
Bu bölümde Klinik Psikolog Merve Tokgöz, hazırcevap olmanın aslında doğuştan gelen bir yetenek değil, geliştirilebilen bir beceri olduğunu anlatıyor.
Anında cevap veremediğiniz, sessiz kaldığınız ya da laf altında ezildiğiniz anların psikolojik altyapısını keşfedecek ve artık kendinizi daha iyi ifade etmenin yollarını öğreneceksiniz.
Hazırcevap olmak zeka kadar duygusal denge de gerektirir.
Peki düşünmeden değil, düşünerek nasıl konuşulur?
Karşınızdakini kırmadan nasıl sınır koyabilir ve kendinizi koruyabilirsiniz?
Ve en önemlisi…
Nezaketi elden bırakmadan nasıl güçlü cevaplar verilir?
Eğer kendinizi ifade ederken zorlanıyor, sonradan “keşke şöyle deseydim” diyorsanız, bu bölüm tam size göre.
Çünkü gerçek hazırcevaplık, sesi yükseltmeden etkili konuşabilme sanatıdır.
Görüşmelerinizi %15 indirimle planlamak için IYILES15 kodunu kullanabilirsiniz.
---
Uzm. Klinik Psikolog Merve Tokgöz’den seans almak için tıklayın.
Uzm. Klinik Psikolog Merve Tokgöz Instagram:@psikolog.mervetokgoz
---
Happ Health Instagram: @happ.health
Youtube: @happ.health
Reklam ve İş birlikleri için: happdestek@gmail.com
--
Bu bölüm “Happ” hakkında reklam içerir.
Transkript
HepAlt Kendini İyileştir'i sunar.
HepAlt dijital sağlık uygulaması, Sağlık Bakanlığı tescilli bir platformdur.
Psikolojik danışmanlıktan beslenme desteğine ve daha birçok sağlık hizmetine evinizin konforunda ulaşabilirsiniz.
Herkese merhaba, ben Merve.
Yaklaşık 11 yıldır insanların kendilerini iyileştirmelerine yardım ediyorum.
Bu podcast kanalında da Kendini İyileştir'mek isteyen insanlara terapi odasında verdiğim önerileri paylaşacağım.
Bugün hepimizin zaman zaman yaşadığı ama çoğumuzun içten içe canını sıkan bir konu var.
Hazır cevap olmak.
Ama yanlış anlaşılmasın, amacımız kimseye laf sokmak olmayacak, kabo olmak hiç olmayacak.
Bu bölümde öğreneceğimiz şey şu.
Nezaketle ama sağlam durarak, zeka dolu cevaplarla kendimizi korumayı öğreneceğiz.
Hazırsanız başlıyoruz.
Bir kere hazır cevap doğuştan gelen bir özellik değil, geliştirilen bir beceridir.
Şunu da söylemeliyim ki hazır cevap insanlar genellikle hayatında sürekli mücadele vermek zorunda olan insanlardır.
Çünkü kendilerini korumaya almayı çok küçük yaşta öğrenmek zorunda kalmışlardır.
Hazır cevaplık bir yetenek de değildir.
Bir zihinsel reflekstir.
Aslında ne kadar maruz kalırsanız o kadar gelişir.
Ve bu refleks yaşınız kaç olursa olsun birazdan söyleyeceğim teknikleri uygularsanız kesinlikle geliştirilebilir.
Biz terapide buna...
Bilişsel esneklik diyoruz.
Yani bir durumu tek boyutuyla değil çok boyutlu düşünebilme becerisi.
Hazır cevap insanlar durumu kişisel algılamadan, karşısındaki kişinin açığını aramadan sadece hızlı düşünebilirler.
Ve bunun temeli şuradadır.
Duygusal olarak tetiklenmeden soğukkanlı cevap verebilmek.
Yani kırmadan, ezilmeden ama ezmeden konuşmak.
Karşınızdaki kişinin öncelikle niyete temas edin.
Cevap vermek mi yoksa yüceltmek mi amaç?
Hazır cevap olmanın en ince çizgisi şudur.
Cevap verirken gerçekten bir sınır mı çiziyorsunuz yoksa karşı tarafı küçük düşürerek güç mü toplamaya çalışıyorsunuz?
Eğer amacınız kendinizi savunmak değil ekonomi yüceltmekse bu hazır cevap değil bir üstünlük oyunudur.
Gerçek hazır cevaplık sizi incitmeden koruyan cümleleri bulabilmektir.
Ve bu sadece bir zeka işi değil, içsel bir denge ister.
Şimdi size gündelik örnekler vereceğim ve nasıl cevap verebilirsiniz bunları paylaşacağım.
Mesela pasif-agresif kişileri bilirsiniz.
Söylediği şeylerin niyetleri çok belli olmaz.
Mesela sen hep böylesin, zaten çok hassassın diye bir yorum aldığınızı düşünelim.
Cevap olarak şunu verebilirsiniz.
Hassas olmak kötü bir şey değil ama umursamaz olmak bazen çok daha yıpratıcı olabiliyor.
Mesela birisi özel hayatınıza mı karıştı?
Şunun gibi çok sık duyduğumuz şeylerden.
Bu yaşta hala yalnızsın çok ilginç.
Yanıtınız şu olabilir. Benim için ilginç olan yalnız olmanın hala bir eksiklik gibi görünmesi.
Bu cümlelerin ortak özelliği şu.
Kırmıyor ama gerçekten bir duruş sergiliyor.
Yıkmıyor ama netlik taşıyor.
Nezaketle bir savunma sanatına dönüşüyor bence.
Bir de şunu bilmeniz çok önemli.
Hemen cevap vermek zorunda olmama rahatlığı.
Hazır cevap insanlar çok hızlı cevap vermek zorunda değillerdir.
Bazen sakinleştikten sonra da cevabını verebilirler.
Bazen o anda susup sonra yerinde bir cümleyle konuya da geri dönebilirsiniz.
Kendinizi de bu sürekli hızlı cevap vermediğin baskısını ortadan kaldırırsanız çok daha berrak düşünebilirsiniz.
Mesela sosyal medyada dahil buna biri yorumunda sizi iğnelediğinde hemen cevap vermek zorunda değilsiniz.
Önce durun sonra şunu sorun kendinize.
Bunu cevaplamak bana ne kazandıracak ya da bende neyi onaracak?
Eğer bir cevabın sizi küçültmeden sizi büyüteceğini düşünüyorsanız evet o zaman yazabilirsiniz.
Ama gerçek hazır cevaplık aceleyle değil içgörüyle yapılır.
Bunu sakın unutmayın. Ve size gerçekten bir ipucu vereyim.
Hazır cevap insanlar genelde çok iyi dinleyicilerdir.
Çünkü ne söyleyeceğini bilmek için önce ne dendiğini anlamanız gerekir.
Karşı tarafın niyetini anlamanız gerekir.
Mesela Bir insanın niyeti çok güzelmiş gibi görünüp size gerçekten alttan alta çok iğneleyici şeyler söylüyor olabilir.
Analiz bu konuda gerçekten sizi kurtarır.
Hazır cevaplık hızlı konuşmak da değildir.
İyi analiz edip nokta atışı yapmaktır.
Hazır cevap insanların zaten en büyük özelliklerinden biri çok konuşmazlar, çok anlatmazlar.
Eğer böyle biriyseniz sürekli açıklama yapan, çok konuşan, çok anlatan hazır cevap olmaktan çok önce kendinizi daha az anlatmaya başlayarak bu süreci deneyimleyebilirsiniz.
İyi dinlemek doğru yerden cevap üretmenizi sağlar.
Ve doğru yerden gelen cevap çoğu zaman bağırmadan da duvar gibi durur.
Ve şunu hatırlamanızı istiyorum.
Nezaketle cevap vermek zayıflık değildir.
Bu gerçekten yüksek değer insanların yapabileceği bir şeydir.
Birini kırmadan sınır koyabilmek gerçek bir ustalıktır.
Kaba konuşmak herkesin yapabileceği bir şey.
Bence içsel donanımımızda Bunların hepsine yer var.
Kabalıklara, kötü sözlere.
Ama bunu tercih etmeden, kibarlığı elden bırakmadan dur diyebilmek zihin işçiliği gibidir.
Ses tonunuz, kelime seçiminiz sadece görünür değil, saygı değer de kılar sizleri.
Nezaketle söylenen keskin bir cümle, bağırarak söylenen onlarca sözden daha çok iz bırakır.
Ve ben kişisel olarak gerçekten her şeyin nezaketle söylenebileceğini düşünüyorum.
Taktiklerden ilki duygusal mesafeyi korumanız yani önce sakinleştirmeniz sonra cevaplamanız.
Hazır cevap olmak için önce hazır hissetmeniz gerekiyor.
Eğer biri sizi iğneliyorsa ve siz o anda kırıldıysanız beyniniz savaş kaç moduna girer ve bu gerçekten agresif bir tepkiyi de doğurabilir ve hazır cevaplık prefrontal korteks
dediğimiz düşünme merkezinde gerçekleşir.
Yani sakin kafayla.
Ne yapmalısınız peki sakin cevap vermek için?
Derin bir nefes almalısınız.
Göz temasını kesmeden durmalısınız.
Bunun zor olduğunu biliyorum ama lütfen deneyin.
Cevabı hemen vermeden birkaç saniye kendinize izin vermelisiniz.
Bu o kadar güçlü bir taktiktir ki karşınızdaki kişi bile şunu düşünür.
Ne diyecek acaba? Ve biraz da gerilir açıkçası.
Burada göz temas çok önemli yalnız.
Ve o sessizlikten sonra gelen cümle genellikle daha net, daha dengeli.
Ve daha etkili olur. Diğer taktiğimize geçelim mi?
Aynalamalı soru.
Cümleyi soruya çevirerek geri yollamak.
Bu gerçekten çok iyi bir taktik.
Biri sizi küçümsemeye çalıştığında direkt savunmaya geçmeyin.
Cümleyi ona geri çevirin.
Örneğin, bunu sen mi yaptın gerçekten diye böyle kina ile bir soru aldınız.
Niye sence ben yapmamalı mıydım?
Ya da niye sence ben yapamaz mıydım?
diyebilirsiniz. Ya da şöyle bir soru aldığınızı düşünelim.
Senin bu kadar kolay ilerlemen biraz şans gibi sanki.
Bu gerçekten çok gıcık edici.
Şunu söyleyebilirsiniz.
Sana şans gibi mi geliyor yoksa senin için zor olduğu için mi böyle düşünüyorsun diyebilirsiniz.
Bu ne yapar biliyor musunuz?
Pasif agresif kişiye spot ışığını çevirmek gibidir.
Sana değil kendi niyetine baktırır.
Bu da sizi korur.
Üstelik nezaket sınırlarında.
Yani sorulara soruyla karşılık vermek aslında hazır cevap olmanın en basit yollarından biridir.
Bunu gündelik hayatınızda birkaç kere denemenizi öneririm.
Şimdi diğer bir taktiğimiz, bu da yine kolay bir taktik başlangıç yaşaması için.
Gülümseyerek sınır koymak.
Yani beden diliyle üstünlük kurmanın bazı taktikleri var.
Hazır cevap çünkü sadece kelimeyle değildir.
Tonlama ve beden diliyle tamamlanır.
Yani nezaketle ama net olmanın yolları var.
Mesela gülümseyin.
Sahte değil, kontrollü, hafif.
Yani başınızı hafif, yana eğerek konuşmak da iyi bir beden dili verir.
Yani sakinlik sinyali, gözünü kaçırmamak ve gözlerinizi kısmadan bakmak.
Bunların hepsi aslında sizin böyle demir gibi ayakta olduğunuzun bedensel sinyalleridir.
Bu karşı tarafta aslında bir saygı da uyandırır.
Göz teması, hafif başımızı yana eğmek, gülümsemek ve gözleri kaçırmamak.
Mesela bir arkadaşınıza kırıldığınız veya hoşunuza gitmeyen bir konuyla alakalı bir konuşma yapıyorsunuz ve şöyle bir şey söylüyor.
Ne kadar da olmuşsun bu konuyla ilgili diyor.
Siz de ona şunu söyleyebilirsiniz.
Bu yorumu senin yapman gerçekten sürpriz oldu.
Ama bunu gülümseyerek yapın.
Buradaki alt mesajı hepimiz anladık herhalde.
Yani onun kendiyle alakalı durumlarda da bazen dolu olabileceğini, bunun çok insani olduğunu Ve bu yorumun aslında çok da gereksiz olduğunu söylemenin bir yoludur bu.
Bu beden dili, ben üstteyim ama seni ezmiyorum sinyali verir.
Karşı taraf gölyede kalır ve sizin ışığınız bozulmaz.
Bir diğer taktik, ben bunu çok seviyorum.
Kendimize dönüp onlara anlatmamak, yani her şeyi açıklamak zorunluluğunu bırakmak.
Lütfen hayatınızda bunu kullanın.
Hazır cevaplık bazen bir cümleyle değil, hiç açıklama yapmamakla da olur.
Herkese her şeyinizi lütfen anlatmayın.
Sessizlik bazen en zekice cevaptır.
Mesela şöyle bir yorum aldığınızı düşünün.
Karar verdiniz ve bazılarına göre saçma bir karar olabilir ve size şunu söylüyor.
Bu kararın nedenini gerçekten anlayamıyorum.
Cevap, bence anlamanda gerekmiyor.
Ya da bunu anlamamış olman aslında beni haklı çıkarıyor gibi bir cevap verebilirsiniz.
Açıklama zorunluluğu duygusal savunmasızlığa dönüşebilir.
Hazır cevap biri, kime ne kadar açıklama yapması gerektiğini bilen kişidir.
Size şimdi gizli bir taktik veriyorum.
Zihinsel ayna taktiği, karşıdakinin kendine söylediğini size söylediği gibi algılayın.
Bu ne demek? Biri size iğneleyici, küçümseyici ya da alaycı bir şey söylediğinde cevap vermeden önce şunu yapın.
Kafanızda o cümleyi sanki o kişi kendine söylemiş gibi tekrar edin.
Yani size diyor ki, Bu halinle gerçekten başarılı olduğunu mu sanıyorsun?
Siz zihninizde onu şuna çevirin.
Benim bu halimle başarılı olmam onu rahatsız ediyor.
Kendi eksikliğini bana yöneltiyor.
Ve sonra bu aynayı onun yüzüne gösterin.
Yani şöyle cevap verin.
Sanırım kendi başarısızlıklarımızla baş ederken başkalarınınki göze batıyor.
Ya da beni değil kendi yargılarını anlatıyor gibisin deyin.
Gizli taktik dememin sebebi şu.
Diğer tekniklere göre biraz sert kaçıyor çünkü ağır bir yüzleştirme barındırıyor.
Bence bu sınırları çok zorlayan kişilere yapmanız gereken bir şey.
Artık lafınızı yutmak zorunda değilsiniz ama bağırmak zorunda da değilsiniz.
Çünkü gerçek güç ses tonunda değil, kelimelerinizin kalitesinde.
Hazır cevap olmak zeka kadar zarafet, cesaret ve denge ister.
Ve lütfen şunu unutmayın, lafını sakınmadan konuşmak bir meziyet değil.
Ama bir seçimdir. Fakat lafını incelikle kurmak bir saygıdır.
Hem karşınızdakine hem kendinize.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
