
Transkript
Evet kurumsal hayattaki kadınlar bu podcast serisi sizler için ve tabii ki başlıkta kadınlar ifadesini görmesine rağmen yine de dinleme şansı veren kurumsal hayatın içinde yer alan erkek dinleyiciler için.
Hepiniz tekrar hoş geldiniz.
Podcast serisi boyunca kendi 20 yıllık kurumsal hayat tecrübeme dayanan bana ait görüşlerimin yanı sıra verdiğim
bazı verilerin ardına bir kaynak koymak için de araştırmalar yapıyorum tabii ki.
Daha ilk bilgisayarımı açtım.
Ve en basit haliyle arama motoruna kurumsal hayatta kadınlar yazdım ve karşıma çıkan ilk yazıları görünce 41 yıldır bu ülkede yaşamama ve onlarca kez yok ya
artık ben bu ülkede hiçbir şeye şaşırmam dememe rağmen gene büyük bir şaşkınlık ve devamlı söylenme durumu yaşadım.
Peki o yazılar neydi?
1. Kurumsal hayatta kadınlar olmalı mı?
Hatta kadınlar iş yaşamında olmalı mı?
Bak sen! 2- Kadınların iş hayatında karşılaştıkları zorluklar.
Böyle anayasa gibi madde madde yazmışlar bu zorlukları.
3- Kadınların iş hayatındaki rolü.
Rolü? Rolü demişler ya.
Yani erkeklerden ayrı rolleri olduğunu anlatmışlar kadınların.
Ben de hemen gittim.
Dedim ki şu rol kelimesinin Türk Dil Kurumu'ndaki açıklamasına bir bakayım.
Yani hepimizin bildiğinden farklı bir anlamı mı var?
Şöyle, rol...
Tekrarlıyorum. Yani siz bir muhasebe uzmanıysanız, kadın veya erkek olmanız muhasebe uzmanlığı görevinizi yaparken
farklı işleri takip etmenizi gerektirmiyor.
Aynı rol, aynı görev.
Devam edelim.
Ufak bir kelime oyunuyla kadınlar iş hayatında neden olmamalıyı anlatmışlar 21.
yüzyılın Türkiye'sinde. 5.
Kadınların iş yaşamındaki dezavantajları demişler.
Yani demişler de demişler.
Belki de kendi ufak çevremizde ya kalmadı artık böyle şeyler.
Kadınlar hayatın her alanında ve erkeklerle eşit.
Bu kadın olma işi de çok abartılıyor ya falan diye düşünülüyor olabilir.
Ama öyle değil.
Hayat bizim kendi ufak çevremizden ve orada gerçekleşenlerden ibaret olmadığı gibi iş yaşamında kurumsal hayatın içinde olan kadınlar ve yaşadıkları sorunlarla ilgili hala yeterli farkındalık
maalesef yok.
İş yaşamının başında yani 20'li yaşlardaki genç bir kadından tutun da bekar kalmayı tercih etmiş, evli çocuksuz, evli çocuklu, bekar çocukluya kadar kadınların çoğu için iş yaşamında hala
yol almayı gerektirecek çokça mevzu var.
Üstelik peşinden koştuğumuz, onlarca mülakatlardan geçtiğimiz, belki adam kayırmalardan vs.
geçerek ulaştığımız title'larımıza da bakmıyor bu farkındalık eksikliği.
Kadınların sadece kadın olmalarından kaynaklanan problemlerin yanı sıra zaten sabah 8 akşam 5 çalışma hayatının içinde ve sabah 8 ile akşam 5 saatleri arasında asla dire getiremedikleri
ama içten içe hepsinin yani aslında hepimizin çok iyi bildiği ve bir beyaz yakalının kaderi olan saçma bir takım uygulamalar, mobbingler, efendime söyleyeyim ayakkabıdan telefona
hatta kullandığımız dile kadar oluşan marka takıntısı, adamcılık, yapmış olma...
için yapmalar gibi çokça ele alınması gereken konular var.
Ben bunlara plaza gerçekleri diyeceğim.
Bu saçma ama gayet gerçek olan plaza gerçekleri kadına da erkeğe de çoğu zaman eşit davransa da biliyoruz ki erkeklere sanki bir tık yak geçiyor.
Zaten örneklerini ve nedenlerini podcast serisi boyunca da konuşacağız.
Bu saydığım her şey ayrı bir podcast konusu olur.
Anlatırız, konuşuruz, çözüm ararız.
Bulamasak bile en azından bir ses oluruz.
O ayrı ama şimdi sana şunu sormak istiyorum.
Ya bu arada farkındaysanız podcast'ın ilk bölümü diye sizli bizli konuştuğum bu kurumsal ifademi de bir kenara bırakıp ortamı samimileştiriyorum ve sen demeye başlıyorum.
Hatta şimdi sizden sene geçince de aklıma şey geldi.
Bu kurumsal hayatın içindeki şu hanım bey hitabet mevzusu.
Ya gerçekten valla bazen insanda mide arasına sebep olabiliyor bu hanım bey mevzusu.
Çünkü kimilerinin takıntısı oluyor bu.
Özellikle de böyle terfilerden sonra şey olur ya.
Yani Gökçe'cim dışarıda yine biz bizeyiz biziz ama ofiste canım olmuyor ya.
Biliyorsun terfi yeni bir yere edinmem lazım.
İşte bana saygı duyulması lazım falan gibi açıklamalar yaparlar.
Sanki saygı böyle kazanılıyormuş gibi.
Kimilerine çok umurunda olmaz.
Neyse bu da ayrı bir konu olur.
Şimdi nerede kalmıştım?
Evet şimdi sana şunu soruyorum.
İş yaşamında veya sosyal yaşamındaki iş yaşamı bence sosyal yaşamlarımızı doğrudan etkileyebiliyor.
Kendini sıkışmış, nefes alamaz gibi hissediyor musun?
Veya hani vardır ya işte mutlaka en az bir yöneticinizden veya İK departmanından duymuşsunuzdur.
Kimse kimseyi motive etmek zorunda değildir ki burada motive kelimesinin altını çiziyorum.
Zaten insan en iyi kendi kendini motive eder hatta edebilmeli.
Evet, bu yılki performans gelişimine ve bir KPI olarak da ekleyelim bunu Gökçe'ciğim.
Not alır mısın lütfen diye notlar aldığın ve ayda en az 5-6 sabah gayet motiveyim, iyiyim diye işe gidip geri kalan 24 günde motivasyonunu kaybettiğin oluyor mu?
Ya da şunları da biliyorsundur.
Her sabah ki özellikle pazartesi sabahları kendini yataktan zorla çıkarıyorsun.
Günbegün aynı şeyleri yapmaya devam ediyorsun.
Ofiste çoğu zaman gözün saatte hatta bazen saate en son baktığından bu yana sadece 9 dakika geçmiş olduğunu fark edip bir kahve daha alıyorsun ve tüm bunların sonunda en nihayetinde yaşamak
için hafta sonunun gelmesini bekliyorsun.
Ya da belki çok çalışıyorsun, elinden gelenin fazlasını bile yapmaya çalışıyorsun.
En iyi saatlerini hatta aileni feda ediyorsun ki kendini feda ettiğini saymıyorum bile.
Ama sonra geriye dönüp baktığında sınırlı sonuçlar ve çok az tatmin ile bir çarkın içinde dönüyormuş gibisin.
Ama bil ki yalnız değilsin.
Senin gibi düşünen ve senin gibi yaşayan çokça insan var.
Yani evrende böyle hisseden bir tek sen değilsin bunu bil.
Hatta daha fazlasını da bil.
Mesela... Daha fazla özgür olman gerektiğini, hayatında eksik kalan şeyleri daha iyi tamamlayabileceğini, olduğun kişiden daha fazlası olduğunu da bil lütfen.
Eğer şimdiye kadar söylediğim şeyler için evet ya bana da dokunan şeyler var diyorsan doğru yerde buluştuk demektir.
Seni tanıyorum çünkü ben de aynı yerdeydim ve içlerinde olağanüstü potansiyel ve yetenek bulunan çalışan kadın ve çalışan anneler de aynı yerdeydi.
Kurumsal hayatın bazen trajikomik, bazen keyifli yanlarını, iş hayatında yaşadığımız sorunları, çalışan anne olmanın ne demek olduğunu ve daha fazlasını konuşacağımız Kurumsal Kadınlar Podcast'ın ikinci bölümünde görüşmek
üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
