
Türkiye’de ilk defa düzenlenen HYROX İstanbul’a katıldık. Diz sakatlığına rağmen yarışmak nasıldı, en zor istasyon hangisiydi ve bir daha yapar mıyız? Hepsi bu bölümde.
Koşu ve fonksiyonel antrenmanın birleştiği HYROX’u merak edenler, katılmayı düşünenler ya da yarış gününü bizimle yeniden yaşamak isteyenler için dopdolu bir bölüm.
Koşver Gitsin başlıyor!
Instagram:
https://www.instagram.com/kosvergitsin
https://www.instagram.com/gulinlekos
https://www.instagram.com/onurlakos
Reklam ve işbirlikleri için:
kosvergitsin@gmail.com
Kısımlar:
(00:00) Giriş
(05:00) Yarış Günü
(08:50) Start
(11:32) SkiErg (1000m)
(12:41) Sled Push (50m)
(13:57) Sled Pull (50m)
(16:54) Burpee Broad Jump (80m)
(20:05) Rowing (1000m)
(21:45) Farmers Carry (200m)
(23:16) Sandbag Lunges (100m)
(25:20) Wall Balls (100 reps)
(26:20) Finish
(30:24) 2. Gün
Transkript
Herkese merhaba. Koşvergis'in podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Gül'ün. Ben Onur.
Bu bölümde size Hyrox İstanbul yarışından bahsedeceğiz.
Türkiye'de ilk defa düzenlendi.
13-14 Şubat'ta biz de katıldık bu yarışa.
Double Mix kategorisinde Onur'la beraber.
Ve bu yarışta ben biliyorsunuz ki diz sakatlığım vardı.
Biraz riskli bir durumdu.
Katılmasam daha iyi olurdu ama dayanamadım ve katıldım.
İşte bu yarışta hangi hareketleri yaptım, yapamadım, koşu nasıl geçti?
İlerleyen dakikalarda bahsedeceğiz.
Evet Gülin, Hyrox'ı ilk defa duyanlar olabilir.
Bir de ondan da bahsedelim. Tabii.
High Rocks aslında koşuyla fonksiyonel egzersizin birleştiği bir yarış formatı.
Daha yeni bir format yani Türkiye en azından yeni geldi.
Bundan önce High Rocks yarışları yurt dışında düzenleniyordu.
İlk defa İstanbul'da düzenlendi.
Bu fonksiyonel egzersizler 8 tane.
Bu fonksiyonel egzersizi yaparken arada da 1 kilometre 1 kilometre koşuyoruz.
Yani toplamda 8 kilometre koşmuş oluyoruz.
Evet geçen sene İstanbul'da düzenlenen HiROX simülasyonuna biz de katılmıştık.
Hatta onunla ilgili bir podcast bölümümüz de var.
Dinlemediyseniz onu da dinlemenizi tavsiye ederiz.
HiROX yarışına geçmeden önce, önce bir HiROX'a nasıl hazırlandık, hangi antrenmanları yaptık ondan bahsedelim.
Buna bahsetmeden önce de ben şey de bir söylemek istiyorum.
HiROX yeni bir format olduğu için bu yarışa spesifik olarak hazırlananlar da vardı ama birçok katılan sporcu ise...
Kuşucu veya triatlet veya crossfitçi.
Bu şekilde farklı branşlardan katılan sporcular da oldu.
Onların da kendi alanlarında özel hedef yarışları branşlarına göre hazırlanırken bir de off sezondan çıktıktan sonra güzel bir yarış oldu aslında kendilerini görmek için.
Birçok Hierox'a hazırlananlar da kendilerini burada görmüş oldu.
Yurt dışındaki formatla İstanbul'daki format aynı olduğu için ya gerçi her yerde ki format aynı olduğu için bu Hierox'un aslında sizin gelişiminizi takip etmek açısından da güzel bir olanak sağlıyor.
Evet biz de aslında diğer branşlarda antrenman yaparken Hierox'a katılan kesimden biriyiz.
Özel olarak Hierox'a çok fazla hazırlanmadık ama bir iki işte simülasyon denememiz oldu.
Bazı kendi güç antrenmanlarımıza ufak tefek eklemelerimiz oldu biraz daha yarışı desteklemesi açısından.
Aslında yarışın tarihi de çok güzel.
Hani atıyorum yıl içindeki birçok hedef yarış var.
bunlara yakın bir yarış olsaydı biraz daha zor olabilirdi katılmak için.
Ama tam böyle bir hani off sezon çıkışı hani herkes zaten işte güç antrenmanlarına yoğunlaşmışken biraz daha off sezon geçirmişken daha sezon tam anlamıyla açılmadan bu yarışa girmek hani güzel
bir tecrübe oldu. Kesinlikle mesela tarihi dediğin gibi çok güzel.
Bence birçok bu kendini denemek için girenler yaptıkları süreleri bu sene seneye off sezonda iyice bir high rocks antrenman bazında çalışıp daha iyi yapabilir.
Buna hedef olarak koymuş olabilirler bizim gibi.
Evet biz neler yaptık ek olarak onlardan bahsedelim.
Kendi antrenmanlarımıza aslında basit eklemeler yaptık.
Mesela güç antrenmanlarımızda işte squat ve benzeri türevlerini zaten yapıyoruz ama mesela wall ball yapmıyorduk.
Wall ball ekledik işte biraz daha işte row hareketlerini ekledik işte lunge ağırlıkla yapmayı ekledik gibi gibi böyle high rocks.
hareketleri barındıran setler ekledik yani antrenmanlarımıza.
Ama şey yapmadık yani koşalım bol bolo yapalım hani koşalım değil de güç antrenmanımızda o hareketleri yapıp sonra kendi kuş antrenmanlarımızı yaptık.
Evet sadece bu High Rocks yarışından iki hafta önce O'People'da bir High Rocks simülasyonu yapılmıştı.
Hatta Özgür Tetik sunmuştu o yarışmayı da.
Ona katıldık. Yarışma dediğim aslında antrenman gibi bir şeydi.
O iyi oldu bizim için. Tam iki hafta önce hani bir Tekrar bir kendimize deneme şansı yakaladık.
Aslında oraya da biz Gülin'le birlikte katılacaktık.
O şekilde de kayıt olmuştuk ama sonra son gün bundan vazgeçtik.
Ben tek katıldım.
Çünkü birazcık riskli bir durum.
İki hafta kalmış yarışa.
Aslında denemek de istiyorduk yapabilir miyim yapamaz mıyım ama eğer denerken bir şey gelirse başıma gerçek yarışta yapamayacağım.
O yüzden dedik ki hiç riske atmayalım.
Gerçek yarışta ne olacaksa görelim dedik.
Evet zaten yarışı da daha önceki bölümde de anlattık.
Hani bamgüm yarışalım şeklinde değil de sağlıklı bir şekilde sakatlığımızı bir zarar gelmeden deneyim olarak görerek o şekilde atlatalım diye düşünmüştük.
Aynen. Zaten sen yarışırken de ben de sonrasında birkaç denemeler de yaptım.
Güzel oldu. Benim o simülasyon yarışımda güzel geçmişti.
İyi bir antrenman oldu. Orada 6 hareket vardı.
Gerçek High Rocks'tan sadece 2 hareket eksik.
Birisi Farmer's Carry. O zaten en basit hareket.
Birisi de Sled Bull hareketiydi.
Kalan hareketler orijinal yarıştaki ağırlıklarla ve tekrarlarla aynıydı.
Aslında yani orijinal yarışa baya yakın bir antrenmandı.
Kilometre de aynı. Evet.
Ben orada 1 saatte bitirmiştim.
Güzel bir antrenman oldu. 2 hafta sonra da bu yarışa katıldık.
O zaman yarış gününe geçelim.
İstanbul Fuar Merkezi'nde yapılmıştı yarış.
Ulaşım ve otopark açısından da bir sıkıntı yoktu.
Yarışa biz cuma günü gittik.
Yarışımızda 16.50'deydi.
Yarış saati biraz garipti.
Sanırım cuma yapılması sebebi de yurt dışından çok fazla gelen oldu.
Yani çok yabancı olduğu için.
Sanırım cuma cumartesi yarışları yapıp pazarda bir İstanbul'u gezsinler anlamında yapmışlar.
İlk defa cuma yarıştık çünkü.
Bilmiyorum evet muhtemelen o şekilde yaptılar ama yine de cuma biraz ters olsun tabii bizim için ama.
Yarıştan biz yine bir buçuk saat önce civarı geldik oraya.
Atmosfer güzeldi dediğin gibi çok yabancı vardı.
Yani herhalde yarısından çoğu yabancıydı gözlemlediğim kadarıyla ilk günde.
Biz de ilk böyle girdiğimizde hemen bir yarış alanına gidelim dedik.
Çok da büyük bir yer. Ve izleyicileri de çok güzel organize ediyorlar alanlara.
Yani her alanı yani her istasyonu her izleyici görebiliyor yan yana yapmışlar.
Böyle koşu parkurunda bekleyen görevliler vardı.
Bekliyorsun yolu açıyorlar.
Koşucular diğer taraftan geçiyor.
Sonra diğer yolu açıyorlar.
Böyle böyle yani çok güzel organize etmişler.
Evet gerçekten izleyicilerin sporcularla iç içe olması çok güzel.
Yani o ortamı ben çok beğendim.
Girdiğimizde böyle yani müzik sesleri.
Evet müzik de çok iyiydi. Evet her yerde başka bir egzersiz başka bir alet var.
Her birinde ayrı sporcular aynı anda yarışıyor.
Yani herhangi bir anda herhangi bir harekette yarışan kişileri izleyebiliyorsunuz.
Orada izleyici olmak da çok keyifliydi.
Ya bir de gerçekten böyle formda kişiler gelmiş genellikle.
Böyle yani her yerde Sixpack'ler havada uçuşuyordu falan.
Baya güzel formdaydı yani herkes.
Bir de güzel de giyinmişler.
Böyle takım yapanlar aynı renk giyinmiş bizim gibi.
Evet. Güzeldi bence.
Sonra biz de alana geçtik.
Böyle bakalım dedik tanıdık var mı kimler yarışıyor.
Hatta alanda Özgür Hoca ile Tuba Hoca'yı gördük.
Evet Farmers Kerideler'di.
Hatta Özgür Hoca orada U dönüşünü yaparken böyle tersten dönerek falan yaptı.
Hoşuma gitti. Ben de uyguladım sonra o dönüşü.
Sonra hatta bizim yarışa da artık az kalmıştı.
Öyle sağa sola bakınarak artık ısınma alanına geçtik.
Çantaları falan teslim ettik.
Çantaları teslim ettik.
Isınma alanı bayağı güzeldi ama değil mi?
Bütün hareketler ısınma alanında mevcuttu ve yeterli alet vardı.
O an çok kalabalık değildi bizim en azından bizim grup için.
Farmskerilerdeki taşıyacağımız ağırlıklar her kategoriye göre vardı.
Bol bol alanındaki toplar vardı.
Hem skirtler vardı.
Gerçekten ısınma alanında da ilk defa bu aletleri yapacaksanız ısınma alanında denemek de güzel olabilir yani.
Evet orada biz de tabii son kontrolleri yaptık senin açından.
Dizde bir sıkıntı var mı?
Hangi hareket nasıl oluyor?
Tekrar ufak bir kontrol ettik.
Evet ben de önce güzel bir ısındım.
Ondan sonra...
Ben de tek tek hareketleri azar azar denedim.
Hatta şey Slatpool'da şey oldu.
Tam ipi çekeceğim ip düğüm olmuş.
Ben çektiğim anda hop yere düştüm falan.
Onur geliyor dizin ne oldu dizin falan.
Daha yarışmaya başlamamışız.
Orada bir korktum ya dizinin üstüne mi düştüm falan diye.
Bir de hareketle ilk defa denemiştim.
Ben de böyle sinirlendim.
Kim düğüm yapmış bunu falan diye.
Gereksizdi. Aynen yarış öncesi bir stüdyoda gergin dakikalar.
Aynen sonra işte bir sıkıntı olmadı Allah'tan şey yaptım.
Sonra diğer hareketleri denedik.
Evet sonra starta geçeceğiz.
Tam 3 dakika mı vardı?
Ben bir fark ettim parmağımda yüzük kalmış.
Böyle 3 dakika falan kala.
Hızlıca sonra drop back'e gidip yüzüğü bırakıp geri geldik.
Evet her şeyimiz action'lar.
Kaç karda batonlar.
Son dakika. Son dakika yüzük bırakma.
Seviyoruz action'ları. Bizim normalimiz.
Sonra 1 dakika kala herhalde.
1 dakika kala.
Start alanına girdik.
Ya orada şeyden bahsetmek istiyorum.
Start alanı güzeldi.
Şöyle start alanı dediğim.
Bir yer var. Bir böyle branda kaplı bir kabin gibi bir yer yapmışlar.
Böyle içeriye atıyorum 20-30 kişi aynı anda başlayacak kişiler giriyor.
Ama böyle brandanın arasından giriyorsun içeri.
Sağ, sol, yukarı, aşağı, arka her taraf kapalı.
Sadece hani start alacağın kısım açık.
Ve o kapalı alan işte orada böyle müzik çalıyor.
Ekranlarda bir şeyler oynuyor.
Hani sağında solunda start alacak insanlar.
Eşliysen eşinle birlikte yan yanasın.
Ve şey hani atıyorum AVM'de böyle gezerken bir anda sinema alanına girince garip bir ortam hissi oluşur ya.
Hani onun gibi bir şey oldu. Böyle çok geniş bir alandaydık.
Bir anda böyle brandadan girdik.
Start alanındayız kutu gibi müzikler.
Geri sayım vardı. Geri sayım aynen ondan geriye sayım falan.
Yani güzel bir havaya soktu yani beni start.
Ben de saatlerimizi ayarladık.
O an böyle hani o startta şeyi hatırlıyorum.
İyi ki buradayım çok güzel bir deneyim olacak.
Onu orada hissettim yani.
Zaten ona benim gözümün içine bakıyor.
Koşacağız mı yürüyeceğiz mi? Evet ondan yani şöyle bahsedelim aslında.
Az önce biraz bahsettik ama.
Şimdi senin hani diz sakatlığından dolayı haftalardır koşmadığını biliyoruz.
Ama yarıştan hani önce aslında denemek de istiyoruz.
Fakat şöyle bir risk var. Denersek ve denedikten sonra ara olursa bu sefer yarışa katılman iyice riske girecek.
Hani hiç denemezsek yarışa kadar daha çok iyileşebilir.
Ama yarışta da ne durumda olacağını bilmiyoruz.
Aslında katılmamak en güvenlisiydi ama.
Gönüllü ferman dinlemedi yani.
Ama olsun ben yani hiç pişman değilim.
Yani şu an çok şükür bir ağrısız olmadı.
Yani buzlarla hallettim ama oradaki o adrenalin mi desem şey mi?
İlk böyle start aldık başladık.
Zaten biraz arkalara yerleştik.
Yani ayaklar gitti Onur yani.
Hiç böyle Onur soruyor böyle her iki dakikada bir.
Dizi nasıl? Geliyor koşuyoruz dizin iyi.
Koş o zaman. Çünkü bilmiyoruz.
Biz normalde şey konuşmuştuk.
Muhtemelen yürü koş falan yaparız.
Yürürüz dizinde ağır olursa.
Hiç böyle 8 turun 8'inde koşacağımızı ben düşünmemiştim.
O bir sürpriz oldu bizim için. Ama bak hepimiz koşuyoruz.
Herkes koşuyor. Yani ben orada yürüyemezdim.
Seni zaten birazcık tanıyan bir insan.
Gazla çalıştığım ağızlar gibi.
Evet yarış atmosferinde biraz zaten öyle şeyleri de daha az hissediyor tabii insan da.
Bir de şey ilk koşu biraz daha uzundu bence.
6 dakikada koşmuşuz.
Ve direkt oradan ski örge geçtik.
Bu arada skewer hareketi şu şekilde iki adet ipi yukarıdan tutup böyle aşağı doğru çekiyorsunuz.
Dışarıdan bakıldığında da sanki kayak batonlarını itiyormuşsunuz gibi bir görüntü oluşuyor.
Onur sen başlamıştın skewerde böyle aramızda şey diye paylaştık hani 200-150.
200-150 o tarzda paylaştık.
Orada aslında biraz şey göre performansa göre gittik.
Aynen. Nasıl hissediyorsak ona göre.
Yaklaşık 150-200 arasında değiştik.
Aynen oldu. Güzel rahat geçti bizim için.
Evet 4-25 dakikada tamamlamışız.
Sonra ikinci koşuya geçtik.
İkinci koşuda 4 dakika 52 saniye sürmüş.
Ya ben orada şoktayım hala.
Hani ben böyle yürü koş yapacağız falan diye geldim.
böyle adım başı soruyorum. Gül'ün iyi misin?
Dizinde bir şey hissediyor musun? Çünkü biliyorum Gül'ün böyle gaza gelip işte hissetse de hissetmiyor olabilir o an falan diye.
Ama sürekli sen iyiyim.
Bir sıkıntı yok. Gayet iyi falan dedin.
Böyle yani 5 pace'in altında falan ineceğimizi hiç düşünmüyordum yani ben.
Hani en iyi ihtimalle 6.5-7 pace'ler falan diyordum ama yine güzel yani böyle 5-30 pace civarında falan ortalama olarak koşulları hallettik.
Sonra 50 metre sled push hareketine girdik.
Sled push hareketi ise üzerinde ağırlık olan bir kızığı itme hareketi.
Bizim kategorimizdeki ağırlık ise 152 kilogramdı.
Bu hareketi ben yaptım tamamen çünkü dize biraz yük bindiren bir hareket.
Tam böyle ben benim molalarımla Gül'ün böyle itmeye yeltense de ona müsaade etmedim.
Şey gibiyim böyle salıncak sırası bekleyen çocuklar var ya.
Gül'ün aynen ben de yapayım ben de iteyim falan.
Ben de itebilirim falan. Ben hayır hayır deyip onu kenara çekiyorum.
Bir yandan soluklanıyor bir yandan beni itiyor.
Aynen fazla da soluklanmıyorum.
Çok durursam dayanamayıp itecek çünkü.
O yüzden ve fazla mola vermeden hani zaten...
12,5 metreydi.
Git gel yapıyorduk. Hani toplam 4 tur atmış oluyoruz.
Yarım yarım. Onu ne kadar süredi?
1 dakika 51 saniyedeymişiz zaten.
Aynen. Bir de ağırlıklar da 152 kiloydu yani.
Şey ağırlık. Normal erkeklerin ağırlığı.
Evet kadınlar için pro ağırlık aslında bunlar.
Sonra 3. koşuya geçtik.
Tabii ben dinlendim sen yaparken.
Gayet onda da 4 dakika 53 saniyede koşmuşuz.
Benim gene ayakta bir sıkıntı yok.
Her tur yoklaya yoklaya gidiyoruz bir sıkıntı var mı yok mu diye.
Sonra sled pull hareketine girdik.
Bu halatla çekiş hareketi.
Orada hatta bir tane penaltı yedik.
O da aslında bir kutu veya çizgi içerisinde o halatı çekmen gerekiyor.
Arka çizgide ben ayağımı koydum Onur çizgiyi geçmesine ama sanırım ön çizgiye senin ayağın bastı orada gördü sanırım.
Ya şimdi hareketi yeni yapıyoruz.
Bir de teknik olarak da şu şekilde yapıyorum.
İki elimle halatı tutuyorum.
Vücut ağırlığımı arkaya doğru atıyorum.
Ve ayaklarımla geri geri yürüyorum.
Yani aslında ayaklara biraz iş yaptırmış oluyoruz.
O da 102 kilogram mıydı?
Aynen 102 kilogram. Aşağı yukarı öyle bir şey de var.
Bir de çok sık sık aldılar bizi.
Halatlar çok birikti alanda.
Evet sen bir taraftan arkada halatlar birikiyor.
Çünkü geri geri yürürken halatlara basıyorum.
2-3 adımda bir bitiyor falan.
Yani ilk defa da yaptığımız için biraz şey oldu bizim için.
Orada bir hengame oldu. Ben farkında değilim.
Çizgiye basıyormuşum.
Hani arkadan işte hakem gelmiş bir şeyler sen bir şeyler diyorsun falan.
Ben duymuyorum falan sizi.
Ben o sırada halatla çekmeye çalışıyorum.
Hatta fotoğraflarda şey çekmişiz böyle sen ben çizgiye basmayayım diye ayağını siper etmişsin.
Hani daha geriye basamayayım falan diye.
Ama benim haberim yok arkamda neler döndüğünden falan.
Orada bir işte hakem geldi fotoğrafı çekti falan bir penaltı yedik.
Hatta orada baya moralim bozuldu.
diye aklımda kalmış benim.
Hani oradaki o penaltı 2 dakika diye aklımda kalmış.
Orada diyorum ya birkaç saniye daha erken yapacağız diye kendimizi hani zorluyoruz.
2 dakika yedik falan diye moralim uzuldu.
Sonradan aslında 15 saniyeymiş o bitince öğrendik.
5 böyle koşudayız.
Onlar durmaya başladı.
Su içiyor falan diyorum.
Hadi koşalım. Biz yedik iki dakika.
İki dakika yedik zaten artık ne oluyor?
Sanki şey yani. İlk üçe yarışıyoruz da iki dakika.
Ben ikna ediyorum seni.
Hadi gel koşalım. Eritiriz koşuda falan diye.
Orada şeyi de karıştırdık bu arada.
Şöyle normalde işte tam karşıya çektiğimizde orada bitiyormuş.
Çıkışı orada. Ya şimdi de şöyle bir Lego gibi yapmışlar.
Labirent gibi. İşte harekete bir yerden giriyorsun, bir yerden çıkıyorsun.
Kafa karışıyor biraz. Mesela skewer hareketinde de bitirdik hareketi.
Ben zannediyorum geldiğimiz yerden geri gideceğiz.
Meğer diğer taraftan çıkıyormuşuz.
Orada Allah'tan hakeme sordun o an.
Ben terse gidiyordum yoksa.
Burada da bitirdik.
Yine geldiğimiz...
tarafın hattından dışarı çıkacağız zannediyorum.
Hani karşıya geçtik sonra hakemler bir daha dedi karşıdan sonra bir daha karşıya geçtik.
Böyle bir koşturmaca geçti.
Aynen. Bir penaltı da orada yemiş gibi olduk yani.
Aynen. Ve şey var bir de sonradan şimdi dördüncü istasyon Burpee.
Ya ben de şeye güveniyorum.
Burpee'de artık yapacağım hareketi.
Onları dinlendireceğim. Ve şey koşuda girmeden önce bir jel atayım.
Hani Burpee'de kullanırım diye düşündüm.
Bir yarışa başlamadan önce jel aldım.
Bir de burpee istasyonuna gelmeden önce jel attım.
Burpee'de de bence iyi geçti burpee.
Hareketler hiç dizimi zorlamadı gayet.
Mesela sıçradım.
Sıçradıktan sonra hani dizimi çekerken sağ dizime yük verdim.
Solu hiç şey yapmadım.
O yüzden benim açımdan rahat geçti burp.
Yani yarısını yaptık. Benim açımdan da rahat geçti.
Onur zaten böyle şey gülerek burp yapıyor falan.
Böyle bir tane videosu var.
Yapıyor burp'i. Sonra ellerini kaldırıp o kadar mutlu ki dinlendi yine yani.
Benim de artık ona yardımcı olmam.
Çünkü ikinci ve üçüncü hareketi çoğunlukla ben yaptım.
Sen yaptın. Sonra burpee'de evet birazcık dinlenmiş oldum ve burpee tahmin ettiğimden çok daha kolay geçti benim için.
Hızlı aktı geçti aynen. Hani evet ya orada bir 5-10 saniye soluklanmak bile o kadar etkiliyor gerçekten.
3 dakika 8 saniyede yapmışız burpee'yi.
Evet burpee'den önceki koşuyu da...
5.43 ile koşmuşuz.
Burpee'den sonra da 5.31 ile koşmuşuz.
İkinci ve üçüncü tıra göre bir tık daha yavaşlamışız burada.
Yavaşladık. Aynı zamanda biraz da böyle Gül'ün sessizleşti.
Böyle normalde konuşuyoruz hani yan yana.
İşte o an hani o atmosferi yaşıyoruz falan.
Hani zaten çok da hızlı koşmuyoruz.
O yüzden hani koşullar bizim için öyle rahat geçiyordu.
Sonra birden baktım Gül'ün...
Böyle hiç konuşmuyor. Bir şey soruyorum falan böyle kısa kesiyor cevap vermeye falan başladı.
Ya şimdi şöyle burpiden çıktık yani ben nefesim yani kondisyonum kullandım.
Ya şimdi kafada hani 5.30 pace'i hani normal koşuyorum ama ben neredeyse 3 aydır antrenman yapmıyorum.
Hani koşuyu 1-2 kere çıkmışımdı.
Şeyi unuttum hani tamam diz koşuyor ama kondisyon yok, nefes yok yani.
Ben artık tıkanmaya başladım.
Onur da şey soruyor hani dizin mi ağrıyor, ne oldu falan filan.
Yok diyorum dizim ağrımıyor, ne oldu?
Nefes dedim hani kondisyon yok.
Bu sefer böyle her yavaşladığımda diz mi nefes mi?
Nefes deyince bir rahatlıyorum falan.
En iyi dizinden değilmiş.
Öyle öyle ya burpiden sonra biraz yavaşladık ama.
Biz o kadar odaklandık ki aslında senin koşu antrenmanı yapmayıp nefes nabzanı yükselmesini hani erken yükselmesini düşünmedik.
Hayır bende bacaklar gitmek istiyor ama nefesim şey olmuyor.
Belki de daha iyi iyi ki de nefesin izin vermemiş daha hızlı koşsak belki daha kötü olurdu.
Aynen sonra işte gene şey böyle seyirci kısımları var koşarken.
Yani nefesim yok ama.
Orada bir peysin arttı.
Orada artıyor çünkü şey biz tişört olarak da böyle Iron Man yazılı lagalı tişörtler girdik.
Hatta bir tane adam vardı her turda o adamın yanından geçerken bizi görüp.
Böyle triatlet ayrım ben falan deyip böyle yabancı bir adam alkışlıyor, tezahürat yapıyor.
Biz de ona el sallıyoruz falan.
Ben zaten o adamı gördükten sonra imkansız hani böyle tempolu koşmam lazım.
Çünkü aldım gözü.
Adamın yanında hızlanıp sormaya başlıyorsun.
Ama yok ondan sonra da bir seyirci silsilesi var.
Orada böyle şey koşuyorum.
O seyirciler bitti ben de bitiyorum.
Güzel geçti koşu da gerçekten.
Sonra doğu hareketine geçtik.
Kire'ye geçtik. Orada da şey yaptık.
Kaç kaç bölüşmüştük.
200-200 gibi değiştik.
Baya güzel geçti orada ya.
Böyle güçlü güçlü yaptık.
Bir ben bir sen. Bir ben bir sen.
Sen hatta bir ara sen baya iyi çektin.
Yani bir 25-30'lar oluyor.
Ben şaşırdım falan. Kısa kısa çektiğimiz için ben de çok hani orada performanslı hissettim.
200 metrede bir falan değişmek iyi geldi.
Bir tek şey sıkıntısı yaşadım.
Şöyle kürek hareketinde hani ayakları oturtuyoruz ya orada bir bağcık var.
Normalde onu söküp hani ayağımı Takacağım.
Fakat çok sıkı ayarlamışlar.
Hani böyle birkaç saniye hızlıca elimle sökmeye çalıştım.
Sıkışmış sökemedim.
Ya şimdi oturup da onunla bir saat uğraşmak da istemedim.
O yüzden ayaklarımı geçirdim ama ayağımın tabanı oturmuyor.
Sadece böyle hani parmak ucu kısımlarım geçti.
Şimdi küreği böyle çekiyorum.
Atıyorum yaradan daha geriye doğru giderken artık hani ayaklarımdan güç almam gerekiyor ya.
Kendimi tekrar geri çekeceğim falan.
Orada biraz böyle beni aslında kötü etkiledi.
Ama sürekli de hani değiştik yani 2-3 kez değiştiğimiz için de hani çok da takılmadım zaten.
200 metrede bir değiştik bir şekilde idare ettim ama sen de güzel çektin.
Aynen kürek iyi oldu.
Zaten biraz da güç antrenmanlarımızda hani yüzmeden dolayı da kullandığımız bir şey olduğu için bizim için güzel geçen bir etap oldu.
Ben hatta bu Hilux yarışından önce hep bunu böyle ısınma olarak falan aldım.
Böyle ısınırken atıyorum 1000 metre 1500 metre bir kürek yaparak ısınayım gibi yaptım.
Zaten kolay bir hareket diğerlerine göre.
Ondan sonra 6.
koşumuz var. Onu da 5.45 koşmuşuz.
Pace iyice. Yani başlaya normal edemiş aynen.
Sonra 200 metre farmer's carry var.
Bu harekette de eline ağırlık alıp yürüyorsun.
Burada da iyiydi.
İkimiz de yaptık yine hareketi.
Ağırlıklar 24-24'tü.
Yani Onur bir gitti bir tur attı.
Daha sonra ben denemek istedim.
Yani aldım. Ya ben de bir turun yarısına kadar götürdüm.
Sonra tekrar Onur'a verdim.
Ama şimdi ben yürüyorum.
Yani normali o yürürsün farmers carry'de.
Onur öyle bir gitti ki ben arkasından koşarak yetişemedim yani.
Hani nasıl rahatladıysa kolları ben aldıktan sonra.
Bu geçen hani hayrok simülasyonu podcastinde de konuşmuştuk yani bu farmers carry hareketini yapmadık ama ya muhtemelen o kadar da çok zor değildir falan diye.
Hatta sen şey demiştin alışveriş poşetlerini tartışıyormuş.
Bu alakası yok alışveriş poşetleri.
Ama bence gerçekten konuştuğumuz gibi o kadar da...
Zor bir hareket değil en basit hareket.
Hani ayaklar dinleniyor.
Yani omuzların zorlanması da o kadar da fazla değil.
Bir şekilde hemen bitiveriyor yani.
Çok kolay bir hareket yani. Tüm Irox'a göre bakınca bir dinlenme seti gibi bir şey yani.
Bizim de 1.46 sürmüş.
Evet gayet iyi. Yani şeyi de unutmamak lazım.
Sen aslında burada pro kadın ağırlıklarıyla yarışıyorsun.
Sonra 7. koşuya geçtik.
O da 5 dakika 13 saniye sürmüş.
Orada ben ikinci jelimi de aldım.
Hani lunchtan önce lazım olacak.
Sonrasında da bol bol var zaten.
Şey diyor zaten Onur bana koşuda.
Tam diyor bu iki istasyon sen.
Aynen sen artık rahatsın.
Benim başlıyorsun ama.
Sonra lunch kısmına geçtik.
Orada 100 metre lunch yapıyoruz.
20 kilogram sırt ağırlığıyla.
Lunch'ı hallettik yani çok öyle.
Duraksamadık diye hatırlıyorum.
Bu arada şeyden bahsedelim. 7.
koşuda 5 dakika 13 saniyedir şey yapmışız.
Aramızda konuşurken hani sen yapacağın için hareketleri ben de bari biraz hızlanalım da nasılsa soluklanırım diye şeyde istasyonu biraz daha tempoyu artırdık.
Bunlar bir de her kilometre aynı değil.
Yani hep bir bir bir kilometre değil.
İstasyonlara doğru gittiğimiz için bazıları işte 900 oluyor bazıları 1.100 kilometre oluyor.
Değişiyor araları. Evet tam 1000 metre değil de ufak tefek sapmalar olabiliyor turlar arasında geçerken.
Launch'da da yine seni zor tuttum bazı yerlerde.
Böyle yani atıyorum tur bitiyor.
Şimdi sana vermemem lazım yani dizinden dolayı.
Bir an boş bulunuyorsun ben alıyorum.
Bir iki tane yapıyorum sonra tekrar sana al bunu al.
Ben böyle hazır bekliyorum hemen arkada.
Böyle yani anında müdahale edeceğim yani bir şey olursa falan diye.
Ben de çok yavaş yaptım hani dizime yük vermemek için.
Orada yine birkaç saniye dinlenmiş oldum.
Sonra lunch'ı da bitirdik.
Lunch'tan sonra 8. koşumuz.
Lunch'ı 4 dakika 56 saniyede bitirmişiz.
8. koşu ya tabii şimdi sen lunch'ta tüm bacağı bitirdin yani.
100 metre. Bayağı kötü olmuştur.
Genelde zaten bu lunch'tan sonraki yani en son koşu birazcık...
Bacakları bitirdiği için yavaş oluyor.
Biz de 6 dakika 42 saniyede koşmuşuz.
Bir de bol bola da gireceğiz ya biraz temkinli.
Ya bir de şey bol bol diğer alanlara göre şey en ortada kalıyor.
Seyirci direkt en son stage'i görsün diye.
Biz koştuktan sonra gene lanca gidiyormuş gibi gittik.
Kafamızda sonradan hareketli hani bol bola gidecektik geri oradan döndük.
Normalde hep bir istasyon diğerinden bir sonraki olduğu için orada bir kaçırdık.
Son koşuda da şey yaşadık böyle hani evet şu an Hyrox bitiyor.
Son koşudayız son muhabbetler.
Ben hatta şey böyle yani şu koşu bitmese keşke birazdan bol bol var falan diye psikolojik bir şeyle girdim de.
Ama neyse ki bol bol tahmin ettiğim kadar zorlamadı yani açıkçası.
Bu arada bol bol hareketinde 6 kilogramlık bir topla squat yapıyoruz.
Kalkarken de topu hedefe fırlatıyoruz.
Bol bol da da 100 tekrar yapıyoruz bu arada.
Orada yine senin birkaç kaçaman oldu.
Normalde yine yapmaman lazım ama birkaç yani arada ben dinlenirken.
Bir hareketi yapayım dedim topu alayım dedim.
Top bir elimden kaydı atamadım.
Sonra dedim neyse zorlamıyor ama sonra Onur dinlenirken böyle gizliden top aldı.
2-3 tane attın tam altına denk geldi ama saydı yine onları.
Aynen saydı değil. Yani sensör algılıyor çarpması yeterli oluyor.
Ama birazcık zorlayacağımı anladığım için ben tamamen bol dolu sana.
Sonuna kadar gelmişiz burada şey yapmayalım dedim.
Aynen öyle. Baktım Onur da yapıyor.
Sonra 6 dakika 15 saniyede onu da tamamladık.
Sonra el ele koşarak finise geldik.
Evet oradan böyle güzelce geldik.
El ele fotoğraflarımızı çektirdik.
Çok güzel bir finişanımız da oldu bizim.
İçimize de sindi.
En son kaç toplam süremizde?
1 saat 25 dakika 50 saniye.
Tabii bir de 15 penaltı olunca 35 saniyeyi 15 eklendi 50 saniye oldu.
Yani bence güzel. Güzel.
Koşumuzda ortalama 5.35 pace'e denk gelmiş.
Yani dediğim gibi ben hiç bu pace'lerde koşacağımızı tahmin etmiyordum.
Ben de. Gayet sakatlığına rağmen ve haftalardır koşmamanına rağmen benim tahminimden çok daha iyi bir pace ile koştuk.
1 saat 25 dakikada bizim şu anki durumumuz için gayet güzel.
Daha da iyisini tabii ki yapabilirdik.
Önümüzdeki yıl mesela. Hedefimiz.
Eğer sağlıklı olursak bir sıkıntı olmazsa programımızda uyarsa daha iyi bir süre yapabiliriz.
Bence sağlıksız olsak da katılırız.
Biz her türlü katılırız ben sana diyeyim yani.
Ve bir de şey var bu Hyrox'un sitesinde sonuçlar çok güzel yayınlanmış.
Böyle analizler yapıyorlar her istasyondan yüzde kaçlık dilimde seçenek.
Yani senin sonuçlarına göre neleri geliştirmenin gerektiğini gösteriyor.
Bir tabloya bakınca çok güzel grafiklerle göstermişler.
Yani kendimizi analiz edip neleri iyileştirmemiz.
Gerektiğini aynı şekilde koşu için de öyle.
Ben çok beğendim sitesini.
Bundan sonra da off sezonda bununla yönelik antrenmanlar da yapabiliriz.
Evet orada mesela şu pace ile koşsaydım kaç dakikada bitirmiş olurdum.
Evet simülatörler var. Veya herhangi bir egzersizi şu kadar süre daha erken bitirseydim ne olurdu süren falan gibi detaylı böyle analizler yapabiliyorsun.
O baya iyi olmuş. Şey gibi Garmin'in pace pro planı gibi aynı şekilde simülatör yapmışlar.
Evet sonra biz finish fotoğrafımızı çektirdik.
Peçimizi aldık. Şey yok bu arada madalya yok.
O bir garip geldi. Aynen ben şey alana girdik işte.
Bir madalya aradım hani verecekler diye.
Sonra ona dedi peç verdiler dedi.
Hani bir insan bir şey istiyor bir madalya.
Koşuda alışkınız yani böyle şeyde.
Hem madalya hem peç güzel alabilirdi.
Ama şey peçin de sanırım özelliği böyle high rocks çantaları var.
Herkes yani girdiği yarışlara.
Katıldığı yarışların peçlerini yapıştırıyor.
Aynen öyle o şekilde güzeldi.
Evet sonra tekrar bir bitirdiğin süreyle finish pozunu verip fotoğrafını çektiriyorsun.
Oradan da artık çıkmış oluyorsun sonrasında.
Finish'te de şey İstanbul'a Özge sanırım baklava veriyorlardı.
İstanbul'a Özgün mü?
Yani başka yerde baklava vermezsin.
Yani bence vermemelisin.
Herkes kurvasan verirsin mesela parası da olabilir.
Biliyorum olabilir. Sonrasında biz recovery alanına gittik.
Recovery ile ilgili...
Şunu söyleyebiliriz belki.
Rekabri alanı biraz daha geliştirilebilir.
Normalde yarış sonlarında şeye alışkınız.
Rekabri alanlarına gidiyoruz.
Orada genelde bir fizyoterapist destek oluyor.
O alanda sıraya giriyorsunuz falan.
Burada ilgilenen bir fizyoterapist yoktu da masaj aletlerini sırayla kendiniz kullanıyorsunuz.
Bu bence geliştirilebilir ileriki yarışlarda.
Bunların dışında da yarış fotoğrafları çok iyiydi bence.
Hem orada fotoğrafçılar böyle her an her harekette fotoğrafları çekiyor.
Doğrusu bizim iki tane harekette fotoğrafımız yok ama gene de yakalanan fotoğraflar güzel.
Bazı sabit fotoğraf makineleri de vardı.
Hatta birini keşfedip poz vererek falan geçmiştik koşarken.
Ama yarış sonrası fotoğrafları gerçekten güzel yani.
Böyle bir yüz küsür tane...
Yarış fotoğrafımız var yani oradan.
Bir de şey şimdi High Rocks'ın teması böyle siyah beyaz ya.
Gerçekten o arka planda çok havalı fotoğraflar oluyor.
Güçlü fotoğraflar oluyor yaptığımız hareketlerden dolayı.
Yani fotoğraf için bile bu yarışa gidebiliriz.
Evet. Bir de şey oldu.
Biz yani ikimiz de fotoğraf satın aldık ama ikimizin fotoğrafların %99 ortak.
Evet. Birimizin olduğu fotoğrafta hep diğerimiz de var.
Dolayısıyla aynı fotoğraflar ikimize de geldi gibi bir şey oldu çoğunlukla.
Sonrasında ikinci gün gittiğimizde alan da çok güzeldi.
Hatta böyle hareketliydi çünkü.
Rüleyler, takımlar yarışacak böyle bir takım ruhu.
Kadın yarışları da ertesi günde.
Böyle çok güzel giyinmişler böyle.
Hepsi böyle rengarenk.
Bu arada kesinlikle yani kadın yarışlarının olduğu gün daha cıvıl cıvıldı böyle her yer.
Gerçekten o böyle tokalarından title'larına kadar pembe, kırmızı bayıldım yani.
Gerçekten ve takım yarışlarında da çok güzel takımca yarıştılar.
Biz orada tanıdık arkadaşlarımızı destekledik.
Evet. Anna mesela bizim fotoğraf videolarımızı çekmişti.
Biz de onun yarışının sonuna yetişebildik.
O da çok güzel yarıştı.
Sonra Selin Sargut vardı.
Selin Hocalar. Romantik ekibi.
Onlar bayağı kalabalık da oldu.
Evet bir 60-70 kişi civarı sanırım geldiler.
Her yerde bir Romlu vardı sağa sola baktığımda.
Her yerde Romlu, her yerde Serkan vardı.
Her gördüğümüz yerde bayağı.
O da en az bir iki kere high rocks yapmıştı.
Yani şöyle adamların özel fotoğrafçısı var yani.
Birçok takımın böyle bir fırsatı yoktu.
Kesinlikle. O bayağı güzeldi onların.
atmosferi. Biz de hatta bir takım yarışlarının son kısmına denk geldik.
Hatta onların da fotoğrafını, videosunu çekmiştik.
Baya güzeldi.
Coşkullardı. Şeyleri gördük biz yarışırken.
Fatih'le Selin'i gördük.
Onlar da bizim gibi çiftler ve her yarışlara gidiyorlar.
Nereye gitsek onlar da var.
Hatta bir Meryl'de tanıştık.
O kadar çok denk geldik ki triatlo şeyde.
Bir tanışalım dedik. Ironman'da bile fotoğrafımı çekmiştim benim falan.
Gerçekten böyle camia küçük ve bu sporu yapan insanlarla beraber tanışmak, sporda tanışmak çok güzel oluyor.
Onlar da çok güzel yarıştılar gerçekten.
Evet sonra Kaan vardı benim.
Arkadaşım hatta geçen Hyrox'ta bana pankart açan.
Tabii cuma olduğu için bu sefer gelemedi ama.
Cumartesi geldi birlikte.
Yine o atmosferi tattık.
O da dedi seneye ben de Hyrox'tayım hatta.
Evet burada kayıtları girsin.
Erkan Hyrox'tasın.
Böyle bir şey vardı. Gizem vardı bizim Hyrox simülasyonunda da bize çok destek vermişti.
O da yarıştı o da çok güzel yarışmış.
Hatta bir gizem daha var. O da bizim ADK'da.
O da çok güzel double yarışmış.
Yani böyle tanıdık yüzleri gördük.
İlkeli gördük hatta o da takım yarışıyordu.
Şey güzel böyle rastgele herhangi bir alette kim ne yapıyor diye bakarken bir anda tanıdık birini görüyorsun.
Hemen telefonu çıkar. Ama işte birini triatloğundan tanıyorsun atıyorum.
Birini koşudan tanıyorsun.
Birini highrocks ile alakalı tanıyorsun.
Camia... Böyle şey yani.
Toplanmış orada. Aslında camia küçük sayılır.
Herkes bir şeyi yapan başka bir şeyi de yapıyor genellikle.
O güzel bir duygu böyle.
Hep tanıdık bir yüzünü görüyorsun.
Aa dur hemen çekeyim diyorsun.
Veya onlar senin fotoğrafını çekiyor o an böyle işte.
Veya bir anda sana tanımadığın, işte ilk başta görmediğin ama tanıdık bir ses.
İşte bravo süper diye bir destek sesi veriyor.
Bunlar gerçekten çok güzel şeyler.
Evet ya bir de bunda şimdi seyirci de hep içinde olduğu için.
Ya yalnız olmadığını bilince o motivasyonla yapmak çok...
güzel alıyor. Ben elimden geldiğince 3.
gün gördüklerimi çekmeye çalıştım.
Yani herkes çok güzel yarıştı.
Herkesin güzel geçti.
Bence sevgililer gününde de o gün şey kalpli peç vermişlerdi.
Bize vermediler onu. Onun için de yarıştığımız için.
O da bir aklımda.
Evet toparlayacak olursak bu Hirox yarışı gerçekten bizim için güzel geçti.
Çok güzel bir deneyim oldu.
Düşünüyoruz. İyi ki Geldik diyoruz yine.
İyi ki katıldık dediğimiz yarışlardan bir tanesi oldu.
Seneye de dediğim gibi sağlığımız el verirse, belki el vermese de takvim uyarsa bir şekilde biz bu yarışa katılmak isteriz.
Hatta şey de olabilir hani bir gün birine katılıp diğer gün ikincisine katılmak.
Benim aklıma yattı en azından bir takım.
Evet onu yapanlar vardı. Çok vardı yani aynı gün sabah single yarışıp işte öğleden sonra takım yarışan veya işte iki günde üç yarışa katılanlar falan da vardı.
Bizim de yapmadığımız şeyler değil işte ard arda.
Sprint ve olimpik triatlonu.
İstanbul triatlonu da yapmıştık ya.
Bizim kafamıza yattı.
Onu yapabiliriz.
Bakalım. Güzel bir bölüm oldu.
Güzel bir yarış oldu bizim için de.
Seneye inşallah daha iyisine, daha gelişerek, katlayarak kendimizi yarışırız.
En önemlisi daha sağlıklı olarak.
Aynen. O zaman yeni bölümleri kaçırmamak için bizleri Spotify ve Apple Podcast'tan takip edebilirsiniz.
Ayrıca Koşvergesi'nin Instagram hesabımızı takip etmeyi unutmayın.
Bu podcastı paylaştıktan sonra da bu Hayroks deneyimimizle ilgili fotoğraf ve videolarımızı paylaşmaya devam edeceğiz.
Sonraki bölümlerde görüşmek üzere.
Hoşçakalın, sporla kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
