
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu bölümde Zeynep; gelecekte ya da geçmişte değil de, bugünde yaşamanın değerinden, bunu nasıl yapabileceğimizden bahsediyor. Bunun önemi üzerinde durup, geçmişe ve geleceğe olan bakış açımız hakkında konuşuyor.
Zeynep'i instagramdan takip etmek etmek için tıkla!
Podcastin instagram hesabını takip etmek için tıkla!
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba, ben Zeynep.
Konuşulacak Çok Şey Var! podcastine, hoş geldiniz.
Geçenlerde ben Instagram'da video paylaştım.
Bir iki gün içerisinde de bir milyona yakın insana ulaştı ve çok fazla mesaj aldım ben bu konuda.
Dedim ki bir sonraki bölümde neden bunun üzerine konuşmuyoruz?
Şimdi yanıma bitki çayımı aldım, birazcık boğazım kötü ama bu bölümü atlatabiliriz diye düşünüyorum.
Bu konu hakkında azıcık konuşalım istiyorum.
Video aslında şöyleydi.
Geçmişte yaşamak, gelecekte yaşamak...
ve şimdiyi yaşamak. Bunun arasındaki farkı vurguluyordu video.
Çok fazla insanda buna şikayetçi olduğunu ve asla bugüne odaklanamadıklarından bahsetti bana.
Geçmişi düşünmekten, pişmanlıklarımı düşünmekten, bugünümü hiç güzel geçiremiyorum diyenler de vardı.
Gelecekte ne yapacağımı bilmiyorum.
Kafam hep... Acaba ileride şu olacak mı, bu olacak mı gibi düşüncelerle dolu.
Tüm günü böyle geçiriyorum diyenler de var.
Bazen geçmişe bir özlemimiz, geleceğe de bir umudumuz oluyor.
Peki bugün ne yapıyoruz?
Yani bugün için tam olarak ne yapıyoruz?
Daha doğrusu bugün de yaşamak için ne yapmalıyız?
Bunun hakkında konuşacağım bugün.
Öncelikle bir şey sormak istiyorum.
Bu sorunun cevabını isterseniz bana yazarak da ulaştırabilirsiniz.
Çok mutlu olurum. İnsan mutluluğu ve huzuru.
Neden bulunduğu zaman diliminde elde edemez?
Bunun üzerine birazcık düşünelim, konuşalım.
Neden geçmişi özlemle ya da nefretle anar?
Ya da gerçekleşmesini beklediği işler için geleceğe bel bağlayarak geçirir tüm gününü insan?
Öncelikle bu çok yaygın bir problem.
anda yaşayamama problemi, günlük hayatımızın koşuşturma arası içinde günlük sıkıntılarımızla uğraşırken pek çoğumuz tabii ki anı yaşamaya odaklanamıyoruz.
Dolayısıyla anın tadını da çıkaramıyoruz.
Bu hayatı yaşamak, hayattan keyif almak üzerine son zamanlarda epey şey okudum ve okuduğum bir yazıdan şöyle bir alıntıya denk gelmiştim.
Eğer bir teknikten bahsetmemiz gerekiyorsa bu işin tekniği şimdiki anda olmaktır.
Şu anda ve burada olduğumuzun ve yaşanan...
Bence bunu yapabilmek için geçmişe ve geleceğe olan farkındalıklı bir bakışımızın olması gerekiyor.
Geçmiş dediğimiz zaman dilimi arkadaşlar şu an içinde ne kadar kafa yorarsak yoralım, üzerine ne kadar düşünürsek düşünelim bir daha gelmeyecek olan ve de hiçbir zaman değiştiremeyeceğimiz
olaylar ve durumlardan oluşuyor.
Ben bunu kabullendiğim zaman gerçekten çok fazla şey...
değişmişti hayatımda.
Bugünün içinde biz her ne kadar keşkeyle başlayan cümleler kursak da yani istediğimiz kadar kuralım ne yazık ki geçmişi değiştiremeyeceğiz.
Değiştiremeyeceğimiz gibi bugünün içinde sürekli olarak da geçmişi düşündüğümüz için hem stres olacağız hem üzüleceğiz hem de bugünü kaçırmış olacağız.
Öncelikle geçmişe böyle bakmamız gerekiyor.
Bu demek değil ki geçmişimizi tamamen geride bırakalım.
Her şeyi silelim.
Hiçbir şeyden ders çıkarmayalım.
Hayır. Bu şu demek.
Geçmişimiz geçmişte kaldı.
Bunu söylemek de, kabullenmek de, düşünmemek de zor biliyorum.
Ama arkadaşım geçmişte ne yaşanmış olursa olsun iyi ya da kötü hiç fark etmez.
Bugünümüzde yok. Çünkü geçti, gitti ve bitti.
Biz eğer ki kaliteli bir hayata sahip olmak, hayattan keyif almak istiyorsak şimdiye odaklanmalıyız.
Şimdi nasıl hissediyorum?
Şu an nasıl daha mutlu olabilirim?
Sormamız gereken soru.
Bunlar bence. Tamam geçmişe nasıl bakacağımızı az çok kafamızda oluşturduk.
Peki gelecek nasıl?
Ona nasıl bakmalıyız? Gelecek dediğimiz zaman dilimi henüz gelmemiş olan ancak şimdiki an içinde yaptığımız hareketlerimizle değiştirebileceğimiz sonsuz olasılıklar demek.
O zaman geleceğimizi şu an planlamayalım mı Zeynep?
Yani geleceği düşünmeden nasıl yapacağız diye sorabilirsiniz.
Tabii ki de geleceğimizi bugünden planlayacağız.
Bu çok önemli ama bu plan...
Anlama düzeyinde kalmalı ve bitmeli.
Tamamen geleceğe odaklı yaşayamayız.
Bu çok fazla kaygıya, çok fazla mutsuzluğa sebep oluyor çünkü.
Çünkü bir de siz anda yaşamayı öğrenmediğiniz sürece o gelecek zaman dilimine koyduğunuz şey geldiğinde de onun farkına varamayacak ve ondan sonra gelecek şeye odaklanıyor olacaksınız.
Umarım anlatabilmişimdir anlatmak istediğimi.
Bir sürü an yaşıyoruz.
Bir sürü ve tüm hayatımız tüm bu peş peşe eklenmiş anlarımızdan oluşuyor.
O zaman önemli olan, gerçek olan şimdi içinde bulunduğumuz an değil mi?
Latince bir deyimden bahsedeceğim şimdi.
Konumuzun özeti tadında bir deyim mutlaka da duymuşsunuzdur.
Bu deyim anı yaşamayı söylüyor.
Ama bu tabir o kadar yanlış yerlere çekiliyor ki yani bu anı yaşama çılgınlığı eylemlerimizin sonuçlarını düşünmeden hareket etmek gibi algılanıyor.
Ama asla bu değil. Yani hiçbir şeyi önemsemeyip sadece zevk için yaşamak anlamına gelmiyor.
Ya da herhangi bir hedefe sahip olmamak da değil.
Hatta tam aksine seni hemen bugün şu an kendi başına mücadele etmeye başlamaya, harekete geçirmeye teşvik de edebilir.
Ve son olarak geçmişi ya da geleceği unutmak demek de değil.
Bunun tekrar altını çizmek istiyorum.
Anı yaşamak tüm potansiyelinizi ortaya çıkarmaya başlamak için yarını beklememeniz gerektiğini vurguluyor.
Umarım anlatabilmişimdir.
Peki neler yapabiliriz Zeynep?
Daha keyifli bir hayat için geçmişte ya da gelecekte değil de bugün de yaşamak için neler yapabiliriz?
Adımı atın arkadaşlar.
Yani vereceğim ilk tavsiye bu.
Küçücük bir adım dahi olsa atın.
Bin adımlık yolculuk tek bir adımla başlar diye eski bir Çin atasözü var.
Çok da severim ben bu sözü.
Çabanız ne kadar büyük veya küçük olursa olsun.
İster yazmak istediğiniz kitaba başlamak, ister kendi şarkılarınızdan oluşan koca bir müzik albümü oluşturmak olsun.
Bu çabaların her biri o küçük adımı attığımızda başlar.
O kitabın giriş paragrafını yazdığınızda...
Ya da o şarkının sözlerini yazmaya başladığımızda başlar.
Geçmişte yapabilecekten yapamadıklarımız veya gelecekte yapabileceklerimiz için kaygılanmayı ve üzülmeyi bırakalım.
Şimdi bir şeyler yapalım.
Bu aynı anlayış hakkında hiçbir şey yapamayacağımız durumlar için de geçerli arkadaşlar.
Eğer ki değiştiremiyorsanız bırakın gitsin.
Sen de kendi yoluna devam et.
Bir diğer önerim de kesinlikle önceliklerinizi belirlemeniz.
Hepimizin sınırlı bir hayatı var.
Zaman dediğimiz şey gerçekten... Gerçekten çok kıymetli.
Daha önceki podcast bölümlerinde de özellikle hayata geç kalmışlık hissi hakkında konuştuğumuz bölümde bahsetmiştim ben bundan.
Fırsatları yakalama işinde önünüze çıkan her şeye evet dememek gerekiyor.
Çoğu zaman hayır demek hedeflerinize ulaşmanızı sağlama konusunda çok daha önemlidir.
Hayır diyebilmek isimli bölümde bunun hakkında da konuşmuştuk.
Reklamlarımız bitmiştir.
Yani sonuç olarak elimizden gelenin en iyisini yapabileceğimiz yolları seçmek, zamanı en iyi şekilde değerlendirmek, eğlendirebilmenin en mantıklı yolu bence.
Ve bana gelen mesajların %80'inde çok düşünüyorum Zeynep yazıyordu.
Bu bence anı yaşayamamamızın en büyük sebeplerinden biri.
Ben bu çok düşünme olayını birkaç sene önce şöyle açtım.
Ki aslında kolaydı bir yöntemdi ama benim için zordu.
Kafama takılan bir soru varsa kendi içime atmak ya da kendi içimde çözmek yerine sorunlu olduğu noktaya gidiyorum.
Sorunlu yaşadığım insana gidiyorum ya da atmıyorum yani içime.
Bolca konuşuyorum. Çünkü bu gerçekten hem daha kısa sürüyor hem de daha net bir sonuca varıyorum.
Ve bu çok düşünme... durdurmanın yolu da beynimizdeki soru işaretlerini kaldırmaktan geçiyor bence.
Ertelemeyeceksiniz arkadaşlar. Yani rafa kaldırmayacaksınız hiçbir şeyi.
Ortaya döküp güzel bir dille kendinizi ifade edip sonucu ulaştıracaksınız.
Böylelikle düşüncelerle uğraşmak yerine anın tadını çıkarabilirsiniz.
Bizi mutlu edecek şeyler bazen sandığımızdan daha da yakın arkadaşlar.
Ne geçmişe özlem duyup iç çekelim ne de hayatı hiç tökezlemeyecekmiş gibi.
engebesiz bir yolun sonundaki bir gelecekte yaşama hayali kuralım.
Hayatı olduğu gibi kabul edip kurban rolünden çıkalım.
Sıyrılalım bu ruh halinden.
Yaşamakta olduğumuz hayatın güzelliklerini de hissederek yaşayalım.
Yaşayalım ki hayatın farkına varalım.
Ben sanatçının yolu kitabına başlayacağım bu hafta.
Hafta hafta verilen görevlerle alakalı da bir video serisi yapmayı da düşünüyorum hatta Instagram'dan.
Yaratıcılığınızı geliştirmekle alakalı çok güzel bir yol çiziyor size.
Ve bazı ufak gözüken maddeler.
Aslında ne kadar kıymetli dedim ben kitaba böyle bir göz gezdirirken.
Çok sevdiğiniz o kahveyi yaptığınızda sadece o kahveyi için bugün mesela.
Başka hiçbir işle uğraşmayın.
Dilerseniz koltuğunuzda, dilerseniz camın önüne yerleşerek ya da balkona çıkarak kahvenizi yudumlayın.
Hak ediyorsunuz çünkü bunu.
Kendinizle baş başa kalarak güzel bir kahve içmeyi hak ediyorsunuz.
Ben de hak ediyorum. Havalar da çok güzel bu sıralar.
Güzel bir yürüyüşe çıkın mesela.
Belki de beni yürüyüşte dinliyorsun.
Hiç bilmiyorum. Kafanızda işleriniz olmasın ama.
Başkaları da olmasın.
Etrafı gözlemleyerek, yaşadığınız yeri gözlemleyerek belki.
Gökyüzünü inceleyerek.
Sahil kenarına gittiyseniz dalga seslerine dikkat ederek.
Sakin bir yerde, yeşillik bir yerde yaşıyorsanız.
Sabahın erken saatinde kuşların sesine dikkat ederek belki.
Bugünü yaşayın arkadaşlar. Olduğumuz anın farkında olun.
Müdahale edebildiğimiz, bir şeyler yapabildiğimiz tek an bugün.
edebildiğimiz tek gün bugün.
Geçmiş oldu bitti.
Gelecekse tamamen sürpriz zaten.
Tamamen belirsiz.
Nazım Hikmet'in yaşamaya dair adlı dizesinden iki satır okumak istiyorum ben şimdi size.
Yaşamak şakaya gelmez.
Büyük bir ciddiyet yaşayacaksın.
Yaşamakta olduğumuz kendi hayatımızdaki anların kıymetini bilerek yaşama tutunmanın farkında olmak bilinciyle diyerek bugünkü sohbetimizi bitirelim diyorum.
Son olarak bugün neden anı yaşamanın öneminden bahsediyoruz?
Bahsettim birkaç şey söylemek istiyorum aslında.
Yani neden bu kadar önemli bu anı yaşamak olayı?
Bu şekilde yaşamak motivasyonunuzu arttıracak çünkü mesela.
Çünkü zamanın önemine odaklanmanıza yardımcı olacak.
Fırsatları yakalamak için tetikte ve farkında olacaksınız.
Çünkü şu anı yaşıyor olacaksınız.
Çevrenizde neler oluyor neler bitiyor daha farkında olacaksınız.
Ve arkadaşlar her anı değerli kılmak, sevdiğiniz ve yaşamaya değerli hissettiğiniz, heyecan verici bir hayat inşa...
İnşa etmek demektir. Ve biz yaşamaya değer bir hayatı hak ediyoruz.
Zamanımız kıymetli evet.
Biz de çok kıymetliyiz ama.
Bugünümüzü kontrol edebiliyorsak o zaman bugün kendimiz için daha mutlu olmak için bugün neler yapabilirim diye soralım.
Olur mu? Ve son. Umarım ki keyifli bir sohbet olmuştur.
Boğazım birazcık kötüydü.
Kusuruma bakmayın bu bölümlük.
Ama çok konuşmak istedim bu konu hakkında nedense.
O yüzden açtım mikrofonu konuştum.
Siz de ben de hani buradaydım dinledim demek isterseniz.
Instagram hesabımı açıklamalar kısmına bırakacağım ben.
Zeynep Hantik olarak bu kullanıcı adıyla bulabilirsiniz zaten beni.
O zaman bir sonraki bölümde görüşmek üzere diyorum.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
