
Transkript
Herkese merhaba ben Gökçe.
Kadın Dediğin Podcast'imin yeni bölümüne hoş geldiniz.
Bu hafta kadın sağlığı köşesi yapmak istedim.
Her ne kadar anlatacaklarım doktor ya da eczacı önerisi yerine geçmese de uzun yıllar ilaç sektöründe çalışmış olmanın bana kattığı bazı bilgiler neticesinde şu başımızın belası
olan vajinit ve sistit konusunu ele alalım istedim.
Tekrar tekrar altını çiziyorum, anlattıklarım doktor ya da evzacı tavsiyesi yerine geçmez.
Hazırsanız başlayalım.
Bir kadın tanımıyorum ki hayatında en az bir kere sistit veya vajinit yani vajinal enfeksiyon yaşamış
olmasın. Üstelik sadece bir kez yaşadıysanız çok şanslısınız çünkü her ikisi de kronikleşebilir ve belli zamanlarda tam kurtuldum derken tekrar ben buradayım derler.
Çözümlerinden biraz bahsedeceğim ama çözüme giderken önce sebeplerini bilmek gerekiyor ya işte onlara biraz göz atalım istedim.
Sistit aslında idrar yollarının ithaplanması anlamına geliyor.
Ve idrar yolları ve üreme sisteminde en sık görülen de hastalıklardan biri.
Neredeyse her 5 kadından birinde en az bir kez görülen bu hastalık kendini en çok idrar yaparken yanma ve sızı Hatta o bir damla idrarı yapıp çıktıktan sonra devam
eden şekilde gösteriyor.
Bunun yanı sıra zırt pırt tuvalete gitme isteği, çiş varmış gibi gıcık bir his ki bu gerçekten çok kötü bir his.
O hisle koştur koştur tuvalete gidiyorsunuz sanki böyle 6-7 saattir çişinizi yapmamış gibi oturuyorsunuz bir damla ya var ya yok.
Kötü koku ve sosyal hayatımızı etkilemesi de cabası tabii ki.
Hiçbir şeye konsantre olamayız.
Ağrısı sızısı hiçbir şeye benzemez.
Hatta neredeyse oturamayacak duruma bile geliriz.
Şimdi size bir bakteri adı söyleyeceğim.
Eşereşia. Eşereşia koli.
Eşereşia koli.
Eşereşia koli diye bir bakteri var işte.
Buna biz ilaç sektöründe falan çalışırken i koli diyorduk.
E nokta koli. Onu da işte İngilizce i koli diyorduk.
Bundan sonra da. Gene söylemem gerekirse böyle söyleyeceğim.
Çünkü uzun hali hem söylemesi zor hem de böyle biraz komik olduğu için sinirimi bozuyor.
İşte böyle bir bakteri var.
Bu bakteri bir şekilde gelip bizim ürüner sistemimize yerleşiyor.
Böyle mesanemize güzel bir kamp kuruyor.
Ondan sonra haydi bakalım başlasın yanmalar sızlamalar.
Yani resmen nasıl diyeyim aşk acısı çekmeye razı olursunuz.
Yani o kadar değişik bir ağrı ve sızısı vardır yaşayanlar.
Bilir gayet iyi bilir.
Ve ayrıca şunu da bilin isterim ki sistit olmamızın veya vajinit işte vajinal enfeksiyon yaşamamızın hijyenle falan ilgisi yok.
Ya bir miktar olabilir ama şu an bu podcast'ı dinleyen sizler ve anlatan ben kişisel hijyenimize dibine kadar önem veren kadınlar olduğumuz için ya ben bu kadar pis miyim de gene oldum
sistit diye düşünmeyin lütfen.
Bazı hastalıkların sebebi olmaz.
Sadece olurlar.
Bu da bazen sadece oluyor ve bazılarımızda ise kronikleşiyor ve belli periyotlarda gene oluyor.
Yani biz temiziz.
Eşerişi ya kolibakterisi pis anlayacağınız.
Gelelim vajinite yani vajinal enfeksiyonlara.
Alt grupları falan da var ama bizim en çok yaşadığımız bakteriyel vajinoziz diye bir enfeksiyon türü.
Biz genelde hepsine mantar işte bende mantar var mantar oldum diyoruz ama o da aslında farklı bir enfeksiyon.
Bu en sık yaşadığımız enfeksiyonda ise belirtiler malum alanda bol kaşıntı, akıntı, koku, devamlı nemli bir his ki bu da akıntıdan dolayı oluyor zaten.
Bunun da sebebi aslında tamamen floradan kaynaklı.
Şimdilerde çok meşhur bağırsak florası falan diyorlar ya işte ondan aslında vajinamızda da var.
Hatta ağzımızda da var ama o konumuz ağzımız değil.
İşte vajinal floramızın içinde laktik asit denen bir madde var.
Bazen vajiner floramızın pH değeri yükseliyor ve laktik asit miktarı azalmaya başlıyor.
İşte o zaman bizde kaşıntı, yanma, akıntılar, kokular falan baş göstermeye başlıyor.
Bölgenin havasız kalması, naylon iç çamaşırı kullanımı, intim temizliği abartmamız da bu saydığım semptomlara sebep olabiliyor.
Bu intim temizliği aslında önemli.
İşte vajinal bölgeye özel diye satılan sabun veya parfüm içerikleri asla kullanmamak gerekiyor.
Vajinal flora laktik asitle yani doğal mekanizması ile gayet temiz ve sağlıklı.
O yüzden dışarıdan müdahaleye gerek yok.
Aman lütfen sakın kullanmayın öyle şeyler.
Peki her iki durumda da yılların alışkanlığı olarak ne yapıyoruz biz?
Tabii ki antibiyotik kullanıyoruz.
Doktora gittiğimizde de genelde bir antibiyotik öneriyor bize.
Sorunu o anlık çözebiliyor ama hem antibiyotik vücuda verdiği zararlardan hem de tekrarlamayı çözemediğinden aslında kullanmaktan da kaçınıyoruz.
Artık antibiyotik konusunda bir bilinçliyiz.
Vücuda verdiği zararlar çok önemli.
Gerekmedikçe kullanmayın.
Başka çözümler bulun.
Hatta artık doktorlar bile bunu yapıyor.
Ama bir enfeksiyon varsa da kesin çözüm olarak da genelde antibiyotik kullanıyoruz.
Bir de şu var daha doğrusu bir çalışma var hem de Türkiye'de yapılmış bir çalışma.
Artık antibiyotik kullanmak da vücudumuzda istediğimiz sonuçları vermiyor.
Çünkü direnç geliştirmiş durumdayız.
Türk insanında ve bu hastalıklarda da kullandığımız bazı antibiyotiklerin etken maddelerine bakmışlar.
Ve direnç geliştirdiğimiz için antibiyotik bile içsek iyileşemiyoruz.
Bir direnç gelişmiş. Aslında uzun yıllar ben çocukluğumu falan hatırlıyorum.
Böyle hani leblebi yer gibi antibiyotik kullanıyorduk.
İşte azıcık boğazımız ağrıysa hemen bir antibiyotik.
Burnu tıkansa antibiyotik.
Dolayısıyla artık toplum olarak da büyük bir kısmımızda bazı antibiyotiklere karşı da bir direnç geliştirmiş durumda vücudumuz.
Dolayısıyla bazen içsek bile bir faydasını göremiyoruz.
Hatta şey olur ya böyle ya antibiyotik bile bana mısın demedi diye çok demişizdir.
Ya da duymuş olabilirsiniz bunu.
Peki ne yapacağız?
Olanı olduğu gibi kabul etmeyeceğiz tabii ki.
Artık araştırmalar, fitoterapi, takviye ürünler bu tip hastalıkların semptomlarına çözüm olabiliyor.
Veya daha hasta olmadan bizi koruyabiliyor.
Örneğin sistit için kremberi içerikli ürünler vardı.
Ben onları denedim. Ama çok fazla sonuç alamadım açıkçası.
D-Mannoz içerikli bir ürün var.
İşte o gerçekten harika sonuç veriyor Sistit'e.
D-Mannoz nasıl D harfi ve okunduğu gibi Mannoz olarak yazıyor.
Siz de internetten araştırabilirsiniz, bakabilirsiniz.
Zaten insan vücudunda bulunan basit bir şeker türü aslında D-Mannoz.
Sistit'e neden olan o şey vardı ya.
Eşarışı yok koli diye bir bakteri vardı ya.
İşte o mesaneye tutunmadan gidiyor bu D-Mannoz tutunuyor.
Ve bu bakterimiz mesaneye bağlanamadığı için sistitin tedavisine destek oluyor.
Piyasada efervesan yani suda eriyen formda olanı var.
Ve katkı maddesi ve antibiyotik de içermiyor.
Herhalde günde iki tane kullanıyorsun diye hatırlıyorum.
Birinci günün sonunda ne yanma ne de başka bir şey gerçekten çok rahatlatıyor.
Hatta dedik ya böyle hani sistit oluyorsun bitti diyorsun.
Tekrarlıyor. Kısa zamanda bile tekrarlayabiliyor gerçekten.
Böyle hani hafif belirtileri hissettiğiniz zaman içtiğinizde de olmayı da engelleyen bir yönü var.
Üstelik doğal bir içerik.
İhsan vücudunda da bulunan bir içerikmiş bu.
Ben klinik çalışmalarını da görmüştüm gerçekten.
Oldukça faydalı bir içerik.
Ama tabii ki ben şimdi bu bilgileri veriyorum diye gidip pat diye almayın.
Doktorunuza da altını çiziyorum bakın.
Doktorunuza, eczacınıza lütfen danışın.
Bazı kullananlar var bu içerikli ürünleri.
Ben bazı yorumlarına rastladım sosyal medyada ve internette.
Kullananlar da çok memnun.
Hatta bölümün sponsoru olan markanın instagram sayfasına girdim.
Orada doktor ve eczacı görüşlerinin anlatıldığı geçmiş zamanda yapılan canlı yayın videolarını da izledim.
Tavsiye ederim size de. Siz de bakabilirsiniz.
Yani elinizin altında farklı bir alternatifiniz olabilir.
Sistit'ten kurtulmak için.
Vajinal enfeksiyonda da ne demiştik?
Laktik aside ihtiyacı vardı aslında floramızın değil mi?
İşte laktik asit içerikli ağızdan değil de direkt vajinadan kullanılan vajinal ürünler kullanırsanız.
Çünkü hani olay da orada gerçekleşiyor ya etkisini daha fazla arttırdığını söylüyor çünkü bazı çalışmalarda.
Vajinal ürünler daha etkili olabiliyor.
Üstelik antibiyotik kullanmaya gerek kalmadan tedavinize de destek sağlayabiliyorsunuz.
Yine sponsorumuzun jel formunda bir ürünü var.
Laktik asit içerikli. Eczacınıza ve doktorunuza danışmadan kullanmayın.
Altını tekrar çiziyorum.
Bu içerikli ürünü kullandığınız zaman gerçekten ciddi bir rahatlama sağlıyor.
Antibiyotik kullanmanıza gerek kalmadan.
Zaten laktik asit çok insan vücudunda bulunan eski de bir madde.
Yani ben 1990'lı yıllarda bile yapılmış klinik çalışmalarını görmüştüm laktik asitin.
Çok güvenli bir madde olduğu için de Türkiye'de piyasada bulunan bu içerikte ürünleri hekimler gönül rahatlığıyla reçete ederler zaten.
Doktorunuza danışırsanız o da mutlaka söyleyecektir bunu.
Üstelik bir de bu laktik asitli ürünleri renkli sonrasında kullanmak hem majinal temizlik için hem de olası tekrar eden enfeksiyonlardan da bizi korumak için de iyi olacaktır.
Böylelikle intim ürünleri de kullanmanıza gerek kalmayacak.
Hani o böyle sabunlar falan var ya işte intim bölgeye özel mendiller falan var.
Evet hani kullandığımız zaman kendimizi çok temizlenmiş o bölgede iyi temizlemiş falan hissediyoruz ama vajinaya ve vajina florasına gerçekten çok zarar veren şeyler bunlar.
Yani duş alırken bile çok su tutmamak lazım oraya.
Sabunla falan asla müdahale etmemek lazım.
Ama böyle laktik asit...
içerikli bir ürün kullanırsanız.
Çünkü floranın ihtiyacı olan şey laktik asit.
O miktarı florada arttırırsanız zaten genel temizliğini de yapmış olursunuz.
Yani kadın dediğin sistit ve vajinitin esiri olmak durumunda değil.
Antibiyotik kullanmaya da artık mahkum değiliz.
Hem de emanozun hem de laktik asitin dediğim hastalıklarda güvenle kullanıldığını gösteren çokça klinik çalışma da var.
Hatta böyle hamile kadınlar bile doktoruna danışabilir bu içerikli ürünleri kullanmak için.
Çünkü hamilelik sırasında da sistit özellikle kendini çok fazla gösteren bir durum oluyor.
Ve ne yapsın o anne adayları ilaç içemedikleri için de onunla uzun süre yaşamak zorunda kalıyorlar sistitle.
Dolayısıyla onu da sorabilirler.
Sadece bu sistitteki de mannoz maddesi demiştim ya.
O böyle bir şeker türü olduğu için bence diyabetli hastaların biraz kullanmada dikkat etmesi gerekiyor.
Tabii ki doktor yine yönlendirecektir.
Ve hani tekrar ve son kez tekrar söylüyorum.
Bu verdiğim bilgiler doktora danışmanın yerine geçmez.
Ama size de bir alternatif sunar.
Çünkü biz kadınlar hem sistitten hem de vajinal enfeksiyonlardan çok çekiyoruz.
Çok şikayetçiyiz. Çok sık yaşayabiliyoruz.
Çok kronikleşen durumları olan kadınlar da var onları da biliyorum.
O yüzden elinizin altında böyle alternatifler olmasını istedim.
Sizinle de paylaşmak istedim.
Sağlık köşemizin sonuna geldik.
Bir bölümü daha bitirdik.
Umarım faydalı bilgiler olmuştur sizler için.
Bu arada bir şey belirtmek hatırlatmak istiyorum daha doğrusu.
Kadın dediğim podcast instagram hesabımı her zaman takip edebilirsiniz.
Oradan yorumlarınızı görüşlerinizi benle paylaşabilirsiniz.
Çok da mutlu olurum. Yeni bölüme kadar kendinize çok iyi bakın.
Yeni bölümde görüşmek üzere.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
