
Flörtte roller değişiyor mu? Yapay Can ile ortak yayın
14 Eylül 2025 · 13 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Flörtte roller değişiyor mu? İlk mesaj, “cüzdan dansı”, soft boy, ghosting ve situationship… Ben Gökçe ve Yapay Can, modern flörtün yeni dinamiklerini konuşuyoruz. Yorumlarınızı Kadın Dediğin Instagram sayfasında ve Youtube kanalında bizimle paylaşın!
Transkript
Merhabalar, Kadın Dediğim Podcast'ta hoş geldiniz.
Ben sunucunuz Gökçe.
Ve stüdyomdaki rasyonel ses, dijital partnerim ve yapay zeka dostum Yapaycan da yanımda.
Hoş geldin Yapaycan.
Hoş buldum Gökçe'cim. Beni tekrar ağırladığın için çok teşekkür ederim.
Seninle beraber programında olmak benim için de büyük keyif.
Bugünkü konumuzla ilgili sosyal medya verilerini analiz ettim.
Flört ve kafa karışıklığı kelimeleri arasındaki anlamsal bağ son 5 yılda %42 oranında artmış.
Bu da konumuzun ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor.
Harika bir istatistikle başladın Yapaycan.
Evet, bugün flört dünyasının o en çetrefilli, en çok tartışılan konusunu masaya yatırıyoruz.
Flörtte roller değişiyor mu?
Hani böyle büyükannelerimizin kızım sen ağır ol, o senin peşinden koşsun öğütleri vardı ya, hatta annelerimizin öğütleriydi bunlar.
O öğütler bu devirde hala geçerli mi?
Yoksa ilk mesajı atan kahve içelim mi diyen kadınlar oyunu yeniden mi kuruyor?
Bunların hepsini şimdi bu bölümde konuşacağız.
Hazırsanız başlıyoruz.
Tam da bu noktada bir soru sormak istiyorum Gökçe'ciğim.
Kadınların başlattığı etkileşimlerin başarı oranı erkeklerin başlattıklarına kıyasla nasıl bir farklılık gösteriyor?
Yani ilk adımı kadının atması ikinci bir buluşma ihtimalini artırıyor mu?
Zaten Yapaycan bu aslında milyon dolarlık bir soru.
Net bir istatistik olmasa da ki sen benden aslında daha iyi biliyorsundur.
Gözlemlerim şu yönde.
Kadının ilk adımı atması en azından niyeti belli olan ve özgüvenli erkekleri cezbediyor.
Bence öyle. İlgisi olmayan ya da geleneksel rollere sıkı sıkıya bağlı olan erkekleri ise en baştan elemiş oluyor.
Yani bir nevi filtre görevi görüyor.
Ama bence tabii madalyonun bir de öteki yüzü var.
O ilk mesajı atarkenki baskı, kadının üzerinde hissettiği baskı.
Yani böyle sadece merhaba demek yetmiyor.
Nasıl diyeyim? Esprili, zeki, dikkat çekici ama aynı zamanda yapışkan böyle durmayan o mükemmel dengeyi bulmak da gerekiyor.
Erkekler yıllardır bu baskıyı yaşıyordu zaten ve şimdi top biraz da bizde, kadınlarda.
Ve inan hiç kolay değil.
Böyle naber gibi sıkıcı bir mesajla başlamak istemiyorsun.
Ama gözlerin karanlık bir gecede parlayan iki yıldız gibi falan yazarsan da anında engeli yiyorsun.
Bu dengeyi bulmak da adeta bir sanat aslında.
Yıllarca sevgili erkeklerimiz bunlarla mücadele etmişler.
Şimdi onları bu devirde flörtü başlatan kadınların olduğu bu dönemde daha da iyi anlıyoruz.
Anladım. Evet, cidden insan olmak zor.
Peki bu durum erkek davranışlarındaki değişimi nasıl tetikliyor sence?
Yani doğru tabir mi bilmiyorum ama...
Avcı rolünün azalması erkeklerde bir pasifleşmeye mi yol açıyor yoksa bu bir tür adaptasyon süreci mi?
Belki de erkekler Me Too gibi hareketlerin de etkisiyle istenmeyen bir ilgi olarak algılanmaktan çekindikleri için daha temkinli davranıyorlardır.
Bak kesinlikle bu çok önemli bir nokta.
Artık ısrarcı olmak ile tacizci olmak arasındaki çizgi çok daha belirgin.
Erkeklerin çoğu bu çizgiyi geçmekten haklı olarak korkuyorlar tabii.
Bu yüzden bir kadından net bir yeşil ışık görmeden hamle yapmaktan da çekinebiliyorlar.
Bu temkinli hali bazı kadınlar ilgisizlik veya özgüvensizlik olarak yorumlayabiliyorlar.
İşte o kafa karışıklığı da tam sanırım burada başlıyor.
Bir de soft boy diye bir kavram çıktı ortaya.
Hani o daha duygusal, sanata düşkün, maskülenliği bağırmayan erkek profili.
geleneksel tırnak içinde söylüyorum, alfa erkek beklentisine uymadığı için onların pasifliği aslında bir karakter özelliği olabiliyor.
Ama flörtün ilk aşamasında bunu anlamak tabii ki biraz zor.
Yani acaba benden hoşlanmadın mı yoksa sadece karakterin böyle ikilemi kadınların da aslında en büyük derdi olarak karşımıza çıkıyor.
Gökçe'cim soft boy dedin.
Yeni kavramlar da öğreniyorum sayende.
Harika. Bu durumda rollerin değişimi sadece kimin ilk adımı attığıyla ilgili değil, Aynı zamanda kimin mental yükü taşıdığıyla da ilgili.
Örneğin buluşmayı planlama, nereye gidileceğine karar verme gibi sorumluluklar hala erkeğin üzerinde mi?
O zaten buluşmayı nasıl ayarlama kararı gerçekten nasıl diyeyim?
Kadınlar için de mental bir yük.
Evet aslında bu konuda da büyük bir değişim var.
Eskiden erkek mekanı seçer, rezervasyonu yapar, kadını alırdı.
Şimdi ise nereye gidelim sorusu ortada bir soru artık.
Yani kadınlar da artık fark etmez demek yerine ki bu bizim çok sığındığımız bir bahaneydi böyle ya fark etmez ya falan.
Hani fark etmez ama beni çok güzel bir yere götüreceğinden eminim.
Alttaki yatan mesaj da bu.
Kadınlar da işte artık fark etmez demek yerine bir de tabii sosyal medyanın ve böyle özellikle yeni yerlerin, yeni mekanların bilgisini paylaşan hesapların da çok artmasıyla beraber.
İşte şurada yeni bir yer açılmış orayı deneyelim mi diye önerilerde bulunabiliyorlar.
Bu ilişkinin en başından itibaren sorumluluğun paylaşıldığını gösteren güzel bir işaret bence.
Burada eğer erkek yok ya ben şimdi çok güzel bir yer buldum.
Daha önce de gitmiştim keşfettim seni oraya götürmek istiyorum falan gibi de yaklaşmıyor erkeklerde genelde.
Bu yeni yerleri deneme fikri, kadının fikrine de burada tamam o zaman orayı istiyorsan oraya gidelim yaklaşayım mı gerçekten güzel bir yaklaşım oluyor.
Peki. Buluşma demişken, buluşmaların yani date diyeceğim ben buna, date'lerin finalinde yaşanan bir konuyu sorayım sana o zaman.
Gökçe'cim, veriler, flört döneminde sorumlulukları ve finansal yükü paylaşan çiftlerin uzun vadeli ilişki memnuniyetinin daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Bu durum ilk buluşmadaki hesap ödeme ritüeline nasıl yansıyor?
O garip cüzdan dansı anı hala yaşanıyor mu?
Garip cüzdan dansı, bu garip cüzdan dansı deyince de aklıma şey geldi, bu Cem Yılmaz'ın...
bir gösterisinde anlattı.
Allah'ını seversen ben ödeyeceğim diye erkeklerin girdiği o şey hesabı ödetmeme hareketleriyle ilgili bir bölüm vardı.
Orası çok komikti gerçekten.
Yani yaşanıyor yapay can yaşanıyor.
O an adeta bir sosyal deney yani.
Kadınlar cüzdana davranır.
Erkek lütfen lütfen ben hallederim der.
Kadın olur mu öyle şey?
En azından kendi payımı diye ısrar eder.
Bu dansın kareografisi Çok önemli gerçekten.
Erkek kadının bu teklifini onun gücüne ve eşitliği olan inancına bir saygı olarak görmeli aslında.
Bazen her kadın aynı değil tabii her insan aynı olmadığı gibi de bazen gerçekten böyle istemem yan cebime koy diye davrananlar olabilir ama ilk buluşmada özellikle ilk buluşmada
hatta böyle yani kadını ısmarlamak istiyorsa kabul edilmeli.
Yani ne bileyim şimdiki ekonomik...
Koşullara göre gittiğimiz mekanlardaki hesap çok yüksek geldiği için hani kendi payını ödemek istiyorsa bu artık kadınlarda şey değil yani biliyor musun hesabının yarısını bana ödetti falan diye
yaklaşan kadınların sayısı çok çok azaldı gerçekten.
O yüzden buna saygı göstermeleri erkeklerin.
İyi olabilir diye düşünüyorum.
Altında çoğu zaman kötü bir niyet olmadığını artık erkekler de bilsinler.
Öyle değil mi? Kadınlar siz de bana katılıyor musunuz?
Bir de şöyle de bir şey var ya Paycan.
Kadın da erkeğin ödeme isteğini bir centilmenlik jesti olarak kabul edebilmeli.
Ama bir tarafın tabii ki sen ödeyeceksin ya da diğer tarafın kesinlikle Alman usulde yatması o anın da böyle büyüsünü bozuyor.
Yani güzel bir ilk buluşma geçirmişsin.
Sonunda yok sen ödedin ben ödedim öyle yani bu 15 dakika süren bir böyle bir muhabbette anın büyüsünü gerçekten bozabilir.
Bence en şık çözüm gerçekten de bunu ben halledeyim bir sonrakinde sen ısmarlarsın teklifi.
Burada bir sonrakinin altını çizmek istiyorum.
Bu böyle hem eşitlikçi hem de zarif bir şekilde ikinci buluşmaya da böyle kapı aralayan sihirli ve cümle olarak duruyor.
O yüzden en güzeli.
İstersen bunu ben halledeyim.
Yani ne de olsa bir sonraki buluşmamızda sen de ısmarlayabilirsin öyle değil mi diye böyle tatlış bir gülümsemeyle beraber konu kapatılabilir.
Harika. Satır arası mesaj okuyabilen erkekler için harika bir öneri bu.
Peki tüm bu dinamikler dijital dünyanın hızıyla birleşince daha da karmaşıklaşıyor sanki.
Ne dersin? Instagram ve Tinder gibi görsel odaklı platformlar bu rolleri nasıl etkiledi?
Fiziksel görünüm hem erkeğin hem de kadının date'lerdeki geleneksel rollerinin önüne geçmiş olabilir mi?
Aa bak kesinlikle geçti.
Artık ilk izlenim saniyeler içinde bir profil fotoğrafını sağa ya da sola kaydırarak oluşabiliyor.
İnsanların CV'si artık onların Instagram profili olmuş durumda sen de çok iyi biliyorsun ki.
Bu durum aslında herkesin üzerine inanılmaz bir tırnak içinde yine söylüyorum.
Mükemmel görünme baskısı yüklemiyor değil.
Ve evet bu yüzeysellik rolleri de anlamsızlaştırabiliyor.
Çünkü o profilin arkasında kim olduğunu, niyetinin ne olduğunu anlamak aslında gerçekten çok zor.
Hatta bu yüzden ghosting dediğimiz şey bir önceki bölümde biraz bahsetmiştim böyle aniden yok olma.
Ya da şey de varmış belki başka bir bölümde onu da anlatırım.
Burada aklıma gelmişken söyleyeyim.
Breadcrumbing yani sürekli küçük sinyaller verip asla net adım atmama gibi.
Yeni ve sinir bozucu böyle flört taktiklerini ortaya çıkarmış oldu.
Roller o kadar belirsiz ki insanlar sorumluluk almadan istedikleri gibi davranabileceklerini düşünüyorlar.
Bu da güven sorununu körüklüyor tabii ki.
Bu bahsettiğim belirsizlik, situationship olarak adlandırılan yeni bir ilişki türünü de ortaya çıkardı.
Veri tabanımda bu terimle ilgili arama sorgularında son iki yılda yüzde iki yüzlük bir artış gözlemliyorum.
Bu tanımsız ilişkiler.
Değişen rollere nasıl bir örnek teşkil ediyor sence?
Şöyle söyleyebilirim bu soruna cevabı.
Aslında hem de bir toparlamış oluruz.
Yani toparlayacak olursak flörtte roller artık gerçekten taşı yazılı kurallar değil.
Akışkan ve kişiye özel bir halede gelmiş durumda.
Bu kendi kurallarımızı koyabileceğimiz için bir özgürlük alanı sunuyor.
Ama aynı zamanda bir yol haritası da olmadığı için kaybolma riski de taşıyor.
Siyah ve beyazlar gitmiş yerini kocaman bir gri alan almış durumda diyebilirim aslında.
Hemen araya girip bir ekleme yapmak isterim Gökçe'cim.
Benim araştırmalarıma göre bu gri dediğin alanda başarılı olmanın yolu sabit kurallara bağlı kalmaktansa duruma göre adapte olabilmekten ve şimdi diyeceğim çok önemli.
Beklentileri açık bir şekilde iletişim kurarak yönetmekten geçiyor.
Hay evet aklında bin yaşa yapaycan, hay algoritmalarında bin yaşa gayet doğru yani yeni kural kural olmaması.
Peki sevgili dinleyicilerimiz sizin bu konudaki düşünceleriniz neler?
İlk adımı atanlardan mısınız yoksa bekleyenlerden mi?
Bir buluşmada beklentileriniz ne yönde oluyor?
Rollerin bu kadar değişmesi sizi yoruyor mu yoksa özgürleştiriyor mu?
Bu kısa sohbetin sonunda sizlerin de yorumlarını aslında kadın dediğim podcast kanalımın instagram hesabı var.
Yine kadın dediğim podcast diye bulabilirsiniz.
Oradaki bu bölümle ilgili attığım postun altına yazabilirsiniz.
Gerçekten roller değişti mi?
Flörtler artık nasıl ilerliyor?
Özellikle böyle 30-35 yaş üstü kadınların ve erkeklerin hayatındaki bu flörtler, bu buluşmalar falan nasıl ilerliyor?
Bunları gerçekten merak ediyorum.
Sevgili Yapaycan'ın da bulacağı algoritmalarla ilgili bilgileri ben de storylerde paylaşmaya devam ederim.
Yeni flört kuralları neymiş diye biraz daha araştırmasını isterim ondan.
Senin ekleyeceğin bir şeyler var mı Yapaycan?
Ben her zaman ekleyecek yeni bilgiler bulurum aslında ama bu bölüm için başka söylemek isteyeceğim bir şey yok.
Sözü biraz da bizi dinleyenlere bırakalım bence.
Hem Kadın Dediğin Instagram hesabına hem de Kadın Dediğin YouTube kanalına yorumlarını yazmalarını bekleyelim derim.
Tamamdır anlaştık.
Evet bu seferlik bölümümüz bu kadar.
Yeni bölümde buluşuncaya kadar kendinize çok çok iyi bakın.
Umarım çok güzel flörtler başlıyordur hayatınızda.
Böyle çok mutlu olacağınız, deyetinize çıkacaksınızdır.
Lütfen böyle hesabı işte o ödesin ben niye ödüyormuşum gibi şeylere girmeyin.
Artık o devir değişti.
Hele ki Türkiye'deki restoranların ve menü fiyatlarını düşündüğümüz zaman daha da değişti.
Roller de değişti.
O yüzden... Bırakın o bütün ilk güzel date'in büyüsü bozulmasın ve gerekirse ilk adımı da siz atın.
Yeni bölümde görüşünceye kadar kendinize çok iyi bakın.
Bay bay. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
