
İş görüşmesi: Sadece kadınların maruz kaldıkları 2 önemli konu
23 Aralık 2022 · 11 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Merhaba herkese. Umarım hepiniz iyisinizdir.
Bu bölümde her şeyin başlangıcına, yani kurumsal hayatın başlama noktası ve beyaz renk yakayı takmaya başlamadan önce geçilmesi gereken en önemli basamak olan iş görüşmesi sürecine gideceğiz.
Ne heyecan ama.
İş arayışında olduğunuz zamana geri dönün şimdi.
Belki onlarca başvuru yaptınız ki yapmışsınızdır.
Hele ki Türkiye gibi ekonomisi stabil olmayan ve artçı krizlerle uğraşan toplumlarda kadınların erkekleri oranına daha fazla işsiz kaldığı ya da kadın için sunulan tırnak içinde becerisiz
işler için ödenen düşük ücretler gibi durumlardan ötürü daha uzun süre iş aradığı düşünülürse.
Bu veya benzeri sebeplerden ötürü bir sürü iş başvurusu yaptınız.
Araya çokça zaman girdi, beklediniz ve sonunda o telefon geldi.
İlk görüşmeye çağrıldığınız anı hatırlayın şimdi.
Gökçe Hanım merhaba.
Ben bilmem ne şirketi insan kaynaklarından falanca.
Sizi yaptığınız başvuru için aradım.
Müsaitseniz sizi salı günü saat 11'de görüşmeye davet etmek istiyoruz.
Bu arada kafanızın üstündeki düşünce baloncunda yazanlar.
Müsait miyim mi? Müsait miyim mi?
Tabii ki müsaitim. Size görüşme detaylarını mail olarak da göndereceğiz.
Görüşmenizi başvurduğunuz bölümün yöneticisi filan bey ile yapacaksınız.
Görüşmek üzere. Ya bu
şirket neydi? Nereye başvurmuştum ben?
Hemencecik hop kısa bir araştırma yapılır oh neyse hatırladın.
Buraya kadar her şey ne kadar normal gidiyor değil mi?
Ama esas kurumsal hayatta kadın ayrımcılığı tüm bunlardan sonra yani iş görüşmenizle başlıyor.
Peki nedir bunlar?
Ne giyeceğin?
İş görüşmelerinde dış görünüşün önemli olduğu ve görüşmeyi yapan kişinin üzerinde olumlu izlenim bırakmadığı etkili olduğu herkesçe bilinir.
Hatta internete girip İş görüşmesine giderken neler yapılmalı üzerine küçük bir araştırma yapsanız karşınıza çıkacak ilk başlıklar mülakatta neler giyilmeli üzerine olacaktır.
Mesela örnekleyelim, genelde şöyle önerirler yazar giyim kuşağımla ilgili.
Her ne kadar dış görünüm önemli değil, pozisyona uygunluğu, tecrübeleri ve yetkinlikleri önemli dense de her şirket dış görünüşü de değerlendirir.
Abartılı olmamak kaydıyla temiz ve resmi bir görünüm yararlı olacaktır.
Erkekler için takım elbise ya da pantolon ceket tercih edilmelidir.
Kadınlar içinse, ki genelde burada bayanlar için yazılır, başvuracakları işe göre etek gömlek ya da pantolon gömlek iyi bir seçim olacaktır.
Kadınlar elbise giymekten mümkün olduğunca kaçınmalıdır.
Bu yazılar aslında bize kadınların giyimlerinin iş görüşmesinde kendilerine avantaj ya da dezavantaj sağlayan bir kriter olduğunu gösteriyor.
Yani şöyle toparlarsak, Böyle etek, ceket, takım, gömlek, pantolon veya topuklu ayakkabı giymek daha derli toplu, bak işi ciddiye almış gibi olumlu bir etki uyandırırken, elbise ya
da açık ayakkabı giyilmesi ciddiyetsiz ve fazla rahat olarak değerlendirilebiliyor.
Burada tabii ki böyle randa model bir elbiseden bahsetmiyorum.
İşte anladınız siz hani bazı elbiseler vardır, işte biraz daha dardır, vücudu sarar, kadını daha dişi gösterebilir veya daha günlük gösterebilir.
İşte böyle elbiselerden bahsediyorum.
Hele özellikle yazın yapılan iş görüşmelerinde elbise, sandalet giymek, görüşme sonrasında bu ne ya yazlıkta dolaşır gibi gelmiş gibi bir düşünceye sebep olabiliyor.
Veya direkt şahit olduğum başka bir örnek vereyim.
Genel mülakat giyim kriterlerinin dışında daha özgün giymiş bir kadın için, burada asla abartıdan yani böyle Aysel Gürel gibi görünmekten de bahsetmiyorum.
Hani daha tarz ama işe uygun kombinlerde yapılabilir ya işte öyle giymiş birinden bahsediyorum.
Ne diyordum ha? Daha özgün giyinmiş bir kadın için görüşmeyi yapan kişi ki bu kişi de benimle aynı şirkette çalışıyordu.
Bu da böyle giyinmiş, süslenmiş yani baya üst başa bakılırsa tuzu kuru gibi.
Babası mı zengindir nedir?
Yani bu işe çok ihtiyacı varmış gibi gelmedi valla demişti.
Şimdi düşünün aslında ne kadar güven kırıcı bir yaklaşım.
Bunu mesela ben duydum ve daha sonra gittiğim iş görüşmelerinde giyim kuşam konusunda kendim olmaktan çıktım.
Yani yeter ki elenmeyeyim arkamdan böyle laf etmesinler falan diye.
Ha bu arada o kız da işe alamadı onu da belirteyim.
Bu ve benzeri örnekler kadınların o işe uygunluklarının sahip olduğu beceriler ya da işe başvururken belirttikleri tecrübe veya işi ne kadar istediklerinin değerlendirilmediğini gösteriyor.
Sadece iş yaşamında değil günlük hayatta da hepimizin gayet iyi bildiği gibi giydikleri kıyafete göre ahlaksız, ciddiyetsiz gibi belirli yaftalarıyla karşı karşıya kaldıklarını söyleyebiliriz bence.
Hatırlayın mini etek giyip de sokağa çıkmasaymışlar falan duydu bu kulaklar.
Bu durumda kadınların iş görüşmesine giderken giydiği kıyafete göre bile ayrımcılığa maruz bırakıldığını söylesem yalan olmaz.
Gelelim bir diğer konuya.
Evli misin, nişanlı mısın, bekar mısın?
Biz kadınların iş görüşmesinde ahlaklı veya ciddi bir adaymış gibi gözükmek için doğru giysileri tercih etmesi yeterli olmuyor ne yazık ki.
Sadece işte değil iş yaşamı dışında da tırnak içinde söylüyorum ahlaklı bir hayat yaşadığının görüşmeyi yapan kişi veya şirket tarafından da öğrenilmesi gerekiyor.
Bazı iş yerlerinde kadın adaylara mülakat sırasında ailenizle mi yaşıyorsunuz?
Tek mi yaşıyorsunuz?
ev arkadaşınız kız arkadaşınızla mı yoksa erkek arkadaşınızla mı ya da nişanlı mısınız gibi sorular yöneltildiğini biliyorsunuzdur.
Ne kadar rahatsız edici bir durum aslında değil mi?
Sanki böyle taciz gibi. Farkında mısınız?
Bu tarz sorular kadınların iş hayatı dışında nasıl bir hayat yaşadıklarını öğrenmek ve eğer evli değilse ya da toplum tarafından genellikle olumlu bakılmayan bir ilişki yaşıyorsa Burada
ne demek istiyorum? Yani işte evli olmadan sevgilisiyle aynı evde yaşamak veya gay olmak gibi kadın adayın uygun bir aday olmadığı sonucuna varılıyor.
Bir de şu durum vardır ya, görüşmeyi yapan güya ortamı yumuşatmak için sorar.
Evli misiniz? Hayır.
Nişan falan var mı?
Bir de böyle gülerler. Hayır.
Sonra güya dünyanın en komik esprisini yapıyormuş gibi.
Ay nişanlı olmayın zaten.
Valla sizi almayı düşündüğümüz pozisyon çok yoğun olacak.
Uzun zamandır da boş bir pozisyon.
Yani evlilik hazırlığı falan.
Hiç vaktiniz olmaz.
Yani demek istiyor ki nişanlı kadınların aklı hep evlenmekte ve yaşayacakları heyecandadır.
Kendini işine vermeyi beceremez.
Biz gece gündüz iş düşünecek, işiyle evlenecek birini arıyoruz.
Fakat tam tersine bakarsak bir erkek bekarken de, nişanlıyken de, evliyken de işine aynı oranda konsantre olabilir düşüncesi hakim olduğundan çoğu zaman iş görüşmelerinde bu tarz sorulara
maruz kalmıyorlar bile. Ya da en fazla Allah tamamını erdirsin falan deniliyordur herhalde.
Bunun yanı sıra bazı sektörlerde evli olmanın iş mülakatında kadınları dezavantajlı bir konuma düşürmesi de söz konusu olabiliyor.
Bir iş görüşmesinde şu soruyu duymadığınızı veya yakın çevrenizden bir kadın arkadaşınızın duymadığını iddia edebilir misiniz?
Görüyorum ki siz evleneli 4 yıl geçmiş çocuk planınız olabilir.
Sizi iş almayı düşünürsek çocuk yapmayacağınızı tahayyüt edebilir misiniz?
Çünkü sizi almayı düşündüğümüz pozisyon çok yoğun olacak.
Oldukça uzun zamandır da boş bir pozisyondu.
Yani en az 2 yıl çok yoğun olacaksınız.
Bunu nasıl yorumlarsın?
Evli olmak...
çocuk yapmayı planlamak ile birdir diye yorumlarsın değil mi?
Yani o kişi gözünden. Belki çocuk sahibi olmak istemiyor, belki olmuyor ve ona bir acısını hatırlatıyorsun.
Ya da kime ne kendi özel hayatı böyle bir taahhüt neden versin?
Ama maalesef bu tip yaklaşımlar kadınlar açısından hala bir sorun ve işi uygun olsa bile seçilememe ihtimalini güçlendiriyor.
Yani işi diğer adaya kaptırabilir.
Çünkü hamilelik ve doğum döneminde işten uzak kalacağı Devamında çocuğun bakımı ile ilgileneceği hesaplanıyor.
Çocuk sahibi olmayı düşünen bir kadının iş seyahatine gitmeye, gerektiğinde mesaiye kalma gibi esnek iş koşullarına uyum sağlayamayacağı çünkü tüm önceliğinin çocuğu olacağı düşünülüyor.
Dahası doğum yapan bir kadının yasal hakkı olan ücretli doğum izninin verilmesinde de sorunlar yaşanabiliyor.
Ben daha sorunsuz doğum iznini ayrılan duymadım.
Yok yarım günün süt izninin son dakikasını falan bile hesabı yapılır.
Bu da ayrı bir bölüm konusu aslında.
Kısacası evli olmanın mülakatlarda kadınlar açısından bir ayrımcılık yaratmasının sıkça karşılaşılan bir durum olduğunu düşünüyorum.
Dahası da vardır. En çok karşılaşılanları ele aldım ben.
Tabii ki bu anlattıklarımın ne iş görüşmesinde ne de şirket içinde asla konuşulmadığı iş yerleri de yok mu?
Var. Şu şimdilerde meşhur diversity and inclusion yani çeşitlilik ve kapsayıcılık ilkesini benimseyen şirketler var mı?
Var. Babaya doğum izni verenler bile var.
Ama ne yazık ki bu şirketlerde bile kurum olarak sahiplendikleri ilkelerden farklı davranan ve neredeyse geçtiğimiz 9 dakikadır anlattığım her şeyi dile getiren ve düşünen insanlar da var.
İş görüşmelerinde kadın ayrımcılığını anlattım.
Anlatmak istediğim ve başka bir bölüme sakladığım bir diğer başlık ise iş görüşmelerindeki absürt ve yanıtı aslında asla olmayan sorular olacak.
Podcast'imi kapatmadan önce takip et butonuna dokunmayı unutmayın.
Ayrıca beni Instagram'da kurumsal kadınlar hesabımdan da takip edebilirsiniz.
Haftaya görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
