
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Zeynep'i instagramdan takip etmek etmek için tıkla!
Podcastin instagram hesabını takip etmek için tıkla!
Transkript
Altyazı M.K.
İyi akşamlar artık bölgenin hangi saatinde beni dinliyorsanız merhabalar.
Bugün sizinle zaman yönetimiyle alakalı biraz sohbet edeceğiz.
Geçenlerde böyle ajandama podcast bölümüne alakalı olan planlarımı yazıyordum.
İşte şundan bahsedebilirim, şu konuda biraz ayrıştırma yapmam güzel olur gibi gibi gibi.
Bu haftanın konusunda biraz kararsız kaldım.
Dedim ki en iyisi size sorayım.
Bir anket bıraktım Instagram'a.
Zaman yönetimiyle alakalı mı yoksa sınav stresi gibi bir konuda mı gelsin bu haftaki bölüm gibi bir soru sordum.
Ama sormaz olay. Çünkü siz benden daha kararsız çıktınız.
Yüzde elli geldi. İki oy daha.
Yani tam on bin kişiye yakın oy kullanan insan var.
Böyle tam ortadan ikiye bölüme nasıl başardık bilmiyorum.
Ama öyle oldu. Ben de dedim ki en iyisi ilk oy verene bakayım.
Esrarcığım bu podcast bölümü senin için.
Çünkü ilk oy veren sensin ve zaman yönetimi demişsin.
Peki bu bölümle konuşacağız.
Bu bölüm böyle birbirinden önemli.
Üç kuraldan bahsedeceğim size.
Okuduğum bir iki kitap ve makalelerine geldiğim böyle hayatım.
sıkça da kullanmaya çalıştığım yöntemler bunlar.
Ve gerçekten bence yapmaya çalıştığınızda çok da faydasını göreceğiniz yöntemler.
İlki 2 dakika kuralı.
Bu çok basit ama bir o kadar da etkili bir kural.
Bahsedince böyle anlayacaksınız ne demek istediğimi.
Peki bu kurallar da inham oluyor.
Yani nereden böyle denk geldim?
Böyle zaman yönetimiyle alakalı bir kitap okumak istiyorum dediğinizde size muhtemelen ilk önerilecek olan kitaplardan biri bu.
Getting Things Done isimli bir kitap.
Türkçe'ye iş bitirici olarak çevrili sanırım.
Bu kuralın en güzel yanı daha şu bence uygulanması aslında inanılmaz kolay.
Asıl amacı da şu yapman gereken işlere başlayamıyorsan böyle sürekli erteleme sorunu gibi şeyler yaşıyorsan bunlardan kurtulmak amacımız.
Yani bunu yapmaya çalışıyoruz.
Peki Zeynep'ciğim bu kuralı nasıl uygularız derseniz de şöyle.
İki aşaması var bu kuralın.
Birinci aşama şu. Yapman gereken iş 2 dakikadan az sürecekse düşünmeden yap.
Yani işte gün içerisinde böyle gerçekten 2 dakikadan az süren bir sürü iş erteliyoruz ki ve o ufak işler böyle halletmediğimiz için kafamızın bir köşesinde oluyor sürekli.
Bu sefer de böyle asıl önemli işimizi yapmaya çalışırken böyle kafamızda sürekli o küçük işler oluyor.
Bu yüzden odaklanamıyoruz da düzgünce.
Bu yüzden yapacağınız en fazla 2 dakikanız alacak birisi aklınıza geldiği gibi yapın.
Yani mesela yanıtlayacağınız bir mail vardı, aklınızın bir köşesine attığınız, işte bir ara şunu yap, yanıtlayayım falan dediğiniz.
Onları aklınıza geldiği gibi yanıtlamanız gerekiyor.
Yani belki çiçekleri sulamanız gerekiyor, belki işte bayramdır, seyrandır ya da işte aramanız gereken biri vardır.
2-3 dakikalık bir konuşma gerçekleştireceksiniz sadece.
O yüzden yapın gitsin.
Bu şekilde bu ilk aşamamız.
Peki ikinci aşamamız ne?
O da şöyle. Eğer ki yapacağınız iş 2 dakikadan uzun sürecekse bu sefer de düşünmeden başlayın ve sadece ilk 2 dakikasını yapın.
Tabii ki de gün içerisinde yapacağınız tüm işler 2 dakikadan az olmuyor.
Öyle bir dünyada yaşamıyoruz maalesef.
Haklısınız. Ama her işe 2 dakikada başlayabiliriz.
Ben bunu böyle bir türlü kitap okuyamadığım, düzenli hale getiremediğim zamanlarda çok sık kullanıyorum.
%100 etkili bir yöntem olduğuna garantisini verebilirim.
Yani bence. Ben bunun garantisini veriyorum.
Ama hadi tamam. Bana inanmadınız.
Zamanında... Isaac Newton ne demiş?
Bir müdahale olmazsa duran cisimler durmaya, hareket eden cisimler hareket etmeye devam eder.
Bakın bu böyledir. Eğer ki başlamazsanız zaten hiçbir türlü devamı gelmeyecek.
Bu yüzden en güzeli 2 dakikada olsa başlamak.
İşte ben nasıl yapmıştım? Şöyle her akşam işte kitap okuyacağım diyordum zaten.
İşte okuldan dönünce, hastaneden dönünce vs.
Olabildiğince toplu taşımada falan da kitap okumaya çalışıyordum o dönemde.
Hani alışkanlığı da iyice kazanayım diye.
Telefonuma, tabletime pdf kitaplar indiriyordum.
Genelde de böyle kısa kitaplar tercih ediyordum telefonu indirirken.
İşte hemen açıp okuyordum işte belki 15-20 sayfada olsa.
Ama bazen öyle yorgun dönerdim ki yani.
Uyuyana kadar ertelerdim.
İşte yemek yiyin sonra... biraz okurum işte şunu yapayım.
Sonra biraz okurum gibi gibi gibi.
Sonradan dedim ki açayım biraz okuyayım.
Aniden böyle 10 sayfa 20 sayfa da olsa okurdum.
İşte bazen böyle bölümler öyle bir yerde biterdi ki işte 50-60 sayfa.
Bazen böyle 100 sayfa okudum bile hatırlıyorum.
İşte doğru kitabı bulduğunuzda gerçekten böyle oluyor.
Gerçi şöyle ki bence kitap okuma alışkanlığı konusunda 2 dakika kuralı değil de 2 gün kuralı çok daha etkili oldu benim için.
Şimdi ondan bahsedeceğim biraz.
Yani günlük ıvır zıvır işler halledecek 2 dakika kuralı çok kurtarıcı bir şey olsa da 2 gün kuralı alışkanlık kazanmak için çok daha güzel bence.
Peki nedir bu 2 gün kuralı?
Bu 2 gün kuralı belki de gerçekten böyle hayatınıza büyük değişiklikleri yol açacak.
Alışkanlıkları edinmeniz için ya da işte motive olmanız konusunda çok işinize yarayacak bir yöntem.
İşte neticede hayat böyle güzel şeyler...
biriktirme sanatı. Belki şimdi edineceğiniz böyle küçük bir alışkanlık seneler sonra hayatınızda çok büyük bir yere sahip olacak.
Size belki çok güzel anılar bırakacak.
O yüzden bir alışkanlık edinecekseniz bu sizi mutlu da edecekse kesinlikle de...
Bu iki gün kuralı nedir diyorduk.
Bu kural böyle hedefinizi üst üste iki gün aksatmama üzerine kurulu bir takip metodu.
Neticede hepimiz insanız.
Her günümüz aynı olmuyor.
Her gün aynı enerjiyi bulamıyoruz belki de.
O yüzden de iki gün kuralının halden anlayan bir metodu olduğunu düşünüyorum ben.
Eminim ki Sinfield...
tekniğini duymuşsunuzdur.
Bu don't break the chain.
Yani zinciri kırma metodu.
Zamanında ben bu metoda gerçekten çok çabaladım bir şeyler için.
Ama haftalar sonunda fark ettim ki gerçekten çok yorulmuşum.
Ve bu yorgunluk sadece yaptığım şey yüzünden de değil.
Kendime uyguladığım baskı yüzünden.
Çünkü o zincir kırılırsa böyle sanki yaptığım her şey boşa gidecek.
Elimde hiçbir şey kalmayacak gibi hissediyordum.
Örneğin 75 günlük böyle bir değişim programına başladınız.
Her gün böyle fix yapmanız gereken şeyler var.
Her yaptığınızda da dikkat atıyorsunuz o güne ve zinciri kırmıyorsunuz.
Harikasınız, mükemmelsiniz.
Ama diyelim ki 59. gün gerçekten çok önemli bir işiniz çıktı ve zincir paramparça.
O gün eğer ki böyle bütün yaptıklarım boşa gitti, zincir kırıldı, başaramadım gibi fikirlere kapılırsanız olmaz.
Ama işte olsun 59 günü çok verimli geçirdim diye devam ederseniz tabii ki de sıkıntı yok.
Ama bende nasıl oldu?
Ben zinciri kırdığım için motivasyonumu böyle birkaç gün toparlayamadım mesela.
Neden? Dedim ki madem kırıldı aman dedim yani.
Ama dediğim gibi neticede insanız.
Koşuşturmalı bir hayat içerisinde böyle spesifik olarak bir hedefe odaklanıp her gün o hedef için bir şeyler yapmak bazen mümkün olmayabiliyor.
Bu sefer de zinciri kırınca böyle negatif telkinlerle dolduruyoruz kafamızı işte.
Yine başaramadım. Mesela ben bir türlü alışkanlık edinemiyorum.
Ben yapamıyorum. O yüzden iki gün kuralı bence çok güzel bir takip metodu.
Çünkü iki gün kuralındaki mantık şöyle.
Peş peşe iki gününüz boş geçmeyecek.
Hatta aslında şöyle de uygulayabilirsiniz.
Diyelim ki haftada bir yapmanız gereken bir şey.
Mesela benim için bir YouTube videosu ya da bir podcast bölümü kaydetmek.
Bunu bir hafta aksatsam da ikinci hafta mutlaka yapmalıyım.
Yani umarım anlatabilmişimdir şu an mantığını.
Diyelim ki önünüze bir kağıt kaleme aldınız, program yaptınız.
İşte her gün minimum 50 sayfa kitap okuyacağım dediniz.
Bunu günlerce yaptınız, yaptınız, yaptınız.
Sonra bir gün fırsat bulamadınız.
O günün vakit olmadı.
Programda o güne çarpı koydunuz.
Sizin bu kuraldaki amacınız...
İki gün peş peşe çarpı atmamak.
Yani aslında tam da simyacının dediği gibi.
Bir kez olan bir daha olmaz ama iki kez olan mutlaka üçüncü kez de olur.
O yüzden bu kuralı uygulayacaksanız şunu bilmelisiniz ki o gün hedeflediğiniz şeyi yapamadıysanız diğer gün mutlaka yapmak zorundasınız.
Alışkanlığı böylece kazanmış olacaksınız.
Hatta bu kural Atomik Alışkanlıklar kitabında da geçiyordu.
Tam olarak bu şekilde olmasa da işte orada da bahsediyordu bu tarz bir şeyden.
O kitaba da bakabilirsiniz. Bu tarz şeylere ilginiz varsa.
Bir diğer kuralımız ise 2 yıl kuralı.
Bu Şeyma Ünal'ın bir sohbetinde denk gelmiştim bu kurala.
Daha doğrusu şöyle bir alıntı bırakmıştı.
Dip isimli bir kitaptan.
Bir işe başlamamak da bilgece bir seçim olabilir.
Ama yapabileceğiniz en saçma şey bir işe başlayıp...
zaman, para, emek verip sonrasında da bırakmaktır.
İki yıl kuralı da şunu diyor işte.
Mesela bir işe girişecekseniz, diyelim ki bir girişim yapacaksınız.
İki yıl olmadan bırakmayın.
Mesela spora başladınız.
Karınkası yapacağım, şöyle bir vücut yapacağım gibi gibi.
İki yıl olmadan bırakmayın diyor.
Yapılabilecek en doğru şey orada bir potansiyel görüyorsanız mutlaka devam etmeniz.
Minimum iki yıl olacak şekilde.
Böyle bir şeylerin üzerine çok fazla düştükten sonra gerçekten sonuçlarını...
Fark ettiğinizde çok şaşıracaksınız.
Başarılı merdivenleri bazen öyle...
İkişerli, üçerli çıkılmıyor tabii ki de.
İstikrar gerçekten çok çok mühim bir şey.
Mesela bu kurala kendi hayatımdan örnek vermem gerekirse ben de kendi girişimimi söyleyebilirim.
Bu çocukluktan beri hayalim olan o Kurtasya markası için böyle ilk adımları atmak istedim bir sene önce.
Hala devam ediyoruz.
Açıklamalar kısmında hatta sitemizde bulabilirsiniz.
Böyle çok güzel yerlere geleceğini biliyorum, hissediyorum.
Bunun hayalini çok çok fazla dokuruyorum.
Ama tabii ki bunun iki günde olmayacağını da biliyordum.
Bu yüzden de devam ediyorum.
Bakalım neler olacak. Şimdi bu kadar alışkanlık, zaman yönetimi gibi konular konuştuktan sonra bence eğer ki hayatınıza yoluna koymanız gereken şeyler varsa bu podcast bunlara başlamamız için bir
işaret olsun. Bir kağıtı kalem alın, alışkanlıklarınızı yapmanız gerekenleri, planınızı, programınızı yapın.
Ne demiştik? Bir müdahale olmazsa duran cisimler durmaya...
Hareket eden cisimler hareket etmeye devam ederler.
Duran bir cisim olmayın.
Ben şu an size böyle çok azıcık bir kuvvet uygulamış olan biri olayım mesela.
Ve siz hareket etmeye devam edin bugünden sonra.
Çünkü eğer ki gerçekten yürekten istersen yapılmayacağımız bir şey yok.
Ben bunu biliyorum. Siz de bilin.
Kendinize çok iyi bakın. Bölümü dinledim.
Ben de buradayım demek isterseniz bana ulaşabileceğiniz Instagram adresini açıklamalar kısmına bırakıyor olacağım.
Hatta hedeflerinizi de bana atabilirsiniz.
Bana da fikir olur. Yorumlarınızı her zaman bekliyor olacağım.
Görüşmek üzere. Bye bye.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
