyonlar birbirine çok yakın.
Birinci istasyon, ikinci istasyon.
Ya öyle bir kafa gidiyor ki.
Allah'tan orada görevliler vardı.
Hani buraya buraya seni yönlendiriyor.
Karıştırmak da çok normal.
Ve mesela Burpee'de...
Yanında sürekli bir hakem var.
Yani ne kadar sıçradın, ellerini ne yaptın.
Yani bunu da kontrol ediyorlardı.
Yani nizami de yapman lazım.
Evet bu arada bütün hareketlerin başında hakemler duruyor.
Ve hakemler onay verdiği zaman siz hareketi bitirip koşuya geçebilirsiniz.
Veya size no rep diyebilir.
Ve hani son tekrarınızı saymayabilir.
Aynen. Sonra üçüncü koşuya geçtik.
Onda da 800 metreyi 4.28 pace ile koşmuşuz.
Onda da üçüncü olmuşuz.
Ya bu arada Skierk'te dokuzuncu...
Burpee'de 8. Koşumuz iyi.
Hani birinciyiz falan ama.
Koşudan gelip katıldığınız çok belli.
Evet yani bir koşucu pro yani.
Koşucu High Rocks'a katılmış.
Bunu gayet net görebiliyoruz.
Sonra da Rove yani küreke hareketine geçtik.
Orada da güzel çektik.
Yani ben bir videolarımız var hatta.
Yani suratım.
Ya tamamen yarış yüzü.
Ya böyle race face.
Ya böyle dişlerimi sıkıyorum, dudaklarım gergin.
Böyle ya öldüreceğim yani.
Ya gerçekten sen başka bir insana dönüyorsun.
Bir de hani şey böyle. Mesela normalde koşuda hani koşuda başlayıp gidiyorsun.
Kimse kimseyi görmüyor ama burada kapalı ortam.
Herkes herkesi görüyor her saniye.
Ve yüksek nabız, yüksek motivasyon.
Yanındakiler var, hakemler var, seyirciler var derken.
Aynen. Tamamen böyle olayın içinde oluyorsun ve orada seni tanıyamadım yani.
Ve öyle bir tezahürat ya gülen.
Herkes yani şey bir savaşçıya dönüşüyor.
Anla bambaşka bir şeye dönüştüm.
Ben öyle yani tüm gücümüzle ben kürekle bir kırkları gördüm.
Hani normalde göremem.
Ve yani gayet onda da böyle 250-250 bölüştük.
Yani gerçekten. miks'in şeyini gördüm.
Takım olmanın avantajını orada yaşadınız.
Yani evet. Yani şöyle tek olsam daha yavaş yapardım.
Ama çifte olmakta da hani bu sefer daha hızlı yapıyorsun yani.
Tüm gücünü kullanıyorsun.
Onun da bir şeyi var. Evet. Yani orada belki dinleniyorsun ama sonra da daha yüksek bir efor veriyorsun.
Aynen. Onun da ayrı bir zorluğu vardır. Hatta kürek bizim en iyi yaptığımız olmuş.
Altıncı olmuşuz. Yani kürek de iyiyiz bence.
Güzel. Benim de üçüncü koşum 3.57 pace'leydi.
Ondan sonra ben de küreğe geçtim.
Kürek de yine nispeten böyle diğer hareketlere nazaran hani çok aşırı zor sayılmaz ama artık hani yarışın ilerleyen dakikalarına geldiğimiz için ve hala yüksek nabızda olduğumuz için tabii ki yine zorlanıyordum.
Orada şeyi hatırlıyorum böyle hani kürek çekerken karşıda destekçileri falan görebiliyorsunuz.
Bir de şöyle bir hani bu Hyrox'un güzelliği kapalı bir alanda olduğu için destek ekibini görüp böyle sizin adınızı seslendiğinde hani onu duyabiliyorsunuz.
Ben böyle atıyorum kürek çekerken böyle anlık gözüme takılan işte Onur bravo diyen sesleri görüyordum.
Hani o beni çok motive ediyordu.
Beyfit ekibi vardı orada Cem Hoca falan.
Kaan vardı. Benim bir arkadaşım.
Pankart hazırlamış böyle çok güzel. Evet pankart falan hazırlamıştı.
Yani o şekilde desteği hissetmek çok güzeldi bu yarışta.
Kürekten sonra tekrar dördüncü koşuya girdim.
Dördüncü koşuda da 4.03 pace ile koşmuşum.
Ondan sonra lunge hareketi vardı.
Sırtımıza bizim 15 kilogramdı.
Sizin 10 kiloydu galiba değil mi?
Biz 15 kilo ağırlığı kalıp 60 metre boyunca lunge yapıyorduk.
Burada artık gerçekten zorlanmaya başladım.
Böyle yani hatta bacaklarım titremeye, teklemeye falan başladım bazı yerlerde.
Ve hani bunların hiçbirinde hiç durmadan, hiç ara vermeden yapmanız gerekiyor.
Tam hareket bitiyor. Hani bir dinleneceğim, soluklanacağım derken koşuyorsunuz bu sefer.
Tekrar nabız. Hani tam koşu bitiyor.
Neyse bir soluklanayım derken bir daha harekete giriyorsunuz.
Böyle inanılmaz bir döngün içinde kalıyorsunuz.
Gerçekten çok farklı bir deneyim.
Ya ben hatta senin koşuya çıkmadan önce orada su vardı.
İşte bardakta veriyorum. Ya su içiyorsun ya ben oradan koş falan diyorum.
Suyu içecek nefesim bile olmuyor.
Suyu içemiyorum. Suyu böyle atıyorsun ama boğazından geçmiyor.
Kafamın üstüne döküp devam ediyorum falan.
Bu arada koştuğumuz pistte yokuş da var, iniş de var.
Dümdüz bir yer değil. Betonda bayağı AVM'ye gider gibi şey yapıyorsun.
Koşunun dönüşünde yokuştan dönüyorsunuz.
Hızlı koşuyorsanız da o yokuş gerçekten yine sizi bir nefesinizi zorluyor.
Tabii yokuş dediğimize bakmıyor.
O kadar büyük bir yokuş.
Ama hep max nabızda olduğunuz için.
Sizin için %3 eğim bile olsa o an baya büyük bir şey oluyor yarış ortamında.
Bizim de dördüncü koşu, bence en kötü koşumuz 4.34.
Ve beşinci olmuşuz burada.
Koşumuz aslında genel tablo olarak bizi ilk üçe taşırmış.
Biraz daha fonksiyonel egzersizleri şey yapsak bence gayet şey olurmuş.
Sonra koşudan geldik, lança.
Ya bence en iyi lunch geçti benim.
Yani şu tabloya bakınca.
Hani o koşucu bacakların gücünü.
Ve Anna ile o kadar konuşmadan organize olduk ki.
Daha önce hiç lunch yapmadık beraber.
Bu arada her şeyi beraber bu yarışta yaptık.
O kadar güzel pastaştık, şey yaptık.
Ya evet sizin yani o ağırlığı değişiminiz vardı bir tane.
Çuval pası var. O kadar sanki bu hareketi daha önce onlarca kez yapmış gibi.
Böyle hiçbirbirinizle konuşmadan anlaşarak ilk defa yaptığınız ve dışarıdan izlemeniz çok güzeldi gerçekten.
Ve orada da gene hakemler var.
Dizin değmesi gerekiyor.
Normal lunchtime değmiyorsun ama burada değmesi de gerekiyor.
Biz o çuvallarla yani gayet güzel yaptığımızı düşünüyorum.
Daha sonra işte 5. koşuya geçtik.
Bu koşuda arttırmışız vitesi.
Gene 4.12'lere çıktık.
Orada da 1. olmuşuz.
Demek ki herkesin şeyi bitti.
Biz bitmedik. Sonra işte asıl en son egzersiz wall ball.
Wall ball'ı ben ilk defa yarışta yaptım.
İtiraf ediyorum. Bu arada ne olduğundan bahset istersen.
Bir tane sağlık topu gibi bir top var.
Bizim 4 kilo. Bizim 6 kilogram.
Onu belli bir squat'la iniyorsunuz.
Sonra Yukarıdaki bir hedefe atıyorsun.
Kalkarak. Aynen kalkarak, zıplayarak atıyorsun.
Ya bir de biz şimdi koşudan birinci geldik.
Ve şey böyle kimse yok.
Ve birinci sıraya geldik.
Orada da bir hakem vardı. Ya ben en ufak bir sıçramayayım.
No rap. No rap, no rap.
Allah'ım yani ve ben ilk defa yapıyorum.
Çok zorlandım. Anama yapıyor falan.
Benim en zorlandığım istasyon Volbol'du.
Buradan ilk defa yapacakları söylüyorum.
Kesinlikle Volbol'u önceden yapın.
Ama ya sonra da alıştım tabii.
Kaldırdım birkaç tekrar da şey yaptım.
Ama bize biraz zaman kaybı yaptı.
Volvo'da da en kötü 12.
olmuşuz orada da. Ne kadar sürdü o?
O 4 dakika 55 saniye sürmüş.
Evet hatırlıyorum. Sizden sonra gelip önce çıkan bir iki grup olmuştu.
Ama olsun.
Ben inanıyorum ki birkaç dakika iyileştirsek ilk üçteydik.
O yüzden güzel bir yarış oldu.
Anna ile de en son o mücadelemiz çok güzeldi.
Evet. Benim de son koşum 4.12 pace'ti.
Ben de volvola geldim.
Ya açıkçası volvola gelene kadar bütün koşuları, bütün setleri zorlansam da böyle bacaklarım da titrese bir şekilde hallettim.
Yani Amazon istasyonu gerçekten çok acımasızdı.
Yani bu volvola hareketini ben de daha önce hiç yapmamıştım.
Yani ikimiz de yarışmada ilk defa yaptık.
Bu ne cesaret. Ama hani dışarıdan bakınca da o kadar böyle atla deve değil.
Hani squat yapıyorsun, yapıyoruz, yapıyoruz.
E kalkıp... Topu işte yukarıdaki gösterilen noktaya fırlatıyorsun.
Topun ağırlığı da 6 kilogram civarında.
6 kilogramcık. Yani dışarıdan böyle yapılabilir gözüküyor ama 75 tekrar.
Ve bundan öncesinde siz zon 5'te yani 4 kez hatta 5 kez 800 metre koşmuşsunuz ve 4 farklı istasyona girmişsiniz.
Hepsinde max nabız.
Nabzınız çok kötü. Yani nefes alma durumunuz falan baya kötü.
Öyle bir durumdayken 75 tekrar bu hareketi yapmanız gerekiyor.
Bu arada ilk tekrarlar yine bir şekilde çıkıyor.
Ben de oraya mesela geldiğimde hani yanımdakilere falan da bakıyordum.
Hani ilk harekette böyle herkes şey ilk atıyorum 20-30 tekrarda herkes yapabiliyor bir şekilde ama böyle 30 tekrardan sonra falan artık gerçekten kollar gitmemeye başlıyor, bacaklar gitmemeye başlıyor ve
hareketi bu sefer bozmaya başlıyorsunuz.
Bozunca da tekrarlar sayılmamaya başlıyor.
Yani orada artık şey hani...
Böyle bildiğin bekliyorsunuz yani topu yere atıp böyle birkaç saniye soluklanıp nefes alıp hani bir iki tane daha sayı yapıp sonra tekrar nefes alma moduna falan giriyorsunuz.
Özellikle son tekrarlarda hani böyle şey değil yani 20-30 tekrar yapıp dinleneyim şeklinde olmadı bizim.
Hani ilk öyle başladık ama son tekrarlarda artık hani 3-5 tekrar yapayım dinleneyim 3-5 tekrar yapayım dinleneyim şeklinde oldu.
Ya benim mesela 6 dakika 55 saniye sürmüş yani sizden bir dakika daha.
Uzun sürmüş. Hani önceki bütün koşularım işte birçoğu 4 dakikanın altında veya 4 dakika civarında.
İstasyonlarımın işte en fazla Grove'da 5 dakika 22 saniye sürmüş kalanlar yine daha düşük.
Ama burada 6 dakika 55 saniye en uzun süreyi burada harcamışım.
Gerçekten benim için de çok zor oldu burası.
Ya bir de şey böyle tribünde tam Volvo'nun arkasında yani.
Yani hadi! Böyle yapıyorlar ya çok yakınlar hani tamam bırakamıyorsun böyle şey psikolojik olarak.
Bence orada kesinlikle doğru yere koymuşlar hareketi.
Çünkü böyle bazı hareketler salonun ortasında kalıyordu.
Hani seyirci biraz uzaktan izleyebiliyordu.
Ama Wall Ball'da böyle bildiğiniz karşılıklı bakışıyorsunuz yapan kişiyle birlikte.
Böyle hani izleyen için çok keyifli bu arada.
Nasıl acı çekiyor, yüzü ne hale gelmiş, nefes alacak hali yok falan.
İşte böyle bırakmayı düşünenler falan var.
O işte tezahürat yapılıyor.
İşte bırakma devam et çok iyi gidiyorsun az kaldı falan.
Yani o etkileşim o seyirci sporcu etkileşimini hani en ihtiyaç duyduğunuz anda bir metre önünüzde de böyle hani onlarca kişi var.
Bu arada hani tanısın tanımasın herkes birbirine destek alıyor.
Öyle bir ortam. Hatta şey hakem bile yani seni bırakmaman için seni şey yapıyor.
Hakemler bile gerçekten bizim tarafımızdaydı.
Hadi bir beş tane daha at falan bile böyle.
Bir de çoğu bırakmanın olduğu istasyon bol bol.
Yani hani burada devamlı tamam.
Düşünsene o kadar şey yapmışsın ve ona rağmen bırakıyorsun.
Yani çok da şey sıkıntılı bir yer.
Ama gerçekten tezahürat, destek ben hatırlıyorum.
İşte biz oradan sonra da finish anına geçiyorsun.
Direkt böyle anlayla sarıldık.
Böyle nefesim namzumuz düştü falan.
Yani çok güzel bir anı paylaşmış, deneyim paylaşmış olduk.
Yani gerçekten ilk defa düşünüyorsanız ben takımı öneriyorum yani.
Evet ya sizin hatta o finish'i geçtiğiniz anı hatırlıyorum.
Böyle el ele gittiniz finish'i geçtiniz birbirinize bakıp böyle bir sarıldınız.
Ben de finish'te bekliyorum.
Ben de geldim sarıldım sonra böyle üçümüz böyle oturup ağlayacağız neredeyse öyle de.
Evet ya gerçekten güzel bir andı ya.
Hani bu çok mücadele verdiğin ve bunun her saniyesine seyircinin de tanık olması bu sporu güzel yapıyor.
Evet benim de en çok etkilendiğim kısımlardan birisi oldu gerçekten.
Hani normalde mesela bir koşu yarışında hani startta ve finish'te görürsün ya da CP'lerde görürsün hani destekçileri genellikle.
Ama burada tüm yarış seyircinin önünde geçtiği için çok daha böyle dinamik bir atıyorum bir basketbol maçı öyledir ya böyle her saniyesi seyirciyi iç içe dolu doludur.
Böyle biraz o tarz böyle bir atmosferi anımsattı bana.
Sonuç olarak benim yarışım böyle güzel geçti.
Herhangi bir sıkıntı yaşamadım.
Güzel, sağlıklı bir şekilde tamamladım.
Toplamda da 39 dakika 42 saniyede bitirmişim.
Kendi kategorimde de yani erkekler kategorisinde 68 kişiden 11.
olmuşum. Benim için gayet güzel bir sonuçtu.
Yani süremden memnunum.
Biz de 40 dakika 03 saniye yapmışız.
Yani sapkırk yapamadık.
Ama şöyle 16 takımdan 6.
olmuşuz. Bence bir iki dakika geriye çeksek.
Daha güzel bir sonuç elde edebiliriz.
Evet siz son Volvo'ları kitinde biraz yavaş kalmıştınız ama normal yani o da.
Kesinlikle daha iyi antrenman yapsak çok daha güzel sonuçlar elde edebiliriz ama geri dönüp baktığımda çok güzel anılar oldu yani paylaşımlar yaşadık.
Bundan da çok mutluyum.
Evet yani düşünüyorum katıl...
Ama iyi ki katıldık.
Yani gerçekten iyi ki bu deneyimi yaşadık diyorum.
Ve çok güzel havalı fotoğraflarımız oldu.
Güçlü yani siyah beyaz formata uygun.
O da güzeldi. Hep seyircinin önünde olduğumuz için de böyle yakın plandan bir sürü kaliteli fotoğraf çekilme fırsatı da oluyor.
Mesela seyirci bir hareketlere gidiyor.
Oradan koşuyor. Hemen koşu alanına gidiyor.
Koşu da bravo. Bir de şöyle bir şey vardı mesela.
Atıyorum şimdi bir hareketten diğer harekete geçiyorsun.
Diğer hareket. Karşı tarafta ama seyircinin karşı tarafa gitmesi için dışarıdan birçok yere dolanıp oraya geçmesi gerekiyor falan.
Böyle mekik dokuduğumuzu hatırlıyor.
Evet. Destek olacağız diye.
Ama güzeldi yani.
Seyirci açısından da çok eğlenceli.
Ben ilk defa bir yarışını izleyebildim Onurcuğum.
Gerçekten. Sen finish line'ını gördün.
Bunlar değerli şeyler.
Evet hatta bu sefer farklı olarak yani ikimiz de birbirimizin finish'ini göreceğiz ve aynı anda bitirmiş olacağız.
Yani hatırladığım kadarıyla böyle beraber finish yaptığımız şey vardı bir.
Ankara Grand Fond'u da el ele bisikletle finish'ini geçmiştik.
O çok unutamadığım güzel bir andı.
Burada da birlikte güzel bir finish olacak.
Ben de öyle umut ediyorum inşallah.
Özetle bizim için bu çok güzel bir deneyim oldu.
Dedik ki ya biz daha fazlasını istiyoruz.
Yani yapmalıyız kesinlikle.
Ama tabii şöyle yani...
Bu bizimki simülasyonda.
5 istasyondan oluşuyor.
Burada 5 istasyon var ve 800 metre koşu var.
Ama gerçek hayroks yarışında bundan çok daha fazlası var.
Hani biz normalde hayroks antrenmanları yapmıyoruz.
Biz daha çok koşu, triatlon antrenmanları yapıyoruz.
Bundan yanında güç antrenmanları yapıyoruz ama hani güç antrenmanlarıyla birlikte yüksek nabızda koşuyu da işin içine soktuğunuzda çok...
Farklı bir şeye dönüşüyor bu.
O yüzden yarışa katılmayı düşünenlerin bu konuda özel olarak antrenman yapması gerekiyor.
Bir de şeyden bahsedelim. Mesela normalde High Rocks'a katılmak isteyenler hep yurt dışına gidiyordu.
Şu an artık Türkiye'ye geldi ve çok yakında biz de katılacağız.
Bence birazcık ondan bahsedelim.
İstasyonlar neler? Ne kadar koşu var?
Takımlar hangi ağırlığı kaldıracak?
Biraz ondan bahsedelim. Evet istersen önce High Rocks yarışının yarış simülasyonundan farkları neler?
Oradan başlayalım. Fark olarak aslında simülasyonda 5 istasyon yaptık.
5 koşu yaptık. Şimdi ise 8 istasyon ve 8 koşu var.
Koşular 800 metre yerine 1 kilometre.
Ve 3 tane yeni istasyonumuz var.
Burada sled push, sled pull ve farmer's carry.
Tabii biraz şimdi biz double mix de yapacağımız için ağırlıklar da biraz artıyor.
Mesela sled push...
Tabii senin için artıyor değil mi? Normalde erkek kategorisiyle aynı.
Evet evet erkekte ben de bir şey on.
Pro kadın seviyesinde yarışacağım.
Yani yarışmaya çalışacağım inşallah sakatlıkla.
Sled push 50 metre.
Kızak itme. Biz burada 152 kilogram iteceğiz.
Ya şöyle söyleyeyim ben bu Selin Hoca ile çalışırken ilk bir 50 kilogram 50 küsur kilogram itme vardı kızak.
Onu yapmaya çalışmıştım.
Ya ilk o dört bacaklı kıza iterken hareket ettiremedim yani.
Bunun bir triği var.
Şimdi ben biraz da yukarıdan tutuyormuşum.
Senin aslında tutuşunla alakalı.
Güçten ziyade tutuştan alakalı.
Şöyle ağırlık merkezinin üstünde paralel olmayacak şekilde ağırlık merkezine uyguladığında kuvvetin bir bölümü yere doğru gidiyor aslında.
Eğer ben böyle biraz daha alçaktan tutup yani ağırlık merkezine paralel bir şekilde uyguladığımda akıyordum gidiyordum.
Yani bunu da şu an o şekilde yapabileceğimi düşünüyorum.
İster istemez illa ki ağırlık merkezinin üstünde kalmak zorundasın ama hani olabildiğince.
Ellerle aşağıdan tutup kavrayıp.
Uygun pozisyona elini kolunu uygun pozisyona koyup doğru.
Paralellikte. Mümkün olduğunca paralel şekilde ittirmeye başladığında çok daha akıcı olduğunu hissediyorsun.
Böyle ilk bir hareket ettirememiştin hatırlıyorum.
Böyle şaşırdım falan hatta.
Sonra kafanda oturttun olayı.
Sonra bir hareket ettirmeye başladım.
Neredeyse böyle koşa koşa.
Selin hocası da şey diyor zaten.
Şimdi anladım falan. Aynen.
Gerçekten bir anlamak gerekiyor.
Yarıştan önce deneyin.
Hatta sayfasında da yazıyor.
Yani bunu önceden antrenman edindi.
Aynen. Bunu bir denemeniz lazım.
Sled pull dediğimizde aynısını halatta çekiyoruz.
Bir de farmer's carry var.
Onda da sağ ve sol elimize ağırlık alıp.
Hızlı koşar adımlarla ilerliyoruz.
O da 200 metreydi galiba değil mi?
Aynen 200 metre ve 24-24 iki tane kilo olacağız ağırlık.
Ya bence bunu yapabiliriz yani.
Ben alışveriş poşetlerini gayet güzel taşıyorum tabii ama hiç 200 metre taşımadım.
Bakalım nasıl olacak.
Ya tabii bunun da antrenmanını yapacağız.
Evet dışarıdan bakınca diğer hareketlere göre daha kolay geliyor ama muhtemelen omuzlar iyice...
Tabii canım. Ama yine de daha kolaydır.
Yani bir burpee hareketinden veya bir lunge hareketinden daha kolaydır.
Ama tabii 6. hareket olması etkili olabilir.
Ve 200 metre yine az değil.
Mesela bol bol da 75'den 100'e çıktı bu sefer.
Sana güveniyorum Onur.
Yapabilirsin. Evet biz orada anı yaşayacağız.
Keyif almaya bakacağız.
Gerekirse dinleneceğiz falan.
Aynen. Bakalım.
Yani dediğim gibi bizim için önemli olan...
Kısa katlığı hani ilerletmeden herhangi bir sıkıntı yaşamadan zaten ona göre hareket paylaşımını yapacağız.
Çoğunlukla sen yapacaksın.
Aynen. Arada soluklanacağım diye.
Ben bir iki ilerletirim bir şeyler yaparım.
Duruma bakarız ya olmazsa bırakırız yani.
Sonuç olarak önemli olan bizim için oradaki ortam ve atmosferi yaşamak.
Bunu deneyimlemek. Yani ilk defa Türkiye'ye geliyor.
Biz de bunun bir parçası olmak istiyoruz o yüzden.
Ve son olarak bu HiROX yarışının teknik briefingini izledik biz.
Şimdi yarışa katılacak olanlar için onlarla ilgili önemli gördüğümüz şeylerden biraz bahsetmek istiyoruz.
Evet. Bir de biz double katılacağımız için o paslaşmalar da önemli.
Orada nereye dikkat etmeliyiz.
Onu öğrendik. Hızlıca şöyle üzerinden geçecek olursak.
İlk başta kola numara yazılıyor ve ayağa çip takılıyor.
Evet. Ya çip demişken benim bu race simulation'da başlamadan önce çipi kaybettim.
Yani çantamdan düşmüş sanırım.
Böyle gittim. Görevlilerin yanına çipi kaybetti falan zar zor ayarladılar bir tane şey.
Sonra çipim bulunmuş başka bir yerde de yani burada kaybedersem ne olacak bilmiyorum.
Evet tabii son dakika kaybedince biraz stresli oluyorsun.
O yüzden böyle direkt aldığın gibi ayağa takmak lazım.
Aynen direkt ayağa takmak lazım.
Hatta sen bir kere triatlonda da kaybetmiştin galiba son dakika.
Evet sonra da kaybettim. Orada yine bir aksan yaşamıştım.
Orada ama parayla satıyorlar yani kaybettiğinde.
Cezası aldım sonra sen çantada bulmuştun.
Aynen buldum çok şükür.
Sonra dalga startla başlıyor yani farklı zamanlarda grup grup başlıyor ve herkesin başlayacağı grup belli.
Başka bir grupla başlamak diskalifiye sebebi.
Ona dikkat etmek gerekiyor.
Bir de şey kulvar var hızlı kulvar.
Orada da 4 pace altındakiler için.
Hani eğer 4 pace'nin üstünde koşacaksanız hani diğer kulvar.
Yani koşuş sırasında ikiye ayırmışlar hızlı grup ve yavaş grup şeklinde.
Sonra şey önemli turların sayımından hangi istasyonda kaldığınızdan siz sorumlusunuz.
Orada bir... Ekran da oluyormuş oradan takip edilebiliyormuş ama hani dikkatli olmak gerekiyor.
Yani yanlış istasyona girmenin de penaltısı var.
Yani 3 dakikalık bir cezası var.
Hatta tekrar yanlış yaptın artık diskalifiye oluyorsun.
Evet. Bir de su veya işte bir şeyler yemeği orada istasyonlar var.
O istasyonlar dışında mesela bir destekçinizden alamıyorsunuz.
Evet destekçilerden su içecek almak yasak.
Onun dışında...
Bir de şeyi de öyle söyleyeyim önemli.
Yere tükürmüyoruz. Tükürmenin cezası iki dakika.
Muhtemelen bunu dinleyenler zaten tükürmez de yine de kurallarda yazıyordu söyleyelim.
Yan yana koşacağız.
Ne arkada ne önde.
Yan yana koşuyorlar.
Double'lar da özellikle bu.
Son hareketleri hızlıca geçersek.
Aynen. Skiyork'ta mesela işte makinenin ipini elden ele vermek yok.
Yani bırakıp tamamen eski haline geldikten sonra hemen değişip.
O şekilde geçiş yapıyoruz.
Evet ve iki ayak da makinenin üstünde olacak.
Oradaki tabloda olacak. Bin metre bitince de eli kaldırıp hemen hakemi çağırıyoruz.
Slap push da diğer eşin arkasında gelecek.
Yani diğerleriyle çarpışmadan.
Biraz dar çünkü oradaki platform.
Ve 12,5 metre itiyorsun.
Sonra tekrar 12,5 metre.
Orada şey önemli. Çizgi var.
Çizgiyi o ittiğiniz kızak tamamen çizginin diğer tarafına geçmeli.
Ondan sonra arkasına geçip tekrardan diğer tarafa doğru itiyorsunuz.
Aynen. Slat pull'da da mesela şey demiş bizim not almışız.
Hep ayakta olacak.
Yani oturmak yok. Arkada dinlenen kişi ve ipi çeken kişi herkes ayakta bekliyor olacak.
Aynen. Sonra çektiğiniz ipin hani çektikçe arkada kalan kısımlar oluyor.
Onlar çizginin dışına diğer...
İnsanların, diğer yarışmacıların olduğu kulvarlara taşmamalı.
Bunlar önemli. Belirli bir alan var zaten.
Ayaklarında o çizgi geçmemesi lazım.
Bu alanda kalmak gerekiyor.
Ya da önüne geçmemesi gerekiyor.
Burpee'de çizgiden önce ellerimizi koyuyoruz ve direkt zıplamayla başlamıyoruz.
İlk başlangıcı söylüyorsun.
İlk başlangıçta çizginin arka tarafında eller.
Beyaz çizginin önünde elleri koyup yatıyoruz.
Yatıyorum, göğüs yere değiyor.
Kalktıktan sonra sıçırıyorum.
Yani o şekilde ilerliyorum.
Ve çift ayak zıplama olacak yani tek ayak değil.
Evet eller de ayaktan 30 cm'den daha fazla ileride olmuyor yatarken.
Aynen yani 25 olur o zaman.
Yani oralara hedeflemek lazım.
Hakeme göre. Bir de mesela burpileri değişeceğiz.
Hakem elini koyuyor.
Yani o elinin arkasında atıyorsun.
Evet o sınırı geçmeden başlamak gerekiyor.
Evet, bitişte ayakların çizgiyi tamamen geçmesi lazım.
Eğer tam çizginin üstünde biterse bir tekrar daha yapmak gerekiyor.
Aynen. Sonra küreğe geçelim, roll.
Orada da bu ayaklarının oturuşunu, ayarını kendin yapıyorsun.
Sana eşin yardım edemiyor.
Yani orada penaltıya giriyor.
Sonra farmer's carry var.
Burada da partner yine arkadan takip ediyor.
Evet. Ağırlıkları elden ele vermiyoruz.
Ağırlıkları yere koyuyoruz.
Yerden diğer partner alıyor.
Bir de tamamen bittiği zaman bu ağırlıkları bırakınca yan düşebilir.
Onları düzeltip düz koymak gerekiyor.
Yoksa bu bile bir penaltı.
Evet. Sonra lunge'a geçelim.
Sen back lunge'da da orada ağırlıklar var.
Çuvallar var işte. Kendi doğru ağırlığını seçmen lazım.
Bizimki mesela 20 kilogram.
Bu benim sorumluluğumdaymış.
Evet. Ve iki...
Omuzu da aynı anda taşıyoruz.
Böyle tek omuzda falan farklı şekilde tutamıyoruz.
Ayrıca her adımı attığımızda da dizler mutlaka yere değmeli.
Aynen. Bir de şeyi de söyleyelim.
Hani burpide de yok o. Mesela 12,5 metre yapıyoruz ya.
Geçişlerde lunge atmamıza gerek yok.
Orada normal yürüyüp tekrar çizginin başında lunge ile başlıyoruz.
Evet. Sonra bol bol kaldı.
Burada da şöyle bir...
Kural var hani topu hedefe fırlattıktan sonra istersek topu kucağımıza yakalayıp tekrar devam ediyoruz.
İstersek bırakabiliriz top yere düşebilir dinlenebiliriz yerden alıp tekrar devam edebiliriz.
Ama şey top sekmemeli yani sekmesi durması lazım.
Topu böyle yere sektirip tekrar alıp devam edemiyoruz da yerde durması lazım.
Bir de değişim konusunda da elden ele verebiliyoruz ya da yere düşen topu eşimiz alabiliyor.
Ama şey yok ben topu duvara çarptırdım.
Dönen topu sen havada yakalamış şeklinde yok.
Güzel olmuş ama yok.
Yere düşmesi gerekiyor.
En sonda da el ele tutuşup finale gidiyoruz.
Evet. Yani bizim aklımızdakiler söyleyeceklerimiz bu kadar yarışıyla ilgili.
Evet ilk Hayroks yarış simülasyonu deneyimimiz de böyleydi.
Hayroks yarışından sonra da onunla ilgili yine bir bölüm yapmayı planlıyoruz.
Bizlere... Koşver Gitsin.
Gülünle Koş ve Onurla Koş Instagram hesabından ulaşabilirsiniz.
Aynı zamanda Spotify ve Apple Podcast'ta bizleri takip etmeyi unutmayın.
Yeni bölümlerden haberdar olmak için de mutlaka takipi alın.
Sonraki bölümlerde görüşmek üzere.
Hoşçakalın. Sporla kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
