
Manipülatörler Hakkında Kimsenin Söylemediği Şeyler
23 Nisan 2025 · 16 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Klinik Psikolog Merve Tokgöz bu bölümde manipülasyonun bilinmeyen yönlerini anlatıyor.
Bazı insanlar sizi üzmez… Sizi kendinizden şüphe ettirir.Manipülasyon tam da budur: Açık açık zarar vermez ama sizi içten içe tüketir.Ve çoğu zaman bunu sevgi gibi gösterir.
Bu bölümde,🧠 Manipülasyonun nasıl başladığını,🔁 Hangi döngülerle sizi içine çektiğinive en önemlisi,🛡️ Onunla nasıl başa çıkabileceğinizi konuşuyoruz.
“Ben mi yanlış yapıyorum?”“Yoksa bu gerçekten sevgi mi?”diye düşünüyorsanız… bu bölüm tam size göre.Çünkü manipülasyonun en sinsi hali, onu aşk sanmamızdır.
Görüşmelerinizi %15 indirimle planlamak için IYILES15 kodunu kullanabilirsiniz.
--
Uzm. Klinik Psikolog Merve Tokgöz’den seans almak için tıklayın.
Uzm. Klinik Psikolog Merve Tokgöz Instagram:@psikolog.mervetokgoz
---
Happ Health Instagram: @happ.health
Youtube: @happ.health
Reklam ve İş birlikleri için: happdestek@gmail.com
--
Bu bölüm “Happ” hakkında reklam içerir.
Transkript
HepAlt, Kendini İyileştir'i sunar.
HepAlt, dijital sağlık uygulaması, Sağlık Bakanlığı tescilli bir platformdur.
Psikolojik danışmanlıktan beslenme desteğine ve daha birçok sağlık hizmetine evinizin konforunda ulaşabilirsiniz.
Herkese merhaba, ben Merve.
Yaklaşık 11 yıldır insanların kendilerini iyileştirmelerine yardımcı oluyorum.
Bu podcast kanalında da Kendini İyileştir'mek isteyen insanlara terapi odasında verdiğim önerileri paylaşacağım.
O halde başlayalım. Bu podcastı insanların kendini bulduğu, kendini korumayı öğrendiği ve en önemlisi Kendini İyileştir'diği bir yer olarak hayal etmiştim.
Bugünkü bölümde belki sizin de hayatınızda olan ama adını koyamadığınız bir davranış biçimini konuşacağız.
Manipülasyon. Bu manipülasyon dediğimiz şey bazen bir bakışla başlıyor, bazen bir şaka yaptım ya alıngansın cümlesiyle, bazen de ben senin için her şeyi yapıyorum gibi tanıdık bir sözle.
onu sevgi zannetmemizle başlıyor.
Eğer bir ilişkide kendinizi sürekli açıklamak zorunda hissediyorsanız, her konuşmadan sonra kendinizden şüphe etmeye başladıysanız ve ben yanlış mı yapıyorum diye düşünüyorsanız o zaman yalnız değilsiniz.
Bu bölüm galiba tam size göre.
O zaman manipülasyonun ne olduğunu konuşarak başlayalım.
Manipülasyon dediğimiz şey birinin kendi çıkarları için başka birinin duygu, düşünce ve davranışlarını kontrol etme çabası.
İhtiyaçlarını doğrudan ifade edemeyen insanların reddedilmekten korktuğu için uyguladığı bir strateji aslında.
O yüzden bu kişiler sizi suçlu hissettirerek sizin duygularınız üzerinden kendi ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırlar.
Ama bunu çok açık açık yapmazlar.
Çünkü manipülasyon gizli bir güç oyunudur.
Manipülatörler sizin iyi niyetinizi, empatinizi, suçluluk duygunuzu bir silah olarak kullanırlar.
Bunu sakın unutmayın olur mu?
Manipülatör sizi sadece kötü hissettirmez.
Kendinizi ona suçlu, borçlu, eksik ve yetersiz hissedersiniz.
Ve bu duygularla sizi yönetmeye başlarlar.
Manipülasyon bir karakter bozukluğu değil, burada bir anlaşalım.
Bu sadece bir bağ kurma biçimidir.
Zararlıdır ama aynı zamanda öğrenilmiş bir hayatta kalma stratejisidir.
Bu yüzden manipülasyonu fark ettiğinizde kendinize şu cümleyi hatırlatın.
Onun ihtiyacı olan şeyi anlamak zorunda değilim ama kendimi korumak zorundayım.
Manipülasyon, ilişkilerde, sosyal ilişkilerde en sık rastlanan pasif-agresif bir savunma biçimidir.
Mesela, neyse ya sen nasıl istersen öyle yap, zaten benim fikrimin hiçbir önemi yok diye biten cümleler tanıdık geliyor mu size?
Bu cümleyi ilk başta uyumlu, alttan alan bir ifade gibi duyuyorsunuz.
Ama aslında içinde şöyle bir gizli mesaj var.
Sen bencilsin, beni önemsemiyorsun ama sana bunu doğrudan söylemeyeceğim.
Sen kendini suçlu hissedeceksin.
Yani bu kişi doğrudan duygusunu ifade etmek yerine alttan alta sitem eder.
Ve farkında mısınız bilmiyorum kurban rolüne bürünür ve sizi suçlu hissettirerek kontrol sağlamaya çalışır.
Bu tür cümleler genellikle sessiz bir öfke içerir.
Karşı tarafı hem kafası karışmış hem de borçlu hissettirmeyi hedefler.
Çünkü manipülasyon kişinin kendi ihtiyaçlarını doğrudan ifade edemeyi olmasıyla başlar.
Bu yüzden kurban rolünü biz çok görürüz ve sizi suçlu hissettirmekten de hiç rahatsız olmaz ve çekinmez.
O zaman manipülatörler hakkında kimsenin söylemediği gerçekleri sizinle paylaşmaya başlayabilirim.
Mesela manipülatörler çok iyi dinleyicidir.
Ama dinlemelerin amacı sizi anlamak değildir.
Zayıf noktalarınızı bulmak için dinlerler.
Çoğu insan beni gerçekten dinliyor diye düşünür.
Hatta manipülatörler başta öyle dikkatli ve ilgilidir ki kendinizi inanılmaz anlaşılmış hissedersiniz.
Hatta şu cümleyi çok kurarsınız, sanki yıllardır tanıyor gibiydim.
Ama gerçekte o dinleyicilik bir haritalama sürecidir.
Hani böyle robot sübürgeleri alıyoruz da önce bir evi haritalıyorlar ya, duygusal zayıflıklarınızı, suçluluk duyduğunuz konuları, sınırlarınızı analiz ederler ve sonra bunları ihtiyaç duyduklarında size karşı kullanırlar.
Manipülatörler hakkında kimsenin söylemediği bir diğer şey, manipülatör suçluluk hissini sevginin bir biçimi gibi sunar.
Senin için şunu yaptım, bunu yaptım, sen olmasan ben ne yaparım?
Mesela bunlar ilk bakışta bir sevgi cümlesi gibi görünür ama içinde aslında gizli bir suçlama ve borçlandırma vardır.
Borçlandırmayı çok severler bu arada.
Manipülatör sevginin karşılıklı bir akışı değil, bir sadakat testi olduğuna sizi inandırmaya çalışır.
Ve siz bana bu kadar felakarlık yapmış birine hayır diyemem diye düşünüp bütün sınırlarınızı ihlal etmeye başlarsınız.
Manipülatörler hakkında kimsenin söylemediği bir diğer şey, sizi kurtarıcı rolüne sokarlar ve bu rolde tükenmenizi arkalarına yaslanarak izlerler.
Manipülatörler genellikle kırılgan bir hikaye anlatırlar.
Geçmişte öyle yaralar aldım ki kimse beni gerçekten sevmedi.
Siz ise kendinizi bir anda onu iyileştirmek isteyen, yaralarını sarmak isteyen kişi olarak bulursunuz.
Ama bu bir ilişki değil, bu duygusal bir görevdir aslında.
Ve siz bu görevde ne kadar çabalarsanız o kadar tükenirsiniz.
Kimsenin söylemediği bir diğer şey.
Manipülatörler sizi kendinizden şüphe ettirirken aynı anda sizi övüyor gibi yaparlar.
Bunu nasıl yapar biliyor musunuz?
Sen çok zekisin ama bazen çok saçmalıyorsun.
Senin gibisi zor bulunur ama keşke bu kadar alınganda olmasan.
Bu tür cümlelerle manipülatör iki duygu yaratır.
Hem beğenilme arzusu hem de düzelme ihtiyacı.
Yani sizi bir yandan överken bir yandan da sürekli daha iyi olabilirsiniz zorlarlar ve kontrolü ellerine tutarlar.
Kimsenin size söylemediği bir diğer manipülasyon gerçeği siz bir manipülatöre sınır koyduğunuzda birden soğurlar.
Ve bu bilinçli bir ceza yöntemidir onlar için.
İlk başta sizi yere göre sığdıramazlar.
Sınır koyduğunuz an ise soğur, uzaklaşır ve ilgilerini çekerler.
Bu davranışın amacı şudur.
Bak sınır koyarsan seni öyle seveme.
Yani sevgi bir ödüle dönüşür, bir lütufa dönüşür ve siz sınırlarınızdan vazgeçmeye başlarken kendinizi bulursunuz.
Manipülatörler hakkında kimsenin söylemediği bir diğer şey.
Manipülatörler sizi yavaş yavaş izole ederler fakat asla direkt yasaklar koymazlar.
Bunu çok az kişi fark eder.
Manipülatör şununla görüşme demez, şuraya gitme demez ama şöyle cümleler kurar.
O arkadaşların var ya seni dolduruyor.
Bunu erkekler niye yapıyor?
Aileni anlatma, bizi yanlış anlarlar.
Bak onlar bizi anlayamazlar.
Bizim ikimizdeki aramızdaki bağ çok farklı.
Onlarla vakit geçirdiğinde nedense sen bir değişiyorsun, sana bir haller oluyor demeye başlarlar.
Bunları sizi korumak gibi gösterirler ama asıl amaçları evet sizi yalnızlaştırmaktır.
Çünkü ne kadar yalnızsanız ona o kadar bağımlı olmaya başlarsınız.
Kimsenin söylemediği bir diğer şeye geçelim mi?
Manipülatör size kendinizi kurtarıcı gibi hissettirir.
Yani böyle hafif bir çizgi film kahramanı gibi.
İlişkinin başında size bir misyon verir.
Beni sen iyileştireceksin.
Beni sen toparlayacaksın.
Bu cümle romantik film repliği gibi görünür ama aslında sadece sizi yüklenmeye hazırlar.
Göğüslemeye hazırlar bazı zorlukları.
Sizi iyileştiren onu ise yaralı taraf yapar.
Ve bu denge bozulursa, mesela siz yorulduğunuzu söylerseniz neyle suçlanırsınız biliyor musunuz?
Bencillikle. Sen de çok bencilleştin ya.
Sen çok bencil biri olduğunu duymaya başlarsınız.
Çünkü onlar asla sınırları sevmezler.
Kimsenin size söylemediği bir şey daha söyleyeyim.
Manipülatör sizi kendinize karşı ikna eder.
En tehlikeli manipülasyon biçimi kendi sınırlarınızı sorgulamanız için sizi ikna etmesidir.
Yani manipülatörle olduğunuzda en çok hissettiğiniz duygu kafa karışıklığıdır.
Nereye koysanız bir yer boşluk kalır.
Şöyle söylerler.
Bence senin geçmişin yüzünden sen bu kadar tepki veriyorsun.
Bütün faturayı bana kesiyorsun. Geçmişte seni çok üzmüşler.
Ya da sen zaten kolay kolay güvenmiyorsun.
Bu senin sorunun. Psikoloğa git de iyileş demeye başlarlar.
Bu sayede artık sınırlarınızı bir problem olarak görmeye başlarsınız.
Ve onun adına yumuşatmaya başlarsınız.
Ve en sonunda şu cümleyi kurarsınız.
Belki de gerçekten bende bir problem var.
Belki de gerçekten çok kötü bir geçmişim var.
Acaba travmalarım mı var demeye başlarsınız.
İşte o an. Kontrol tamamen ona geçmiştir.
Kimsenin size söylemediği şeyleri söylemeye devam edeceğim.
Manipülatörler sizi susturmaz ama konuştuğunuza pişman ederler.
Manipülatörler genellikle konuşma demezler.
Ama ne zaman duygunuzu ifade etseniz, bir ihtiyacınızı söyleseniz, bir sitem etseniz hemen şunlar olur.
Yüzü ekşir, konuyu değiştirir, sizi alay ederek küçümser, konuyu küçümser, sizi drama yaratmakla suçlar.
Ve siz zamanla şunu öğrenirsiniz.
Konuşmak bir risk. İlişkimizi zedeliyor.
O yüzden içime atmalıyım.
Böylece iletişim tamamen onun kontrolünde kalmış olur.
Peki yeterince duymadığınız şeyleri anlattıktan sonra şimdi bir manipülatörle iletişimde en sık yapılan yanlışları anlatmak istiyorum size.
Bunlardan ilki lütfen bunu yapmayı bırakın.
Kendinizi uzun uzun açıklamak.
Manipülatörler sizin açıklamalarınızı anlamak için değil, kullanmak için dinlerler.
Ne kadar çok anlatırsanız o kadar çok malzeme verirsiniz.
Savunma yaptıkça da suçlu gibi görünürsünüz.
Diğer bir yanlış, manipülatörün ona yana almaya çalışmak.
Ona yaramak, güç dengesini karşı tarafa teslim etmek demektir.
Bu da sizi sürekli kendinizi ispat etmeye zorlar.
Ben öyle demek istemedim, niyetim o değildi.
Sürekli bunları anlatmaya başlarsınız.
Peki bir diğer yapılan yanlış, suçlulukla hareket etmek.
Suçluluk duygusu manipülatörün en sevdiği duygudur çünkü sizi yönetmenin en ama en kolay yolu budur.
Kendinizi şunları söylerken bulursunuz.
Of ya belki de biraz sert mi oldum acaba?
Zor bir dönemden geçiyordu anlayamadım mı onu acaba?
Onca şeyi yaptı aslında şimdi üstüne gitmesem mi?
Demeye başlarsınız ve o da zaten amacına ulaşmış olur.
Yaptığınız bir diğer hata sürekli özür dilemek.
Her tartışma siz özür dilediğiniz için bitiyorsa ortada eşit bir ilişki yok demektir.
Manipülatör özrü bir kontrol aracı olarak kullanır.
Özür dilerim seni kırmak istememiştim dediğinizde aslında sizi kıran o ama özür dileyen sizsiniz.
Yaptığınız bir diğer yanlış onu sürekli ikna etmeye çalışmak.
İkna etmek bir güç savaşın içine girmek demek.
Manipülatör bunu bir oyun gibi görür ve sizin mantıkla yaklaştığınız her yeri duygusal silahlarla bastırır.
Ama bak ben bunu senin iyiliğin için söyledim.
Çok tanıdık değil mi? Sana kötü bir şey yapmak istemedim ki, niyetim o değildi ki der ama zaten siz oraya kadar çokça kırılmış olursunuz.
Yaptığınız bir diğer yanlış, duygularınızı bastırmak ve yaşadığınız saygısızlığı normalleştirmek.
Her canınız yandığında abartıyor muyum demek.
Kendi iç sesinizde boğulmak.
Bunlar manipülasyonun devam etmesini sağlar.
Mesela kendinizi şunları sorgularken bulursunuz.
Belki de gerçekten fazla hassasım, belki de fazla takıyorum.
İlişkiler zaten böyle, herkes bunları yaşıyor dediğiniz zaman aslında onu yine tuzağına düşmüş oluyorsunuz.
Yaptığınız bir diğer hata onu değiştirmeye çalışmak.
Sizi zaten en başta bir kurtarıcı rolüne soktuğu için bu görev sizin üzerinize yapışır.
Manipülatör biri ancak kendi isterse değişir.
Siz ne kadar emek verirseniz onu değiştiremezsiniz.
Ben onu düzeltirim, zamanla beni anlayacak duruma gelir, biraz sevgiyle onu yumuşatabilirim derseniz aslında bu kocaman bir zaman kaybı olur.
Yaptığınız bir diğer hata sessiz kalmak, ilişkiyi kurtarmak için susmak.
Susmak kısa vadede kavga çıkarmamak gibi görünse de uzun vadede sizi tüketir.
Şimdi bir şey dersem olay büyür.
Zaten hassas biri ona dokunmayayım dediğinizde aslında en büyük faturayı kendinize kesmiş olursunuz.
Yaptığınız bir diğer hata kendi gerçekliğinizi sorgulamaya başlamak.
İşte bu zaten manipülatörün amacına ulaşması demek.
Gaslighting dediğimiz bir kavram var ya aslında bundan bahsediyorum.
Sizin doğru bildikleriniz onun zihnindeki versiyonuna çarpışır ve sonunda kendinizden şüphe etmeye başlarsınız.
Mesela o bir şey yapar ve size şöyle söyler.
Yo yanlış hatırlıyorsun ben böyle bir şey söylemedim.
Hatta benim terapilerde en çok karşılaştığım şey sen şizofrensin denilen insanların ben şizofren miyim diye terapiye gelmesi.
Hayır siz şizofren değilsiniz.
Şizofren olsanız muhtemelen bunun farkında da olmayabilirsiniz.
Siz bir manipülatörle berabersiniz derim ben de.
O yüzden kendinizi sorgulamak ve gerçekinizden şüphe etmek aslında bir manipülasyonun içinde olduğunuzun en büyük kanıtlarından biridir.
Şimdi yaptığınız bir diğer hata ve bence...
Bu bir bataklık. İlişkiyi aşk, bağlılık veya sadakatle karıştırıyorsunuz.
Manipülasyon bazen çok sevmek gibi görünür.
Zaten manipülatör de çok sevdiği için yaptığına sizi inandırır.
Fakat bu bir sevgi değil.
Bu bir bağlanma tuzağıdır.
Kendinize şunu söylersiniz.
Beni bu kadar seven biri bu kadar kötü olamaz.
Bu ilişkide bazı şeyleri görmezden gelebilirim.
Hani o borçlandırmak dedik ya.
O kadar çok borçlandırır ki siz hep sürekli rezervden yerken bulursunuz kendinizi ve bir şekilde sevgi zannettiğiniz bir durumun içinde kalırsınız.
Yani manipülasyon karşısında en çok yaşanan duygu kafa karışıklığıdır.
Çünkü manipülatör sizi çok seviyor gibi yapar ya da sizi terk etmekle tehdit eder.
Bu uç duygular içinde siz de denge kurmaya çalışırsınız ve ilişkide kalırsınız.
Manipülatörler kurbanlarını yalnızlık korkusuyla cezalandırırlar.
Çünkü bu korku... onları kendilerine bağlı tutar.
Unutmamanız gereken şey şudur.
Sevgi sizi böyle yıkmaz.
Sevgi sizi tüketmez.
Sevgi sizi küçük hissettirmez.
Sevgiyle manipülasyonu lütfen karıştırmayın.
Size yapılan saygısızlıkları masumlaştırmayın ve gerekçe bulmayın.
Size iyi gelmeden bir ilişkiden çıkmak başarısızlık değil.
Bence en büyük cesaretlerden biri.
Manipülasyona maruz kaldığınızı fark ettiğinizde kendinize şunu hatırlatın.
Siz seçim yapabilen bir yetişkinsiniz ve kendinizi korumak sizin en doğal haklarınızdan biri.
Sınır koymak onların hiç sevmediği bir şey karşınızdakini değiştirmeye yetmiyor biliyorum ama sizi koruyor ve bazen bu en büyük özgürlük.
Size sadece psikologların bildiği bir sır vereceğim.
Birçok manipülatör aslında içten içe reddedilmekten ve terk edilmekten ölesiye korkar ve bu korkuyla başa çıkmanın tek yolunu şöyle öğrenmiştir.
Karşımdakini kontrol edersem...
Beni terk edemez. Yani bu ihtimali en azı indirdiğini düşünür.
Yani manipülasyon bir güç gösterisi gibi görünse de çoğu zaman aslında aşırı korkmuş, duygusal olarak kendini onaramayan bir sistemin savunmasıdır.
Çünkü duygularını ifade edemez, ihtiyacı olduğunda söyleyemez.
Sevgi istemektense sevgi almak için zorlamayı tercih eder.
Kişi karşısındakini manipüle ederken aslında sadece sevilmeye değer olduğunu kendine ispat etmeye çalışıyordur.
Ama dili biraz zehirlidir.
Yani beni bırakma demeyi bilmediği için sen bensiz bir hiçsin demeyi tercih eder.
Manipülasyonun sesi bazen sevgi gibi çıkar ama unutmayın.
Kendinizi korumak, kendinizi iyileştirmenin ilk adımıdır.
Ve sizi inciten hiçbir şey sevgi değildir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
