
Yılbaşı: kutlamalar, performans görüşmeleri ve çalışan annelere yeni yıl rutinleri
29 Aralık 2022 · 14 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Merhabalar, yılın son gününde eklediğim bu bölümde şirketlerde bazen sancağa dönüşen yeni yıl kutlamalarını, tüm bir yılın değerlendirildiği ve zurnanın zırt denildiği yer olan performans görüşmelerini
ve çalışan anneler için her yıl başında olduğu gibi bu yılda alınacak yeni yıl kararlarına ek olabilecek yeni yıl rutinlerini anlatacağım.
Haydi başlayalım. Evet, koca bir yıl bitti ve bizler gene zamanın nasıl geçtiğini gerçekten anlamadık.
Sanki zaman son yıllarda her zamankinden daha hızlı mı akıyor?
Ne zaman sabah, ne zaman akşam oldu?
Pazartesi başladı, cuma nasıl geldi?
Gene bir hafta sonu sanki hiçbir şey yapmadan nasıl geçti diye söylene söylene koca bir seneyi devirdik.
Genelde bunun sebebini yaşımız ilerledikçe hissettiğimiz bir durum olarak görsek de bilim adamları da artık bir günün 24 saatten daha kısa olduğunu vurguluyor.
Yapılan çalışmalara göre dünya son 50 yıldır hiç olmadığı kadar hızlı dönüyor ve bu yüzden bir gün artık 24 saatten daha kısa bir sürede tamamlanıyor.
Life Science'da yer alan bir habere göre 19 Temmuz 2020 tarihinde bir günün 24 saatten 1.47 milisaniye daha kısa sürdüğü ortaya çıkarıldı.
Aynı habere göre bu 1960'lı yılların sonlarından itibaren kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana saptanan en kısa gün olarak kayıtlara geçti.
Yani evren bize oyun mu oynuyor, zaman mı kısalıyor yoksa biz mi daha hızlıyız bilemem ama zaman hızlı geçiyor ve biz ona yak uyduramıyoruz.
Bakınız 2022 bitti bile.
Her yılın bitişinde olduğu gibi bu yılın bitişinde de kimi çalışanlar için bitişler ya da başlangıçlar söz konusu olabiliyor.
Neyden bahsediyorum?
Tabii ki işten çıkartmalardan ve terfilerden bahsediyorum.
Genellikle arkadaşlar İçine girdiğimiz süreci asla kişisel algılamayın.
Her şirket büyümek için bazı adımlar atmalıdır.
İşte tam da bu sebeple aslında büyümek için küçülüyoruz.
Açıklaması ile ya performansa bağlı ya da yöneticisinin kişisel sebeplerinden ötürü işten çıkarılmalar da yaşanıyor sene sonlarında.
Tabii ki işini yapmayan, savsaklayan, uyumsuz, kötücül kişilerin işlerine devam etmelerini savunacak değilim.
Eğer adaletli bir şekilde yapılıyorsa işten çıkartmalar yapılmalıdır.
Ama hepimiz biliyoruz ki böyle dönemlerde yöneticisinin adamı olmayan, ki bunu tırnak içinde söylüyorum, çalışanlar da işten çıkartılabiliyor.
Peki bu mantığa sahip yöneticiler işten çıkarılıyor mu?
Eh, çok az.
Kendi profesyonel iş hayatımda iki tane bu tarz üst düzey yöneticiyle çalıştım.
Ne sene sonunda ne de sene başında işlerinden asla olmadılar.
Onlara bir şey olmuyor kardeşim.
Tabii ki terfiler de genellikle yıl sonlarında açıklanıyor.
Terfi için süreç ve mülakatlara girenler ya da bu süreçleri geçip terfi havuzunda bekleyenlerin atamaları da genellikle sene sonlarında açıklanıyor.
Bir pozisyona beş kişi talip olsa da bir kişi atanıyor ama olsun.
En azından biri atanıyor.
Burada da adalet karşımıza çıkıyor.
Adamcılığın, torpilin olmadığı, hak edenin hakkını aldığı gerçekçi bir atamaysa ne âlâ.
Ama adaletsiz bir terfi söz konusu oluyorsa geride kalanlar ne yapıyor?
Hop özgeçmişi güncelle, iş fırsatlarını açın butonunu aktife al.
Bir de sene sonu yapılan yıllık şirket toplantıları vardır.
Tüm şirket toplanıp genellikle Antalya'ya gidilir.
3-4 gün otele kapanıp gündüz toplantı, akşam dibine kadar açık büfe ve bazı şirketlerde gece boyu süren sınırsız içki macerası başlar.
Eğer sevdiğiniz ekip arkadaşlarınız varsa bu toplantılar katlanılabilir oluyor ama eğer kendi normal hayatınızda asla görüşmeyi tercih etmeyeceğiniz insanlarla aynı ekibe düşmüşseniz konuşmamın başında
söylediğim o hızlı akan zaman o otelde akmaz, durur, saniyeler, saat gibi sürer.
Gene bu toplantılarda nerede ne yapacağınız da önemlidir.
Tuvaletinizi bile iki arada bir derede yapmanız gerekir çünkü ortadan kaybolmak şu lafları duymanıza sebep olabilir.
Nerede bu kız ya? Gene ortadan kaybolmuş.
Yani herkes burada ama Gökçe nerede?
Yok. Aylin'cim Gökçe yarar mısın?
Neredeymiş? Neredeyse gelsin.
Şurada biz bize hep beraberiz.
Nedir bu hemen kaçmak gitmek?
Hayır ne yapıyor olabilir?
Yani ne yapıyor olabilir? Ya ne yapıyor olabiliriz?
Mesela tuvaletimiz gelmiştir.
20 dakika yalnız kalmak istemişizdir.
Terlemişizdir. Üstümüzü değiştirmemiz gerekmiştir.
Uykumuz gelmiştir.
Azıcık uzanmışızdır falan.
Bir de şu var, 20 yıl boyunca çalıştığım farklı şirketlerde onlarca sene sonu toplantısı gördüm.
İş dışındaki arkadaş çevremin de çalıştığı şirketlerde bu tarz toplantılar oluyor, onlardan da dinliyorum.
Ben daha seneyi kötü kapatan şirket duymadım, görmedim.
Hepsi seneyi hedeflerine ulaşarak kapatıyor.
Gerçek verilerle içinde bulunduğu pazarın lideri olan şirketler dışında ucundan kıyısından tutulan zorlama verilerle zorlu bir seneyi hepimizin gösterdiği yüksek efor ve çalışma azmiyle çok
başarılı tamamladık diyen genel müdürler vesaire olmadığını söyleyemeyiz sanırım.
Her sene bir önceki seneden daha zordur, hedefler daha zordur ama mutlaka sene sonunda tutulur ama aynı şirket küçülür, maaş zamlarına gelince de kem küm olur.
O Antalya toplantısında tüm çalışanlar bundan şikayet eder ama kimse el kaldırıp tabii ki bunu dile getiremez.
Aslında tam da bu konuları dile getirmesi için üst düzey yöneticiler vardır o şirketlerde.
Koca koca ekipler yönetirler ama konu çalışan hakları olunca çok azı elini masaya vurur, sorun dile getirir veya talepkar olur.
Ama çoğunluk için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
Onları da anlıyorum tabii o maaş paketi, arabası, hisse senetleri falan buna değer.
Toplantı sonunda yapılan zorlama kapanış yemekleri var bir de ay hala o kadar fena mı bilmiyorum.
Üçüncü sınıf bir şarkıcı, kötü bir ses sistemi ve yenilen vasat yemekler.
Lokal ya da çok uluslu fark etmez bazı büyük markaların veya firmaların bu tarz organizasyonları gerçekten çok profesyonel ve şirket kültüne de uygun şekilde hazırladığını biliyorum.
Tabii ki herkesi mutlu etmek de mümkün değil ama bazen gerçekten ya hiç yapmasaydınız daha iyiydi dedirtecek kadar...
Kötü olabiliyor bu kapanış yemekleri.
Detaylar için bakınız LinkedIn 20-29 Aralık arası yapılan tüm paylaşımlar.
Gelelim şimdi şu performans görüşmelerine.
Prim ve maaş zamlarını da etkileyebilen bu görüşmeler maalesef çok ciddiye alınarak yapılmıyor.
Yani en azından ben öyle gördüm.
Sizin şirketlerle durum nasıl bilmiyorum.
Genelde yöneticiler de gel şu performans görüşmeni de yapalım da aradan çıksın durumu oluyor.
Toplum olarak geri bildirim vermek ve almak konusunda da zayıf olduğumuz için bu görüşmelerde genelde böyle sığ sularda yüzüyor.
Bir de performans segmentleri var şirketlerin.
Yani diyorlar ki kural olarak şirket çalışanlarının sadece %20'si yüksek performans puanı alabilir.
Bu durumda yöneticiler de ekibindeki herkes gerçekten yüksek performans göstermiş olsa bile bu %20 oranında kalmak için bazı çalışanlarına orta veya düşük performans puanı verebiliyor.
İşte bu durumda da adaletsiz bir ortam ortaya çıkmış oluyor.
O sene boyunca yöneticinizle kaç kez kahvaltı yaptığınız, kaç kahve aldığınız, kaç gece mesaiye kaldığınız gibi durumlar bu puanı belirlemede etkili olabiliyor.
Ne yazık ki. Peki ya yeni yıl hediye çekilişleri?
Ay ya ne var yani hediye vermek de güzel işte diyebilirsiniz ama bence hediye gerçekten böyle sevdiğin birine gerçekten içinden geldiği için verilmeli.
Belirlenen bütçeyle zorlama yapılan bu çekilişler ve alınan hediyeler hediyenin hediye olma anlamını yitiriyor.
Hele ki şu an içinde bulunduğumuz böylesi ekonomik ortamlarda bu hediye işinin serbest bırakılması gerektiğini düşünüyorum.
Ben bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz?
Aslında yani şu da var hediye gerçekten insanı iyi hissettiren bir şey.
İçinizden geliyorsa karşınızdakini de mutlu görmek sizi mutlu ediyorsa alın gitsin be tabii yani.
Şimdiye kadar anlattığım her şey beyaz yakalı kadın ve erkekleri yani geneli kapsayan konulardı.
Ama bu anlattıklarım içinden de kadın ayrımcılığının nasıl yaşandığının örnekleri çıkıyor maalesef.
Mesela kadın olarak o büyük toplantılarda ne giydiğiniz, ne kadar içki içtiğiniz, nasıl dans ettiğiniz ön yargılı fikirler oluşturabiliyor.
Evli barklı çoluk çocuklu kadının kıyafeti hareketlere bak lafları dolanıp durabiliyor.
Üstelik bu lafları Evli, barklı, çoluk çocuklu erkekler hatta diğer kadınlar bile söyleyebiliyor.
İşten çıkarılmalarda da kadınlar erkeklere göre daha fazla kaybediyor.
Genellikle ülkemizde ailenin geçimini sağlayan erkektir görüşü hakim olduğundan işten ilk çıkarılacak kesim olarak kadınlar veya işe yine giren işten çıkarılması halinde maliyeti fazla tutmayacak
olan kesim tercih edilebiliyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün son verilerine göre 2021 yılında 2019 yılına göre çalışma hayatındaki kadın sayısı 13 milyon kadar eksilirken erkek istihdamındaki kayıplar
hızlı bir şekilde toparlanarak 2 yıl önceki rakamlara ulaşmış durumda.
Türkiye'de de son yayınlanan istatistikler de bu verilerle paralel.
Gene Ocak 2022'de yayınlanan bir araştırma raporuna göre kadın işsiz sayısında ciddi bir artış yaşanırken İşe alımlarda erkeklerin daha çok tercih edildiğini görüyoruz.
Ve sıra çalışan annelerde.
Her yıl sizler için çocuğu olmayanlara göre daha zor geçiyor tahmin edebiliyorum.
Yani böyle başından beri anlattığım her konunun dışında düşünmeniz gereken çocuğunuz ya da çocuklarınız var.
Şimdi size birazdan bazı rutinler söyleyeceğim.
Bunlar iş yaşamıyla ilgili değil kendi sosyal yaşamınızla ilgili rutinler olacak.
Bunları uyarlayabilirseniz hayatınızda böyle...
Bir takım faydalarını görebileceğinizi düşünüyorum açıkçası.
Belki omuzlarınızda taşıdığınız yüklerin bazılarını azaltıp ya da hafifletebilirsiniz diye de eklemek istiyorum.
1. Organize olun.
Çalışan anneler için mental olarak en zorlayıcı şey evdeki herkesin programlarını ve kimin neye ne kadar zamanı ihtiyacı olduğunu takip etmektir.
Okula giden çocuğunuzun sunum ya da proje ödevleri veya bebeğinizin bakım malzemelerinin günlük olarak stoklanması gibi gibi.
Organize olamadığınız için kaç kez sabah 7'deki bir toplantıyı unuttuğunuzu ya da önceden plan yapamadığınız için çok önemli bir sunuma geç kaldığınızı bir hatırlayın lütfen.
Bulabildiğiniz her e-takvimi veya organizasyon uygulamasını denemiş olabilirsiniz.
Ama benim size tavsiyem temel bilgilerinize geri dönün.
Ve organize edilmesi gereken her şeyi bir kağıt takvime elle yazın ve buzdolabınızın üzerine yapıştırın.
Gayet eski moda bir şekilde de takip edin onu lütfen.
Günlerinizin sorunsuz geçmesinde katkı sağlayacağına eminim.
2. Plan yapın.
Her gün işlerinizin sorunsuz yürümesi sıkı bir programa ve iyi planlanmış bir rutine bağlıdır.
Çocuğu kim alacak, toplantısına kim katılacak vs.
gibi. Eşinizle kendinize görevler atayın ve eşinize de lütfen sorumluluk verin.
Tek başınıza değil beraberce yapılması gerekenleri nasıl planlayacağınızı belirleyin.
3. Yemek zamanlarını kolaylaştırın.
Çalışan anneler için akşamlar hiç kolay değildir.
Kreşten veya okuldan çocuğunuzu almak, ev ödevi yapmak veya çok aktif olan 10 aylık bebeğinizi beslemek, eminim ki yemek hazırlamak, özellikle ev yemeği yapmak için size çok az zaman bırakıyordur.
Sık sık paket servisi veya önceden paketlenmiş akşam yemeklerine başvurmak zorunda kalabilirsiniz.
Bunda da bir sorun olmayabilir yani kimseyi de yargılamıyorum ama evinizde sağlıklı ev yemekleri olmasını istiyorsanız bu hizmeti sağlayan yemek hazırlama uygulamalarına bir göz atabilirsiniz.
Her bütçeye uygun tercihler sunan bu uygulamalar istediğiniz yere ve istediğiniz saatte yemeklerinizi her gün getiriyorlar.
Hayatınızı kolaylaştırabilir.
Bence denemeye değer. 4.
Vazgeçin. Mükemmel olmaktan vazgeçin.
Yapmak zorunda hissettiğiniz her şeyi yapmaktan...
Vazgeçin. Gerçekten umursamadığınız şeylere ayak uydurmaktan vazgeçin.
Mesela kendinizi iyi hissetmeniz için evinizin ne kadar temiz tutulması gerekiyor?
Ne sıklıkla gerçekten ev yapımı bir yemeğe ihtiyacınız var veya yemek yapmak istiyorsunuz?
Kaç gün ofise geç kalma konusunda rahatsınız?
Bırakın ya bazen de dağınık kalsın.
Bazen de işe biraz gecikin.
Sizin yarım saatlik gecikmeniz ile hiçbir şirket batmaz.
Kendinizi hep en mükemmelini yapmak zorunda bıraktığınızda neşe uyandıran, keyif veren şeylerden fedakarlık etmek zorunda kalıyorsunuz.
Buna değmez. Ve kendinize biraz müsamaha gösterin anneler.
Emin olun ki düşündüğünüzden daha iyisini yapıyorsunuz.
Evet, yılı bitiriyoruz.
Hepinize sağlık, mutluluk ve kazançlarla dolu güzel bir yıl geçirmenizi diliyorum.
Varsa yorumlarınızı veya paylaşmamı istediğiniz konuları Kurumsal Kadınlar Instagram hesabımdan bana iletebilirsiniz.
Yeni yılınız kutlu olsun.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
