
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Vision boardlar gerçekten işe yarar mı? Bu bölümde Zeynep, vision board’un nasıl yapılacağından, yaptıktan sonra nelere dikkat edileceğinden, ve bunun nasıl işlediğinden bahsedecek.
Zeynep'i instagramdan takip etmek etmek için tıkla!
Podcastin instagram hesabını takip etmek için tıkla!
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba.
Konuşulacak Çok Şey Var! podcastine.
Hoş geldiniz. Ben Zeynep.
Bugün hayallerden bahsedeceğiz.
Bu hayallerin gerçekleştiği bir geleceği nasıl inşa edeceğimizden ya da nasıl edemeyeceğimizden bahsedeceğiz.
Böyle çocukken hepimize daha kolay geliyordu değil mi hayal etmek?
Bir sınır yoktu.
Her şeyi hayal edebilirdik.
Böyle sanki her şeyi yapacak gücümüz var gibi gelirdi.
Sonra büyüdükçe hayallerimizde bile bir kısıtladık kendimizi.
Üstüne de gerçekçi yaklaşıyorum artık diye bir bahane ekledik.
Aniden bıraktık.
öyle büyük hayaller kurmayı.
Şu an elimizden ne kadarı geliyorsa o kadardı hayallerimiz.
O anki gücümüz neye yetiyorsa o çemberin içindekilere sahip olabilirdik artık sadece.
Çemberi genişletmek pek mümkün gibi gelmemeye başladı.
Ama şunu unutuyoruz ki bilinen tüm başarı öykülerinin ardında hayallere duyulan inanç ve bu inancı gerçekleştirmek için atılan sağlam adımlar var hep.
Bugün üstüne konuşacağımız Vision board, vizyon panosu ya da hayal panosu denilen bu şey çocukken kurduğumuz hayallerin sınırsızlığıyla yeniden temas etmemizi sağlayacak
aslında. Bu vizyon panosu tanımının üstünde duralım bence biraz.
TDK vizyon kelimesini geniş ve ileri görüşçülük olarak tanımlıyor.
Webster'da ise görmenin gücü gibi bir anlamı var.
Yani aslında bu tanımları toparladığımızda kişinin kendi geleceğine ilişkin, kendi gözünden görmenin gördüğü bir takım şeyleri ifade ediyor.
Ve bence şu an çok gündemde de olan manifest kavramıyla sınırlı kalamayacak kadar önemli bir etkiye sahip hayatımızda.
Şüphesiz ki hepimiz bizi hayallerimize yaklaştıracak, hedeflerimize ulaştıracak bu yolda bazı araçlara ihtiyaç duyuyoruz.
Eğitimlere gidiyoruz, kurslara gidiyoruz ya da bazı alıştırmalar tabii ki de en önemli yol göstericilerimiz ve yardımcılarımız arasında.
Sihirli bir şey daha var arkadaşlar.
O da vision board.
Kendinizi hazırlamadıysanız bile bir yerlerde birilerinin hazırladığı bu panolara denk gelmişsinizdir.
Ama tam olarak ne olduğunu, nasıl çalıştığını veya size nasıl bir fayda sağlayacağını bilmiyorsanız hayata geçirmekte biraz zorlanabilirsiniz.
Ama hepsini konuşacağız merak etmeyin.
Zaten hiç de zor değil.
Peki bu durumda bu vision boardlar hayatımıza bir sihirli değnek gibi dokunacaklar mı?
Buna... Birazdan geleceğiz.
Eğer ki hiç denk gelmediyseniz bu örneklere şöyle bir tanıtabilirim size şu panoları.
Hedeflerinizi netleştirmenin ve onları hayata geçirmek için motive olmanın bence gerçekten çok iyi bir yolu.
Aynı zamanda hayatınıza bolluğu, pozitifliği, şansı çekmek için de bence çok güzel bir fırsat.
Bu panoların asıl amacı hayatta en çok ne istediğinize dair net bir fikir edinmenize yardımcı olmak aslında.
Ne için çalıştığımızı size günlük olarak hatırlatmak.
Reiki ustası Kelsey Patel şöyle söylüyor.
Nereye gittiğimize veya nereye gitmek istediğimize dair net bir yönümüz yoksa bizim için aslında iyi olmayan şeylere kapılmak çok kolay olabilir.
Bir vizyon panosu oluşturmak, kendinizi ve gerçekte neyi tezahür ettirmek istediğinizi tanımanın ve hayatınıza çağırmanın güçlü bir yoludur.
Ben buna katılıyorum. Bazen böyle vision board hakkında konuşurken aslında böyle çok soyut bir şeyden bahsediyor.
ya da realistik bir bakış açısıyla konuya yaklaşmıyor gibi olabiliriz.
Olabilirsiniz de yani.
Ama yazar ve Dr.
Swart bu hayal panolarını eylem panosu olarak nitelendiriyor.
Yani aslında sizin onu nasıl gördüğünüz de burada çok şekillendirici bir nokta olabilir.
Yeni ya da gerçekleştirmek istediğiniz hedefleri panoya işlerken bu hedeflere ulaşmanın eylemde gizli olduğunu da sık sık hatırlatacağız kendimize.
Ben bunun altını zaten çok fazla çizeceğim.
Panolar burada ne işe yarayacak peki?
Asıl konumuza gelelim. Bu panolar çekim yasasını harekete geçirmenize ve en büyük hayallerinizi gerçekleştirmenize yardımcı olmak için varlar.
Beynimiz bilinçaltımıza gönderdiğimiz sözlere ulaşmak için yorulmadan çalışıyor arkadaşlar.
Yani bu sözler de bu ifadeler de hedeflerinizin olumlamaları ve görüntüleri olduğunda o hedeflere ulaşmak çok daha kolay bir hale gelmiş oluyor.
Ve bir vizyon panosu oluşturmak muhtemelen bizim için en değerli görselleştirme araçlarından biri.
Bu görselleştirme dediğimiz şey de gerçekten çok kıymetli.
Bu güçlü araç geleceğin imajı olarak hizmet ediyor bize.
Nereye gittiğimizin somut bir temsili oluyor ve ideal hayatımızdaki hayallerimizi ve hedeflerimizi temsil ediyor.
Zihnimiz hedeflerimizi resimler ve görüntülerle temsil ederek görsel uyarılara çok Güçlü bir şekilde yanıt verdiği için aslında duygularımızı güçlendirecek ve bizi harekete geçirecek.
Yani temel prensip bu aslında.
Bu yüzden hayallerimizi ve hedeflerimizi görsel olarak anlatmak çok önemli.
Bir vizyon panosu oluşturmak için hayatınıza çekmek istediğiniz duyguları, deneyimleri, sembolize eden resimleri bularak başlamanız gerekiyor.
Ve bunları panomuza yerleştiriyorsunuz.
İnternetten zaten böyle resimleri çok kolay bulabilirsiniz.
Pinterest bir cennet.
Ama yanlış anlamayın sadece resimleri değil anlamlı semboller gibi size ilham veren, size hitap eden her şeyi ekleyebilirsiniz.
Ve bence çok mutlu olduğunuz bir anda bir çekilmiş fotoğrafınızı da panoya ekleyin.
Panoya baktıkça mutlu bir sen görmek bence sana da çok iyi gelecek.
Ve size ilham veren alıntıları, olumlamaları ve düşünceleri de bu panoya ekleyebilirsiniz.
Ve şöyle bir not düşeyim.
Hayatımıza kaos çekmek istemediğimiz için böyle çok dağınık, karman çorman bir pano yerine daha düzenli, her şey yolundaymış gibi gözüken tatlı bir pano yapalım bence.
Yani ben böyle yapıyorum.
Tam panoyu yaptık.
Bir kenara atıp bu sihrin gerçekleşmesini mi bekleyeceğiz?
Hayır. Bazen sabahları, bazen akşamları bu hedefleri görselleştirmek, onaylamak, inanmak ve içselleştirmek için zaman ayırmamız gerekiyor.
Hatta Sforge şöyle söylüyor.
Her gece uykuya dalmadan önce mutlaka hayal panomuza göz atın ve o şekilde uykuya dalın.
Çünkü araştırmalar gösteriyor ki yatmadan hemen önce görselleştirmeye ayırdığımız zaman özellikle çok güçlü.
Çünkü uyumadan önceki bu 45 dakika içinde zihninizde bulunan düşünceler, ve görüntüler gece boyunca bilinçaltınızda tekrar tekrar oynayacaklar ve her güne bu düşünceler ve görüntülerle başlamanız
bu arzuladığınız gelecek için titreşimsel bir eşleşme yaratmanıza yardımcı olacaktır diyor okuduğum bir yazıda.
Zaman geçtikçe ve hayalleriniz tezahür etmeye başladıkça da başarılarınızı temsil eden o resimlere bakın ve bunların hayatınızda ne kadar iyi işlediğine şükredin.
Bu şükretmek kısmı bence çok çok önemli.
Ben bu konu üzerine ayrı bir bölüm yapıp sadece şükretmek hakkında konuşmak istiyorum gerçekten.
O yüzden o konuya atlamayacağım.
Ama bu kadar görselleştirme...
Deyip durdum. Nedir bunun kıymeti tam olarak Zeynep derseniz de.
Cambridge sözlüğüne göre bu görselleştirme kelimesi bir şeyi veya birini görselleştirme eylemi ya da zihninizde onun bir resmini oluşturma eylemi olarak geçiyor.
Bu neredeyse belirli bir mercekten bilinçsizliğimize, hayal gücümüze, en derin arzularımıza bakmak gibi.
Muhammed Ali'nin bir sözü var hani.
Aklım kavrayabiliyorsa ve kalbim inanıyorsa o zaman başarabilirim.
Bu sözünün ardından görselleştirmenin gücüne gerçekten çok inandığını da açıklıyor.
Peki bunu kullanan bir tako mu?
Hayır. Jim Carrey'in hikayesini bir iki sene önce duyduğumda ben gerçekten çok şaşırmıştım.
Belki bilmeyenleriniz vardır diye hemen kısacık bir anlatacağım.
Gözümde canlandırırdım.
diyor Jim Carrey. Beş parasız ve fakir olduğum o zamanlarda hep gözümde canlandırırdım.
Yönetmenlerin benimle ilgilenmesini ve saygı duyduğum insanların çalışmanı beğendim demesini ya da işte her neyse böyle şeyler.
İstediğim şeylerin bana geldiğini hayal ederdim diyor.
Kendine 10 milyon dolarlık bir çek yazıyor.
Verdiğim oyunculuk hizmetleri için diye bir not ekledim ve 10 milyon dolarlık bir çek yazdım kendime diyor.
Ve bunun için 5 yıl süre verdim.
Şükran günü 1995'e...
Tarihi atıyor ve cüzdanına koyup orada saklıyor.
O çek cüzdanın içinde senelerce bozuldukça bozuluyor tabii ki.
Ama sonra 1995 yılı Şükran gününden hemen önce Dumb and Dumber film çekiminden tam 10 milyon dolar kazanacağını öğreniyor.
Ve bunu anlattıktan sonra da ekliyor tabii ki.
Diyor ki görselleştirin.
Görselleştirmek çok işe yarıyor diyor.
Bu süre boyunca Jim Carrey yatıp uzanmadı tabii ki.
Çalıştı ya çok çalıştı hem de.
Ama cüzdanını her açtığında o çeki gördü.
O çekin bir gün karşılığının olacağından da emindi.
Burada inanmak da çalışmak da gerçekten çok önemli.
Biraz üzücü bir gerçek ama araştırmalar sadece çalışmanın bizi bir yere götüremeyeceğini söylüyor.
İnanmak zorundayız arkadaşlar.
Bize irademiz değil bilinçaltımızdaki inancımız götürüyor çoğu zaman bir yerlere.
Şunu unutmayın ki bilinçaltınız ne zaman bir fikri kabul etse hemen bunu uygulamaya başlıyor.
Bunun için bütün önemli kaynaklarını ve potansiyellerini kullanıyor.
Zihninizin derinlerindeki bütün zihinsel ve spritüel yasaları harekete geçiriyor.
Bu yasa iyi fikirler içinde geçerli tabii ki ama kötü fikirler içinde geçerli arkadaşlar.
Yani sonuç olarak baktığımızda eğer bilinçaltınızı olumsuz bir şekilde kullanırsanız her şey o tarafa doğru gidiyor.
Tüm yol oraya kayıyor.
Yani düşüncelerimizi...
Olumlu, yapıcı ve sevgi dolu yapmaya çalışalım diyorum.
Ben her bölümümde diyorum bunu neredeyse.
Konu anlamadığım bir şekilde sürekli oraya geliyor çünkü.
Siz hayalinizin, hedefinizin gerçekliğini kabul edin.
Zihninizin yasası gerisini halledecek zaten.
Bazen bu başarısızlıklar, elde edemediğimiz sonuçlar şu sözlerden kaynaklı olabiliyor.
Her şey kötüye gidiyor.
Yani ben hiçbir şeyi başaramıyorum.
Bir öncekilerde başarısız oldum.
Bunda da tabii ki başarısız olacağım.
Çünkü ben böyleyim.
Ben hep kaybederim.
Böyle konuştuğumuzda ne oluyor?
Bilinçaltımız bize karşılık vermiyor.
Bizimle iş birliği yapmıyor.
Bir diyoruz ki işte şunu yapmak istiyorum, bunu yapmak istiyorum.
Pano hazırlıyoruz. Çok güzel, başarılı şeyler var.
Bilinçaltımız diyor ki tamam.
Ben o tarafa gidiyorum o zaman.
Sonra diyoruz ki ben hiçbir şey yapamıyorum.
Her şey çok kötü gidiyor.
Yani bunu şey gibi düşünün.
Bir taksiye biniyorsunuz ve bir sürü farklı yön söylüyorsunuz.
Taksicinin kafası zaten allak bullak oldu bile.
Hatta sizi indirebilir bile o taksiden o taksici.
Sizin talimatlarınıza uymaya çalışsa da bunu yapamayabilir.
Ve siz sonunda kendinizi hiç kimsenin aklına gelmeyen bir yerde bulabilirsiniz.
O yüzden güzel konuşmak.
Tik atıyoruz buna. Güzel düşünmek.
Ve zihnimizde görselleştirmek.
Buna da bir tık atıyoruz.
Ben ilk Vision Board'umu galiba 2,5 sene önce yaptım.
Annemle birlikte yapmıştık.
Hatta 3 sene olabilir sanırım.
Yazın yapmıştık çünkü.
Ve fotoğrafları, alıntıları çıktı aldık.
Mukavvalar aldık. İşte kalemler bir sürü şey aldık.
Bir kahve demledik. Oturduk masanın başında.
Onları kestik, biçtik.
Böyle çok güzel bir kolaj yaptık.
İnanılmaz da tatlı olmuştu.
Çok büyük bir hevesle yapmıştık.
biz onu. Ve ondan sonra o kadar güzel kapılar açıldı ki hayatımda.
Bu eylem kısmına değineceğim şimdi bundan sonra.
Vision boardlar sihirli bir değnek midir arkadaşlar?
Eğer ki çalışacaksanız, emek harcayacaksanız, gerçekten hem kendinize hem de panonuza inanıyorsanız, evet.
Gerçekten mucizelerle gelebiliyor bazen.
Ama şöyle düşünüyorsanız.
Panoyu hazırladık.
Evimizde yatıyoruz. Çok güzel bir iş fırsatına denk geliyoruz.
Ama es geçiyoruz. Çünkü panoyu onu koymadık.
Panoyu koyduğumuzun altında bir şey bu.
Biz hala tam olarak panoda olanı istiyoruz.
Ama böyle değil. Bu böyle işlemiyor arkadaşlar.
Bu bir yolculuk. Ve yolculukta kendinizden emin adımlarla ilerlemeniz gerekiyor.
Ben de bir işe başlamıştım o dönem.
Öyle bir iş yoktu. Sonra o işte çok güzel insanlarla tanıştım.
Sonra onlardan biriyle ortak oldum.
Şu an çok güzel giden bir işim var arka planda.
Yani hayatın ne getireceğini bilemiyorsunuz bazen.
Ama sürece güvenmeniz gerekiyor.
Bu vision board öyle bir şey ki siz oraya bir şey koyduysanız o karşınıza çıkıyor.
İçgüdüsel olarak bilinçaltınız sizi oralara götürüyor.
Oraya koyduğunuz arkadaşlara, oraya koyduğunuz gibi bir aşk ilişkisine.
Belki oradaki bir kariyere doğru gidiyorsunuz.
Ama şunun tekrardan altını çiziyorum.
Bunu böyle oturduğumuz yerden hiçbir şey yapmayarak lambadan bir cin çıkmış da işte hadi bakalım söyle bana sen ne istiyorsun gibi bir şey olarak düşünürsek yapamayız.
Elimizden geleni yapacağız ve bu gittiğimiz yol bizi panoya koyduklarımıza götürecek.
Çünkü zihnimiz bunu bilecek.
Ben bunu elde edeceğim.
Ben buraya gidiyorum. Yolum belli diyecek.
Ama biz büyüyoruz. Hayallerimiz değişiyor bazen.
Hedeflerimiz değişebiliyor.
Bu panoda gelişebilir tabii ki arkadaşlar.
Yani bizim gelişimimize tabii ki de ayak uydurmalı.
Bir şeyleri kaldırabilir.
Yerine o an istediğinizi koyabilirsiniz.
Ben genelde hep... Bir senelik düşünerek yapmıştım.
Aralık ayında da yaptım hatta en son.
Ama Haziran ayında tekrar bir şey hazırlayacağım somut olarak.
Aralık ayında yaptığım dijitaldeydi çünkü.
Ben bir tane böyle odamda duran somut bir şey olsun istiyorum bu sene.
Bir önceki seneler öyle yapmıştım çünkü ve çok güzeldi.
Her gün onu görmek beni daha çok motive ediyor.
Her gece yatmadan önce onu görmek...
Çok güzel hayaller kurmamı sağlıyor.
Ve ben şu an hayatımın yeni sezonuna geçiyor gibiyim.
Bu yüzden yeni bir panoyu istiyorum aslında.
Ben klinik açıyorum bildiğiniz gibi.
Beni instagramdan takip ediyorsanız biliyorsunuzdur bunu gerçi.
Diş hekimiyim. Kocaeli'de bir poliklinik açma sürecindeyim şu an.
Çok çok yoğun bir süreç.
Hem diğer işlerim hem...
Klinik hem sosyal medya hem elimden geldiğince podcast.
Ama şu an yaptığım her işi de çok seviyorum.
Çok çok şükür. Hepsini yaparken gerçekten çok keyif alıyorum.
O yüzden şikayetçi değilim hiçbirinden.
Hepsi benim bebeklerim.
Benim haddime değil buna ödev demek ama öyle gibi düşünebilirsiniz.
Şöyle bir şey isteyeceğim. Bu bölümü dinledikten sonra eğer hiç Vision Board hazırlamadıysanız internette size ilham veren, size iyi hissettiren görseller ve alıntılar seçerek bir board hazırlayın kendinize.
Ve gece yatmadan önce görselleştirin zihninizde.
Bu somut da olabilir bu arada.
Yoksa soyut bir dijitallere bir vision board da olabilir.
Duvar kağıdı yapabilirsiniz.
Gece yatmadan önce de bunu görselleştireceksiniz.
Bir evin hayalini mi kuruyorsunuz mesela?
Ufak bir köyde çok tatlı bir bahçesi olan müstakil bir ev diyelim.
Öyle görselleştirin ki onu zihninizde tüm duyularınız çalışsın.
Yani etraf nasıl gözüküyor mesela?
Hava nasıl? Etrafta ne sesi var?
Kuşların cıvıltısını duyabiliyor musun mesela?
Peki derin bir nefes alır mısın?
Neyin kokusu bu? Yakınlarda bir yerde en sevdiğin çiçeklerden mi var yoksa?
Hayal ettin mi her şeyi?
Sanki hepsi gerçekleşmiş gibi, sanki o an oradaymışsın gibi böyle görselleştireceğiz.
Hazırladığınız bu panoyu dilerseniz odanızda başucunuzda bir yere koyun.
Dilerseniz çalışma masanıza koyun.
Kariyer odaklı bir vision board yapacağım derseniz, isterseniz biraz ufak yapıp ofisinizde masanızda durabilir.
Siz nasıl isterseniz.
Tüm bunları yaptıktan sonra sıra neye geliyor biliyor musunuz?
İnanmaya. Tüm bunların gerçekleşeceğine, bunları sizin gerçekleştireceğinize inanın.
Yapabilirsiniz. Yapabilirim.
Başarabilirsiniz. Oraya da gidebilirsiniz.
Onu da alabilirsiniz.
Hepsini yapabilirsiniz.
Yeter ki inanın ve çalışın.
Elinizden geldiği kadarıyla çalışmaya devam edin.
Çok güzel kapılar açılacağına, çok güzel yollara çıkacağınıza eminim.
Peki bölümü bitirmeden önce ben size sorayım.
Vision Boardlar. Sihirli Zeynek mi?
Hem evet hem de hayır bence.
Umarım kendimi güzel ifade edebilmişimdir.
Bölümü dinlediyseniz ve işte Zeynep ben de buradaydım dinledim demek isterseniz bana Instagram'dan ulaşabilirsiniz.
Instagram hesabımı açıklamalar kısmına bırakıyor olacağım.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Kendinize çok çok çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
