
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Oxford Sözlüğü her yıl yılın kelimesini seçiyor. Bu yılın kelimesi ise "brain rot", yani "beyin çürümesi". Bu bölümde Zeynep, hem bu yılın kelimesinin hayatımızdaki yerinden, hem de geçmişteki yıllarda seçilen bazı kelimelerden bahsediyor.
Zeynep'i instagramdan takip etmek etmek için tıkla!
Podcastin instagram hesabını takip etmek için tıkla!
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba. Konuşulacak Çok Şey Var! podcastine.
Hoş geldiniz. Ben Zeynep.
Bir bonus bölümle karşınızdayım.
Sizinle haftada bir buluşmak yetmedi bana.
O yüzden tekrardan merhaba.
Bugün bir haber gördüm ve dedim ki tamam.
Onun üstünde konuşmamız lazım.
Yani takip ediyor musunuz, haberiniz var mı bilmiyorum ama Oxford sözlüğü her yıl yılın kelimesini seçiyor.
Ve şimdi şöyle bir şey var.
Sosyal medya mecraları ve internet kültürü günlük hayat akışımızdan tutun konuşurken seçtiğimiz kelimelere kadar etkisini gösteriyor.
Hepimiz farkındayızdır diye düşünüyorum bunu.
Ve bunun en önemli göstergelerinden bir tanesi de her yıl sonunda bu köklü dil kurumlarının belirlediği yılın kelimesi seçimi.
Geçen sene yılın kelimesini halka açık bir oylama sonucunda açıkladılar.
Peki neydi 2023 yılının kelimesi Zeynepciğim?
Rizdi arkadaşlar.
Evet ben de çok şaşkınım.
Riz. Ben böyle yeni nesil kelimelere çok çabuk adapte olamıyorum galiba ya.
Çok da yaşlı hissettim böyle deyince kendimi ama şu Brad olayında da aynen böyle hissettim çünkü.
Ne demek bu Riz?
Önce onu bir açıklayayım.
Sonra asıl konumuza dönüp bu senenin kelimesi üzerine konuşalım.
Aslında bu kelime sosyal medyada karizma kelimesinin kısaltması olarak kullanılıyor.
Ve daha çok ikili ilişkilerdeki o etkileyicilik, cazibe anlamına geliyor.
Günlük dile bu kadar sirayet etmesinin nedeni ise tabii ki de sosyal medya.
Özellikle de TikTok bence.
Çünkü bu hashtag riz etiketli içerikler TikTok'da 3.8 milyar görüntülemeye sahip.
Ve bu videolarda neler var?
Kullanıcıların potansiyel partnerlerini nasıl etkileyebileceklerini ya da Popüler kültürden karakterlerin kendi rizlerini sergilediği içerikler içeriyor bu videolar.
Bence bu kadar viral olması neye borçlu biliyor musunuz?
Tom Holland'ın 2023 Haziran'da BuzzFeed'e verdiği bir röportajda riz kelimesini kullanmasına.
Bence bu şekilde. Ben böyle yorumluyorum bunu.
Ama neyse çok hakim değilim dediğim gibi bu terime.
Bu sene ne seçildi Zeynepciğim?
Sen o konuya gel dediğinizi umuyorum şu anda.
Bu yılın kelimesi brain rot.
Yani beyin çürümesi.
Bir kelime değil bu gerçi.
İki kelime. Ama olsun.
Takılmıyorum böyle detaylara.
Sözlük beyin çürümesini şöyle tanımlamış.
Özellikle sosyal medyada boş içeriğin aşırı tüketimi sonucu kişinin zihinsel ve entelektüel sağlığında muhtemel bir bozulma.
Bu sene özellikle de gençlerin çok sık kullandığı bir ifadeymiş.
Ben de bugün bu kelime hakkındaki yazıları falan okurken Bahar Eriş'in bir postuna denk geldim.
Beyin çürümesi ifadesiyle ilgili şöyle demiş kendisi.
Oğuz Büyücüsü filmini bilenler var.
Var mı? Kitabı da var. Orada ana karakter Dorothy'nin arkadaşları beyni olmasını dileyen bir korkuluk, cesaret dileyen korkak aslan ve kalbi olmasını dileyen teneke adamdı.
Geçenlerde şöyle bir cümle okudum ve çok güldüm diyerek devam etmiş yazısına.
Küçükken Oz Büyücüsü filmini izlediğimde beyni olmayan birinin nasıl konuştuğunu hayret ederdim.
Sosyal medya gelince her şey açıklama kavuştu.
Ve son olarak şöyle eklemiş.
medyada dolaşıp bomboş içerik tüketenleri yavaş yavaş filmdeki çeneke adam kıvamına getiriyor.
Zaten beyni olmayan için bir sorun değil ama pırıl pırıl beyinlere yazık oluyor demiş.
Bazen farkına varmıyoruz bence de.
Hani sosyal medyanın hayatımızı ne kadar ele geçirdiğini.
Hayatımız arkadaşlar.
Hayatımız geçiyor.
Bahar Eriş o yazının en sonunda o yüzden bu çağda kitap okumak her zamankinden çok daha değerli demiş.
Benim neden kitap okumalıyız bölümünde söylediklerimi bir hatırlayın derim.
O bölümden sonra bana ekran süresini atan çok fazla kişi oldu.
Evet ama bir hafta sonra ekran süresi haftada ortalama 10 saat olan biri 5 saate düşürdüğü halini de attı ve kadar mutlu oldum ki.
Gerçekten çok hem de çok güzel bir başlangıç bence bu.
Tekrardan tebrik ediyorum onu buradan.
Zamanınızı nelere harcadığınıza çok dikkat edin arkadaşlar.
Bu hayata bir defa geliyoruz.
Hazıra daha dayanmaz derler ya çok anlamlı bir söz bence bu.
Bu hayatta her şeyin bir sınırı, bir bitiş noktası var ve asıl önemli olan sıfırı görmeden mücadeleyi sürdürmek.
Bunu yapmanın yolu da elimizdeki bu sınırlı kaynakları neye ve ne kadar harcadığımızı bilmek.
Çoğu bölümde olduğu gibi bu bölümde de bir ödev var o zaman hazırsanız.
Zaman tüketiminizi bir süreliğine yakından gözlemleyin.
Tamam mı? Bu 24 saatte vaktinizi en çok neye harcıyorsunuz?
En çok hangi aktivite sizi pasifleştiriyor?
Neye vakit ayırmak isteyip de vakit ayıramıyorsunuz?
Hangi alana daha çok vakit ayırmak istiyorsunuz?
Bu sorulara cevap bulmaya çalışın.
Ben bu podcastta çok fazla durdum bu sosyal medya konusunun üzerinde.
Neden? Ya da aslında şu soruyu soralım.
Sosyal medya ile etkileşime geçtiğimizde beynimizde neler oluyor?
Ruh halimiz nasıl etkileniyor?
Bunu anlamak için de önce beynin bir ödül mekanizmasını incelememiz gerekiyor arkadaşlar.
Ödüller beynimizin çevreyle çeşitli uyaranlar aracılığıyla bağ kurmasına ve Kurulan bu bağın pekişebilmesi için çok önemli, çok hem de.
Ödülleri barındıran bu mekanizmanın çalışabilmesi için de heterojen nörotransmitterlerin uyumlu bir şekilde salınması gerekiyor.
Bu nörotransmitterlerin en meşhur olanı da tabii ki dopamin arkadaşlar.
Dopamin dediğimiz şey tüketeceğimiz besinden tutun, sosyal etkileşimlerimize kadar pek çok durumu değerlendirmemizde ve kendilerine bir ödül değeri biçmemizde...
...belirleyici, çok böyle temel bir rol oynuyor.
Şimdi diyeceksiniz ki bunun sosyal medyayla ne alakası var Zeynepciğim?
Şöyle ki, sosyal medya platformlarıyla etkileşime geçtiğimizde beynimiz sürekli olarak uyarıcı bir akışla paylaşım bombardımanına tutuluyor.
Yani beğeniler, yorumlar, bildirimler...
İlla ki hepimiz böyle gelen bir beğeniye ya da yoruma, çok sevdiğiniz bir insandan geldi belki, böyle bir beğeniye, yoruma kısa süreli de olsa bir...
Mutluluk duymuşsunuzdur, yaşamışsınızdır yani bunu.
Sosyal medya platformlarında gerçekleşen her bir etkileşim beynimizdeki dopamin salımını arttırıyor.
Ve burada... Dopamin sürekli daha fazla istememizi teşvik edici bir rol oynuyor arkadaşlar.
Yani aslında basitçe bakıldığında çok da zararlı gözükmüyor.
Çünkü böyle yorumlar da geliyor bana.
Ay bırak ya hani günde 4-5 saatte bir kafa dağıtayım bana çok iyi geliyor falan diyorlar.
Ama şöyle bir şey var. Sosyal medya kullanımı aşırı ve tekrarlayıcı bir hale geldiğinde yani beynimiz olumlu pekiştirece yağmurlu tutulduğunda sorunlar ortaya çıkmaya başlıyor.
ödül sistemi ele geçiriliyor.
Aslında şöyle basitçe anlatacağım bu kısmı.
Telefon hep elimizde.
Farkında mısınız? Size ne zaman bildirim geleceğini bilemiyorsunuz çünkü.
Bu yüzden. Ya da tüm gün Reels kısmını aşağıya kaydırırken bu sefer ilgimi çekecek bir şey bulacağım hissinden koparamazsınız kendinizi.
Belki yüz, belki bin tane Reels'i tek oturuşta izleyebilirsiniz.
Bu davranışı söndürmek de çok zor.
Çünkü neyin ne zaman ne kadar zevk vereceğini bilemiyorsunuz.
Bu yüzden hep bir beklenti içinde oluyorsunuz ve telefonunu da bırakamıyorsunuz.
Burada değişken aralıklı pekiştirme kavramı devrede çünkü.
Şöyle arkadaşlar benim bu sosyal medya bağımlılığı konusunda anlatacak çok fazla şeyim var.
En iyisi böyle bir bölüm yapmak.
Ben not alıyorum şu an.
Bu konuları o bölümde derinlemesine konuşalım.
Tamam mı? Yani sözün özü o bölüm için söz verdikten sonra sözün özü vaktimiz kıymetli.
Biz kıymetliyiz. O yüzden bunları unutmamak gerekiyor.
En baştaki konumuza dönersek de Oxford sözlü 2004'ten beri yılın kelimesini seçiyor bu arada.
Bense yalnızca son birkaç senedir hevesle takip ediyorum.
2013 yılında yılın kelimesi selfie olmuş.
Mesela tam o yıllarda inanılmaz bir şekilde girdi bu kelime hayatımıza birden.
Hatırlarsınız. Ve 2022 yılında Oxford sözlüğünde bir ilk oldu.
Yılın kelimesi internet oylamasıyla seçildi.
Ve kazanan da Goblin Mod oldu.
Yani Goblin Modu. Benim yine pek de hakim olmadığım bir ifade.
Bu kelime aslında şöyle popüler oldu.
2022'ye doğru yani Covid karantina kısıtlamaları hafifledikçe ve insanlar evlerinden daha düzenli olarak dışarı çıktıkça aylar içinde popülerlik kazandı.
kavram. Görünüşe göre bu goblin mod denilen şey normal hayata dönme fikrini reddeden veya sosyal medyada sergilenen bu giderek ulaşılamaz hale gelen esedik standartlara
ve sürdürülemez yaşam tarzlarına isyan eden bireylere hakim bir ruh halini yansıtıyormuş.
Hani şey falan denmiş.
Çoğumuz zor bir yıla yanıt olarak goblin moduna geçtik gibi.
Anladınız mı? Bir de 2015 yılında şöyle enteresan bir şey olmuş.
Sözcük değil de...
Bir piktografi seçilmiş.
Evet bir emoji seçilmiş yani.
Hani şu gözlerinden yaş gelen kahkaha emojisi var ya.
İşte o. O 2015'in yılın kelimesi seçilmiş.
İlginç bir tercih olmuş bence.
Şimdi genel olarak böyle.
Ama dediğim gibi bu sosyal medya konusu derya deniz bir konu.
Ve bence üzerinde mutlaka durulması gereken bir konu.
Ben bu soruyla çok fazla karşılaştığım için de bana böyle geliyor olabilir.
Çünkü ben YouTube'a ay sonunda okuduklarım videosu attım.
Aynı soru geliyor hani 10 kitabı 12 kitabı nasıl okudun?
Nasıl vakit ayırdın diye.
Çünkü benim de hayatımda şu an yoğun bir dönem.
Hem klinik olaylarından ötürü hem yayın evi hem sosyal medya falan hepsi birbirine giriyor.
Ama yine de vaktim oluyor.
Çünkü kitap okumak dediğimiz şey bence boş vakitlerimizde yapacağımız bir şey değil.
Bunu ben neden kitap okumalıyız bölümünde de uzun uzun konuştum zaten.
O yüzden tekrarlamayacağım kendimi ama.
Ama şunu söyleyebilirim. Bu sosyal medyayı daha bilinçli kullanmak üzerine kesinlikle bir bölüm gelecek.
Bir YouTube videosu da gelecek.
Beni YouTube'dan takip etmiyorsanız son 3-4 aydır galiba.
Orada da düzenli olarak içerik üretiyorum.
YouTube videoları cumartesi günleri sabah 10'da geliyor.
Podcastlar da cuma günü sabah 6'da.
Bugününki ise bir sürpriz.
Çünkü konuşmak istedim bu konu hakkında birazcık.
Oxford Sözlüğü'nün seçtiği kelimeler eğlendiriyor beni yılın bu vakitlerinde.
üzerine birazcık konuşmuş olduk.
Ben de hali hazırda Kasım ayında okuduklarımın videosunu çektiğim için YouTube'a son bir 3-4 gündür DM olarak bu soruyu alıyorum.
Hani nasıl vakit ayırdın, nasıl oldu?
Çünkü sosyal medyada da az çok görüyorlar.
Oradan oraya, oradan oraya koşuşturduğumu.
Birazcık o konuya giriş gibi olsun.
Bir de az önce de dediğim gibi sosyal medya bağımlılığı konusunda bir bölüm geleceğinin garantisini vermiş olayım.
Bir de ben ne yapıyorum, nasıl düzenliyorum sosyal medya kullanımımı, genel olarak telefon kullanımımı.
Nereden bahsettiğim bir video ya da podcast da gelecek.
Bu bölümün bitişini birazcık uzun tuttum.
Galiba konuşasım da var.
Ama neyse konuyu da çok dağıtmak istemiyorum.
Cuma günü sabah 6'da görüşmek üzere.
Yine çok güzel bir bölümle geleceğim.
Hazırsınız. Kendinize çok iyi bakın.
Açıklamalar kısmında podcast'in bu tatlı yeni açılmış Instagram hesabı da bulunuyor.
Onu da takip edebilirsiniz. Benim de kişisel hesabım açıklamalar kısmında olacak.
Tekrardan kendinize çok iyi bakın.
Bir sonraki... Altyazı M.K.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
