
Transkript
Herkese merhaba ben Gökçe.
Kadın Dediğim Podcast'in yeni bölümüne hoş geldiniz.
Bu bölümde oldukça ilginizi çekeceğini düşündüğüm bir konuyu ele almak istedim.
Narsizm ve narsistleri konuşacağız.
Çoğumuzun ikili ilişkilerinde aile veya iş hayatında olan narsistleri aman canım onun da karakteri böyle diye düşünerek kabul ediyor veya hatayı kendimizde aradığımız anlar yaşayabiliyoruz.
Oysa ki mecbur değiliz ve...
Biz de yarattığı hasarları da öngöremiyoruz.
Belki de narsizmin ne olduğunu ve bu özellikleri taşıyan kişilerin karakteristik özelliklerini bilmiyoruz.
İşte bu yüzden bugün narsizm ve narsist biriyle ilişki yürütmenin karmaşık dünyasına dalacağız.
Narsizmin ne olduğunu, narsist bir ilişkide karşılaşılan zorlukları ve bu tür ilişkilerden sağlıklı bir şekilde nasıl çıkabileceğimizi de ele alacağız.
Hazırsanız başlayalım.
Öncelikle şununla başlayayım.
Kadın Dediğin narsist olmaz.
Çok iddia ediyorum, altını çiziyorum.
Amerika Buffalo Üniversitesi'nin 30 yıl boyunca 475 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre erkekler kadınlara göre daha narsist.
Yani bir iddiada bulunuyorsam altını mutlaka dolduruyorumdur.
Araştırmacılar efendim ben merkezci, agresif tavır ve kibirdeki cinsiyet farklılıklarını mercek altına almışlar ve sonucunda erkeklerin kadınlara göre yetkilerini çıkarları doğrultusunda
kullanma konusunda kendilerini daha haklı hissettikleri görülmüş.
Üstelik kadınlarla karşılaştırılığında erkekler daha fazla iddiacılık ve gücü hak etme hakkı hissediyorlarmış.
Yani şöyle bir hemen bir etrafınıza bakın isterseniz var mı böyle birileri?
Üstelik dahası da var. Bu biraz artı 18 bilgi paylaşıyorum şu anda.
Üstüne üstlük Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği de şöyle bir açıklama yapmış.
Narsistik kişilik bozukluğu tanısı alan kişilerin %80'i erkektir.
Yine ayrıca o dönemin dernek başkanı, genel başkanı Cem Keçe şöyle söylemiş.
Narsist kişiler genellikle tedaviye derin bir boşluk duygusu.
Can sıkıntısı, iç daralması, hayattan keyif alamama, anlamsızlık ve umutsuzluk şikayetleriyle başvuruyorlar.
Erken boşalma, sertleşme sorunları, eşcinsel yönelim, sık mastürbasyon yapma, işte ne bileyim nasıl söylenir bu hiperseksüalite diyeyim veya sapkın cinsel fanteziler narsist kişilerde
en sık görülen cinsel sorunlardır diyor.
Yani değerli kadın dinleyicilerim narsistliği ile bir ilişkiniz varsa baş etmeniz gereken çokça sorun var demektir.
Ama endişelenmeyin etrafımızda çok fazla narsistlerle ilişkisi olan kişiler var.
Kimileri bu ilişkilerden çıkmayı başarabiliyor ve başarı hikayeleri de var.
Sizin için de aynı şey geçerli.
Şimdi narsist biri nasıl olur onu anlayacağız ve bu ilişkiden eğer böyle bir ilişkiniz varsa kendinizi kurtarmanız gerektiğini düşünüyorsanız bu ilişkiden nasıl çıkacağınızla konuşacağız.
Yapmanız gereken tek şey dinlemeye.
Şimdi dilerseniz önce narsizm nedir tanımından başlayalım.
Hatta ben diyorum ki tanımına da geçmeden önce bu narsist kelimesi nereden geliyor bir ona bakalım.
Kokusuna aşık olduğum ve yanılmıyorsam yılın sadece ilkbahar döneminde görülen bir çiçekten geliyor adı.
Tahminlerini alayım.
Narsis ne olabilir?
Nergis çiçeği tabii ki.
Evet Nergis. Bu çiçeğe adını veren Narkisos'un veya diğer adıyla Narsis'in, Narsis sonunda T yok, mitolojik hikayesinden adını alıyormuş Narsis kelimesi.
Narkisos nedir derseniz o da tabii ki Yunan mitolojisinde bir kahraman.
Yani adı Yunan mitolojisinde geçip kahraman olmayan biri yok biliyorsunuz.
Ve hikayesi de şöyle. Kendine aşık olanları aldırmayıp onları böyle karşılıksız bırakan ve çok güzel bir peri kızı olan Eko bir gün avlanan bir avcı
görüyor. Tabii ki bu avcının adı ne?
Narkisos. Çok da yakışıklı bir avcı kendisi.
Eko bu genç avcıya ilk görüşte aşık oluyor ancak Narkisos bu sevgiye karşılık vermiyor ve peri kızının yanından böyle uzaklaşıp gidiyor yani falan yapıyor dönüp gidiyor.
Eko bu durum karşısında günden güne eriyor kara sevda ile içine kapanıyor falan derken böyle bir köşede ölüp gidiyor.
Bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara Sesi ise bu kayalarda Eko dediğimiz yankılara dönüşüyor.
İşte Eko kelimesi de aslında buradan geliyor.
Yani Narkisos dediğimiz bu narsist bizim dünyalar güzeli peri kızımız Eko'ya şöyle dönüp bakmadığı için peri kızımız sevgili Eko'muz bir köşede bum gibi eriyip gidiyor ve bize
bir Eko bırakıyor geride.
Narkisos avcı avlanmıyor diye ormanda gezmeye falan devam ediyor.
Fakat buna şahit olan Olypos dağında yaşayan tanrılar...
Buna çok kızıyorlar ve Narcissus'u cezalandırmaya karar veriyorlar.
Ve Narcissus'un başına şöyle bir şey geliyor.
Gene bizimki avda ve çok susuyor avlanırken bir nehrin kenarına geliyor su içmek için.
Buradan su içmek için eğildiğinde sudan yansıyan kendi yüzünü ve vücudunun güzelliğini görüyor.
Aman tanrım diyor ben miyim bu kim ya bu güzellik kim böyle diyor herhalde.
O da daha önce fark edemediği bu güzellik karşısında adeta büyüleniyor.
Yerinden kalkamaz, kendine aşık olmuştur artık Narcissus.
O ana de kimseyi sevmediği kadar sevmiştir kendi görüntüsünü.
O şekilde efendim orada ne su içebiliyor ne yemek yiyebiliyor.
Aynı Eko gibi Narkisos da günden güne erimeye başlıyor.
Ve orada sadece kendini seyrederek ömrünü tüketiyor.
İşte tanrılar da böyle bir ceza veriyorlar.
Tabi ayna falan yok diyorlar ki bu kendini bir görsün de başına da aynı şey gelsin.
İşte nehirden kendi yansımasını görmesini sağlıyorlar.
Narkisos öldükten sonra da vücudu nergis çiçeklerine dönüşüyor.
Ya işte hayatlarımızı kabusa çeviren narsistlerin hikayesi.
Böyle başlamış. Peki gelelim bu narsizm nedir?
Daha böyle işin masal tarafını bir kenara bırakıp daha böyle yetişkin sohbete geçmek istiyorum.
Narsizm genellikle kişinin aşırı ben merkezci olması, başkalarının duygularına karşı empati eksikliği göstermesi ve sürekli hayranlık beklemesiyle karakterizedilen
bir kişilik özelliği.
Narsist kişilik bozukluğu ise...
Bu özelliklerin daha şiddetli ve sağlıksız bir seviyede olduğu, kişiler arası ilişkilerde ciddi sorunlar yol açabilen bir durum olarak karşımıza çıkıyor.
Yani her insan birazcık narsist olabilir denilebilir ama narsist kişilik bozukluğu olan kişilerde bu durum artık sağlıksız ve daha şiddetli
bir seviyeye gelmiş oluyor.
Kişilik bozukluğunu da böyle açıklayabiliriz.
Yani anam babam tarifiyle aslında söyleyecek olursak kendini aşırı derecede sevme ve beğenme olarak bilinen narsizmin aslında kişinin çocuklukta anne ve babasından alamadığı
sevgi ve ilgiyi başkalarından alabilmek için sürekli bir değerli olma, beğenilme, ilgi görme çabası içinde olması olarak da söyleyebiliriz.
Ya bu çocukluk travmaları bırakın peşimizi ya gerçekten yani böyle bir şey olamaz.
Doğduğun neydi bir dizi vardı doğduğun ev kaderin mi doğduğun yer kaderindir mi ne öyle bir şey.
Gerçekten çocuklukta ne yükleniyorsa yetişkinlikte onu yaşıyor insan ve yetişkin döneminde hayatına giren insanlar da o çocukluk travmalarıyla kendi çocukluk travmalarına ek olarak bir de hayatına
girdiği kişinin o çocukluk travmalarını yansıttığı kişilik bozukluklarıyla falan mücadele etmek zorunda kalıyor.
Zor ya uff bu kadar...
Takmasak mı kafaya acaba bu kadar derin düşünmesek mi?
Hatta bu bölümü şu an çekmeye durdursam ve aman boşverin ya 3 günlük dünya bakın keyfinize pan takmayın o öyle yapıyorsa öyle falan mı desem diye düşünmedim değil.
Ama hayatın gerçekleri anlatmaya devam edeceğim o yüzden.
Yani narsistik kişilik bozukluğu olan kişiler başkalarının düşünce ve isteklerine gerekli ilgiyi...
Asla göstermezler ve tabii ki onlar için her zaman ama her zaman kendileri önemlidir.
Cümleye hep böyle ben diye başlarlar ama ya da böyle ama ben diye devam ederler.
Öyle düşünebilirsiniz. Bekledikleri ilgiyi göremediklerinde de yıkılırlar.
Dünyaları başlarına yıkılır gerçekten.
Üstünlük duygusu, beğenilme ihtiyacı, hayranlık beklentisi ve en önemlisi de bence asla empati yapamaması narsistik kişilik bozukluğunun Temel özellikleri
gibi söyleyebiliriz.
Peki şimdi şöyle diyebilirsiniz.
Semptomlar nedir?
Nasıl semptomlar gösterecek?
Doktor hanım, doktor bey diye sorarsak eğer tabii ki bir takım semptomlar var.
Ama böyle hani bazı insanlar vardır.
İlgiyi severler. İşte ne bileyim ona böyle ay çok güzel olmuşsun, çok şık olmuşsun falan dendiği zaman ayrı bir mutlu olur.
Bunu duymak ister. Yani her insan aslında narsistik kişilik bozukluğuna sahip midir?
Değildir tabii ki. Burada belki altını çizmem gereken şöyle bir şey olabilir.
Fazlaca yapılmasını bekledikleri şeyler gibi.
Genelde böyle bir abartı, fazlaca, şiddetli kelimelerini çok çok kullanacağım.
Bunu gözlemleyebilirsiniz.
Yani düşündüğünüz kişi ya bu insan narsist mi?
Bir narsistik kişilik bozukluğu var mı yoksa?
Bunun da biraz karakteri böyle diyeceğimiz şeylerde ne kadar dengede?
Yani ilgiyi seviyor olabilir ama empati duygusu da yüksektir mesela.
Şimdi bu kişiye de nersistik kişilik bozukluğu var diyemeyiz.
O yüzden burada bölüm boyunca söyleyeceğim işte bu kelimeleri seçin içinden ve düşünün.
Yani bunları fazlaca yapan kim var hayatımda?
Evet o zaman bu kişi de nersistik kişilik bozukluğu olabilir diye düşünebilirsiniz.
Çünkü mesela semptomlardan bir tanesi şu.
Kendilerini bakın. Abartılı bir şekilde önemli göstermeye başlarlar.
Yani şöyle bir şey, ben olmasam olmaz, benim sayemde bunları yaşıyoruz falan gibi kendini merkeze koyan bir tavır sergilerler ve bu tür söylemlerde de bulunurlar.
Yani sadece hissettirmekle de kalmazlar.
Benim sayemde bu evde oturuyoruz, benim paramla yaşıyoruz, ben olmasam o işe nasıl girerdin, o işi nasıl alırdın falan sürekli kendinden bahseden ama abartılı şekilde kendinden bahsedip
önemli göstermeyi. Çok yaparlar.
Bir diğer semptom şöyle, sürekli kendi zekaları, başarıları ve güzellikleriyle meşguldürler.
Ama yani sürekli.
Mesela şöyle şeyler yaparlarmış, diyelim ki bir ilişkiniz var ve partneriniz narsist.
Ve size diyor ki işte akşam seni dışarıya çıkaracağım bebeğim diyor.
Size diyorsunuz ki harika süper işte nereye gideceğiz nasıl giyineyim işte nasıl bir yere gidiyoruz falan.
Böyle şeyler sorarsınız değil mi?
Gideceğiniz yere göre hazırlanmak için o da size...
Çok normal fazla abartıya gerek yok falan filan der.
Sonra akşam bir olur ki kendisi böyle janti gittiğiniz mekana tam uygun giymiş.
Siz ise bilerek istenerek bile bile o ortama asla uygun olmayan halinizle böyle kala kalmışsınızdır.
Çünkü kendisi ilgiyi görmek istiyor ya işte orada kendisi övgüler alır böyle bir eş dost falan filan da varsa.
Ve muhtemelen sizin de arkanızdan Nerede nasıl giyineceğinizi bile bilmediğinizle ilgili konuşmalar da yapabilir.
Bilerek sizi o ortama uygun getirmemiştir.
Ve kendisinin aldığı övgü onu çok mutlu eder.
Yani sizi küçük düşürmek onu mutsuz etmez.
Ve hatta bununla ilgili de sizin arkanızdan konuşabilir.
Başka semptomlar da var tabii.
Dolu semptom var yani.
Bir de böyle şey. Özel olduklarını düşünürler.
Özel olduklarını düşünürler ve sadece yüksek konumdaki insanlar tarafından anlaşılabileceklerine inanırlar.
Yani yüksek konumda derken işte maddi olarak, mevki olarak yüksek konumdaki insanlar sadece onları anlayabilirler.
Ve hatta zaten o tarz insanlarla çok vakit geçirmek, o tarz insanlarla ahbaplık etmek isterler.
Ve tabi buna bağlı olarak da sürekli çevreleriyle böyle bir nasıl diyeyim sidik yarışı içerisinde olurlar.
Yani tam tabiriyle aslında bu.
Yine altını çiziyorum bakın.
Aşırı derecede hayran olma ihtiyacı hissederler.
Hatta genelde herkes de onlara hayrandır.
Genelde de işte buna bir kılıf bulurlar.
İşte kendinden çok yaşça genç bir hanım iş yerinde mesela kendisine hayranlık duyuyordur.
Bunu iddia ederler işte.
Çünkü işte eşinde aradığı ya da babasında aradığı ve bulamadığı bazı özellikleri o taşıyordur falan.
Yani kendisine hayran olunmasıyla ilgili her şeye bir kılıf bulabilirler gerçekten.
Çünkü narsist...
Kişi hele bir erkekse bu zaten ideal bir erkektir ve kadın da zaten bu yüzden kendisine hayrandır.
Yani ben ideal biriyim zaten yani bana hayran olmayacak da yani affedersin gidip şuradaki işte Ali'ye mi hayran olacak falan diye böyle bir düşünce ve bu doğal bir düşünce olarak akıllarından geçer
ve sadece akıllarından geçmekle de kalmaz bunu dile getirmekten de çekinmezler.
Biz deriz ya işte mütevazilikte de işte x gibi ol, şu gibi ol.
Yani mütevazilik falan öyle bir şey onlarda asla yoktur.
Şöyle bir duyguya sahiptirler.
Çok güçlü bir duygu olarak söylüyorum bunu.
Bunu ben hak ediyorum.
Çünkü bu benim ve ben her şeyin en iyisini hak ediyorum.
Yani sürekli böyle bir duygu içerisinde yaşıyorlardır.
Başkalarından faydalanma hatta onları kullanma eğilimi gösterirler ki çokça fazla gösterirler.
Yani böyle bir işimizi halledelim diye böyle arada biz de yaparız böyle işte uzun zamandır aramadığımız birine önden bir çikolata gönderip ondan sonra ya senden bir şey isteyecektim falan.
Böyle şeyler yapabiliyoruz ama bu insanlar genelde değil çoğunlukla sadece kendi çıkarları için insanları kullanabilirler.
Empati yoksunluğu zaten...
Beklemeyeceğimiz bir şey gerçek.
Yani yoksunluk yok yani kesinlikle yok.
Tabii ki çok kibirli davranışlar ve tutumlar gösteriyorlar.
Kendilerine gösterilen saygıyı başkalarının hak etmediğini düşünüyorlar.
Bana bu saygı gösteriyorsun da buna da mı gösteriyorsun?
Benim de bu kim gibi böyle düşüncelere sahip olabiliyorlar.
Eleştiri asla kaldıramıyorlar, manipülatifdirler, herkese manipüle edebilirler.
Her ortamı, bulundukları her ortamı daha doğrusu haklı çıkacakları şekilde biçimlendirirler ki bu da zaten manipülasyonun bir parçası.
Kuralları önemli görmeme, tanımama tavrı gösterirler.
Yani o kurallar diğerleri için, benim için geçerli falan gibi bir durum içerisinde olabilirler.
Ve karşı tarafı dinlememekten kaynaklı olayları hep istediği gibi anlama, yorumlama ve tabii ki sonucunda kendini haklı görme eğilimindedirler.
Ya işte tamam sen bazı konularda haklı olabilirsin ama sen de bana hakaret ediyorsun.
Seninle ortak konuşma dili bulamıyorum diyorsunuz mesela.
Karşınızdaki narsist diyor ki beni o hale sen getiriyorsun falan.
Yani sürekli böyle hani ben sana hakaret ediyorsam.
Bunun sebebi de sensin.
Yani hep kendi haklı karşı tarafla böyle ya evet haklısın ben de burada böyle sözler sarf etmemeliyim gibi bir durum asla söz konusu değil narsistlerde.
Hatta yani karşı tarafın anlattıkları ve duygularıyla o kadar ilgilenmezler ki karşı taraf hakkında yalan söyleyebilirler, iftira atabilirler ve başka insanları da o kişiye karşı doldurmaya da başlarlar.
Arkadaş ortamıza, diğer arkadaşlarınıza sizinle ilgili kendi inandığı gerçekleri anlatmaya başlar.
Bazı insanlar da ona inanırsa sizle ilgili algı değişmeye başlayabilir.
Bu kadar tehlikeli bir durum söz konusu olabiliyor gerçekten narsist kişilik bozukluğunda.
Şimdi tüm bu semptomları anlatırken aklıma net birileri geliyor tabii ki.
İster istemez mutlaka sizin de gelmiştir.
Yani ikili ilişkilerimde, arkadaşlıklarımda böyle hani şu anda pat yakma biri gelmedi ama yani iş hayatımızda falan var böyle insanlar gerçekten.
Şimdi hani şu anda da bir kurumda çalışıyorum ben.
Şimdi kimi, daha önce kimi olduğunu söylemeyeceğim ama çalıştığım şirketlerden birinde diyeyim.
Böyle biri var ve yani mesela şirketin gelecek...
gelecekteki yönetici adaylarını hani nasıl diyeyim geleceğin lideri diyeyim hani lider yetiştiriyorlar ya şirketler öyle bir şeyin içerisinde havuzun içerisindeydi ve kendisine işte yatırımlar
yapılıyor efendime söyleyeyim yani narsistik kişilik bozukluğu olan biri bir şirketin daha doğrusu üst düzey pozisyonuna gelecek belki de bir gün Ondan
sonra da diyorlar ki bu şirketler işte biz değerlerimizi kaybediyoruz.
Biz işte uzun yıllardır bizde çalışan insanları kaybediyoruz.
Niye bu insanlar bizi bırakıp gidiyorlar?
Ya bence gerçekten özellikle iş hayatında belki yapılabilir bir şey bu.
Bir takım insanlara terfiler verilirken, onlara ekip bağlanırken işte sunumlar falan yaptırılıyor ya.
Bence o sunumlara falan geçmeden önce çok ciddi...
Böyle psikologların falan içinde olduğu bir bağımsız kurul tarafından narsistik kişilik bozukluğu olup olmadığı bu insanların bakılmalı.
Çünkü bakılmıyor.
O insan yönetici olarak başımıza değil mi bir şekilde geliyor ve siz o kişiyle baş başa kalıyorsunuz.
Sonra da işte sorunları anlattığınızda da işte yöneticini de yönetmen gerekiyor Gökçe'cim.
İşte manager, manager.
Bu tip insanlar, bu tip durumlar her şirkette var falan gibi kılıflar buluyorlar.
İşte o insan kaynakları mı diyeyim artık o departmanlarda böyle şeyler de olabiliyor.
Yapmayın gerçekten. Böyle insanları yönetici yapmazsanız ne mobbingler olur, mobbingleri engellersiniz.
Daha mutlu bir çalışma ortamı yaratmış olursunuz.
Bu da önemli bir kriter bence.
İş hayatındaki narsistleri...
Tepelere getirmeyin.
Yani o kendi belli bir mevkiydi efendim.
Çalışsın parasını kazansın ama büyük büyük ekipler hele ki böyle stratejik ekipler ne bileyim kalabalık ekipler falan bağlamamak gerekiyor diye düşünüyorum ben nacizaneye.
Ne demiştik?
Kendilerini asla hatalı görmüyorlar demiştik değil mi?
Şimdi narsist kişilik özelliğine sahip kişiler...
Kendilerinden kaynaklanan yanlışlar da dahil olmak üzere gördükleri tüm yanlışların sorumlusu olarak çevresindeki insanları görürler.
Hatta buna psikolojik projeksiyon yani yansıtma deniliyor.
Efendim yansıtmayı da tabii ki psikolojik projeksiyon yani psikanalizle ilgili bir şeyden bahsediyorsak kim?
Sigmund Freud tarafından keşfediliyor, bulunuyor.
O açıklıyor yansıtmayı.
Narsistlerin de aslında çok önemli bir kozu ve bir silahı olarak görülüyor.
Psikolojik projeksiyon yani yansıtma.
Yani şunları söyleyebiliriz yansıtmayla ilgili.
Narsist bir kişi var hayatınızda diyelim.
İşte sevgiliniz, eşiniz, her kimse işte.
Size karşı olan o kaba ve saygısız davranışları nedeniyle onunla konuşmak ve ya da onu uyarmak istediniz diyelim.
Tabii ki sizi aşırı tepki vermekle ve olayları abartmakla ve büyütmekle suçlayacaktır.
Yani ya tatlım dün çok ciddi kavga ettik gel şunu bir konuşalım falan.
Ya işte sen her şeyi abartıyorsun o yüzden kavga ettik.
Sen bu kadar büyütmesen bunların hiçbiri olmayacak.
Şu hafta sonumuzun içine ettim falan.
Yani böyle başlar ve tahmin ettiğiniz gibi hepinizin bir örneği vardır buna benzer.
Böyle devam eder.
Yani sizi suçlar genellikle.
Onun dışında narsist bir partner sizi aldatsa bile bu sizin suçunuzdur.
Gerçekten narsistlerde durum böyle.
Çünkü zaten o önce sizin onu aldatacağınızı hissetmiştir ve sadece erken davranmıştır.
Ya sanki sen yapmayacak mıydın ya işte bahsetmiyor musun ofisteki o can mıdır nedir falan.
Mesela böyle tavırlar içerisinde olabilirler yani.
Sen yapacaktın zaten ne var?
Ben yaptım sen sadece öğrendin falan gibi bir duruma gelebilirler gerçekten.
Ortada elle tutulur hiçbir neden yokken ay işte bak bu günlerce sessizlikleriyle sizi cezalandırabilirler.
Kimler geldi kimler geçti dizisini herhalde izlemişsinizdir.
İzlemeyen de varsa çok mükemmel olmakla beraber bence güzel bir dizi.
Neydi orada? Ghosting miydi?
Evet. Yok olma. Böyle sessiz.
Ne oldu arkadaşım niye sesin çıkmıyor?
Yani kötü bir şey mi oldu?
Hani bir sorun varsa da oturalım konuşalım.
Yani ne yapıyorsun sen böyle?
Ama işte nersist olduğu için ben merkezci.
Yani işte o uğraşsın benimle konuşsun falan gibi duruma mı giriyorlar artık ne oluyorsa?
Sessizliğe bürünüyorlar.
Asla konuşmuyorlar.
Ve ardından da böyle bu sessizliğin ardından da geçmişte yaşanan önemsiz bir olayı bu davranışının Nedeni olarak da gösterebiliyorlar.
Bazen öyle bir şey de olabiliyor.
Yani işte birdenbire sessizliğe büründü.
Ne oldu? Ya işte sen bana geçen gün şöyle bir şey yapmıştın ya falan diye böyle abuk sabuk hiç ortada öyle bir durum yokken geçmişte siz kapandığını düşündüğünüz bir olayı tekrar önünüze serebiliyorlar.
Narsistler de böyle durumlarda olabiliyor.
Mesela toplantıya geç kalmalarının nedeni de siz olabiliyorsunuz.
Sizin yüzünüzden mesela diyelim ki Hiç planda yokken siz sabah birden dediniz ki çocukları okula sen bırak lütfen işte bir şey oldu.
Çocukları okula sen bırak.
Kendini planlayabilir değil mi?
Normalden biraz daha erken çıkabilir ya da ofistekileri falan bilgilendirebilir bununla ilgili.
Ama hayır çocukları okula siz ona bırak dediğiniz için o toplantıya geç kalmıştır ya.
Sizin yüzünüzden geç kalmıştır.
Sizi suçlar yani. Bunun gibi gibi sayabiliriz aslında bu yansıtma karşı tarafı suçlama durumuyla ilgili.
O yüzden dediğim gibi narsistlerin çok önemli bir silahıdır yansıtma.
Buna tav olmamak, bu ağa düşmemek gerekiyor.
Peki Gökçe iyi hoş diyorsun da yani o zaman biz bu narsistlerle neden ilişki kuruyoruz ya?
Neye kapılıyoruz? Yani neyin peşine gidiyoruz diyorsanız da işte isterseniz biraz da buna bakalım.
Çünkü şu bir gerçek ki narsistler...
Çok çekicidirler. Yani çekicilikleriyle, yetenekleriyle ve böyle karizmalarıyla kolaylıkla karşılarındaki insanları etkileyebilirler.
Konuşmalarındaki cazibe ve iltifat yeteneklerine asla karşı koyamazsınız ve küt aşık olursunuz.
İki iki daha dört böyle yani gerçekten.
Ve fakat eğer bir narsistin cazibesine kapılırsanız onun bitmeyen talepleri, bencillikleri ve kaprisleri altında ezilmeye de hazır olmanız gerekiyor efendim.
Tüm bunların yanı sıra narsist partnerinizin asla önceden tahmin edemeyeceğiniz öfke patlamaları, haksız suçlamaları ve büyük beklentileriyle de özgüveninizi de yavaş yavaş
kaybetmeye başladığınızı görebilirsiniz.
Hiç beklenmedik anlarda gerçekten bu kavgalar.
Dedim ya hiç geçmişteki bir konuyu beklemediniz bir anda önünüze sunarak bir kavgaya sebep olabilir.
İşte gereksiz öfke patlamaları, tatlım şunu bir konuşalım ya senle konuşuluyor mu falan diye böyle bağırıp çağırmalar, haksız suçlamalar.
Sürekli bunlara maruz kalmaya başladığınız için de o sizi başlangıçta çekiciliğiyle, karizmasıyla, love bombing halleriyle sizi etkileyen o narsist sizin aynı zamanda özgüveninizi
de elinizden almaya başlayabilir.
Ve özgüveninizi kaybetmeye başladığınızı gördüklerinde de bu sefer de zayıf yönlerinizi size karşı silah olarak kullanmaya başlarlar.
İşte zırıl zırıl ağlarsın böyle falan gibi şeyler söyleyebilirler mesela.
Yani tam bir çıkmaz.
Bu çok aşık olduğunuz için yani aşık olduğunuz birini de ya bu narsist ya bu bırakıyorum bunu terk ediyorum oh be çektim kapıyı çıktım falan gibi şeyler yapamadığımız için de bu sefer kendi ruhumuzda
başlayan yaralar ve bizde yarattığı travmalarla baş etmek zorunda kalıyoruz.
Gerçekten zor bir ilişki narsist biriyle yaşadığımız ilişkiler.
Ve dediğim gibi bunu tekrar altını çiziyorum.
Tüm bu yaşananları da konuşarak tatlıya bağlamanız da pek mümkün değil.
Çünkü hayal kırıklıklarınız ve üzüntüleriniz hakkında yaptığınız konuşmalarda her zaman yine siz suçlu oluyorsunuz.
Dediğim gibi yansıtma durumu ve tabii ki eleştiriyi de asla katlanamadıkları için konuşma ortamları yani normal ilişkilerde işte 3 ise Narsist biriyle ilişkisi olan
birinde bir ya da hiç yani konuşma ortamları genelde olmuyor.
Konuşma ortamını ancak o sizle yapabiliyor.
Yani bak sen böyle böyle yaptığın için ben böyle böyle.
Sen bunları bana yapmazsan, böyle laflar etmezsen, bu konuyu bir daha gündeme getirmezsen ben de bağırıp çağırmam, seni üzmem.
Biliyorsun seni ne kadar çok sevdiğimi, sana ne kadar aşık oldum falan gibi.
Önce sizi böyle bir aşağıya çeker.
Ondan sonra da işte böyle iki tane üzerine güzel cümleyle evet ya ben de biraz üstüne gidiyorum ya adamı falan diye bir ruh haline sokar bizi.
Yani delirmemek işten değil gerçekten.
Katlanamadıkları bir diğer şey de hayır cevabı tabii ki.
Yani ilişkinizde narsist biriyle beraberseniz hayır cevabı onu çok mutsuz edecektir.
Ve istediklerini elde etmek için de tüm yolları...
İşte baştaki o love bombing de biraz da bu yüzden yani siz böyle kendinizi naza çektiğiniz zaman sizi elde edene kadar nasıl sizi elde edemedi hala yani kafasında bu var.
Her yolu denerler işte siz o her yolu denediği de gösterdiği tavırları hareketlere aşık olursunuz.
Ama ilişki içerisinde artık sizi elde ettiyse ve normal ilişkiniz devam ediyorsa ve siz hayır cevabına verip onu ya da bir şekilde bir şey için reddediyorsanız dediği bir şeyi yaptığı bir şeyi.
Sizi suçlamak için ellerinden geleni yaparlar.
Çünkü ne demiştim en büyük silahları tabii ki yansıtmadır.
Yansıtmayı çok fazla kullanırlar hanımlar.
O yüzden bu tavırdaki kişilere dikkat edebilirsiniz.
Yani çok fazla sizi suçlamak, hep sizin üstünüze yüklenmek konusunda yaptığı her şeyin aslında sizin yüzünüzden olduğu ile ilgili bir tavır içinde mi bunu gözlemleyebilirsiniz.
Ve tabii ki işte bu suçlamalar, kavgalar, hırçınlıklar.
Ve sevgisizlik gösterilerinden de bir süre sonra açıkçası korkmaya da başlayabilirsiniz.
Çünkü bu şiddet patlamaları, pardon öfke patlamaları ve aşırı işte şiddetli bağırmaları falan yani illa fiziksel bir şiddet uygulaması gerekmiyor.
Yani sözleriyle uyguladığı şiddet de gerçekten çok yaralayıcı olabiliyor.
Nersin'in uyguladığı bu şiddette.
Öz güven kaybınızın yanı sıra bir de artık korkmaya da başlarsınız.
Çünkü acaba bunun bir ilerisi yani ne yapacaktı bana bir de tokat mı atacaktı falan gibi şeyler düşünmeye başlayabilirsiniz.
Ya da işte bazı özel sırlarınızı açığa çıkarmak falan gibi bir tavır içerisine de girebilir narsistler.
Bunları da yaşamaya başlayabilirsiniz.
Yapılan araştırmalar narsist kişilik bozukluğu olan bireylerin bir ilişkiye ihtiyaç duyduklarını ancak genellikle de böyle...
Bağlılık gerektirmeyen kısa süreli ilişkileri tercih ettiklerini de gösteriyor.
Şöyle şeyler de olabiliyor tabii ki.
Yani sizi elde edene kadar işte o love bombing dönemi işte sizi tavladı.
Bir de özelde bir anlar yaşadıysanız ertesi gün a yok ghosting yok oldu değil mi?
Bu bir. Bir de şöyle de olabiliyor.
Siz elde ettiğiniz ilişkiniz başladı.
Bir süredir devam ediyor. Sonra ara ara ghostingler var.
Yani bir gidiyor. Bir geliyor böyle işte çok yoğun bizim şirkette işler çok yoğun ya işte seneyi çok kötü kapatıyoruz.
İşte bu hafta seni hiç arayamayacağım çünkü gece sabahlara kadar toplantımız olacak falan gibi böyle yok olmalar.
İşte o dönemlerde aslında başka kısa ilişkiler kaçamaklar yaptığını da düşünebilirsiniz.
Yani hem siz olun.
Ama kendi narsistlik, doyumsuzluğunu dolduracak farklı bir arayış içine girme eğilimlerini de kabul edin gibi bir kafa yapısında olabiliyorlar.
Oh ne ala memleket diyeceğim.
Tabii ki bu nedenle de aldatmayı çok meyilli oluyorlar.
Yani narsist olmayan birinde işte ihtimal %50 ise bunlar da %70-80 gibi söyleyebiliriz.
Tüm bunlara rağmen de ilişkiyi bitiren de yine siz olamazsınız.
Çünkü ne zaman ayrılmak için bir adım atmaya karar verseniz bunu fark ettikleri anda o ilk günkü çekicilikleri, hayatınıza kattıkları heyecan, sevgi gösterileri hiçbir şey olmamış gibi
yeniden başlar.
Bu da sizin kararınızın arkasında durmanızı zorlaştırır.
Ve bu kısır döngüyle bir bakmışsınız işte hayatınızdan işte bilmiyorum kaç yıl, üç yıl, beş yıl götürmüş yani bu ilişki içerisinde böyle bu kısır döngüde kala kalmışsınız.
Diyelim bu narsisten ayrıldınız.
Lütfen dönüp bir ruhunuza bakın.
Nasıl derin yaralar var sarmanız gereken işte hepsiyle yüzleşmeye başlıyorsunuz ondan sonra.
Bu duygusal yaraların en önemli sebebi size ilişki boyunca verilen karışık sinyaller aslında.
Tüm ilişkinizi şöyle geçiriyorsunuz.
İşte beni seviyor mu? İşte ayrılmak mı istiyor?
Aldatılıyor muyum? Hep kafanızda bu sorularla dolusunuz ve dolayısıyla bu da çok büyük bir duygusal yüke neden oluyor.
Narsist kişilerin böyle davranmasının altında yatan neden ise aslında sizinle bir ilişkide olmak istemeleri ama bunu tamamen kendi çizdikleri sınırlar içinde olmasını istemelerinden kaynaklanıyor.
Yani onun kuralları geçerli olsun, o buluşmak istediğinde buluşun, o sevişmek istediğinde sevişin, işte o tatile gitmek istediğinde tatile gidin, onun arkadaşlarıyla görüşün falan gibi tamamen
kendi kuralları içerisinde yürütülmesini istiyor ilişkiyi.
O yüzden şunu söyleyebilirim aslında ister narsist biri olsun ister olmasın bir ilişkide sağlıklı sınırlar koymak kendimizi korumanın ve duygusal sağlığımızı korumanın
anahtarı bence.
Bu da işte hayır demeyi öğrenmekten geçiyor ya da fiziksel ve duygusal sınırlarımızı belirlemek ve hatta işte ihlaller karşısında da adım atmaktan geçiyor aslında böyle söyleyebiliriz.
Peki narsist?
Narsistik bir ilişkiden nasıl çıkacağız?
Bir narsiste aşık olan kişilerde çoğunlukla özgüven eksikliği hatta daha da önemlisi ilişki bağımlılığı gibi problemler görülüyormuş.
Yani narsistik bir ilişki yaşıyorsanız öncelikle bu ilişkideki rolünüzü anlamanız gerekiyor.
Acaba tüm kontrolün partnerinizde olması size kendinizi iyi mi hissettiriyor?
Ya da partnerinizle gittiğiniz her ortamda tüm dikkatleri üzerine çekmesi böyle hoşunuza mı gidiyor?
Çünkü günün sonunda o sizin ya aslında hani siz berabersiniz onunla.
Bunları bir anlamanız gerekiyor.
Ya da bahaneler mi buluyorsunuz ki aslında en fazla da bu durum var.
İşte bahane derken şunu kastediyorum.
Ya o da zor günler geçiriyor.
Ben de bazen onu fazla bunaltıyorum.
galiba falan gibi düşüncelerle kendimizde de hatalar bulmaya başlıyoruz aslında.
Ya da çevreden gelen yorumlara kapılıyor olabiliriz.
Belki aileniz çok seviyor, çevreniz, arkadaşlarınız uzun soluklu ilişkilerde veya evlenmişler ve siz bunca zaman ve emek verdiğiniz ilişkinizden böyle çıkıp yalnız kalmak istemiyorsunuzdur.
İşte bunların hepsini anlamanız lazım.
Bir de şu var. Tüm mantığınızı zorlayıp artık ayrılmanız gerektiğine karar veriyorsunuz ama sonra içinizdeki bir sessize şunları söylüyor.
Aslında o büyüklük taslamalarının altında kırılgan bir ruhu var.
Aslında kendisiyle ilgili takındığı üstünlük tavrı kendisine içten içe duyduğu öfke ve yetersizlik duygularının bir yansıması.
İşte bu seslere kulak verirseniz de merhamet duymaya başlayıp ilişkiyi bitiremiyorsunuz.
Narsistik ilişkiden kurtulmak...
Arkadaşlar cesaret ve kararlılık gerektiriyor.
Kendi güvenliğinizi sağlamak, finansal ve yasal danışmanlık almak ve güvendiğiniz kişilerle iletişimde kalmak bu sürecin en önemli parçaları.
Lütfen eşinizin, dostunuzun, yakın dostlarınızın, kardeşinizin varsa işte böyle çok yakın kuzeninizin falan ya ayrıl şu adamdan.
Narsist bu. İşte bak bunları bunları yapıyor bunları yapıyor görmüyorsun sonra seni bir şekilde kandırıyor çok mutsuz olacaksın falan gibi şeyler söylüyorlarsa lütfen bu sözleri dikkate alın
kulak verin bunlara. Çünkü sizden ayrılmamak için bu narsist kişi elinden gelen her şeyi yapacak.
Çok tatlı yollar deneyecek böyle.
Duygularınızdan vurmaya çalışacak.
Sonra belki de işte tehdit falan ya da zor kullanmaya başlayacak.
Bu yüzden lütfen gerekli destekleri almaktan da çekinmeyin.
Bazen ya işte çevremdeki insanların ne kadar normal ilişkisi var.
Şimdi ben kendi ilişkimi anlatacağım.
İnsanlar benimle ilgili şöyle böyle düşünecekler, şöyle düşünecekler falan deyip sessiz kalmayı.
İşte o narsist kişiyle bir fanus içerisinde baş başa yaşamayı tercih edebiliyoruz.
Ama bu normal bir durum değil.
Normalleştiriyoruz kendi içimizde ama çok kısa sürelerde bu normallikler.
Sonra o narsistin kendi davranışları tekrar ortaya çıkmaya başlıyor ve siz aynı kısır döngü içerisine tekrar giriyorsunuz.
O yüzden anlatmaktan çekinmeyin.
Ya ben böyle bir ilişki yaşıyorum.
Lütfen gerçekleri yüzüme vurun diye yakınlarınızla, ailenizle mutlaka konuşun ve onlardan destek alın.
Narsistik bir ilişkiden çıktıktan sonra kendinizi yeniden keşfetme ve iyileşme süreci başlayacak.
Zor bir süreç olacak bu.
Eğer tamamen ayrılabildiyseniz ve kopardıysanız çünkü sizde yaralar açmış olacak.
İşte belki sırlarınızı ortaya vurmuş olacak, çevrenize yansıyacak.
Belki de böyle şeyler yapmaya çok meyiller çünkü.
Sizle ilgili bir sürü sözler söyleyecek belki de.
Ya da ne bileyim belki paranıza, belki işyerinizdeki kariyerinize falan etki edecek şeyler yapabilir.
O yüzden bu iyileşme süreci her ne olursa olsun başlayacak.
Sancılı da olsa bir şekilde başlayacak ve iyileşeceksiniz.
Bunu lütfen unutmayın.
Terapist. Terapi desteği almaktan çekinmemek gerekiyor.
İşte bir takım destek grupları var bununla ilgili.
O destek gruplarına katılabilirsiniz.
Farklı kaynaklardan kendinizi destekleyebilirsiniz.
Kendi değerinizi anlamak ve kendi ihtiyaçlarınıza öncelik vermek bu dönüşümde hayati bir öneme sahip.
Çünkü şimdiye kadar hep onun öncelikleri ve onun ihtiyaçları vardı.
Şimdi bir dakika ya ben işte atıyorum bu...
Mahallede oturmak istemiyordum.
Bu mahalleden gidiyorum. İşte hiç gitmek istediğim şu tatil yerine hiç gidememiştim.
Şimdi oraya tek başıma da olsa gideceğim.
Kendim için orayı görmek için gideceğim gibi artık kendi önceliklerinize ve kendi ihtiyaçlarınızı ilk sıraya alma zamanı gelmiş demektir.
Lütfen bunları yapmaktan da çekinmeyin.
İlişkiniz bittikten sonra.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
