
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bazı kitaplar sadece içerikleriyle değil, yasaklanma hikayeleriyle de dikkat çeker. Bu bölümde Zeynep, sansürlenen ve sakıncalı görülen eserleri inceliyor. Yasaklar kitapların gücünü gerçekten azaltabilir mi?
Zeynep’i Instagram’dan takip etmek için tıkla!
Zeynep’i Youtube’dan takip etmek için tıkla!
Podcast hesabını Instagram’dan takip etmek için tıkla!
“Bunları Sadece Günlüğüm Biliyordu” podcastini dinlemek için tıkla!
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba, Konuşulacak Çok Şey Var! podcastına hoş geldiniz.
Ben Zeynep. Bugün kelimelerin gücünün zaman zaman nasıl tehlikeli görüldüğünü ve bu yüzden kitapların nasıl yasaklandığını konuşacağız.
Kitaplar sadece birer bilgi kaynağı değil arkadaşlar.
Aynı zamanda toplumsal yapıyı şekillendirebilen, bazen devrimlere neden olabilen, bazen de başkaldırıların fitilini ateşleyen araçlardır.
Ama... Bir kitap neden yasaklanır?
Bir toplum yazara, kitaba ve o kitabın içindeki fikirlere neden bu kadar korku duyar?
Çoğu zaman kitaplar bir rejimin, bir ideolojinin hatta bir toplumun inançlarının tehdit altında olduğuna inanıldığı için yasaklanır.
Peki yasaklanan kitapların ardındaki hikayeler neler Zeynep'ciğim?
Hangi fikirler, hangi görüşler bu kitapları bu kadar tehlikeli kılıyor?
Sen bize bunu anlat diyeceksiniz.
Ben yavaştan giriyorum konuya.
Bir kitap yasaklandığında genellikle o kitapta söylenenlerden daha fazlasını ima eder arkadaşlar.
Yasak aslında bir fikri, bir sesi susturma çabasıdır.
Ancak ne yazık ki yasaklanmış kitaplar toplumlar için yasaklandıkça daha çok bilgi görür, daha fazla okunur.
Bunu ne zaman fark ettiklerini...
bilmiyorum ama pek çok kez yasaklanan kitaplar yıllar sonra daha büyük bir saygı görmüş ve genellikle zamanla haklı çıkmıştır.
Bu bölümde işte tam da bu yüzden yasaklanmış kitapların tarihin en ilginç ve en önemli eserlerinden bazılarına dönüşmesini konuşacağız.
Günümüzde hala yasaklanan kitaplar var.
Kimi politik, kimi dini, kimi ise toplumsal normlara aykırı oldukları için.
Ama gelin önce bir tarihe göz atalım ve yasaklanmış kitapların en En bilinen örneklerinden bazılarını inceleyelim.
Kimileri susturulmak istendi, kimileri ise sessiz kalmalarını istemeyenlere meydan okudu.
Fakat yasaklanan kitaplar sadece fiziksel olarak yok edilmek istenmiyor.
Bazı kitaplar her zaman dikkatli bir şekilde gözden uzak tutuluyor ve yer altında saklanıyor.
Bu kitaplar suskunluklarıyla, gözlerden kaçmalarıyla bir tür gizli güç oluşturuyorlar.
Yasaklanan kitaplar halkın gözünden uzak kaldık.
toplumun en değerli, en önemli ve en ilham verici fikirleri haline geliyorlar.
Tabii ki yasaklanan kitapların ardında sadece ideolojiler değil, aynı zamanda bireysel cesaretler de var.
Yazarlar karşılaştıkları bu engellemelere rağmen fikirlerini bir şekilde ifade etmeyi sürdürmüşler.
Hangi güç onları susturmak istemişse yazarlar her zaman başka bir yolu bulmuş, farklı yöntemlerle seslerini duyurmuşlar.
Ve... İşte başlıyoruz.
Kitapların yasaklanma süreci sadece bir sansür değil, aynı zamanda gücün ve fikirlerin nasıl savaştığını gösteren bir tarih yazımıdır arkadaşlar.
Kimi zaman basit bir kitap bir sistemin temellerini sarsabilir.
O yüzden yasaklanan kitaplar sadece yazıldıkları dönem için değil, her zaman için önemli bir mesaj taşırlar.
Peki o zaman hangi kitaplardan bahsediyoruz?
Hangi kitaplar tarihe damgasını vurmuş?
kitaplar tarihe damgasını vurmuş ve neden yasaklanmış?
İşte şimdi bu soruları cevaplamaya geçiyorum.
Büyük bir kısmımızın duyduğu, çoğumuzun da okuduğu yasaklanmış kitaplardan biri George Orwell'ın 1984'ü.
Bu kitap 1949 yılında yayınlandı.
Bu kitap 1949 yılında yayınlandı.
Totaliter rejimlerin bireysel özgürlükleri nasıl bastırdığına dair çok güçlü bir eleştiriydi.
Hükümetlerin halkı nasıl kontrol ettiğini, manipüle ettiğini ve her hareketi izlediğini anlatan bu distrobik eser ilk çıktığında Birçok ülkede yasaklanmıştı arkadaşlar.
Hatta o dönemde Sovyetler Birliği'nde de yasaklanmıştı.
1984'ü yasaklayanlar aslında Orval'ın doğruyu görmesini istemeyenlerdi.
Orval'ın yazdığı dünya bir tür geleceğin resmi olarak görülüyordu ve bu bazı yöneticiler için tehdit oluşturuyordu.
Orval ise şöyle diyor.
Gerçek çoğu zaman bir azınlığın söylediklerinin aksine herkesin gözünün önünde olduğu bir şeydir.
Tabi yasaklanan kitaplar...
arasında sadece modern eserler yok.
Tarihsel olarak da çok sayıda klasik eser yasaklanmış, sansürlenmiş ve bazen de yok edilmiş.
Örneğin Dante'nin İlahi Komedyası, Orta Çağ'daki Katolik Kilisesi tarafından yasaklanmıştı.
Dante, Cehennem, Araf ve Cennet'i tasvir ederken Hristiyanlık anlayışına ters düşen birçok karakteri ve temayı ele almıştı.
Bu yüzden kitabı dönemi kilisesi tarafından sapkınlıkla suçlandı arkadaşlar.
Zamanla ilahi komedya sadece yasaklanmış değil, aynı zamanda dünya edebiyatının en büyük başyapıtlarından biri haline geldi.
Bir diğer örneğimiz Mark Twain'in Huckleberry Finn adlı eseri.
Bu kitap da 19.
yüzyılda yayınlandığında özellikle Amerika'daki kölelik karşıtı temaları nedeniyle yasaklandı.
O dönemde birçok kütüphanede, okulda falan okutulmadı, yasaklandı.
Çünkü beyazların üstünlüğünü savunan anlayışla çatışıyordu.
Dwayne bu kitapla Amerikan toplumunun ve o dönemdeki kölelik sisteminin kara yönlerini derinlemesini incelemişti.
Gelin görün ki bugün Huckleberry Finn Amerikan edebiyatının...
En önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Yasaklanan kitaplar yalnızca toplumların ve rejimlerin korkularını yansıtmakla kalmaz.
Aynı zamanda güçlü bir özgürlük mücadelesinin sembolleridir.
Bu kitaplar susturulmak istendikleri anlarda bile bir şekilde insanların zihinlerinde yaşamaya devam etmişler.
İdeolojiler, kurallar, toplumlar ne kadar yasaklamaya çalışsa da bazen bir fikir asla öldürülemez.
Hangi çağda yaşarsak yaşayalım.
Kitapların gücü insanları düşündürmek, onları başka bir dünyaya taşımak, zihinlerini açmak için her zaman var olacaklar.
Birçok yasaklı kitap daha sonra büyük kültürel değerler kazanmış.
Yani tabii ki kitapların yasaklanması onları daha çekici hale getirebilir.
Yasaklanan bir kitap bir tür direnişin simgesi haline gelir.
Bir devrim başlatmanın ilk adımıdır.
Fahrenheit 451 kitapların yakıldığı bir dünyayı anlatırken kitapların yasaklanmasının aslında onları daha değerli hale getirdiğini de ima eder.
Okumadıysanız listenizi alın bu kitabı da.
Sonuçta yasaklanan kitaplar sadece...
Onlar toplumların korkularının ve cesaretlerinin birer simgesi.
Yasaklanan kitapların ardındaki hikayeler kitapların kendisinden çok çok çok daha büyük.
Ve arkadaşlar kitapların yasaklanması sadece devletler ya da rejimler tarafından değil bazen toplumu kendisi tarafından da yapılır.
Özellikle yerel kültürlerin, toplumsal normların ve geleneklerin baskısı altında kalmış kitaplar da vardır.
Birçok ülke kendi kültürlerine Bu aslında toplumsal bir korku.
Çünkü yasaklanan kitaplar mevcut düzeni sorgulayan ve o toplumu kabul ettiği değerleri tehdit eden düşünceler içerir.
Aynı zamanda yasaklanan kitaplar bireysel özgürlüklerin ve özgün düşüncenin önündeki engelleri daha da belirginleştirir.
Bunu en iyi şekilde gösteren kitaplardan biri John Stuart Mill'in Özgürlük Üzerine adlı eseri, Mill bireysel özgürlüğün önemini vurgulamış ve bunun toplumun her biri için vazgeçilmez
olduğunu savunmuştu.
Ancak bu tür fikirler bazı toplumlar için o kadar tehlikeli ve tehditkar görüldü ki bilin kitabı da pek çok yerde yasaklanmıştır.
Bir de tabi yasaklanan kitapların arkasındaki siyasal sebepler var.
Zira kitaplar sadece fikirleri değil aynı zamanda toplumsal hareketleri de ateşleyebilir.
Bazı kitaplar doğrudan bir devrime, isyana ya da toplumsal değişime yol açacak kadar güçlüdür arkadaşlar.
Bu bağlamda Karl Marx'ın Das Kapitalesere tarihteki En çok yasaklanan kitaplardan biridir.
Kitap kapitalizmin eleştirisini yaparken sınıf mücadelesi ve işçi hakları gibi oldukça devrimci fikirlere değer verir.
Hatta pek çok otoriter hükümet bu kitabı yasaklamış.
Çünkü sınıf bilincini uyandıracak her fikir mevcut düzeni tehdit edebilir arkadaşlar.
Oysa zamanla Marx'ın eserleri sadece işçi hareketlerine değil, dünya çapındaki pek çok sosyal değişime ilham vermiştir.
Bu da gösteriyor ki yasaklanan bir kitap ne kadar güçlü bir fikir barındırıyorsa onun etkisi de o kadar geniş oluyor.
Tabi yasaklanan kitapların bir diğer yönü de onlara yapılan saldırıların genellikle kitaba sahip olanlara da yönelmesi.
Örneğin 16. yüzyılda Galileo'nun İki ana dünya sistemi üzerine adlı eseri Katolik kilisesi tarafından büyük bir tepkiyle karşılanmıştı ve yasaklanmıştı.
Galileo dünyanın güneş etrafında döndüğünü savunarak o dönemdeki yaygın inançları sorgulamıştı bildiğiniz gibi.
Kilise bu görüşü kutsal kitapla çeliştiği gerekçesiyle yasaklamıştı ve Galileo'yu da cezalandırmıştı.
Ancak yasaklanan...
Bir kitabın peşinden gelen bu tür cezalar genellikle geriye dönüp bakıldığında o kitabın ne kadar doğru olduğunu gösteren bir işaret oluyor.
Galileo'nun kitapları da bugün sadece bilim dünyasında değil, dünya genelinde özgür düşüncenin sembollerinden bir haline geldi.
Bir başka dikkat çeken nokta ise bazı kitapların sadece bazı kesimlere yasaklanması.
Yani bazı kitaplar belirli bir toplumsal sınıfa, cinsiyete ya da ırka yönelik olarak yasaklanır.
Örneğin 20. yüzyılda kadın hakları ve eşitlik mücadelesini konu alan birçok kitap yasaklanmış.
Kadınların toplumsal rolleri hakkında düşündüren eserler genellikle erkek egemen toplumlar tarafından bastırılmış.
Virginia Woolf'un Kendine Ait Bir Oda adlı eseri kadınların toplumsal, ekonomik ve kültürel özgürlüğüne dair yazılmış en önemli kitaplardan biridir arkadaşlar.
Bu kitap kadınların kendilerine ait bir oda ve bağımsız bir zihin geliştirme hakkını savunur.
Ancak bu tür radikal fikirler o dönemin erkek egemen bakış açısı tarafından tehlikeli olarak görülmüş ve yasaklanmıştır.
Bugün Virginia Woolf'un eserleri hala feminist hareketin temel taşlarından biri olarak kabul edilir.
Bir de tabii zamanla toplumsal algının değişmesiyle yasaklanan kitapların çoğu genellikle birer kültürel ikon haline gelir.
Yaşamları boyunca yasaklanmış, sansürlenmiş ya da reddedilmiş yazarlar çoğu zaman ölümünden sonra hak ettiği değerleri bulurlar.
James Joyce'un Ulysses adlı eseri tam da bu tür bir örnek.
İlk kez 1922 yılında yayınlandığında kitabın içeriği nedeniyle birçok ülkede yasaklanmıştı.
Joyce'un eserlerinde yer alan cinsellik, dilin özgürlüğü ve ahlaki değerlerin sorgulanması dönemin muhafazakar toplumu tarafından kabul edilmedi.
Ancak Ulises zamanına sadece edebiyat dünyasının en büyük başyapıtlarından biri haline gelmekle kalmadı.
Modern edebiyatın temellerini attı arkadaşlar.
Kitapların yasaklanmasının her zaman geri tepen bir etki yaratacağını söylemek yanlış olmaz.
Yasaklanmış kitaplar genellikle insanlar tarafından daha çok ilgiyle okunuyor.
Ve bu toplumlar için bir tür tabu haline geliyor.
Bazen bu kitaplar ne kadar yasaklanırsa yasaklansın kendi yolunu buluyor.
yer altında yaşıyor ve kendi güçlü etkisini yaratıyor.
Bazen de insanlar bu kitapları gizlice okuyor, tartışıyor ve kendi seslerini yükseltmek için bir araç olarak kullanıyor.
Yasaklanmış kitapların tarihteki yeri sadece yasaklanmış olmalarından ibaret değil.
Aslında onları yasaklayanlar zamanla bu kitapların güçlerinin farkına varacak ve bu eserlerin hak ettikleri yeri bulmalarına engel olamayacaklar.
Yasaklanmış kitapların bize öğrettiği en önemli şey Bir şeyin değerinin ne kadar baskı altında kalabileceğiyle ölçülmeyeceğidir.
Bu kitaplar düşündüğümüzde daha da güçlü hale gelir.
Onlar yalnızca zamanın ötesine geçmekle kalmaz.
Aynı zamanda bizi de zamanın ötesine taşıyan düşünceleri barındırırlar.
O yüzden her yasak bir anlamda özgürlüğün, düşünceyi özgürce ifade etmenin ne kadar değerli olduğunu hatırlatır.
Bugün geçmişte yasaklanmış kitapları okurken bizlere miras bırakılan bu fikirleri sadece birer kelime yığını olarak değil, aynı zamanda insanlık tarihinin en derin izleri olarak görmek gerekiyor.
Yasaklı kitapların her bir sayfası bir mücadeleyi, bir devrimi, bir sorgulamayı içinde barındırıyor.
Okuduğumuzda sadece edebiyatla değil, aynı zamanda tarihle de yüzleşiyoruz.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Ben de buradaydım, dinledim demek isterseniz diğer sosyal medya hesaplarım açıklamalar kısmından bulabilirsiniz.
Kendinize çok iyi bakın. Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
