
Mobbinge Uğruyorsan Ama İşten Ayrılamıyorsan Bunları Dene
11 Mart 2026 · 19 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Klinik Psikolog Merve Tokgözve İstinye Üniversitesi’nden Öğretme Öğrenme Mükemmeliyet Merkezi Uzman Eğitimci ve Yönetici Elif Vardar Solak, “İş Hayatında İyileşiyorum” serisinin bu bölümünde iş hayatının en zor ama en sık yaşanan gerçeklerinden birini ele alıyor:
Mobbinge uğruyorsunuz ama işten ayrılma şansınız yok.
“Git” demenin kolay, kalmanın ise çoğu zaman zorunlu olduğu bu durumda, peki ne yapılabilir?
Bu bölümde; mobbingin nasıl sessiz ve sistematik ilerlediğini, neden insanın kendinden şüphe etmeye başladığını ve ayrılmadan kendinizi psikolojik olarak nasıl koruyabileceğinizi konuşuyoruz.
Bu bölüm iş yaşamında baskıyı yavaşlatan, karşı tarafın davranışını düzenleyen ve yarın sabah masanıza oturduğunuzda uygulayabileceğiniz somut stratejiler içeriyor.
Mobbing sizin suçunuz değil. Ama kendinizi korumayı öğrenmek sizin gücünüz.
---
MERVE30 Koduyla Uzm. Klinik Psikolog Merve Tokgöz’ün seansları Happ Health’e özel %30 indirimli! Hemen Happ Health’ i telefonuna indir. Kupon kodunu kullan. Hazırsan Kendini İyileştirmeye başlayalım…
Happ Health'i telefonuna indirmek için tıkla!
---
Uzm. Klinik Psikolog Merve Tokgöz’den seans almak için tıklayın.
Uzm. Klinik Psikolog Merve Tokgöz Instagram:@psikolog.mervetokgoz
---
Eğitimci Danışman Elif Vardar Solak Linkedln: Elif Vardar Solak
---
Happ Health Instagram: @happ.health
Youtube: @happ.health
Reklam ve İş birlikleri için: happdestek@gmail.com
--
Bu bölüm “Happ” hakkında reklam içerir.
Transkript
HepAlt, Kendini İyileştir'i sunar.
HepAlt, dijital sağlık uygulaması, Sağlık Bakanlığı tescilli bir platformdur.
Psikolojik danışmanlıktan beslenme desteğine ve daha birçok sağlık hizmetine evinizin konforunda ulaşabilirsiniz.
Herkese merhaba, ben Merve.
Ben Elif. İş Hayatında İyileşiyorum serimizin yeni bölümüne hoş geldiniz.
Bugün çok önemli bir gerçekten konuşuyoruz.
Mobbingi vuruyorsunuz, tükeniyorsunuz ama işten ayrılma seçeneğiniz yok.
Ekonomik sorunlarınız var, kariyer yolculuğunuz var, sektör koşullarınız var.
Size çıkın ve gidin demek kolay ama çoğu zaman gerçekçi değil.
Bu yüzden size endüstri ve örgüt psikolojisinde kullanılan, çalışanların kendilerini korumak için başvurduğu ve dışarıda pek bulamayacağınız teknikleri anlatacağız.
Bunlar yarın sabah masanıza oturduğunuz anda uygulayabileceğiniz kadar somut ve pratik öneriler.
Değil mi Elif Hocam? Kesinlikle öyle.
Merve'cim bıraktığın yerden devam edeyim.
Mobbing aslında çok gündelik, çok sıradan davranışların içine gizlenebilen sistematik bir yıpratma sürecidir.
Bir başka deyişle bir kişinin, bir ekibin ya da bir yöneticinin sizi uzun süreli ve kasıtlı bir biçimde psikolojik baskı altında tutmasıdır.
Ve bu baskı çoğu zaman açık bir saldırı gibi de görünmez.
Tam tersine küçük ama sürekli dozlarla gelir.
İtibarsızlaştırma. Sürekli eleştirme, görmezden gelme, dışlama, yok sayma, aşırı kontrol etme, yetkisini kötüye kullanma gibi değişik şekillerde olabilir.
Bu davranışlar bir araya geldiğinde kişi ben mi abartıyorum diye kendinden şüphe etmeye başlar.
Benim özellikle vurgulamak istediğim nokta şu.
Mobbing her zaman bağıran çağıran bir yöneticiden gelmez.
Kimi zaman çok sakin, çok kibar ve çok profesyonel görünen insanlardan da gelir.
Çünkü mesele davranışın tonunda değil, niyeti ve sürekliliğindedir.
Bu yüzden bugün konuşacaklarımız hem iş yaşamında hem kariyer yolculuğunda kendini koruma gücünü kaybeden pek çok kişiye nefes olacak diye düşünüyoruz.
Biz burada kimseye hadi istifa et demeyeceğiz.
Tam aksine mecburiyetsiz seçenekler yaratamıyorsan bulunduğun yerde güçlenerek nasıl ayakta kalırsın sorusunu konuşacağız.
Elif Hocam ben önce aslında bir insan neden mobbing uygular kısmını netleştirmek istiyorum.
Mobbing yapanlar genelde...
Geçmişte mobbing'e uğramış kişilerdir.
Bu kişiler iş yerinde özgüvenli gibi görünürler ancak özgüven dingindir.
Sürekli kendini öne çıkarma telaşı, ben buradayım üstünlüğümü fark edin temalı dışa vurumlar, kırılgan ve güvensiz bir benlik algısının yani kibirin dışa vurumudur.
Mobbing aslında güçlü insanlara yapılır.
Çünkü mobbingçi kişi karşısındaki potansiyelden, karakterden, duruştan ya da fark edilir yetkinliklerden dolayı tehdit hisseder.
Bu yüzden saldırı gerçekte sizin zayıflığınızın değil karşınızdakinin kendi güçsüzlüğünün bir belirtisidir.
Mobbing yapan kişilerin temel problemi içsel dünyalarını yönetememeleridir.
Dışarıdan bunlar çok güçlü, sert, otoriter görünürler ama aslında kendi içlerinde ciddi bir yetersizlik, kontrol kaybı, kıskançlık veya güçsüzlük duygusunu taşıyamadıkları
için bunu karşısındaki insana yönlendirirler.
Yani kısacası...
Mobbing yapan kişinin problemi siz değilsiniz.
Kendi iç karmaşasını başkası üzerinden çözmeye çalışmasıdır.
Elif Hocam, siz mobbing uygulayan kişilerin ruhsal dünyalarıyla ilgili neler düşünüyorsunuz?
Merya'cığım söylediklerine kesinlikle katılıyorum.
Ben de liderlik ve yönetim eğitimlerinde hep şunu anlatırım.
Bir insanın ilişkilerdeki davranışı önce kendi iç dünyasının bir yansımasıdır.
Mobbing yapan kişilerde genelde ortak bazı özellikler var.
Duygusal düzenleme eksikliği.
Kendi kaygısını, öfkesini, kıskançlığını yönetemeyen kişi bunları bir başkasının üzerine boşaltarak rahatlamaya çalışıyor.
Yeterlik duygusunun inkarı dediğimiz, içten içe yeterli hissetmeyen ama bununla yüzleşemeyen kişi, karşısındakinin ışığını kısmaya çalışıyor.
Güç algısının çarpıklığı, gerçek liderliğin güven ve değer yaratmak olduğunu bilmeyenler, güç gösterisini kontrol etmek ve baskı kurmak zannediyorlar.
Bu da başka bir ortak özellik.
Son olarak da kıyas kültürünün altını çizelim.
Kendilerini sürekli başkalarıyla karşılaştırdıkları için tehdit algısı hiç bitmiyor.
En önemlisi de şunu anlamak gerekiyor.
Mobbing bir güç gösterisi değil, bir zayıflık dışavurumudur.
Sağlam, dengesi yerinde kendine güvenen bir kişi başka birini zaten küçültme ihtiyacı duymaz.
Bu yüzden mobbing yaşandığında lütfen kendimize şunu hatırlatalım.
Bu kişinin davranışı benim değerimle ilgili değil, onun kendi iç çatışmalarıyla ilgili.
Ne kadar farkındalık geliştirirsek o kadar sağlam dururuz.
Gerçekten böyle. Peki ben de biraz şuna değinmek istiyorum.
Bu kişilere karşı kendimizi nasıl koruyacağız?
Çünkü etrafta bunlardan fazlaca var.
Bu davranışları, mobbing davranışını yavaşlatmanın bazı taktikleri var.
Biraz onlardan bahsedeceğim.
Bu problemi tek başına taşımak istemiyorsan ve bir yardıma ihtiyacın varsa Hepelt ekibi Benim terapilerimde 31 Mart'a kadar geçerli %30 indirim kodu tanımladı.
Merve30 koduyla bu indirimi kullanabilirsin.
Detaylar açıklamada.
Hiç duydunuz mu bilmiyorum.
Sessiz dokumentasyon tekniği diye bir şey var.
Bu endüstri ve örgüt psikolojisinde yer alıyor yine.
Sessiz dokumentasyon bir çalışan olarak ses çıkarmadan güç kazanmanın bir yöntemi.
Bu teknik mobbingçi kişinin davranışını değiştirmek için kullanılıyor.
Hedef hemen bu arada...
Dokümentasyonu elimize alıp şikayet etmek değil, önce davranışı kontrol altına almak için kullanılıyor.
Birçok çalışan ona yapılan şeyleri kayıt altına almak deyince gereksiz detaylar yazmayı, ekran görüntüsü almayı ya da şikayete hazırlık yapmayı düşünüyor.
Ama profesyoneller böyle yapmazlar.
Ne yaparlar? Bu teknikte önemli olan sizde kayıt olması değil, karşı tarafın kayıt tutulduğunu fark etmesi.
Mobbingçi kişi çoğu zaman Kimse bir şey yapmaz özgüveniyle bu davranışlarını sürdürüyor.
Ama siz görev tanımınızın dışında size bir iş verildiğinde yöneticinize ya da bulmobingiste uygulayan kişiye bunları netçe hatırlamam için bana yazılı şekilde verebilir misiniz derseniz ya da şunu
söyleyebilirsiniz. Bu konu için kısa bir özet geçiyorum.
Benden şunları yapmamı istiyorsunuz değil mi dediğiniz anda karşı tarafa şu mesaj gider.
Artık izleniyorum ve davranışlarımın sorumluluğunu almalıyım.
Bu farkındalık mobbing davranışını otomatik olarak azaltır.
Örneğin bu mail dilini sabah gittiğinizde direkt kullanabilirsiniz.
Şöyle bir yazı yazın.
Toplantıdaki görev dağılımını netleştirmek adına size yazılı teyit geçiyorum.
Ona onun toplantıda söylediği her şeyi yazın.
Ya da sorumluluğu doğru üstlenebilmem için bu kısmı tekrar teyit eder misiniz deyin.
Ya da talebinizi hata riskini azaltmak için yazılı hale getiriyorum deyin.
Bu cümleler karşı tarafta şu etkiyi yaratır.
Bunun kayıtları var galiba dikkatli olmalıyım.
Yani patron size sözlü olarak aşağılayıcı bir biçimde görev verdiğinde şu maili atabilirsiniz.
Az önce belirttiğiniz görevi zaman yönetimi açısından doğru anladığımdan emin olmak için bunu yazıyorum.
Eğer ek bir not varsa memnuniyetle dahil edebilirim.
Ya da örneğin odaya çağrıldınız ve yüksek bir tonla uyarıldınız.
O an hiçbir şey söylemeyin ama çıkınca ona şu maili yazın.
Az önceki görüşmemizin netliğini sağlamak için bu konuyu yazılı hale getiriyorum.
Üstünde mütabık kaldığımız nokta şu şu şu değil mi doğru anlamadıysam düzeltmenizi rica ederim.
%90 ihtimalle bir daha sizi aynı tonda azarlayamayacak.
Yani mobbing yapan kişi kayıt tutulduğunu hissettiği anda davranışı otomatik olarak yumuşayacak.
Elif hocam sizin deneyimleriniz ne söyler bu konuda?
Bu anlattığımız şeyi aslında çok profesyonel çalışma hayatına, normal hayatımıza da ben uyarlayabiliyorum.
Söz uçar, yazı kalır dediğimiz şey.
Konuşup, bağırıp, çağırıp her şeyi havada uçurmak başka bir şey.
Bir alışverişe bile gittiğimizde bir liste üzerinden hazırlık yapıp alışveriş yaptığımızda sonuca ulaşmamız çok farklı bir şey.
Dolayısıyla kayıt tutmak, kayıt tutulduğunun her bir taraf, her bir paydaş tarafından biliniyor olması bugün bu devirde aslına baktığınızda...
Kalite çalışmalarının da bir parçası, kalite kontrolün bir parçası diyebilirim.
Bir de küçük ekleme yapmak isterim.
İş yaşamında yıllardır gözlemlediğim önemli bir gerçek var.
Kayıt sadece bir belge değildir, bir davranış düzenleyicidir.
Bir önceki alışveriş örneğinde de söylediğimiz gibi.
Biz yöneticilere eğitim verirken hep şunu söyleriz.
Kontrol edilmediğini düşünen insan davranışını kontrol etmeye ihtiyaç duymaz.
Bu net bir denklemdir.
Hatta biraz önce de sessiz dokumentasyon tekniğinden bahsetmiştik.
O da bu boşluğu dolduruyor.
Bir nevi görünmez bir ayna koymuş oluyorsunuz.
Karşınızdaki kişi o aynaya yansıyan kendi sertliğini, kendi davranışını, agresyonunu, manipülasyonunu fark etmeye başlıyor.
Hatta bazen sadece bir cümleniz bile yetecektir.
Bunu yazılı teyitleştirelim.
Notlarıma eklemek için tarih saat koyuyorum.
Netlik sağlamak adına yazıyorum.
Senin de verdiğin örnekler gibi Merveciğim.
Bu kadar sade. Ama etkisi çok güçlü.
Çünkü şunu hatırlatıyor. Ben pasif değilim.
Fark ediyorum, kaydediyorum, yönetebiliyorum.
O yüzden dinleyenlere şunu söylemek istiyorum.
Bu teknik bir savunma mekanizması değil.
İş yaşamında kendini koruma hakkını profesyonel bir dille kullanmak.
Çoğu zaman mobbing davranışını ilk kez yavaşlatan adım bu adım olmuş oluyor.
Gerçekten öyle. Bir de şuraya dikkat çekmek istiyorum.
Mobbing yapan kişi sizin verdiğiniz duygusal tepkileri ve reaksiyonları bir yem olarak kullanıyor.
Nasıl oluyor bu? Mesela gerildiğinizde, öfkelendiğinizde ya da çöktüğünüz zaman oyunu kazanmış gibi hissediyor.
Sizi durduran davranış tepki vermeden bakmak ve iki saniye sessiz kalmak olmalı.
Bu iki saniye onların içsel dinamini ve zafer çığlıklarını durduruyor ve bozuyor.
Çünkü karşılarındaki kişiyi yönetemediklerini hissediyorlar.
En azından duygularını çöktürecek kadar güçlü olmadıklarını hissediyorlar.
Bu aslında bir üstünlük sinyali de diyebilirim.
Mervecim söylediğin iki saniyelik sessizlik benim çok önemsediğim bir nokta.
Çünkü iş dünyasında baskıcı kişiler sadece güce değil reaksiyona ihtiyaç duyar.
Bakın bu çok önemli. Reaksiyon kişileri besler.
Bu yüzden ben bu iki saniyeyi şöyle tarif ediyorum.
Kendine ait alanı geri alma süresi.
Baskı kuran kişi karşısındakini, yüz ifadesini, ses tonunu, panik halini okumaya bayılır.
Siz hiçbir şey söylemediğiniz o iki saniye içinde aslında şunu yapıyorsunuz.
Alanınızı koruyorsunuz, duygularınızı regüle ediyorsunuz, kontrolünüzü geri alıyorsunuz, karşınızdakinin manipülasyon döngüsünü kesiyorsunuz.
Bazen sessizlik en yüksek sesli tepkidir.
Ve bunu yıllardır yöneticilerle yaptığımız eğitimlerde de şöyle anlatırız.
Sertlik güç değildir, kararlılık güçtür.
Reaksiyon güç değildir, yönlendirilen dinginlik bir güçtür.
Siz bu dinginliği verdiğinizde mobbing yapan kişi şaşırır.
Çünkü sizin artık onun oyununda olmadığınızı fark eder.
O iki saniye küçük gibi görünür ama psikolojik olarak çok büyük bir üstünlük sağlar.
Gerçekten böyle. Bir öneri daha eklemek istiyorum ben.
Mobbingçi kişilerin konuyu derinleştirmelerini önlemelisiniz.
Bu kişiler konuların dağılmasını çok severler.
Sizi köşeye sıkıştırmak için konuyu genişletir de genişletirler.
Siz o anda lütfen şunu yapın.
Şu an yalnızca bu konuyu konuşuyoruz deyin.
Bu cümleyi gerekirse birkaç kere tekrarlayın.
Bir süre sonra onun agresyonu duracak.
Çünkü tartışmayı kontrol edemediğini fark edecek.
Sizi istediği yere çekemediğini fark edecek.
Yine bu davranış üst düzey yöneticilerin kullandığı profesyonel bir savunma tekniğidir psikolojide.
Ne dersin Elif hocam?
Katılırım. Bu noktada küçük bir anekdot paylaşmak isterim.
Kurumsal bir eğitim sırasında bir çalışan sessizce yanıma gelip şöyle söylemişti.
Hocam yöneticim bir konuyu konuşurken sürekli geçmiş hatalara dönüyor.
Konuyu dağıtıyor. Beni de orada boğuyor.
Ben ne yapacağımı bilmiyorum.
O gün ona şunu belirttim.
Konu genişledikçe güç sizden uzaklaşır.
Konular aldıkça kontrol size geri gelir.
Ertesi hafta bana şöyle dedi.
Elif hocam sadece şu cümleyi üç kez söyledim.
Şu an yalnızca X konusunda konuşuyoruz ve ilk kez ses tonunun yumuşadığını gördüm.
Bazen büyülü bir çözüm yoktur, bazen sadece çerçeve koymak.
Karşı tarafın sizi tartışma labirentine çekmesini engeller.
Dinleyen herkes için söylüyorum, bu cümle öyle küçüktür ki hafife alınır ama öyle etkilidir ki gücünüzü geri getirir.
Evet, katılıyorum. Şimdi benim vereceğim öneri aslında hayata dair çok önemli bir şey.
Dinleyenler ve bana terapiye gelenler bu sözümü çok iyi hatırlayacak.
Kişiselleştirmemek bir süper güçtür hayatta.
Mobbing uğrayan kişilere de önerim şu.
Saldırıyı kişiselleştirmeden bu etkiyi azaltabilirsiniz.
Nasıl? Mobbing uygulayan kişi çoğu zaman kendi içsel kaygısını, öfkesini ya da yönetemediği yetersizliğini size yansıtır.
Siz bunu fark etmezseniz davranışı kişisel algılar ve bu yüzden etkisini daha ağır hissedersiniz.
Şunu lütfen kendinize hatırlatın.
Bu davranış bana ait değil.
Bu şu an karşımdakinin yönetemediği bir duygu.
Bu çok önemli.
Bu bana ait değil noktası insanın o farkındalık anında özgürleşmesini sağlıyor.
Sanki sırtınıza görünmez bir ağırlık yükleyen birinin eli oradan çekilip gidiyormuş gibi.
Böylece iç sesinizi geliştirirsiniz.
Dinleyicilerimiz bunu direkt olarak uygulayabilirler.
Bu duygu bana ait değil.
Bu davranış onun yönetemediği duyguya ait.
Bu iç cümle sizi çatışmadan koruyan Bir zihinsel kalkan gibi çalışır.
Sizi kişisel yükten kurtarır.
Ve davranışın kaynağını doğru yere koyar.
Çünkü mesele siz değilsiniz.
Mesele karşınızdaki kişinin taşıyamadığı duygu.
Bu kadar basit. Yine endüstri ve örgüt psikolojisinde bilinen çok güçlü bir gerçekten bahsetmek istiyorum Elif Hocam.
Bir kişinin bile varlığı mobbing davranışını %50 azaltıyor biliyor musunuz?
Kesinlikle. Çok önemli bir istatistik.
Bu arada bu sizin arkadaşınız olmak zorunda değil, sizi seven biri olmak zorunda değil.
Hatta konuşmasına bile gerek yok geldiğinde.
Yarın şunu hemen deneyebilirsiniz.
Zor bir konuşma yapacaksanız, eleştiri almanızın muhtemel olduğu bir konuşma yapmanız gerekecekse bunu odada bir kişi varken yapın.
Sadece varlığı bile mobbingçinin davranışını ciddi ölçüde azaltacaktır.
Bu teknik kurumların kriz döneminde uyguladığı gerçekten önemli bir strateji.
Bu çok önemli bir başlık.
Bunu hem büyük şirketlerde hem küçük ölçekli aile işletmelerinde görebilirsiniz.
Yönetici egosu odağından çıkan bir davranış diyebiliriz.
Yani kurumsal bir örnek verelim.
Bir yönetici ekip arkadaşına oldukça sert bir geri bildirim veriyor.
Çalışan artık korkudan konuşamaz hale gelmiş.
Sadece başka bir ekip arkadaşının toplantıda sessizce oturması bile o yöneticinin tonunu değiştiriyor.
Çünkü nedir? Üçüncü göz.
Üçüncü göz davranışı şeffaflaştırır.
Bir de küçük işletmelerden örnek verelim.
Aile şirketlerinin bazılarında patron figürü çok baskın olur.
Bildiğimiz bir gerçek. Bir çalışan şöyle demişti.
Patron beyin yanında biri olunca bana daha kibar davranıyor.
İşte bu aslında kişisel değil.
Bu insan psikolojisinin grup dinamiği.
Neden? Çünkü saldırgan davranış genelde yalnız ortam ister.
Tanık varken agresyonun bedeli artar.
Öyleyse benim dinleyicilerimize önerim şu olacak.
Eğer zor bir konuşma yapacaksanız yanınıza güvendiğiniz birini almanıza gerek yok.
Merve'nin de altını çizdiği gibi.
Orada, odada sadece bir kişinin bulunması bile davranışı %50 azaltacak.
Bu örgüt psikolojisinin bugün en güçlü bulgularından biridir.
Bir diğer önerime gelirsem konuyla ilgili.
Şimdi mobbingçi kişiler sizi savunmada tutarak beslenirler.
Yani sizi sürekli açıklama yapmaya zorlarlar.
Şunu denemenizi önereceğim.
Cümlelerinizi soruya çevirin.
Örneğin, o size bir soru soruysa, bu neden böyle oldu dediyse, şöyle söyleyin, siz nasıl yapılmasını tercih edersiniz?
Bu güç pozisyonunu anında değiştiren bir karşılıktır.
Artık savunmada olmuyorsunuz bunu yaptığınızda.
Tam tersi karşı taraf açıklama yapan kişi olmaya başlıyor.
Burada tüm dinleyicilerimiz için çok değerli bir nokta var Merve'ciğim.
Podcast'ı dinleyenler arasında, devoldinglerde çalışanlar da var.
Üç kişilik bir startupta ya da bir patron şirketinde çalışanlar da var.
Şunu bilmek çok önemli.
Savunma pozisyonu tüm iş yerlerinde aynıdır.
Ama güç dengesi her iş yerinde farklıdır.
Bu yüzden soruyu soruya çevirme tekniği evrensel olarak çalışır.
Kurumsalda çalışıyorsunuz, soru sormak profesyonel bir çerçeve yaratır.
Çünkü soru sorumluluğu açık hale getirir.
Patron şirketinde mi çalışıyorsunuz?
Soru, ben seni dinliyorum ama ne istediğini netleştirmem lazım mesajı verir.
Bu da çatışmayı büyütmeden kontrolü geri kazanmamızı sağlar.
Mesela bu neden böyle oldu diye baskıcı bir tonla soruluyorsa siz sadece şöyle diyebilirsiniz.
Bu durumu sizin nasıl yapmak istediğinizi duymak isterim.
Böyle bir cümle söylediğinizde aynı anda iki şey yapar.
Bir, savunmadan çıkarır.
İki, karşı tarafı açıklama yapmaya zorlar.
Ve güç dinamiği sessizce yer değiştirir.
Kapanışı bizim klasik 24 saat görev kartı uygulamamızla yapmak isterim.
Ne dersin Merveciğim? Artık alıştım ve dinleyiciler de alıştı.
Bekliyoruz. İş yaşamında mobbing gibi yoğun bir duygusal baskı yaşadığınızda kendinizi bir anda güçsüz hissetmeniz çok doğal.
Ama gücü geri kazanmanın yolu büyük adımlardan değil, küçük ve sürdürülebilir davranışlardan geçiyor.
Bugün dinleyen herkese küçücük bir görev bırakıyorum.
Önümüzdeki 24 saat içinde...
Bu bölümde geçen tekniklerden sadece biriyle mini bir eylem yapın.
Sessiz bir dokumentasyon, iki saniye sessiz kalma, konuyu çerçeveleme, davranışı kişiselleştirmeme, soruya soruyla karşılık verme, bir tanığın varlığından faydalanma.
Artık hangisi size daha yakın geliyorsa onu seçin ama deneyin.
Amacımız devrim yapmak değil, kendinize ait olan gücü geri kazanma, kasınızı çalıştırmak.
Bu küçük görevler birikince...
İş yaşamında çok daha güçlü, çok daha dayanıklı, çok daha kendinizde hissettiğiniz bir noktaya geliyorsunuz.
Ve unutmayalım mobbinge maruz kalmak bizim suçumuz değil.
Ama kendimizi korumak bizim elimizde.
Ben de son olarak şunları eklemek istiyorum.
Mobbing görmezden gelerek çözebileceğimiz bir şey asla değil.
Ama doğru psikolojik tekniklerle hem kendinizi koruyabilir hem de o ortamda zarar görmeden kalabilirsiniz.
Görüşmek dileğiyle diyelim mi?
Diyelim. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
