
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Dünyanın dört bir yanında kutlanan, kimi zaman eğlenceli kimi zaman ise şaşırtıcı festivaller var. Tarih boyunca düzenlenen en ilginç festivallerden bazılarını keşfetmeye hazır mısın? Bu bölümde Zeynep, kültürlerin sıradışı geleneklerine göz atıyor.
Zeynep’i Instagram’dan takip etmek için tıkla!
Zeynep’i Youtube’dantakip etmek için tıkla!
Podcast hesabını Instagram’dantakip etmek için tıkla!
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba, Konuşulacak Çok Şey Var! podcastına hoş geldiniz.
Ben Zeynep. Bugün çok eğlenceli ve bir o kadar da ilginç bir konuya dalacağız.
Dünyanın... En sıra dışı festivallere ve bu festivallerin arkasındaki hikayelere bakacağız.
Her bir festival o toplumun kültürüne, tarihine ve bazen de aslında halkın eğlence anlayışına göre şekillenmiş.
Ve belki de bazı festivallere katılmak bizlere tamamen farklı bir dünyayı deneyimleme fırsatı sunuyor.
Fark ettiyseniz zaten çoğu festival sadece eğlence değil, çok derin anlamlarda taşıyor.
Gelenekleri yaşatıyor ya da insanların bir araya gelmesini sağlıyor.
Bugün de bu festivallerinin bazılarının hikayelerini keşfedeceğiz ve bence çok eğleneceğiz.
Her yıl dünyanın dört bir yanındaki insanlar bu geleneksel etkinliklere katılmak için çok büyük çaba harcıyorlar.
Ama bazen karşımıza öyle tuhaf festivaller çıkıyor ki ilk bakışta böyle ne olduğunu bile anlayamıyorsunuz.
Çok zor oluyor yani.
Mesela İspanya'daki La Tomatina Festivali veya Hindistan'daki Holi Festivali gibi.
Peki neden bu festivaller insanlar için bu kadar önemli Zeynep'ciğim?
Bu festivallerin çoğu arkadaşlar aslında bir tür geçmişi hatırlama, eski gelenekleri yaşatma, kültürleri kutlama veya sadece doğanın döngüsüne saygı gösterme amacını güdüyor.
Birçok toplum binlerce yıl öncesine dayanan geleneklere sahip ve bu gelenekleri her yıl kutluyorlar.
Bu kutlamalar bazen çok neşeli, bazen çok duygusal, bazen ise biraz gı...
Garip olabiliyor ama hepsi birbirinden ilginç.
Şimdi birazcık konuya giriş yapalım ve dünyadaki ilginç festivallerin içine bir adım atalım.
İlk duraklarımızdan biri İspanya'daki La Tomatina.
Bu festival her yıl Ağustos ayında İspanya'nın küçük bir kasabası olan Bunor'da gerçekleşiyor.
Vakti zamanında bir grup çocuk...
1945 yılında kasaba meydanında yapılan bir etkinlik sırasında belediye başkanına domates fırlatarak eğlenmeye başlamış.
O günden sonra arkadaşlar...
Bu tuhaf kutlama gelenek haline gelmiş.
Dünyada tanınan ve oldukça popüler bir festivale dönüşmüş.
Her yıl yaklaşık 20 bin kişi 150 ton domatesi, bakın 150 ton, bu kadar domatesi birbiri üzerine atarak festivalin keyfini çıkarıyorlar.
İnsanlar kasabaya doluşuyor ve sokaklarda domates savaşı yapıyorlar.
Yani bir düşünün. Dev bir domates çukuru haline gelen sokaklarda herkes bir yandan eğleniyor, bir yandan da birbirine domates fırlatıyor.
Ama dikkat! Bu festivalde temizlik çok önemli.
Çünkü o kadar domates savaşı yapılıyor ki kasaba sonunda domates sularıyla doluyor ve temizlenmesi de birkaç gün alıyor diyorlar.
Değişik bir festival bence.
Diğer yandan Hindistan'daki Holi Festivali bambaşka bir atmosfer sunuyor bize.
Baharın gelişiyle yapılan bu renkli kutlama Hinduizm'in önemli bir parçası.
Holi aslında çok eski bir gelenek ve her yıl Mart ayında kutlanıyor.
Ama bu festivalin sadece renkli tozları havaya savurmakla ilgisi yok.
Hindistan'ın her köyünde ve şehrinde insanlar birbirlerine renkli boyalar atarak yaşamın neşesini ve birlikte olmanın keyfini kutluyorlar aslında.
Holi, kötülüğün iyiliğe yenilmesi ve aydınlığın karanlığa karşı zaferi gibi derin anlamlar taşıyor arkadaşlar.
Festivalin en önemli öğesi ise insanlar arasında sınıf farklarını bir kenara bırakıp Tamamen eşit bir şekilde eğlenmeleri.
Kısacası her şeyin rengarenk olduğu bu festival.
Yaşamın güzelliklerini, dostluğu ve kardeşliği simgeliyor aslında.
Hindistan'ın sokakları Holi sırasında bambaşka bir dünyaya dönüşüyor.
Herkes cinsiyet, yaş veya sosyal stötü fark etmeksizin birbirine boyalarla sarılıyor.
Ama sadece Hindistan ve İspanya'da değil dünyanın farklı köylerinde ve şehirlerinde de ilginç festivaller düzenleniyor.
Mesela Obon Festivali Japonya'da her yıl Temmuz veya Ağustos ayında kutlanıyor ve ölülerin ruhlarını onurlandırmak için düzenleniyor.
Japon halkı bu festivalde sevdiklerinin ruhlarını karşılamak için dans ediyorlar.
Yakılan fenerlerle onlara yol gösteriyorlar.
Bu festivallerin fotoğraflarını ben paylaşacağım Instagram'da zaten.
Her birinin atmosferini bir görmeniz adına.
Bu da çünkü bence çok...
Böyle duygusal gözüküyor.
O bon aynı zamanda bir yeniden birleşme zamanı.
Yani aileler uzun zaman sonra bir araya geliyorlar ve ölen yakınlarını anmak için çeşitli etkinlikler yapıyorlar.
Bunun en güzel kısmı ise Japonya'nın her köyünde ve kasabasında farklı türlerde obon dansları yapılması.
Her bölge kendi yerel danslarıyla bu festivali kutluyor ve bu da her obonun bambaşka bir atmosfer yaratmasını sağlıyor.
Gece olduğundaysa arkadaşlar parlayan fenerler gökyüzüne doğru yükselirken tüm kasaba...
bir anda mistik bir havaya bürünüyor.
Gerçekten paylaşacağım bu görselleri.
Bir başka ilginç festival ise Cooper's Hill Cheese Rolling olarak bilinen bir etkinlik.
Bu festival her yıl İngiltere'nin bir bölgesinde Cooper's Hill'de yapılıyor.
Ve ne kadar garip gelse de bu festivalin odak noktası da dev bir peynir topunun tepeyi yuvarlanması arkadaşlar.
Yani katılımcılar peynir topunun peşinden tepeye tırmanarak koşuyorlar.
Amaç ne Zeynepciğim?
Amaç peynir topunu yakalamak değil.
Sadece en hızlı koşanı bulmak.
Her yıl büyük bir heyecanla yapılan bu yarış çok eğlenceli olduğu kadar tehlikeli de arkadaşlar.
Çünkü katılımcılar yuvarlanan peynirin peşinden koşarken düşebiliyor, yuvarlanabiliyor, yaralanabiliyor.
Ama bir şekilde bu çılgın yarış her yıl büyük Büyük bir coşkuyla yapılıyor.
Gerçekten de eğlenceli ama aynı zamanda biraz da ürkütücü bir festival bence.
Sadece peynir değil, bir yandan da biraz cesaret yarışması gibi.
Bushkar Mela ise Hindistan'daki diğer bir ilginç festival.
Bu festival Rajasthan'ın...
Puşkar kasabasında düzenleniyor ve her yıl Kasım ayında dev bir deve festivali olarak kutlanıyor.
Ama sadece deve yarışları ile sınırlı değil.
Burada deve alım satımı, geleneksel el sanatları ve müzik dinletileri de yapılıyor.
Binlerce deve kasabaya getiriliyor ve sahipleri develerini sergiliyorlar.
Bunun dışında Hindistan'ın en büyük renkli pazarları da bu festivalde kuruluyor.
Ve onlarca farklı kültürden gelen insanlarla tanışmakta mümkün.
oluyor haliyle. Öyle ki festival boyunca sahnelerde geleneksel Hint müziği ve dansları izleyebiliyorsunuz ve çeşitli el sanatlarını da görebiliyorsunuz.
Bu festivalin bir diğer ilginç yanı bence Hindistan'ın en büyük dini festivallerinden biri olan Diwali ile yakın tarihlerde yapılması.
Yani iki devasa kutlamanın birleşimi kasabayı tam anlamıyla böyle bir festivale dönüştürüyor.
Her yıl milyonlarca insan bu etkinlikleri izlemek için puşt kara akın ediyor arkadaşlar.
Ve tabii bir de Meksika'nın Dia de los Muertos yani Ölüler günü festivali var.
Bu Meksika halkının ölüm ve yaşam arasındaki bağı olan derin saygısının bir ifadesi.
Festival özellikle 1 Kasım ve 2 Kasım tarihlerine kutlanıyor.
İnsanlar sevdiklerinin ruhlarını onurlandırmak için mezarlarını süslüyorlar.
Onların sevdikleri yemekleri yapıyorlar ve onların hatıralarını yaşatıyorlar.
Gerçekten ilginç olan şey ise bu festivalde ölülerin anısına yapılan büyük kutlamaların aslında çok neşeli olması.
Yani insanlar ölülerini anarken hüzünlü değil, tam tersine hayatı kutlayan bir tavır sergiliyorlar.
Ölülerin ruhlarının geri dönüp yaşamlarına katılmalarını beklerken sokaklarda şarkılar söyleniyor, danslar ediliyor ve renk yarenk kostümlerle ölülerin ruhları çağrılıyor.
Bu festival Meksika'nın...
En derin kültürel öğelerinden birini simgeliyor arkadaşlar ve ülkenin her köyünde farklı şekillerde kutlanıyor.
Şimdi bugün dünyadaki en ilginç festivalleri ve onların etrafındaki büyüleyici hikayeleri keşfettik.
Evet. Her biri kültürlerin zenginliğini, insanların yaratıcı ruhlarını ve aslında yaşamın ne kadar renkli olduğunu gözler önüne serdi.
Her festivalin arkasında bir anlam, bir gelenek ve bazen de bir çılgınlık var.
Kimisi tarihsel bir değeri yaşatmak için kutlanıyor, kimisi sadece eğlenmek ve hayatı kutlamak için.
Ama hepsi bir şekilde insanları bir araya getiriyor.
Sınırları, dili, kültürleri aşıyor ve unutulmaz anlar yaratıyor.
La Tomatina'yı düşünün.
Bir kasaba meydanında 20 bin insan sadece domates atarak eğleniyor.
Bu festivalde ne ün, ne para, ne de başka bir şey önemli.
Önemli olan o anın tadını çıkarıp İnsanların birbirine neşe ve kahkaha atması.
Çünkü hayatta tıpkı domates savaşı gibi yani ne kadar zor olursa olsun eğlenmeyi ve neşelenmeyi unutmamalıyız aslında hayatta da.
E tabi biraz da israf gerçi bir şey de diyemeyeceğim ona.
Yani 150 ton domates hiç yere öyle gitti.
Neyse o kısmı şu an bir kenara bıraktım.
Ve Holi. Yani Hindistan'ın renkleriyle dans eden insanlar sadece renklerin değil aynı zamanda birbirlerinin kalplerini...
birleştiği bir kutlama yapıyorlar.
Holi hayatın tüm zorlukları ve sınırları aştığı sadece sevgiyle, dostlukla ve renklilikle büyümenin kutlaması.
Bu festival bize bir şey hatırlatıyor.
Hayat kısa ve bazen en değerli anlar en parlak renklerle yaşanıyor.
Bir de mesela düşünsenize Cooper's Hill Cheese Rolling'de herkes dev bir peynir topunun peşinden koşarken sadece bir yarış değil aslında cesaret ve eğlenceli dolu bir macera yaşıyorlar.
Peynirin peşinden koşarken kendilerini kaybediyorlar.
Burada bence şöyle düşünüyorlar yani bazen bir maceraya atılmak her şeyden daha önemli olabilir.
Bazen sadece eğlenmek gerekiyor gerçekten.
Pushkar, Mela ve Obon gibi festivaller de birer hatırlatma.
Birisi develerle kutlama yapıyor, diğeri ise ölülerin ruhlarını onurlandırıyor.
Ama ikisi de bir şekilde aynı şeyi vurguluyorlar.
Hayat hem eğlence hem de derin anlamlarla dolu.
Birbirini seven insanlar, geçmişi hatırlayanlar ve geleceği umutla bakanlar aslında hepsi bir arada.
Bir de tabii ki Meksika'nın Dia de los Muertos'u.
Ölüm... Aslında bir son değil, yaşamın bir parçası.
O kadar sevinçli ve coşkulu bir şekilde kutlanıyor ki ölüm bile bir kutlamaya dönüşüyor.
Her şeyin bir bitişi olduğu kadar yeniden başlaması da var.
Hem kendini hem hayatı hem de seni sevenleri kutlamak için bir fırsat.
Bunlar sadece birer örnekti ama her bir festivalde aslında tek bir şey öğreniyoruz.
İnsanlar farklı yerlerden, farklı geleneklerle ama hep aynı amaca hizmet ediyorlar.
Hayatı kutlamak, anı yaşamak ve her şeyin geçici olduğunu hatırlamak.
İşte bu yüzden her yıl farklı yerlerde kutlanan festivaller sadece bir gelenek değil, insan ruhunun bir yansıması, bir nevi hayatta neyin önemli olduğunu hatırlatma fırsatı.
Şimdi belki de sizin de aklınızda bir soru belirdi.
Hangi festivalde yer almak isterdim acaba?
Ya da belki... Siz bir festival yaratsanız nasıl bir şey olurdu?
Ya da hangi renklerle boyanmak, hangi dev peynirin peşinden koşmak isterdiniz?
Unutmayın bu dünyada pek çok renk var.
Yeter ki biz onlara dokunmaya cesaret edelim.
Hayat en ilginç anlarda gizli oluyor.
Bu yüzden ne kadar tuhaf olursa olsun böyle...
Değişik festivallere katılmak, her kutlamayı yaşamak hayatı kutlamanın en güzel yollarından biri olabilir.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Ben de buradaydım, dinledim demek isterseniz diğer sosyal medya hesaplarımı da açıklamalar kısmından bulabilirsiniz.
Kendinize çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
