
Bu bölümde Klinik Psikolog Merve Tokgöz, ilişkilerde kadınların farkında olmadan erkekleri nasıl soğuttuğunu tüm açıklığıyla anlatıyor.
İlgiyle başlayan ilişkiler neden zamanla mesafeye dönüşüyor?
Kadınlar hangi davranışlarıyla, istemeden de olsa, erkeklerin duygusal olarak geri çekilmesine yol açıyor?
Klasik ilişki tavsiyelerinin ötesine geçerek, ilişkilerdeki bilinçdışı dinamikleri ve duygusal kopuşun görünmeyen sebeplerini gözler önüne seriyor.Bu bölümde, bazen en iyi niyetle yapılan küçük hataların nasıl büyük duygusal mesafelere yol açtığını fark edeceksiniz.
Gerçek bir bağ kurmak, sevilmek ve ilişkide çekimi korumak isteyen herkes için…bu bölüm, düşünce tarzınızı değiştirecek güçlü bir farkındalık yolculuğu olacak.
Dinlemeye hazır olun.
Görüşmelerinizi %15 indirimle planlamak için IYILES15 kodunu kullanabilirsiniz.
--
Uzm. Klinik Psikolog Merve Tokgöz’den seans almak için tıklayın.
Uzm. Klinik Psikolog Merve Tokgöz Instagram:@psikolog.mervetokgoz
---
Happ Health Instagram: @happ.health
Youtube: @happ.health
Reklam ve İş birlikleri için: happdestek@gmail.com
--
Bu bölüm “Happ” hakkında reklam içerir.
Transkript
HepAlt Kendini İyileştir'i sunar.
HepAlt dijital sağlık uygulaması, Sağlık Bakanlığı tescilli bir platformdur.
Psikolojik danışmanlıktan beslenme desteğine ve daha birçok sağlık hizmetine evinizin konforunda ulaşabilirsiniz.
Herkese merhaba, ben Merve.
Yaklaşık 11 yıldır insanların kendilerini iyileştirmelerine yardım ediyorum.
Bu podcast kanalında da Kendini İyileştir'mek isteyen insanlara terapi odasında verdiğim önerileri paylaşacağım.
Bu bölümde... Kadınların çoğu zaman farkında bile olmadan erkekleri ilişkiden soğutan davranışlarını konuşacağız.
Anlatacaklarım yüzeyde gördüğümüz bilinçli tepkiler değil tabii ki.
İlkel beynimizin derinliklerinde bilinçli kodlarımızın sesi olacak.
O yüzden ilk duyduğunuzda tabii ki çoğunlukla yine bana katılmayacaksınız.
Klasik ilişki tavsiyeleri duymak isteyenler için başka kanallar var.
Buraya geçiş yapabilirler.
Gerçekleri duymaya cesaret olanlar.
benimle devam edebilir. Niyetim yine kimseyi suçlamak veya yargılamak değil tabii ki ama bir ilişkide neden zamanla o sıcaklığın azaldığını anlamak için bazen çok dürüst bakmak gerekir
ve şunu unutmamak lazım.
Bu davranışların çoğu kötü bir niyetle yapılmaz ama erkeğin içinde sessiz bir kopuş başlatır ve çoğu zaman bir kadın tam da bu yüzden ilişki içinde görünmez bir yalnızlığa düşer.
O zaman erkekleri soğutan kadın davranışlarına bir göz atalım.
Yani kadınların yaptığı yanlış davranışlardan ilki aşırı ilgi.
Lütfen şunu artık bir anlayabilir miyiz?
Boğmak, beslemek değildir.
Aşkı büyütmek isterken oksijeni kestiğinizin farkında mısınız?
İlki iyidir ama ilgiye boğmak karşındakine güvenmediğini hissettirir.
Yani sürekli mesaj atmak, her an onunla olmak istemek, onu meraklı değil de kontrolle takip etmeye çalışmak.
Erkekler ben bu ilişkiden çıkarsam onun dünyası çökecek gibi hissettiklerinde artık cazibenin yerini merhamet almaya başlıyor.
Yani erkek gerçekten orada olmak için kalmamaya başlıyor.
Ve bu duygu onları özgür değil sadece sorumlu hissettiriyor.
Bu da ne yapıyor biliyor musunuz?
Erkekleri aşktan uzaklaştırıyor.
Erkek sevgiyi ilgiyle karıştırmaz.
Fazla ilgi onun ilkel beyninde özgürlüğüne yapılan bir tehdittir.
Katılıyorsunuz değil mi bana? Şu an yanında yine bir sürü erkeğimiz var.
Hepsi kafa sallıyorlar.
Doğru mu? Tamam. Ve bir erkek özgürlüğünü tehdit altında hissettiği yerde uzun süre kalmak istemiyor.
Erkekleri soğutan kadın davranışlarından bir diğeri sürekli şikayet eden kadınlar.
Hayatla kavgalı kadınlar.
Bu gerçekten erkeklere çok itici geliyor.
Şikayet eden, hayatından sürekli memnuniyetsizlik yayan bir kadın.
Bilinç dışı düzeyde erkeğe aslında şu mesajı verir.
Ben mutsuzum ve sen de yanımda mutlu olamayacaksın.
Erkekler mutsuz bir atmosferden sessizce falan değil çok hızlı kaçarlar.
Erkekleri soğutan kadın davranışlarından bir diğeri çok ona yarayan kadınlar.
Ve asla sevildiğine ikna olmayan kadınlar.
İlişkide güvence arayan sorular partnerde yetersizlik duygusunu yaratır.
Beni seviyor musun? Ama yeterince hissedemiyorum.
Bugün beni düşündün mü?
Dün de düşünmüş müydün gibi çok sık sorular, çok sık onay cümleleri aslında.
Yani her tartışmadan sonra artık beni sevmiyorsun diyen insanlar, her suskunlukta benden soğudun diyen kadınlar ilişkide sürekli bir sınav havası yaratırlar.
Kadınlar bunu duygusal bağ kurmak için yapıyorlar tabii ki şüphesiz, kötü bir niyet yok.
Ama erkekler bu soruların altında kendilerini derinden bir yetersiz hissediyorlar.
Ve ne yapıyorlar? Güvence sözde değil tutarlılıkla oluşuyor.
Aslında kadınların belki de gözden kaçırdığı şey bu.
Size her gün sizi sevdiğini söyleyen biri davranışlarıyla seviyorsa aslında oradadır.
Fakat bu tutarsızlıklar varsa istediğiniz kadar bunu test etmeye çalışın.
Aslında sadece kendinizden uzaklaştırırsınız.
Erkekleri soğutan kadın davranışlarından bir diğeri fazla verici olmak.
Bu bizim Türk toplumumuzun çok alkışladığı bir davranış.
Fedakarlık. Ama ilişkilere gerçekten ciddi bir darbe vuruyor diye düşünüyorum.
Ona her şeyimi verdim tuzağı çok fazladır kadın erkek ilişkilerinde.
Ve kadınlar genelde gerçekten erkeklere her şeylerini verecek kadar bağlanırlar.
Kadınlar sevgi adına kendilerinden bile vazgeçebilirler.
Ve sonra ne olur biliyor musunuz?
Karşılık göremediklerinde ciddi bir öfke geliştirmeye başlarlar.
Eğer bir kadın sürekli veren, sürekli fedakar olan, sürekli anlayış gösteren bir taraftaysa Bir süre sonra kendi kimliğini silmiş olur.
İlişki değil, tek taraflı bir hizmet başlar.
İlişkilerde çoğu kadın sevgisini göstermek için fazla verici olma eğilimindedir.
Sürekli adım atar, fedakarlık yapar, kendi planlarını erteler.
Sürekli erkeğin hayatını kolaylaştırmaya çalışır.
Kendi bilinç dışında aslında şunu amaçlar.
Bu yaptıklarımla daha çok sevilip daha çok vazgeçilmez olabilirim.
Ama erkeğin ilkel kodları...
Bu mesajı şöyle yorumlar.
Bu kadın zaten beni kazandı ve artık çabalamama gerek kalmadı.
Bir erkek emek verdiği şeye bağlanır.
Kadınlar lütfen bunu unutmayın.
Hazır sunulan şeylere bağlanmak erkeğin kodlarında yoktur.
Sürekli vermek, sürekli düşünmek, sürekli adım atmak ilişkide dengeyi bozar.
Kadın istemeden kendine veren pozisyona koyar.
Tabii ki erkek de... alan pozisyonda konumlanır.
Ve ilişkide bu pozisyonlar kalıcı hale geldiğinde erkek farkında bile olmadan kadına duyduğu çekimi kaybetmeye başlar.
Çünkü hiçbir erkek sürekli borçlu hissettiği bir ilişkide özgür ve güçlü hissedemez.
Bu yüzden aşk her şeyi vermekle değil karşılıklı dengeyi korumakla büyür.
O yüzden kadınlara mesajım şu.
İlişkide alma verme dengesini asla kaybetmeyin.
Siz bir adım atıyorsanız Belki ikinci adımı da atabilirsiniz ama üçüncü adımı artık atmamayı öğrenmelisiniz.
Verdiğiniz kadar alabildiğiniz yerde olmayı hak ettiğinizi hatırlatmak istiyorum.
Erkekleri soğutan kadın davranışlarından bir diğeri çok tanıdık gelecek.
Erkeği değiştirmeye çalışmak, daha ben buna bir tasarım yapmak diyorum.
Kadınlar bir erkeğe aşık olur.
Ve sonra onu hayalindeki kişiye dönüştürmeye çalışırlar.
Biliyorum bunu hepimiz yaptık.
Sonu ne oluyor biliyoruz.
Yani en başta erkekleri olduğu gibi kabul ettiklerini zannederler.
Ama sonra biraz daha duygusal olmalı, daha planlı olmalı, daha titiz olmalı, beni şöyle anlamalı, duygularımı fark etmeli gibi tasarımlara başlarlar.
Erkekler bu değişim enerjisini Kesinlikle hissediyorlar ve çok geçmeden oldukları gibi kabul edilemediğini gördüğünde uzaklaşmaya başlıyorlar.
Çünkü gerçekten maskülen bir erkek kimsenin projesi olmak istemiyor.
Size bir sır vereyim mi?
Terapi odasında kadınlar bana çift terapilerine geldiklerinde erkekleri dönüştürmeyi başarıyorlar.
Gerçekten erkekler dönüşüyor ve değişiyor.
Başardıklarında ne oluyor biliyor musunuz?
Dönüştürdükleri kişiden nefret etmeye başlıyorlar.
Çünkü kadınlar da oradaki mücadele bittiğinde elindekiyle mutlu olmadıklarını fark ediyorlar.
İlişkiye gerçekten büyütürüm diye değil, olduğu haliyle seviyorum diye girmeniz gerekiyor.
Çünkü kimse değişmek istemiyor.
Özellikle değiştirilmek isteniyorsa daha da dirençli hale geliyor.
O zaman erkekleri soğutan kadın davranışlarından bir diğerine geçerim.
Kadının kendi hayatından vazgeçmesi, yani o varken ben yokum hali.
Bir kadının tutkularından vazgeçtiği an erkek onu yavaşça bırakmaya başlar.
Yani ilişki başladığında kadının kendi hobilerinden, arkadaş çevresinden, hedeflerinden uzaklaşması erkeğin gözünde onun cazibesinin kaybolmasına yol açar.
Bir süre sonra sadece erkeğin bir yansımasına dönüşmeye başlar.
Bu da sizi hem de onu sıkmaya başlar.
Erkek kadının kendi hayatında olan tutkunluğuyla bağ kurar.
Kendini iptal ettiğinde büyü bozulmaya başlar.
Erkekleri soğutan kadın davranışlarından bir diğeri kadının sürekli ilişkiyi test etmesi.
Kadın doğası gereği ilişki içindeki erkeğin gücünü, kararlılığını ve liderliğini test etmek ister.
Bu evrensel bir davranıştır ama aşırıya kaçarsa ilişkiyi sabote etmeye başlar.
Erkeği sürekli sınamak, trip atmak, küçük krizleri çıkararak sevgiyi ölçmek erkeği gerçekten yorar.
Çünkü erkek kendini sürekli kanıtlamak zorunda kaldığı bir ilişkin içinde değerini sorgulamaya başlar.
Erkek bunlar olduğunda şunu düşünmeye başlıyor.
Ben burada seviliyor muyum yoksa sürekli yetersiz bulunmak için mi varım?
Unutmayın erkekler huzura sadıktır, karmaşaya değil.
Erkekleri soğutan kadın davranışlarından bir diğeri çok dram yaratmak, duygusal kaosla güç kurmak.
Bazı kadınlar ilişkide güçlü hissetmek için çok dram yaratırlar.
Yani ilişkiye sürekli duygusal iniş çıkışlar katarlar, kontrol elinde tutmaya çalışırlar.
Fakat erkek zihni dramla uzun süre yaşayamaz.
Erkeğin kodlarında huzur aramak vardır.
Dram bitmeyince erkek soğur ya da kaçar.
Ve erkek genelde böyle bir şeyle karşılaştığında şunu hisseder.
Savaş değil, nefes almak istiyorum.
Zaten erkeğin kadına ihtiyaç duyduğu yerde duygusal huzurdur.
Bir diğer maddemiz, erkekleri soğutan kadın davranışlarından bence en önemlisi maskülen enerjiye kaymak.
Yani kadınların erkekten rol çalması.
İlişkide kadınların sürekli liderlik yapması, talimatlar vermesi, ben hallederim demesi, kadının erkeksi bir pozisyona geçmesine sebep olur.
Ve erkek partnerinde kadınsı bir enerji görmek ister.
İki maskülen enerji bir araya geldiğinde çekim yerini bir güç savaşına bırakır.
Direktifler vermek, yarışmak, üstünlük kurmaya çalışmak kadını feminen enerjiden maskülen enerjiye koyar ve kadın aslında feminen yumuşaklığıyla ilişkiyi besler.
Erkekler rekabet ettikleri kadınlara değil, kendilerini güçlü hissettiren kadınlara aşık olurlar.
İlişkide sadece bir tane lider olur.
O lider erkek olursa ilişkideki çekim sandığınızdan çok daha fazla büyür.
Erkekleri soğutan kadın davranışlarından bir diğeri, Kadının statü ve güç avcılığına hala ilişkin içerisindeyken devam etmesidir.
Kadınlar hipergamiktir.
Yani doğaları gereği kendilerinden güçlü erkekleri seçmeye eğilimlidirler.
Bu sağlıklı bir şeydir ama bazı kadınlar ilişkiyi bir statü aracı olarak görürler.
Maddeyi çıkarlar, sosyal çevre, güç bunları besleyen ilişkilerin içinde olmaya çalışırlar.
Erkekler içgüdüsel olarak gerçekten sevildiklerini mi yoksa sadece yarar sağlandıklarını mı anlarlar?
Ve yarar kokusu aldıklarında hızlıca geri çekilirler.
Erkeklerin genel aklından geçen şey şudur.
Ben galiba bu kadın için bir projeyim.
Bir sevgili değil.
Bugün ilişkilerde kadınların çoğu zaman farkında bile olmadan yaptığı ama erkeklerin bilinçli düzeyde soğumasına sebep olan davranışlara dürüstçe baktık.
Şunu bilmenizi istiyorum.
Bu söylediklerin bir eleştiri değildi.
Bunlar bir farkındalık çağrısı.
Çünkü bu ilişki sadece iyi niyet ayakta tutmuyor.
Gerçek bağlar doğru enerjiyi koruyarak yaşarlar ve çekim doğallıktan, özgünlükten, dengeden beslenir.
Ne daha fazlası ne daha azı.
Olduğu gibi kalabilmek ve karşındakine kendi olabileceği bir alan açabilmek işte gerçek çekim bundan doğuyor.
Bugün bu bölümde biraz derinlere inmiş olabiliriz.
Bazen gerçekleri duymak sizi rahatsız edebilir ama lütfen unutmayın.
Kendine dürüstçe bakabilen biri sadece aşkı değil hayatta daha sağlam kurmaya başlıyor.
Hepelt Kendini İyileştir'ir sundu.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
