
Kendimi Başkalarıyla Kıyaslamayı Nasıl Bırakırım?
28 Ocak 2026 · 11 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Klinik Psikolog Merve Tokgöz, bu bölümde kıyaslamanın bir zayıflık değil, beynin güvenlik ve yeterlilik alarmı olduğunu anlatıyor. Bir başkasının başarısı içini hafifçe sızlatıyorsa… Sosyal medyada gezerken “Ben geri mi kaldım?” düşüncesi ansızın çarpıyorsa… Bir arkadaşının hayatına bakıp kendinde açıklayamadığın bir eksiklik hissediyorsan, bu bölüm senin için.
Bu bölümde;
kıyaslamanın aslında olmak istediğiniz kişiye dair bir işaret olduğunu, endişenin panzehirinin neden eylem olduğunu, küçük adımların nasıl kimliği dönüştürdüğünü keşfedeceksiniz.
Görüşmelerinizi %15 indirimle planlamak için IYILES15 kodunu kullanabilirsiniz.
---
Uzm. Klinik Psikolog Merve Tokgöz’den seans almak için tıklayın.
Uzm. Klinik Psikolog Merve Tokgöz Instagram:@psikolog.mervetokgoz
---
Happ Health Instagram: @happ.health
Youtube: @happ.health
Reklam ve İş birlikleri için: happdestek@gmail.com
--
Bu bölüm “Happ” hakkında reklam içerir.
Transkript
HepAlt Kendini İyileştir'i sunar.
HepAlt dijital sağlık uygulaması, Sağlık Bakanlığı tescilli bir platformdur.
Psikolojik danışmanlıktan beslenme desteğine ve daha birçok sağlık hizmetine evinizin konforunda ulaşabilirsiniz.
Herkese merhaba, ben Merve.
Yaklaşık 12 yıldır insanların kendilerini iyileştirmelerine yardım ediyorum.
Bu podcast kanalımda da Kendini İyileştir'mek isteyen insanlara terapi odasında verdiğim önerileri paylaşacağım.
Bugün sizinle her insanın hissettiği ama itiraf etmekte zorlandığı bir konuyu konuşacağız.
Kıskançlık, kıyaslamak, imrenmek.
Başkası bir şey başardığında içinizde hafif bir sızının oluşması, sosyal medyada gezerken ya ben geri mi kalıyorum düşüncesi, bir arkadaşınızın hayatına baktığında sizde bir eksiklik
varmış hissi. Bunları yaşıyorsanız kesinlikle yalnız değilsiniz.
Bu duygu hem çok insani, hem de nörobilimsel olarak bir temele sahip.
Amacım size klişe olan, işte kıyaslamayın herkes farklıdır, herkesin zamanı vardır demek değil.
Bunu sevmiyorum ve bunun işe yaramadığını biliyorum.
Amacım kıyaslamayı nasıl yöneteceğinizi ve kontrolü nasıl yeniden alabileceğinizi anlatmak olacak.
Kıyaslama size olmak istediğiniz insanı hatırlatır.
Buraya dikkat edin. Orada yapmak istediğiniz şeylere işaret eder.
Bu sesi ciddiye almalı ve kesinlikle bunun üzerine düşünmelisiniz.
Endişenin panzehri her zaman eylemdir.
Olmak istediğiniz insana atılacak en küçük bir adım bile sizi bu döngüden çıkarır.
Yani siz kendinizi kıyasladığınız bir insana bakarken kendinizin gelecekteki olası haline bakarsınız.
İşte sizi zaten bu rahatsız eder.
Çünkü beyniniz sen de bunu yapabilirdin diye sinyal vermeye başlar.
Kendimizi niye kıyaslıyoruz?
Beynimiz bize bir tuzak kuruyor.
Şunu bilmenizi istiyorum.
Beynimiz bizim kıyas yapmak üzerine programlı.
Yine evrimsel olarak beyin sürekli şunu ölçüyor.
Güvende miyim, yeterli miyim ve geride kalır mıyım?
Çünkü ilkel beyninizde bunlar varsa hayatta kalamıyordunuz.
Yani kendinizi kıyaslamanız sizin hatanız değil, beynimizin doğal bir refleksi.
Fakat sorun şu, yani modern çağın sorunu şu.
Artık kendinizi 20 kişiyle değil, 20 milyon kişiyle kıyaslıyorsunuz.
Yani Instagram, TikTok, YouTube, LinkedIn.
Ve beyniniz bu bombardımanı hepsi sizden daha iyi gibi algılıyor.
Bu noktada gerçek farkındalık başlıyor.
Sizi tüketen şey kıyaslamanın kendisi değil, bence kontrolsüz kıyaslama.
Şimdi kendinizi kendinizle kıyaslamanın çok doğru bir ölçütü olduğunu düşünüyorum.
Mesela geçen seneki versiyonunuza göre nerede olduğunuzu biraz düşünmenizi istiyorum.
Dış kıyaslamanın etkisini azaltan bir farkındalıktır bu.
Bir de sahne kulis farkındalığı diye bir şey var.
Belki duymuşsunuzdur. Şovla gerçeği ayıran bir yer burası.
Çünkü dışarıdaki dünyada izlediğiniz her şeyi gerçekle karıştırıyorsunuz.
Siz ne kadar gerçeği yansıtıyorsunuz?
Paylaşımlarınızda, verdiğiniz mesajlarda bunları bir düşünün.
Bir kıskançlık ya da eksiklik anında kendinize şunu söyleyin.
Ben sadece şovu ve sahneyi izliyorum.
Kuliste ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok.
Bu cümle... Kıyaslamanın duygusal yükünü gerçekten hafifletiyor.
Şimdi düşünmenizi istediğim ve dürüst şekilde cevap vermenizi istediğim birkaç soru var.
Hani dedim ya, kendimizi kıyasladığımız kişilerde bizden bir parça var.
Bunu biraz düşünmenizi isteyeceğim.
Hayran olduğunuz kişi de sizi en çok çeken üç özellik ne?
Mesela üretkenliği mi, cesareti mi, entelektüel kapasitesi mi?
Bunları biraz düşünmenizi istiyorum ama bunları kelime olarak belirlemenizi rica edeceğim.
Hayran olduğunuz her özellik aslında sizde potansiyel olarak vardır.
Beyin var olmadığı hiçbir şeye hayran kalamıyor.
Diğer bir soru kendinize yöneltmenizi istediğim.
Zorlandığınız anlarda keşke şöyle biri olsaydım dediğiniz hangi özellikler var?
Bu soru içinizdeki o kötü hissin işaret ettiği değişim ihtiyacını gösteriyor.
Buradaki cevaplarınız çok kritik.
Kendinizi tanımak ve bu kıskançlık, kıyaslama hissiyle baş etmek için sormanızı istediğim başka bir soru da şu.
Bugünkü benle, gelecekte olmak istediğim ben arasında tek fark nedir?
Bunu teke indirin ve bir kelime olarak belirleyin.
Mesela cesaret, düzen, sabır, işte sakinlik, eylem, hareket artık neyse.
Bu kelime sizin değer yargılarınızı ve yönünüzü belirler.
Şimdi 24 saat içinde yapılacak kendinize küçük bir adım belirlemenizi öneriyorum.
Olmak istediğiniz insana hizmet eden tek küçük bir eylem.
Beyin küçük adımları bile kanıt olarak işler.
Olmak istediğim insan bugün tam olarak ne yapar diye sorun ve ondan bir tane seçin.
Örnek veriyorum. Daha aktif biri olmak istiyorsanız sadece 10 dakikalık bir yürüyüş.
Daha çok okuyan biri olmak istiyorsanız sadece bir sayfa kitap.
Daha çok çalışkan biri olmak istiyorsanız sadece 15 dakika bir odaklanma.
Cesaret istiyorsanız sadece bir tane cesur mesaj.
Düzenli ve tertipli biri olmak istiyorsanız sadece düzenlediğiniz bir çekmece.
Bütün odayı düzenlemekten bahsetmiyorum.
Ya da sınır koyabilen biri olmak istiyorsanız o hafta içerisinde bir tane istemediğiniz şeye katılmama ya da istemediğinizi belli etme cümlesi olabilir.
Ya da mesela daha bakımlı biri olmak istiyorsanız bir tane küçük öz bakım davranışı.
Kendinize bir maske almak olabilir, bir kuaför randevusu olabilir.
Yani olmak istediğiniz kişi için atacağınız en küçük adım bile size ve kıyaslama duygusuna çok iyi gelecektir.
Aslında o hissin sizi bir eyleme yönlendirmesi gerektiğinden bahsediyorum.
Peki şunu sorabilirsiniz.
Yani ben olmak istediğim insanı nasıl belirleyeceğim?
Şimdi size bir teknikle hayal ettireceğim bunu.
80 yaşında olduğunuzu hayal etmenizi istiyorum.
Çok rahat bir koltukta oturuyorsunuz.
Elinizde çok sevdiğiniz fincanın içinde sıcak bir çay ya da kahve var.
Bedeniniz yavaşlamış ama zihniniz olağanüstü berrak.
Artık taktığınız hiçbir şeye takmıyorsunuz.
Hayata veda biraz daha yakın.
O yüzden hayatta istediğiniz şeyler çok değişmiş, öncelikleriniz çok değişmiş.
Yaşanmışlıkların ağırlığı var, önünüzde sessiz bir bilgelik var.
Yeni yaşınızı kutlayacaksınız ve herkes sizin nasıl biri olduğunuzu Yazan mektuplar ve fotoğraflar hazırlamış olacak size.
Bunu hayal edin.
Önünüzde bir yığın mektup sevdiklerinizden gelen ve hediyeler işte fotoğraflar var.
Siz o mektupları açtığınızda sizin nasıl biri olduğunuzu yazmalarını isterdiniz.
Mesela o her zaman dürüsttü densin mi isterdiniz?
Çok cesur biriydi densin mi isterdiniz?
İnsanları çok iyi dinlerdi ya da Yaşarken her yere neşe katardı.
Ya da onun yanında çok güvende hissederdim.
Sözün neri biriydi?
Gülünce her yer ısınırdı.
İyi kalpliydi, güçlüydü.
Kendi yolundan hiç şaşmadı.
Çok çalışkandı.
Her zaman çok bakımlıydı.
Hangilerini okumak böyle yüreğinizi ferahlatırdı?
Şimdi kendinize şu soruyu sorun.
Bu özellikleri okuyan biri, o istediğiniz özellik neyse, bugün ne yapardı?
Tam olarak bugün.
Neyi yapıyor olsaydı 80 yaşına geldiğinde bunları duyardı?
Ya da bu olmak istediğiniz insan bugün nasıl bir karar alırdı hayatta?
Sizin yerinizde o olsaydı şu an nasıl bir hayat yaşıyor olurdu?
80 yaşındaki sizin bugüne söyleyeceği tek şey ne olurdu tavsiye olarak?
Bu inanılmaz güçlü bir tekniktir.
Çoğu danışanım bu soruda ağlar.
Çünkü bilinçli konuşmaya başlar.
Olmak istediği insan konuşmaya başlar.
80 yaşındaki haliniz size neler söylerdi?
Mesela şu an biraz düşünün.
Erteleme mi derdi?
Hiçbir şey için geç değil dene mi derdi?
Korkma mı derdi? Daha fazla kendini ol.
Söylemekten çekinme mi derdi?
Bu söyleyeceği şey her neyse sizin gerçek yönünüz o.
Bunu nasıl yapacağınızı daha detaylı anlatayım.
İnsanlar beni şöyle şöyle bir insan olarak hatırlasın istiyorum.
O hani şöyle şöyle dediğim yere cesur, güvenilir, bilge, üretken, işte sadık hangi kelimeyi söylüyorsanız.
Ve yine tekrar edeceğim burayı, önemli olduğunu düşünüyorum.
O nokta nokta yere koyduğum şey, insanlar beni böyle hatırlasın istiyorum dediğiniz şey.
Bugün hangi eylemi yapsa öyle hissederdiniz?
İşte birine içten bir mesaj atmak, cesurca bir mesaj atabilmek, bir sayfa kitap okuyabilmek, 10 dakikalık yürüyüş yapabilmek.
Öz bakımında iyi bir insan olmak, sınır koymak, her neyse bunları tekrar düşünmenizi istiyorum.
Ve günün sonunda 80 yaşındaki halim biraz olsun gururlandı mı diye sormanızı öneririm.
O gün bittiğinde, o küçük eylemi yaptığınızda.
Cevap evetse, yani o 80 yaşındaki halinizi gururlandıracak eylemleri yapıyorsanız dönüşüm başlamış demektir.
Cevap hayırsa, lütfen yarın...
Olmak istediğiniz insan için bir şey yapıyor olun.
Hangi olmak istiyorsanız onun tohumları sizde var ki bu sıkıntıyı yaşıyorsunuz, kıyaslamaya başlıyorsunuz, içinizde o huzursuzu hissediyorsunuz.
Bu metaforun en büyük gerçeği şudur, bu 80 yaş metaforunun.
İnsanların sizin hakkınızda söylemesini istediğiniz cümleler zaten olmak istediğiniz insanın kim olduğunun bir göstergesi.
Kıyaslama değil, başkalarının hayatı değil, toplumun beklentisi değil.
sizin 80 yaşındaki haliniz karar veriyor kim olacağınıza.
Gerisi bugünkü size uyarlanmış halleri.
Şimdi yapmanız gereken dev bir değişim değil.
Bundan bahsetmiyorum. Kimliğinizi bir anda dönüştürmekten de bahsetmiyorum.
Sadece bugünden itibaren olmak istediğiniz insana doğru küçük bir adım atmanızdan bahsediyorum.
Çünkü küçük adımlar kimliği değiştirir.
Kimlikler davranışlarınızı değiştirir.
Ve davranışıza tüm hayatınız.
Hepelt Kendini İyileştir''i sundu.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
