
Transkript
Hoş geldiniz ben Gökçe.
Bugün sizlerle çalışan annelerin kendilerine zaman ayırmasının önemini konuşacağız.
Çalışan anneler hem profesyonel hayatlarını sürdürmek hem de çocukların ihtiyaçlarını karşılamak arasında böyle sıkışıp kalabiliyorlar.
Ancak kendinize zaman ayırmak hem bireysel refahınız hem de aileniz için hayati bir öneme sahip.
Yani bence öyle.
Çocuğum olmadığı için kişisel bir tecrübem yok ama fazlasıyla gözlemim var.
Tabii ki okudum, araştırdım, elimde yayınlar, makaleler de var.
O yüzden bana güvenebilirsiniz.
Çalışan annelerin kendilerine zaman ayırmalarının neden önemli olduğunu anlamak için şöyle bir adım geri çekip düşünelim isterseniz.
Anneler ailelerin temel taşları ve hepsi iyi bir anne olmak istiyor tabii ki.
Ancak unutmamamız gereken şey iyi bir anne olmak kendinize de iyi bakmaktan geçiyor.
Bu bölümde çalışan annelerin kendilerine zaman ayırmalarının önemini anlamak için farklı perspektifleri ve kabul görmüş uzman tavsiyelerini paylaşacağım sizinle.
Size ilham verecek, pratik ipuçları sunacak ve kendinize zaman ayırmanız için motivasyon sağlayacak konuları ele alacağım.
Çünkü çalışan anneler olarak kendi ihtiyaçlarınızı karşılamak ve kendinize zaman ayırmak için hak ettiğiniz destek ve onayı kesinlikle hak ediyorsunuz.
Hazırsanız bu heyecan verici yolculuğa başlayalım.
Kendinize zaman ayırmak sadece sizin için değil, aileniz için de en iyi olanı sağlamak anlamına gelir.
Birlikte çalışan annelerin kendi bakımlarını ihmal etmemeleri gerektiğini hatırlayalım.
Ve hazırsanız haydi başlayalım.
Öneriler ve pratikleri geçmeden önce bir pişmanlık konusunu ele almak istiyorum.
Neyi kastediyorum pişmanlık derken?
Şöyle ki çalışan anneler kendilerine zaman ayırdıklarında bazen pişmanlık yaşayabiliyorlar.
Her boş andını çocuklarıyla geçirmeleri gerekiyormuş da sanki ilgisiz bir anne gibi hissedebiliyorlar kendilerini.
Oysa ki çalışan anneler de insan ve onların da bir me time'a ihtiyaçları var.
İşte bu pişmanlık duygusunun altında yatan bazı olası nedenler var.
Hatta bazı bilimsel çalışmalar ve veriler de mevcut.
Şimdi isterseniz bu pişmanlığın nedenlerine bir bakalım.
İlki toplumsal baskılar.
Birçok toplumda annelik rolü genellikle fedakarlık ve çocuğun ihtiyaçlarının önceliği olarak görülür.
Bu nedenle de çalışan annelerin kendilerine zaman ayırdıklarında toplumsal baskılardan dolayı suçluluk duygusu yaşayabilirler.
En çok aile toplumunda görülüyor bu baskı.
Evde bebek bekliyor, hanımefendi arkadaşları lak lakta falan gibi gıybet cümleleri kurulur ve bu laflar annenin kulağına da gelir ve annede bir baskı yaratabilir.
Bu da onda pişmanlık hissi oluşturabilir.
Bir diğeri ise ideal anne imajı.
Efendim medya, reklamlar, sosyal medya ve sosyal normlar genellikle ideal anne imajını sunar.
Bu imajda annelerin her zaman çocuklarına tam zamanlı olarak odaklanmaları ve kendilerini geri plana atmaları beklenir.
Bu beklentiler çalışan annelerin kendilerine zaman ayırdıklarında pişmanlık yaşamalarına yol açabilir tabii ki.
Mesela şimdi sosyal medya fenomenlerini düşünün.
Mesela bize pompaladıkları sanki sadece çocukları için yaşıyorlarmış imajıdır.
Böyle hani anne fenomenler var ya Instagram'da falan oldukça fazla karşımıza çıkıyor.
Sanki bütün hayatları çocuklar ilmiş gibi bir imaj yaratılır ve bize o pompalanır.
Altına da ama bakarsanız mutlaka bir hashtag reklam, hashtag işbirliği sıkıştırırlar.
Hatta böyle onların profiline bakınca da böyle mom of two gibi.
Yazılar görürsünüz yani bu hayatta başka bir şey değillermiş gibi bir imaj yaratırlar.
Bunlara çok fazla aldanmamak gerekiyor gerçekten ama bu da annelerin yaşadığı pişmanlıklardan, sebeplerden bir tanesi.
Başka bir neden ise zaman kısıtlaması.
Çalışan anneler genellikle yoğun bir programı dengelemek zorundadırlar.
İşte iş, işteki toplantılar, iş öncelikleri, ev işleri, çocukların bakımı ve hatta diğer sorumluluklar, markettir, evin ihtiyaçlarıdır falan gibi bütün bunların arasında zaman kıslamaları yaşarlar.
Bu nedenle de kendilerine zaman ayırdıklarında diğer alanlarda geri kalma endişesiyle de pişmanlık duyabilirler.
Ya şimdi işte atıyorum ne olsun...
Bir masaja gittiniz, bir spa merkezine gittiniz masaj mesela.
Benim kendine zaman ayırmak derken aklıma ilk gelenin bir spa merkezi olmasa çok ilginç gerçekten.
Şimdi burada iki saat vakit geçireceğim ve işte evin şu işini hallederdim, çocuğun şu bir ihtiyacını yapardım falan filan gibi.
Aslında bunları düşünmemek ve o me time, kendinize ayırdığınız o me time'ın sonuna kadar kendiniz için yaşamanız gerekiyor.
O yüzden hani...
Bunun için pişmanlık duymaya gerek yok.
Biraz daha detaylı bir şekilde ilerleyen dakikalarda anlatacağım zaten bu konuyu.
Bir diğer pişmanlık konusu da anne ile çocuk arasındaki duygusal ilişki.
Bu da pişmanlık sebeplerinden görülüyor.
Burada ne demek istiyorum aslında?
Çalışan annelerin çocuklarıyla ilişkileri ve bağları üzerindeki etkileri üzerine bazı araştırmalar yapılmış.
Bazı annelerin kendilerine zaman ayırdıklarında çocuklarıyla bağlarının zayıflayacağından endişe ettiği görülmüş.
Ve bu da tabii pişmanlık hissini yol açıyor.
Yani ben şimdi çocuğumla geçirebileceğim vakti burada geldim.
Arkadaşlarımla sohbet ederek hatta olumsuz düşünce içinde arkadaşlarla lak lak da geçiriyorum.
Gereksiz muhabbetler dinliyorum.
Şimdi çocuk benden işte soğuyacak aramızdaki bağ kuvvetlendirecek zamanı burada ben ne için harcıyorum falan gibi düşünülebiliyor.
Dolayısıyla pişmanlık hissini yol açabiliyormuş.
Bunu düzeltmenin aslında en iyi yolu Bakış açımızı değiştirmek.
Çünkü aynı araştırmalar çalışan annelerin daha özerk, daha bağımsız ve daha sosyal becerileri sahip çocuklar yetiştirini de göstermekte.
Çünkü anne kendi hayatına ve ihtiyaçlarına zaman ayırarak kendini geliştirebilir ve bu becerileri çocuğa da aktarabilir diyor çalışmalar.
Ayrıca çalışan anneler çocuklarına rol model olurlar.
Kendilerine zaman ayırarak kendi mutluluk ve tatmin düzeylerini arttırırlar.
Bu da çocuklarının kendi ihtiyaçlarını ve mutluluklarını takip etmelerini teşvik eder.
Yani bağlarını zayıflamadığı gibi çocuğunuza özgüven taşılamış oluyorsunuz.
Son olarak ise biliyorum bu bağın zayıflaması konusuna çok takıldım ama böyle yanlış bildiğimiz doğruları da düzeltmek istiyorum.
O yüzden son bir şey daha söylemek istiyorum.
Çalışan bir annenin hobileri veya ilgi alanları olduğunda...
çocuğuna da bu konularda destek olabileceği ve birlikte daha keyifli aktiviteler yapabileceği bir ortam yaratıyor.
Bu da yine çalışmaların söylediği bir veri bize.
Tüm bu dediklerimden sonra da tabii ki çocukla bağlar zayıflamadığı gibi aslında daha da güçleniyor.
Bir başka pişmanlık konusu da sosyal karşılaştırma ve şu mükemmelliyetçilik duygusu.
Duygusu değil de durumu daha doğrusu.
Çalışan anneler...
Diğer annelerle böyle kendilerini karşılaştırma bir karşılaştırma yapma ve böyle mükemmel olma eğilimleri nedeniyle kendilerine zaman ayırdıklarında yine pişmanlık yaşayabiliyorlar.
Diğer annelerin çocuklarına daha fazla zaman ayırabildiğini düşündüklerinde kendilerini yetersiz hissedebiliyorlar.
Bundan da kurtulmak gerekiyor.
Çünkü herkesin bir yoğurt yiyişi var.
Herkes çocuğunu farklı şekilde büyütüyor.
Sizin dışarıdan çocuğuyla çok vakit geçiriyor diye gördüğünüz bir anne çocuk ilişkisinde belki içerik çocuk için hiç önemli değil.
Çocuğa bir katkı sağlamıyor.
Siz daha az zaman geçiriyorsunuzdur ama daha kaliteli bir ilişki içerisindesinizdir.
O yüzden bunu da çok fazla kafaya...
Takmamak gerekiyor.
Kendinizi böyle kıyaslamayın ve mükemmel olma eğiliminde de lütfen olmayın.
Çünkü ne kadar o eğilimde olursanız olun günün sonunda hiç kimse mükemmel değildir.
Unutmayın sizin de bir tanecik hayatınız var.
Tüm hayatınızı çocuğunuza adamak ve yapamadığınızı düşündüğünüz her şey için pişman olmak bu bir tanecik hayatınızı daha güzel yapmaz.
Üstelik çocuğunuzun 14 yaşında ben yurt dışına gitmek istiyorum demesi işten bile değilken.
Çünkü eninde sonunda gidecekler.
Yani bu işte sadece yurt dışı falan ya da okul için değil.
Ama illaki gidecekler ve kendi hayatlarını kuracaklar.
Şimdiki çocuklar daha erken özgürleşiyorlar üstelik.
İşte o zaman kendinize yapamadıklarınızın pişmanlığını yaşamayın.
En önemli konu bence bu.
Şimdi gelelim çalışan anneler için bu me time.
Kendine zaman ayırma, kendine özel bir zaman yaratma durumu neden önemli ve neler yapılabilir?
Biraz onlardan bahsedeceğim size.
Me time önemlidir çünkü kendinizi önemsemek önemlidir her şeyden önce.
Yani kendi ihtiyaçlarınızı ve refahınızı önemsemek önemlidir.
Sağlıklı bir yaşam tarzı için zaman ayırmak önemlidir.
Kendinizi yenilemek ve enerji kazanmak önemlidir.
Hem kendiniz için...
Hem de en çok ilişki ve etkileşim içinde olduğunuz çocuğunuz için, ona yansıtacağınız şeyler için de önemlidir.
Mesela kendi ihtiyaçlarınızı ve refahınızı önemsemek için egzersiz yapmak harika bir yoldur.
Bir sürü bahane buluyoruz.
İşte o spor salonunda ya da bir egzersiz için geçirilecek bir saatlik bir zamanı.
Şimdi kim gidecek falan diye ama hayatımızda ne kadar önemli olduğunu artık anlatmaya gerek bile yok.
Çok da güzel bir şey var.
Böyle spor yapmak, egzersiz yapmak da çok trendi bir durumda oldu.
Dolayısıyla işte bir spor salonuna gitmek, yoga yapmak, yüzmek ki ben haftada 3-4 gün yüzüyorum.
Evet çocuğum yok bana belki söylemesi kolay ama kendimi nasıl hissettiğimi biliyorum.
O yüzden işte yürüyüşe çıkmak, evde egzersiz yapmak.
Hani hiçbir yere gitmiyorsanız kendinizi o zamanı ayırıp işte YouTube'dan bir video açıp evde egzersiz yapmak gibi aktivitelerde fiziksel olarak...
Aktif olmak enerjinizi arttırır, stresinizi azaltır ve kendinizi kesinlikle daha iyi hissetmenizi sağlar.
Yine kendinizi şımartmak da kendi ihtiyaçlarınızı önemsemenin keyifli bir yolu.
Şimdi yine bir örnek vereceğim.
Bakalım bu örneği hatırlayacak mısınız?
Kendinize bir spa güne ayırabilir, masaj yaptırabilirsiniz.
Güzellik bakımlarına vakit ayırabilirsiniz.
İşte ne zamandır cilt bakımı.
Mesela cilt bakımı da beni çok mutlu ediyor.
Masaj gibi olduğu için herhalde.
Böyle 40 dakika yüzünüze onu sürüyorlar, bunu sürüyorlar.
Mis gibi kokuyor falan filan.
İşte o güzellik bakımlarına da vakit ayırabilirsiniz.
Ya da ya hiçbir şey yapamıyorsanız.
Gerçi hani bu Hollywood filmlerindeki banyolardaki küvet olayı bizde çok fazla yok ama.
Ne bileyim en kötü bir hamama, bir buhar banyosuna falan girip.
Yani sadece sıcak bir duş, sıcağın içinde olmak.
Şöyle gözlerinizi kapatıp biraz terlemek ya da işte varsa küvet doldurup sıcak suyun içine girmek bile kendinizi çok iyi hissettirebilir.
Size hem rahatlama hem de yenilenme hissi verir.
Gene çalışan anneler, kendinize zaman ayırırken lütfen sosyal ilişkilerinizi de önemseyin.
Kendinize zaman ayırarak sosyal bağlantılarınızı, bağlarınıza yani arkadaşlıklarınızı aslında güçlendirin.
İşte ne bileyim arkadaşlarınızla bir kahve içmek için buluşun.
Diğer aile üyeleriyle çok yakınız olan bir kuzeniniz varsa, kardeşiniz varsa ya da eşinizin tarafında iyi görüştüğünüz insanlar varsa onlarla vakit geçirmek için zaman yaratın.
Ama bu arkadaşlarla buluşma kısmına her zaman çocuğunuzla beraber onu da yanınıza alarak gitmeyin.
Yani kendinize... Arkadaşınızın da çocuğu varsa çocukları bırakalım babalara beraber bir çıkalım falan deyin.
Çünkü o zaman çocuklarla beraber arkadaşlarınızla buluştuğunuz zaman aslında o vakit kendinizi ayırmamış oluyorsunuz.
O vakit yine çocuğunuz için ayrılmış oluyor.
Burada siz olmak, kendiniz olmak, tek olmaktan bahsediyorum ben.
O yüzden bu tip sosyal ilişkilerinizi çocuk bir büyüsün, şu yaşına gelsin falan gibi ötelemeyin.
Yalnız kalabilirsiniz, yalnızlaşabilirsiniz.
Vakit ayırırsanız arkadaşlarınızı kendiniz de daha rahat hissedersiniz kendinizi.
İşte ben çocuğum benim bir yaşında bebeğim var benim ne işim var dışarıda falan gibi düşüncelerden lütfen kendinizi uzaklaştırın.
Arkadaşlarla dostlarla beraber olmak ruh halini çok iyi hissettirir hem de size gerçekten bir destek de sağlar.
Hiçbiri olmuyorsa bu kadar anlattı Gökçe sen de işte konuşuyorsun çoluğun çocuğun yok öyle işte ne derler bekara.
Kadın boşamak kolay mıydı?
Öyle bir şeydi. Bekara karı boşamak kolay.
Eş anlamında burada karıyı kullanıyorum.
Bilinç durumu olmasın diye altını çizmek istedim.
Hiçbiri olmuyorsa yalnız zamanında tadını çıkarın.
Yani tek başınıza, tek kalabileceğiniz bir alan yaratın.
Çocuğu babasıyla parka gönderin.
Deyin ki iki saat gelmeyin mesela.
Bir düşüncelerinizi toparlayın, bir boş boş dışarıyı seyredin ya da ne bileyim bir dizi vardır sevdiğiniz en az 2-3 bölüm arka arkaya bir izleyin.
Kitap okumuyorsanız, ne zamandır elinizi alamıyorsanız kitap alın, bir podcast açıp dinleyin mesela.
Yani kendinizle bağlantı kurmanızı ve iç huzurunuzu bulmanızı sağlayacak her şeyi bu yalnız kalma seansınızda yapabilirsiniz.
Daha uzun vakitler yaratabiliyorsanız kendinize tek başınıza çıkın şöyle bir yeşilliklerin içerisinde bir yürüyün.
Yani o kadar iyi hissedeceksiniz ki kendinizi.
Ya da bir şeyler yazın.
Mesela bazı insanları yazmak çok rahatlatır.
İşte buna günlük tutmak mı diyeyim artık ne diyeyim.
İşte günlük bir şeyler yazmak, bir şeyler karalamak size çok iyi gelecektir.
Meditasyon yapmak bu gerçekten artık böyle işte bir aplikasyonla bir YouTube videosuyla çok rahat yapabileceğiniz seanslar bunlar.
Sessiz bir ortamda meditasyon yapmak gibi aktivitelerle yalnız zamanınızın lütfen tadını çıkarın.
Bu me time'a ihtiyacınız var.
Çalışan anneleri için me time neden önemlidir?
Çünkü zaman yönetimi yapmanıza fırsat verir.
Bu da size etkili planlama, öncelik belirleme, zamanı verimli kullanma ve rutinler oluşturma olanağı sağlar.
Mesela verimliliğinizi artırmak ve zihinsel böyle tazelik sağlamak için düzenli aralıklarla mola verin.
Yani bir rutininiz olsun.
İşte eğer bu bir doğa yürüyüşünü çok sevdiyseniz onu haftanın bir günü mutlaka yapacak şekilde kendinize o rutini oluşturun.
Yoksa şey oluyorsunuz bana inanır mısın çocuk doğduğundan beri 3 yıldır ilk defa sinemaya gidiyorum.
İlk defa çıktım şöyle işte 6 kilometre ormanda yürüdüm falan öyle diyen annelerden olursunuz yoksa.
Bu molaları verirken promodoro tekniği diye bir teknik var.
Bu teknikten faydalanabilirsiniz.
Nedir promodoro? Çok basit hale söyleyeceğim çünkü çok detaylı bir teknik.
Hem sosyal hayatta hem iş dünyasında kullanılan bir teknik bu.
Zaman yönetimi ve üretkenlik konusunda kullanılan bir yöntem.
İşte bu teknikle çalışma süresini bölümlere ayırarak odaklanma süresini artırma ve verimliliği optimize etmeyi sağlıyor bu teknik.
Yani en basit tanımı ile işlerinizi parçalara bölün ve önceliklendirin diyor promotora.
Yani her şeyi aynı anda yapmak gibi zorluğunuz yok.
Sevdiğiniz ve yapmaktan hoşlandığınız bir şey varsa ya da yeni keşfettiğiniz bir şey varsa bunu rutinlere oluşturun.
Ve o anda önce şu market alışverişini yapayım geleyim de ondan sonra onu yaparım falan gibi değil.
Her şeyi bırakıp sadece o işe odaklanmak.
Neyse yaptığınız rutin o işe odaklanmak ve ona yönelmek.
Tekniğin amacı da bu. Bunu yapmaya özen göstermeniz gerekiyor.
Ve şu da var ayrıca başka bir şey daha söylemek istiyorum.
Bu zaman yönetimiyle ilgili.
Kendinize ayırdığınız zamanı iyi kullanabilmek için de bazen hayır demeyi öğrenmek gerekiyor.
Bu gerçekten bazılarımız için çok zor.
Sevgilim ben şimdi hazırlandım yürüyüşe çıkıyorum.
Çocuk sana emanet şunları yapacaksınız bunları yapacaksınız falan.
Karşıdan cevap geliyor. Bugün de gitmesen bir hafta sonumuz var.
Hep beraber geçirsek falan.
Ondan sonra siz işte önce bir çocuğunuza bakıyorsunuz.
Sonra eşinize bakıyorsunuz.
Sonra bir daha çocuğunuza bakıyorsunuz.
Ve tamam o zaman başka zaman giderim.
Bunu yapmayın.
Alışsınlar. Siz de alışın.
Etrafınızdaki herkes de alışsın.
O yüzden bazen hayır demeyi de biliyorum.
Hayır demeyi bilin.
Ben biliyorum ki konu çocuklarınız olunca bunu yapmak çok zor oluyor.
Ama yapmanızda şart çalışan anneler.
Kendinize aşırı yüklenmemek veya gereksiz sorumlulukları üstlenmemek için sınırlarınızı belirleyin ve net mesajlarınızı verin.
İşte eşinize, annenize, bakıcınıza, her kimeyse.
Eğer bugün sizin gününüzse ve kendinize zaman ayırdıysanız o çocuğu kurstan babası alacak.
O kadar. Bitti.
Podcast bitmedi tabii ki o devam ediyor.
Şimdi me time neden önemlidir?
Çünkü yardım isteme beceriniz...
Kendinize zaman ayırırken yardım isteme becerinizi de geliştiriyorsunuz.
Şimdi kendi ihtiyaçlarınıza zaman ayırırken yardım isteme konusu çok önemli bir durum.
Bunu böyle ezik bir durum ya da utanç gibi nasıl söyleyeceğim falan öyle de görmemek gerekiyor açıkçası.
Özellikle de aileden istenecekse.
Çünkü tüm aileye bir bebek bomba gibi düşmüşse, herkes yavrum canım, canım torunum diye seviyorsa kusura bakmasınlar size yardım edecekler.
Ve bazen de bu sizin istediğiniz günlerde olacak.
Yani herkes ayağını denk alacak ve size uyum sağlamak için elinden geleni yapacak.
İşte eşinizle ev işleri ve çocuk bakımı konusunda anlaşmalar yapın mesela.
İşte siz çocuğun banyosunu yaparken eşiniz de en azından yemek hazırlayamıyorsa bile hazırlanmış bir yemek için bir sofra kurabilir, yemeği ısıtabilir.
Ya da işte en kötü sipariş versin.
Yani siz çocuğu yıkadınız, banyodan çıktınız, içeri geldiniz, bütün işler bitti.
Ne yiyeceğiz falan diye bir soru sormasın artık size.
Mutlaka size yardımcı olsun.
İşleri paylaşmak.
Hem size daha fazla zaman kazandırır hem de ailenizin tüm üyelerine sorumluluk bilinci kazandırır.
Bunun dışında yani daha doğrusu aile dışında arkadaşlarınızdan çok yakın dostum dediğiniz arkadaşlarınızdan komşularınızdan.
Gerçi burada bir parantez açacağım.
Şimdi komşuluk da kalmadı özellikle büyük şehirlerde.
Yani ben kendi çocukluğumu hatırlıyorum.
Mesela annem beni karşı komşuya bırakıp işte kendine ayırdığı zaman ne işte kuaföre falan gidip.
Kendi vaktini geçirirdi.
Ama şimdi mesela bu komşuculuk o kadar yok ki yani işte arada bir görüp günaydın falan dediğiniz birine kapıyı çalıp ya işte bir çocuğu iki saat size bıraksam işte ben masaja gideceğim falan gibi bir şey deseniz herhalde
sizin deli olduğunuzu düşünürler.
Ama varsa böyle komşularınız bazen sitelerde yaşayan insanlar da bu komşuculuk biraz daha gelişmiş olabiliyor.
Onlardan da yardım istemekten çekinmeyin.
Yani arkadaşlık, dostluk, komşuluk bunlar zaten...
Paylaşınca güzel yani hiç bu tip durumlarda birbirimize destek olmayacaksak arkadaş dost komşu olmanın ne önemi var?
Ve tabii ki profesyonel destek yani bunların hiçbiri olmuyorsa o zaman o bakıcı o eve gelecek.
Onu da düşünmek gerekiyor gerçekten.
Her ne kadar bazen böyle kabus olduklarını eski podcastlerimde konuşmuştuk bu konuyu.
Bazen öyle olduğunu düşünüyorsunuz yorumlarda öyle gelmişti.
Ama kendinize zaman ayırmak istediğinizde elinizin altındaki altın...
Alternatiflerden biridir kendileri bakıcılar.
Bunu da düşünmek gerekebilir.
Me time önemlidir çalışan anneler sizin için.
Çünkü kendinizi yenilemenize fırsat verir.
Bunun için mesela kısa tatiller planlayabilirsiniz.
Tabii ki ailenizle beraber yapacağınız tatiller de çok keyifli ve güzeldir mutlaka ama böyle tek başınıza, bazen çok uzağa gitmenize de gerek yok yaşadığınız şehre yakın bir yerlerde.
Bir gün bile bir yerlere kaçıp böyle bir tatil yapmayı düşünün lütfen.
Bu böyle belki hani başta söylediğim çok rutin oturtulabilecek bir şey değil ama kendinize bu zamanları da ayırabilirsiniz.
Yani illa kendinizi ayırdığınız zaman böyle çıkıp evden çıkıp biraz zaman geçirip tekrar evi geri dönmek değil de bir tam günü tamamen kendinizi ayırmak da olabilir.
Telefonunuzu kapatırsınız.
Sorumlulukları aile öğelerine vermişsinizdir.
Zaten şehir dışındaysanız Allah korusun çocuğunuzun başına bir şey bile gelmiş olsa hemen yetişemeyeceğiniz için sorumluluk babada, anneannede, babaannede ya da her kimdeyse.
Ama böyle biraz telefonu kapatıp sessize alıp en azından bir kafa dinlemek, sessizliği dinlemek, kitap okumak, dediğim gibi işte bütün gün film seyretmek, o diziyi bitiremediğiniz dizinin bölümlerini
bitirmek falan gibi. Kendinize böyle ufak kaçamak planlar yapabilirsiniz.
Çok yakın bir arkadaşınızla beraber gidip uzun zamandır konuşmadığınız her şeyi konuşmak, eskiden yaptığınız tatillerin bir benzerini daha yapmak, yaşamak size kendinizi oldukça iyi hissettirecektir.
O yüzden böyle ufak tatil planları düşünebilirsiniz.
Bu arada aklıma bir şey geldi.
Eskiden çalıştığım bir firmada çok iş yerinde yakın bir arkadaşım.
Sonra çok görüşemedik şirketten koptuktan sonra ama...
İş yerinde çok çok çok sık görüşüyorduk gerçekten.
Çalıştığım sektörde de seyahat çok fazla vardı.
Bir de satış pazarlama departmanlarında çalıştığımız için çokça seyahatimiz olurdu.
Eşi de alışık bu seyahatlere.
Bebeği doğdu işte doğum izni falan bitti işe döndü.
Artık ne kadar bunalıysa eşine işte bir şey atıyorum.
Ankara'da bir seyahatimiz var işte bir bölge ziyareti yapacağız.
Ondan sonra Cuma. Orada işte göreceğimiz müşterilerimiz var onlarla bir yemek akşam yemeği de organize etmişler.
Artık dönmem ben o gece orada kalırım deyip ki bu tam tamamen bir yalan.
Baya İstanbul'da bir otelde oda tutup bütün gün...
İşte masaja gitmiş, spaya girmiş, hamama girmiş, buhar odası yapmış, yatağı kurulmuş, dizileri açmış, seyretmiş, işte içki içmiş, yemek yemiş.
Tamamen böyle bekar hayatı, bir günlük bekar hayatı.
Eşi de aradığında falan işte çok müsait değilim, şu an yemekteyiz, toplantıyız falan diye.
Ve bunu eşine asla söylememişti.
Daha sonra söylediğini bilmiyorum ama benim beraber çalıştığımız dönemde bunu söylememişti.
Ve kendisine ne kadar iyi geldin.
O kadar dayanamamış ki artık aynı rutinini yaşamaktan.
İş, ev, çocuk, evin işleri falan bu rutin.
Bakıcı, anneler geliyor gidiyor falan.
Çok bunalmış. Kafayı yememek için bunu yapmam gerekiyordu demişti.
Hatta şunu da söylemişti. Bunu yaptığımı eşime söylemeyeceğim.
Çünkü arada sırada bunu yapmaya devam edebilirim diye de söylemişti.
O yüzden yalana başvurmanıza gerek yok belki ama...
Kendinizi böyle ufak tatiller, ufak molalar lütfen ayarlayın çalışan anneler.
Ve son olarak me time önemlidir.
Çünkü kendinizi ödüllendirme ve şükran pratiği yapmanızı sağlar.
Günlük şükran gününü tutmaya ne dersiniz?
Şimdi Gökçe ya, şükran günlüğü ne ya falan başımıza yeni yeni bir şeyler çıkartıyorlar diye düşünmeyin.
Böyle varsaymayın ve bir deneyin lütfen.
Demiştim ya hani yazmak gerçekten insanı kendini iyi hissettiren de bir şey.
Hiç denemediyseniz yani yazıp da ne olacak falan diye düşünmeyin.
Bir deneyin lütfen gerçekten.
Böyle her gün birkaç dakikanızı ayırarak çok uzun değil sadece birkaç dakika ayırarak o gün için minnettar olduğunuz şeyleri yazmak size harika hissettirecektir.
Bunu bir dönemdir yapıyorum.
Ve gerçekten o gün ne yaşamış olursam olayım, kötü, bana kendimi kötü hissettiren ya da zor geçen bir günde olsa bunları kaleme döktüğüm zaman böyle kendiyle hesaplaşma gibi oluyor.
Biraz böyle günah çıkarma gibi de oluyor belki de.
İnsan kendini gerçekten çok iyi hissediyor.
İşte ne bileyim örneğin sağlıklı bir çocuğunuz olduğu için, işte o gün bir arkadaşınızla keyifli bir sohbet yaptıysanız onun için.
Sizi destekleyen bir eşe sahip olduğunuz için minnettarsanız eğer bunu bir de yazıya dökün bakın nasıl iyi geliyor.
Hatta bu döktüğünüz yazıyı ona sürpriz yapıp böyle bir cebine falan çantasına koyarsanız o da görünce mutlu olacaktır.
Bu ayırdığınız zaman da ayrıca şükran meditasyonu yapabilirsiniz.
Sessizce oturun ve nefesinize odaklanın mesela.
Kendinizi şükran duygusuyla doldurun ve minnettar olduğunuz şeyleri düşünün.
Kendinizi takdir etmeyi unutmayın.
İşteki başarılarınızı, annelik becerilerinizi ve kişisel gelişiminizi düşünerek kendinize minnettarlık duyun.
Küçük başarıları ve kendinizi aştığınız noktaları fark edin ve kendinize şükranlarınızı ifade edin.
Bir bölümünden sonuna geldik.
Lütfen beni nereden dinliyorsanız o dinlediğiniz platformdan kaydetmeyi...
Böyle uyarıları falan açmayı, bildirimleri açmayı unutmayın.
Onun dışında beni kadın dediğim podcast instagram sayfamdan da takip edebilirsiniz.
Oradan mesajlarınızı gönderebilirsiniz.
Varsa eklemek istediğiniz ya da aynı şeyleri yaşadığınız durumlar varsa onları paylaşabilirsiniz.
Onun dışında yeni bir bölümde görüşmek üzere.
Kendinize çok iyi bakın.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
