
Transkript
Merhabalar, ben Ferhat Çekiçöz.
Kendin Olmanın Dayanılmaz Hafifliği Instagram TV ve podcastına hoş geldiniz.
Bu haftaki konumuz bağımlılıklar.
Yine sizlerden Instagram üstünden topladığım sorulara dilim döndüğünce cevap vermeye çalışacağım.
Malum bağımlılık büyük bir konu, geniş bir konu.
Elimden geldiğince bir şeyleri en azından sizin zihninizde canlandırmak için çabalayacağım.
Sorulara geçmeden evvel bütün sorularda aslında bir ortak nokta fark ettim ve ortak noktanın altını çizmekle başlamak isterim.
Böylelikle birçok soruya cevap vermekte görece bir rahatlık sağlayabileceğim hem kendim adımın adına hem de sizler için anlaşılması adına.
Varoluşçu perspektife göre eğer herhangi bir şeyle bağ kuruyorsak bu bir insan olabilir.
Bu bir madde olabilir, bu bir alışkanlık olabilir, bu bir davranış olabilir, bu bir duygu olabilir.
Bağ kuruyorsak bağımlı olma ihtimalimiz mevcuttur.
Kısacası aslında hepimiz birer potansiyel bağımlıyız bu anlamda.
Kurduğumuz bağlar her zaman birer bağımlılığa gebedir demek mümkün.
Nasıl gebedir?
O kurduğumuz bağlardan elde ettiğimiz etkileri hayatımızın başka alanlarında bir şeyleri görmekten kaçmak için, kapatmak için kullandığımızda elimizde
mis gibi bir bağımlılık olur.
Örneğin ben her işte yoga yaptığımda kendimi mattan çok iyi hissederek ayrılıyorsam çok rahatlıkla yogaya bağımlı olabilirim.
Ne kadar faydalı, önemli olduğu her yerde yazıyor.
Ne kadar insanın kendine dönmesine yardımcı olduğu her yerde yazıyor.
Yogaya bağımlı olurum.
Bunun sebebi de tamamen yogayı kendimle yakınlaşmak için değil, tam aksine kendimden uzaklaşmak için kullandığımda.
Her canım sıkkın olduğunda, her kendimi iyi hissetmediğimde, her üstüne düşünmek istemediklerim hayatının her yanını sardığında gidip şöyle sert bir yoga...
Session'ı yapıyorsam kendi kendime bu bir bağımlılıktır.
Bu perspektiften baktığımızda dediğim gibi insanlara, nesnelere, davranışlara, ritüellere bağımlı olmamız tamamen an meselesi.
Önemli olan soru ben bu insanla ilişkimi, bu nesneyle ilişkimi, bu ritüelle ilişkimi kendime yakınlaşmak için mi kullanıyorum?
Yoksa kendimden kaçmak, kendimden uzaklaşmak için mi kullanıyorum?
Eğer seçenek ikincisi ise...
Bu bir bağımlılık ön adımıdır demek mümkün.
Sorulara geçecek olursam, zararlı madde kullanımı varolsal sıkıntılardan kopmak ve zihni uyuşturmak için midir?
Sadece zararlı madde değil, bütün madde kullanımları öyle ya da böyle özellikle de kişinin bilincini ve duygu durumunu değiştiriyorsa adı üstünde.
Orijinal duygu durumunda durmak istemiyor ve bir şey kullanıyor, başka bir duygu durumuna geçiyor.
Bir şekilde kendimizden uzaklaşmak üzere kullanıyoruz.
Zihni uyuşturmak mı, emin değilim, sıkıntılardan kopmak mı?
Bazen kopartmayabiliyor ama kendimizden yabancılaştırıyor.
Bağımlılık hangi boşluğu doldurmak içindir?
Vavusal perspektif ne söyler?
Bağımlılık aslında...
Kendi içimizdeki temel hiçlikten ve boşluktan uzak durmak için.
Burada da bir parça varoluşu felsefeden bahsetmek durumunda.
Jean-Paul Sartre'a göre varlığımız kesin olan tek bir şey.
Var olmanın ötesinde hayatımıza veya kendimize dair her şey bizim kurgumuz, bizim seçimimiz, bizim ürettiğimiz, bizim inşa ettiğimiz şeyler.
O inşa ettiklerimizi ortadan kaldırdığımızda biz biz olmaya devam ediyoruz.
Ama aslında en temelde hiç olduğumuzu görüyoruz.
Ve bazen bu hiçlikle karşılaşmak çok güç olabiliyor.
Kişiler kendilerine bir hayat inşa edemediklerinde, kendilerine iyi gelen bir dünya kuramadıklarında hem o dünyadan uzaklaşmak için hem de kendi hiçliklerinden uzak
durabilmek için çeşitli maddeler, çeşitli davranışlar, bağımlılık boyutunda kullanmayı tercih edebiliyorlar.
Once an addict, always an addict doğru mudur hocam?
Türkçesini söyleyeyim. Bir kere bağımlı olan her zaman bağımlı mıdır?
Ben bunu daha geniş bir şekilde kullanmak isterim.
Hepimiz temelde bağımlı adaylarıyız.
O yüzden de evet gerçekten bilgi fiil bağımlılığı olan biri her zaman bağımlıdır ama benim hiçbir bağımlılığım yok örneğin en azından bildiğim kadarıyla ama ben de en az onun kadar Bağımlılığa
yakın bir yerde duruyorum. İnsan var olduğunu duyumsamak için mi bağımlı olur?
Çözümü nedir? Yok buna katılmıyorum.
Tam aksine insan kendini hissetmek, kendine yakın durmaya katlanamadığı için çeşitli maddeler, davranışlar, ortamlar kullanarak kendinden
uzaklaşmaya çalışır.
Bağımlılığın var olma kaygısıyla ilişkisi nedir?
Dev bir ilişkisi var.
Bağımlılık bizi ontolojik kaygımızdan hızlıca uzaklaştırır.
Hızlıca uzaklaştırır.
Ama büyük bir bedelle uzaklaştırır.
Sadece hayatımızın onun etrafında dönmesinden vs.
bahsetmiyorum. Kendimize yabancılaşma bedeliyle uzaklaştırır.
Bağımlı olmak insanın kendinin eksik bir parçasını tamamlamak için yaptığı bir şey midir?
Yani aslında bu noktaya kadar bağımlılığa dair birkaç genelleme yaptım ama...
Bu noktada kendimi de durdurmak istiyorum ve sizlerin sorularında da aynı şekilde gelen genellemeleri bir askıya almak istiyorum.
Bir kişinin hayatındaki bağımlılığın o kişinin hayatında nasıl bir yerde durduğunu anlamak için o kişinin hayatına yakından bakmamız gerekiyor.
O kişinin deneyimini yakından incelememiz gerekiyor.
Dışarıdan, uzaktan, yukarıdan bilir bilir konuşmak bir yere kadar.
Genel olarak şunu söylemek mümkün.
Ben bir şeye bağımlıysam kendimden uzaklaşıyorum, kendimden yabancılaşıyorum.
Ama ne oluyor da kendimden yabancılaşmayı seçmişim bilinçli veya bilinçsiz olarak?
Kendimden yabancılaşarak ne elde etmeye çalışıyorum?
Çok kişiden kişiye değişecek olan kısım tam olarak bu.
O yüzden buna dair genellemeler yapmaktan kendimize alıkoysak hem terapistler olarak hem de genel...
Halk olarak çok iyi ederiz.
Şimdi cinsel bağımlıktan bahseder misiniz?
Takıntılı seks, porno izleme.
Bazı şu perspektifte neye bağımlı olduğumuza çok ilgilenmiyoruz.
Tabi ki bazı bağımlılıklar diğerlerinden daha tehlikeli.
Çünkü hayatımızı tehlikeye sokabiliyorlar.
Ama temelde bağımlılık kendimize dair sorular sormak, kendi hayatımız üzerine düşünmemek, seçim yapmamak, kendimizden uzaklaşmak için.
Başvurduğumuz bir yer ve hepimiz için var olan bir ihtimal.
Bu işte takıntılı seks olsun, porno olsun, madde olsun, alışveriş olsun, sürekli kitap okumak olsun, sürekli spor yapmak olsun fark etmez.
Şeker sigara gibi asla kopmadığım bağımlılıklarım var.
Valsu Tepin nasıl değerlendirir?
Şeker sigara gibi asla kopamadığınız bağımlılıklarla nereye gidiyorsunuz ve neyi arkada bırakmaya çalışıyorsunuz?
Tam olarak bunu zannedersem araştırmaya çalışırdım.
Bir şeye bağımlı olmadığımızı düşünüyorsak kaçtığımız bir şey olabilir mi?
Tam soruyu anlayamadım.
Gerçekten hayatımızda önemli bir yer kaplıyor.
Aslında bağımlılıkla bağımlılığımız yokmuş gibi mi?
Tam anlayamadım ama öyle cevap vermeye çalışayım.
Bağımlılık yüklü bir kelime olduğu için haklı olarak ilk tepkimiz direnmek olabiliyor.
Hayır ben bağımlı değilim demek olabiliyor.
Yüklü kelimeler kullanmak yerine aslında o tırnak içinde bağımlı olduğumuz veya bağımlı olduğumuzdan şüphelendiğimiz şeyin hayatımızda nasıl bir yer kapladığını incelemek
iyidir. Bağımlı olduğumuz davranışlar, maddeler, insanlar, ilişkiler...
Eğer onlara gerçekten bağımlıyız, bağımlıysak hayatımızda onlardan başka yer kalmamaya başlıyor.
Bu önemli bir emari.
Eğer bağımlıysak o bağımlı olduğumuz şeylerden başka hayatımızda başka şeylere yer kalmamaya başlıyor.
Ve adına ne dersek diyelim, bağımlılık olsun, başka bir şey olsun, bu tek başına hayatı çok kuraklaştıran ve çok fakirleştiren bir şey.
İlk başta buradan ele almak gerekiyor diye düşünüyorum.
Bağımlı olduğu şey insan var vs.
sorunu unutmak için kullanılırsa bu insana ne dersiniz?
Bu soruya cevap vermiş oldum.
Bütün bağımlılıklar aslında insan olmanın getirdiği yüklerin ağırlığından bir parça uzaklaşmak, o yükleri biraz hafifletmek için birer çaba.
Bence bu konuda bir parça da kendimize karşı ve ötekilere karşı merhametli olmamız gerekiyor.
Boşu boşuna insanlar veya biz bağımlı olmuyoruz.
Bağımlı olan herkesin travması var mıdır?
Bağlantı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yani bilmem nesi olan herkesin bilmem nesi vardır gibi bütün söylemlere karşı duruyorum.
Bence bireysel ve kişisel olarak incelemeye değer bütün bunların hepsi.
Bağımlılıkların çocukluk dönemi ve ailen yetiştirme tarzıyla bağlantısı var mıdır?
Tabii ki vardır. Ama yine de burada genel bir formül vermekten kaçınmak isterim.
Kendi hayatında bu bağları kurması ve keşfetmesi gerekir.
Sevdiğin kişi bağımlılığın olduysa ve zarar görüyorsa ruhunuz kurtuluş nasıl mümkün?
O ilişkiye sıkı sıkı tutunarak nelerden uzaklaşmaya çalışıyorsunuz?
Nelerle aranıza mesafe koymaya çalışıyorsunuz?
Buna yakından bakmak isterdim.
Bağımlı deyince aklımıza hep kötü şeyler geliyor.
Peki iyi bağımlılıklar var mıdır?
Tabii ki var. İyi bağımlılıklardan bol bir şey yok ama bağımlılık bağımlılıktır en nihayetinde.
Az önce söylediğim gibi hayatımızda bir bağımlılık varsa bunun anlamı şu.
A, kendimizden uzaklaşıyoruz, kendimizden yabancılaşıyoruz.
Ve de B, hayatımızda bize canlılık getirecek diğer şeylere de yer açmamaya, onlardan uzak kalmaya başlıyoruz demektir.
Bağımlı olduğumuz şeyden başka herhangi bir şeye hayatımızda yer kalmıyor.
Madde bağımlılığında varoluşçu terapist ne gibi bir yol izler?
Terapiye dair burada terapist ne yol izlerle dair çok ayrıntılı bilgi veremiyorum etik sebeplerden dolayı.
Ama az önce aslında en terapistin, varoluşçu bir terapistin zihnindeki en temel soruyu sizlere söylemiş oldum.
İşin fizyolojik tedavi kısmı bir yana ki bunu bir psikiyatrist sürdürmesi veya bir bağımlılık uzmanının sürdürmesi gerekiyor.
O kısım bir yana bağımlılığı olan bir danışanımla ilgili düşünürken veya araştırmamı sürdürürken hep aklımda tek bir soru oluyor.
Danışan neyden uzak durmaya çalışıyor?
Hangi yasından, hangi zor deneyiminden, hangi yaşamak istemediği, sahiplenmek istemediği duygulardan, hangi benliğinin parçasından uzak durmaya çalışıyor ki bir
yere sığınmaya çalışıyor.
Herkes bir miktarda olsa bağımlı mıdır?
Buna da cevap verdim galiba.
İnsan olmak demek her an bağımlı olabilmek demek.
O yüzden evet. Madde bağımlılıkları nasıl çalışılıyor?
Buna cevap verdim.
Bir bağımlılığımıza bu bana dair, bu bana ait şeklinde yaklaştığımızda nasıl etkileniriz?
Yaklaşan kişiye bağlı nasıl etkileneceği?
Ama sahip çıkmaya başladığımız anda aslında O yayının başından beri söylediğim kendinden yabancılaşma duraksıyor bir anda.
Ya ben bir şeyden uzaklaşmak için bunu kullanıyorum, bunu yapıyorum sürekli demeye başlıyoruz.
Ve o noktadan itibaren bir araştırma için alan açılıyor.
Bu bile çok büyük etkilere ve çok büyük ferahlamalara ilk adım aslında.
İkili ilişkilerdeki bağımlı kişilik hakkında ne der?
Karşıdaki kişiye bağlılıktan kendini yok etmeye.
Aslında benzer bir cevap vereceğim.
Bir kişiye bağımlı olmak da yine kendimizden uzaklaşmak veya kendimize dair bir şey yok sayma çabasıyla ilgili.
Kendimize yabancılaşma çabasıyla ilgili nedir?
Kendimize dair neyi geride bırakmaya çalışıyoruz?
Bunu ortaya çıkartmak en değerlisi olacaktır.
Çok teşekkürler sorularınız için.
Umarım ki bağımlılıklara dair bir parça zihninizde yeni bir alan açmanıza yardımcı olabilmişimdir.
Önümüzdeki hafta yanlış hatırlamıyorsam evler ve mekanlar üstünde bir yayında sizlerle olacağım.
Kendinize iyi bakın.
Sevgiler.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
